← Ana sayfaya dön

Trump'ın 1 dolarlık madeni parası, onu bir yüzyılda ABD para biriminde yer alan ilk hayattaki başkan yaptı

BBC
03.09.2026
Washington DC'deki ABD Darphanesi mağazasında Trump'ın 1 dolarlık madeni paralarını satan otomatlar
Washington DC'deki ABD Darphanesi mağazasında Trump'ın 1 dolarlık madeni paralarını satan otomatlar

🔹 ABD Darphanesi, Donald Trump'ın portresinin yer aldığı 1 dolarlık özel madeni parayı çarşamba günü piyasaya sürdü.

🔹 Paranın üzerinde Trump'ın portresinin yanı sıra “LIBERTY” ve “IN GOD WE TRUST” ifadeleri bulunuyor. Madeni para, ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümünü kutlamak amacıyla hazırlandı.

🔹 ABD Darphanesi, özel tasarımın tarihi ulusal dönüm noktasını kutlamak için oluşturulduğunu açıkladı.

🔹 Madeni paralar 25'li rulolar halinde 61 dolara, 100'lük torbalar halinde 154,50 dolara satışa sunuldu. Ürünler, satıştan birkaç saat sonra darphanenin internet sitesinde stokta görünmedi.

🔹 Paralar Washington DC'deki ABD Darphanesi mağazasında bulunan otomatlarda da satılıyor.

🔹 Altın renkteki madeni paralar gerçek altın içermiyor; yüzde 88,5 bakırdan oluşuyor, kalan bölümünde çinko, manganez ve nikel bulunuyor.

🔹 Hazine Bakanı Scott Bessent, mayıs ayında Trump'ın portresinin yer alacağı 250 dolarlık yeni bir banknot çıkarılması için planlama yapıldığını söyledi.

🔹 Federal yasa, hayattaki kişilerin görüntülerinin ABD banknotlarında kullanılmasını yasaklıyor. Trump'ın Kongre'deki müttefikleri bu yasağa istisna getirecek bir yasa tasarısı sundu ancak teklif şu anda ilerlemiyor.

🔹 1866 tarihli Thayer Değişikliği, hayattaki kişilerin portrelerinin ABD banknotlarında kullanılmasını yasaklıyor; bu kural geleneksel olarak madeni paraları kapsamıyor.

🔹 Trump'ın portresinin bulunduğu yeni madeni paralar, hayattaki kişilerin portrelerini paraların arka yüzünde yasaklayan 2020 tarihli Circulating Collectible Coin Redesign Act kapsamındaki ön yüzde yer alıyor.

🔹 Başkan Calvin Coolidge'in portresi, ABD'nin 150. yıl dönümünü anmak için 1926'da çıkarılan yarım dolarlık madeni parada kullanılmıştı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin, ABD-İran çıkmazını kırmanın anahtarını elinde tutuyor olabilir mi?

Haaretz.com
03.09.2026
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping (ortada), Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile birlikte, eşleri Peng Liyuan ve Entissar Amer’in (sağda) eşliğinde 1 Eylül 2026’da Kahire Uluslararası Havalimanı’na varışlarının ardından yürüyor. AFP/KHALED DESOUKI
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping (ortada), Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile birlikte, eşleri Peng Liyuan ve Entissar Amer’in (sağda) eşliğinde 1 Eylül 2026’da Kahire Uluslararası Havalimanı’na varışlarının ardından yürüyor. AFP/KHALED DESOUKI

🔹 ABD, İran’daki askeri hedeflere “sınırlı ve hassas” bombardımanlar düzenlerken İran, Ürdün, Irak, Bahreyn ve Kuveyt’teki ABD üslerini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alıyor.

🔹 İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran’ın İsrail’e saldırması halinde ülkesinin “başka kimseye bağlı olmadan” büyük bir karşılık vereceğini söyledi.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yeniden “çok daha sert ve yüksek bir seviyede” saldırma tehdidinde bulundu. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Mohsen Rezaei ise Tahran’ın ABD’nin temellerini sarsacak askeri, diplomatik ve ekonomik bir strateji benimsediğini açıkladı.

🔹 İran, 18 Temmuz’da ABD’nin ihlallerini gerekçe göstererek askıya aldığı mutabakat zaptına dönmek istiyor. Tahran bunun için tüm cephelerde savaşın sona ermesini, ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesini, savaş zararları için önceden tazminat taahhüdü verilmesini ve yeni ekonomik ablukasının kaldırılmasını şart koşuyor.

🔹 Pakistan ve Katar, ABD ile İran arasındaki görüş ayrılıklarını azaltmaya çalışıyor. Trump’ın İran’a karşı başlattığı ekonomik savaş, İran yönetiminde müzakerelere dönülmesini isteyenlerle Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırıların sürmesini savunanlar arasındaki ayrılığı artırıyor.

🔹 Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin Çin ziyaretine hazırlık yapmak ve iki ülke arasındaki ekonomik ve askeri işbirliğini genişletmek amacıyla Kahire’ye üç günlük bir ziyaret gerçekleştirdi.

🔹 Çin, 2016’da Mısır bankalarına 2 milyar dolar yatırarak ülkenin döviz rezervlerini destekledi; Süveyş Kanalı’nın yanında kurulan serbest ticaret bölgesine yaklaşık 8 milyar dolar yatırım yaptı ve yeni idari başkentin inşasına katkı sağladı.

🔹 Mısır geçen yıl Çin yapımı bir hava savunma sistemi aldı. İki ülkenin orduları ortak tatbikatlar düzenlerken, Pekin’in Mısır’da yapay zekâ merkezleri kurulmasına milyarlarca dolar yatırım yapması, altyapı için 2.000 gelişmiş çip sağlaması ve Çin’den askeri tedariki artırması bekleniyor.

🔹 Xi, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinin ardından Rusya, Türkiye ve İran cumhurbaşkanlarıyla görüştü. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, ABD’nin katılması halinde mutabakat zaptına dönmeye hazır olduklarını Xi’ye ilettiği bildirildi; Körfez ülkeleri de Pakistan arabuluculuğunun sonuç vermemesinin ardından Çin’i ABD ile İran arasında arabuluculuk yapmaya teşvik ediyor.

🔹 Xi’nin yaklaşık bir ay içinde Washington’da Trump’la görüşmesi bekleniyor. Trump, Çin’in İran’a yönelik baskıya katılmasını, Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yardım etmesini veya İran’la, özellikle petrol alımları alanındaki ticari faaliyetlerini azaltmasını istemişti.

🔹 Xi, Mısır görüşmesinde Çin’in uluslararası deniz yollarının güvenliğini korumak, kalkınma alanında işbirliğini geliştirmek ve çatışmaların zeminini ortadan kaldırmak için bölge ülkeleriyle çalışmaya hazır olduğunu söyledi. Çin’in şu aşamada Körfez veya Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını korumaya yönelik bölgesel askeri koalisyonlara katılması ya da askeri müdahale gücü göndermesi planlanmıyor.

🔹 Çin, İran’ın en büyük petrol alıcısı olarak Tahran üzerinde önemli bir ekonomik etkiye sahip; ayrıca yerel para birimleriyle ve dolar sistemini kullanmadan İran’a askeri ve sivil teknoloji ihraç ediyor.

🔹 Çin ve İran, 2021’de 25 yıllık yaklaşık 400 milyar dolarlık ekonomik ve stratejik işbirliği anlaşması imzaladı. ABD yaptırımları endişesi nedeniyle anlaşmanın bugüne kadar küçük bir bölümü uygulandı.

🔹 Pekin, Trump’ın “ekonomik savaşını” sert biçimde kınadı ve ABD’nin Çin’in çıkarlarına zarar vermesi halinde harekete geçeceği uyarısında bulundu. Washington şimdiye kadar büyük Çin şirketlerini ve bankalarını yaptırım listesine almadı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin savaş gemileri Japonya kıyılarında rahatsız edici derecede yakın seyrediyor

Wall Street Journal
03.09.2026
Çin savaş gemileri Japonya’nın Amami-Oşima adasına yakın seyrediyor. Yukarıda Amami şehri.
Çin savaş gemileri Japonya’nın Amami-Oşima adasına yakın seyrediyor. Yukarıda Amami şehri.

🔹 Japon gözetleme kayıtları, Çin destroyerlerinin Amami-Oşima yakınındaki boğazdan bu yıl en az 10 kez geçtiğini gösteriyor. Bu sayı, 2025’teki sıfır geçişin ardından 2024’te kaydedilen 15 geçişi aşma yolunda.

🔹 Setouchi Belediye Başkanı Naruhito Kamada, Doğu Çin Denizi ile Pasifik Okyanusu’nu bağlayan dar kanalda bir çarpışma yaşanabileceğinden endişe ediyor ve adada kriz duygusu bulunduğunu söyledi.

🔹 Japonya, Çin’in denizcilik iddialarını Doğu Asya’da genişletmesi ve Batı Pasifik’te daha derine ilerlemesiyle II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en ciddi güvenlik ortamıyla karşı karşıya bulunuyor.

🔹 Çin, Kuzey Kore ve Rusya arasındaki yakınlaşma Japonya’nın güvenliği ve ülke ekonomisini ABD’ye bağlayan deniz yolları üzerindeki endişeleri artırıyor. Kuzey Kore, Japonya ve Güney Kore’yi tehdit edebilecek kısa menzilli füzelere ve taktik nükleer silahlara odaklanırken Rusya, Japonya çevresindeki deniz ve hava faaliyetlerini artırıyor.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Japonya dahil müttefikleri ABD güvenlik şemsiyesinden yararlanmakla suçladı; Japonya’nın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yardım için savaş gemisi göndermemesini eleştirdi. ABD, Japonya merkezli USS George Washington’ı Orta Doğu’ya sevk etti ve Güney Kore ile planlanan tatbikatların kapsamını küçülttü.

🔹 ABD, Filipinler’deki askeri varlığını genişletti ve Japonya ile Güney Kore’yle askeri planlama çalışmalarını sürdürüyor. ABD, Güney Kore ve Japonya arasında bu ay üçlü bir tatbikat yapılması planlanıyor.

🔹 Başbakan Sanae Takaichi döneminde Japonya savunma bütçesini gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2’sine çıkardı ve savaş sonrası pasifist politikaların bazı kısıtlarını gevşetti. Japonya Savunma Bakanlığı, gelecek mali yılda füzeler, insansız hava araçları ve diğer öncelikler için rekor 56 milyar dolarlık bütçe talep etti.

🔹 Setouchi Belediye Başkanı Kamada, Çin’i caydırmak için Amami-Oşima’daki askeri varlığın artırılmasını istiyor ve adadaki yaklaşık 60 bin kişi için tahliye planı üzerinde yerel yetkililerle çalışıyor.

🔹 Amami-Oşima’da yaklaşık 600 askerin bulunduğu iki kara üssü ve genişletilerek daha büyük askeri gemilere hizmet verecek bir Deniz Öz Savunma Kuvvetleri üssü bulunuyor. Bazı ada sakinleri üslerin güvenlik kaygılarını azalttığını söylerken, bazıları artan askeri varlığın adayı çatışma halinde hedef haline getirebileceğini düşünüyor.

🔹 Çin donanması, Amami-Oşima ile Yokoate arasındaki yaklaşık 11 kilometre genişliğindeki dar boğazı Japonya’nın savunmasını ve Birinci Ada Zinciri çevresindeki deniz tabanını incelemek için kullanıyor. Japonya, deniz faaliyetlerini daha iyi izlemek amacıyla Amami-Oşima’nın güneydoğusundaki Kitadaitojima’ya askeri radar yerleştirmeyi planlıyor.

🔹 Tokyo yönetimi, Ukrayna’daki uzun savaşın ardından enerji, kritik mineraller, mühimmat, gıda ve ilaç stokları oluşturmak için planlar hazırlıyor. Bir hükümet yetkilisi Japonya’nın uzun süreli bir savaşa hazırlandığını söyledi; emekli Amiral Tomohisa Takei ise ülkenin uzun süreli savaşmaya hazır olmadığını belirtti.

🔹 Çin, Rusya ve Kuzey Kore, Japonya’nın savunma politikasını İmparatorluk Japonya’sının Asya’daki saldırganlığını yeniden canlandıran militarizm olarak nitelendiriyor. Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi, ülkesinin nükleer silahlara ve stratejik bombardıman uçaklarına sahip olmadığını, Çin’in yıllardır Japonya ve diğer ülkelerden daha fazla askeri harcama yaptığını söyledi.

🔹 Tokyo, füze savunması, deniz gücü ve insansız hava araçları gibi alanlardaki kapasitesini artırarak ABD’nin bölgesel savunma taahhütlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Asya’daki yetkililer, ABD’nin bölgeyi savunma konusundaki tutumundan rahatsız olsalar da ABD’nin nükleer şemsiyesi ve askeri gücüne alternatif görmüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Hollanda merkez bankası ‘jeopolitik huzursuzluk’ nedeniyle altın külçelerini New York’tan taşıyor

Financial Times
03.09.2026
Altının fiyatı son 12 ayda yüzde 25 yükseldi © Alessia Pierdomenico/Bloomberg
Altının fiyatı son 12 ayda yüzde 25 yükseldi © Alessia Pierdomenico/Bloomberg

🔹 Hollanda merkez bankası DNB, artan jeopolitik huzursuzluğu gerekçe göstererek 78 tondan fazla altını New York’tan Londra’ya taşıdı.

🔹 DNB, altın rezervlerini farklı yargı bölgelerine daha dengeli dağıtarak krizlere hazırlığını güçlendirmeyi amaçladı.

🔹 DNB Başkanı Olaf Sleijpen, Londra’nın fiziki altın ticaretinde dünyanın en büyük merkezi olduğunu ve bu taşımayla rezervlerin işlem yapılabilirliğinin arttığını söyledi.

🔹 Londra’da her hafta 900 milyar doların üzerinde altın işlemi gerçekleşiyor.

🔹 DNB, New York’tan 78 tondan fazla, Kanada’nın Ottawa kentinden ise 7 ton altın çıkardı; toplam 27 ton altın fiziksel olarak ABD ve Kanada’dan Avrupa’ya taşındı.

🔹 DNB, kalan altını Amerika kıtasında satarak Londra’da yeni külçe altın aldı. Fransa da benzer bir yöntem kullanarak transferinden 11 milyar avro kâr sağladı.

🔹 Fransa, Temmuz 2025 ile Ocak 2026 arasında New York Federal Rezervi’nde bulunan tüm altınlarını çekti. Dönemin Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau, kararın siyasi gerekçelere dayanmadığını söyledi.

🔹 DNB’nin toplam altın rezervi 612 ton seviyesinde bulunuyor; merkez bankası, İngiltere Merkez Bankası’ndaki altının uluslararası ticaret standartlarını karşıladığını ve dünyada işlem yapılması en kolay altın olarak görüldüğünü açıkladı.

🔹 Altının fiyatı son 12 ayda yüzde 25 yükselerek ons başına yaklaşık 4.364 dolara ulaştı.

🔹 Almanya Merkez Bankası, 2013’te rezervlerinin yarısını ülkesinde tutma kararı alarak Paris ve New York’tan 674 ton altını Frankfurt’a taşıdı. Bundesbank’ın altın rezervlerinin yaklaşık üçte biri hâlen New York’ta tutuluyor.

🔹 Bundesbank Başkanı Joachim Nagel, New York Federal Rezervi’nde saklanan altının güvenli olduğunu ve özel hukuki statüye sahip bulunduğunu söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Google, çevrim içi reklamcılık tekelinin bölünmesinden kurtuldu

Financial Times
03.09.2026
Google’ın yayıncı reklam sunucusu, internet yayıncılarının sitelerinde reklam listelemek ve satmak için kullandığı en yaygın teknoloji konumunda bulunuyor © Carlos Jasso/Reuters
Google’ın yayıncı reklam sunucusu, internet yayıncılarının sitelerinde reklam listelemek ve satmak için kullandığı en yaygın teknoloji konumunda bulunuyor © Carlos Jasso/Reuters

🔹 ABD Bölge Yargıcı Leonie Brinkema, ABD Adalet Bakanlığı’nın Google’ın AdX reklam borsasını ve yayıncı reklam sunucusu işletmelerini satmaya zorlanması talebini reddetti.

🔹 Mahkeme, Google’ın çevrim içi reklamcılıkta yasa dışı tekel kurduğuna hükmetmesine rağmen şirketin kritik reklamcılık birimlerinin elden çıkarılmasına karar vermedi.

🔹 Brinkema, Google’a uygulanacak yaptırımların daha sonra belirlenecek davranışsal tedbirlerle sınırlı kalmasını tercih etti. Tedbirlerin veri paylaşımını ve Google teknolojisinin rakip ürünlerle uyumlu hâle getirilmesini içermesi bekleniyor.

🔹 Karar, Alphabet’in parçalanmasına yönelik Adalet Bakanlığı girişimlerinin mahkemeler tarafından ikinci kez reddedilmesi oldu. Bir yıl önce Google’ın arama motoru davasında Chrome tarayıcısı ve Android işletim sisteminin satılması talebi de reddedilmişti.

🔹 Her iki davada da mahkemeler, daha fazla veri paylaşımı ve Google’ın Apple cihazlarında varsayılan arama motoru olmak için her yıl yaklaşık 20 milyar dolar ödemesi gibi münhasır dağıtım sözleşmelerinin yasaklanmasını içeren davranışsal tedbirlere yöneldi.

🔹 Brinkema, geçen yıl Google’ın ayrıcalıklı sözleşmeler ve ürünleri arasındaki teknolojik bütünleşme gibi rekabet karşıtı uygulamalarla çevrim içi reklamcılıkta “kasıtlı olarak” yasa dışı tekel oluşturduğuna hükmetmişti. Google’ın hâkimiyetini kullanarak yayıncıların gelirlerini azaltan yüzde 20’lik ücret uyguladığı belirtilmişti.

🔹 AdX, çevrim içi reklam alanı için teklif verilen en büyük pazar yeri olurken Google’ın yayıncı reklam sunucusu, internet yayıncılarının sitelerinde reklam listelemek ve satmak için kullandığı en yaygın teknoloji konumunda bulunuyor.

🔹 Mahkeme, Adalet Bakanlığı’nın Google’ın reklamveren reklam ağları pazarının üçüncü bileşenine haksız biçimde hâkim olduğunu kanıtlayamadığına karar verdi. Yargıcın tam görüşü, nihai yaptırım paketi Google ile Adalet Bakanlığı arasında kararlaştırılana ve kanıtlardaki gizli bilgiler karartılana kadar iki hafta mühürlü kalacak.

🔹 Adalet Bakanlığı Antitröst Birimi, mahkemenin önemli yaptırımlar kararlaştırmasından memnuniyet duyduğunu ve çevrim içi reklamcılık pazarlarında rekabeti yeniden tesis etmeye yaklaşıldığını açıkladı.

🔹 Google’ın düzenleyici ilişkilerden sorumlu başkan yardımcısı Lee-Anne Mulholland, mahkemenin küçük işletmelerin yeni müşterilere ulaşmasına ve büyümesine yardımcı olan araçların parçalanması teklifini reddetmesinden memnun olduklarını söyledi.

🔹 Alphabet hisseleri son 12 ayda yüzde 57 yükseldi. Şirket, antitröst davalarındaki kayıplara rağmen ana faaliyetlerini korudu.

🔹 Tekel karşıtı kampanyacılar kararı yetersiz buldu. American Economic Liberties Project’ten Laurel Kilgour, yapısal yaptırımlar olmadan antitröst kararlarının Google’ın gücü üzerinde sınırlı etki yaratacağını söyledi.

🔹 Alphabet, 2024’te San Francisco’daki bir yargıcın Google Play Store’u kullanarak uygulamalardaki rekabeti bastırdığına ve aşırı ücret aldığına hükmetmesinin ardından Android işletim sistemini rakiplerine açmakla yükümlü kılınmıştı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kurtarılan Rus silahlarını incelemeye olanak tanıyan yeni internet sitesine yüzlerce şirket erişmeye çalışıyor

Business Insider
03.09.2026
Ukrayna ormanlık bir alanda kamufle edilmiş ele geçirilmiş bir Rus tankı. Ercin Erturk/Anadolu Agency via Getty Images
Ukrayna ormanlık bir alanda kamufle edilmiş ele geçirilmiş bir Rus tankı. Ercin Erturk/Anadolu Agency via Getty Images

🔹 Ukrayna Savunma Bakanlığı, Rusya’dan ele geçirilen silah ve ekipman kataloğuna erişim için 430’dan fazla şirketin başvurduğunu açıkladı.

🔹 TrophyLab adlı çevrim içi arşiv, Rus T-90M ana muharebe tankı ve Kinzhal hipersonik füzesi gibi silahlar hakkında mühendislere, bilim insanlarına ve savunma teknolojisi üreticilerine veri sağlıyor.

🔹 Başvuruların 130’dan fazlası Ukraynalı savunma şirketlerinden, yaklaşık 300’ü ise yabancı şirketlerden geldi.

🔹 Aktif muharebe birlikleri, istihbarat ve güvenlik servisleri ile bilimsel kurumların oluşturduğu veri tabanı, inceleme sürecini geçen şirketlere 225’ten fazla teknik çizim, bileşen analizi ve şema sunuyor.

🔹 Haziran sonunda duyurulan programda 79 kategori altında Rus dronları, havadan fırlatılan mühimmatlar, zırhlı araçlar ve diğer ekipmanlardan 115 örnek bulunuyordu.

🔹 TrophyLab kullanıcıları, Rus silahlarının fiziksel örneklerini çevrim dışı inceleme için talep edebiliyor ve belirli Rus ekipmanları hakkında bilgi isteyebiliyor. Bazı örnekler test veya inceleme sırasında imha edilebiliyor ya da sökülebiliyor.

🔹 Platforma erişim, Ukraynalı üreticiler, belirli bilimsel kurumlar, askeri birlikler ve Ukrayna birliklerine hâlihazırda tedarik sağlayan veya Savunma Bakanlığı tarafından incelenen ortak ülke şirketleriyle sınırlı tutuluyor.

🔹 Ukrayna, savaş alanından elde ettiği veri ve bilgileri ülke içinde ve Batı’da silah teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanıyor.

🔹 Ukrayna’daki savunma girişimleri ve köklü üreticiler, dron, robot ve elektronik harp sistemlerini aktif çatışma ortamında test ediyor. Kiev, “Ukrayna’da Test Et” programı kapsamında bu hizmeti dost ülkelere de sunuyor.

🔹 Ukrayna, yapay zekâ sistemlerini eğitmelerine yardımcı olmak amacıyla cephede çekilen binlerce saatlik drone görüntüsünü Birleşik Krallık ve Almanya gibi müttefik ülkelerle paylaştı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Posta Servisi, süren mahkeme mücadelesine rağmen oy pusulası tarama sistemi kuruyor

New York Times
03.09.2026
Kaliforniya’nın City of Industry kentindeki çalışanlar, geçen kasım ayında yapılan eyalet çapındaki özel seçimde kullanılan oy pusulalarını ayırıyor. Philip Cheung / The New York Times
Kaliforniya’nın City of Industry kentindeki çalışanlar, geçen kasım ayında yapılan eyalet çapındaki özel seçimde kullanılan oy pusulalarını ayırıyor. Philip Cheung / The New York Times

🔹 ABD Posta Servisi, Başkan Donald Trump’ın posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan başkanlık kararıyla ilgili hukuki mücadele sürerken, ara seçimler öncesinde posta yoluyla gönderilen oy pusulalarını tarayacak çevrim içi bir sistem geliştiriyor.

🔹 Sistem, eyaletlerin posta yoluyla oy pusulası gönderilecek seçmenlerin adlarını, adreslerini ve benzersiz barkodlarını Posta Servisi portalına yüklemesini gerektiriyor.

🔹 Posta Servisi, oy pusulalarını kabul etmeden önce her biri 10 bine kadar pusuladan oluşan gönderilerdeki bir pusulanın dış barkodunu tarayarak alıcının portalda yer alan seçmen listesinde bulunup bulunmadığını kontrol edecek.

🔹 Barkod ile portal verileri eşleşmezse pusulalar teslim edilmeyecek ve hata düzeltilmesi için seçim ofislerine geri gönderilecek. Hatalı taramalar toplu gönderilerin tamamında gecikmeye yol açabilir.

🔹 Bir ihbarcı, sistemin normalde yaklaşık sekiz ay ila bir yıl süren yazılım geliştirme süreci yerine birkaç hafta içinde, aceleyle ve yetersiz testlerle hazırlandığını söyledi. Posta Servisi bu nitelemeye karşı çıktı ancak ara seçimler için sistemi hazırlamakta zamanın hızla azaldığını açıkladı.

🔹 Mahkeme, Posta Servisi’nin posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlama planını geçici olarak uygulamasını engelledi. Kurum, portalı yine de geliştirmeyi sürdürdü ve eyaletlerin portalı kullanmasının henüz zorunlu olmadığını belirtti.

🔹 Yirmi eyaletin 19 Eylül’e kadar seçmenlere oy pusulası göndermesi planlanıyor. Kuzey Carolina’daki ilçe seçim kurulları cuma günü devamsız oy pusulalarını göndermeye başlayacak ve eyaletin yeni portalı kullanmak için mevcut bir planı bulunmuyor.

🔹 Wisconsin’de seçim yetkilileri, 17 Eylül’de gönderilmesi planlanan pusulalar için yeni gerekliliklere uymanın “neredeyse imkânsız” olduğunu söyledi. Eyalet, özellikle personeli az olan kırsal bölgelerdeki seçim ofislerinin her zarfın üzerine gerekli kodları elle eklemek için yeterli zamana sahip olmadığını belirtti.

🔹 İki düzineden fazla Demokrat eyalet başsavcısı ve oy hakkı kuruluşu, Trump’ın kararına karşı dava açtı. Davacılar, seçimleri yürütme yetkisinin eyaletlere verildiğini belirleyen anayasal hükmün ihlal edildiğini savunuyor.

🔹 Trump, posta yoluyla oy kullanımını kısıtlamanın Cumhuriyetçilerin Kongre üzerindeki kontrolünü korumasına yardımcı olabileceğini söyledi ve düzenlemenin seçim güvenliği için gerekli olduğunu belirtti.

🔹 Temsilciler Robert Garcia ve Joseph D. Morelle, salı günü Posta Servisi genel müfettişinden yeni çevrim içi portal hakkında soruşturma yürütmesini istedi.

🔹 Posta Servisi, portalın aylardır geliştirildiğini ve nasıl çalıştığını öğrenmek isteyen eyaletlerin kullanımına yakında açılacağını açıkladı. Kurum, sistemin seçim yetkililerine posta yoluyla oy pusulası alacak kişilerin listelerini paylaşmak için basit, güvenli ve verimli bir yöntem sağlayacağını söyledi.

🔹 American Postal Workers Union Başkanı Jonathan Smith, sendikadaki hiç kimsenin yeni sistemi kullanma konusunda eğitim almadığını söyledi. Oklahoma Seçim Kurulu da yeni kurala uyum talimatı istemek için Posta Servisi’ne başvurduğunu ancak yanıt alamadığını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD Darphanesi, Trump’ın Görselinin Yer Aldığı Altın Renkli 1 Dolarlık Madeni Parayı Tedavüle Sürdü

Washington Post
03.09.2026
Başkan Donald Trump’ın görselinin yer aldığı altın renkli 1 dolarlık madeni para tedavülde. (Hazine Bakanlığı/AP)
Başkan Donald Trump’ın görselinin yer aldığı altın renkli 1 dolarlık madeni para tedavülde. (Hazine Bakanlığı/AP)

🔹 ABD Darphanesi, Başkan Donald Trump’ın görselinin yer aldığı yeni altın renkli 1 dolarlık madeni paraların tedavüle girdiğini açıkladı. Yaşayan bir başkanın ABD madeni parasında yer alması, ülke tarihinde ikinci kez gerçekleşti.

🔹 Trump madeni paraları, ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümünü anmak amacıyla hazırlandı. Tasarı ilk kez geçen yıl gündeme geldi ve tartışmalara yol açtı.

🔹 Paranın bir yüzünde Trump’ın portresiyle “Liberty”, “In God We Trust” ve “1776-2026” yazıları bulunuyor. Diğer yüzünde pençelerinde zeytin dalı ve oklar taşıyan bir kartal ile “E Pluribus Unum” yazılı bir şerit yer alıyor.

🔹 ABD Darphanesi, madeni paraları çarşamba günü internet sitesinde nominal değerinin yüzde 50’sinden daha yüksek fiyatlarla satışa çıkardı. 25 madeni paralık rulolar 61 dolar, 100 paralık torbalar 154,50 dolar olarak fiyatlandırıldı.

🔹 Washington’daki ABD Darphanesi mağazasında, madeni paraların tanesini 5 dolara satan otomatlar da kullanıma sunuldu.

🔹 İlk taslaklarda Trump’ın görseli madeni paranın her iki yüzünde de bulunuyordu. Madeni para tasarımlarını inceleyen iki partili Citizens Coinage Advisory Committee, görevdeki bir başkanın para üzerinde yer almasının demokratik normlardan kopuş anlamına geleceğini belirterek öneriyi ele almadı.

🔹 Cumhuriyetçi ve Demokrat komite üyeleri, Trump’ın yüzünün madeni paralara konulması planından vazgeçilmesi için ABD Darphanesi’ni uyardı. Komite üyesi Demokrat Donald Scarinci, tasarımın incelemeye sunulmadan üretilmesi halinde bunun yasa dışı olacağını söyledi.

🔹 ABD Darphanesi yetkilileri, komitenin madeni parayı incelemeyi reddetmesi nedeniyle yönetimin komite incelemesine bağlı olmadığını savunarak üretime devam etti.

🔹 2020’de kabul edilen yasa, Hazine Bakanlığına ABD’nin 250. yıl dönümünü simgeleyen tasarımlarla 2026’da 1 dolarlık madeni paralar basma yetkisi veriyor. ABD yasaları ise para ve menkul kıymetlerde yalnızca ölmüş kişilerin portrelerinin kullanılmasına izin veriyor.

🔹 Hazine yetkilileri, Başkan Calvin Coolidge’in ABD’nin 150. yıl dönümü için basılan bir madeni parada yer aldığını belirterek Trump madeni parasının tasarımını savundu.

🔹 George W. Bush, 2005’te geçmiş ABD başkanlarını görev sıralarına göre onurlandıran 1 dolarlık madeni paraların basılmasını öngören yasayı imzaladı. Bu paralarda yalnızca en az iki yıl önce hayatını kaybetmiş başkanların portreleri kullanılabildi; ABD Darphanesi söz konusu başkanlık madeni paralarının basımını 2011’de durdurdu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekânın orman yangınlarına müdahalede artan rolü

Axios
03.09.2026
2023’te Kaliforniya’nın Moreno Valley kentinde görev yapan bir Cal Fire çalışanı. Fotoğraf: Gina Ferazzi/Los Angeles Times via Getty Images
2023’te Kaliforniya’nın Moreno Valley kentinde görev yapan bir Cal Fire çalışanı. Fotoğraf: Gina Ferazzi/Los Angeles Times via Getty Images

🔹 Yapay zekâ, orman yangınlarını tespit etmek ve izlemek için kullanılıyor; araştırmacılar, birden fazla yangın sırasında ekiplerin nereye gönderileceğine karar verilmesine yardımcı olabilecek sistemler geliştiriyor.

🔹 İklim değişikliği, daha uzun ve daha yoğun yangın sezonlarına katkıda bulunuyor. Bu durum, yetkilileri sınırlı kaynakları önceliklendirme konusunda yüksek riskli kararlar almaya zorluyor.

🔹 ABD Yaban Arazisi Yangınları Servisi, yapay zekânın ülke genelinde izleme, tespit, bilgi paylaşımı ve veri aktarımı gibi birçok alanda kullanıldığını açıkladı.

🔹 Yapay zekâ destekli kameralar, uydu sistemleri ve hava tahmin araçları, Batı eyaletlerindeki kurumların yangınları tespit etmesine ve ekipleri daha erken göndermesine yardımcı oluyor.

🔹 Washington Üniversitesi’nden Léonard Boussioux’un ekibi, birden fazla yangının farklı müdahale düzeylerinde nasıl gelişebileceğini tahmin eden ve ekiplerin konuşlandırılmasını öneren bir matematiksel model üzerinde çalışıyor. Araştırma henüz hakem değerlendirmesinden geçmedi.

🔹 ABD’de geçen yıl 77.850 orman yangını kaydedildi; sayı beş ve 10 yıllık ortalamaların üzerinde gerçekleşti. Bu yılki yangın sezonu da yangın sayısı ve yanan alan bakımından 10 yıllık ortalamayı aşıyor.

🔹 Boussioux, en zor konunun hangi yangının büyüyerek kontrolden çıkacağını ve sınırlı kaynaklar varken hangi yangına öncelik verilmesi gerektiğini tahmin etmek olduğunu söyledi.

🔹 Yetkililer, yapay zekânın itfaiyecilerin, karar vericilerin ve analistlerin yerini almayacağını; bilişsel yükü azaltıp karmaşık ve hızla değişen ortamlarda bilgiye daha hızlı ulaşılmasını sağlayacağını açıkladı.

🔹 İnsan uzmanlığı, deneyimi ve risk değerlendirmeleri gerekli olmaya devam ediyor. Yapay zekâ, tahliye sırasında araca erişimi olmayan sakinler gibi yerel koşulları bilemeyebilir.

🔹 Yapay zekâ, yangın görevlilerinin yeni bir yangının muhtemel davranışını anlamasına ve kaynakları uygun yangına yönlendirmesine yardımcı olabilir; ancak büyük ve yıkıcı yangın sorununu tek başına çözemez.

🔹 Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi, yapay zekânın yaşamları ve mülkleri riske atabilecek hatalı bilgiler üretebileceğini, nadir olaylara ilişkin sınırlı verilerin aşırı yangınları tahmin etme kapasitesini kısıtlayabileceğini açıkladı.

🔹 Araştırmacılar, karmaşık yangın kararlarını modellemek için daha gelişmiş araçlar geliştiriyor. Bu araçların yararı, kullanılan verilerin kalitesine, erişilebilirliğine ve düzenlenmesine bağlı olacak.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Robotaksiler Londra’nın Orta Çağ’dan Kalma Yollarında Şanslarını Deniyor

New York Times
03.09.2026
Uber ve İngiliz otonom araç girişimi Wayve tarafından işletilen 15 araç, güvenlik testleri kapsamında Uber uygulaması üzerinden yolcuların kullanımına sunulacak. Andrew Testa / The New York Times
Uber ve İngiliz otonom araç girişimi Wayve tarafından işletilen 15 araç, güvenlik testleri kapsamında Uber uygulaması üzerinden yolcuların kullanımına sunulacak. Andrew Testa / The New York Times

🔹 Londra’da Uber ve İngiliz otonom araç girişimi Wayve tarafından işletilen 15 robotaksi, güvenlik testleri kapsamında ilk kez yolcu taşımaya başlayacak.

🔹 Araçlar Uber uygulaması üzerinden çağrılabilecek. Müşterilere, uygun bir araç varsa yaklaşık aynı ücret karşılığında robotaksi seçeneği sunulacak; müşteri kabul etmezse Uber sürücülü araç gönderecek.

🔹 Test araçlarında gerektiğinde kontrolü devralacak bir güvenlik sürücüsü bulunacak. İngiliz düzenleyiciler, teknolojinin daha geniş ölçekte kullanılmasına izin verilip verilmeyeceğini değerlendiriyor.

🔹 Wayve Üst Yöneticisi Alex Kendall, uygulamanın devam eden uzun bir yolculuktaki kilometre taşlarından biri olduğunu söyledi. Analistler, Londra genelinde daha geniş kullanım izninin 2027 veya 2028’e kadar verilmeyebileceğini belirtiyor.

🔹 Alphabet’in işlettiği Waymo, Londra’da yolcusuz araçlarını test ediyor. Çinli teknoloji şirketi Baidu da Lyft’in Avrupa birimi Freenow ile erken aşama testler yürütüyor.

🔹 Londra’nın Orta Çağ’dan kalma yol düzeni; yoğun trafik, otobüsler, teslimat scooterları, bisikletliler, yaya geçişleri, dönel kavşaklar ve kısıtlı otobüs şeritleri nedeniyle otonom araçlar için zorlu bir ortam oluşturuyor. Şehirde sürücü ehliyeti sınavındaki başarısızlık oranı yüzde 50’nin biraz üzerinde.

🔹 Londra’da 120 binden fazla taksi ve özel kiralık araç sürücüsü bulunuyor. Teknoloji analisti Shihao Fu, güvenlik riskleri ve istihdam üzerindeki etkiler nedeniyle düzenleyicilerin temkinli hareket ettiğini söyledi.

🔹 Uber, başka alanlarda maliyetleri azaltırken otonom araçlara daha fazla kaynak ayırıyor. Şirket yaklaşık 3.300 çalışanını, yani personelinin yaklaşık yüzde 10’unu işten çıkaracağını açıkladı ve yıl sonuna kadar dünya genelinde 15 şehirde robotaksi hizmeti sunmayı planlıyor.

🔹 Londra’daki sürücü grupları robotaksilerin istihdam üzerindeki etkisinden endişe duyuyor. Siyah taksi sürücüsü Phil Farrelly, iki otonom aracın Tower Bridge yakınlarında tek şeritli bir yolda karşı karşıya gelerek güvenlik sürücüleri kontrolü devralana kadar trafiği durdurduğunu söyledi.

🔹 İngiltere Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander, yeni robotaksileri Londra ulaşımının geleceği için önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Transport for London, robotaksileri yakından izleyeceğini ve yolcu güvenliği tehlikeye girerse derhal müdahale edeceğini açıkladı.

🔹 Uber’in otonom mobiliteden sorumlu küresel yöneticisi Sarfraz Maredia, robotaksilerin ulaşım altyapısının önemli bir parçası haline gelebileceğini söyledi. Maredia, kamuoyu kabulünün güvenlik ve güvenilirliğin kanıtlanmasına bağlı olacağını belirtti.

← Ana sayfaya dön