ABD ile gerilim azalırken İran muhaliflerin idamlarını artırıyor
Wall Street Journal
🔹 İran’da bu yıl siyasi suçlamalarla en az 45 kişi idam edildi.
🔹 İdamların büyük bölümü son üç ayda gerçekleştirildi.
🔹 Suçlamalar arasında casusluk, propaganda faaliyetleri ve rejim karşıtı faaliyetler yer aldı.
🔹 İran yönetimi, ABD ile yeni görüşmeler öncesinde iç siyasi kontrolünü güçlendirmeye yöneldi.
🔹 İnsan hakları örgütleri, yönetimin toplumsal hoşnutsuzluk ve ekonomik sorunlar karşısında korku ortamı oluşturmaya çalıştığını belirtiyor.
🔹 Emniyet yetkilileri son aylarda binlerce kişinin hainlik ve casusluk suçlamalarıyla gözaltına alındığını açıkladı.
🔹 Yargı yetkilileri, düşman ülkelerle iş birliği yaptığı öne sürülen kişilere yönelik davaların hızlandırılmış prosedürlerle yürütüleceğini duyurdu.
🔹 26 yaşındaki Nasser Bakerzadeh, İsrail adına casusluk yaptığı suçlamasıyla idam edildi.
🔹 Bakerzadeh suçlamaları reddetti, avukatı ise dosyada güvenilir delil bulunmadığını söyledi.
🔹 Bakerzadeh, 2022’de kadın hakları protestolarıyla başlayan rejim karşıtı gösterilere katılmıştı.
🔹 Aynı cezaevinde bulunan Mehrab Abdollahzadeh de bir Besic mensubunu öldürmekle suçlanarak idam edildi.
🔹 Abdollahzadeh, suçlamaların işkence altında alınan zorla itiraflara dayandığını savundu.
🔹 İnsan hakları kuruluşları, casusluk suçlamasının siyasi faaliyetleri bastırmak için giderek daha geniş şekilde kullanıldığını belirtiyor.
🔹 “Tanrı’ya düşmanlık” ve “yeryüzünde bozgunculuk” gibi suçlamalar da siyasi davalarda ölüm cezasına gerekçe olarak kullanılıyor.
🔹 İnsan hakları savunucuları, birçok sanığın bağımsız avukatlara erişemediğini ve adil yargılanma ilkelerinin ihlal edildiğini ifade ediyor.
🔹 İdam edilen ve tutuklananların önemli bölümünü Kürtler gibi etnik azınlıklardan genç erkekler oluşturuyor.
🔹 İnsan hakları kuruluşları, son baskı dalgasının ülkenin farklı bölgelerindeki çeşitli etnik ve sosyal grupları da etkilediğini belirtiyor.
🔹 Ocak ayındaki protestolara katılan çok sayıda kişinin halen cezaevinde bulunduğu ifade ediliyor.
🔹 Yetkililerin bazı ailelerin mallarına el koyduğu veya yüksek kefalet bedelleri nedeniyle aileleri mülklerini satmaya zorladığı belirtiliyor.