← Ana sayfaya dön

İsviçre görüşmelerinde ilerleme: İran için blokaj kaldırılıyor, varlıklar serbest bırakılıyor

South China Morning Post
22.06.2026

🔹 İsviçre’de gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinde İran’a yönelik bazı kısıtlamaların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların bir bölümünün serbest bırakılması konusunda ilerleme sağlandı.

🔹 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, petrol ve petrokimya ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırıldığını, blokajın sona erdiğini ve bazı dondurulmuş varlıkların serbest bırakıldığını açıkladı.

🔹 Arakçi, İran için yeniden inşa ve kalkınma planının da başlatıldığını duyurdu.

Lübnan Odaklı Yeni Mekanizma

🔹 Katar ve Pakistan’ın ortak açıklamasına göre ABD ve İran, Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesini izlemek amacıyla bir “çatışmasızlık hücresi” kurulması konusunda anlaştı.

🔹 Bu mekanizmanın Lübnan’daki askeri faaliyetleri takip etmesi ve taraflar arasında koordinasyonu sağlaması planlanıyor.

🔹 Arakçi, sürecin ilk gerçek sınavının Lübnan’daki bu mekanizmanın işlemesi olacağını söyledi.

Müzakerelerde Sağlanan İlerleme

🔹 Katar ve Pakistan, Lucerne Gölü Zirvesi’nin olumlu ve yapıcı bir atmosferde geçtiğini açıkladı.

🔹 Taraflar teknik görüşmelerin sürdürülmesi için yeni bir mekanizma oluşturulması konusunda mutabakata vardı.

🔹 Nükleer program, yaptırımlar ve anlaşmazlıkların çözümü gibi konularda çalışma gruplarının faaliyetlerine devam etmesi kararlaştırıldı.

🔹 Arabuluculuk sürecini denetleyecek ve tarafların baş müzakerecilerinden düzenli rapor alacak bir komite kurulması üzerinde anlaşma sağlandı.

60 Günlük Yol Haritası

🔹 ABD ve İran, nihai bir anlaşmaya ulaşmak için 60 günlük bir yol haritası üzerinde çalışmayı kabul etti.

🔹 Taraflar ayrıca Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak ve yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla iletişim mekanizmaları oluşturuyor.

🔹 İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, görüşmelerde İran petrol ihracat izinleri ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi başlıklarda ilerleme kaydedildiğini söyledi.

Görüşmelerde Gerilim

🔹 Bekayi, İran’ın ABD, Katar ve Pakistan ile dörtlü formatta müzakerelere devam etmeyeceğini açıkladı.

🔹 İran tarafı, karşı tarafın üstlendiği yükümlülükleri uygulamasının öncelik olduğunu belirtti.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, anlaşma sağlanamazsa ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü devralabileceğini ve geçiş ücretleri uygulayabileceğini söyledi.

🔹 Trump’ın açıklamaları, görüşmeler sürerken yeni bir gerilim başlığı oluşturdu.

Bölgesel Durum

🔹 İran, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını gerekçe göstererek hafta sonu Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını duyurdu.

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Amerikan askeri unsurlarının bölgede faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı.

🔹 ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana yaklaşık dört ay geçti.

🔹 Çatışmalar küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açarken, taraflar diplomatik çözüm arayışlarını sürdürüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin bazı ABD nadir toprak şirketleriyle ticareti kısıtladı

Financial Times
22.06.2026

🔹 Çin, ABD’nin bazı Çinli şirketleri askeri bağlantılı kuruluşlar listesine eklemesine karşılık olarak 10 Amerikan şirketini “güvenilmez kuruluşlar” listesine aldı.

🔹 Karar kapsamında Çinli şirketlerin bu kuruluşlarla ticaret yapması ve ürün satın alması kısıtlandı.

🔹 Listeye alınan şirketler arasında nadir toprak elementleri alanında faaliyet gösteren USA Rare Earth ve MP Materials ile yüksek teknoloji motor üreticisi Aveox bulunuyor.

Kararın Gerekçesi

🔹 Çin Ticaret Bakanlığı, adımın ABD’nin Çinli şirketlere yönelik “haksız” uygulamalarına yanıt olarak atıldığını açıkladı.

🔹 Bakanlık, kararın Çin’in ulusal güvenliğini ve çıkarlarını koruma amacı taşıdığını belirtti.

🔹 Çin Maliye Bakanlığı ayrıca Çinli şirketlerin 46 ABD savunma şirketinden ürün satın almasını da yasakladı.

ABD-Çin Gerilimi

🔹 Karar, Pentagon’un Alibaba, Baidu ve BYD’yi yeniden ABD’nin ulusal güvenlik riski taşıdığı değerlendirilen Çinli şirketler listesine eklemesinden yaklaşık iki hafta sonra geldi.

🔹 Söz konusu Çinli şirketler, Çin ordusuyla bağlantıları bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping geçen ay Pekin’de bir araya gelerek daha istikrarlı ilişkiler kurma konusunda mutabakata varmıştı.

🔹 İki liderin ticaret savaşındaki geçici ateşkesin sona ereceği kasım ayından önce eylül ayında yeniden görüşmesi bekleniyor.

Nadir Toprak Rekabeti

🔹 Çin’in hamlesi, ABD’nin Çin’e alternatif bir nadir toprak tedarik zinciri oluşturma çabalarının merkezindeki şirketleri hedef aldı.

🔹 Pekin’in geçen yıl nadir toprak ihracatına yönelik kısıtlamaları, ABD ile yürütülen ticaret müzakerelerinde Çin’in elini güçlendirmişti.

🔹 Bunun ardından ABD, kendi nadir toprak üretim ve işleme kapasitesini geliştirme çalışmalarını hızlandırdı.

İhracat Kontrolleri Artıyor

🔹 Avrupa Birliği Ticaret Odası’nın nisan ayında yayımladığı rapora göre Çin, son beş yılda ihracat kontrol mekanizmalarının kullanımını yaklaşık üç kat artırdı.

🔹 Araştırmacılar, bazı önlemlerin Batı ülkelerinin Çin’e yönelik adımlarına karşılık olarak uygulanırken bazılarının stratejik ticaret darboğazlarını hedef aldığını belirtiyor.

🔹 Analistler, son kararların kapsamının sınırlı olduğunu ancak Pekin’in ticaret araçlarını jeopolitik amaçlarla kullanmaya hazır olduğunu gösterdiğini değerlendiriyor.

🔹 Çin’in son adımı, iki ülke arasındaki ticaret ve teknoloji rekabetinin devam ettiğine işaret ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Meloni neden Trump’a karşı çıktı?

Financial Times
22.06.2026

🔹 İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, uzun süre Donald Trump’ın Avrupa’daki en yakın siyasi müttefiklerinden biri olarak görüldü ve kamuoyu önünde sert eleştirilerden kaçındı.

🔹 Meloni ile Trump arasındaki ilişki, Trump’ın G7 Zirvesi sırasında Meloni’nin kendisiyle fotoğraf çektirmek için “yalvardığını” söylemesinin ardından ciddi bir krize dönüştü.

🔹 Meloni, Trump’ın iddiasını “tamamen uydurma” olarak nitelendirdi ve sosyal medya üzerinden doğrudan karşılık verdi.

Krizin Sebebi

🔹 Trump, Meloni’nin G7 zirvesinde defalarca fotoğraf talep ettiğini öne sürdü.

🔹 Meloni, bunun gerçeği yansıtmadığını belirterek Trump’ın açıklamalarını reddetti.

🔹 Siyaset bilimci Giovanni Orsina, Trump’ın sözlerinin Meloni açısından kişisel bir hakaretin ötesinde ulusal onur meselesi olarak görüldüğünü söyledi.

🔹 Orsina’ya göre Meloni, açıklamayı İtalya’nın itibarına yönelik bir küçümseme olarak değerlendirdi.

Karşılıklı Suçlamalar

🔹 Trump, İtalya’nın ABD’nin İran operasyonlarında İtalyan üslerini kullanmasına izin vermemesini eleştirdi.

🔹 Trump, Meloni’nin popülaritesinin düştüğünü ve yeniden destek kazanmak için kendisine yakın görünmeye çalıştığını savundu.

🔹 Meloni ise Trump’ın kendi kamuoyu desteğine odaklanması gerektiğini söyledi.

🔹 Meloni, Trump’la yakın ilişki içinde olmanın kendi popülaritesine katkı sağlamadığını belirtti.

İlişkilerde Dönüm Noktası

🔹 Meloni, Trump’ın ikinci başkanlık dönemi yemin törenine katılan tek Avrupalı lider olmuştu.

🔹 Trump geçmişte Meloni’yi “dünyanın gerçek liderlerinden biri” olarak tanımlamış ve övgüyle anmıştı.

🔹 Meloni’nin İngilizce yayımlanan otobiyografisine Trump’ın oğlu Donald Trump Jr. önsöz yazmıştı.

🔹 ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Meloni’nin ikinci kitabına önsöz kaleme almıştı.

İran Savaşı ve Artan Baskı

🔹 ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında yükselen enerji fiyatları İtalya’da siyasi baskıyı artırdı.

🔹 Roma yönetimi, ABD’nin İran operasyonlarında görev alan uçakların Sicilya’daki üsleri kullanmasına izin vermedi.

🔹 Trump’ın Papa Leo’yu hedef alan açıklamalarını Meloni “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

🔹 Trump daha sonra Meloni’yi cesaret eksikliğiyle suçladı ve İtalya’nın tutumundan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

İç Politikaya Etkisi

🔹 Meloni’nin Trump’a verdiği yanıt, İtalya’da farklı siyasi görüşlerden destek gördü.

🔹 Meloni’nin partisi İtalya’nın Kardeşleri’nin senato grup başkanı Lucio Malan, başbakanın ulusal onuru savunduğunu söyledi.

🔹 Kamuoyu araştırmacıları, Trump’ın Avrupa’da ve İtalya’da siyasi açıdan giderek daha tartışmalı bir figür haline geldiğini belirtiyor.

🔹 Analistler, Meloni’nin Trump’tan uzaklaşmasının yaklaşan seçimler öncesinde siyasi fayda sağlayabileceğini değerlendiriyor.

Dış Politika Sorunları

🔹 Meloni hükümetinin dış politika stratejisi büyük ölçüde Washington ile yakın ilişkilere dayanıyordu.

🔹 Yaşanan kriz sonrasında İtalyan diplomatik çevreleri ABD ile ilişkilerde oluşabilecek olumsuz etkileri sınırlamaya çalışıyor.

🔹 Analistler, Meloni’nin Trump’la geçmişteki yakınlığının hâlâ hatırlandığını ve bu nedenle yeni bir pozisyon alırken dikkatli davranmak zorunda olduğunu belirtiyor.

🔹 İtalya hükümeti, ABD ile ilişkileri korurken aynı zamanda Avrupa kamuoyundaki Trump karşıtı eğilimleri de dikkate almak zorunda kalabilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Sinodolarlar neden petroyuandan daha önemli?

Financial Times
22.06.2026

🔹 Çin yuanı küresel finans sisteminde daha büyük bir rol üstlenmeye başlasa da doların rezerv para statüsünü tehdit edecek seviyeye ulaşmış değil.

🔹 Çin’in ekonomik modeli, büyük miktarda dolar varlığı biriktirmeye dayanıyor ve küresel finans üzerinde belirleyici etkiyi petroyuan değil “sinodolarlar” oluşturuyor.

Petrodoların Mirası

🔹 Petrodolar sistemi, 1974 yılında ABD ile Suudi Arabistan arasında yapılan anlaşmayla şekillendi.

🔹 Sistem kapsamında Suudi Arabistan petrolünü dolar karşılığında satarken ABD güvenlik garantileri sağladı.

🔹 Petrol gelirlerinin yeniden dolar varlıklarına yatırılması, uluslararası dolar likiditesinin büyümesine ve küresel finansman akışlarının oluşmasına katkı sağladı.

🔹 Petrodoların önemi petrol ticaretinde dolar kullanılmasından çok, elde edilen dolarların küresel finans sistemine geri dönmesinden kaynaklandı.

Petroyuanın Sınırları

🔹 Çin petrol ithalatında yuan kullanımını artırmaya çalışıyor ve sınır ötesi ödeme altyapısını genişletiyor.

🔹 Rusya ve İran gibi ülkeler yaptırımlar nedeniyle yuanla ticarete daha açık hale geldi.

🔹 Buna rağmen yuan cinsinden petrol gelirlerinin büyük bölümü yeniden ithalat harcamalarına yöneliyor.

🔹 Rusya, Çin’e sattığı petrolden elde ettiği yuanları ithal ürün alımında kullanıyor.

🔹 İran’ın yeniden inşa süreci nedeniyle elde ettiği döviz ve yuan gelirlerini harcamaya ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.

🔹 Körfez ülkelerinin geçmişteki kadar büyük dış ticaret fazlaları bulunmadığından yuan gelirlerinin önemli kısmı Çin’den yapılan ithalata yöneliyor.

Yuan Kullanımı Artıyor

🔹 Çin’in mal ticaretinde yuan kullanım oranı Mart-Nisan 2026 döneminde yüzde 33,5 ile rekor seviyeye ulaştı.

🔹 Yuanın ticaret işlemlerinde kullanımı hızla artarken, büyük ölçekli bir uluslararası petroyuan sermaye havuzu henüz oluşmuş değil.

🔹 Çin’de sermaye kontrollerinin sürmesi ve finans piyasalarına erişimin sınırlı olması yuan varlıklarının kullanımını kısıtlıyor.

🔹 Offshore yuan piyasasında kullanılan “dim sum” tahvillerinin hacmi büyüse de piyasa hâlâ yeterli derinlik ve likiditeye ulaşmadı.

Sinodolarların Etkisi

🔹 Çin, Güney Kore ve Tayvan gibi Doğu Asya ekonomileri büyük ticaret fazlaları sayesinde her yıl 1 trilyon doların üzerinde sermayeyi küresel finans sistemine geri yönlendiriyor.

🔹 Bu ülkelerin ekonomik modelleri dış ticaret fazlasını sürdürmeye dayanıyor.

🔹 Sinodolar olarak tanımlanan bu dolar fazlalarının hacmi, oluşabilecek herhangi bir petroyuan havuzundan çok daha büyük seviyede bulunuyor.

🔹 Çin’in altın rezervlerini artırması da büyük ölçüde ticaret fazlasından elde edilen dolar gelirleriyle ilişkilendiriliyor.

Doların Konumu

🔹 ABD yüksek dış ticaret açığı vermeye devam ederek küresel rezerv para sisteminin temel sağlayıcısı konumunu koruyor.

🔹 Çin’in aynı anda hem büyük ticaret fazlası verip hem de küresel rezerv para sağlayıcısı olması mevcut ekonomik yapısıyla uyumlu görülmüyor.

🔹 Çin ticaret fazlasını ve sermaye kontrollerini sürdürdüğü sürece petrol veya diğer ürünlerin yuanla fiyatlanmasının doların küresel finans sistemindeki hâkimiyetini değiştirmesi beklenmiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Tanrı futbola geri dönüyor

Financial Times
22.06.2026

🔹 2026 Dünya Kupası, son yılların en görünür dini ifadelerine sahne oluyor.

🔹 Müslüman futbolcular secde ediyor, bazı Hristiyan oyuncular maçlardan sonra sahada toplu dualar gerçekleştiriyor.

🔹 Turnuva, dinin kamusal alandaki görünürlüğünün yeniden arttığına işaret eden örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Futbolda Değişen Dini Görünüm

🔹 Dünya Kupası tarihinin büyük bölümünde Katolik ülkeler turnuvalara damga vurdu.

🔹 Uzun yıllar boyunca futbol sahalarında en yaygın dini hareket oyuncuların haç çıkarması oldu.

🔹 Son yıllarda Evanjelik Hristiyanlık ve İslam futbolcular arasında daha görünür hale geldi.

🔹 Brezilyalı futbolcular 2002 Dünya Kupası zaferinin ardından “Jesus Loves You” yazılı tişörtlerle kutlama yapmıştı.

🔹 Fas Milli Takımı oyuncuları 2022 Dünya Kupası’nda İspanya galibiyetinin ardından toplu dua etmiş ve Allah’a şükür secdesi gerçekleştirmişti.

Müslüman Futbolcuların Görünürlüğü

🔹 Mısırlı futbolcu Muhammed Salah gibi birçok Müslüman oyuncu gol sevinçlerinde secde ediyor.

🔹 Faslı futbolcuların dini pratikleri Avrupa’daki bazı aşırı sağ siyasetçilerin tepkisini çekti.

🔹 Bazı Hollanda doğumlu Fas kökenli futbolcular, milli takım tercihlerinde Fas’ı seçti.

Evanjelik Hristiyanlığın Yükselişi

🔹 Almanya ve Curaçao oyuncularının maç sonrası birlikte dua etmesi turnuvanın dikkat çeken görüntülerinden biri oldu.

🔹 Bazı futbolcular uluslararası Hristiyan ağları ve dini organizasyonlarla bağlantılı faaliyetlerde bulunuyor.

🔹 Brezilyalı kaleci Alisson Becker’in eski takım arkadaşı Roberto Firmino’nun vaftiz edilmesine destek verdiği belirtildi.

🔹 Evanjelik Hristiyanlığın gençler arasında kısa ve duygusal mesajlarıyla daha fazla ilgi gördüğü ifade ediliyor.

Futbolcular ve İnanç

🔹 Uzmanlar, dini inancın genç yaşta ülke değiştiren futbolcuların yalnızlık, baskı ve başarısızlıklarla baş etmesine yardımcı olabileceğini belirtiyor.

🔹 Bazı futbolcular maç öncesinde aileleriyle birlikte dua ettiklerini söylüyor.

🔹 İnanç, sporcuların kariyerlerindeki belirsizlikler ve sosyal baskılar karşısında destek mekanizması olarak görülüyor.

Tartışmalar

🔹 Bazı dindar futbolcuların LGBT+ hakları ve toplumsal konular hakkındaki görüşleri tartışmalara neden oluyor.

🔹 Almanya Milli Takımı oyuncusu Felix Nmecha’nın sosyal medya paylaşımları nedeniyle geçmişte eleştiriler aldığı belirtildi.

🔹 Bazı takımlarda dini çoğunluğun takım kültürü üzerinde etkili olduğu, bazı oyuncuların ise dini uygulamalara katılmamayı tercih ettiği ifade ediliyor.

🔹 Uzmanlar, turnuvadaki dini görünürlüğün Avrupa’nın düşündüğünden daha az seküler bir toplumsal yapıya sahip olduğuna işaret ettiğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran, Lübnan savaşını sona erdirmeye yönelik görüşmelerde ilerleme sağlandığını açıkladı

Financial Times
22.06.2026

🔹 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile İsviçre’de yapılan görüşmelerin ardından Lübnan’daki çatışmaları sona erdirme yönünde önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi.

🔹 Görüşmeler, ABD ile İran arasında bu ay imzalanan mutabakatın kalıcı bir anlaşmaya dönüştürülmesine odaklandı.

🔹 Müzakerelerde öncelikli gündem maddesi İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar oldu.

İsviçre Görüşmeleri

🔹 Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin ilk turu tamamlandı.

🔹 Taraflar, Lübnan’daki çatışmaları önlemeye yönelik bir “çatışmasızlık mekanizması” kurulması konusunda anlaşmaya vardı.

🔹 Açıklanan mekanizmanın Lübnan hükümetini de kapsayacağı belirtildi.

🔹 Taraflar teknik düzeyde yeni görüşmeler yapılması konusunda da mutabakata vardı.

İran’ın Kazanımları

🔹 Arakçi, petrol ve petrokimya ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırıldığını açıkladı.

🔹 İran’a yönelik ablukanın sona erdiğini ve bazı dondurulmuş varlıkların serbest bırakıldığını söyledi.

🔹 İran için geniş kapsamlı yeniden yapılanma ve kalkınma programının başlatıldığını ifade etti.

Hürmüz Boğazı ve Enerji Piyasaları

🔹 İran, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatabileceği uyarısında bulunmuştu.

🔹 ABD ile İran arasında geçen hafta imzalanan mutabakat, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve geçişlerin serbest hale getirilmesini öngörüyor.

🔹 ABD, İran limanlarına uygulanan deniz ablukasını kaldırma sürecini başlattı.

🔹 Brent petrol fiyatı görüşmelerin ardından yaklaşık yüzde 0,7 gerileyerek varil başına 80 dolar seviyesine indi.

Nükleer Müzakereler

🔹 İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokları ve ana nükleer tesislerinin geleceği konusunda görüşmelerin haftalar boyunca sürmesi bekleniyor.

🔹 Taraflar, zenginleştirilmiş uranyumun nasıl yönetileceğine ilişkin ortak bir mekanizma oluşturmayı hedefliyor.

🔹 İran’ın elinde 9.000 kilogramdan fazla zenginleştirilmiş uranyum bulunduğu belirtiliyor.

🔹 Bu miktarın yaklaşık 440 kilogramı silah yapımına yakın seviyede zenginleştirilmiş uranyumdan oluşuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Benjamin Netanyahu’nın büyük anı nasıl ters tepti

Financial Times
22.06.2026
Benjamin Netanyahu, Donald Trump'ın iktidara dönüşünden sonra onunla yaptığı görüşmelerde defalarca övgüyle karşılandı © Jim Watson/AFP/Getty Images
Benjamin Netanyahu, Donald Trump'ın iktidara dönüşünden sonra onunla yaptığı görüşmelerde defalarca övgüyle karşılandı © Jim Watson/AFP/Getty Images
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki bir konut binasındaki daireleri hedef alan hava saldırısının ardından olay yerinde ilk müdahale ekipleri hasarı inceliyor © Fadel Itani/AFP/Getty Images
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki bir konut binasındaki daireleri hedef alan hava saldırısının ardından olay yerinde ilk müdahale ekipleri hasarı inceliyor © Fadel Itani/AFP/Getty Images
İran'ın güçlü Devrim Muhafızları tarafından ateşlenen bir Qadr H uzun menzilli balistik karadan karaya füzesi © Omid Vahabzadeh/AP
İran'ın güçlü Devrim Muhafızları tarafından ateşlenen bir Qadr H uzun menzilli balistik karadan karaya füzesi © Omid Vahabzadeh/AP
İsrail ordusuna ait bir tank, İsrail ile Gazze Şeridi arasındaki sınır çitinde ilerliyor © Jack Guez/AFP/Getty Images
İsrail ordusuna ait bir tank, İsrail ile Gazze Şeridi arasındaki sınır çitinde ilerliyor © Jack Guez/AFP/Getty Images

🔹 İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun uzun yıllardır savunduğu ABD-İsrail ortak İran operasyonu dört ay önce başladı.

🔹 ABD ile İran arasında geçen hafta imzalanan geçici mutabakat İsrail’de sert tepkilere yol açtı.

🔹 ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail’e yönelik eleştirilerinde “gerçeği görmeleri gerektiğini” söyledi.

İran Anlaşması ve İsrail’in Tepkisi

🔹 ABD ile İran arasındaki mutabakat, Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik hükümler de içeriyor.

🔹 Anlaşmada İran’ın balistik füze programı veya bölgedeki müttefik silahlı gruplara verdiği destek konusunda İsrail’in uzun süredir talep ettiği şartlar yer almadı.

🔹 Anlaşma kapsamında İran’ın petrol satışlarına yönelik bazı muafiyetler elde etmesi ve dondurulmuş varlıklarına erişim sağlaması öngörülüyor.

🔹 İran’daki mevcut yönetim görevde kalmaya devam ediyor.

🔹 Eski bir İsrailli yetkili, savaş öncesine kıyasla stratejik tablonun İsrail açısından daha kötü hale geldiğini söyledi.

İran Savaşı ve Sonuçları

🔹 Netanyahu ve Trump, İran’daki rejim karşıtı protestoların yönetimi zayıflattığı ve ek baskıyla rejimin devrilebileceği değerlendirmesiyle hareket etti.

🔹 İran yönetimi ağır kayıplar vermesine rağmen iktidarını korudu.

🔹 İran’ın üst düzey yöneticileri, altyapısı ve ekonomisi savaş sırasında ciddi zarar gördü.

🔹 Buna rağmen İran yönetimi savaşın ülkenin konumunu güçlendirdiği görüşünü benimsedi.

Trump-Netanyahu İlişkileri

🔹 Trump ile Netanyahu, ABD başkanının göreve dönüşünden sonra savaşın başlangıcına kadar yedi kez görüştü.

🔹 Şubat ayında yapılan görüşmenin ardından iki lider kamuoyu önünde birlikte görünmedi.

🔹 Trump son dönemde İran konusunda kararları kendisinin verdiğini ve Netanyahu’nun süreci yönetmediğini söyledi.

🔹 İsrail’de Trump’a duyulan güven önemli ölçüde geriledi.

🔹 Bir kamuoyu araştırmasında İsraillilerin yalnızca yüzde 13’ü Trump’ın İsrail’in çıkarlarını koruyacağına güvendiğini belirtti.

İç Siyasete Etkisi

🔹 Kamuoyu yoklamalarında Netanyahu’nun Likud Partisi ve sağ blok muhalefetin gerisinde bulunuyor.

🔹 Ekim ayına kadar yapılması gereken seçimler öncesinde Netanyahu’nun siyasi konumu zayıfladı.

🔹 Bir ankette İsraillilerin yalnızca yüzde 11’i ülkenin savaşı kazandığını düşündüğünü belirtti.

🔹 Netanyahu ise İran’ın nükleer kapasitesine, füze altyapısına ve savunma sanayisine ağır zarar verildiğini savunarak operasyonun başarılı olduğunu söyledi.

Bölgesel Görünüm

🔹 Hamas Gazze’nin yaklaşık yüzde 40’ında kontrolünü sürdürüyor.

🔹 İsrail’in Gazze’deki operasyonları ülkenin uluslararası alanda daha fazla eleştirilmesine yol açtı.

🔹 İran, Lübnan’daki gelişmeleri ABD ile yürütülen daha geniş kapsamlı görüşmelerde pazarlık unsuru olarak kullanabileceğini gösterdi.

🔹 Bölgedeki Körfez ülkeleri İran ile gerilimi azaltma yönünde adımlar atıyor.

🔹 Analistler, İran ile yürütülen müzakerelerin başarısız olması halinde yeni krizlerin ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD ile gerilim azalırken İran muhaliflerin idamlarını artırıyor

Wall Street Journal
22.06.2026

🔹 İran’da bu yıl siyasi suçlamalarla en az 45 kişi idam edildi.

🔹 İdamların büyük bölümü son üç ayda gerçekleştirildi.

🔹 Suçlamalar arasında casusluk, propaganda faaliyetleri ve rejim karşıtı faaliyetler yer aldı.

İç Baskının Artması

🔹 İran yönetimi, ABD ile yeni görüşmeler öncesinde iç siyasi kontrolünü güçlendirmeye yöneldi.

🔹 İnsan hakları örgütleri, yönetimin toplumsal hoşnutsuzluk ve ekonomik sorunlar karşısında korku ortamı oluşturmaya çalıştığını belirtiyor.

🔹 Emniyet yetkilileri son aylarda binlerce kişinin hainlik ve casusluk suçlamalarıyla gözaltına alındığını açıkladı.

🔹 Yargı yetkilileri, düşman ülkelerle iş birliği yaptığı öne sürülen kişilere yönelik davaların hızlandırılmış prosedürlerle yürütüleceğini duyurdu.

Nasser Bakerzadeh ve Diğer İdamlar

🔹 26 yaşındaki Nasser Bakerzadeh, İsrail adına casusluk yaptığı suçlamasıyla idam edildi.

🔹 Bakerzadeh suçlamaları reddetti, avukatı ise dosyada güvenilir delil bulunmadığını söyledi.

🔹 Bakerzadeh, 2022’de kadın hakları protestolarıyla başlayan rejim karşıtı gösterilere katılmıştı.

🔹 Aynı cezaevinde bulunan Mehrab Abdollahzadeh de bir Besic mensubunu öldürmekle suçlanarak idam edildi.

🔹 Abdollahzadeh, suçlamaların işkence altında alınan zorla itiraflara dayandığını savundu.

İnsan Hakları Eleştirileri

🔹 İnsan hakları kuruluşları, casusluk suçlamasının siyasi faaliyetleri bastırmak için giderek daha geniş şekilde kullanıldığını belirtiyor.

🔹 “Tanrı’ya düşmanlık” ve “yeryüzünde bozgunculuk” gibi suçlamalar da siyasi davalarda ölüm cezasına gerekçe olarak kullanılıyor.

🔹 İnsan hakları savunucuları, birçok sanığın bağımsız avukatlara erişemediğini ve adil yargılanma ilkelerinin ihlal edildiğini ifade ediyor.

Toplumsal Etkiler

🔹 İdam edilen ve tutuklananların önemli bölümünü Kürtler gibi etnik azınlıklardan genç erkekler oluşturuyor.

🔹 İnsan hakları kuruluşları, son baskı dalgasının ülkenin farklı bölgelerindeki çeşitli etnik ve sosyal grupları da etkilediğini belirtiyor.

🔹 Ocak ayındaki protestolara katılan çok sayıda kişinin halen cezaevinde bulunduğu ifade ediliyor.

🔹 Yetkililerin bazı ailelerin mallarına el koyduğu veya yüksek kefalet bedelleri nedeniyle aileleri mülklerini satmaya zorladığı belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Microsoft CEO’su Satya Nadella: Yapay zekâ devlerinin ekonomiyi ele geçirmesine izin veremeyiz

Wall Street Journal
22.06.2026

🔹 Microsoft CEO’su Satya Nadella, yapay zekâ pazarının birkaç şirketin kontrolüne bırakılmaması gerektiğini söyledi.

🔹 Nadella, yapay zekâ alanında daha ucuz modellerin, daha fazla kullanıcı kontrolünün ve daha geniş katılımlı bir ekosistemin gerekli olduğunu savundu.

🔹 Kamuoyunun, yalnızca birkaç şirketin tüm dünyanın öğrenme süreçlerini kontrol ettiği bir yapıyı kabul etmeyeceğini belirtti.

Yapay Zekâ Yarışına Eleştiriler

🔹 Nadella, bazı şirketlerin yapay zekânın yaratacağı iş kayıpları ve güvenlik riskleri konusunda uyarılar yaparken aynı zamanda sınırsız büyüme için dev veri merkezi yatırımları talep ettiğini söyledi.

🔹 Yapay zekâ alanındaki ekonomik değerin küçük bir şirket grubunda toplanmasının sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

🔹 Microsoft’un yapay zekâ yarışının yalnızca en gelişmiş modelleri geliştiren şirketler tarafından yönlendirilmesine karşı farklı bir yaklaşım benimsediğini belirtti.

Microsoft’un Stratejisi

🔹 Microsoft son haftalarda müşterilerin maliyetlerini düşürmeye yönelik düşük maliyetli yapay zekâ modelleri sundu.

🔹 Şirket, kullanıcıların farklı yapay zekâ modelleri arasında seçim yapmasına olanak tanıyan Copilot Cowork adlı otonom yapay zekâ aracını kullanıma açtı.

🔹 Microsoft, Çin merkezli düşük maliyetli yapay zekâ şirketi DeepSeek’in modellerini platformlarında sunma seçeneğini değerlendiriyor.

🔹 Böyle bir adımın yapay zekâ pazarında fiyat rekabetini artırabileceği belirtiliyor.

OpenAI ve Anthropic ile İlişkiler

🔹 Microsoft, OpenAI’ın en büyük yatırımcılarından biri olmaya devam ediyor.

🔹 Şirket ayrıca Anthropic ile milyarlarca dolarlık iş birliği anlaşmasına sahip.

🔹 Nadella, yapay zekâ sektöründe birden fazla şirketin başarılı olabileceğini ve yeni oyuncuların ortaya çıkacağını söyledi.

İş Gücü ve Yapay Zekâ

🔹 Nadella, yapay zekânın yalnızca çalışanları işten çıkarmak için kullanılan bir araç olarak görülmesine karşı çıktı.

🔹 Şirketlerin iş gücünü azaltmak yerine çalışma biçimlerini yeniden düzenlemeye odaklanması gerektiğini söyledi.

🔹 Yapay zekâ kapasitesi ile insan sermayesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Gelecek Vizyonu

🔹 Nadella, gelecekte şirketlerin insan bilgisi ile yapay zekâ çıktılarının birleştiği sürekli öğrenen sistemlere dönüşeceğini söyledi.

🔹 Kurumsal bilgi birikiminin ve fikri mülkiyetin korunmasının şirketler için kritik önemde olacağını belirtti.

🔹 Yapay zekâ sektörünün toplumsal kabulünü kazanabilmesi için yalnızca söylemlerin değil somut uygulamaların da gerekli olduğunu vurguladı.

🔹 İnsanların ekonomik fırsatlara ve karar alma süreçlerinde söz hakkına sahip olduğunu hissetmesinin önem taşıdığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Üniversite eğitimi neden gerçekten bu kadar pahalı?

Washington Post
22.06.2026

🔹 ABD’de üniversite eğitiminin maliyeti uzun yıllardır artıyor.

🔹 Kamu üniversitelerine yönelik devlet desteğinin azalmasının bu artışın temel nedeni olmadığı savunuluyor.

🔹 Yeni bir araştırmaya göre eyaletlerin yükseköğretime yaptığı harcamalar uzun vadede artış gösterdi.

Devlet Desteği Verileri

🔹 Eyaletlerin öğrenci başına yükseköğretim harcaması enflasyona göre düzeltilmiş olarak 1980’de 7.677 dolardan 2025’te 12.081 dolara yükseldi.

🔹 2008 küresel finans krizinin ardından bazı eyaletler harcamaları geçici olarak azalttı.

🔹 Ancak 2019 itibarıyla kamu destekleri yeniden uzun vadeli yükseliş eğilimine döndü.

🔹 Eyaletlerin 26’sı yükseköğretim finansmanını sürekli artırırken, 19’u harcamaları büyük ölçüde sabit tuttu, 5 eyalet ise azaltım yaptı.

Maliyetlerin Yükselme Nedenleri

🔹 Araştırma, üniversite maliyetlerindeki artışın yalnızca kamu finansmanındaki değişimlerle açıklanamayacağını ortaya koyuyor.

🔹 Öğrenci kredilerine kolay erişim sağlanması, üniversitelerin öğrenim ücretlerini artırabilmesine olanak tanıdı.

🔹 Artan gelir kaynakları öğretim üyeleri maaşları ve diğer işletme giderlerinde yükselişe katkı sağladı.

🔹 Üniversiteler, maliyetleri azaltmak yerine ek finansman kaynaklarını kullanarak harcamalarını artırabildi.

Enflasyon Tartışması

🔹 Yükseköğretim maliyetleri değerlendirilirken sıklıkla kullanılan özel enflasyon ölçütü, öğretim üyeleri ücretleri gibi girdilerdeki artışları esas alıyor.

🔹 Bu yaklaşım genel ekonomideki enflasyonla doğrudan karşılaştırma yapılmasını zorlaştırıyor.

🔹 Araştırma, üniversitelerin diğer sektörler gibi maliyet artışlarına uyum sağlayabilecek esnekliğe sahip olduğunu belirtiyor.

Üniversitelerin Uyumu

🔹 Üniversiteler son yıllarda maliyetleri düşürmek amacıyla yarı zamanlı ve sözleşmeli öğretim elemanlarının kullanımını artırdı.

🔹 Öğrenci sayısındaki değişimler ve rekabet baskısı nedeniyle öğrenim ücretlerinde pandemi döneminden itibaren gerileme görülmeye başlandı.

🔹 Üniversite diplomasının ücret avantajı son yaklaşık 15 yıldır büyük ölçüde durağan seyrediyor.

🔹 Lise mezunu sayısının 2025 yılında zirveye ulaşmasının ardından üniversitelerin daha küçük bir öğrenci havuzu için rekabet etmesi bekleniyor.

Geleceğe İlişkin Beklentiler

🔹 Öğrenci sayısındaki daralma nedeniyle üniversiteler arasında rekabetin artması bekleniyor.

🔹 Araştırma, geçmişte yapılan yüksek kamu harcamalarının yükseköğretimi daha erişilebilir hale getirmediğini savunuyor.

🔹 Daha yüksek harcamaların öğrencilerin eğitim sonuçlarında otomatik olarak iyileşme sağlamadığı belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön