← Ana sayfaya dön

Trump, ABD Füze Stoklarının Tükenebileceği Endişeleri Nedeniyle Kritik Görüşmeler Yapıyor

Telegraph
23.06.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşı sırasında azalan füze stoklarının yenilenmesi için Pentagon yetkilileri ve savunma şirketlerinin yöneticileriyle kritik bir toplantı düzenleyecek.

🔹 Beyaz Saray’ın, savunma şirketlerine kritik silah sistemlerinin üretimini hızlandırmaları yönünde baskı yapması bekleniyor.

🔹 Nisan ayında yayımlanan bir rapora göre ABD, ilk ateşkes dönemine kadar Tomahawk ve Patriot füze stoklarının üçte biri ile yarısını, ayrıca THAAD hava savunma sistemi önleyicilerinin önemli bölümünü kullandı.

🔹 Bu mühimmat stoklarının yeniden eski seviyelerine ulaşmasının dört ila beş yıl sürebileceği değerlendiriliyor.

🔹 İran savaşı sırasında bazı ABD savunma sistemleri ve askeri varlıklarının Avrupa ve Asya’dan Orta Doğu’ya kaydırılması, Washington’un Çin ve Rusya kaynaklı tehditlere karşı kapasitesi konusunda tartışmalara yol açtı.

🔹 Toplantının çarşamba günü üst düzey savunma yetkilileri ve büyük savunma yüklenicileriyle yapılması planlanıyor.

🔹 Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, ABD’nin Başkan Trump’ın tüm stratejik hedeflerini destekleyecek seviyenin üzerinde mühimmat ve stoklara sahip olduğunu açıkladı.

🔹 Kelly, Trump’ın savunma şirketlerini ABD üretimi silahların üretimini sürekli artırmaya teşvik ettiğini söyledi.

🔹 Savunma şirketlerinin, Kongre’de görüşülen 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talebi netleşmeden üretimi büyük ölçüde artırmaya isteksiz davrandığı belirtiliyor.

🔹 Savunma Bakan Yardımcısı Stephen Feinberg’in toplantıya katılması bekleniyor.

🔹 Toplantıya Lockheed Martin, L3Harris ve RTX gibi büyük savunma şirketlerinin de iştirak edeceği ifade ediliyor.

🔹 Pentagon, 2027 mali yılı bütçe talebinde 12 kritik mühimmat programının üretimini hızla artırmak için 52,9 milyar dolar kaynak talep etti.

🔹 Bu finansmanın büyük bölümü Senato’da tartışılan 350 milyar dolarlık Pentagon savunma paketi ve SAVE America Act kapsamında yer alıyor.

🔹 Söz konusu paket Senato’da hem Cumhuriyetçi hem Demokrat üyelerden gelen itirazlarla karşı karşıya bulunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Petrol Fiyatlarının Geleceği Çin’e Bağlı Olabilir

CNN
23.06.2026

🔹 ABD ve İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasite açılması ve petrol akışının normale dönmesi için görüşmeler yürütürken, petrol piyasalarının yönünü Çin’in belirleyebileceği değerlendiriliyor.

🔹 İran savaşı nedeniyle günlük 11 milyon varilden fazla petrol arzının etkilenmesine rağmen küresel petrol fiyatları beklenenden daha sınırlı yükseldi.

🔹 Analistler, fiyatların daha sert yükselmesini engelleyen temel faktörlerden birinin Çin olduğunu belirtiyor.

🔹 Çin, petrol ithalatını azaltarak, stratejik stoklarını kullanarak ve temiz enerji kullanımını artırarak yüksek fiyatların etkisini sınırladı.

🔹 Ülkenin ticari ve stratejik rezervlerinde 1 milyar varilden fazla petrol bulunduğu ve bu stokların Mayıs ayından itibaren kullanılmaya başlandığı ifade ediliyor.

🔹 Brent petrolün varil fiyatı pazartesi günü 78 doların altına geriledi. Savaş öncesinde fiyatlar 70 doların altında bulunurken Mayıs ayında 114 dolara kadar yükselmişti.

🔹 Société Générale analistleri, İran savaşı sırasında küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 14’ünün etkilenmesine rağmen fiyatların geçmiş krizlerdeki kadar yükselmemesinde Çin’in önemli rol oynadığını belirtti.

🔹 Çin’in petrol ithalatını günlük yaklaşık 3 milyon varil azaltabilme kapasitesine sahip olduğu değerlendiriliyor.

🔹 Çin, savaş öncesinde Rusya ve İran’dan indirimli petrol alımlarıyla büyük rezervler oluşturdu.

🔹 Pekin yönetimi ayrıca dizel ve benzin gibi rafine ürünlerin ihracatını sınırlayarak iç piyasadaki arzı korumaya yöneldi.

🔹 Elektrikli araç kullanımındaki hızlı artış da Çin’in petrol talebini azaltan önemli unsurlardan biri oldu.

🔹 Çin’de satılan her iki yeni binek araçtan biri artık yeni enerji aracı kategorisinde yer alıyor.

🔹 Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Çin’deki elektrikli araçlar geçen yıl günlük yaklaşık 1 milyon varillik petrol tüketiminin önüne geçti.

🔹 Uluslararası Enerji Ajansı, Hürmüz Boğazı’nın yeniden tamamen açılması halinde gelecek yıl küresel petrol piyasasında günlük 4,7 milyon varillik arz fazlası oluşabileceğini öngörüyor.

🔹 Kurum, Orta Doğu üretiminin normale dönmesiyle piyasaya önemli miktarda ek petrol arzı geleceğini tahmin ediyor.

🔹 Analistler, Hürmüz Boğazı’nın hızlı şekilde açılması durumunda yaklaşık 100 milyon varillik petrolün yeniden piyasaya dönebileceğini belirtiyor.

🔹 ABD yaptırımlarının kaldırılması halinde İran’ın da petrol üretimini hızla artırması bekleniyor.

🔹 Son dönemdeki enerji krizi, yenilenebilir enerji yatırımlarına ilgiyi artırırken Çin’in güneş enerjisi ekipmanları, bataryalar ve elektrikli araç ihracatında yeni rekorlar kırdığı belirtiliyor.

🔹 Analistler, oluşabilecek petrol arz fazlasını emebilecek en önemli ülkenin Çin olduğunu ancak bunun Çin’in ithalat tercihlerine bağlı olacağını ifade ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD ve Müttefikleri Uyardı: Yapay Zekâ Destekli Büyük Siber Saldırılar Aylar İçinde Gerçekleşebilir

CNN
23.06.2026

🔹 ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan oluşan Beş Göz (Five Eyes) istihbarat ittifakı, gelişmiş yapay zekâ modellerinin hükümet ve şirket savunmalarını aşabilecek siber saldırılar gerçekleştirme kapasitesine aylar içinde ulaşabileceği uyarısında bulundu.

🔹 İttifak, hükümetler ve şirket yöneticilerine siber savunmalarını güçlendirmek için “hemen harekete geçme” çağrısı yaptı.

🔹 Ortak açıklamada, yeni nesil yapay zekâ modellerinin hem saldırı hem de savunma amaçlı siber yetenekleri köklü şekilde değiştireceği belirtildi.

🔹 Açıklamada, bu dönüşümün yıllar içinde değil, aylar içinde gerçekleşmesinin beklendiği ifade edildi.

🔹 İstihbarat kurumları, yapay zekânın kötü niyetli aktörlerin önündeki teknik engelleri azalttığını ve saldırıların hızını ile karmaşıklığını artırdığını değerlendirdi.

🔹 Uyarı, ABD yönetiminin Anthropic’in en gelişmiş yapay zekâ modellerinin yabancı ülke vatandaşları tarafından kullanımını durdurma talimatı vermesinin ardından geldi.

🔹 Anthropic’in Mythos modeli, güvenlik açıklarını tespit etme konusundaki yüksek kapasitesi nedeniyle siber güvenlik endişelerine yol açmıştı.

🔹 Şirket ayrıca Fable modelinin güvenlik önlemlerini aşmaya yönelik yöntemlerin ortaya çıktığını ve bu konuda ABD hükümetiyle görüşmeler yürüttüğünü açıkladı.

🔹 Uzmanlar, yapay zekâ yeteneklerinin son derece hızlı geliştiğini ve benzer seviyede yeni modellerin farklı şirketler tarafından da geliştirilebileceğini belirtiyor.

🔹 Five Eyes ülkeleri, kurumların siber güvenlik yatırımlarını artırmasını, eski sistemleri güncellemesini ve kritik sistemlere erişimi sınırlandırmasını tavsiye etti.

🔹 Açıklamada yapay zekânın yalnızca tehdit oluşturmadığı, aynı zamanda güvenlik açıklarının erken tespiti ve olaylara daha hızlı müdahale edilmesi için kullanılabileceği vurgulandı.

🔹 Uzmanlar, büyük şirketlerin siber güvenlik yatırımları sayesinde daha hazırlıklı olduğunu, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ise daha yüksek risk altında bulunduğunu ifade etti.

🔹 Bağımsız değerlendirmeler, bazı yapay zekâ modellerinin siber güvenlik alanında uzman seviyesine yaklaşan yetenekler sergilediğini ortaya koyuyor.

🔹 Yapay zekâ güvenliği konusunda ABD’de şeffaf ve tutarlı bir düzenleyici çerçevenin bulunmadığı belirtiliyor.

🔹 Bu ay yayımlanan açık mektupta çok sayıda siber güvenlik uzmanı ve teknoloji yöneticisi, yapay zekâ risk değerlendirmelerinin açık ve bilimsel süreçlerle yürütülmesi çağrısında bulundu.

🔹 Uzmanlar, yapay zekânın savunma amaçlı kullanımını teşvik edecek ve kötü niyetli kullanımını sınırlandıracak koruma mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD, İran Petrol İhracatına Yönelik Yaptırımları Geçici Olarak Kaldırdı

Telegraph
23.06.2026

🔹 ABD, İran ile yürütülen barış görüşmeleri kapsamında İran petrolünün üretimi, taşınması ve satışına yönelik yaptırımları 60 günlüğüne askıya aldı.

🔹 Uygulama 21 Ağustos’a kadar geçerli olacak ve İran’ın petrol gelirlerine erişmesine izin verecek.

🔹 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda serbest geçiş taahhüdü vermesini ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerine ülkeye giriş izni sağlamasını kararın gerekçeleri arasında gösterdi.

🔹 Karar, geçen hafta ABD ile İran arasında imzalanan ve savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakatın ilk ekonomik adımlarından biri oldu.

🔹 Mutabakat, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların kullanımına açılması yönünde bir çerçeve oluşturuyor.

🔹 Yaptırımların askıya alınmasının ardından Brent petrol fiyatı yüzde 3’ten fazla gerileyerek varil başına yaklaşık 77 dolara düştü.

🔹 Taraflar, İran’ın nükleer programının geleceğini belirlemek amacıyla 60 günlük müzakere süreci yürütüyor.

🔹 ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın UAEA denetçilerini yeniden kabul etmeyi değerlendirdiğini söyledi.

🔹 İran ise nükleer program konusunda yalnızca kısa bir görüşme yapıldığını ve resmi müzakerelerin başlamadığını açıkladı.

🔹 ABD ve İran heyetleri İsviçre’nin Bürgenstock kentinde yaklaşık 18 saat süren görüşmeler gerçekleştirdi.

🔹 Görüşmelerde Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla doğrudan iletişim hattı kurulması kararlaştırıldı.

🔹 Taraflar ayrıca Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların kontrol altına alınması için bir “çatışmasızlık mekanizması” oluşturulmasında uzlaştı.

🔹 İran heyeti, görüşmeler sırasında Donald Trump’ın tehdit içeren açıklamalarını protesto ederek bir süre masadan ayrıldı.

🔹 Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması halinde ülkeye yeniden saldırı düzenleyebileceğini söyledi.

🔹 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, petrol ve petrokimya ihracatı için muafiyet sağlandığını ve bazı dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılacağını açıkladı.

🔹 ABD, Katar ile birlikte İran’a ait dondurulmuş fonların kullanımına ilişkin yeni bir mekanizma üzerinde çalışıyor.

🔹 Pazartesi günü yaklaşık iki milyon varil petrol taşıyan iki tanker Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptı.

🔹 Boğazdaki gemi trafiği artış göstermesine rağmen, savaş öncesindeki günlük ortalama geçiş seviyelerinin halen oldukça altında bulunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

TfL Sistemlerini Felç Eden Genç Hacker, ABD’de 87 Milyon Sterlinlik Siber Dolandırıcılık Suçlamalarıyla Aranıyor

Telegraph
23.06.2026

🔹 19 yaşındaki Thalha Jubair, Ağustos 2024’te Londra ulaşım kurumu TfL’nin sistemlerine yönelik siber saldırı nedeniyle suçunu kabul etti.

🔹 Saldırı, metro seferlerinde aksamalara yol açtı ve Oyster ile temassız ödeme sistemlerinin çalışmasını engelledi.

🔹 TfL’ye yönelik saldırının maliyetinin yaklaşık 39 milyon sterlin olduğu belirtiliyor.

🔹 Jubair ile birlikte yargılanan 18 yaşındaki Owen Flowers da saldırıyla ilgili suçunu kabul etti.

🔹 Savcılık, iki gencin “Scattered Spider” adlı siber suç grubunun üyeleri olduğunu açıkladı.

🔹 Jubair, ABD’nin New Jersey eyaletinde 47 Amerikan şirketi ve kuruma yönelik siber saldırılar ve fidye operasyonları nedeniyle aranıyor.

🔹 ABD makamları, 2022-2025 döneminde gerçekleştirilen saldırılarda mağdurlardan en az 115 milyon dolar fidye alındığını öne sürüyor.

🔹 Suçlamalar arasında bilgisayar dolandırıcılığı, elektronik dolandırıcılık ve kara para aklama komplosu bulunuyor.

🔹 ABD’deki suçlamalar toplamda 95 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

🔹 Savcılık, Jubair’in çeşitli kripto para hesaplarından yaklaşık 200 milyon doların geçtiğini belirtti.

🔹 Jubair daha önce BT, EE, Nvidia, Uber, Rockstar Games ve Revolut’a yönelik siber saldırılar nedeniyle de mahkûm edilmişti.

🔹 Savcılar, saldırganların TfL sistemlerine fidye yazılımı yerleştirerek kurumu ödeme yapmaya zorlamayı hedeflediğini söyledi.

🔹 Flowers ayrıca ABD’de faaliyet gösteren iki sağlık kuruluşuna yönelik siber saldırı planına katıldığını da kabul etti.

🔹 Savcılığa göre Flowers, sağlık kuruluşlarına yönelik saldırılar sırasında bunun yaşam destek ünitesindeki hastaları etkileyebileceğini kabul eden mesajlar gönderdi.

🔹 Her iki sanık da tutuklu yargılanmaya devam edecek ve 15 Temmuz’da ceza duruşmasına çıkacak.

🔹 Jubair’in İngiltere’de 22 sabıkasının bulunduğu ve siber suç faaliyetlerine 14 yaşında başladığı belirtildi.

🔹 ABD’ye iade sürecinin, İngiltere’deki davaların tamamlanmasının ardından değerlendirilebileceği ifade edildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Oracle, Yapay Zekâ Dönüşümü Kapsamında 21 Bin Kişiyi İşten Çıkardı

BBC
23.06.2026

🔹 ABD merkezli teknoloji şirketi Oracle, yapay zekâ odaklı dönüşüm kapsamında son bir yılda dünya genelinde yaklaşık 21 bin çalışanla yollarını ayırdı.

🔹 Şirketin çalışan sayısı 31 Mayıs 2025’teki 162 bin seviyesinden 31 Mayıs 2026 itibarıyla 141 bine geriledi.

🔹 İşten çıkarmalar Oracle iş gücünün yaklaşık %13’üne karşılık geliyor.

🔹 Oracle, operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinin kullanımının iş gücü azaltımına yol açtığını ve bunun devam edebileceğini açıkladı.

🔹 Şirket son bir yılda kıdem tazminatları ve yeniden yapılanma giderleri için yaklaşık 1,8 milyar dolar harcadı.

🔹 Bu tutar, bir önceki mali yıldaki 374 milyon dolarlık yeniden yapılanma maliyetinin oldukça üzerine çıktı.

🔹 Oracle, yeniden yapılanma sürecinin operasyonlarda aksamalara yol açabileceğini ve bazı alanlarda nitelikli çalışan eksikliği yaratabileceğini belirtti.

🔹 Şirket, OpenAI ve Meta gibi yapay zekâ şirketlerine hizmet verecek veri merkezleri kurmak için yatırımlarını hızlandırıyor.

🔹 Oracle’ın bu yıl yapay zekâ altyapısı için en az 50 milyar dolar yatırım yapmayı planladığı belirtiliyor.

🔹 Oracle’ın kurucu ortaklarından Larry Ellison, şirketin teknoloji direktörü görevini sürdürüyor.

🔹 Teknoloji sektöründe yapay zekâ yatırımları nedeniyle benzer işten çıkarmalar yaygınlaşıyor.

🔹 Amazon ve Meta son aylarda binlerce çalışanını işten çıkarırken, sektörde son bir yılda 100 binden fazla teknoloji çalışanı işini kaybetti.

🔹 Google, Amazon ve Meta’nın bu yıl yapay zekâ yatırımlarına toplam yaklaşık 650 milyar dolar ayırması bekleniyor.

🔹 Amazon, önümüzdeki bir yıl içinde yapay zekâ için 200 milyar dolar harcamayı planladığını açıklarken yaklaşık 30 bin kişilik işten çıkarma programı da yürütüyor.

🔹 Teknoloji şirketleri, yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla en büyük gider kalemlerinden biri olan personel maliyetlerini azaltıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bilgi İşlem Gücü Nasıl Finansal Bir Varlığa Dönüştürülüyor?

Economist
23.06.2026

🔹 Yapay zekâ ve bulut bilişim harcamalarının hızla büyümesi, bilgi işlem gücünü (compute) finansal piyasalarda alınıp satılabilen yeni bir varlık sınıfına dönüştürme girişimlerini hızlandırıyor.

🔹 Küresel şirketler yılın ilk çeyreğinde bulut hizmetlerine 129 milyar dolar harcadı. ABD'nin en büyük beş bulut hizmet sağlayıcısının bu yıl veri merkezleri ve altyapıya yaklaşık 700 milyar dolar yatırım yapması bekleniyor.

🔹 Yapay zekâ uygulamalarında kullanılan GPU'lar, bilgi işlem pazarının en hızlı büyüyen segmenti haline geldi.

🔹 Bazı şirketler artık çalışan maaşlarından daha fazla harcamayı yapay zekâ altyapısına ve bilgi işlem gücüne ayırıyor.

🔹 Veri merkezi işletmecileri ve yapay zekâ bulut şirketleri, sahip oldukları GPU'ları kredi teminatı olarak kullanmaya başladı.

🔹 Avustralyalı yatırım bankası Macquarie, 2024 yılında Lambda'ya 500 milyon dolarlık GPU teminatlı kredi sağlanmasına yardımcı oldu.

🔹 CoreWeave gibi büyük yapay zekâ bulut şirketleri de Nvidia çipleri ve uzun vadeli müşteri sözleşmelerini teminat göstererek milyarlarca dolarlık finansman sağladı.

🔹 Bilgi işlem gücü satın alan şirketler ise fiyat dalgalanmalarına karşı korunmak amacıyla enerji ve döviz piyasalarındaki türev ürünlere benzer koruma mekanizmaları talep ediyor.

🔹 Silicon Data ve Ornn adlı iki girişim, GPU kiralama maliyetlerini takip eden endeksler geliştirerek bilgi işlem vadeli işlem piyasaları oluşturmayı hedefliyor.

🔹 Her iki şirket de yıl sonuna kadar büyük borsalar üzerinden bilgi işlem vadeli işlem sözleşmelerini piyasaya sürmeyi planlıyor.

🔹 Silicon Data, CME Group ile; Ornn ise New York Borsası'nın sahibi Intercontinental Exchange ile iş birliği yapıyor.

🔹 Piyasadaki en büyük zorluklardan biri standartlaşma olarak görülüyor. Aynı model çipler bile farklı veri merkezlerinde farklı performans ve fiyat seviyelerine sahip olabiliyor.

🔹 Veri merkezinin konumu, bağlantı altyapısı ve kullanılan sistemler bilgi işlem kapasitesinin değerini önemli ölçüde etkiliyor.

🔹 Bazı sektör temsilcileri tam işlevsel ve likit bir bilgi işlem türev piyasasının oluşmasının 10 yılı bulabileceğini düşünüyor.

🔹 Nvidia'nın Hopper serisi çipleri, yeni nesil Blackwell modellerinin piyasaya çıkmasına rağmen kiralama değerlerinin büyük bölümünü korudu.

🔹 Bu durum, bilgi işlem gücünün hızla değersizleşmeyeceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor.

🔹 Bermuda merkezli Architect Financial Technologies de bilgi işlem vadeli işlemleri için ayrı bir borsa kurdu ve ABD'de yeni bir piyasa açmayı planlıyor.

🔹 Şirket, gelecekte yalnızca bilgi işlem gücünün değil, yapay zekâ veri merkezlerinde kullanılan enerji ve hammaddelerin de aynı finansal ekosistemde işlem görebileceğini öngörüyor.

🔹 ETF sağlayıcıları Roundhill Investments ve ProShares, bilgi işlem vadeli işlemlerine dayalı yatırım fonları kurmak için düzenleyicilere başvuruda bulundu.

🔹 Sektördeki şirketler, bilgi işlem gücünün yapay zekâ çağının temel ekonomik girdilerinden biri haline gelmesiyle bu alandaki finansal ürünlerin hızla yaygınlaşmasını bekliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kuzey Kore: Nükleer Devlet Konumu Korunacak ve Güçlendirilecek

Reuters
23.06.2026

🔹 Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, ülkenin nükleer silah sahibi devlet konumunu kullanmasının karmaşık ve öngörülemez küresel güvenlik ortamına karşı tek doğru yol olduğunu söyledi.

🔹 Kim, iktidardaki İşçi Partisi Merkez Komitesi toplantısında yaptığı konuşmada, ABD’yi Avrupa ve Orta Doğu’daki çatışmaları derinleştirmekle suçladı.

🔹 Kim, ABD ve Güney Kore’nin ortak nükleer caydırıcılık kapasitesini sürekli geliştirmesinin Kore Yarımadası’ndaki güvenlik durumunu daha tehlikeli hale getirdiğini söyledi.

🔹 Kuzey Kore yönetimi, nükleer kuvvetlerin istikrarlı şekilde genişletilmesi ve güçlendirilmesinin ülkenin güvenliği için gerekli olduğunu açıkladı.

🔹 KCNA, Pyongyang’ın nükleer cephaneliğiyle ilgili hangi somut adımların atılacağına dair ayrıntı vermedi.

🔹 Kim, konvansiyonel silah kapasitesinin artırılması ve 10 bin tonluk stratejik güdümlü füze kruvazörünün inşasının hızlandırılması talimatını verdi.

🔹 Toplantıda, kömür sektörünün modernizasyonu ve madencilik bölgelerinin yeniden geliştirilmesi de stratejik öncelikler arasında gösterildi.

🔹 Kuzey Kore, nükleer silahlardan vazgeçmeyeceğini ve kendisini nükleer devlet olarak kabul ettirme politikasını sürdürdüğünü bir kez daha vurguladı.

🔹 Seul’deki uzmanlar, açıklamaların Pyongyang’ın nükleer silahsızlanma görüşmelerini reddettiğini ve gelecekte yalnızca nükleer silaha sahip bir devlet olarak müzakere yürütmek istediğini gösterdiğini belirtiyor.

🔹 Bu yaklaşımın, nükleer silahların tamamen kaldırılması yerine silahların sınırlandırılmasına yönelik olası görüşmeleri gündeme getirebileceği değerlendiriliyor.

🔹 Kim yönetimi, ABD-Güney Kore Nükleer Danışma Grubu ile Güney Kore’nin nükleer tahrikli denizaltı geliştirme planlarını kendi nükleer kapasitesini artırmak için gerekçe olarak gösteriyor.

🔹 Kuzey Kore, 2006 yılından bu yana uygulanan Birleşmiş Milletler ve ABD yaptırımlarına rağmen nükleer silah ve balistik füze programlarını sürdürmeye devam ediyor.

🔹 Pyongyang yönetimi daha önce de nükleer silahlarını terk etmeyeceğini açıklamış ve kendisini resmen nükleer devlet olarak tanımlamıştı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Britanya Neden Başbakanlarını Görevde Tutamıyor? Sorunun Merkezinde Ekonomi Var

CNN
23.06.2026

🔹 Birleşik Krallık, yaklaşık yedi yıl içinde altıncı başbakanını görmeye hazırlanıyor. Zayıf ekonomik performans, siyasi liderlerin görev sürelerini kısaltan temel etkenlerden biri haline geldi.

🔹 Başbakan Keir Starmer, görevde yalnızca iki yıl kaldıktan sonra istifa kararı aldı. Ondan önce görev yapan Rishi Sunak, Liz Truss, Boris Johnson ve Theresa May de benzer ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldı.

🔹 Liz Truss, finansmanı sağlanmamış vergi indirimleri planının piyasalarda yarattığı kriz nedeniyle iki aydan kısa sürede görevden ayrıldı.

🔹 Britanya’da ücret artışları enflasyonun gerisinde kaldı. Enflasyondan arındırılmış ortalama haftalık ücretler, İşçi Partisi’nin 2024’te iktidara gelmesinden bu yana yüzde 1’den daha az arttı.

🔹 Vergi yükü son on yılların en yüksek seviyelerine ulaştı.

🔹 Ekonomik büyümenin zayıf seyretmesi, altyapı sorunları, konut açığı ve kamu hizmetlerindeki baskılar gibi sorunların çözümünü zorlaştırdı.

🔹 İngiltere ekonomisi, Theresa May’in göreve geldiği 2016 yılından bu yana yıllık ortalama yaklaşık yüzde 1 büyüdü.

🔹 Kişi başına düşen gelirdeki artış da aynı dönemde sınırlı kaldı ve yaşam standartlarında belirgin bir iyileşme sağlanamadı.

🔹 2024 seçimlerinde İşçi Partisi’nin büyük zafer kazanmasında seçmenlerin ekonomik değişim beklentisi etkili oldu.

🔹 Ancak yaşam maliyeti baskılarının sürmesi ve ekonomik iyileşmenin hissedilmemesi, Starmer hükümetine yönelik desteğin azalmasına yol açtı.

🔹 Mayıs ayında yapılan yerel seçimlerde İşçi Partisi ağır kayıplar yaşadı ve bu sonuç Starmer üzerindeki baskıyı artırdı.

🔹 Uluslararası Para Fonu, Birleşik Krallık ekonomisinin 2026 yılında yalnızca yüzde 0,8 büyümesini bekliyor.

🔹 İran savaşı nedeniyle yükselen enerji fiyatları da ekonomik görünüm üzerinde ek baskı oluşturuyor.

🔹 İş dünyası temsilcileri, başbakan değişikliğinin ekonomik sorunları ortadan kaldırmayacağını ve ülkenin siyasi istikrara ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.

🔹 Yeni başbakanın yatırımcı güvenini koruyacak, yaşam maliyetlerini düşürecek ve ekonomik büyümeyi destekleyecek bir plan ortaya koyması bekleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Pentagon İran Savaşı İçin Kongre’den 80 Milyar Dolar Talep Ediyor

AP News
23.06.2026

🔹 ABD Savunma Bakanlığı, İran savaşıyla bağlantılı maliyetleri karşılamak için Kongre’den yaklaşık 80 milyar dolar ek kaynak talep etti. Talebin büyük bölümü savaş harcamalarına ayrılacak.

🔹 Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Pentagon yetkilileri son günlerde Kongre üyelerine ek bütçe ihtiyacına ilişkin bilgilendirme yaptı.

🔹 Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi henüz Kongre’ye resmi bir ek bütçe talebi sunmadı.

🔹 Senato Çoğunluk Lideri John Thune, yönetimden ek savaş harcaması talebi beklediklerini ve teklif geldiğinde oylama desteğini değerlendireceklerini söyledi.

🔹 Cumhuriyetçiler, İran savaşı için talep edilen kaynak dışında yaklaşık 1,1 trilyon dolarlık normal savunma bütçesi ile 350 milyar dolarlık ilave savunma harcamasını da geçirmek istiyor.

🔹 Pentagon geçen ay savaş maliyetini 29 milyar dolar olarak tahmin etmişti. Yeni talep bu rakamın yaklaşık üç katına ulaştı.

🔹 İlk savaş haftasının maliyetinin 11,3 milyar dolar olduğu hesaplanmıştı. Savaşın başlangıcında Pentagon içinde 200 milyar dolara kadar çıkabilecek maliyet senaryoları da değerlendirilmişti.

🔹 Yeni bütçe talebinin önemli bir kısmı mühimmat stoklarının yenilenmesi, askeri ekipmanların onarımı ve bölgedeki kuvvetlerin operasyonel giderleri için kullanılacak.

🔹 Talep edilen miktara ABD askeri tesislerinde meydana gelen hasarların onarım ve yeniden inşa maliyetleri de dahil edilecek.

🔹 Demokrat Parti senatörleri, yaşam maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde savaşa daha fazla kaynak aktarılmasına karşı çıkıyor.

🔹 Senatör Patty Murray, Amerikalı ailelerin vergi gelirlerinin geniş kesimlerin karşı çıktığı bir savaş için harcandığını söyledi.

🔹 Cumhuriyetçi Senatör Jim Banks ise ek bütçeyi savunma sanayi kapasitesini güçlendirecek ve mühimmat stoklarını yenileyecek bir yatırım olarak değerlendirdi.

🔹 Senatör Jack Reed, savunma ve savunma dışı harcamalar konusunda iki partili genel bir bütçe uzlaşması sağlanmadan İran odaklı ek paketin ilerlemesinin zor olduğunu belirtti.

🔹 Senatör John Hoeven, pakete afet yardımları ve tarım desteklerinin de eklenmesi halinde Kongre’den geçme ihtimalinin artacağını söyledi.

🔹 Pete Hegseth, geçen ay Senato’da yaptığı açıklamada İran’ın nükleer silah elde etmesinin maliyetinin daha yüksek olacağını savunmuş ve İran’a karşı askeri müdahalenin bir bedeli olduğunu kabul etmişti.

← Ana sayfaya dön