← Ana sayfaya dön

Güney Kore, isteyen Kuzey Koreli savaş esirlerini kabul edecek

Nikkei Asia
23.06.2026

🔹 Güney Kore Dışişleri Bakanlığı, Rusya saflarında savaşırken Ukrayna tarafından esir alınan tüm Kuzey Koreli askerlerin istemeleri halinde Güney Kore’ye kabul edileceğini açıkladı.

🔹 Bakanlık, Kuzey Koreli savaş esirlerinin iradeleri dışında Rusya’ya veya Kuzey Kore’ye geri gönderilmesine karşı olduğunu bildirdi.

🔹 Güney Kore, Kuzey Kore vatandaşlarını anayasal olarak kendi vatandaşı kabul ediyor ve sığınma taleplerini değerlendirebiliyor.

🔹 Güney Kore ve Ukrayna dışişleri bakanlarının 30 Haziran’da Seul’de görüşmesi planlanıyor.

🔹 Görüşmelerde Ukrayna’da esir alınan Kuzey Koreli askerlerin durumu ve diğer ikili konuların ele alınması bekleniyor.

🔹 Kuzey Kore, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına asker göndererek Moskova’ya destek veriyor.

🔹 Ukrayna güçleri tarafından ele geçirilen Kuzey Koreli askerlerin geleceği, uluslararası hukuk ve savaş esirlerinin hakları açısından tartışma konusu olmaya devam ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Endonezya’da enerji krizi derinleşiyor: Yakıt sıkıntısı ve elektrik kesintileri arttı

Nikkei Asia
23.06.2026

🔹 Endonezya’nın birçok bölgesinde akaryakıt istasyonlarında uzun kuyruklar oluşurken, büyük şehirlerde elektrik kesintileri yaşanmaya başladı.

🔹 Hükümet, artan elektrik arzı sorunlarını gidermek amacıyla bazı kömür ihracatlarını geçici olarak durdurdu.

Yakıt sıkıntısı

🔹 Sumatra Adası’nda kamyon, otobüs ve özel araç sürücüleri dizel yakıt almak için saatlerce sıra bekliyor.

🔹 Batı Sumatra’da bazı sürücüler daha önce 5-6 saat süren bekleme sürelerinin 10 saate kadar çıktığını söyledi.

🔹 Özellikle Kuzey Sumatra, Riau ve Jambi eyaletlerinde yakıt sıkıntısının şehirler arası otobüs seferlerini 7 ila 10 saat geciktirdiği belirtildi.

🔹 Devlet enerji şirketi Pertamina’nın sübvansiyonlu yakıtlarına talep, sübvansiyonsuz ürünlerde yapılan fiyat artışlarının ardından hızla yükseldi.

🔹 Haziran ayında Pertamax benzininin fiyatı yüzde 30’dan fazla artırıldı ve birçok sürücü daha ucuz olan sübvansiyonlu Pertalite ürününe yöneldi.

🔹 Taşımacılık sektöründeki temsilciler, madencilik ve plantasyon şirketlerine ait bazı araçların da sübvansiyonlu dizel kullandığını ve bunun arz üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

🔹 Pertamina ise ülkede genel bir yakıt arz sorunu bulunmadığını açıkladı.

Elektrik kesintileri

🔹 Son haftalarda Cava Adası ve Büyük Jakarta bölgesinde çok sayıda konut ve iş yeri planlı elektrik kesintilerinden etkilendi.

🔹 Sektör kaynakları, bazı kömür santrallerinin kömür tedarikindeki yetersizlik nedeniyle faaliyetlerini durdurduğunu belirtti.

🔹 Devlet elektrik şirketi PLN, etkilenen santrallere kömür sevkiyatının yeniden başladığını ve tedarikçilerle sözleşme süreçlerinin hızlandırıldığını açıkladı.

🔹 PLN yönetimi daha sonra bazı kesintilerin özel şirketlere ait iki enerji santralindeki teknik arızalardan kaynaklandığını duyurdu.

Kömür ihracatına müdahale

🔹 Enerji ve Maden Kaynakları Bakanlığı, yerli elektrik santrallerinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bazı kömür ihracat sevkiyatlarını geçici olarak durdurdu.

🔹 Bakanlık, ihracata gitmesi planlanan belirli miktardaki kömürün iç piyasaya ve PLN santrallerine yönlendirildiğini açıkladı.

🔹 Endonezya dünyanın en büyük termik kömür ihracatçısı konumunda bulunuyor.

Uzman değerlendirmeleri

🔹 Enerji ekonomistleri, dizel sıkıntısının önemli nedenlerinden birinin sübvansiyonlu yakıt dağıtımındaki denetim eksiklikleri olduğunu belirtiyor.

🔹 Uzmanlar, yalnızca sübvansiyon hakkına sahip kullanıcıların destekli yakıt alabilmesi için doğrulama ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Mozart’a ait yedi bilinmeyen eser bulundu

New York Times
23.06.2026

🔹 Fransa Ulusal Kütüphanesi, Wolfgang Amadeus Mozart’ın 1778 yılında Paris’te verdiği derslere ait 44 sayfalık bir öğrenci defterinin bulunduğunu açıkladı.

🔹 Defter, Mozart’ın öğrencisi ve arp sanatçısı Marie-Louise-Philippine de Bonnières de Guînes ile yaptığı kompozisyon çalışmalarını içeriyor.

🔹 Keşif sayesinde flüt ve arp için yazılmış, daha önce bilinmeyen yedi eser gün yüzüne çıkarıldı.

Keşfin önemi

🔹 Salzburg’daki Uluslararası Mozarteum Vakfı Mozart Kütüphanesi Direktörü Armin Brinzing, buluntuyu "onlarca yılın en önemli Mozart keşfi" olarak nitelendirdi.

🔹 El yazmaları üzerinde yapılan incelemeler, notlardaki öğretmen düzeltmelerinin Mozart’a ait olduğunu doğruladı.

🔹 Defter, Mozart’ın öğrencisinin çalışmalarını nasıl düzelttiğini ve kompozisyon derslerinde hangi yöntemleri kullandığını ayrıntılı biçimde gösteriyor.

Eserler

🔹 Yeniden ortaya çıkarılan eserlerin çoğu kısa ve hafif karakterli flüt ve arp parçalarından oluşuyor.

🔹 Eserlerden biri tamamlanmamış durumda bulunuyor.

🔹 Bir hızlı bölümdeki müziğin yaklaşık yüzde 75-80’inin doğrudan Mozart tarafından yazıldığı değerlendiriliyor.

🔹 Bu eserlerin, Mozart’ın aynı dönemde Guînes ailesi için bestelediği Flüt ve Arp Konçertosu ile aynı müziksel çevrede ortaya çıktığı belirtiliyor.

İlk performans

🔹 Yeni bulunan eserler ilk kez Fransa Ulusal Kütüphanesi’nde düzenlenen konserle halka açık olarak seslendirildi.

🔹 Eserleri, Radio France Filarmoni Orkestrası üyeleri flüt sanatçısı Mathilde Caldérini ve arp sanatçısı Nicolas Tulliez icra etti.

🔹 Kayıtlar Fransa’nın kamu yayıncısı France Musique tarafından yayımlanmaya başladı.

Mozart’ın dersleri

🔹 Mozart’ın mektuplarında, öğrencisinin müzik teorisi çalışmalarını başarıyla tamamladığını ancak beste üretmekte zorlandığını yazdığı biliniyor.

🔹 Bulunan defter, Mozart’ın öğrencisinin yazdığı melodileri nasıl geliştirdiğini ve eserlerin oluşum sürecine ne ölçüde katkı verdiğini ortaya koyuyor.

🔹 Araştırmacılar, defterin hem yeni Mozart eserleri kazandırması hem de bestecinin eğitim yöntemlerini ayrıntılı biçimde göstermesi nedeniyle büyük önem taşıdığını belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Putin’in en çok istediği Donbas şehirlerinden binlerce kişi kaçıyor

New York Times
23.06.2026

🔹 Rusya, Ukrayna’nın kontrolünde kalan Donetsk bölgesindeki Sloviansk ve Kramatorsk gibi stratejik şehirlere yönelik bombardımanlarını yoğunlaştırdı.

🔹 Nisan ayında Sloviansk’a atılan yaklaşık 1,4 tonluk bomba bir şehir bloğunun büyük bölümünü yok etti ve bölgede yeni bir saldırı döneminin işareti olarak görüldü.

🔹 Donetsk bölgesinin yaklaşık yüzde 20’lik kısmı hâlâ Ukrayna’nın kontrolünde bulunuyor. Sloviansk ve Kramatorsk, Ukrayna’nın bölgedeki son büyük savunma merkezleri arasında yer alıyor.

🔹 Rus birlikleri Kostiantynivka’ya girdi, Druzhkivka ise büyük ölçüde harabeye döndü.

Artan saldırılar ve tahliyeler

🔹 Rus ordusu Sloviansk ve Kramatorsk’a yeterince yaklaşarak güdümlü bombalar ve patlayıcı dronlarla düzenli saldırılar gerçekleştirmeye başladı.

🔹 Sloviansk’ta nisan ayından itibaren haftada yaklaşık 1.000 kişi şehri terk etmeye başladı. Nüfus birkaç ay içinde yaklaşık 50 binden 44 binin altına düştü.

🔹 Rusya’nın ilerleme hızı şehirlerin kısa sürede ele geçirilmesine yetmese de bombardımanlar şehir yaşamını giderek daha zor hale getiriyor.

🔹 Ukraynalı yetkililer, Rus güçlerinin ikmal yollarını hedef alarak şehirleri kuşatma ve teslim olmaya zorlama stratejisi izlediğini belirtiyor.

Şehirlerde hayat durma noktasında

🔹 Sloviansk ve Kramatorsk çevresindeki yollara Rus dronlarını engellemek amacıyla geniş koruyucu ağ sistemleri kuruldu.

🔹 Sloviansk’taki ana hastane her hafta 10 ila 15 sivil dron saldırısı yaralısını tedavi ediyor. Haziran ayında doğum servisi bir saldırıda zarar gördüğü için kapatıldı.

🔹 Kramatorsk’ta çok sayıda iş yeri kapandı, sokaklar büyük ölçüde boşaldı ve şehir giderek hayalet kente dönüşmeye başladı.

🔹 Bölgeden tahliyeler sürerken otobüsler ve minibüslerle onlarca kişi her gün daha güvenli bölgelere taşınıyor.

Donbas’ın geleceği

🔹 Ukrayna, Donbas’ın Rusya’ya bırakılması yönündeki baskıları reddediyor ve bölgeyi savunmaya devam edeceğini söylüyor.

🔹 Ancak yıllardır süren bombardımanlar nedeniyle Bahmut, Avdiivka, Çasiv Yar ve Toretsk gibi şehirlerde olduğu gibi Donetsk’in kalan büyük kentlerinin de ağır yıkımla karşı karşıya kalabileceği endişesi büyüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekâ, astım sanılan hastada ölümcül kalp hastalığını tespit etti

New York Times
23.06.2026

🔹 New York’ta yaşayan 45 yaşındaki Louie Quiros, Şubat 2025’te kanlı öksürük ve nefes darlığı şikâyetiyle hastaneye başvurdu.

🔹 Akciğer röntgeninde belirgin bir sorun görülmedi. Elektrokardiyogram (EKG) sonucu anormal olsa da kesin bir teşhis koyduracak bulgu vermedi.

🔹 Doktorlar, kısa süre önce Kaliforniya’daki orman yangını dumanına maruz kaldığını öğrenince hastayı astım ilacı ve inhaler vererek taburcu etti.

Yapay zekânın tespiti

🔹 Hastanenin yürüttüğü bir klinik çalışmada EKG sonuçları EchoNext adlı yapay zekâ sistemiyle analiz ediliyordu.

🔹 EchoNext, hastanın EKG’sinde ciddi kalp hasarına işaret eden ve insan gözünün fark edemediği örüntüler tespit etti.

🔹 Bunun üzerine Quiros bir hafta sonra yeniden hastaneye çağrıldı ve ekokardiyografi incelemesi yapıldı.

Kalpte ciddi hasar bulundu

🔹 İnceleme sonucunda kalbin her kasılmada kanın yalnızca yüzde 10’unu pompalayabildiği ortaya çıktı.

🔹 Ayrıca mitral kapakta ciddi kaçak bulundu ve kanın bir kısmının kalbe geri döndüğü belirlendi.

🔹 Genetik testler sonucunda hastada ani ölüm riskiyle ilişkilendirilen nadir bir kalıtsal hastalık tespit edildi.

🔹 Hastanın hayatını kurtarmak için kalp nakli gerçekleştirildi.

EchoNext sistemi

🔹 EchoNext, NewYork-Presbyterian Hastanesi ve Columbia Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirildi.

🔹 Sistem, EKG çekiminden sonra 10 dakikadan kısa sürede sonuç üretebiliyor.

🔹 Yapay zekâ; kalbin pompalama gücündeki zayıflığı, kalp kapakçıklarındaki hasarı, kalp duvarındaki anormal kalınlaşmayı ve kalp-akciğer dolaşımındaki yüksek basıncı tespit edebiliyor.

🔹 Sistem, ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) onay aldı.

Ücretsiz kullanıma açılıyor

🔹 EchoNext, OpenEvidence adlı tıbbi yapay zekâ platformunu kullanan doktorlara ücretsiz sunulacak.

🔹 Doktorlar hastalarının EKG sonuçlarını sisteme yükleyerek olası ciddi kalp hastalıkları konusunda uyarı alabilecek.

🔹 Araştırmacılar, yapay zekânın doktorların yerini almasını değil, gözden kaçabilecek ciddi hastalıkları erken aşamada işaretleyen bir yardımcı araç olarak kullanılmasını hedefliyor.

🔹 Vaka çalışması Nature Medicine dergisinde yayımlandı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump: Lincoln Anıtı Yansıtma Havuzu’nun kötü durumu benim suçum değil

New York Times
23.06.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Lincoln Anıtı Yansıtma Havuzu’nda görülen yoğun yosun oluşumu ve soyulan kaplama malzemesinin, kendi talimatıyla yapılan 16,4 milyon dolarlık yenileme çalışmasından kaynaklanmadığını söyledi.

🔹 Trump, havuzdaki yosunların oluşumundan suya gübre atan kişileri sorumlu tuttu ve bazı kişilerin bilinçli olarak yosun oluşumuna neden olduğunu öne sürdü.

🔹 Uzmanlar ise havuzun sığ ve durgun yapısının yosun oluşumunu kolaylaştırdığını, ördek dışkıları ve sudaki fosfatların doğal gübre görevi gördüğünü belirtiyor.

🔹 Trump, havuzdaki poliüretan kaplamanın soyulmasının da vandalizm sonucu meydana geldiğini, birilerinin kaplamayı bıçak veya benzeri bir aletle kestiğini söyledi.

Gözaltılar ve soruşturma

🔹 İçişleri Bakanlığı yetkilileri, havuz çevresindeki olaylarla bağlantılı olarak beş kişinin gözaltına alındığını, beş kişiye de para cezası uygulandığını açıkladı.

🔹 Gözaltına alınan kişilerden David Carter Hearn, hükümet malına zarar vermekle suçlandığını ancak suçlamayı reddettiğini söyledi.

🔹 Hearn, havuzdaki soyulan kaplama parçasına dokunduğunu, yalnızca durumu inceleyen bir vatandaş olduğunu belirtti.

Yenileme çalışmaları

🔹 Trump, Barack Obama döneminde 2010-2012 yılları arasında havuz için yapılan 35 milyon doları aşan yenileme çalışmalarının da sorunu çözemediğini söyledi.

🔹 Obama dönemindeki çalışmaların ardından havuz kısa süre içinde yeniden yosunlanmış ve yılda yaklaşık 16 milyon galon su kaybetmeye devam etmişti.

🔹 Trump yönetimi, havuzun 4 Temmuz kutlamalarına yetiştirilmesi amacıyla ihalesiz iki ayrı sözleşme yaptı.

🔹 Virginia merkezli Atlantic Industrial Coatings şirketine 14,7 milyon dolarlık su yalıtım kaplama işi verildi.

🔹 Ohio merkezli Greenwater Services şirketi ise 1,7 milyon dolarlık sözleşmeyle yeni su arıtma sistemi kurmakla görevlendirildi.

🔹 Atlantic Industrial Coatings, soyulan kaplamanın projenin yalnızca küçük bir bölümünü etkilediğini ve havuzun ek onarımlar için yeniden boşaltılacağını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Protein ve lif içeren 5 besin grubu

New York Times
23.06.2026

🔹 Beslenme uzmanları, protein ve lifin aynı gıdada birlikte bulunmasının zor olduğunu, ancak bazı besin gruplarının her iki besini de önemli miktarda sağladığını belirtiyor.

🔹 ABD’de birçok kişi yeterli protein tüketmesine rağmen günlük lif ihtiyacını karşılayamıyor. Günlük önerilen lif miktarı kadınlar için 25 gram, erkekler için 38 gram.

🔹 Protein ve lifi birlikte içeren besinler tokluk hissini artırabiliyor, bağırsak sağlığını destekleyebiliyor ve kronik hastalık risklerini azaltabiliyor.

Baklagiller

🔹 Nohut, mercimek, kuru fasulye, barbunya ve bezelye gibi baklagiller yüksek protein ve lif içeriğiyle öne çıkıyor.

🔹 Yarım su bardağı pişmiş mercimek yaklaşık 9 gram protein ve 8 gram lif içeriyor.

🔹 Aynı miktardaki pişmiş siyah fasulye yaklaşık 7,5 gram protein ve 7,5 gram lif sağlıyor.

🔹 Düzenli baklagil tüketimi sağlıklı kilo, düşük tansiyon, düşük kolesterol ve daha düşük tip 2 diyabet riskiyle ilişkilendiriliyor.

Soya ürünleri

🔹 Edamame, tofu, soya sütü ve tempeh gibi soya bazlı ürünler hem protein hem lif içeriyor.

🔹 Yarım su bardağı edamame yaklaşık 9 gram protein ve 4 gram lif sağlıyor.

🔹 Yarım su bardağı tofu yaklaşık 22 gram protein ve 3 gram lif içeriyor.

🔹 Bir bardak soya sütü yaklaşık 8 gram protein ve 1,5 gram lif sunuyor.

🔹 Soya ürünleri ayrıca omega-3 ve omega-6 yağ asitleri gibi sağlıklı yağlar da içeriyor.

Kuruyemişler

🔹 Yer fıstığı ve badem gibi kuruyemişler protein ve lif bakımından zengin besinler arasında yer alıyor.

🔹 Yaklaşık 28 gram yer fıstığı 7,5 gram protein ve 2,5 gram lif içeriyor.

🔹 Aynı miktardaki badem yaklaşık 6 gram protein ve 3,5 gram lif sağlıyor.

🔹 Kuruyemiş tüketimi sağlıklı kilo kontrolü, kalp-damar sağlığı ve bazı kanser türlerinde daha düşük riskle ilişkilendiriliyor.

Tohumlar

🔹 Chia tohumu, keten tohumu ve kabak çekirdeği protein ve lif sağlayan önemli kaynaklar arasında bulunuyor.

🔹 Yaklaşık 28 gram kabak çekirdeği 8,5 gram protein ve 2 gram lif içeriyor.

🔹 Aynı miktardaki chia tohumu yaklaşık 5 gram protein ve 10 gram lif sağlıyor.

🔹 Tohumlar ayrıca yüksek miktarda omega-3 yağ asitleri içeriyor ve iltihaplanma, yüksek tansiyon ve tip 2 diyabet risklerinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.

Tam tahıllar

🔹 Yulaf, kinoa, esmer pirinç ve farro gibi tam tahıllar protein ve lif kombinasyonu sunuyor.

🔹 Yarım su bardağı yulaftan hazırlanan yulaf ezmesi yaklaşık 6 gram protein ve 5 gram lif içeriyor.

🔹 Bir bardak pişmiş kinoa yaklaşık 8 gram protein ve 5 gram lif sağlıyor.

🔹 Tam tahıl tüketimi bağırsak sağlığının desteklenmesi ve kolorektal kanser, kalp hastalıkları ile tip 2 diyabet risklerinin azaltılmasıyla ilişkilendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD, İran ile yapılan görüşmelerde ilerleme sağlandığını belirterek petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırdı

New York Times
23.06.2026

🔹 ABD yönetimi, İran’a yönelik petrol yaptırımlarını 60 gün süreyle askıya aldı.

🔹 Karar, İsviçre’nin Bürgenstock kentinde yürütülen ABD-İran görüşmelerinde kaydedilen ilerlemenin ardından alındı.

🔹 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptırım muafiyetinin devam eden görüşmelerdeki yapıcı gelişmelerin sonucu olduğunu açıkladı.

🔹 Muafiyet kapsamında İran petrolünün ABD doları üzerinden satılmasına izin verildi ve İran’ın dolar sistemine erişimi genişletildi.

🔹 ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın nükleer tesislerine Birleşmiş Milletler denetçilerinin girişine izin vermeyi kabul ettiğini söyledi.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump da İran’ın gelecekte kapsamlı silah denetimlerini kabul edeceğini belirtti.

🔹 İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmail Baghaei ise nükleer denetimlerle ilgili yeni bir taahhütte bulunulmadığını açıkladı.

🔹 İran, Birleşmiş Milletler denetçileriyle olası temasların mevcut prosedürler çerçevesinde yürütüleceğini bildirdi.

🔹 Görüşmelerde Hürmüz Boğazı ve Lübnan’daki gerilimin azaltılması için yeni iletişim mekanizmaları oluşturuldu.

🔹 ABD tarafı, Lübnan’daki yeni mekanizmanın gelecekte çatışmaların yeniden büyümesini önlemeye yardımcı olacağını açıkladı.

🔹 Katar ve Pakistanlı arabulucular görüşmelerde teşvik edici ilerlemeler sağlandığını duyurdu.

🔹 Nükleer denetimlerin yeniden başlaması ve yaptırımların kaldırılması, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadaki bazı temel unsurların yeniden uygulanması anlamına geliyor.

🔹 ABD, 2018 yılında Trump’ın kararıyla söz konusu anlaşmadan çekilmişti.

🔹 İran, ABD’nin anlaşmadan ayrılmasının ardından nükleer denetimleri kademeli olarak sınırlandırmıştı.

🔹 İran ve ABD arasında geçen hafta imzalanan mutabakat kapsamında Tahran, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde seyrelteceğini kabul etmişti.

🔹 İran yönetimi nükleer programının yalnızca sivil amaçlı olduğunu ve uranyum zenginleştirme hakkından vazgeçmeyeceğini belirtiyor.

🔹 ABD Hazine Bakanlığı, mutabakat çerçevesinde İran petrolünün üretimi, teslimatı ve satışına izin veren 60 günlük genel lisans yayımladı.

🔹 Karar, İran’ın yıllardır indirimli fiyatlarla satmak zorunda kaldığı petrol ihracatından daha yüksek gelir elde etmesinin önünü açabilir.

🔹 ABD yönetimi, İran’ın savaş sırasında fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması karşılığında ekonomik teşvikler sunabileceğinin sinyalini vermişti.

🔹 İranlı yetkililer, İsviçre görüşmelerinde yaklaşık 24 milyar dolarlık dondurulmuş varlığa erişim konusunda ilerleme sağlandığını açıkladı.

🔹 İran Merkez Bankası Başkanı Abdolnaser Hemmati, varlıkların serbest bırakılması sürecini başlatacak mutabakatların imzalandığını söyledi.

🔹 ABD tarafı dondurulmuş fonların serbest bırakılacağını doğrulamadı.

🔹 JD Vance, serbest bırakılması halinde İran fonlarının ABD tarım ürünleri gibi Amerikan mallarının alımında kullanılacağını ve terör faaliyetlerinde kullanılamayacağını söyledi.

🔹 ABD ve Katar’ın olası fon transferlerini denetlemesi planlanıyor.

🔹 Taraflar nihai bir anlaşmaya ulaşmak için 60 gün içinde müzakereleri tamamlamayı hedefliyor.

🔹 İran heyeti görüşmelerin ardından Umman’a geçerek Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini yönetecek yeni mekanizma üzerine görüşmelere başladı.

🔹 İran, Hürmüz Boğazı’nda sağlayacağı hizmetler karşılığında ücret alınmasını isterken, Trump boğazın kalıcı olarak ücretsiz olmasını istediğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Brexit oylamasından bu yana geçen 10 yılda Brexit’in İngiltere ekonomisine büyüme kaybettirdiği belirtiliyor

New York Times
23.06.2026

🔹 İngiltere’nin 23 Haziran 2016’da Avrupa Birliği’nden ayrılma yönünde oy kullanmasının üzerinden 10 yıl geçti.

🔹 Ekonomistler, Brexit’in İngiltere ekonomisine zarar verdiği ve maliyetlerin yıllar içinde birikerek faydalarını büyük ölçüde aştığı görüşünde birleşiyor.

🔹 İngiltere, Brexit referandumundan bu yana yedinci başbakanına hazırlanıyor. Başbakan Keir Starmer görevden ayrılacağını açıkladı.

🔹 Son anketlerde Britanyalıların yaklaşık yarısı Brexit’in beklediklerinden daha kötü sonuç verdiğini belirtirken, nüfusun yarısından fazlası Avrupa Birliği’ne yeniden katılmayı destekliyor.

🔹 Araştırmalar, İngiltere ekonomisinin Avrupa Birliği’nde kalınmış olsaydı ulaşabileceği seviyenin yaklaşık yüzde 4 ila yüzde 6 altında olduğunu gösteriyor.

🔹 Stanford Üniversitesi’nden Nicholas Bloom liderliğindeki bir çalışma, Brexit’in İngiltere’nin gayrisafi yurt içi hasılasını yüzde 8’e kadar azaltmış olabileceğini ortaya koydu.

🔹 İngiltere’nin bağımsız mali denetim kurumu olan Office for Budget Responsibility, Brexit’in uzun vadede ülkenin verimliliğini yüzde 4 azaltacağını öngörüyor.

🔹 Ekonomik maliyetlerin önemli bölümü, Avrupa Birliği ile ticarette ortaya çıkan yeni engellerden kaynaklanıyor.

🔹 2021’de yürürlüğe giren ticaret düzenlemeleri ek evrak işlemleri, sınır kontrolleri ve yeni kurallar getirdi.

🔹 Araştırmalara göre Brexit sonrası İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne ihracatı yaklaşık yüzde 12, ithalatı ise yüzde 16 geriledi.

🔹 Tarım ve gıda ürünleri ihracatı yaklaşık yüzde 30 düştü. Bazı sektörlerde sınır kontrolleri nedeniyle ihracat ekonomik olmaktan çıktı.

🔹 Küçük işletmelerin önemli bölümü Avrupa pazarındaki faaliyetlerini ek maliyetler ve bürokrasi nedeniyle azalttı.

🔹 Hizmet sektörünün performansı daha güçlü kaldı ancak ekonomistler bunu büyük ölçüde pandemi sonrası çevrim içi hizmet talebindeki artışa bağlıyor.

🔹 İngiltere Brexit sonrasında 72 ülkeyi kapsayan 39 ayrı ticaret anlaşması imzaladı.

🔹 Buna rağmen yeni ticaret anlaşmaları Avrupa Birliği ile kaybedilen ticaret hacmini telafi edemedi.

🔹 Avrupa Birliği hâlâ İngiltere’nin en büyük ticaret ortağı konumunda ve ülke ticaretinin yüzde 40’ından fazlasını oluşturuyor.

🔹 Brexit sonrası belirsizlik ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle şirket yatırımları uzun süre baskı altında kaldı.

🔹 Ulusal Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, Brexit kaynaklı belirsizliğin uzun vadeli şirket yatırımlarını yaklaşık yüzde 4 azalttığını hesaplıyor.

🔹 Brexit’in en büyük etkilerinden biri göç yapısında yaşandı.

🔹 Avrupa Birliği’nden gelen göç azalırken, Avrupa Birliği dışındaki ülkelerden gelen göç önemli ölçüde arttı.

🔹 Konaklama, gıda işleme, sağlık ve bakım hizmetleri gibi sektörler geleneksel iş gücü kaynaklarının azalması nedeniyle ek maliyetlerle karşılaştı.

🔹 Londra Avrupa’nın en büyük finans merkezi olmayı sürdürdü ancak bazı faaliyetler Amsterdam ve Dublin gibi şehirlere kaydı.

🔹 Finans sektöründeki faaliyet kaybı ani bir çıkış yerine yıllara yayılan kademeli bir süreç şeklinde gerçekleşti.

🔹 İşçi Partisi hükümeti Avrupa Birliği ile ilişkileri yeniden güçlendirmeye çalışsa da Avrupa tek pazarı, gümrük birliği ve serbest dolaşım sistemine geri dönmeyi planlamıyor.

🔹 Analistler, İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde önümüzdeki birkaç yıl içinde köklü bir değişim beklemiyor.

🔹 Araştırmacılar, Brexit’in en büyük maliyetlerinden birinin gerçekleşmeyen yatırımlar, projeler ve ekonomik fırsatlar olduğunu belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Araştırma, Çin’in merkezinde Doğu ve Batı genlerinin 4 bin yıllık birleşimini ortaya koydu

South China Morning Post
23.06.2026

🔹 Çin’in kuzeybatısındaki Ningxia Hui Autonomous Region bölgesinde yapılan geniş kapsamlı antik genom araştırması, Doğu ve Batı Avrasya kökenli toplulukların savaşlar, göçler ve ticaret yoluyla binlerce yıl boyunca kaynaştığını ortaya koydu.

🔹 Araştırma, Fudan University, Ningxia Institute of Cultural Relics and Archaeology ve Northwest University iş birliğiyle yürütüldü.

🔹 Çalışmada Ningxia’daki 23 arkeolojik alandan çıkarılan 89 iskelet incelendi ve yaklaşık 4.245 ila 301 yıl öncesine uzanan 69 yüksek kaliteli genom verisi elde edildi.

🔹 Araştırmaya göre Han Çinlilerine ait genetik yapı ilk kez büyük ölçekte MÖ 127 yılında, Han Dynasty döneminde bölgeye ulaştı.

🔹 Tarihî kayıtlara göre Han İmparatorluğu’nun kuzeybatıya düzenlediği seferlerin ardından yaklaşık 1 milyon kişi imparatorluğun merkez bölgelerinden Ningxia’ya göç etti.

🔹 Han dönemi mezarlarında bulunan bireylerin büyük bölümü genetik olarak Sarı Nehir havzasındaki tarım topluluklarına benzer özellikler gösterdi.

🔹 Araştırmacılar, Doğu ve Batı kökenli ailelerde Batılı kadınların Han erkeklerinin ailelerine katıldığı karma evlilik örneklerine rastladı.

🔹 Han döneminden sonra bölgenin genetik yapısında Sarı Nehir havzası kökenli tarım topluluklarının etkisi baskın hale geldi.

🔹 Daha sonraki yüzyıllarda Silk Road üzerindeki ticaret faaliyetleri Doğu ve Batı Avrasya arasında sürekli gen alışverişine yol açtı.

🔹 Sui ve Tang hanedanlıkları dönemine ait incelenen 14 grubun 12’sinde Avrasya bozkırları veya Orta Asya kökenli ek genetik katkılar tespit edildi.

🔹 Bazı bireylerde Batı Avrasya kökenli genetik bileşenlerin yüzde 80’in üzerine çıktığı ve bunların birinci nesil Batı veya Orta Asya göçmenleri olduğu belirlendi.

🔹 Araştırma, Batı Avrasya kökenli erkeklerle Sarı Nehir havzası kökenli kadınlar arasındaki evliliklerin de yaygın olduğunu gösterdi.

🔹 Genetik karışım olaylarının çoğunun bireylerin ölümünden yaklaşık 10 nesil önce gerçekleştiği ve yakın dönem nüfus hareketlerini yansıttığı tespit edildi.

🔹 Araştırmacılar, antik DNA verilerinin İpek Yolu’nun Avrasya kıtasında geniş çaplı nüfus hareketlerini ve gen alışverişini teşvik ettiğini doğrudan doğruladığını belirtti.

🔹 1038 yılında kurulan Western Xia Devleti bölgenin genetik tarihinde üçüncü büyük dönüşümü oluşturdu.

🔹 Western Xia’nın ana halkı olan Tangutların genetik yapısının yaklaşık yüzde 50,6’sı Sarı Nehir havzası, yüzde 49,4’ü ise Tibet Platosu kökenli bileşenlerden oluşuyordu.

🔹 Bulgular, Tangutların Sarı Nehir’in yukarı kesimlerinden geldiğini ve Han ile Tibet topluluklarıyla yakın ilişkili olduğunu gösterdi.

🔹 Western Xia’nın 1227 yılında Genghis Khan liderliğindeki Moğol orduları tarafından yıkılmasının ardından bölgede yeniden Han Çinlisi tarım toplulukları baskın hale geldi.

🔹 Qing Hanedanlığı döneminde Ningxia artık sınır bölgesi olmaktan çıktı ve imparatorluğun iç bölgelerinden biri haline geldi.

🔹 Qing dönemine ait incelenen mezar örneklerinin büyük kısmı tipik Doğu Asya genetik özellikleri taşıyor ve soylarının ortalama yüzde 79,5’i Sarı Nehir havzasındaki geç dönem çiftçi topluluklarına dayanıyor.

🔹 Araştırmanın genel sonucu, Ningxia nüfusunun tek bir göç dalgasıyla şekillenmediğini; farklı dönemlerde gerçekleşen göçler, evlilikler, kültürel kaynaşmalar ve nüfus hareketleriyle oluşan çok katmanlı bir genetik geçmişe sahip olduğunu ortaya koydu.

← Ana sayfaya dön