← Ana sayfaya dön

İsrail eski başbakanı: İran’a gizlice Starlink cihazları soktuk

Reuters
24.06.2026

🔹 Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, İran’daki hükümet karşıtı protestoculara destek amacıyla on binlerce Starlink internet alıcısının İran’a gizlice sokulması sürecini başlattığını açıkladı.

🔹 Bennett, cihazların internet ve sosyal medya erişiminin kesintiye uğramaması için planlandığını söyledi.

🔹 Starlink, Elon Musk’ın SpaceX şirketine ait uydu internet sistemi olarak hizmet veriyor.

🔹 İran daha önce İsrail ve ABD’yi Starlink cihazlarını ülkeye sokarak güvenliğini hedef almakla suçlamıştı.

🔹 Starlink’in İran’da resmi faaliyet izni bulunmuyor. Elon Musk daha önce hizmetin İran’da aktif olduğunu açıklamıştı.

Protestolar ve internet erişimi

🔹 Bennett, cihazların protestocuların koordinasyon sağlamasına ve İran yönetimine karşı örgütlenmesine yardımcı olmasının hedeflendiğini belirtti.

🔹 Bennett, mevcut İsrail hükümetinin projeyi sürdürmediğini ve bu nedenle protestolar sırasında planlanan altyapının hazır olmadığını söyledi.

🔹 İran yönetimi geçmiş yıllardaki kitlesel protestolar sırasında ve ABD-İsrail ile yaşanan savaş döneminde internet erişimini kısıtlamıştı.

🔹 İnternet kesintileri sırasında bazı İranlıların Starlink sistemlerini kullandığı daha önce ortaya çıkmıştı.

İran yönetimine yönelik açıklamalar

🔹 Bennett, İsrail ve Orta Doğu ülkelerinin İran yönetimine karşı birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

🔹 İran yönetimini “eski, kopuk ve yetersiz bir rejim” olarak nitelendiren Bennett, rejimin Sovyetler Birliği gibi çökeceğini savundu.

🔹 Bennett, Ekim 2026’ya kadar yapılması gereken seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu’ya karşı yarışabilecek muhalefet liderlerinden biri olarak görülüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD Senatosu da İran savaşının durdurulması yönünde oy kullandı

Reuters
24.06.2026

🔹 ABD Senatosu, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlarını durdurmasını isteyen kararı 50'ye karşı 48 oyla kabul etti.

🔹 Karar daha önce Temsilciler Meclisi'nden de geçmişti.

🔹 Böylece 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası'nın kabulünden bu yana ilk kez Kongre'nin her iki kanadı da bir başkanın askeri çatışmalardan çekilmesini isteyen bir kararı onayladı.

Kongre'den Trump'a tepki

🔹 Oylama, İran'a yönelik savaşın kamuoyundaki desteğinin zayıfladığı bir dönemde gerçekleşti.

🔹 Dört Cumhuriyetçi senatör Demokratların büyük çoğunluğuna katılarak karar lehinde oy kullandı.

🔹 İki Cumhuriyetçi senatör oylamaya katılmadı.

🔹 Trump, kararı "zamansız ve anlamsız" olarak nitelendirdi.

🔹 Trump, karar lehine oy verenleri İran'a destek vermek ve müzakereleri zorlaştırmakla suçladı.

Kamuoyu desteği zayıflıyor

🔹 Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların yalnızca dörtte biri İran savaşının maliyetine değdiğini düşünüyor.

🔹 Ankete katılanların çoğu İran ile sağlanan ateşkesin kalıcı olmayacağından endişe duyuyor.

🔹 Savaşın finansmanı için yönetimin Kongre'den on milyarlarca dolarlık ek kaynak talep etmesi bekleniyor.

Hukuki tartışma

🔹 Karar, Savaş Yetkileri Yasası kapsamında Kongre'nin askeri operasyonları sonlandırma girişimi olarak kabul ediliyor.

🔹 Ancak kararın hukuki bağlayıcılığı konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.

🔹 Beyaz Saray, Savaş Yetkileri Yasası'nın anayasaya uygun olmadığını ve bağlayıcı nitelik taşımadığını savunuyor.

🔹 Beyaz Saray ayrıca ABD'nin İran'a yönelik çatışmaları ateşkesle sona erdirdiğini ve bu nedenle kararın fiili bir etkisi olmadığını belirtiyor.

🔹 Hukuk uzmanları, kararın uygulanabilirliğine ilişkin nihai değerlendirmenin mahkemeler tarafından yapılabileceğini ifade ediyor.

İran anlaşması Kongre'ye gelebilir

🔹 Kongre'nin, İran'ın nükleer programını etkileyen olası bir barış anlaşmasını inceleme ve oylama yetkisi bulunuyor.

🔹 Senato Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri John Thune, İran ile varılacak nihai anlaşmanın Kongre tarafından değerlendirileceğini söyledi.

🔹 Demokrat milletvekilleri İran savaşına ilişkin yeni oylamalar düzenleyerek Cumhuriyetçilerin tutumunu kayıt altına almayı planlıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Rubio, İran anlaşmasına ilişkin soru işaretlerini gidermek için Körfez turuna başladı

Reuters
24.06.2026

🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile yapılan anlaşmaya ilişkin Körfez ülkelerinin endişelerini ele almak amacıyla üç günlük Orta Doğu turuna başladı.

🔹 Rubio, geçen hafta İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan anlaşmanın ardından bölgeye yaptığı ilk üst düzey diplomatik ziyareti gerçekleştiriyor.

🔹 Abu Dabi'ye varışında konuşan Rubio, müttefiklerin anlaşmaya yönelik kaygılarının görüşmelerde gündeme geleceğini söyledi.

Körfez ülkelerinin endişeleri

🔹 Körfez ülkeleri, İran için öngörülen 300 milyar dolarlık yeniden inşa fonunu fazla cömert bir taviz olarak görüyor.

🔹 Bölge ülkeleri, İran'ın bu kaynakları askeri kapasitesini yeniden inşa etmek için kullanabileceğinden endişe ediyor.

🔹 Anlaşmanın İran'ın balistik füze programına ilişkin herhangi bir düzenleme içermemesi de Körfez ülkelerinde rahatsızlık yaratıyor.

🔹 Körfez ülkelerinin tamamı savaş sırasında İran füze ve İHA saldırılarının hedefi olmuştu.

Rubio ve Vance

🔹 İran ile son görüşmelerde ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance liderlik etti.

🔹 Rubio son haftalarda İran müzakerelerinde daha geri planda kaldı.

🔹 Cumhuriyetçi Parti içinde Rubio ve Vance, Donald Trump sonrası dönemin olası başkan adayları arasında gösteriliyor.

Bölgesel güvenlik

🔹 Rubio'nun ziyaret ettiği ülkeler arasında Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt bulunuyor.

🔹 Her iki ülke de önemli ABD askeri üslerine ev sahipliği yapıyor.

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri, savaş sırasında yaşanan güvenlik sorunları nedeniyle yabancı çalışanların ülkeden ayrılması sonucu ekonomik baskıyla karşı karşıya kaldı.

🔹 İran, savaş sırasında Körfez ülkelerinin ABD operasyonlarına çeşitli lojistik kolaylıklar sağladığını savunuyor.

İran bağlantılı saldırılar

🔹 İran'ın Irak'ta Körfez ülkelerine yönelik saldırılar düzenlemek için yeni gizli hücreler oluşturduğu bildirildi.

🔹 Bu hücrelerin nisan ve mayıs aylarında Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'daki hedeflere yönelik en az yedi İHA saldırısı gerçekleştirdiği belirtiliyor.

🔹 Rubio'nun temaslarında İran'ın bölgedeki faaliyetleri ve anlaşmanın güvenlik boyutlarının da ele alınması bekleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD ve İran, savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmanın temel maddelerinde anlaşmazlık yaşıyor

Reuters
24.06.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer tesislerde süresiz uluslararası denetimleri kabul ettiğini söyledi.

🔹 İran ise İsviçre'deki görüşmelerde nükleer programının hiç gündeme gelmediğini ve yeni bir denetim taahhüdü vermediğini açıkladı.

🔹 Taraflar, geçen hafta imzalanan ve savaşı sona erdirmeyi amaçlayan çerçeve anlaşmanın önemli maddeleri konusunda farklı açıklamalar yapıyor.

Nükleer denetimler ve dondurulan varlıklar

🔹 Trump, İran'ın "sonsuz süreyle" en üst düzey nükleer denetimleri kabul ettiğini belirtti.

🔹 İran yönetimi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerini yeniden ülkeye davet etmeyi kabul etmediğini açıkladı.

🔹 Trump, serbest bırakılacak İran varlıklarının yalnızca ABD'den gıda ve tıbbi ürün satın alınmasında kullanılacağını söyledi.

🔹 İran'ın Cenevre'deki BM Büyükelçisi Ali Bahreini, dondurulmuş varlıkların nasıl kullanılacağına yalnızca İran'ın karar vereceğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı

🔹 Anlaşma kapsamında İran, Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin 60 gün boyunca serbest kalmasını kabul etti.

🔹 İran, bu sürenin ardından geçiş ücretleri veya başka bedeller uygulanabileceğini belirtiyor.

🔹 İran ve Umman yayımladıkları ortak açıklamada Hürmüz Boğazı üzerindeki egemen haklarını vurguladı ve geçiş trafiğini birlikte yöneteceklerini duyurdu.

🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, nihai anlaşmada İran'ın gemilerden geçiş ücreti almasına izin verilmeyeceğini söyledi.

Savaşın sona erdirilmesine yönelik çerçeve

🔹 Çerçeve anlaşma, İran'a yönelik ABD yaptırımlarının kaldırılmasını ve yurt dışındaki İran varlıklarının serbest bırakılmasını öngörüyor.

🔹 Anlaşmada İran'ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir yatırım fonu oluşturulması da yer alıyor.

🔹 İran'ın nükleer programına ilişkin ayrıntıların ise önümüzdeki 60 günlük müzakerelerde ele alınması planlanıyor.

ABD iç siyasetinde tepkiler

🔹 Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların yüzde 35'i ABD'nin İran karşısında savaştan önceye göre daha zayıf bir konumda olduğunu düşünüyor.

🔹 Katılımcıların yüzde 23'ü ise ABD'nin daha güçlü hale geldiği görüşünü paylaştı.

🔹 ABD Senatosu, Temsilciler Meclisi'nin daha önce kabul ettiği ve ABD'nin savaştan çekilmesini öngören kararı 50'ye karşı 48 oyla onayladı.

🔹 Karar sembolik nitelik taşısa da Cumhuriyetçi Parti içinde savaş konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu ortaya koydu.

Bölgesel gelişmeler

🔹 ABD, İran Milli Futbol Takımı'nın Seattle'daki Dünya Kupası maçı öncesinde ülkeye giriş kısıtlamalarını gevşetti ve takıma ek hazırlık süresi tanıdı.

🔹 İsrail ile Lübnan arasındaki gerilim de anlaşmanın tartışmalı başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

🔹 İran, anlaşmanın İsrail'in Lübnan'dan çekilmesini gerektirdiğini savunuyor.

🔹 İsrail ise güney Lübnan'daki güvenlik bölgesini koruyacağını ve tehdit gördüğü hedeflere karşı operasyonlarını sürdüreceğini belirtiyor.

🔹 Lübnan'ın güneyinde İsrail ateşi sonucu iki kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

🔹 Hizbullah, olayın ardından İsrail'i ateşkesi ihlal etmekle suçladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD'nin İran'daki büyük hatası

Atlantic
24.06.2026

🔹 ABD ve İsrail, Şubat ayında İran'a yönelik savaşı İran hükümetini taviz vermeye zorlamak veya halk ayaklanmasıyla rejimi devirmek amacıyla başlattı.

🔹 İran'da beklenen halk ayaklanması gerçekleşmedi, hükümet ise geri adım atmak yerine Hürmüz Boğazı'nı kapatarak direniş stratejisi izledi.

🔹 ABD'nin planı büyük ölçüde hava saldırılarına dayanıyordu ve kara harekâtı tehdidi içermiyordu.

Hava gücü tartışması

🔹 20. yüzyıl boyunca bazı askeri teorisyenler savaşların büyük ölçüde hava bombardımanlarıyla kazanılabileceğini savundu.

🔹 II. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın Londra bombardımanları İngiltere'yi teslim olmaya zorlayamadı.

🔹 Müttefiklerin Almanya'ya yönelik yoğun bombardımanları da Nazi yönetiminin direncini tek başına kıramadı.

🔹 Japonya'nın teslimiyetinde atom bombaları ve Sovyetler Birliği'nin Mançurya'yı işgali belirleyici rol oynadı.

🔹 Vietnam Savaşı'nda milyonlarca ton bomba kullanılmasına rağmen Kuzey Vietnam teslim olmadı ve savaş sonunda ülkeyi birleştirdi.

🔹 Körfez Savaşı, Kosova ve Afganistan örneklerinde hava operasyonlarına kara güçleri veya kara harekâtı tehdidi eşlik etti.

İran savaşındaki değerlendirme

🔹 İran'a karşı yürütülen operasyonda rejimi devirecek bir kara işgali tehdidi bulunmadı.

🔹 ABD, İran'ın su, elektrik ve ulaştırma altyapısını geniş çapta hedef almaktan kaçındı.

🔹 İran ise savaşın sonucunun Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalma süresine bağlı olduğunu değerlendirerek bu stratejiye odaklandı.

🔹 İran yönetimi, çatışma boyunca ABD'ye ekonomik ve jeopolitik baskı oluşturabilecek bir karşılık verme kapasitesini korudu.

Sonuçlar

🔹 ABD'nin mühimmat stoklarında önemli azalma yaşandığı belirtiliyor.

🔹 Savaşın ABD'nin uluslararası ilişkileri ve askeri itibarı üzerinde olumsuz etkiler yarattığı değerlendiriliyor.

🔹 İran yönetiminin çatışmalar sonrasında stratejik açıdan daha güçlü bir konuma ulaştığı görüşü öne çıkıyor.

🔹 Hava gücüne dayalı savaş stratejisinin tek başına sonuç almakta yetersiz kaldığı değerlendirmesi yapılıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

AB ülkeleri göçmenler için Ruanda ve Özbekistan’da “geri dönüş merkezleri” kurmayı değerlendiriyor

Politico
24.06.2026

🔹 Bir grup AB ülkesi, iltica başvuruları reddedilen göçmenlerin gönderileceği geri dönüş merkezlerini Ruanda ve Özbekistan’da kurmayı değerlendiriyor.

🔹 Plan, AB üyesi ülkelere reddedilen sığınmacıları AB dışındaki ülkelerde oluşturulacak merkezlerde tutma yetkisi veren yeni yasanın kabul edilmesinin ardından gündeme geldi.

🔹 AB üyesi 27 ülkenin yarısından fazlası bu ay gönderdikleri ortak mektupta merkezlerin hızla kurulmasını talep etti.

Destek veren ülkeler

🔹 Danimarka, Avusturya, Yunanistan, Almanya ve Hollanda girişimin öncülüğünü yapıyor.

🔹 Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ilk anlaşmaların 2026 yılında tamamlanmasını ve merkezlerin 2027’de faaliyete geçmesini hedeflediklerini söyledi.

🔹 Merkezlere ev sahipliği yapacak ülkeler konusunda henüz nihai karar verilmedi.

Olası ülkeler

🔹 Görüşmelerde Ruanda ve Özbekistan öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.

🔹 Uganda da değerlendirilen seçeneklerden biri olarak gündeme geldi.

🔹 Mısır ve Libya gibi Avrupa’ya yakın ülkeler ise insan kaçakçılığı riskleri nedeniyle seçenekler arasından çıkarıldı.

İnsan hakları tartışması

🔹 Yeni kurallar, merkezlerin kurulacağı ülkelerin insan haklarına ve uluslararası hukuka uygun hareket etmesini şart koşuyor.

🔹 AB ülkeleri, uygulamanın denetlenmesinde Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) rol almasını istiyor.

🔹 UNHCR, mültecilerin zarar görebilecekleri ülkelere gönderilme riski bulunduğu uyarısında bulundu.

🔹 Fransa ve İspanya plana itiraz eden ülkeler arasında yer alıyor.

🔹 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, üçüncü ülkelerde kurulan geri dönüş merkezlerinin başarıyla işlediğini hiç görmediğini söyledi.

🔹 Avrupa Parlamentosu’ndaki Yeşiller Grubu, uygulamanın insan onuru ve temel haklarla ilgili AB değerleriyle çeliştiğini savundu.

Uygulamanın kapsamı

🔹 Merkezler, AB’de kalmak için tüm hukuki yolları tüketmiş ve sınır dışı edilmeyi bekleyen kişileri kapsayacak.

🔹 Bu model, daha önce Birleşik Krallık’ın Ruanda planı ile İtalya’nın Arnavutluk merkezlerinden farklı olarak yeni gelen göçmenleri veya sığınmacıları değil, iltica talebi kesin olarak reddedilmiş kişileri hedef alıyor.

🔹 Birleşik Krallık’ın Ruanda planı iptal edilmiş, Danimarka’nın benzer girişimi ilerlememiş, İtalya’nın Arnavutluk merkezleri ise mahkemelerde çeşitli itirazlarla karşılaşmıştı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın iki başdanışmanı görevlerinden ayrıldı

Bloomberg
24.06.2026

🔹 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ile yakın çalışan iki başdanışman, Halil İbrahim Aydın ve Eren Ocakverdi, haziran ayında görevlerinden ayrıldı.

🔹 Her iki ekonomist de Para Politikası Kurulu üyelerine danışmanlık yapıyordu.

🔹 Ayrılıkların nedeni hakkında bilgi verilmedi.

Ayrılan isimler

🔹 Halil İbrahim Aydın, Merkez Bankası'nda 10 yıldan uzun süre görev yaptı.

🔹 Eren Ocakverdi, 2024 yılında Yapı ve Kredi Bankası'ndan Merkez Bankası'na katılmıştı.

🔹 Ocakverdi'nin LinkedIn profilindeki bilgilere göre, haziran ayında kurumdan ayrıldığı görülüyor.

Son dönemdeki değişiklikler

🔹 Ayrılıklar, TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay'ın nisan ayında yaş haddinden emekliye ayrılmasının ardından gerçekleşti.

🔹 Akçay'ın yerine, bankacılık alanından sorumlu yönetici Yusuf Emre Akgündüz başkan yardımcılığı görevine getirildi.

🔹 Para Politikası Kurulu üyesi Fatma Özkul ile ABD Merkez Bankası ekonomistlerinden Gazi İshak Kara da şubat ayında başkan yardımcısı olarak atanmıştı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Türk yetkililer, Suriye lideri Ahmed el-Şara'nın NATO Zirvesi döneminde Ankara'yı ziyaret etmesini bekliyor

Bloomberg
24.06.2026

🔹 Türk yetkililer, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'nın temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi döneminde Türkiye'yi ziyaret etmesini bekliyor.

🔹 Ahmed el-Şara'nın 7-8 Temmuz tarihlerinde yapılacak NATO Zirvesi sırasında Ankara'da temaslarda bulunabileceği belirtiliyor.

🔹 Ziyaretin NATO Zirvesi'nin resmi programının parçası olmayacağı, ancak zirve kapsamında çeşitli yan görüşmelere imkan sağlayabileceği ifade ediliyor.

Uluslararası temaslar gündemde

🔹 Bazı NATO liderlerinin Ahmed el-Şara ile bölgesel güvenlik, terörle mücadele ve Suriye'nin savaş sonrası yeniden yapılanması konularını görüşmek isteyebileceği belirtiliyor.

🔹 Olası görüşmelerin Ahmed el-Şara'nın uluslararası konumunu güçlendirebileceği değerlendiriliyor.

Suriye'nin yeni dönemi

🔹 Ahmed el-Şara, 2024 sonunda Beşşar Esad yönetimini devirdikten sonra Suriye'nin yeni lideri olarak öne çıktı.

🔹 ABD ve Avrupa ülkeleri, Suriye'yi kendilerine daha yakın bir çizgiye çekmeye ve İran ile Rusya'nın ülkedeki etkisini azaltmaya çalışıyor.

Lübnan ve Hizbullah açıklamaları

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Hizbullah'a yönelik askeri operasyonlarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

🔹 Trump, Suriye'nin İran destekli Hizbullah'a karşı İsrail'den daha etkili rol oynayabileceğini söyledi.

🔹 Ahmed el-Şara, Lübnan'da istikrarın sağlanmasına devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve Hizbullah ile ilişkilerin geliştirilmesi yoluyla katkı verebileceklerini açıkladı.

🔹 Şam yönetimi, Lübnan'daki gelişmelere doğrudan askeri müdahalede bulunmayacağını bildirdi.

Suriye'nin karşı karşıya olduğu sorunlar

🔹 Suriye, iç savaşın ardından mezhepsel gerilimler, IŞİD tehdidi, Kürtlerin kontrolündeki bölgelerin statüsü ve ekonomik kriz gibi önemli sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.

🔹 Ülkenin yeniden yapılanma süreci ve güvenlik istikrarının sağlanması, yeni yönetimin önündeki temel gündem maddeleri arasında yer alıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Zelenskiy, Trump’tan daha uzun süre siyasi etkisini sürdürebilir

Financial Times
23.06.2026

🔹 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, hem Donald Trump hem de Vladimir Putin ile yaşadığı gerilimlere rağmen siyasi konumunu korudu ve uluslararası etkisini artırdı.

🔹 Rusya'nın Ukrayna'daki savaş hedeflerinde yaşadığı sorunlar, Zelenskiy’nin Putin’den daha uzun süre siyasi sahnede kalabileceği değerlendirmelerine yol açtı.

🔹 Zelenskiy, yalnızca savaş alanındaki direnişiyle değil, Avrupa'nın gelecekteki güvenlik mimarisini şekillendirme potansiyeliyle de öne çıkıyor.

Trump’ın yaklaşımındaki değişim

🔹 Trump, 2025 yılında Zelenskiy’yi zayıf bir lider olarak göstermiş ve Ukrayna’nın elinde pazarlık gücü bulunmadığını savunmuştu.

🔹 Geçen hafta Fransa'daki G7 Zirvesi’nde yayımlanan ortak bildiride Ukrayna’nın “dayanıklılığı” ve “yeni ivmesi” vurgulandı.

🔹 G7 ülkeleri Ukrayna’ya silah ve mali destek sağlamayı sürdürme taahhüdünde bulundu.

🔹 Trump’ın Zelenskiy’ye yönelik söyleminde daha temkinli bir çizgiye geçtiği belirtiliyor.

ABD’de Ukrayna desteği sürüyor

🔹 ABD Temsilciler Meclisi bu ay Ukrayna için 8 milyar dolarlık yeni yardım paketini kabul etti.

🔹 Yardım paketinin Senato süreci devam ediyor.

🔹 Trump’ın böyle bir yardım paketini veto edip etmeyeceği konusunda net bir tablo bulunmuyor.

Savunma iş birliği büyüyor

🔹 Zelenskiy, Ukrayna’ya Patriot hava savunma sistemleri verilmesini talep etmeyi sürdürüyor.

🔹 Ukraynalı savunma teknolojisi girişimleri ve insansız hava aracı üreticileri ABD Savunma Bakanlığı’nın yeni drone programlarında danışmanlık yapıyor.

🔹 ABD'nin 54 milyar dolarlık drone savaş bütçesi kapsamında Ukrayna'nın savaş tecrübelerinden yararlanılıyor.

🔹 Ukrayna savunma sektörünün küresel ölçekte artan önemi, ülkenin yalnızca yardım alan bir aktör olarak görülmesini zorlaştırıyor.

Avrupa güvenliği ve Ukrayna

🔹 Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliği tartışmaları, Avrupa’nın savunma politikalarının geleceğiyle daha fazla bağlantılı hale geliyor.

🔹 Avrupa'nın en büyük ve en modern ordularından birine sahip olan Ukrayna'nın güvenlik tartışmalarındaki ağırlığının artması bekleniyor.

🔹 NATO’nun geleceği ve Avrupa Birliği’nin genişleme politikalarına ilişkin tartışmalarda Ukrayna’nın rolü daha belirleyici hale geliyor.

Zelenskiy’nin uluslararası konumu

🔹 Zelenskiy, liberal demokrasi ve Batı kurumlarına verdiği destekle uluslararası kamuoyunda görünürlüğünü koruyor.

🔹 Ukrayna’daki savaş nedeniyle yaptığı açıklamalar ve politikalar, Avrupa ve Batı dünyasında geniş yankı uyandırmaya devam ediyor.

🔹 Zelenskiy, Ukrayna savaşı sürerken Avrupa’nın güvenlik, savunma ve siyasi yönelimlerine ilişkin tartışmalarda etkili aktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD'li çip üreticileri ve teknoloji hisseleri faiz artışı endişeleriyle sert düştü

Financial Times
23.06.2026

🔹 Wall Street'te teknoloji hisseleri öncülüğünde satış dalgası yaşandı. Nasdaq Composite gün içinde %1,5, S&P 500 ise %1 geriledi.

🔹 Yapay zekâ rallisinin önde gelen hisseleri arasında yer alan çip üreticileri en büyük kayıpları verdi.

🔹 Micron %10,1, Qualcomm %8,4 ve Nvidia %3 değer kaybetti. Nvidia’nın piyasa değeri yeniden 5 trilyon doların altına indi.

🔹 Veri depolama şirketleri Sandisk %11,9, Western Digital ise %8 düştü.

Yapay zekâ harcamalarına yönelik şüpheler artıyor

🔹 Yatırımcılar, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ için yüz milyarlarca dolarlık yatırım planlarının ne zaman somut gelir üreteceğini sorgulamaya başladı.

🔹 Alphabet, Amazon, Meta ve diğer büyük teknoloji şirketleri önümüzdeki beş yılda yeni veri merkezleri kurmak için yüz milyarlarca dolar harcamayı planlıyor.

🔹 Anthropic ve OpenAI'nin sunduğu hizmetlerin maliyetlerine ilişkin müşteri tarafında soru işaretleri oluşmaya başladı.

🔹 Bazı yatırımcılar yapay zekâ yatırımlarının getirilerinin beklendiği kadar hızlı ortaya çıkmayabileceğinden endişe ediyor.

Faiz artışı beklentisi baskı yarattı

🔹 ABD Merkez Bankası Başkanı Kevin Warsh geçen hafta enflasyon riskine karşı faiz artırımı sinyali verdi.

🔹 Bank of America, Fed'in eylül ayından başlayarak 2026 yılı içinde toplam 0,75 puan faiz artırmasını beklediğini açıkladı.

🔹 Yüksek faiz beklentisi, özellikle yüksek değerlemelerle işlem gören teknoloji hisselerinin cazibesini azaltıyor.

🔹 ABD 10 yıllık tahvil faizi bu ay yaklaşık 4,48 seviyesine yükseldi.

🔹 Vadeli işlemler piyasası, ekim ayına kadar 25 baz puanlık faiz artışını tamamen fiyatlamaya başladı.

Küresel teknoloji hisseleri de etkilendi

🔹 Güney Kore'nin teknoloji ağırlıklı Kospi endeksi %10 geriledi.

🔹 SK Hynix ve Samsung Electronics hisseleri çift haneli düşüşler yaşadı.

🔹 Avrupa'da Stoxx 600 endeksi %0,6 düştü.

🔹 Avrupa'nın en değerli şirketi olan çip ekipmanı üreticisi ASML günü %5,7 kayıpla kapattı.

SpaceX hisseleri dalgalı seyrediyor

🔹 SpaceX hisseleri önceki gün yaşanan sert satışların ardından %5,4 yükseldi.

🔹 Şirketin piyasa değeri önceki seansta yaklaşık 400 milyar dolar azalmıştı.

🔹 Hisseler kısa süreliğine halka arz fiyatının altına inse de yeniden toparlanarak 162,98 dolara yükseldi.

🔹 Analistler, teknoloji hisselerinde yaşanan düşüşte kâr realizasyonu, yüksek kaldıraç kullanımı ve bireysel yatırımcı yoğunluğunun da etkili olduğunu belirtiyor.

← Ana sayfaya dön