← Ana sayfaya dön

Rusya, Ukrayna savaşında yeni bir cephe açmak için Belarus’a baskı yapıyor

Wall Street Journal
24.06.2026

🔹 Rusya’nın Belarus üzerindeki baskıyı artırarak ülkeyi Ukrayna savaşında daha aktif rol almaya veya NATO ülkelerine yönelik operasyonlarda kullanmaya çalıştığı belirtildi.

🔹 Mevcut ve eski Rus ile Avrupalı yetkililere göre Moskova, yılın başından itibaren Belarus’u savaşın genişletilmesinde sıçrama tahtası olarak kullanma yönünde girişimlerde bulundu.

🔹 Rusya, Belarus topraklarında taktik nükleer silah konuşlandırıyor ve Belarus’u olası bir tırmanma senaryosunda önemli bir unsur olarak görüyor.

Belarus üzerindeki baskı

🔹 Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde, Fransa’nın Belarus’un savaşa daha fazla dahil olabileceğine dair istihbarat bilgilerine sahip olduğunu söyledi.

🔹 Macron’un Belarus’un Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşa sürüklenmesinin doğuracağı riskler konusunda uyarıda bulunduğu belirtildi.

🔹 ABD son bir yılda Belarus’u Rusya’dan uzaklaştırmak amacıyla diplomatik temaslarını artırdı ve Belarus potaşına yönelik yaptırımları kaldırdı.

🔹 Lukashenko yönetimi de ABD ile yapılan görüşmeler sonrasında yaklaşık 500 siyasi mahkûmu serbest bıraktı.

Ukrayna ve Belarus gerilimi

🔹 Belarus son dönemde Rusya’ya benzin ve rafine petrol ürünleri satmaya başladı.

🔹 Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik bazı insansız hava aracı operasyonlarında Belarus topraklarındaki yer kontrol istasyonlarını kullandığı ifade edildi.

🔹 Yaklaşık 2 bin Rus askeri Belarus’ta konuşlu bulunuyor.

🔹 Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy, Belarus’taki Rus drone kontrol istasyonlarının kullanılmaya devam etmesi halinde bu tesislerin vurulacağını açıkladı.

🔹 Zelenskyy, Rusya’nın Belarus’u Ukrayna’nın güneyi veya Baltık ülkelerine yönelik olası askeri operasyonlarda kullanmayı değerlendirdiğine dair bilgilere ulaştıklarını söyledi.

Askeri senaryolar

🔹 Rusya’nın Belarus’tan Ukrayna’ya yönelik drone saldırıları başlatması, cephe hattını batıya doğru genişletmesi veya Ukrayna kuvvetlerini doğudaki cephelerden uzaklaştırması seçeneklerinin değerlendirildiği belirtildi.

🔹 Belarus’un NATO üyelerine karşı konvansiyonel olmayan operasyonlarda kullanılmasının da masadaki seçeneklerden biri olduğu ifade edildi.

🔹 Geçen ay Rusya ve Belarus ortak nükleer tatbikat düzenledi ve Rus nükleer savaş başlıklarının Belarus’taki balistik füze birliklerine taşındığı görüntüler yayımlandı.

🔹 Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Rus silahlı kuvvetlerinin operasyon yürüttüğünü, Belarus’un ise doğrudan savaşa katılmadığını söyledi.

🔹 Haberde, Rusya’nın Belarus’u yakın zamanda kullanarak yeni bir askeri operasyon başlatacağına dair somut işaret bulunmadığı ancak bu seçeneğin değerlendirilmeye devam ettiği belirtildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

45 milyon dolarlık bağış, Larry Ellison’ı Trump’ın çevresinde daha etkili bir konuma taşıdı

Wall Street Journal
24.06.2026

🔹 Oracle kurucusu Larry Ellison, 2024 seçim döneminde Donald Trump’ı destekleyen bir siyasi kuruluşa yaklaşık 45 milyon dolar bağış yaptı.

🔹 Ellison seçim sonrasında da Trump yanlısı kuruluşlara milyonlarca dolarlık ek bağışlarda bulundu.

🔹 Oracle, ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümü etkinliklerini düzenleyen Trump bağlantılı Freedom 250 girişiminin kurumsal sponsorları arasında yer aldı.

Teknoloji ve medya alanındaki etkiler

🔹 Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başlamasından bir gün sonra Oracle, ABD’de yapay zekâ veri merkezleri kurmayı hedefleyen 500 milyar dolarlık Stargate projesinin temel teknoloji ortaklarından biri olarak seçildi.

🔹 Oracle daha sonra TikTok’un ABD operasyonlarının kontrolünü alan yatırımcı grubunda yer aldı.

🔹 Larry Ellison’ın oğlu David Ellison liderliğindeki Skydance, 2025’te Paramount’u kontrolüne aldı.

🔹 ABD Adalet Bakanlığı bu ay Skydance’ın Warner Bros. Discovery’yi 81 milyar dolara satın almasına onay verdi.

🔹 Birleşme gerçekleşirse CNN de Ellison ailesinin kontrolündeki medya varlıkları arasına katılacak.

Trump ile ilişkiler

🔹 Larry Ellison ve Donald Trump son yıllarda daha yakın bir ilişki geliştirdi ve sık sık telefon görüşmeleri yaptı.

🔹 Ellison’ın resmi ikametgâhı olan Florida’daki Manalapan malikanesi, Trump’ın Mar-a-Lago kulübüne yaklaşık 20 dakika uzaklıkta bulunuyor.

🔹 ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Ellison ile Trump arasındaki ilişkilerin gelişmesinde rol oynadı.

🔹 Ellison, 2024 seçimleri öncesinde Trump’ın başkan yardımcısı adayı olarak Tim Scott seçmesini destekledi ancak Trump tercihini JD Vance yönünde kullandı.

Geçmiş siyasi faaliyetler

🔹 Ellison, 2020 seçimlerinin ardından sonuçlara itiraz edilmesini değerlendiren Trump müttefikleriyle yapılan görüşmelere katıldı.

🔹 Görüşmelerde bazı kritik eyaletlerde oyların yeniden sayılması veya sonuçların hukuki yollarla sorgulanması seçenekleri ele alındı.

Beyaz Saray ve iş ilişkileri

🔹 Ocak 2025’te Beyaz Saray’daki Stargate tanıtımına kimlik belgesi olmadan gelen Larry Ellison’ın girişine Donald Trump’ın doğrudan müdahale ettiği belirtildi.

🔹 Haberde, Ellison ailesinin teknoloji, yapay zekâ ve medya alanlarında son dönemde elde ettiği stratejik konumun Trump yönetimiyle kurduğu yakın ilişkilerle paralel ilerlediği ifade edildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin, yuanı yaygınlaştırarak Batı yaptırımlarının etkisini azaltıyor

Wall Street Journal
24.06.2026

🔹 ABD, İran ile yürüttüğü nükleer müzakerelerde yaptırım kaldırma ve dondurulmuş varlıklara erişim vaatlerini önemli bir koz olarak kullanıyor ancak İran son yıllarda Çin’in yuan temelli finansal altyapısından yararlanarak bu baskıyı kısmen etkisiz hale getirdi.

🔹 İran, 2024 yılında ABD yaptırımlarına rağmen petrol satışlarından yaklaşık 43 milyar dolar gelir elde etti.

🔹 ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre İran petrol satışlarının büyük bölümü yuan üzerinden gerçekleştirildi.

Yuanın yükselen rolü

🔹 Çin, uluslararası ticaret finansmanında doların hakimiyetine alternatif oluşturmak amacıyla yuan kullanımını artırıyor.

🔹 Yuanın küresel ticaret finansmanındaki payı son beş yılda üç kat artarak Nisan 2026 itibarıyla %6’ya yükseldi.

🔹 Çin sınır ötesi işlemlerinin yaklaşık yarısı artık yuan cinsinden gerçekleştiriliyor.

🔹 Rusya ile Çin arasındaki ticaretin %90’dan fazlası yuan ve ruble üzerinden yapılıyor.

İran ve Çin işbirliği

🔹 İran, Çinli rafineriler ve şirketlerle çalışmak için yüzlerce paravan şirket ve aracı ağ kurdu.

🔹 İran petrolünün büyük kısmını Çin’deki özel rafineriler satın alıyor.

🔹 İran, yuan gelirlerini Çin’den otomotiv parçaları, güneş panelleri, mühendislik hizmetleri ve çeşitli sanayi ürünleri satın almak için kullanıyor.

🔹 İran ile Çin arasında doğrudan mal takası işlemleri de gerçekleştiriliyor.

Alternatif ödeme sistemleri

🔹 Çin’in 2015’te kurduğu Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS), dolar merkezli Swift sistemine alternatif olarak büyümeye devam ediyor.

🔹 CIPS üzerinden günlük işlem hacmi İran savaşı sonrasında yaklaşık 790 milyar yuana ulaştı.

🔹 Çin ayrıca dijital yuan tabanlı mBridge platformunu geliştirerek ülkeler arasındaki ödemelerin ABD finans sistemine ihtiyaç duymadan yapılmasını hedefliyor.

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Tayland ve Hong Kong bu sistemde yer alan önemli ortaklar arasında bulunuyor.

ABD’nin yaptırım gücüne etkisi

🔹 Yuan üzerinden yapılan işlemler ABD bankacılık sistemi dışında gerçekleştiği için Washington’un bu işlemleri izlemesi ve engellemesi zorlaşıyor.

🔹 ABD, Çinli rafinerilere ve İran ile bağlantılı şirketlere yönelik yeni yaptırımlar uygulamaya devam ediyor.

🔹 Uzmanlar, Çin’in amacının doları tamamen değiştirmekten çok belirli ticaret koridorlarını ABD finans sisteminin dışına taşımak olduğunu belirtiyor.

🔹 Çin Merkez Bankası Başkanı Pan Gongsheng, küresel finans sisteminin gelecekte birden fazla rezerv para biriminin birlikte var olduğu bir yapıya dönüşeceğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD ile İran arasındaki söz düelloları barış müzakerelerini zorluyor

Wall Street Journal
24.06.2026

🔹 ABD ile İran arasında İsviçre’de yürütülen görüşmeler sırasında Başkan Donald Trump’ın Hizbullah konusunda yaptığı tehdit içeren sosyal medya paylaşımı müzakerelerde gerginliğe yol açtı.

🔹 İran’ın baş müzakerecisi Mohammad Bagher Ghalibaf, paylaşımın ABD ve İran arasında kısa süre önce imzalanan mutabakatın “tarafların birbirini tehdit etmeyeceği” hükmünü ihlal ettiğini söyledi.

🔹 İran heyeti, Trump’ın paylaşımının ardından yüz yüze görüşmeleri sonlandırdı ve müzakereler daha sonra Pakistan ve Katar arabuluculuğunda dolaylı şekilde devam etti.

🔹 ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump’ın açıklamalarının İran’ın anlaşmayı ihlal etmesi durumunda verilecek tepkiye işaret ettiğini söyledi.

Müzakerelerde sosyal medya etkisi

🔹 Arabulucular, Trump’ın sosyal medya paylaşımlarının görüşmeleri olumsuz etkilediği konusunda ABD tarafını birçok kez uyardı.

🔹 İranlı yetkililer, kamuoyu önündeki sert açıklamalar ile kapalı kapılar ardındaki müzakere mesajları arasında ayrım yapmaya çalıştıklarını belirtti.

🔹 Trump’ın daha önce Hürmüz Boğazı, İran’ın enerji altyapısı ve ülkenin geleceğine ilişkin sert açıklamaları da müzakere süreçlerinde tartışma konusu oldu.

İran’ın yaklaşımı

🔹 İranlı diplomatlar, Trump’ın müzakere tarzını anlamak için onun 1987’de yayımlanan “The Art of the Deal” kitabını inceledi.

🔹 İranlı yetkililer, Trump’ın kamuoyuna yönelik sert açıklamalarının karşı taraf üzerinde baskı kurmaya yönelik bir pazarlık yöntemi olarak değerlendirildiğini düşünüyor.

🔹 İranlı müzakereciler, Trump’ın olası tepkilerini öngörebilmek amacıyla uzmanlarla çalıştı.

Görüşmelerdeki anlaşmazlıklar

🔹 İran heyeti, görüşmeler sırasında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) nihai bildiride yer almasına karşı çıktı.

🔹 Taraflar, İran petrolünün dolar üzerinden satılabilmesi ve yaptırım muafiyetleri konusunda müzakereleri sürdürdü.

🔹 İranlı yetkililer, Trump’ın kamuya açık tehditlerinin Tahran’daki daha uzlaşmacı çevrelerin ABD’ye güven oluşturmasını zorlaştırdığını belirtiyor.

🔹 Buna rağmen taraflar arasındaki dolaylı temaslar devam ediyor ve İran ile ABD arasında geçici anlaşmanın uygulanmasına yönelik görüşmeler sürüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Filipinler, okul saldırısının ardından GoreBox oyununu yasakladı

Bloomberg
24.06.2026

🔹 Filipinler Siber Suçlarla Mücadele ve Koordinasyon Merkezi (CICC), Tacloban kentindeki okul saldırısıyla ilgili soruşturma sürerken çevrim içi GoreBox oyununa geçici erişim engeli getirdi.

🔹 Yetkililer, saldırıya karıştığı öne sürülen öğrencilerden birinin GoreBox oyununun düzenli oyuncusu olduğunu açıkladı.

🔹 CICC Müsteşarı Renato Paraiso, çevrim içi etkilerin olayda rol oynayıp oynamadığının araştırıldığını ve bu nedenle oyunun tedbir amaçlı olarak engellendiğini söyledi.

🔹 Pazartesi günü meydana gelen saldırıda 14 ve 15 yaşlarındaki iki öğrencinin okulda ateş açtığı, üç öğrencinin hayatını kaybettiği ve 20 kişinin yaralandığı bildirildi.

🔹 Şüphelilerin saldırıda tabanca kullandığı açıklandı.

🔹 Almanya merkezli F2Games tarafından geliştirilen GoreBox, oyuncuların çeşitli silahlar kullanabildiği ve şiddet içeriklerinin ayrıntılı şekilde yer aldığı bir oyun olarak biliniyor.

🔹 Filipinler’deki karar, Asya-Pasifik bölgesinde çocukların çevrim içi faaliyetlerine yönelik denetimlerin arttığı bir dönemde geldi.

🔹 Endonezya mart ayında 16 yaş altındaki kullanıcılar için sosyal medya ve oyun hesaplarına yönelik kısıtlamalar uygulamaya başladı.

🔹 Malezya sosyal medya kullanıcıları için yaş doğrulama uygulamasını zorunlu hale getirirken, Avustralya geçen yıl 16 yaş altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklayan düzenlemeyi kabul etti.

🔹 Filipinli yetkililer, olayın ardından dijital ortamların daha yakından izleneceğini ve okul saldırısının tüm yönleriyle araştırıldığını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Finlandiya’nın Gizli Eğitim Programı, Ülkenin Elitlerini Savaşa Hazırlıyor

Bloomberg
24.06.2026
Helsinki şehir merkezine 15 kilometreden daha az mesafede bulunan Santahamina Adası, aynı zamanda sivil Savunma Kuvvetleri çalışanlarına ve ailelerine de ev sahipliği yapıyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Helsinki şehir merkezine 15 kilometreden daha az mesafede bulunan Santahamina Adası, aynı zamanda sivil Savunma Kuvvetleri çalışanlarına ve ailelerine de ev sahipliği yapıyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Finlandiya Ulusal Savunma Üniversitesi Rektörü Tuğgeneral Jaro Kesänen, Ulusal Savunma Kursu katılımcılarına bir konferans veriyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Finlandiya Ulusal Savunma Üniversitesi Rektörü Tuğgeneral Jaro Kesänen, Ulusal Savunma Kursu katılımcılarına bir konferans veriyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Ulusal Savunma Kursu amblemini taşıyan kurs rozetleri ve takıları, programı tamamlamanın imrenilen bir sembolüdür. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Ulusal Savunma Kursu amblemini taşıyan kurs rozetleri ve takıları, programı tamamlamanın imrenilen bir sembolüdür. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Taktik helikopter mürettebatı, Aralık 2024'te Baltık Denizi'nde Rusya'ya ait olduğu düşünülen bir gizli filo gemisine Finlandiya özel kuvvetlerinin nasıl konuşlandırıldığını gösteriyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Taktik helikopter mürettebatı, Aralık 2024'te Baltık Denizi'nde Rusya'ya ait olduğu düşünülen bir gizli filo gemisine Finlandiya özel kuvvetlerinin nasıl konuşlandırıldığını gösteriyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Microsoft yöneticisi Mervi Airaksinen, Arktik güvenlik bilgilendirmesinin yenileme kursunun en değerli bölümlerinden biri olduğunu söyledi. Fotoğrafta, Santahamina'da bir Finlandiya Ordusu Helikopter Taburu uçağının önünde görülüyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Microsoft yöneticisi Mervi Airaksinen, Arktik güvenlik bilgilendirmesinin yenileme kursunun en değerli bölümlerinden biri olduğunu söyledi. Fotoğrafta, Santahamina'da bir Finlandiya Ordusu Helikopter Taburu uçağının önünde görülüyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
İki günlük yenileme kursu boyunca katılımcılar askeri araçlar ve ekipmanlar hakkında bilgi ediniyorlar. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
İki günlük yenileme kursu boyunca katılımcılar askeri araçlar ve ekipmanlar hakkında bilgi ediniyorlar. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Finlandiya Ulusal Savunma Kursuna katılanlar, çok az Finlinin görebileceği askeri tesislere, bilgilere ve gösterilere erişim imkanı buluyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg
Finlandiya Ulusal Savunma Kursuna katılanlar, çok az Finlinin görebileceği askeri tesislere, bilgilere ve gösterilere erişim imkanı buluyor. Fotoğrafçı: Carl Bergman/Bloomberg

Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı uzayıp Avrupa’nın geri kalanına da taşarken, Finlandiya’nın yalnızca davetle katılınabilen bu eğitim programına dışarıdan ilgi artıyor.

Hepsi Finlandiya’nın gerçekte saldırı altında olmadığını biliyordu. Yine de odadaki hava gergindi. Sara Mella, Maliye Bakanlığı’nın hayali bütçesini inceliyor; silahlara, askeri teçhizata ve acil durum önlemlerine ne kadar para aktarılabileceğini hesaplamaya çalışıyordu. Sınırdaki mevzilerin güçlendirilmesi gerekiyordu. İşgal söylentileri yayılırken halk da giderek huzursuzlanıyordu. Ekibi tam bir çözüm bulduğunu düşündüğü anda kriz daha da derinleşti.

Bugün Mella, Nordea Bank Abp’nin en üst düzey yöneticilerinden biri. İskandinav bölgesi genelinde 4,5 milyar euroluk bireysel bankacılık işini yönetiyor. Savaş oyununun yapıldığı 2011’de ise Nordea’nın Finlandiya bireysel bankacılığından sorumlu başkan yardımcısıydı. “Bu, sınırlı bilgiyle, büyük baskı altında ve doğru tercihleri yapma konusunda muazzam bir sorumlulukla karar vermekti,” dedi. “Kariyerimin o aşamasında bu ölçekte bir sorumluluk taşımıyordum.”

Amaç da buydu: Finlandiya’nın Ulusal Savunma Kursu, liderleri ve geleceğin liderlerini en kötü senaryolara nasıl hazırlanacakları ve bunlara nasıl yanıt verecekleri üzerine düşündürmek için tasarlanmış durumda. Böylece ulusal bir acil durumda ülkenin işlerliğini sürdürmesine yardımcı olabiliyorlar. Katılımcılar arasında siyasetçiler, akademisyenler, müze müdürleri ve askeri komutanlar da bulunuyor. Bu da toplumun geniş bir kesimi arasında sıkı ağlar oluşturuyor. Finlandiya’nın önde gelen bankacılık ve sanayi yöneticilerinden Kari Jordan, “Sormanız gereken bir şey varsa, her zaman arayabileceğiniz biri vardır,” dedi.

Katılımcılar üç ila dört haftalık süreçte gizli brifinglere katılıyor, stratejik tesisleri ve normalde halka kapalı olan devlet alanlarını ziyaret ediyor. Kışlalarda uyuyor, kamuflaj giyiyor ve askeri tayın yiyorlar. Ayrıca ordu tatbikatlarına katılıyorlar; bazen savaş uçaklarının eşlik ettiği askeri uçaklarla uçuyorlar.

Mezunların eğitimleri hakkında ayrıntılı konuşmasına izin verilmiyor. Ancak mezunlar derneğine katılırlarsa, kursu tamamladıklarını gösteren gümüş bir yaka rozeti satın alabiliyorlar. Farklı dönemlerden mezunların birbirini tanımasına yardımcı olması amaçlanan bu rozet, zamanla bir statü sembolüne dönüşmüş durumda. Rozette defne çelengi, kıvrık bir Doğu kılıcı ve düz bir Batı kılıcı yer alıyor. Bunlar hazırlığı, cesareti, savaşma kabiliyetini ve örnek olarak liderliği temsil ediyor.

Program Soğuk Savaş döneminde, Finlandiya’nın uzun Rus saldırganlığı geçmişinin ardından Sovyetler Birliği’nin yanında yaşamaya uyum sağlamaya çalıştığı dönemde kuruldu. Bugün ise her zamankinden daha önemli görülüyor. Kursu 2003-2004 yılları arasında yöneten emekli general Arto Räty, “Ukrayna’daki savaş, böyle bir kursa neden ihtiyaç duyulduğunu tam olarak gösterdi,” dedi. “Modern bir saldırgan yalnızca cepheye saldırmaz. Bütün topluma saldırır: ısıya, elektriğe, suya, lojistiğe. Bunları savunamazsanız cephe hattı da dayanmaz. Sorumluluk tek bir sektörde yoğunlaştırılamaz.”

2026’da yayımlanan ve büyük güçler arasında yeni bir büyük savaş ihtimalini inceleyen *The Coming Storm* kitabının yazarı, Yale tarih profesörü Odd Arne Westad’a göre bu durum, küresel olayları şekillendirme kabiliyeti sınırlı olan ülkeler için özellikle geçerli. Westad bir röportajda, “Bugünün en önemli sorularından biri, bir felaket yaşandığında karar alma süreçlerinin nasıl devam edeceğidir,” dedi. “Bir kriz sırasında siyasi otoritelerin hareket edebilir durumda kalmasını nasıl sağlarsınız?”

Westad şunu da ekledi: “Ben doğal olarak, hazırlanılması mümkün olan şeylere hazırlanmanın güçlü bir savunucusuyum. Bunu yaparsanız, kriz geldiğinde çok daha iyi bir konumda olursunuz.”

Finlandiya’nın programı, 65 yıllık tarihi boyunca büyük ölçüde ülkenin değişen dış politika doktriniyle paralel ilerledi.

Başlangıçta organizatörler, ABD ile Sovyetler Birliği arasında taşabilecek bir çatışmaya hazırlanıyordu. Kurs mezunu olan ve programın resmi anlatısı sayılan *Yhteistä turvallisuutta rakentamassa* yani *Ortak Güvenlik İnşa Etmek* adlı kitabın yazarı, Helsinki Üniversitesi Avrupa tarihi emekli profesörü Laura Kolbe’ye göre ülkenin bağlantısızlığı eğitime de yansıyordu. Eğitimde yalnızca “yeşil Doğu” ve “sarı Batı” ifadeleri kullanılıyordu.

Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasının ve bunun Finlandiya’nın dört yıl sonra Avrupa Birliği’ne katılmasının yolunu açmasının ardından brifinglerde ülkeler isimleriyle anılmaya başlandı. Kolbe’ye göre eğitimler daha geniş bir tehdit yelpazesini de kapsar hale geldi. Bugün odak noktaları, konvansiyonel askeri saldırılardan devlet destekli siber saldırılar ve deniz altı kablo sabotajını içeren hibrit savaşa kadar uzanıyor.

Benzer programlar İskandinav ve Baltık bölgelerindeki başka yerlerde de bulunsa da Finlandiya’nın kursu hem uzun ömürlülüğü hem de katılımcı çeşitliliği açısından sıra dışı. Daha fazla hükümet de bu modeli kopyalamaya çalışıyor.

Britanya’nın 2025 Stratejik Savunma İncelemesi, benzer bir eğitime ihtiyaç olduğunu vurguladı ve bunun “yeni tehdit ortamında savunmanın başarısı için merkezi önemde” olacağını belirtti. Polonyalı yetkililer benzer bir kurs oluşturmak için tavsiye istedi. Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de mayıs ayında Finlandiya’yı ziyaret ederken bu amaçla bir brifing talep etti.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, haziran başında, “Aslında pek çok ülke sistemimizden öğrenmek için bize geliyor,” dedi. “Biz son derece pragmatiğiz ve şunun farkındayız: Eğer bu ifadeyi kullanmama izin verirseniz, işler sarpa sardığında hazır olmamız gerekiyor. Bence biz çok hazırız.”

Finlandiya’nın en etkili üst düzey yöneticilerine yılda dört kez oldukça arzulanan davetiyeler gönderiliyor. Davetiyeler, Finlandiya Savunma Kuvvetleri komutanının imzasını taşıyan lüks krem rengi kâğıtla posta yoluyla geliyor. Adaylar farklı kuruluşlar tarafından öneriliyor ve çok aşamalı bir seçim sürecinden geçirilerek onaylanıyor. Hiç kimse kendi başına başvuramıyor ya da kayıt yaptıramıyor. Hatta açıkça davetiye istemenin, daveti kaçırmanın en hızlı yolu olduğu yönünde bir anlayış var.

OP Pohjola’nın kurumsal bankacılık işinden sorumlu başkan yardımcısı Katja Keitaanniemi, “Sırada olduğumu biliyordum,” dedi. “Finlandiya’nın acil durum hazırlık sisteminde kritik rol oynayan bir bankanın CEO’suysanız ve kurs ulusal açıdan önemli pozisyonlardaki kişileri seçiyorsa, bir noktada davet edilebileceğinizi anlarsınız.”

Kursun merkezinde, Mella’nın anlattığı gibi büyük ölçekli bir kriz simülasyonu yer alıyor. Katılımcılara kabiliyetleriyle gevşek biçimde uyumlu roller veriliyor ve başbakanlık ofisi, dışişleri, savunma, maliye ve tedarik güvenliği gibi temel kurumları temsil eden gruplara ayrılıyorlar. Amaç, savaş zamanındaki zorlu öncelik tercihlerini müzakere etmek.

Finlandiya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Marja Nykänen, koronavirüs salgınının ilk günlerinde “kriz planlama zihniyetinden” yararlandığını söyledi. O dönemde hükümet, barış zamanındaki ilk ulusal acil durumu ilan etmişti. Merkez bankası şirketlere finansmanı istikrara kavuşturmak için harekete geçti; özel finansman piyasaları donarken kısa vadeli finansmanın erişilebilir kalmasını sağladı. Bu hızlı yanıt OECD dahil kuruluşlar tarafından övüldü. Nykänen savunma kursundan 2017’de, Finlandiya Merkez Bankası yönetim kurulu üyesi olduktan sonra ve başkan yardımcısı olmadan bir yıl önce mezun olmuştu. “Size aşırı durumlarda faaliyetleri nasıl organize edeceğinizi düşünmek için araçlar veriyorlar,” dedi.

Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhak etmesinden önce birçok mezun, rol oyunlarının abartılı ya da gerçek dışı hissettirdiğini söylüyordu. Ancak o zamandan beri olaylar çarpıcı biçimde benzer şekillerde gelişti; en başta da Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgali. Gerçeklik ile simülasyon arasındaki çizgi artık o kadar bulanıklaşabiliyor ki, ikisi bazen örtüşüyor.

En büyük muhalefet grubu olan Sosyal Demokrat Parti’nin lideri Antti Lindtman, bu yılın başlarında bir savaş oyununda başbakan rolünü oynuyordu. Tam o sırada gerçek hayatta, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Kuzey Kutbu ile Atlantik Okyanusu arasında yer alan stratejik ve maden zengini Danimarka toprağı Grönland’a yönelik girişimleri hakkında görüşmek üzere Brüksel’e gitme daveti aldı.

Normalde kursu terk etmek başarısız olmak anlamına gelir. Räty, bir keresinde bir milletvekiline, “çok geç olmadan” Küba’da Fidel Castro ile görüşmesi için birkaç gün izin vermeyi reddettiğini söyledi. Ancak bu olayda Brüksel gezisi kolayca eğitimin içine dahil edildi. Lindtman, “Senaryolar ve gerçeklik bir araya geldi,” dedi. Bunun devam etmesi de mümkün. Partisi son iki yıldır anketlerde önde olduğu için Lindtman, Nisan 2027 seçimlerinden sonra Finlandiya’nın gerçek başbakanı olma konusunda güçlü bir konumda.

Denkleme Trump’ın Eklenmesi

Helsinki’nin doğusunda yer alan 400 hektarlık Santahamina adası ve askeri bölgesinde rüzgârlı bir gündü. Savaş teçhizatlı altı asker bir helikopterden halatla indi. Yaklaşık 100 gözlemci, pervanelerin havaya savurduğu kumdan kaçınmak için geride duruyordu. Gün içinde askerler, başkentin bir saldırıya uğraması halinde nasıl savunulacağını göstermek için depo benzeri bir eğitim binasında şehir savaşı gösterisi yaptı.

Bu iki günlük bir tazeleme kursuydu. Grup beş yıl önce ana programı tamamlamıştı ve beş yıl sonra bir tazeleme daha yapılacaktı. Organizatörlere göre program “hiç bitmeyen” bir eğitim sağlıyor.

Katılımcılar ayrıca derslere ve brifinglere katıldı. Bazıları Trump yönetiminin Avrupa’ya bağlılığı konusundaki belirsizliğe; buzların erimesiyle yeni ticaret rotalarının açıldığı ve maden, petrol ve gaz yataklarının ortaya çıktığı Arktik bölgesinde artan gerilimlere; ayrıca Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgalinin hızlandırdığı Finlandiya’nın 2023’te NATO’ya katılımına yönelik Rus öfkesine odaklandı. Bir mayın harbi gemisinde yapılan bir konuşmada ise Finlandiya’nın deniz savunmasındaki gelişmeler ele alındı. Bunlar arasında dost ve düşman gemileri ayırt edebilen mayınların kullanımı da vardı. Microsoft Corp’un Kuzey Avrupa kamu sektörü direktörü Mervi Airaksinen limandan ayrılırken, “İnanılmaz,” dedi.

İlki Berlin Duvarı’nın Ağustos 1961’de yükseltilmesinden yalnızca birkaç hafta önce düzenlenen kurstan bugüne kadar 10 binden fazla kişi mezun oldu. Katılım o zamandan beri çok daha genişledi. Kadınlar artık her grubun yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. İş dünyası yöneticileri ise yaklaşık üçte birlik paya sahip; bu oran bankacı ve sanayici Jordan’ın 1990’da mezun olduğu döneme kıyasla çok daha yüksek. Jordan, “Bu, Savunma Kuvvetleri’nin ve devletin kritik toplumsal işlevleri sürdürmek için şirketlere giderek daha fazla güvendiğini gösteriyor,” dedi.

Organizatörler sosyal medya fenomenlerini de davet etmeye başladı. Bu değişimi, deneyimli diplomat ve en erken dönem kurs mezunlarından Jaakko Iloniemi destekliyor. “Gençler artık gazete okumuyor,” dedi. “Bilgilerini ekranlardan alıyorlar. Kurs, 100 bin takipçisi olan kişileri davet etmeli.”

Eğitim, eski Nokia Oyj CEO’su Pekka Lundmark’ın yeni üst düzey yöneticilik rollerine yaklaşımını değiştirdi. Her yeni göreve başladığında şirketin kriz planını gözden geçiriyordu. Eğitim, ülkenin nasıl işlediğine dair algısını da değiştirdi. “Bütün kariyerini özel sektörde geçirmiş biri olarak, Finlandiya devlet bürokrasisinin nasıl işlediği konusunda başlangıçta biraz şüpheciydim,” dedi. “Ancak Finlandiya’nın üst düzey kamu görevlilerinin analitik kabiliyetinden ve geniş stratejik düşünme kapasitesinden derinden etkilendim.”

Finans sektörü yöneticisi ve tasarım şirketi Marimekko Oyj’nin yönetim kurulu başkanı Mika Ihamuotila, geleceğin generallerinin yöneticilerden öğrenmeye ilgi duyduğunu hatırladı. “Liderliği tartıştığımızda, askeri yetkililer bizim yöneticiler olarak kurumları nasıl yönettiğimizi duymaya çok istekliydi,” dedi.

Ihamuotila’nın büyükbabası Veikko, güçlü sendika liderliği yoluyla ülkenin tarımsal yapısını kısmen dönüştüren isimlerden biriydi ve kursun kurulmasına yardımcı olmuştu. Kendisi de bu eğitimi almıştı. Babası, Helsinki Üniversitesi’nin eski rektörü Risto da kursu tamamlamıştı. Petrol rafinaj ve yakıt şirketi Neste Oyj’nin eski CEO’su olan amcası Jaakko ve bugün Nokia yönetim kurulu başkanı olan kuzeni Timo da programı tamamlayanlar arasındaydı.

“Kursun kendisi hakkında fazla konuşmadık,” dedi. “Ama ulusal savunma ve şirketlerin bundaki rolü hakkında çok konuştuk.”

Üç buçuk haftalık süreç yoğun ve tamamen içine alan bir deneyim. Katılımcıların işlerine yetişebilmesi için hafta sonları serbest olsa da Bloomberg’e konuşan mezunlar, sonunda kendilerini neredeyse bir aile gibi hissettiklerini söyledi. Räty, “İnsanlar birkaç gün sonra birbirine sarılmaya başlamaz,” dedi. “Bunun için daha fazla zaman gerekir.”

Her mezun grubundaki yaklaşık 50 kişi arasındaki bağlar, düzenli buluşmalar ve etkinliklerle güçlendiriliyor. Daha geniş mezun yapısı ise Ulusal Savunma Kursu Derneği aracılığıyla sürdürülüyor. Dernek, NATO yetkilileri, üst düzey Avrupalı ve Amerikalı askeri komutanlar ve dış politika uzmanlarıyla yüksek düzeyli güvenlik politikası tartışmaları ve konferanslar düzenliyor. Haziran 2012’de Rusya Genelkurmay eski Başkanı Nikolai Makarov, böyle bir etkinlikte Finlandiya’yı NATO’ya yaklaşmaması konusunda uyarmıştı.

Kursun tarihindeki en dramatik ve trajik olay, 3 Ekim 1978’de bir mezun etkinliği sırasında yaşandı. Bir grup mezun, göller bölgesindeki Kuopio’da yapılacak bir toplantı için Helsinki’den askeri nakliye uçağıyla ayrıldı. Ancak dönüş yolunda yaşanan kazada, uçaktaki 38 kişiden 11’i öldü. Ölenler arasında bir milletvekili de vardı. Genç bir avukat olan Tarja Halonen ise yoğun hamileliği nedeniyle doktorunun tavsiyesiyle geziyi son anda iptal etmişti. Halonen, 2000-2012 yılları arasında Finlandiya’nın ilk ve şimdiye kadarki tek kadın cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

Eleştirmenler, programda geleneksel güvenlik tehditlerine çok fazla, iklim değişikliği gibi konulara ise çok az ağırlık verildiğini savundu. Bazıları da programın doğasında var olan elitizmi sorguluyor. Bazıları katılımcıların ortalama yaşının 49’un çok altına çekilmesini istiyor. Ancak aynı zamanda derneğin onursal başkanı olan Jordan, kursun zaten önemli liderlik sorumlulukları taşıyan kişiler için tasarlandığını belirtti. “Genç bir mezun son derece yetenekli olabilir,” dedi. “Ama çoğu zaman kursun hedeflediği deneyim ve sorumluluktan yoksundur.”

5,6 milyonluk nüfus içinde programa yönelik tepki sınırlı. Halk genel olarak orduya güveniyor ve ulusal hazırlık fikrini destekliyor. Devlet tarafından yürütülen Savunma Bilgilendirme Danışma Kurulu’nun yıllık anketine göre Finlandiyalıların yaklaşık yüzde 80’i, 2025’te savunma politikası yönetimine güçlü güven duyuyordu.

2020’de 193 numaralı kursa katılan Başbakan Petteri Orpo, vatansever etkinliklerde ve güvenlik ile ulusal savunmayla ilgili vesilelerde yaka rozetini gururla takıyor. Bir röportajda bunun, “dış ve güvenlik politikasındaki gelişmelerin biz karar alıcıları her gün nasıl zorladığını hatırlatan” bir sembol olduğunu söyledi.

Nordea’nın üst düzey yöneticisi Mella’ya gelince; 2011’de o gün ekibinin tam olarak ne kadar parayı serbest bırakmaya karar verdiğini hatırlamıyor. Ama mesele de bu değildi. Ona göre ders sayılarla ilgili değildi; olaylar gelişirken eksik bilgiyle zor kararlar alabilmekle ilgiliydi.

“Bu, her kararın sonuçları olduğunu gösterdi,” dedi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in sermaye çıkışı baskısı dünyanın en büyük offshore servet merkezini sarsıyor

Bloomberg
24.06.2026

🔹 Çinli düzenleyicilerin ülkeden çıkan milyarlarca dolarlık sermayeyi sınırlamak için başlattığı yeni denetimler, Hong Kong üzerinde baskı oluşturdu.

🔹 Çinli yatırımcıların ve şirketlerin geçen yıl ülke dışına çıkardığı sermaye 807 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı.

🔹 Çin kaynaklı servet akışı sayesinde Hong Kong, İsviçre’yi geride bırakarak dünyanın en büyük offshore servet merkezi konumuna yükseldi.

Yeni kısıtlamalar

🔹 Çinli yetkililer, yurtdışı yatırımlarda sık kullanılan üç büyük aracı kuruma toplam yaklaşık 330 milyon dolar ceza verdi.

🔹 Bankalar için sınır ötesi para transferlerinde daha sıkı kontroller getirildi.

🔹 Çin'in en zengin isimleri ve yurtdışı varlıklarını yöneten güven yapıları daha yakından izlenmeye başladı.

🔹 Çinli şirketlerin Hong Kong’da halka arz süreçleri de daha sıkı denetime tabi tutuldu.

Hong Kong’a etkileri

🔹 Özel bankalar Çin’de düzenlemeyi planladıkları bazı etkinlikleri erteledi ve çalışanların Çin seyahatlerini sınırlandırmaya başladı.

🔹 Servet yönetim şirketleri müşterilerden daha fazla soru almaya başladı.

🔹 Hong Kong’daki bazı Çin bankaları yeni hesap açılışlarında kuralları sıkılaştırdı.

🔹 Anakara Çin’den gelen müşterilerin artık servetlerinin Çin dışındaki kaynaklardan geldiğine dair ek beyan vermeleri gerekiyor.

Servet sahiplerinin tepkisi

🔹 Bazı varlıklı Çinliler ikinci vergi ikametgâhı ve ikinci pasaport seçeneklerini araştırmaya başladı.

🔹 İsviçre ve ABD’de hesap açılışlarına yönelik ilginin arttığı belirtiliyor.

🔹 Bazı yatırımcılar varlıklarını Avrupa’ya taşımaya çalışıyor.

🔹 Hong Kong’da faaliyet gösteren hukukçular ve servet danışmanları, ultra zengin Çinlilerin para transferlerinde yavaşlama gözlemlediklerini belirtiyor.

Halka arz piyasası ve aile ofisleri

🔹 Çinli girişimcilerin uzun yıllardır kullandığı ve yurtdışında kurulan şirketler üzerinden küresel borsalara açılmayı sağlayan yapıların kullanımına yönelik kısıtlamalar artırıldı.

🔹 Bu nedenle Çin merkezli şirketlerin Hong Kong’daki bazı halka arz modelleri neredeyse durma noktasına geldi.

🔹 Hong Kong’daki aile ofisi sayısı 2024 sonunda bir önceki yıla göre yüzde 25 artarak 3.384'e ulaştı.

🔹 Ancak uzmanlar, yeni düzenlemelerin Çinli girişimcilerin sermayelerini Hong Kong’a aktarmasını zorlaştırdığını belirtiyor.

Lüks tüketim ve servet piyasası

🔹 Hong Kong’da son yıllarda Çinli varlıklı kesimin etkisiyle süper yat, özel jet ve lüks otomobil satışları güçlü büyüme gösterdi.

🔹 Ferrari, Bentley ve Rolls-Royce tescilleri son altı yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

🔹 Özel jet ve yat sektöründeki yöneticiler, yeni kısıtlamaların talebi tamamen durdurmasını beklemiyor ancak servet sahiplerinin harcama davranışlarında daha temkinli bir döneme girilebileceğini öngörüyor.

Pekin’in hedefi

🔹 Uzmanlara göre Pekin’in temel amacı yurtdışı yatırımları tamamen engellemek değil, sermaye çıkışlarını daha sıkı kontrol etmek ve yurtdışındaki varlıkları vergi açısından daha yakından takip etmek.

🔹 Analistler, Çin yönetiminin varlıklı kişilerin anakara ekonomisine bağımlılığını azaltabilecek özel kanalları kapatmaya çalıştığını değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kaldıraçlı ETF’ler Koreli çip şirketlerinde 6 milyar dolarlık satış yaptı

Bloomberg
24.06.2026

🔹 Bloomberg Intelligence'a göre Samsung Electronics ve SK Hynix hisselerini takip eden kaldıraçlı ETF’ler, kaldıraç oranlarını koruyabilmek için salı günü yaklaşık 6 milyar dolarlık hisse satışı gerçekleştirdi.

🔹 Bu ETF’ler, takip ettikleri hisselerin günlük performansının iki katını sunacak şekilde tasarlanıyor ve günlük olarak portföylerini yeniden dengelemek zorunda kalıyor.

🔹 Bloomberg verilerine göre söz konusu satışlar, salı günü Samsung ve SK Hynix hisselerindeki toplam işlem hacminin yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturdu.

Satış baskısı ve piyasa etkisi

🔹 Kaldıraçlı ETF’lerin yeniden dengeleme mekanizması, yükseliş dönemlerinde hisse alımını, düşüş dönemlerinde ise satışları zorunlu kılıyor.

🔹 Bu nedenle ürünlerin piyasa hareketlerini büyüttüğü ve oynaklığı artırdığı yönündeki tartışmalar yeniden gündeme geldi.

🔹 Salı günü SK Hynix ve Samsung hisseleri yüzde 12’den fazla değer kaybetti.

🔹 Aynı gün Kospi endeksi, İran savaşı başladıktan sonraki en sert satış dalgasını yaşadı.

🔹 Samsung ve SK Hynix, Kospi endeksinin toplam ağırlığının yüzde 55’inden fazlasını oluşturuyor.

ETF piyasasının büyüklüğü

🔹 Bloomberg Intelligence ETF analisti Rebecca Sin, satış baskısının yatırımcı çıkışlarından değil, ETF’lerin günlük kaldıraç oranlarını yeniden ayarlama zorunluluğundan kaynaklandığını söyledi.

🔹 Samsung ve SK Hynix hisselerini takip eden yaklaşık 44 milyar dolarlık kaldıraçlı ETF evreninde salı günü net çıkışlar yaklaşık 1,7 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

🔹 Bazı fonlarda çıkış yaşanırken, bazı fonlara yeni para girişleri oldu.

🔹 Yıl boyunca güçlü yükseliş yaşayan Samsung ve SK Hynix hisselerinde bazı yatırımcılar kâr realizasyonu yaparken, diğer yatırımcılar düşüşü alım fırsatı olarak değerlendirdi.

Yapay zekâ teması etkili oldu

🔹 Samsung ve SK Hynix hisselerini takip eden kaldıraçlı ve ters yönlü ETF’lerin büyük bölümü Mayıs ayında Güney Kore’de piyasaya sürüldü.

🔹 Benzer ürünler daha önce Hong Kong’da büyük ilgi görmüştü.

🔹 Ekim ayında işlem görmeye başlayan Hong Kong merkezli CSOP SK Hynix Daily 2x Leveraged Product, yaklaşık 17 milyar dolarlık varlık büyüklüğüne ulaşarak dünyanın en büyük tek hisse kaldıraçlı ETF’lerinden biri haline geldi.

🔹 Goldman Sachs, salı günkü sert düşüşlerde kaldıraçlı ETF’lerin korunma ve yeniden dengeleme işlemlerinin önemli rol oynadığını değerlendirdi.

🔹 Bankaya göre bu ürünlerin günlük mekanik işlemleri, düşüşlerde ek satış yaratarak fiyat hareketlerini hızlandıran bir döngü oluşturuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kaldıraçlı ETF’ler Koreli çip şirketlerinde 6 milyar dolarlık satış yaptı

Bloomberg
24.06.2026

🔹 Bloomberg Intelligence'a göre Samsung Electronics ve SK Hynix hisselerini takip eden kaldıraçlı ETF’ler, kaldıraç oranlarını koruyabilmek için salı günü yaklaşık 6 milyar dolarlık hisse satışı gerçekleştirdi.

🔹 Bu ETF’ler, takip ettikleri hisselerin günlük performansının iki katını sunacak şekilde tasarlanıyor ve günlük olarak portföylerini yeniden dengelemek zorunda kalıyor.

🔹 Bloomberg verilerine göre söz konusu satışlar, salı günü Samsung ve SK Hynix hisselerindeki toplam işlem hacminin yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturdu.

Satış baskısı ve piyasa etkisi

🔹 Kaldıraçlı ETF’lerin yeniden dengeleme mekanizması, yükseliş dönemlerinde hisse alımını, düşüş dönemlerinde ise satışları zorunlu kılıyor.

🔹 Bu nedenle ürünlerin piyasa hareketlerini büyüttüğü ve oynaklığı artırdığı yönündeki tartışmalar yeniden gündeme geldi.

🔹 Salı günü SK Hynix ve Samsung hisseleri yüzde 12’den fazla değer kaybetti.

🔹 Aynı gün Kospi endeksi, İran savaşı başladıktan sonraki en sert satış dalgasını yaşadı.

🔹 Samsung ve SK Hynix, Kospi endeksinin toplam ağırlığının yüzde 55’inden fazlasını oluşturuyor.

ETF piyasasının büyüklüğü

🔹 Bloomberg Intelligence ETF analisti Rebecca Sin, satış baskısının yatırımcı çıkışlarından değil, ETF’lerin günlük kaldıraç oranlarını yeniden ayarlama zorunluluğundan kaynaklandığını söyledi.

🔹 Samsung ve SK Hynix hisselerini takip eden yaklaşık 44 milyar dolarlık kaldıraçlı ETF evreninde salı günü net çıkışlar yaklaşık 1,7 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

🔹 Bazı fonlarda çıkış yaşanırken, bazı fonlara yeni para girişleri oldu.

🔹 Yıl boyunca güçlü yükseliş yaşayan Samsung ve SK Hynix hisselerinde bazı yatırımcılar kâr realizasyonu yaparken, diğer yatırımcılar düşüşü alım fırsatı olarak değerlendirdi.

Yapay zekâ teması etkili oldu

🔹 Samsung ve SK Hynix hisselerini takip eden kaldıraçlı ve ters yönlü ETF’lerin büyük bölümü Mayıs ayında Güney Kore’de piyasaya sürüldü.

🔹 Benzer ürünler daha önce Hong Kong’da büyük ilgi görmüştü.

🔹 Ekim ayında işlem görmeye başlayan Hong Kong merkezli CSOP SK Hynix Daily 2x Leveraged Product, yaklaşık 17 milyar dolarlık varlık büyüklüğüne ulaşarak dünyanın en büyük tek hisse kaldıraçlı ETF’lerinden biri haline geldi.

🔹 Goldman Sachs, salı günkü sert düşüşlerde kaldıraçlı ETF’lerin korunma ve yeniden dengeleme işlemlerinin önemli rol oynadığını değerlendirdi.

🔹 Bankaya göre bu ürünlerin günlük mekanik işlemleri, düşüşlerde ek satış yaratarak fiyat hareketlerini hızlandıran bir döngü oluşturuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yeni hedge fonları sektör devleriyle rekabet etmek için yapay zekâ botlarını kullanıyor

Bloomberg
24.06.2026

🔹 Yapay zekâdaki gelişmeler, küçük yatırım şirketlerinin büyük makro fonlar ve tahvil yatırımcılarıyla daha kolay rekabet etmesini sağlıyor.

🔹 Yeni kurulan fonlar, daha önce geniş analist ekiplerinin yürüttüğü araştırma süreçlerinin önemli bölümünü yapay zekâ sistemleriyle gerçekleştiriyor.

🔹 Yapay zekâ; merkez bankası başkanlarının konuşmalarını analiz etme, küresel enflasyon verilerini işleme, şirket belgelerini inceleme ve yatırım komitesi tartışmalarını değerlendirme gibi görevlerde kullanılıyor.

Küçük ekiplerle büyük rekabet

🔹 MQT Asset Management'ın kurucusu Dharmesh Maniyar, yapay zekânın küçük yatırım şirketlerine kuruluşlarının erken dönemlerinde güçlü araştırma ve analiz kapasitesi kazandırdığını söyledi.

🔹 Geçen yıl kurulan ve beş kişilik ekiple faaliyet gösteren Palinuro Capital, normalde 20-50 kişilik ekiplerin yaptığı çalışmaları büyük dil modelleriyle yürütüyor.

🔹 Fon, Macaristan'dan Güney Kore'ye kadar merkez bankası yetkililerinin açıklamalarını yapay zekâ yardımıyla analiz ediyor.

🔹 Palinuro Capital'in kurucusu Alfonso Peccatiello, yapay zekânın düşük maliyetli ve tarafsız analist kadrosu gibi çalıştığını belirtti.

Tahvil piyasasında kullanım

🔹 Tahvil odaklı yatırım şirketi Osmosis NL, geçmişte haftalar süren araştırmaları birkaç gün içinde tamamlayabiliyor.

🔹 Şirket, yapay zekâ sayesinde üç yıllık işe alım planını yaklaşık yüzde 25 oranında azalttı.

🔹 Osmosis'in CEO'su Victor Verberk, yapay zekânın tüm yatırım evrenini küçük bir ekiple takip etmeyi mümkün hale getirdiğini söyledi.

Risk yönetimi ve yatırım kararları

🔹 Yapay zekâ sistemleri yalnızca araştırmalarda değil, risk yönetimi ve modelleme süreçlerinde de kullanılıyor.

🔹 Palinuro Capital, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar sırasında en uygun korunma stratejilerini belirlemek için yapay zekâ destekli analizlerden yararlandı.

🔹 Alpha Curve Investments, ABD, Avrupa, Avustralya, Brezilya ve Kanada verilerini kullanarak tüketici fiyat eğilimlerini yapay zekâ ile analiz etti.

🔹 Şirket bu analizler sonrasında 100 milyon sterlinlik portföyünün yaklaşık yüzde 70'ini kısa vadeli enflasyona endeksli tahvillere yönlendirdi.

Sektörde yaygınlaşma

🔹 Barclays'in 2026 yılında 400'den fazla sabit getirili menkul kıymet yatırımcısıyla yaptığı ankete göre uzun vadeli fon yöneticilerinin yaklaşık yarısı ve hedge fonların çoğunluğu her gün yapay zekâ kullanıyor.

🔹 Yapay zekâ kullanımının en yaygın alanı yatırım araştırmaları olarak öne çıkıyor.

🔹 Yeni kurulan fonlar, eski teknoloji altyapılarının bulunmaması nedeniyle yapay zekâ uygulamalarını daha hızlı hayata geçirebiliyor.

Büyük şirketlerin avantajı sürüyor

🔹 Sektör uzmanları, büyük yatırım şirketlerinin sermaye gücü, dağıtım ağı ve araştırma kapsamı açısından hâlâ önemli avantajlara sahip olduğunu belirtiyor.

🔹 Buna rağmen yapay zekâ, yatırım yönetimi sektöründe teknolojik altyapıya erişimi demokratikleştirerek rekabet koşullarını değiştirmeye başladı.

🔹 Fon yöneticileri, gelecekte fark yaratacak unsurun yalnızca teknolojiye erişim değil, veriyi, yapay zekâyı, portföy yönetimini, işlem süreçlerini ve risk kontrolünü bütünleşik şekilde kullanabilmek olduğunu vurguluyor.

← Ana sayfaya dön