Trump'ın İran'a Taviz Vermesi Dış Politikada Ani Yön Değişikliğine Yol Açtı
Atlantic
🔹 Donald Trump yönetiminin İran politikası, savaşın başlangıcındaki hedeflerden hızla uzaklaştı.
🔹 İlk aşamada İran'da rejim değişikliği hedefi öne çıkarken, süreç sonunda aynı İran yönetimiyle müzakereler yürütülmeye başlandı.
🔹 Trump, savaşın başında İran halkına mevcut yönetimi devirmeleri çağrısında bulundu ve rejimin sona ereceğini söyledi.
🔹 İran yönetimi iktidarda kalırken Trump daha sonra rejim değişikliğini hiçbir zaman hedeflemediğini ifade etti.
🔹 Trump, İranlı müzakerecileri "rasyonel insanlar" ve "ülkelerine yardım etmek isteyen kişiler" olarak tanımlamaya başladı.
🔹 Trump, savaş sırasında İran'ın füze kapasitesinin yok edildiğini söyledi.
🔹 Daha sonra İran'ın belirli düzeyde füze bulundurmasının normal olduğunu ifade ederek füzelerin asıl sorun olmadığını dile getirdi.
🔹 Trump başlangıçta İran'ın nükleer programının tamamen yok edildiğini ve nükleer materyallerin ABD'ye teslim edilmesini istedi.
🔹 Daha sonra İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin uluslararası denetimleri içeren yeni bir anlaşmaya açık hale geldiği belirtildi.
🔹 Trump, savaşın başında İran destekli grupları önemli tehdit olarak gösterdi.
🔹 Daha sonra İsrail'in Hizbullah'a yönelik operasyonlarını eleştirerek İsrail'in daha temkinli davranması gerektiğini söyledi.
🔹 İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi savaş sonrasında devam etti.
🔹 İran ve Umman, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin gelecekteki yönetimi konusunda ortak çalışma grubu kurulacağını açıkladı.
🔹 İran'ın yeniden inşası için yaklaşık 300 milyar dolarlık yatırım planı gündeme geldi.
🔹 Bu kaynakların kullanımında İran yönetiminin belirleyici olması öngörülüyor.
🔹 Yazıda, Trump yönetiminin savaş boyunca ilan ettiği hedeflerin önemli bölümünden zaman içinde uzaklaştığı ve İran ile yürütülen müzakerelerin başlangıçtaki söylemlerle farklı bir noktaya ulaştığı ifade ediliyor.