← Ana sayfaya dön

ABD, NATO Zirvesi Öncesinde Türkiye'ye KAAN Savaş Uçağı Motoru Satışını İlerletiyor

Reuters
25.06.2026

🔹 ABD yönetimi, Türkiye'ye General Electric üretimi onlarca savaş uçağı motorunun satışını ilerletmeye hazırlanıyor. Paketin değerinin 700 milyon doların üzerinde olması bekleniyor.

🔹 Motorlar, Türkiye'nin yerli savaş uçağı KAAN programında kullanılacak. Proje, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi kapsamında 2016'da başlatıldı.

🔹 Satışın önümüzdeki günlerde tamamlanması ve ardından ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Kongre'ye resmi bildirimi göndermesi bekleniyor.

🔹 Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks, gayriresmi inceleme sürecinde satışa itiraz etti ve onay vermedi. Buna rağmen yönetim süreci ilerletme kararı aldı.

🔹 Türkiye ile ABD ilişkileri Trump döneminde genel olarak olumlu seyrederken, Ankara'nın Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi almasının ardından Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması ve ABD yaptırımları iki ülke arasında anlaşmazlık konusu olmaya devam ediyor.

🔹 Kararın, gelecek ay yapılacak NATO Zirvesi öncesinde Ankara'ya yönelik önemli bir diplomatik jest olarak değerlendirildiği belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump'ın İran'a Taviz Vermesi Dış Politikada Ani Yön Değişikliğine Yol Açtı

Atlantic
25.06.2026

🔹 Donald Trump yönetiminin İran politikası, savaşın başlangıcındaki hedeflerden hızla uzaklaştı.

🔹 İlk aşamada İran'da rejim değişikliği hedefi öne çıkarken, süreç sonunda aynı İran yönetimiyle müzakereler yürütülmeye başlandı.

Rejim değişikliği hedefinden müzakereye

🔹 Trump, savaşın başında İran halkına mevcut yönetimi devirmeleri çağrısında bulundu ve rejimin sona ereceğini söyledi.

🔹 İran yönetimi iktidarda kalırken Trump daha sonra rejim değişikliğini hiçbir zaman hedeflemediğini ifade etti.

🔹 Trump, İranlı müzakerecileri "rasyonel insanlar" ve "ülkelerine yardım etmek isteyen kişiler" olarak tanımlamaya başladı.

Füze ve nükleer politika

🔹 Trump, savaş sırasında İran'ın füze kapasitesinin yok edildiğini söyledi.

🔹 Daha sonra İran'ın belirli düzeyde füze bulundurmasının normal olduğunu ifade ederek füzelerin asıl sorun olmadığını dile getirdi.

🔹 Trump başlangıçta İran'ın nükleer programının tamamen yok edildiğini ve nükleer materyallerin ABD'ye teslim edilmesini istedi.

🔹 Daha sonra İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin uluslararası denetimleri içeren yeni bir anlaşmaya açık hale geldiği belirtildi.

Bölgesel gelişmeler

🔹 Trump, savaşın başında İran destekli grupları önemli tehdit olarak gösterdi.

🔹 Daha sonra İsrail'in Hizbullah'a yönelik operasyonlarını eleştirerek İsrail'in daha temkinli davranması gerektiğini söyledi.

🔹 İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi savaş sonrasında devam etti.

🔹 İran ve Umman, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin gelecekteki yönetimi konusunda ortak çalışma grubu kurulacağını açıkladı.

Ekonomik sonuçlar

🔹 İran'ın yeniden inşası için yaklaşık 300 milyar dolarlık yatırım planı gündeme geldi.

🔹 Bu kaynakların kullanımında İran yönetiminin belirleyici olması öngörülüyor.

Değerlendirme

🔹 Yazıda, Trump yönetiminin savaş boyunca ilan ettiği hedeflerin önemli bölümünden zaman içinde uzaklaştığı ve İran ile yürütülen müzakerelerin başlangıçtaki söylemlerle farklı bir noktaya ulaştığı ifade ediliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD, Türkiye’ye KAAN Savaş Uçağı Motoru Satışını İlerletiyor

Reuters
24.06.2026

🔹 Donald Trump yönetimi, Türkiye’ye yüz milyonlarca dolar değerinde onlarca savaş uçağı motoru satışını ilerletmeye hazırlanıyor.

🔹 General Electric tarafından üretilen motorlar, Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN’da kullanılacak.

🔹 Kaynaklara göre satış paketinin değeri 700 milyon doların üzerinde olacak.

🔹 Satışın önümüzdeki günlerde tamamlanması ve ardından ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Kongre’ye resmî bildirim yapılması bekleniyor.

Kongre itirazları

🔹 Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks satışa itiraz etti.

🔹 Meeks’in gayriresmî inceleme sürecinde satışa onay vermediği belirtildi.

🔹 Buna rağmen Trump yönetiminin satış sürecini sürdürme kararı aldığı ifade edildi.

KAAN programı

🔹 KAAN projesi 2016 yılında Türkiye’nin savunma alanında dışa bağımlılığını azaltma hedefi kapsamında başlatıldı.

🔹 Motor satışı, Türkiye’nin ilk yerli savaş uçağı programı için kritik öneme sahip bulunuyor.

Türkiye-ABD ilişkileri

🔹 Trump döneminde Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler genel olarak olumlu seyrediyor.

🔹 Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında sık sık olumlu açıklamalar yapıyor.

🔹 Ancak iki ülke arasında Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle anlaşmazlık sürüyor.

🔹 ABD, S-400 sistemlerinin güvenlik riski oluşturduğunu belirterek Türkiye’yi F-35 programından çıkarmış ve yaptırımlar uygulamıştı.

NATO zirvesi öncesi adım

🔹 Satış kararının, Türkiye’nin 7-8 Temmuz’da NATO liderlerine ev sahipliği yapacağı zirve öncesinde gelmesi dikkat çekti.

🔹 NATO içinde savunma harcamaları, yük paylaşımı ve ABD’nin müttefiklerden Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasına yönelik daha fazla katkı talebi konularında görüş ayrılıkları bulunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Rusya, Trump’ın Ukrayna Politikasındaki Değişimden Rahatsız

Financial Times
24.06.2026

🔹 Rusya, ABD’yi Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik arabuluculuk çabalarından uzaklaşmakla suçladı.

🔹 Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin artık “tarafsız bir arabulucu” gibi davranmadığını ve Donald Trump’ın daha önce Moskova’ya yakın duran açıklamalarını unuttuğunu söyledi.

🔹 Lavrov, Rusya’nın bundan sonra savaşın hedeflerine ulaşmaya odaklanacağını ve ABD’nin dürüst bir arabulucu olabileceğine dair beklentilerin çöktüğünü ifade etti.

Trump’ın tutumundaki değişim

🔹 G7 Zirvesi sırasında Trump’ın Ukrayna’nın Rusya içindeki hedeflere yönelik uzun menzilli saldırılarından etkilendiği ve bu operasyonlara olumlu yaklaştığı belirtildi.

🔹 Trump ayrıca Rus enerji sektörüne yönelik yaptırımların artırılmasını kabul etti.

🔹 Ukrayna’nın Moskova çevresindeki askeri hedefler ve enerji tesislerine yönelik saldırıları son dönemde yoğunlaştı.

🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya’nın savaşın başında belirlediği hedeflere ulaşamayabileceğini söyledi.

Ukrayna’nın beklentileri

🔹 Üst düzey Ukraynalı yetkililer, Trump yönetiminin Kiev’e daha fazla destek verme ve Rusya üzerindeki baskıyı artırma konusunda daha istekli hale geldiğine dair işaretler gördüklerini belirtti.

🔹 Ukrayna yönetimi, Trump’ın geçmişte verdiği bazı sözleri yerine getirmemesi nedeniyle temkinli yaklaşımını sürdürüyor.

🔹 Buna rağmen son görüşmelerin ardından Patriot hava savunma füzeleri ve Batı silahlarının lisanslı üretimi konusunda ilerleme sağlandığı değerlendiriliyor.

🔹 Volodimir Zelenskiy, Trump ve Rubio’nun Patriot füze üretim lisansları konusunda ilk kez olumlu yanıt verdiğini açıkladı.

🔹 Zelenskiy, gerekli teknik altyapının hazır olduğunu ve üretim için Trump’ın kişisel onayının gerektiğini söyledi.

Avrupa’nın değerlendirmesi

🔹 Avrupa başkentleri, Trump’ın Rus zaferinin kaçınılmaz olmadığı yönündeki değerlendirmesini Ukrayna’ya desteği artırmak için fırsat olarak görüyor.

🔹 NATO’dan üst düzey bir askeri yetkili, Ukrayna’nın yeterli destek aldığında sahada önemli sonuçlar üretebildiğini ve Rus savunma hatlarının aşılmaz olmadığını söyledi.

🔹 Ukrayna’nın teknolojik yenilikleri Rus ilerleyişini yavaşlatırken, Rusya içindeki altyapıya da ciddi zarar veriyor.

Moskova’daki rahatsızlık

🔹 Vladimir Putin, Ukrayna’nın Rusya içindeki saldırılarını çaresizlik göstergesi olarak nitelendirdi.

🔹 Putin, Rus ordusunun ilerleyişinin sürdüğünü ve ülkenin dış ve iç tehditlere karşı gerekli karşılığı vermeye hazır olduğunu söyledi.

🔹 Moskova, resmî olarak ABD öncülüğündeki barış sürecine desteğini sürdürse de Rus yetkililer arasında Washington’a yönelik hayal kırıklığının arttığı belirtiliyor.

🔹 Rus tarafı, geçen yıl Alaska’da yapılan Trump-Putin görüşmesi öncesinde ABD’nin Rus pozisyonunu yanlış değerlendirdiğini düşünüyor.

🔹 Rus yetkililer, Trump’ın sık değişen yaklaşımı ve ABD’li müzakerecilerin yürüttüğü diplomasi nedeniyle Washington’ın Rusya’nın savaş hedeflerini destekleyebileceğine dair güvenlerini kaybetmeye başladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kuzey Kore’nin Bir Sonraki Lideri Kim Jong Un’un Kızı mı Olacak?

Financial Times
24.06.2026
Şubat ayında Pyongyang'ın Hwasong bölgesinde 10.000 dairenin açılış töreninde Kim Ju Ae ve Kim Jong Un © KCNA/KNS/AFP/Getty Images
Şubat ayında Pyongyang'ın Hwasong bölgesinde 10.000 dairenin açılış töreninde Kim Ju Ae ve Kim Jong Un © KCNA/KNS/AFP/Getty Images
Kim Jøae, Şubat ayında askeri komutanlarla yaptığı bir toplantı sırasında © KCNA/Reuters
Kim Jøae, Şubat ayında askeri komutanlarla yaptığı bir toplantı sırasında © KCNA/Reuters

🔹 Kuzey Kore’de yılın en önemli siyasi törenlerinden biri olan yeni yıl anmasında Kim Jong Un’un kızı Kim Ju Ae, anne ve babasının arasında merkezde yer aldı.

🔹 Kim Ju Ae’nin son yıllarda giderek daha görünür hale gelmesi, rejimin onu geleceğin lideri olarak hazırladığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

🔹 Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi dahil birçok uzman, Kim Jong Un’un kızını olası halef olarak öne çıkardığı görüşünde.

Artan görünürlük

🔹 Kim Ju Ae’nin 13-14 yaşlarında olduğu tahmin ediliyor.

🔹 Son yıllarda kıtalararası balistik füze denemeleri, askeri geçit törenleri, donanma etkinlikleri ve fabrika ziyaretlerinde düzenli olarak yer aldı.

🔹 Tank kullandığı, silah ateşlediği ve üst düzey generaller tarafından brifing aldığı görüntüler devlet medyasında yayımlandı.

🔹 2022 ile 2025 sonu arasında kamuoyuna açık en az 49 etkinliğe katıldı.

🔹 İlk dönemde ağırlıklı olarak askeri faaliyetlerde görünürken, 2025 yılında sivil etkinliklerde de sıkça yer almaya başladı.

Haleflik hazırlığı

🔹 Uzmanlara göre Kim Jong Un, kendi iktidara geliş sürecindeki zorlukları yaşamaması için kızını çok erken yaşta hazırlamaya başladı.

🔹 Kim Jong Un, babası Kim Jong Il’in 2008’de geçirdiği felç sonrasında hızla halef olarak öne çıkarılmış ve 2011’de iktidarı devralmıştı.

🔹 İlk yıllarında amcası Jang Song Thaek’in etkisi öne çıkarken, Kim Jong Un daha sonra kapsamlı tasfiyelerle gücünü pekiştirdi.

🔹 Uzmanlar, Kim Ju Ae’nin uzun vadeli ve planlı şekilde kamuoyuna tanıtılmasının dördüncü kuşak hanedan geçişine hazırlık anlamına geldiğini değerlendiriyor.

Verilen mesajlar

🔹 Devlet medyası Kim Ju Ae için sık sık “sevilen kız” ve “saygıdeğer kız” ifadelerini kullanıyor.

🔹 2024 yılında resmi yayın organları Kim Ju Ae ve Kim Jong Un’u birlikte “rehberlik eden büyük şahsiyetler” olarak tanımladı.

🔹 Kim Ju Ae’nin resmi fotoğraflarda zaman zaman babasıyla baş başa yer alması, diğer aile üyelerinden farklı bir konumda gösterildiğine işaret ediyor.

🔹 Kim Jong Un’un kız kardeşi Kim Yo Jong ise genellikle yardımcı rolünde ve arka planda görüntüleniyor.

Kadın lider ihtimali

🔹 Bazı uzmanlar Kuzey Kore’nin geleneksel yapısının kadın liderliğe engel oluşturabileceğini düşünüyor.

🔹 Buna karşın rejimin güçlü propaganda mekanizmasının toplumda kadın lider fikrini kabul ettirebileceği belirtiliyor.

🔹 Kuzey Kore yönetiminde dışişleri bakanı, Kim Jong Un’un eşi Ri Sol Ju ve kız kardeşi Kim Yo Jong gibi etkili kadın isimlerin öne çıktığına dikkat çekiliyor.

Belirsizlik sürüyor

🔹 Kim Ju Ae’nin henüz resmi bir devlet veya parti görevi bulunmuyor.

🔹 Bazı uzmanlar bu nedenle haleflik konusunda kesin sonuca varmak için erken olduğunu düşünüyor.

🔹 Kim Jong Un da iktidara gelmeden önce uzun süre resmi bir unvan taşımamış, ancak 2009’dan itibaren devlet propagandasında “Genç General” olarak öne çıkarılmıştı.

🔹 Uzmanlara göre Kim Jong Un’un halefini resmen ilan etmemesi bilinçli bir tercih olabilir; çünkü açık bir veliaht ilanı mevcut liderin otoritesini zayıflatma riski taşıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Klimalar Fransa’da Siyasi Tartışmanın Yeni Cephesi Haline Geldi

Financial Times
24.06.2026

🔹 Fransa’da etkili olan sıcak hava dalgası sırasında sıcaklıklar Bordeaux ve Nantes gibi şehirlerde 40 derecenin üzerine çıktı.

🔹 Aşırı sağcı Ulusal Birlik lideri Marine Le Pen, sol partileri ve çevrecileri klima kullanımına ideolojik nedenlerle karşı çıkmakla suçladı.

🔹 Le Pen, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde hastaneler, huzurevleri ve okullar başta olmak üzere ülke çapında geniş kapsamlı bir klima programı başlatacağını açıkladı.

🔹 Solcu lider Jean-Luc Mélenchon ise ülke genelinde klima kullanımının yaygınlaştırılmasının çevresel zararı artıracağını söyledi.

İklim ve enerji tartışması

🔹 Klima kullanımı Fransa’da iklim değişikliğiyle mücadele ve aşırı sıcaklara uyum politikalarının merkezindeki tartışma konularından biri haline geldi.

🔹 İklim uzmanları klima kullanımının elektrik tüketimini ve sera gazı emisyonlarını artırabileceği konusunda uyarıyor.

🔹 Fransa elektriğinin yaklaşık yüzde 70’ini nükleer enerjiden ürettiği için karbon emisyonu kaygıları birçok ülkeye göre daha sınırlı görülüyor.

🔹 Çevreci siyasetçiler klima yerine binaların yenilenmesi, doğal havalandırmanın artırılması ve şehirlerde daha fazla yeşil alan oluşturulmasını savunuyor.

🔹 Araştırmalar yoğun şehirlerde yaygın klima kullanımının özellikle geceleri çevreye ek ısı yayarak kentsel sıcaklığı artırabileceğini gösteriyor.

Siyasi cepheleşme

🔹 Ulusal Birlik Partisi, klima konusunu Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Avrupa Birliği’nin çevre politikalarına yönelik eleştirilerinin önemli bir parçası haline getirdi.

🔹 Parti, araç emisyonları, enerji verimliliği ve ısınma sistemleriyle ilgili düzenlemelerin dar gelirli kesimlere ek maliyet yüklediğini savunuyor.

🔹 Yeşiller Partisi lideri Marine Tondelier, klimanın yasaklanmasını savunmadıklarını ancak tek çözüm olmadığını belirtti.

🔹 Yeşiller, aşırı sıcaklardan etkilenen çalışanlara devlet tarafından finanse edilen yılda beş güne kadar “iklim izni” verilmesini öneriyor.

Artan sıcaklıklar ve hazırlıklar

🔹 Meteorologlar, 2003 yılında yaklaşık 14.800 ek ölüme yol açan tarihi sıcak hava dalgasına benzer bir risk oluşabileceği uyarısında bulunuyor.

🔹 Fransa hükümeti, 2100 yılına kadar sıcaklıkların 4 derece artabileceği senaryosuna göre uyum planları hazırlıyor.

🔹 Konutlarda klima kullanım oranı 2016’da yüzde 14 seviyesindeyken 2020’de yüzde 25’e yükseldi.

🔹 Buna rağmen bu oran güney Avrupa ülkeleri ve ABD’deki yüzde 70’in üzerindeki seviyelerin oldukça altında bulunuyor.

Okullar ve kamu hizmetleri

🔹 Fransa’da yaklaşık 1.800 okul aşırı sıcaklar nedeniyle kapatıldı, yaklaşık 8.000 okul ise dersleri erken sonlandırdı.

🔹 Okulların yalnızca yüzde 14’ünde klima sistemi bulunuyor.

🔹 Birçok okulda panjur, perde veya açılabilir pencere gibi temel sıcaklık kontrol önlemleri de bulunmuyor.

🔹 Paris Belediyesi, başkentteki 620 okul için 1.200 yeni klima ünitesi satın alınması amacıyla acil fon sağladı.

🔹 Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire, gelecek hafta sonuna kadar şehirdeki her okula en az bir klima ünitesi teslim edileceğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Hürmüz Boğazı’nın Kapanması 125 Milyar Dolarlık Yük Taşıyan Yaklaşık 1.200 Gemiyi Mahsur Bıraktı

Financial Times
24.06.2026

🔹 Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle yaklaşık 1.200 yük gemisi ve toplam değeri 125 milyar dolar olarak hesaplanan yükler 100 günden uzun süre Körfez’de mahsur kaldı.

🔹 Allianz verilerine göre kriz, küresel ticaretin birkaç stratejik deniz geçidine ne kadar bağımlı olduğunu ortaya koydu.

🔹 ABD ile İran arasında varılan ön anlaşmanın ardından gemi trafiği yeniden başlamaya başladı ancak geçişler hâlâ kriz öncesi seviyelerin altında bulunuyor.

Deniz ticaretine etkiler

🔹 Çatışma öncesinde Hürmüz Boğazı’ndan günde yaklaşık 135 gemi geçiyor ve dünya petrol ile doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri bu güzergâhı kullanıyordu.

🔹 Boğazın kapanması enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açtı ve petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine taşıdı.

🔹 Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre çatışmalar sırasında 40’tan fazla gemi füze saldırısına uğradı ve 14 denizci hayatını kaybetti.

🔹 Saldırıya uğrayan gemilerin büyük bölümünü petrol tankerleri oluşturdu.

Trafik yeniden artıyor

🔹 Lloyd’s List Intelligence verilerine göre Körfez’den çıkan gemi sayısı 21 Haziran’da sona eren haftada 69’a yükseldi.

🔹 Bu rakam önceki haftadaki 24 geçişin yaklaşık üç katına çıktı ve çatışmaların başlamasından bu yana görülen en yüksek haftalık seviye oldu.

🔹 Buna rağmen birçok denizcilik ve lojistik şirketi, Umman Denizi, Kızıldeniz ve kara taşımacılığı gibi alternatif güzergâhların kalıcı hale gelmesini bekliyor.

🔹 Bazı sektör yöneticileri, İran’ın Hürmüz üzerindeki etkisini göstermesinin ardından alternatif rotalara daha fazla yatırım yapmayı planlıyor.

Kargo ve sigorta riskleri

🔹 Kuehne+Nagel, Körfez bölgesinde yaklaşık 300 bin TEU konteynerin hâlâ beklediğini tahmin ediyor.

🔹 Bölgeye giriş ve çıkış sağlayan kara taşımacılığı hatlarında ciddi yoğunluk yaşanıyor.

🔹 Sigorta şirketleri, füze ve insansız hava aracı saldırılarında zarar gören gemiler nedeniyle tazminat talepleriyle karşılaşmaya başladı.

🔹 İlaç ve dondurulmuş gıda gibi bozulabilir yüklerde meydana gelen kayıplar için de sigorta başvuruları bekleniyor.

Denizciler ve tahliye süreci

🔹 Allianz raporuna göre yaklaşık 20 bin denizci hâlâ Körfez’de bulunan gemilerde görev yapıyor.

🔹 Uluslararası Denizcilik Örgütü, 11 bin denizcinin bölgeden ayrılmak istediğini açıkladı.

🔹 Örgüt, Umman ile koordinasyon içinde gemilerin güvenli şekilde bölgeden çıkabilmesi için bir tahliye koridoru oluşturdu.

🔹 Raporda, denizcilik sektörünün nitelikli personel bulmakta zorlanmasının küresel tedarik zincirlerinin dayanıklılığı açısından uzun vadeli risk oluşturduğu belirtildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Nvidia’nın Yasaklı Yapay Zekâ Çipleri Çin Karaborsasında İki Kattan Fazla Değerlendi

Financial Times
24.06.2026

🔹 ABD’nin ihracat kısıtlamaları ve Çin’deki güçlü talep nedeniyle Nvidia’nın yasaklı yapay zekâ çiplerinin karaborsa fiyatları son altı ayda iki kattan fazla yükseldi.

🔹 Sekiz adet Blackwell GPU içeren Nvidia DGX B300 sunucusunun fiyatı yaklaşık 4 milyon yuandan 8 milyon yuanın üzerine çıktı. Sistem ABD’de yaklaşık 400 bin dolar seviyesinde satılıyor.

🔹 Yapay zekâ girişimleri arasında yaygın kullanılan Nvidia RTX 6000 Pro çipinin fiyatı yıl başındaki yaklaşık 50 bin yuandan 130 bin yuana kadar yükseldi.

Kaçakçılık yolları daraldı

🔹 Çip tüccarları, ABD makamlarının 2025 sonlarından itibaren yasa dışı çip ihracatına yönelik soruşturmaları yoğunlaştırmasının tedariki ciddi şekilde zorlaştırdığını belirtiyor.

🔹 Mart ayında ABD’de, Nvidia yapay zekâ sunucularını Çin’e kaçırdığı iddiasıyla yaklaşık 2,5 milyar dolarlık sevkiyatla bağlantılı kişiler hakkında dava açıldı.

🔹 Tayvan ve Malezya da Çin’e yönelik çip kaçakçılığı ağlarına karşı soruşturmalar başlattı.

🔹 Aracı şirketler için risklerin artması, karaborsa fiyatlarının daha da yükselmesine yol açtı.

Çin’de Nvidia talebi sürüyor

🔹 Pekin’in Huawei ve diğer yerli üreticileri destekleme çabalarına rağmen Çinli şirketlerin Nvidia donanımlarına yönelik talebi yüksek seviyede kalıyor.

🔹 Çinli teknoloji şirketleri yapay zekâ uygulamalarını ve otonom ajanları hızla ticarileştirmeye çalışırken özellikle çıkarım (inference) işlemlerinde kullanılan çiplere ihtiyaç duyuyor.

🔹 Huawei’nin yeni Ascend 950PR işlemcisi büyük veri merkezi müşterileri tarafından test edilmeye başlandı ve yerli alternatif olarak öne çıkarılıyor.

🔹 Buna rağmen yazılım uyumluluğu ve tedarik sorunları nedeniyle birçok şirket Nvidia ürünlerine yönelmeye devam ediyor.

Eski nesil çiplere yönelim

🔹 Çinli müşteriler, yeni ürünlerdeki kıtlık nedeniyle Nvidia’nın A100 gibi eski veri merkezi hızlandırıcılarını ve yapay zekâ için uyarlanabilen oyun çiplerini daha fazla satın almaya başladı.

🔹 A100 tabanlı sunucuların fiyatı geçen yıl sonundaki yaklaşık 200 bin yuandan 600 bin yuana kadar yükseldi.

🔹 H200 işlemcilerinin tedarikinin zorlaşması da piyasadaki sıkışıklığı artırdı. Bazı alıcılar işlemleri Hong Kong üzerinden gerçekleştirip çipleri gayriresmî yollarla Çin ana karasına taşıyor.

Hesaplama maliyetleri yükseliyor

🔹 Nvidia donanımlarındaki arz sıkıntısı, yapay zekâ işlem gücü kiralama maliyetlerini de artırdı.

🔹 Çin’de GPU kiralama ücretleri artık birçok durumda ABD seviyelerine ulaştı veya ABD’nin üzerine çıktı.

🔹 Özellikle Nvidia’nın en yeni Blackwell tabanlı sistemlerinde Çin’deki kiralama maliyetleri küresel ölçekte en yüksek seviyeler arasında yer alıyor.

🔹 Yükselen bellek çipi fiyatları da sektördeki maliyet baskısını artırırken bazı müşteriler artan fiyatlar nedeniyle talebi azaltmaya başladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD Hegemonyasının Yükselişi ve Gerileyişi

Financial Times
24.06.2026

🔹 ABD, 20. yüzyılın galibi olarak Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasının ardından rakipsiz siyasi ve ekonomik güce ulaştı ve anayasal yönetim ile özgürlük değerlerinin başlıca temsilcisi haline geldi.

🔹 19. yüzyılın sonlarından itibaren yaşanan ikinci sanayi devrimi sırasında kimya, elektrik, telefon, ilaç, içten yanmalı motor, havacılık ve radyo gibi alanlardaki gelişmeler ABD’yi dünyanın en büyük ekonomisine dönüştürdü.

🔹 1914’e gelindiğinde Avrupa’daki güç mücadelesinden daha önemli gelişme ABD’nin yükselişi oldu ve Birinci Dünya Savaşı sonrasında ABD Avrupa üzerinde belirleyici güç konumuna geldi.

ABD liderliğindeki düzen

🔹 ABD’nin Birinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası sistemden çekilmesi, ekonomik krizler ve siyasi istikrarsızlıklarla birlikte İkinci Dünya Savaşı’na giden süreci hızlandırdı.

🔹 İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD, Sovyetler Birliği ile rekabet içinde uluslararası sistemde aktif rol üstlendi ve Soğuk Savaş dönemi başladı.

🔹 Bu dönemde Batı Avrupa ABD’ye güvenlik açısından bağımlı hale gelirken sömürge imparatorlukları dağıldı ve sosyal demokrat ekonomik model yaygınlaştı.

🔹 Sovyetler Birliği’nin 1989-1991 döneminde çökmesiyle ABD, rakipsiz küresel güç konumuna ulaştı ve bu dönem “tek kutuplu an” olarak adlandırıldı.

Yeni güç dengeleri

🔹 Çin’in reform ve dışa açılma politikaları sonucunda yeni bir süper güç ortaya çıktı ve ABD, uzun bir aradan sonra kendisine denk ölçekte bir rakiple karşı karşıya kaldı.

🔹 Dijital devrim ve küreselleşmenin hızlanması dünya ekonomisini dönüştürürken finansal krizler, kitlesel göç hareketleri ve toplumsal değişimler yeni siyasi gerilimler yarattı.

🔹 Kimlik, cinsiyet ve etnik köken temelli taleplerin yükselişi birçok ülkede milliyetçi ve muhafazakâr karşı hareketlerin güçlenmesine yol açtı.

ABD ve dünya düzenindeki kriz

🔹 ABD’nin 250. kuruluş yılına yaklaşırken hem ülkenin hem de ABD öncülüğünde kurulan uluslararası düzenin ciddi bir krizle karşı karşıya olduğu değerlendiriliyor.

🔹 Çin Devlet Başkanı Xi Jinping yönetimindeki Çin, ABD’nin küresel etkisinin zayıfladığı ve demokrasinin dünya genelinde gerilediği bir dönemde etkisini artırıyor.

🔹 V-Dem verilerine göre dünya nüfusunun yalnızca yüzde 7’si liberal demokrasilerde yaşıyor.

🔹 Yazıya göre Donald Trump yönetimi hukuk devleti, bilimsel araştırmalar, uluslararası ittifaklar ve kurumsal istikrar gibi ABD gücünün temel unsurlarını zayıflatıyor.

Geleceğe ilişkin değerlendirmeler

🔹 Nükleer silahların varlığı büyük güçler arasında doğrudan savaş riskini önemli ölçüde azaltıyor.

🔹 Küresel çevre sorunları, yapay zekâ ve diğer dönüştürücü teknolojilerin yönetimi gibi konular ülkelerin ortak hareket etmesini gerektiriyor.

🔹 Önümüzdeki dönemin temel sorularından biri, otoriter yönetimlerin mi yoksa özgürlük ve demokrasinin mi küresel ölçekte üstün geleceği olacak.

🔹 Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra oluşan ve ABD öncülüğünde şekillenen dünya düzeninin giderek zayıfladığı, ABD’nin de önceki küresel rolünden uzaklaştığı belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Venezuela 240 Milyar Dolarlık Borç Yükünü Açıklamaya Hazırlanıyor

Financial Times
24.06.2026

🔹 Venezuela, ülkenin toplam borcunun yaklaşık 240 milyar dolar olduğunu açıklamaya hazırlanıyor. Bu rakam, daha önceki 150-200 milyar dolarlık piyasa tahminlerinin üzerinde bulunuyor.

🔹 ABD destekli operasyonla Nicolas Maduro’nun ocak ayında görevden uzaklaştırılmasının ardından Caracas yönetimi tarihin en büyük devlet borcu yeniden yapılandırma sürecini başlattı.

🔹 Geçici lider Delcy Rodríguez, Venezuela’nın yıl sonuna kadar alacaklılarla anlaşmaya varmasını ve ülkenin yaklaşık on yıl sonra yeniden uluslararası piyasalara dönmesini hedefliyor.

Ekonomik görünüm

🔹 Temmuz başında yayımlanacak borç sürdürülebilirlik planında Venezuela ekonomisinin büyüklüğünün yaklaşık 100 milyar dolar olarak hesaplanması bekleniyor.

🔹 Ülke ekonomisi, Hugo Chavez’in son görev yılı olan 2012’deki yaklaşık 370 milyar dolarlık seviyeden önemli ölçüde küçülmüş durumda.

🔹 Bu hesaplamalara göre Venezuela’nın borç/GSYH oranı yüzde 200’ün üzerine çıkıyor.

🔹 Hükümetin mali danışmanı olarak görev yapan Centerview Partners, borcun sürdürülebilir seviyelere çekilmesine yönelik plan hazırladı.

Borcun yapısı

🔹 Venezuela hükümeti ve devlet petrol şirketi PDVSA’nın tahvil borçları yaklaşık 60 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

🔹 Temerrüt sonrası biriken faizlerle birlikte bu yük yaklaşık 100 milyar dolara ulaşıyor ve her yıl yaklaşık 5 milyar dolar artıyor.

🔹 Ülkenin petrol şirketlerine ve ticari alacaklılara 30-50 milyar dolar arasında borcu bulunduğu tahmin ediliyor.

🔹 Kamulaştırmalar nedeniyle açılan davalarda verilen tazminat kararlarının toplamının 20 milyar doların üzerinde olduğu değerlendiriliyor.

🔹 Venezuela’nın Çin’e 10-20 milyar dolar, Rusya’ya yaklaşık 6 milyar dolar ve kalkınma bankalarına yaklaşık 4 milyar dolar borcu olduğu belirtiliyor.

Yeniden yapılandırma süreci

🔹 Venezuela’nın yeniden yapılandırması, 2012’deki yaklaşık 200 milyar dolarlık Yunanistan borç krizini geride bırakarak tarihin en büyük egemen borç yeniden yapılandırması olabilir.

🔹 Süreç, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) doğrudan yönettiği bir program olmadan ilerliyor.

🔹 IMF, yeniden yapılandırma sürecine dahil olmadığını ancak Venezuela ile ekonomik görünüm konusunda temaslarını sürdürdüğünü açıkladı.

🔹 Bazı yatırımcılar, IMF gözetimi olmadan yürütülen sürecin Venezuela’nın alacaklılarla müzakerelerde daha zayıf bir konuma düşmesine yol açabileceğini düşünüyor.

Petrol üretimi ve piyasa beklentileri

🔹 Yatırımcılar, Venezuela’nın petrol üretimini ne kadar hızlı artırabileceğine ve ABD destekli petrol ihracatı normalleşmesinin sonuçlarına odaklanıyor.

🔹 Venezuela Merkez Bankası verilerine göre petrol ihracat gelirleri yılın ilk çeyreğinde 5,5 milyar dolara yükseldi. Bu rakam Maduro döneminin son aylarında 4,4 milyar dolar seviyesindeydi.

🔹 Venezuela tahvilleri Maduro’nun devrilmesinden önce dolar başına yaklaşık 33 sent seviyesinde işlem görürken bugün yaklaşık 55 sent seviyesine yükseldi.

🔹 Bazı yatırım yöneticileri yeniden yapılandırma sürecinin 2026 içinde tamamlanmasının zor olduğunu ve müzakerelerin 2027’ye kadar uzayabileceğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön