🔹 ABD’de seçimlerle ilgili davaların sayısı artarken mahkemeler, ara seçimlere haftalar kala davaları sonuçlandırmaya devam ediyor.
🔹 Yüksek Mahkeme’ye gelen yüksek riskli seçim davalarının sayısı, özellikle ara seçimler açısından tarihsel normların üzerine çıktı. Seçim kurallarındaki belirsizlik, seçmenlerin seçim sistemine güvenini zayıflatabilir.
🔹 Yüksek Mahkeme, Başkan Donald Trump’ın kasım seçimlerinde posta yoluyla oy kullanmaya kapsamlı kısıtlamalar getirme planıyla ilgili henüz karar vermedi. Plan; hatalara, bazı oyların sayılmamasına ve seçim yetkililerinin son dakika düzenlemelerine yol açabilir.
🔹 Mahkemenin önündeki bir diğer dava, Trump yönetiminin Sosyal Güvenlik verilerini eyalet yetkililerinin seçmen listelerindeki vatandaş olmayan kişileri belirlemesine yardımcı olmak için kullanmasının hukuki durumuyla ilgili.
🔹 Trump’ın planı, eyaletlerin seçmen verilerini ABD Posta Servisi’ne sunmasını ve posta yoluyla yalnızca belirli ölçütleri karşılayan oy pusulalarının gönderilmesini öngörüyor.
🔹 Seçim davalarındaki artışı bu yıl hızlandıran üç gelişme öne çıktı: Yüksek Mahkeme’nin 1965 tarihli Oy Hakları Yasası’nı zayıflatan kararı, Trump’ın Cumhuriyetçilerin yönettiği eyaletlere seçim bölgelerini yeniden çizme baskısı ve yeni oy kullanma kuralları getirme girişimleri.
🔹 Yüksek Mahkeme, Louisiana ve Alabama’daki seçim bölgesi davalarına acil başvuru kapsamında müdahale etti. Louisiana’da bu süreçte binlerce seçmen posta yoluyla oy kullanmıştı.
🔹 Mahkeme, Cumhuriyetçilerin yönettiği Teksas ile Demokratların yönettiği Kaliforniya’nın seçim bölgelerini yeniden çizmesine izin verdi. Hazirandaki bir kararla eyaletlerin, Seçim Günü’nden sonraki beş güne kadar ulaşan posta oylarını sayabileceğine hükmetti.
🔹 Yüksek Mahkeme geçen hafta Missouri’nin, Cumhuriyetçilerin bir sandalye kazanmasına yardımcı olmak amacıyla hazırlanan yeni kongre haritasını kullanmasını engelledi. Missouri genel seçimde, ağustos ön seçiminde kullanılan haritadan farklı bir harita kullanmak zorunda kalacak.
🔹 Seçim davaları 2000’deki başkanlık seçiminden bu yana üç katına çıktı. Yıllık ortalama dava sayısı 2000’den önce 94 iken sonraki yıllarda 283’e yükseldi; 2020 başkanlık seçimi tek yılda en fazla davanın görüldüğü dönem oldu.
🔹 Wisconsin Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin çalışmasına göre 2020 seçimiyle bağlantılı 543 dava açıldı. Trump ve destekçilerinin seçim sahtekârlığı iddialarıyla açtığı davaların neredeyse tamamı kaybedildi; Yüksek Mahkeme, Trump ile seçimi kazanan Demokrat Joe Biden arasındaki anlaşmazlığı ele almayı reddetti.
🔹 Trump yönetiminin posta yoluyla oy kullanma planı kapsamında eyalet ve yerel yetkililerden seçmen listelerini henüz kamuya açılmayan çevrim içi bir portal üzerinden, günde birden fazla kez sunmaları istenebilir.
🔹 Plan ayrıca binlerce yerel seçim bölgesinin oy pusulası zarflarının tasarımı için onay almasını gerektiriyor. Seçim yetkilileri, tasarımlar reddedilirse zarfları yeniden tasarlayıp basmak için yeterli zaman bulunmadığını söylüyor.
🔹 Cumhuriyetçi bazı eyalet sekreterleri, geç değişikliklerin kafa karışıklığı yarattığını, uygun seçmenlerin oy kullanmasını engelleyebileceğini ve seçim sonuçlarına duyulan güveni zedeleyebileceğini belirterek Yüksek Mahkeme’den Trump’ın posta yoluyla oy kullanma planını durdurmasını istedi.
🔹 Yüksek Mahkeme ağustosta Trump’ın başkanlık kararnamesinin geçici olarak yürürlüğe girmesine izin verdi. Günler sonra federal bir yargıç, eyaletlerin seçimlere kadar yeni zarflar hazırlamasının mümkün olmadığını belirterek kararı engelledi; bu gelişme Yüksek Mahkeme’deki mevcut davaya yol açtı.
🔹 Washington Eyaleti Dışişleri Bakanı Steve Hobbs, mahkeme kararları ve duyurulan değişikliklerin seçmenler arasında gerçek bir belirsizlik yarattığını söyledi. Seçim yöneticileri, çelişkili kararların normal seçim çalışmalarının üzerine önemli ölçüde ek iş getirdiğini belirtti.
🔹 Heritage Foundation’dan Don Palmer, yönetimin önerilerinin mevcut federal yasaya uyumu artırabileceğini ve seçmenlerin güvenini yükseltebileceğini söyledi.
🔹 Yargıç Ketanji Brown Jackson, Trump’ın posta yoluyla oy kullanma kararının yaklaşan ara seçimlere gereksiz yere kaos ve belirsizlik getirdiğini belirtti.
🔹 Hukuk profesörü Justin Levitt, seçmenlere oy kullanma bilgilerini yerel seçim yetkililerinden almalarını, seçmen kayıtlarını kontrol etmelerini ve oy kullanma planı yapmalarını önerdi. Levitt, davalara rağmen kuralların şimdiye kadar büyük ölçüde değişmediğini söyledi.