🔹 ABD’li ve Çinli düşünce kuruluşları ile teknoloji şirketleri, Donald Trump ve Şi Cinping’in 24 Eylül’deki zirvesi öncesinde yapay zekâ riskleri konusunda gayriresmî görüşmeler yaptı.
🔹 Görüşmelere katılanlar, güçlü ve potansiyel olarak kontrol edilemez yapay zekâ sistemlerinin tehlikeleri konusunda iki tarafın birçok ortak kaygı taşıdığını söyledi. Ancak ABD ile Çin arasındaki teknolojik rekabet, riskleri yönetmek için ortak güvenlik sınırları belirlenmesini zorlaştırdı.
🔹 Anthropic CEO’su Dario Amodei, ABD’deki önde gelen yapay zekâ laboratuvarlarının geliştirme hızını yavaşlatması gerektiğini savundu ve ABD’nin Çin karşısındaki teknolojik üstünlüğünü koruyacak mekanizmalar kurulmasını istedi.
🔹 Amodei, gelişmiş çiplere Çin’in erişiminin kısıtlanmasını ve Çinli şirketlerin ABD’li rakiplerin çıktılarıyla model eğitmesini engelleyecek önlemler alınmasını önerdi.
🔹 Tsinghua Üniversitesi’nden Xiao Qian, Amodei’nin yapay zekâ risklerini ulusal güvenlikle ilişkilendirmesinin olası iş birliğini daha da zorlaştırdığını söyledi.
🔹 Çin’in Global Times gazetesi, Çin’in yapay zekâda öne geçmesinin ABD ve dünya için ciddi tehlike oluşturacağı yönündeki görüşleri eleştirdi ve yapay zekâ güvenliğinin jeopolitik, sıfır toplamlı bir meseleye dönüştürüldüğünü savundu.
🔹 ABD hükümeti içinde Trump ve Şi’nin zirvede yapay zekâ konusunda kapsamlı bir uzlaşmaya varacağına ilişkin beklentiler düşük kaldı. Çin, mayıs ayında iki liderin yapay zekâ diyaloğu kurma konusunda anlaştığını açıkladı ancak konuya ilişkin resmî görüşmeler yapılmadı.
🔹 ABD, Çinli laboratuvarların başka modellerin çıktılarından yararlanarak model geliştirdiğini ve bunu “distilasyon” yöntemiyle yaptığını savundu. Çinli yetkililer suçlamaları temelsiz olarak nitelendirerek yerli şirketlerin bağımsız ilerlemelerinin göz ardı edildiğini söyledi.
🔹 ABD Ulusal Güvenlik Ajansı ve diğer güvenlik kurumları, DeepSeek ve Alibaba’nın da aralarında bulunduğu bazı Çinli grupları, Çin hükümetinin muhtemel bilgisi dahilinde distilasyon yapmakla suçladı.
🔹 ABD’deki tartışmalar gelecekteki varoluşsal risklere ve yapay zekânın kontrolden çıkmasının önlenmesine odaklanırken, Çinli düzenleyiciler bilgisayar korsanlığı ve siyasi açıdan hassas materyallerin yayılmasını önleme gibi mevcut risklere öncelik verdi.
🔹 Çin’deki yapay zekâ yöneticileri ve yatırımcılar, felaket niteliğindeki veya varoluşsal riskler konusunda şirketler içinde anlamlı tartışmaların sınırlı kaldığını söyledi. Çinli şirketler, yapay genel zekâya ulaşmayı hedeflese de önceliği ABD’li rakiplerini yakalamaya ve gelir elde etmeye veriyor.
🔹 Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı, siber saldırılar, veri hırsızlığı, siyasi istikrarsızlık ve askerî çatışma dahil olmak üzere yapay zekânın yol açabileceği tehditlere ilişkin kapsamlı bir uyarı yayımladı.
🔹 Gayriresmî görüşmelerde ortak model güvenliği değerlendirme sistemleri, yapay zekânın kötüye kullanımının açıklanması ve gelişmiş sistemlerin beklenmedik ya da zararlı davranışları konusunda karşılıklı uyarı kanalları kurulması önerildi.
🔹 Carnegie Endowment for International Peace’ten Scott Singer, yapay zekâ risklerinin iki ülkeyi ortak zemin aramaya zorlayacağını söyledi ve Washington ile Pekin arasında resmî bir iletişim kanalının bulunmamasının her iki taraf için de büyük risk taşıdığını belirtti.