← Ana sayfaya dön

En önemli yapay zekâ tehlikesi mi? Çin’in gerisinde kalmak.

Washington Post
18.09.2026
Washington Post çalışanlarının illüstrasyonu; iStock
Washington Post çalışanlarının illüstrasyonu; iStock

🔹 Yapay zekânın insanlık için en büyük tehlikesi, ABD’nin paniğe kapılıp geliştirme çalışmalarını yavaşlatması ve Çin’e karşı yapay zekâ yarışını kaybetmesi olarak gösteriliyor.

🔹 Eski Anthropic araştırmacısı Jacob Coxon, yapay zekânın on yılın sonuna kadar insanlığın tamamını yok edebileceğini söyledi. Eski Meta baş yapay zekâ bilimcisi Yann LeCun ise bu olasılığın yok oluş seviyesinde bir asteroid çarpmasından ve nükleer soykırımdan daha düşük olduğunu belirtti.

🔹 Anduril Başkanı Chris Brose, yapay zekâ geliştirmesinin dikkatli biçimde sürdürülmesi gerektiğini, geride kalmanın sonuçlarının daha önce görülmemiş ölçekte olabileceğini söyledi.

🔹 Yapay zekâ kendini geliştirdikçe her yeni nesil, bir sonraki nesli geliştirmek için kullanılabilir. Çin öne geçerse Çin’in yapay zekâ modelleri ABD’ninkilerden daha hızlı ilerleyebilir ve ABD’nin arayı kapatması mümkün olmayabilir.

🔹 ABD’nin Çin’in önüne geçmesi, Pekin’in kapatamayacağı kalıcı bir üstünlük sağlayabilir. Yapay zekâ konusunda bugün alınacak kararlar, ABD’nin kalıcı bir liderlik kurup kuramayacağını belirleyebilir.

🔹 Soğuk Savaş sırasında nükleer silahların geliştirilmesini dondurma önerileri, nükleer üstünlüğün Sovyetler Birliği’ne bırakılması riski taşıyordu. Yapay zekâ geliştirmesinin dondurulması da yapay zekâ üstünlüğünü Çin’e bırakabilir.

🔹 Vermont Senatörü Bernie Sanders, ABD’de tüm ileri yapay zekâ geliştirme çalışmalarını durduracak ve süperzekâ yapay zekânın geliştirilmesiyle kullanılmasını kalıcı olarak yasaklayacak Yapay Süperzekâyı Yasaklama Yasası’nı açıkladı.

🔹 Yapay zekânın hastalıkları tedavi etme, bilimsel keşifleri hızlandırma, ekonomik üretkenliği artırma, insan ömrünü uzatma ve yaratıcılığı geliştirme potansiyeli bulunuyor.

🔹 Yapay zekâ ekonomiyi, çalışma hayatını ve uygarlığı olumlu ya da olumsuz yönde dönüştürebilecek bilinmeyen riskler taşıyor. Teknolojinin sorumlu biçimde geliştirilmesi gerekiyor.

🔹 ABD’nin rakipleri yapay zekâ geliştirmesini yavaşlatmayacak. Çin’in yapay zekâ geliştirmesinde öne geçerek askeri üstünlük elde etmesi, insanlık için varoluşsal tehdit oluşturabilir.

🔹 ABD’nin yapay zekâ yarışının nereye gittiğini bilmediği, ancak bu alanda ilk sıraya ulaşması gerektiği belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ed Sheeran’ın Macklemore ve Filistin konusunda asıl hatası

Financial Times
18.09.2026
Ed Sheeran ve Macklemore, 2013 MTV Video Müzik Ödülleri’nde © Kevin Mazur/WireImage for MTV
Ed Sheeran ve Macklemore, 2013 MTV Video Müzik Ödülleri’nde © Kevin Mazur/WireImage for MTV

🔹 Ed Sheeran, “Loop” turnesinin ABD ayağında destek sanatçısı olarak Filistin yanlısı siyasi mesajlarıyla bilinen Macklemore’u sahneye çıkardı.

🔹 Macklemore, New Jersey’deki MetLife Stadyumu konserinde binlerce Sheeran hayranına “Özgür Filistin” sloganı attırdı ve İsrail’in Gazze’deki savaşından esinlenen “Hind’s Hall” adlı protesto şarkısını seslendirdi.

🔹 Macklemore, İsrail’e yönelik eleştirilerin Yahudilere yönelik eleştiri anlamına gelmediğini söyledi; mesajını Lübnan, Küba, Kongo, Sudan ve ABD’de göçmenlik uygulamalarından korkan kişiler için barış çağrısıyla genişletti.

🔹 Macklemore’un turnede yalnızca iki konser vermesi planlanıyordu; ancak tepkilerin ardından kadrodan çıkarıldı.

🔹 New England Patriots’ın sahibi Robert Kraft, Macklemore’un eylemlerini Yahudi toplumu için “son derece saldırgan ve incitici” olarak niteledi.

🔹 Macklemore, Kraft’ın bir grup stadyum sahibini örgütleyerek Sheeran’dan rapçiyi turneden çıkarmasını, aksi halde konserlerin iptal edileceğini söylemelerini sağladığını öne sürdü. Kraft’ın temsilcisi bu iddiaya hemen yanıt vermedi.

🔹 Sheeran, aralarında Kraft’ın da bulunduğu stadyum sahiplerinin konser iptali tehdidinde bulunduğunu söyledi. Macklemore’un sözleşmesinin kendisiyle değil, rapçiyi işten çıkaran Messina Touring Group adlı organizatörle yapıldığını açıkladı.

🔹 Sheeran’ın müzik grubu ve diğer destek sanatçıları, Macklemore’a dayanışma göstermek için turneden ayrıldı. Sheeran’ın turneye onlarsız devam etmesi veya turneyi durdurması gerekiyor.

🔹 Sheeran, konserlerine gelenlerin siyasi bir forum beklemediğini söyledi ve kişisel görüşlerinin bulunduğunu ancak bunları kamuoyuna açıklamayacağını belirtti.

🔹 Sheeran’ın geçmişte Jeremy Corbyn’e verdiği destek ve Kraft’ın 2022’deki düğün partisinde sahne alması, tartışmada eleştiri konusu oldu.

🔹 Macklemore, “Hind’s Hall” şarkısında müzik endüstrisini Gazze savaşı karşısında sessiz ve suç ortaklığı içinde olmakla eleştirdi.

🔹 Sheeran’ın bir sonraki planlanan konseri Philadelphia’da. Sanatçının gitarıyla tek başına sahne alarak turneyi önceki biçimine döndürmeye çalışması bekleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, Axios'a İran savaşında önemli bir yol ayrımına yaklaştığını söyledi

Axios
18.09.2026
Başkan Trump, 13 Eylül’de Air Force One’da gazetecilere konuşuyor. Fotoğraf: Anna Moneymaker/Getty Images
Başkan Trump, 13 Eylül’de Air Force One’da gazetecilere konuşuyor. Fotoğraf: Anna Moneymaker/Getty Images

🔹 Başkan Donald Trump, İran savaşını sona erdirmek için büyük saldırıları yeniden başlatıp başlatmama konusunda önemli bir karar aşamasına yaklaştığını söyledi.

🔹 Trump, İran rejimine karşı saldırıya geçip geçmemeye karar vermesi gerektiğini belirterek “Büyük bir karar yaklaşıyor. Her şey olabilir” dedi.

🔹 Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında salı günü Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Umman liderleriyle yapacağı görüşmede savaşın sonraki adımlarını ele alacak.

🔹 Görüşme, diplomasi için yeni bir girişim yapılması veya askeri operasyonların yoğunlaştırılması seçeneklerini şekillendirebilir. Trump’ın büyük çaplı operasyonları yeniden başlatması için bölgesel müttefiklerinin desteğine ihtiyaç duyuluyor.

🔹 Trump, savaşın yakında sona ereceğini birkaç kez söyledi. ABD’li yetkililer çatışmanın sürdürülemez bir savaşsız-barışsız çıkmaza girdiği uyarısında bulunuyor; anlaşma sağlanamazsa Trump’ın ara seçimlerin ardından büyük çaplı operasyonlara dönebileceği belirtiliyor.

🔹 Trump, Körfez ülkelerinin savaşla ilgili tutumlarını ve durumlarını doğrudan öğrenmek istediğini söyledi; kararını ara seçimlerden önce mi sonra mı vereceğini açıklamadı.

🔹 Trump, Suudi Arabistan ve Katar’ın İran’ın misilleme olarak Suudi petrol ve doğal gaz tesislerini bombalayabileceği yönündeki endişelerinin ardından ağustos başında büyük çaplı operasyonları yeniden başlatmadı.

🔹 ABD, İran’la müzakereleri askıya aldı, yeni bir ekonomik yaptırım kampanyası başlattı ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürdü. ABD ordusu ayrıca Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya ve küresel enerji piyasasına petrol akışını artırmaya odaklandı.

🔹 Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve doğal gaz tankerlerinin geçişi önemli ölçüde arttı ancak trafik savaş öncesi seviyelerin altında kaldı; petrol fiyatları yüksek seyrini korudu.

🔹 Trump ile Savunma Bakanı Pete Hegseth, Orta Doğu’daki ABD askeri gücünün yıl sonuna kadar mevcut seviyede tutulması talimatını verdi. Bu güçler, tam kapsamlı çatışmalara dönme ihtimaline karşı hazır tutuluyor.

🔹 Trump, deniz ablukasının İran’ın petrol ihraç etmesini engellemesinden memnun olduğunu söyledi. İran’ın ABD’yle doğrudan temas halinde olduğunu ve anlaşmaya varmak istediğini de ekledi.

🔹 Beyaz Saray, İran’ı bölgesel ölçekte sınırlamayı ve İsrail ile komşuları arasındaki ilişkilerin normalleşmesini genişletmeyi amaçlayan savaş sonrası bir strateji hazırlıyor.

🔹 Taslak stratejinin, İran savaşı sona erdikten sonra ve Trump’ın görev süresinin son iki yılında ABD’nin Orta Doğu yaklaşımına yön vermesi planlanıyor. İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçim ile ABD’de kasım ayında düzenlenecek ara seçimler planlamayı etkileyen iki önemli gelişme olarak öne çıkıyor.

🔹 Trump, gelecek hafta New York’ta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşüp görüşmeyeceği sorusuna “Görüşebilirim” yanıtını verdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

StarKist’in ton balığı tedarik zinciri kısmen zorla çalıştırmaya dayanıyor

Washington Post
18.09.2026
Balıkçılar ve alıcılar, 2016’da Tayvan’daki Donggang balıkçı limanında düzenlenen ton balığı müzayedesinde bir araya geliyor. (Johnson Lai/AP)
Balıkçılar ve alıcılar, 2016’da Tayvan’daki Donggang balıkçı limanında düzenlenen ton balığı müzayedesinde bir araya geliyor. (Johnson Lai/AP)

🔹 Global Labor Justice’in raporu, ABD’nin önde gelen konserve ton balığı markalarından StarKist’e balık sağlayan Tayvan bandıralı teknelerde göçmen balıkçıların zorla çalıştırma ve diğer hak ihlallerine maruz kaldığını ortaya koydu.

🔹 İki buçuk yıl süren araştırmada, 37 teknede çalışan 92 göçmen balıkçıyla görüşüldü; tüm vakalarda zorla çalıştırma göstergeleri bulundu. 27 teknedeki 62 balıkçı için kanıtların Uluslararası Çalışma Örgütü’nün zorla çalıştırma tanımını karşılayacak düzeyde olduğu belirtildi.

🔹 Balıkçılar ciddi yaralanmaların tedavi edilmemesi, işe alım ücretlerinin borçlandırması, pasaportlara el konulması, aşırı çalışma ve aylarca dış dünyayla iletişim kuramama gibi koşulları anlattı.

🔹 Araştırma, StarKist’in Pasifik albakor tedarik zincirinde 313 tekne belirledi; bunların 162’si Tayvan bandıralı veya Tayvanlı sahipler tarafından işletilen teknelerdi.

🔹 Görüşülen tüm balıkçılar denizdeyken pasaportlarının tutulduğunu ve kendilerini işverenlerine bağlayan vizelerle çalıştıklarını söyledi. Balıkçıların çoğu, koşullar ne olursa olsun işte kalmalarına neden olan borçlar bulunduğunu belirtti.

🔹 Balıkçıların çoğu günde 16 ila 22 saat, haftanın yedi günü çalıştığını söyledi. Tekneler limana uğramadan üç ila 10 ay denizde kalabiliyor; bazı balıkçılar aylarca ücret alamadıklarını belirtti.

🔹 Endonezyalı balıkçı Adrie Nelwan, 2021’de bir kancanın sağ gözüne isabet etmesinin ardından kaptanın tıbbi yardım taleplerini reddettiğini söyledi. Nelwan yaklaşık iki ay sonra hastaneye ulaştığında sağ gözündeki görme yetisini kaybetmişti.

🔹 Abdul Roni, Nisan 2025’te bir makaranın elini sıkıştırması sonucu orta parmağının koptuğunu, iki parmağının kırıldığını ve teknenin tedavi için Guam’a yanaşma talebinin reddedildiğini söyledi. Yarası 11 gün sonra Tayvan’da tedavi edildi.

🔹 Tayvan’daki en büyük göçmen balıkçı sendikası FOSPI-PMFU, StarKist’in işçilerle doğrudan müzakere ederek çalışma haklarını koruyacak bağlayıcı bir anlaşma yapmasını talep etti.

🔹 StarKist, bulgulara ilişkin doğrudan açıklama yapmadı. National Seafood Association, işçi kötü muamelesi iddialarını ciddiye aldığını ve somut ihlallerin derhal kolluk kuvvetlerine ve düzenleyici kurumlara bildirilmesi gerektiğini açıkladı.

🔹 StarKist’in davranış kuralları, deniz ürünlerinin sorumlu biçimde tedarik edildiğini ve zorla çalıştırmanın yasak olduğunu belirtiyor. Şirket, 2008’den bu yana Güney Koreli Dongwon Industries’in tamamına sahip olduğu bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor.

🔹 Global Labor Justice, Dongwon Industries hakkında Güney Kore’de OECD tedarik zinciri durum tespiti kurallarına uyumu izleyen devlet kurumuna şikâyette bulundu.

🔹 Tayvan Balıkçılık Ajansı, yabancı balıkçıların korunmasını güçlendirmek için yasal reformlar ve eylem planı uyguladığını açıkladı. Tayvan, uzak deniz balıkçı teknelerinin yarısından fazlasını her yıl çalışma hakları açısından denetlediğini bildirdi.

🔹 ABD yasaları, zorla çalıştırma koşullarında üretilen malların ithalatını yasaklıyor. Trump yönetimi, yasağın uygulanmasını haziran ayında yayımlanan başkanlık kararnamesiyle öncelik olarak belirledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Gazze’de bina çökmesi 20’den fazla kişinin ölümüne yol açtı, onlarca kişi enkaz altında kaldı

CNN
17.09.2026
Kurtarma ekipleri çarşamba günü Gazze Şehri’nde çöken binanın enkazından kurbanların cesetlerini çıkarıyor. (Saeed M. M. T. Jaras/Anadolu/Getty Images)
Kurtarma ekipleri çarşamba günü Gazze Şehri’nde çöken binanın enkazından kurbanların cesetlerini çıkarıyor. (Saeed M. M. T. Jaras/Anadolu/Getty Images)

🔹 Gazze’nin Rimal Mahallesi’ndeki altı katlı El-Saada binası çarşamba sabahı çöktü; enkaz altında yaklaşık 100 kişinin kayıp olduğu bildirildi.

🔹 El-Şifa Hastanesi Müdürü Dr. Muhammed Ebu Selmiye, aralarında 11 çocuğun da bulunduğu en az 21 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını söyledi.

🔹 Gazze Sivil Savunma ekipleri olay yerinde arama ve kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.

🔹 Sivil Savunma, binanın savaşın başında İsrail hava saldırılarıyla hedef alındığını açıkladı. Saldırılar, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırının ardından gerçekleşti.

🔹 Birleşmiş Milletler, Gazze’deki yapıların yaklaşık yüzde 80’inin hasar gördüğünü, bunların üçte ikisinin yıkıldığını bildirdi.

🔹 Gazze’de yaklaşık 1,9 milyon Filistinli, yani nüfusun yaklaşık yüzde 90’ı, savaş sırasında yerinden edildi; birçok kişi birden fazla kez yer değiştirdi.

🔹 Hamas’ın Gazze’deki medya ofisi, binanın güvenli barınma seçeneği bulunmadığı için buraya sığınan yerinden edilmiş ailelerin üzerine çöktüğünü söyledi.

🔹 Hamas, kurtarma çalışmalarında kullanılacak yeterli ekipman, makine ve malzemenin Gazze’ye girişini engellemekle İsrail’i suçladı. İsrail, askeri amaçlarla kullanılabileceğini belirttiği çift kullanımlı ürünlerin, ağır ekipman da dahil olmak üzere, Gazze’ye girişini kısıtlıyor.

🔹 BM’nin işgal altındaki Filistin topraklarından sorumlu insani yardım koordinatörü Ramiz Alakbarov, ağır iş makineleri, motor yağı ve yakıtın Gazze’ye girişine acilen izin verilmesini istedi.

🔹 Gazze İskân Bakanlığı, önceki İsrail saldırılarının yol açtığı yapısal hasar ve çatlaklar nedeniyle yaklaşık 3.000 binayı tehlikeli veya çökme riski taşıyan yapı olarak sınıflandırdı.

🔹 Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, bölgede barınan sivillerin bulunduğu alanlarda benzer çökmeler yaşanabileceği uyarısında bulundu.

🔹 Hamas ve İsrail arasında geçen ekimde varılan kırılgan ateşkes anlaşmasından bu yana Gazze’de kapsamlı bir yeniden inşa çalışması gerçekleşmedi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

New York Moda Haftası güzel yemeklerle dolu. Güzel insanlar onları yemiyor.

Washington Post
17.09.2026
Rachel Comey’nin moda gösterisinde Alice Malaret tarafından hazırlanan renkli pastane sunumu. (Maura Judkis/The Washington Post)
Rachel Comey’nin moda gösterisinde Alice Malaret tarafından hazırlanan renkli pastane sunumu. (Maura Judkis/The Washington Post)

🔹 New York Moda Haftası etkinliklerinde küçük hamur işleri, havyar, çikolatalar ve diğer yiyecekler sunuluyor; ancak konukların büyük bölümü bu yiyecekleri tüketmiyor.

🔹 Adam Lippes’in ilkbahar koleksiyonu öncesindeki kahvaltıda incir, kavun, mini kiş, pain au chocolat, çırpılmış yumurtalı tost ve havyar servis edildi. Konuklar yiyecekleri çoğunlukla görmezden geldi.

🔹 Moda etkinliklerinde makyajı bozmama, dar kıyafetlere yiyecek dökmeme, kırıntılardan kaçınma ve kalori tüketirken görülmeme isteği, yemeklerin az tüketilmesinin nedenleri arasında yer alıyor.

🔹 Rachel Comey’nin sunumunda Alice Malaret’in hazırladığı, aynalar üzerinde servis edilen mavi, yeşil ve mor renkli tek lokmalık tatlılar konukların ilgisini çekti.

🔹 Alice Malaret’in tatlıları arasında mavi spirulinalı çırpılmış hindistan cevizi kremalı çikolatalı hindistan cevizi barı, ube kremalı muzlu ve aktif kömürlü muffin ile pembe craquelin’li chantilly kremalı chou yer aldı.

🔹 Alice + Olivia etkinliğinde yenilemeyen dev yiyecek maketleri kullanıldı. Etkinlikte ayrıca THC içermeyen ve hafif bir ruh hali yükseltici etki sunduğu belirtilen nootropik çikolatalar dağıtıldı.

🔹 Tasarımcı Talia Abbe, önceki sezon tüketilmeyen çay sandviçlerinin bir bölümünü bağışladı. Bu yıl yiyecek israfını azaltmak için trüflü patates kızartmalarını Serendipity 3’teki sunum sırasında sipariş üzerine hazırlattı.

🔹 İçerik üreticisi David Ross Lawn, moda haftası programı yoğun olsa da insanların bedenlerini beslemesi ve kendilerine bakması gerektiğini söyledi.

🔹 Abbe, şehir içinde sürekli hareket eden konukların nefes alıp kısa süre dinlenebilmesi için etkinliklerinde her zaman yiyecek servis ettiğini söyledi.

🔹 Shao Yang’ın Chinese Tuxedo’daki sunumunda konuklara acılı salatalık, marine edilmiş kulak mantarı, domuz etli mantı ve Şanghay usulü sebzeli börekler ikram edildi.

🔹 Shao Yang, yiyecek servisinin konukları doyurmanın yanı sıra koleksiyonun anlatısına katkı sağladığını söyledi. Koleksiyon, 1990’ların Hong Kong üçlü çete filmlerinden ilham aldı.

🔹 Sunum sırasında modeller, kullanılmayan sigaralarla büyük yuvarlak bir masada sohbet ediyormuş gibi poz verdi; konuklar yemeklerin ikinci porsiyonlarını da aldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekâdaki en güçlü adam hiç endişeli değil

Atlantic
17.09.2026
Jensen Huang, Nvidia CEO’su. Akio Kon / Bloomberg / Getty
Jensen Huang, Nvidia CEO’su. Akio Kon / Bloomberg / Getty

🔹 Nvidia CEO’su Jensen Huang, yapay zekânın insanlık için varoluşsal risk oluşturacağı yönündeki kaygıları abartılı ve bilim dışı buluyor.

🔹 Anthropic CEO’su Dario Amodei, kendini geliştiren yapay zekâların yakında kontrolden çıkabileceği ve tüm interneti ele geçirebileceği uyarısında bulundu. Amodei, yapay zekâ geliştirmelerinin yavaşlatılmasını ve şirket operasyonlarına dış denetçiler alınmasını istedi.

🔹 OpenAI CEO’su Sam Altman, Amodei’nin açıkladığı benzer önlemleri uygulama sözü verdi. Anthropic ve OpenAI, araştırmacıların gelecekte oluşturabilecekleri sistemlerden duyduğu endişeler nedeniyle son haftalarda çalışan kayıpları yaşadı.

🔹 Huang, son bir hafta içinde en az iki kez yapay zekânın varoluşsal risklerine ilişkin kaygıları reddetti. Huang, 10 Eylül’deki Goldman Sachs konferansında bazı sektör yöneticilerini kendi ürünlerine talep yaratmak için siber güvenlik korkularını büyütmekle suçladı ve “Sorun yaratmaktan daha iyi talep oluşturma yöntemi ne olabilir?” dedi.

🔹 Anthropic ve OpenAI, en gelişmiş modellerini eğitmek için Nvidia çiplerine ihtiyaç duyuyor. Nvidia’nın her iki şirkette de hisse sahibi olması, şirketlerin yapay zekâ yarışındaki konumundan bağımsız olarak Huang’a çip satışları ve yatırımlar üzerinden kazanç sağlıyor.

🔹 Eski ABD Başkanı Donald Trump, Huang’la yapay zekâ konusundaki benzer görüşlerini paylaştı. Trump, bir teknoloji podcast’inin canlı kaydı sırasında Huang’ı telefonla aradı ve yapay zekâya ilişkin felaket senaryolarının “tamamen bir aldatmaca” olduğunu söyledi.

🔹 Huang, 2023’te yapay zekânın yok oluş riskiyle ilgili bildiriyi imzalamadı. Huang, aynı yıl teknolojiden hiçbir zaman endişe duymadığını ve yapay zekânın yalnızca veri işlediğini söyledi.

🔹 Huang, yapay zekâ güvenliğinin hukuki değil mühendislik sorunu olduğunu savunarak düzenleme çağrılarını defalarca reddetti. İnsanlığın yapay zekâ nedeniyle sona ereceği görüşünü “tamamen saçmalık” olarak nitelendirdi.

🔹 Huang, Trump’tan Çin’e çip satışlarına yönelik kısıtlamaları kaldırmasını defalarca istedi. Böyle bir adım, yapay zekâ araştırmalarının ve bağlantılı risklerin dünya çapında yayılmasını hızlandırabilir.

🔹 Huang, güçlü yapay zekâ modellerinin başka yapay zekâ sistemleri tarafından denetlenebileceğini söyledi. Yapay zekâ maliyetlerinin düşmesi, otomatik denetimin uygulanmasını kolaylaştırabilir.

🔹 Huang, ocak ayında bir gün “tanrı yapay zekâ”ya sahip olunabileceğini söyledi; ancak böyle bir günün henüz gelmediğini belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İsrail ABD’den Neden Daha Fazla Bir Tonluk Bomba İstiyor ve Bu Satış Neden Tartışmalı?

New York Times
17.09.2026
İsrail’in 2023’te Gazze’de düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın kalıntıları. Samar Abu Elouf / The New York Times
İsrail’in 2023’te Gazze’de düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın kalıntıları. Samar Abu Elouf / The New York Times

🔹 Trump yönetimi, İsrail’e 2,8 milyar dolar değerindeki anlaşma kapsamında 60.000 adet bir tonluk bomba göndermeyi planlıyor.

🔹 Anlaşma, İsrail’in 20.000 Mk-84 bombası, 20.000 BLU-117 bombası ve 20.000 I-2000 Penetrator savaş başlığı almasını öngörüyor.

🔹 Bir tonluk bombalar yer üstünde patlayarak geniş alana şarapnel saçabiliyor, gecikmeli fünye ile yer altında patlayabiliyor ve hassas güdüm kitleriyle donatılabiliyor.

🔹 Satın alma, Pentagon’un yabancı askeri satış bütçesinden finanse ediliyor; kaynaklar ABD vergi mükelleflerinden İsrail ordusuna ve ABD mühimmat üreticilerine aktarılıyor.

🔹 İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısının ardından bir tonluk bombaların kullanımını artırdı ve 2025’te ABD’den 2012-2015 dönemine kıyasla yaklaşık sekiz kat daha fazla bu tür bomba aldı.

🔹 İsrail ordusu bu bombaları Gazze’de Hamas’ın tünel ağı, silahları ve komuta merkezlerine yönelik saldırılarda yoğun biçimde kullandı.

🔹 İsrail Temsilciler Meclisi üyesi Gregory W. Meeks, bombaların Gazze ve Lübnan’daki yoğun nüfuslu bölgelerde kullanılabileceği endişesiyle satışa itiraz koydu. Bu itiraz, Kongre’nin gayriresmî inceleme sürecinin parçası ve bağlayıcı olmayabilir.

🔹 Satışı durdurmak için Temsilciler Meclisi ve Senato’dan bir ret kararının geçmesi, ardından başkan vetosunun üçte iki çoğunlukla aşılması gerekiyor; bu düzeyde bir oylama daha önce gerçekleşmedi.

🔹 Biden ve Trump yönetimleri, İsrail’e silah satışlarını Kongre incelemesinden geçirmek yerine acil durum yetkisini kullandı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio da mart ayında Kongre’yi devre dışı bırakarak İsrail’e 4 milyar dolarlık silah gönderdi; sevkiyatta 35.000’den fazla bir tonluk bomba bulunuyordu.

🔹 Bir tonluk bombaların Gazze’de sivillerin güvenliği için yönlendirildiği yoğun nüfuslu ve güvenli ilan edilen bölgelerde kullanılması tartışmalara yol açtı. Güney Gazze’de sivillerin taşınmasının istendiği bir bölgede en az 40 fit genişliğinde 208 krater tespit edildi.

🔹 ABD askeri yetkilileri bu büyüklükteki bombaların kent savaşlarına uygun olmadığını ve ABD güçlerinin bunları yoğun nüfuslu bölgelerde neredeyse hiç kullanmadığını söyledi. İsrail ise bombaların büyük binalarda veya yer altı tünellerinde saklanan düşman güçlerini vurmak için gerekli olduğunu ve sivil kayıpları azaltmaya çalıştığını açıkladı.

🔹 İsrail Hava Kuvvetleri son yıllarda Gazze, Batı Şeria, Lübnan, İran, Suriye, Yemen ve Irak’taki operasyonlarda mühimmat stoklarını büyük ölçüde tüketti. İsrailli emekli Tümgeneral Amos Yadlin, uzun süren savaşların daha fazla mühimmat gerektirdiğini söyledi.

🔹 Tucker Carlson, yeni bombaların Lübnan’da ve muhtemelen bölgedeki diğer ülkelerde kullanılabileceğini söyledi ve sevkiyata karşı çıktı.

🔹 İsrailli güvenlik araştırmacısı Jesse Weinberg, İsrail ve Washington’daki destekçilerin gelecekte Kongre yapısının ve 2028 seçimlerinin değişebileceği gerekçesiyle askeri yardımı öne çekmeye çalıştığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, Kanada’nın AB’ye ortak üye olmasına izin verilmesinin ‘düşmanca bir eylem’ olabileceğini söyledi

Wall Street Journal
17.09.2026
Başkan Trump, Kanada’nın Avrupa Birliği’ne ortak üyeliğine izin verilmesine karşılık Avrupa ülkeleriyle ticareti durdurmakla veya daha fazla tarife uygulamakla tehdit etti. Fotoğraf: Kevin Lamarque/Reuters
Başkan Trump, Kanada’nın Avrupa Birliği’ne ortak üyeliğine izin verilmesine karşılık Avrupa ülkeleriyle ticareti durdurmakla veya daha fazla tarife uygulamakla tehdit etti. Fotoğraf: Kevin Lamarque/Reuters

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Kanada’nın Avrupa Birliği’ne ortak üye olmasına izin verilmesinin “düşmanca bir eylem” olabileceğini söyledi.

🔹 Trump, Avrupa ülkelerine yönelik ek tarifeler uygulamakla veya Avrupa ile bazı alanlarda ticareti durdurmakla tehdit etti.

🔹 Trump, Kanada’nın ortak üyeliğiyle ilgili öneriyi “gülünç” olarak niteledi ve Kanada’yı “korkunç bir ticaret ortağı” diye tanımladı.

🔹 Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın benzer görüşlere sahip demokrasilerle, özellikle Kanada’yla işbirliğini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.

🔹 Trump, Avrupa’nın girişimi kötü niyetle yapması halinde Avrupa’ya “çok ağır tarifeler” uygulayacağını söyledi; iyi niyetli bir girişimin sorun oluşturmayacağını belirtti.

🔹 ABD, Kanada’dan çok sayıda süt ürünü, alkollü içecek ve motosikletin ithalatını gelecek haftalarda yasaklamaya hazırlanıyor.

🔹 Trump, Kanada’ya uygulanan mevcut yüzde 50’lik tarifelerin kapsamını değiştirdi; çimento, yol tuzu ve bazı hastane ürünlerindeki vergileri kaldırırken bazı arazi araçları, tekneler ve peynirlere yüzde 50 vergi getirdi.

🔹 ABD ile Kanada, ağustos sonunda ticaret anlaşmasına yaklaşsa da görüşmeler son aşamada başarısız oldu.

🔹 Kanada ve Avrupa yetkilileri, AB ile yeni bir ilişki kategorisi oluşturacak ortak üyelik seçeneğini görüşüyor.

🔹 Avrupa ve Kanada yetkilileri, Kanada’nın tam AB üyeliğinin seçenek olmadığını ancak mümkün olan en yakın ilişkiyi istediklerini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

‘Beni öldürüp geri getirdiği için Tanrı’ya şükrediyorum’: Nicolas Winding Refn, yeni bilim kurgu korku filmine ilham veren acil ameliyatını anlatıyor

Guardian
17.09.2026
“Bu konuda yaygara koparmadım çünkü bir süper kahraman gibiyim” … Yeni filmi Her Private Hell olan Refn. Fotoğraf: Suki Dhanda/The Guardian
“Bu konuda yaygara koparmadım çünkü bir süper kahraman gibiyim” … Yeni filmi Her Private Hell olan Refn. Fotoğraf: Suki Dhanda/The Guardian

🔹 Nicolas Winding Refn, 2023’te kalbindeki bir kapağın hasar gördüğünü ve akciğerlerini kanla doldurduğunu öğrendi.

🔹 Refn, doktorların kendisine esasen ölmek üzere olduğunu söylediğini ve iki hafta içinde açık kalp ameliyatı planlandığını açıkladı.

🔹 Cerrahı, göğüs kafesini açmadan teleskopik yöntemle ameliyat yapabileceğini söyledi; Refn bu yöntemi Kopenhag’daki diğer doktorların uygulayamayacağını belirtti.

🔹 Ameliyatın ardından üç ay boyunca fiziksel olarak toparlanan Refn, yeniden film yapma isteğinin canlandığını söyledi.

🔹 Refn, ameliyattan önce yaratıcı tutkusunu kaybettiğini ve hayatının geri kalanında ne yapacağını bilmediğini açıkladı.

🔹 Yeni filmi Her Private Hell, neon ışıklarıyla aydınlanan Tokyo’da geçen bilim kurgu, korku, parodi ve intikam unsurlarını birleştiriyor.

🔹 Sophie Thatcher’ın canlandırdığı Elle, film yapımcısı babasıyla ilişkisini yeniden kurmak için kendi bilim kurgu filmini çekmeye çalışan bir oyuncu olarak öne çıkıyor.

🔹 Filmde Charles Melton’ın canlandırdığı Private K, savaş sonrası Japonya’da kaybolan kızını arayan Amerikalı bir asker olarak yer alıyor.

🔹 Refn, Private K karakterinin kendi kızlarıyla ilgili koruma duygusundan ve yaşadığı ameliyatın hayali bir versiyonundan doğduğunu söyledi.

🔹 Refn, Her Private Hell’in yapay zekânın üretemeyeceği, tek film içinde beş film barındıran bir yapım olduğunu açıkladı.

🔹 Her Private Hell için eleştiriler farklılaştı; bazı değerlendirmeler filmi görsel açıdan etkileyici bulurken bazıları filmi içeriği zayıf bir görsel gösteri olarak niteledi.

🔹 Refn, kalp ameliyatından sonra önünde 25 yıl daha kalması hâlinde bu zamanı sanat ve yeni filmler üretmek için kullanacağını söyledi.

🔹 Her Private Hell, 25 Eylül’de sinemalarda gösterime girecek.

← Ana sayfaya dön