← Ana sayfaya dön

GIZ Yemen’de 15 milyon avro kaybetti

DER SPIEGEL
19.09.2026
Sana’nın eski kenti (3 Şubat tarihli fotoğraf): Husilerden korunmak amacıyla dosyalar imha edildi. Fotoğraf: Mohammed Hamoud / Getty Images
Sana’nın eski kenti (3 Şubat tarihli fotoğraf): Husilerden korunmak amacıyla dosyalar imha edildi. Fotoğraf: Mohammed Hamoud / Getty Images

🔹 GIZ, Yemen’deki usulsüzlükler ve muhasebe belgelerindeki eksiklikler nedeniyle yaklaşık 15 milyon avroluk zararla karşı karşıya kaldı.

🔹 Yaklaşık 1,1 milyon avroluk zarar, bir grup yerel çalışanın döviz işlemleri ve manipüle edilmiş akaryakıt siparişleriyle yaptığı dolandırıcılıktan kaynaklandı.

🔹 GIZ, usulsüzlükleri 2022 ortasında aldığı iç bildirimlerle tespit etti ve 24 çalışanla 2023’te yollarını ayırdı.

🔹 2014-2024 dönemine ilişkin incelemede, gerekli makbuz ve belgelerin bulunmaması nedeniyle yaklaşık 14 milyon avroluk maliyetin BMZ ve Almanya Dışişleri Bakanlığı’na faturalandırılamadığı ortaya çıktı.

🔹 GIZ, iade belgeleri, seyahat kanıtları ve Yemen’deki seminerlere ait katılımcı listeleri bulunmadığı için yaklaşık 14 milyon avroyu faizleriyle birlikte işverenlerine geri ödemek zorunda.

🔹 GIZ, Yemen’deki kayıpların federal bütçeye zarar vermediğini açıkladı.

🔹 Kurum, Sana’daki ofisini boşaltırken çalışanlar ve ortaklar hakkındaki hassas bilgilerin Husilerin eline geçmesini önlemek amacıyla 2025’te bazı muhasebe ve proje dosyalarını imha etti.

🔹 İran’la ittifak yapan Husiler, 2014’ten bu yana Sana ve Yemen’in kuzeyinin bazı bölümlerini kontrol ediyor. GIZ, Sana’daki ülke ofisini 2024’te kapattı.

🔹 GIZ, 2013’te Sana’da Alman ülke direktörü ile iki çalışanının öldüğü terör saldırısının ardından Yemen’deki projelerini Almanya’dan uzaktan yönetmeye başladı.

🔹 GIZ Yönetim Kurulu Sözcüsü Thorsten Schäfer-Gümbel, uzaktan yönetim modelinin yeniden düzenlendiğini ve iç kontrol sisteminin sıkılaştırıldığını söyledi.

🔹 Schäfer-Gümbel, kırılgan bölgelerde yürütülen çok sayıdaki proje nedeniyle yeni uyum ihlallerinin tamamen engellenemeyebileceğini belirtti.

🔹 GIZ, özel durumlarda uzaktan yönetim modelini sürdürmek istiyor; ancak kurum Yemen’de şimdilik yeniden faaliyet yürütmeyecek.

🔹 Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı, Yemen’de GIZ ile teknik işbirliğini yıl sonunda sona erdirme kararı aldı. GIZ böylece ülkeden tamamen çekilecek.

🔹 GIZ, Yemen’de 1969’dan bu yana sağlık, içme suyu ve kadınların eğitimi alanlarında çalışmalar yürütüyordu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, CNN dahil 3 medya kuruluşunu “Beyaz Saray’dan dışlama” paylaşımı yaptı… CNN “yönetimin önlem aldığına dair iz yok” dedi

読売新聞オンライン
19.09.2026
ABD Başkanı Donald Trump — AP
ABD Başkanı Donald Trump — AP

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, CNN, MS NOW ve haber sitesi Politico’yu “Beyaz Saray’dan dışlayacağını” sosyal medyada paylaştı.

🔹 Trump, üç kuruluşun sürekli “sahte haber” yayımladığını savundu ancak hangi haberleri sorunlu bulduğunu açıklamadı.

🔹 Trump, kuruluşlara yönelik hangi önlemlerin alınacağını belirtmedi ve kendisini eleştiren diğer medya kuruluşlarına da aynı uygulamayı yapacağını söyledi.

🔹 Trump, dışlama kararının “derhal yürürlüğe gireceğini” belirtti.

🔹 CNN, Trump’ın paylaşımından sonra da muhabirlerinin Beyaz Saray içinde bulunduğunu bildirdi.

🔹 CNN, yönetimin herhangi bir önlem aldığına dair iz bulunmadığını açıkladı.

🔹 Trump’ın paylaşımı, üç medya kuruluşunun Beyaz Saray’daki haber takibinin sınırlandırılabileceği anlamına geliyor.

🔹 Uygulamanın hayata geçirilmesi halinde, basın özgürlüğünü güvence altına alan ABD Anayasası’na aykırılık eleştirileri gündeme gelebilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD, Tayvan’a silah satışlarını APEC ve G20 zirvelerinin sonrasına ertelemeyi değerlendiriyor

South China Morning Post
19.09.2026

🔹 ABD, Tayvan’a yönelik büyük silah satışlarının duyurusunu kasım ayında Shenzhen’de düzenlenecek APEC zirvesinin sonrasına ertelemeyi değerlendiriyor.

🔹 Ertelemenin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile APEC ve aralık ayında düzenlenecek G20 zirvesi kapsamında yapacağı görüşmelerin sonrasına kadar uzatılma ihtimali bulunuyor.

🔹 Kararın Trump, Washington’daki Çin yanlısı sertlik yanlıları ve Tayvan’ın lobi grupları arasında bir uzlaşma olması bekleniyor. Trump’ın kararı 2028 sonu veya 2029 başına kadar ertelemeyi de değerlendirdiği, ancak bu öneriye sert muhalefet geldiği belirtildi.

🔹 Tayvan’ın mevcut silah siparişleri, ABD’li savunma şirketlerinin ABD ordusunun stok yenileme ihtiyaçlarına ve özellikle Orta Doğu’daki aktif çatışmalara öncelik vermesi nedeniyle uzun üretim kuyruklarında bekliyor.

🔹 ABD savunma sanayisindeki tedarik zinciri sorunları ve nitelikli iş gücü eksikliği, Tayvan’a yönelik teslimatlarda birikmeye yol açıyor. Bu nedenle onayın ertelenmesi gerçek teslimat takvimini sınırlı ölçüde etkileyebilir.

🔹 Çinli yetkililer, Xi Jinping’in Washington ziyareti öncesinde ABD’den Taipei’ye yeni silah satışlarını durdurmasını istedi. Pekin, satışların mümkün olduğunca uzun süre ertelenmesini istiyor ancak Washington’ın bunu kalıcı olarak sürdüremeyeceğini kabul ediyor.

🔹 Tayvanlı yetkililer, Trump’ın silah satışlarını başkanlık döneminin sonuna kadar erteleme ihtimalinden endişe duyuyor.

🔹 Trump yönetimi, Washington’daki zirve ile kasım ayındaki APEC toplantısı arasındaki dönemde daha küçük bir silah paketi açıklayabilir. Geçmiş yıllardaki milyarlarca dolarlık anlaşmaların benzerinin gerçekleşme ihtimali daha düşük görülüyor.

🔹 Bazı Çin politikası sertlik yanlıları, Taipei’yi yatıştırmak için önce küçük bir satış yapılmasını ve silah satışlarında parça parça ilerlenmesini önerdi. Washington, Pekin’in hazırlıksız yakalanmaması için küçük satışlar hakkında önceden bilgi verebilir.

🔹 Çin, küçük bir silah paketine karşı çıkacak ve kamuoyu önünde tepki gösterecek. Pekin’in büyük bir misilleme yapmadan bu paketi isteksizce kabul etmesi mümkün.

🔹 Trump yönetimi, mayıs ayında Çin ziyareti öncesinde Kongre tarafından onaylanan 14 milyar dolarlık Tayvan silah paketini askıya aldı. Paket, PAC-3 Patriot önleyicileri ve Nasams hava savunma sistemleri gibi gelişmiş hava ve füze savunma unsurlarını içeriyordu.

🔹 Washington, altı ay önce Tayvan’a 11 milyar dolarlık ayrı bir silah satışı açıklamış ve bu karar Pekin’in sert tepkisine yol açmıştı.

🔹 Barack Obama yönetimi 2011-2015 arasında, George W. Bush yönetimi ise 2007-2008 arasında Tayvan’a silah satışlarını dondurmuştu.

🔹 Pekin ve Washington, Xi Jinping’in Washington ziyareti sırasında askeri iletişim kanallarını artırmayı ve mevcut kanalları güçlendirmeyi görüşüyor. 2024’te Tayvan’a silah satışları nedeniyle askıya alınan silah kontrolü görüşmelerinin yeniden başlatılması da gündemde; görüşmelere askeri personel dahil olabilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Her Yapay Zekâ Benzetmesi Yanlış

Bloomberg
19.09.2026
Boris Karloff, 1931 yapımı filmde Frankenstein’ın canavarı rolünde; yaratımın yaratıcısının kontrolünden çıkmasını simgeleyen kalıcı bir görüntü. Fotoğrafçı: Bettmann/Getty Images
Boris Karloff, 1931 yapımı filmde Frankenstein’ın canavarı rolünde; yaratımın yaratıcısının kontrolünden çıkmasını simgeleyen kalıcı bir görüntü. Fotoğrafçı: Bettmann/Getty Images

🔹 OpenAI’ın yapay zekâ ajanlarının HuggingFace’e yönelik saldırısı, yapay zekâyı tanımlamak için kullanılan benzetmeler konusunda anlaşmazlığı artırdı.

🔹 Yapay zekâ için insan beyni, nükleer teknoloji, şifreleme ve kontrolden çıkan yaratık gibi farklı benzetmeler kullanılıyor.

🔹 Timnit Gebru, yapay zekâyı bağımsız bir aktör gibi tanımlamak yerine, çöken bir köprü örneği üzerinden sistemi kimin ve nasıl inşa ettiğine odaklanılması gerektiğini söyledi.

🔹 Google DeepMind araştırmacıları, yapay zekânın belirli durumlarda sınırlı hukuki kişilik kazanmasını gemiler ve deniz hukuku üzerinden ele aldı. Deniz hukukunda geminin sahibine ulaşmanın zor olduğu durumlarda geminin kendisi hukuki olarak sorumlu tutulabiliyor.

🔹 Yapay zekâya hukuki kişilik tanınması, onun insan gibi veya bilinçli olduğu varsayımına değil, sorumlu tutulacak tarafın belirsiz kaldığı durumlarda yaptırım uygulanabilmesine dayanabilir.

🔹 Pragmatizm, bir varlığın özünde ne olduğundan çok, onu belirli bir şekilde tanımlamanın ne işe yaradığını sorguluyor. Bu yaklaşımda kavramlar, sorunları çözmek için kullanılan araçlar olarak görülüyor.

🔹 Yapay zekâ şirketleriyle bağlantılı birçok kişi, süper zekâ makinelerinin faydalarını felaket ve insan denetiminden çıkma riski olmadan elde etmeyi amaçlıyor.

🔹 Yapay zekâ eleştirmenleri bu projeye karşı çıkıyor ve yapay zekâ laboratuvarlarının demokratik denetimin meşru sınırları dışında kaldığını düşünüyor.

🔹 Kamuoyunda akıllı bilgisayarların istenip istenmediği ve bu teknolojiye ne kadar risk toleransı gösterileceği konusunda ortak bir görüş bulunmuyor.

🔹 Yapay zekâ benzetmelerindeki sorun, yalnızca teknolojinin geçmişteki örneklere tam olarak uymaması değil; bu benzetmelerin hangi amaçla kullanılacağı konusunda da uzlaşma bulunmaması.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Orta Afrika’daki Bir Otel ABD’li Sınır Dışı Edilenler İçin Kâbus Bir Hapishaneye Dönüştü

New York Times
19.09.2026
Malabo’nun dışındaki Hotel Bamy, derme çatma bir hapishaneye dönüştürüldü. Monika Pronczuk/Associated Press
Malabo’nun dışındaki Hotel Bamy, derme çatma bir hapishaneye dönüştürüldü. Monika Pronczuk/Associated Press

🔹 Trump yönetiminin Ekvator Ginesi’ne sınır dışı ettiği iki erkek, polis memurları tarafından başlarına çuval geçirilerek, elleri bağlanarak, silahlarla dövülerek ve merdivenlerden itilerek gözaltına alındı.

🔹 Malabo’nun dışındaki Hotel Bamy, farklı ülkelerden 29 kadın ve erkeğin süresiz tutulduğu fiilî bir hapishaneye dönüştü.

🔹 Ekvator Ginesi’nde yasal statüsü bulunmayan sınır dışı edilen kişiler, silahlı polislerin 24 saatlik gözetimi altında tutuluyor; otelde akarsu, yeterli gıda ve tıbbi bakım bulunmadığını söyledi.

🔹 Polis, 11 Eylül’de Ahmed Soliman ve Samson Birhane’yi telefonun yerini öğrenmek için dövdü. Tanıklar, görevlilerin iki kişinin yüzüne çuval geçirdiğini, ellerini iple bağladığını ve merdivenlerden ittiğini söyledi.

🔹 Polis, cep telefonlarını aramak için otel odalarını dağıttı. Sınır dışı edilen kişiler bu telefonlarla gazeteciler ve avukatlarla oteldeki koşullar hakkında iletişim kuruyordu.

🔹 Soliman ve Birhane, otel asansöründeki kırık ayna gerekçesiyle tutuklandı; avukatları iki kişinin yerel hapishanede tutulduktan sonra iki gün ortadan kaybolduğunu ve ardından yeniden hapishaneye götürüldüğünü söyledi.

🔹 Temmuz ayında polis, beş otel odasına girerek bazı kişileri boyunlarından yakaladı, yere yatırdı, silah doğrulttu ve ülkelerine dönmemeleri halinde öldürülüp otelin karşısındaki tarlaya gömülmekle tehdit etti.

🔹 Ekvator Ginesi hükümeti, ABD’ye sınır dışı edilen kişilere işkence veya kötü muamele uygulamayacağı konusunda diplomatik güvence verdi. İç Güvenlik Bakanlığı, kişilerin “güvenli bir üçüncü ülkeye” gönderildiğini ve yönetimin yasayı uyguladığını açıkladı.

🔹 Avukatlar, Ekvator Ginesi hükümetinin ABD’deki hukuki korumalara rağmen en az 12 kişiyi ülkelerine geri gönderdiğini söyledi. Bu kişilerin çoğu daha sonra kayboldu veya saklandı.

🔹 Bir avukat, otelde tıbbi malzeme bulunmadığını ve bazı kişilerin diyabet ile ağır fıtık gibi ciddi sağlık sorunları yaşadığını söyledi. Birleşmiş Milletler uzmanları mayıs ayında otelde tıbbi bakım ve temel ihtiyaçlara erişim çağrısı yaptı.

🔹 Soliman ile Birhane, La Luna adlı aşırı kalabalık bir gözaltı merkezine götürüldü. Kendileriyle iletişim kuran bir avukat, iki erkeğe yemek verilmediğini ve vücutlarının morluklarla kaplı olduğunu söyledi.

🔹 ABD’nin Ekvator Ginesi Büyükelçisi David Gilmour, iki erkeğin dövülüp tutuklandığı 11 Eylül’de Ekvator Ginesi cumhurbaşkanının oğlu olan başkan yardımcısıyla görüştü. Başkan Yardımcısı Teodoro Nguema Obiang Mangue aynı gün Beyaz Saray danışmanı Stephen Miller ile göçle ilgili konuları görüştü.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, Rusya’ya yaptırım uygulayan ve kendisine gümrük vergileri koyma konusunda daha fazla yetki veren yasayı imzaladı

Guardian
19.09.2026
Donald Trump, 18 Eylül 2026’da Washington DC’deki Oval Ofis’te bazı ilaçlar için yeni “en çok kayrılan ülke” fiyatlandırmasını açıkladıktan sonra soruları yanıtlıyor. Fotoğraf: ABACA/Shutterstock
Donald Trump, 18 Eylül 2026’da Washington DC’deki Oval Ofis’te bazı ilaçlar için yeni “en çok kayrılan ülke” fiyatlandırmasını açıkladıktan sonra soruları yanıtlıyor. Fotoğraf: ABACA/Shutterstock

🔹 Donald Trump, Rusya’yı Ukrayna savaşını sona erdirmeye zorlamayı amaçlayan kapsamlı yaptırımlar getiren yasayı imzaladı.

🔹 Lindsey O. Graham Rusya ve İran’a Yaptırım Yasası, Temsilciler Meclisi’nde 262’ye karşı 159 oyla kabul edilmesinden iki gün sonra yürürlüğe girdi.

🔹 Yasa, Rus siyasi ve askeri yetkilileri ile Rusya’nın savaş kapasitesine tedarik sağlayan ve mevcut yaptırımları aşmasına yardım eden yabancı ağlara yeni yaptırımlar getiriyor.

🔹 Rusya’nın mevcut enerji ihracatı yaptırımlarına rağmen ham petrol taşımayı sürdüren “gölge tanker” filosu da yaptırım kapsamına alınıyor.

🔹 Yasa, Trump’a hangi ülkelerin gümrük vergileriyle karşılaşacağını, oranların ne olacağını ve bazı ülkelere yaptırım muafiyeti uygulanıp uygulanmayacağını belirleme konusunda geniş yetki veriyor.

🔹 Trump, Rus enerjisi satın alan ülkeler ile Moskova’nın yaptırımları aşmasına yardım eden ülkelere yüzde 100’e kadar gümrük vergisi uygulayabilecek. Çin de bu kapsamda yer alıyor.

🔹 Yasa, Rusya’nın doğal gaz ve petrol gelirlerini hedefleyerek savaşın finansman kapasitesini azaltmayı amaçlıyor.

🔹 Trump yönetimi daha önce Moskova’ya ek yaptırım uygulanmasına mesafeli durdu ancak Ukrayna’daki dört buçuk yıllık savaşı sona erdirmeye yönelik girişimlerin sonuçsuz kalmasının ardından tutumunu değiştirdi.

🔹 Çok sayıda Demokrat, yasanın Trump’a gümrük vergileri konusunda aşırı yetki verdiğini savundu. Trump daha önce, 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası kapsamında gümrük vergisi uygulamasını yasaklayan ABD Yüksek Mahkemesi kararına rağmen birçok ülkeye vergi koymuştu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Petrol fiyatları yüksek ancak çok daha kötü olabilirdi; Trump bunun için Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e teşekkür edebilir

Associated Press
19.09.2026
Başkan Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 8 Kasım 2017’de Çin’in Pekin kentindeki Yasak Şehir’i geziyor. (AP Fotoğrafı/Andrew Harnik, dosya)
Başkan Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 8 Kasım 2017’de Çin’in Pekin kentindeki Yasak Şehir’i geziyor. (AP Fotoğrafı/Andrew Harnik, dosya)

🔹 İran savaşı altı aydır sürerken petrol fiyatları dalgalı kalıyor ancak çatışmanın başında öngörülen en kötü senaryolar henüz gerçekleşmedi.

🔹 Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in gelecek hafta Washington’a yapacağı devlet ziyaretinde İran ve savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkisinin gündeme gelmesi bekleniyor.

🔹 Çin, yıllar içinde dünyanın en büyük petrol stokunu oluşturdu ve stratejik rezervini geçen yılın sonunda yaklaşık 1,4 milyar varile çıkardı.

🔹 Çin, ABD ve İsrail’in bombardımanı başladıktan ve İran Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapattıktan sonra stratejik stoklarını kullanarak ham petrol ithalatını önemli ölçüde azalttı.

🔹 Çin’in elektrikli araçlara yönelmesi ve diğer enerji kaynaklarını daha fazla kullanması da petrol talebindeki düşüşe katkı sağladı.

🔹 Çin’in petrol ithalatını azaltması küresel talebi hafifletti ve ABD ile Avrupa dahil birçok bölgede fiyat artışlarını sınırladı.

🔹 İran destekli milislerin saldırıları Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’deki limanlara petrol taşıyan önemli bir boru hattını geçici olarak kapatmasına yol açtı.

🔹 Yemen’deki Husiler, Kızıldeniz’in güneyinde iki stratejik adayı ele geçirerek önemli bir deniz taşımacılığı güzergâhını aksatma kapasitesini artırdı. Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik planlanan görüşmeleri ertelendi.

🔹 Bank of America analistleri, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin sürmesi halinde Brent petrolünün yılın ikinci yarısında varil başına 83 dolara çıkabileceğini öngördü.

🔹 Şiddetin tırmanması halinde petrol fiyatları varil başına 95 ila 120 dolara, büyük enerji altyapısının zarar görmesi halinde ise 150 dolara kadar yükselebilir.

🔹 Brent petrolü geçen yıl ortalama 69 dolar seviyesindeyken şu anda yaklaşık 100 dolardan işlem görüyor; fiyat nisanda kısa süreliğine 126 dolara ulaştı.

🔹 Trump yönetimi, Pekin’den ekonomik gücünü kullanarak İran’ı savaşı sona erdirmeye ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya zorlamasını istedi ancak Çin’den direnç gördü.

🔹 Çinli yetkililer ABD’nin İran savaşına karşı çıkarken, İran’la ticaret yapan ülke ve kuruluşlara yönelik ekonomik baskı tehditlerine de tepki gösterdi.

🔹 Trump, mayıs ayındaki görüşmede Şi’nin nükleer silahlı bir İran’ın kötü bir fikir olduğunu ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerektiğini kabul ettiğini söyledi. Çinli yetkililer bu özel görüşmeye ilişkin açıklama yapmadı.

🔹 Çin’in ham petrol ithalatı yılın ikinci çeyreğinde günlük ortalama 8,1 milyon varile geriledi; bu miktar yılın ilk üç ayına kıyasla yaklaşık 4 milyon varil veya yüzde 32 daha düşük oldu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, MS NOW, CNN ve Politico’yu Beyaz Saray’dan men ettiğini söyledi

Business Insider
19.09.2026
Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere konuşurken
Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere konuşurken

🔹 Donald Trump, MS NOW, CNN ve Politico’nun kendisi hakkındaki haberleri nedeniyle Beyaz Saray’a girişini yasakladığını açıkladı.

🔹 Trump, yasağın “derhal geçerli” olduğunu söyledi ve başka “sahte haber” kuruluşlarının da yasağa dahil edilebileceğini belirtti.

🔹 Trump, medya kuruluşlarının ABD başkanını haberleştirirken sürekli “uydurma ve yalan” haber yazmaması veya yayımlamaması gerektiğini söyledi.

🔹 Trump, yasa kararını “birikmiş haberler” nedeniyle aldığını; söz konusu kuruluşların kasıtlı olarak olumsuz haber yaptığını ve Cumhuriyetçileri zayıflatmaya çalıştığını söyledi.

🔹 CNN sözcüsü, Beyaz Saray ekibinin adil ve doğru haberciliğini sürdürdüğünü, ABD Anayasası’nın hükümetin engellemesi veya müdahalesi olmadan haber yapma hakkı tanıdığını söyledi.

🔹 CNN sözcüsü, yasağın uygulanması halinde bunun anayasal güvence altındaki bu hakka yönelik yasa dışı bir saldırı olacağını açıkladı.

🔹 CNN muhabirleri, yasağın açıklandığı sırada brifing odası yakınındaki Beyaz Saray çalışma alanlarında kalmayı sürdürdü.

🔹 MS NOW ve Politico, yorum taleplerine hemen yanıt vermedi.

🔹 Trump yönetimi daha önce de Associated Press muhabirlerinin Oval Ofis, Air Force One ve basın havuzu etkinliklerine girişini engellemişti.

🔹 Beyaz Saray, Associated Press’in Meksika Körfezi adını “Amerika Körfezi” olarak değiştirmemesi sonrasında bu kısıtlamayı uygulamıştı.

🔹 NBC News ve The New York Times dahil bazı köklü medya kuruluşları geçen yıl Pentagon’daki çalışma alanlarını kaybetti; bu alanlar başkanla daha uyumlu görülen bağımsız gazeteciler ve influencer’lara tahsis edildi.

🔹 Savunma Bakanlığı, değişikliği “medya rotasyon programı” olarak tanımladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Parazit Yazarların Yükselişi

Atlantic
19.09.2026
İnsan yüzleri taşıyan yapraklardan oluşan bir bitki illüstrasyonu. İllüstrasyon: Aldo Jarillo
İnsan yüzleri taşıyan yapraklardan oluşan bir bitki illüstrasyonu. İllüstrasyon: Aldo Jarillo

🔹 Teksas’ta yaşayan ve Tara West mahlasını kullanan yazar Tamra Westberry, Amazon’daki yazar profilinde kendisine ait olmayan Project Erebus adlı bir kitap buldu.

🔹 Kitapta Westberry’nin daha önce kullandığı karakter adları ve son çalışmalarını andıran bir kapak yer aldı; eser Almanca, Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca çevirilerle de satışa sunuldu.

🔹 Westberry, kitabın yapay zekâ araçlarıyla oluşturulduğundan şüphelendi ve Amazon’dan eseri profilinden ayırmasını istedi. Amazon kitapları yaklaşık bir hafta içinde kaldırdı, ancak bazı okurlar bu süreçte kitapları satın alıp okudu ve değerlendirdi.

🔹 Yazarlar; fantezi, korku ve boyama kitapları dahil farklı kategorilerde yapay zekâyla üretilen eserlerin Amazon profillerine eklendiğini, bazı kitapların gerçek eserlerin konularını veya kapak tasarımlarını taklit ettiğini bildiriyor.

🔹 Amazon’un aynı imzayı taşıyan eserleri büyük ölçüde otomatik bir sistemle tek profilde toplaması, sahte kitapların yazarların takipçilerine ulaşmasına, gelir elde etmesine ve okurların yanılmasına yol açabiliyor.

🔹 Amazon sözcüsü, şirketin kurallarını ihlal eden içerikleri önlemek, tespit etmek ve kaldırmak için önlemler aldığını; hesaplarıyla ilgili sorunlarda yazarlarla doğrudan çalıştığını söyledi.

🔹 Alliance of Independent Authors’un kurucusu Orna Ross, sahte kitapların gerçek bir yazarın kataloğuna benzemek üzere tasarlanabildiğini ve Amazon’un çoğunlukla şikâyet geldikten sonra harekete geçtiğini söyledi.

🔹 Amazon, yazarların her kitap formatında haftada en fazla 10 kitap yayımlamasına izin veriyor ve bazı hesaplar için kimlik doğrulaması istiyor. Buna rağmen yapay zekâyla oluşturulduğu belirlenen eserler yazar profillerinde görünmeye devam ediyor.

🔹 İrlandalı yazar Vanessa O’Loughlin, Sam Blake adıyla yayımladığı eserlerin yer aldığı Amazon profilinde kendisine ait olmadığını düşündüğü üç “karanlık romantik fantezi” kitabı buldu. Kitaplar profilden ayrıldı, ancak birkaç hafta boyunca Sam Blake adıyla çevrim içi kaldı ve bazı kopyaları satıldı.

🔹 Noelle W. Ihli’nin The Last to Drown adlı romanıyla aynı başlığı ve neredeyse ayırt edilemeyen bir kapağı taşıyan, yapay zekâyla oluşturulduğu belirlenen başka bir baskı Amazon’da satışa çıktı. Ihli’nin fikrî mülkiyet ihlali başvurusunun ardından baskı kaldırıldı.

🔹 Kendi kitaplarını Amazon’da satan yazarlar, platformdaki satışların geçimleri için önemli olduğunu ve sahte eserleri takip edip kaldırmanın yazmaya ayırabilecekleri zaman ve çabayı tükettiğini söylüyor.

🔹 Spotify, sanatçı profillerinde yanlış görünen yapay zekâ üretimi veya diğer şarkılara karşı önlemler ve yeni bir taklit politikası açıkladı. Buna rağmen yapay zekâ üretimi şarkılar Spotify ve Amazon Music gibi platformlarda gerçek sanatçı profillerine yüklenebiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump’ı reddeden Güney Kore lideri İran’a asker göndermeyeceğini söyledi

New York Times
19.09.2026
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, cuma günü Seul’deki Mavi Saray’da basın toplantısı düzenliyor. Lee, Güney Kore’nin Orta Doğu’daki çatışmaya askeri katılımını reddetti. Lillian Suwanrumpha/Agence France-Presse — Getty Images
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, cuma günü Seul’deki Mavi Saray’da basın toplantısı düzenliyor. Lee, Güney Kore’nin Orta Doğu’daki çatışmaya askeri katılımını reddetti. Lillian Suwanrumpha/Agence France-Presse — Getty Images

🔹 Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, ülkesinin İran’a karşı ABD öncülüğündeki savaşı desteklemek üzere asker veya askeri unsurlar göndermeyeceğini açıkladı.

🔹 Lee, “Bu savaşa katılmak veya müdahale etmek üzere asker konuşlandırılmayacak ve askeri unsur gönderilmeyecek.” dedi.

🔹 Seul, Somali açıklarında korsanlıkla mücadele görevi yapan bir Güney Kore donanma destroyeri ile destek gemilerinin operasyon alanını genişletmeyi değerlendiriyor. Gemilerin Kızıldeniz veya Hürmüz Boğazı’na yaklaşması halinde görevleri Güney Kore petrol tankerleri ve ticari gemilerini korumakla sınırlı kalacak.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Güney Kore’nin Hürmüz Boğazı’nın savunmasına yardım etmeyi reddetmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi ve Lee’den çatışmaya “küçük bir yardım” sağlamasını istediğini söyledi.

🔹 Lee’nin onay oranı yüzde 37’ye geriledi. Güney Kore’de borsa endeksinin düşmesi ve konut maliyetlerinin artması hükümet üzerindeki iç siyasi baskıyı artırdı.

🔹 Lee, gelecekteki devlet başkanlarının ikinci dönem için aday olmasına izin verecek bir anayasa değişikliğini desteklediğini, ancak kendisinin yeniden aday olma niyetinin bulunmadığını söyledi.

🔹 Lee, kendisi hakkında açılmış ceza davalarını düşürme yetkisine sahip özel bir savcı istemediğini belirtti. Hakkındaki suçlamaların kendi eksikliklerinden kaynaklandığını söyledi.

🔹 Güney Kore ile ABD, geçen kasım ayında açıklanan anlaşmanın uygulanması konusunda müzakereleri sürdürüyor. Anlaşma kapsamında ABD, Güney Kore’nin otomobil ihracatındaki tarifeyi yüzde 25’ten yüzde 15’e indirdi ve nükleer enerjili denizaltı ile sivil amaçlı uranyum zenginleştirme çalışmalarına destek sözü verdi.

🔹 Güney Kore, anlaşma karşılığında ABD’ye 350 milyar dolarlık yatırım taahhüdünde bulundu. İki hükümet, ilk yatırım paketinin hangi alanlara yönlendirileceği konusunda anlaşmaya yaklaştı.

🔹 Lee, yatırım projelerinin ticari açıdan makul olması ve kâr ile zarar paylaşımının iki hükümet tarafından kararlaştırılması gerektiğini söyledi.

🔹 Güney Kore’de bu ay yapılan ankete katılanların yüzde 55’i İran çatışmasına asker gönderilmesine karşı çıktı; destek verenlerin oranı yüzde 32’de kaldı.

← Ana sayfaya dön