← Ana sayfaya dön

“Fauda”, İsrail, Gazze ve 7 Ekim’in gerçeğini yansıtabilir mi?

Economist
19.09.2026
“Fauda” dizisinde Doron Kavillio karakterini canlandıran Lior Raz. Fotoğraf: Netflix
“Fauda” dizisinde Doron Kavillio karakterini canlandıran Lior Raz. Fotoğraf: Netflix

🔹 2015’ten bu yana yayımlanan “Fauda”, Gazze ve Batı Şeria’da gizli operasyonlar düzenleyen İsrailli komandoları konu alıyor.

🔹 Dizinin baş karakteri Doron Kavillio’yu, dizinin yaratıcılarından ve benzer bir birlikte görev yapmış eski asker Lior Raz canlandırıyor.

🔹 İlk dört sezonda İsrailli ve Filistinli karakterler aileleri, kayıpları ve ekip içi sorunlarıyla birlikte daha dengeli biçimde işlendi.

🔹 Beşinci sezonda, 7 Ekim’den iki yıl sonra, iki yaslı baba Marsilya’da saklanan teröristlere karşı bağımsız bir intikam operasyonu yürütüyor; Doron ise Suriye’deki bir eğitim kampına sızıyor.

🔹 Yeni sezonda Filistinli karakterler ve davalarını destekleyen Avrupalılar daha tek boyutlu ve küçümseyici biçimde resmediliyor.

🔹 Sezonun iki bölümü, Doron, silah arkadaşları ve ailelerinin 7 Ekim 2023 saldırılarındaki deneyimlerini yeniden canlandırıyor.

🔹 Dizide İsrail’deki öfke, suçluluk ve travma işleniyor; bir İsrailli istihbarat şefi tehlikenin ülke tarafından görülmediğini kabul ediyor.

🔹 “Fauda”, Gazze’deki savaşı göstermiyor; ancak birçok İsraillinin Gazze’deki acılara karşı tutumunun sertleşmesini anlamaya yardımcı olabilir.

🔹 Dizi, Lübnan’da Netflix’in en çok izlenen yapımı olurken Ürdün, Katar ve diğer Arap ülkelerinde de yüksek izlenme oranlarına ulaşıyor.

🔹 “Fauda”, İsrail ve Filistinlilerin iç içe geçmiş acılarını bütünüyle aktarmıyor; bu tabloyu anlamak için İsrail’in uygulamalarını eleştiren ve Filistinlilerin yaşadığı acılara odaklanan başka kaynaklara da başvurulması gerekiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Donald Trump, ABD’nin Grönland’ın güvenliği üzerinde ‘kontrol’ sahibi olması için Danimarka ile anlaşma yapıldığını söyledi

Financial Times
19.09.2026
Nuuk, Grönland. Donald Trump, ABD’nin açık yazılı onayı olmadan hiçbir Amerikan rakibinin Grönland’da üs kurmasına veya askeri varlık bulundurmasına izin verilmeyeceğini söyledi. © Getty Images
Nuuk, Grönland. Donald Trump, ABD’nin açık yazılı onayı olmadan hiçbir Amerikan rakibinin Grönland’da üs kurmasına veya askeri varlık bulundurmasına izin verilmeyeceğini söyledi. © Getty Images

🔹 Donald Trump, ABD’nin Danimarka ve Grönland ile Washington’a bölgede güvenlik ve diğer ihtiyaçlar üzerinde “kalıcı kontrol” sağlayacak bir anlaşmaya vardığını söyledi.

🔹 Danimarka hükümeti, Grönland, Danimarka ve ABD yetkililerinin Arktik ve Kuzey Atlantik’te güvenliği güçlendirmeye yönelik anlaşmayı gelecek hafta New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında imzalamasının beklendiğini açıkladı.

🔹 Trump, ABD’nin açık yazılı onayı olmadan hiçbir Amerikan rakibinin Grönland’da üs kurmasına veya askeri varlık bulundurmasına izin verilmeyeceğini söyledi. ABD’nin adadaki askeri varlığını genişletme sürecini hemen başlatacağını açıkladı.

🔹 Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, anlaşmanın Grönland, Danimarka, ABD ve Batı ittifakının güvenliğini sağlayıp güçlendireceğini söyledi.

🔹 Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, anlaşmanın Danimarka’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü ile Grönland halkının kendi kaderini tayin hakkını tanıdığını söyledi.

🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, NATO üyesi olmayan ülkelerin Grönland’da üs kurmasının veya asker bulundurmasının yasaklanacağını, hassas sektörlere yalnızca müttefik ülkelerin yatırım yapabileceğini açıkladı.

🔹 Anlaşma, Grönland bağımsız bir ülke olsa bile ABD’nin bölgedeki çıkarlarını korumaya devam edecek.

🔹 Trump’ın Grönland’ı ele geçirme tehditleri NATO içinde gerilime yol açtı; bazı NATO müttefikleri ocak ayında Danimarka’ya destek göstermek için adaya sınırlı sayıda asker gönderdi.

🔹 ABD ordusu, Pituffik Uzay Üssü aracılığıyla Grönland’daki varlığını sürdürüyor.

🔹 Greenland Energy, Birleşik Krallık merkezli madencilik şirketi 80 Mile ile birlikte ilk sondaj çalışmaları için 60 milyon dolar harcamayı planlıyor. Şirket, Grönland’ın altında yaklaşık 1 trilyon dolar değerinde petrol bulunduğunu öne sürüyor.

🔹 Greenland Energy Başkanı Larry Swets Jr, anlaşmanın uzun vadeli yatırımların önünü açabileceğini ve Grönland’ın kaynaklarını, altyapısını ve ekonomisini geliştirmek için ihtiyaç duyduğu özel yatırımları destekleyebileceğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran savaşının ABD’ye maliyeti ne kadar? Pentagon şimdiye kadar 43,6 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor

South China Morning Post
19.09.2026
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (sağda) ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, cuma günü Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ulusal Savaş Esirleri ve Kayıpları Anma Günü töreninde hava gösterisini izliyor. Fotoğraf: EPA
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (sağda) ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, cuma günü Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ulusal Savaş Esirleri ve Kayıpları Anma Günü töreninde hava gösterisini izliyor. Fotoğraf: EPA

🔹 Pentagon, İran savaşının 3 Eylül itibarıyla ABD’ye maliyetini 43,6 milyar dolar olarak hesapladı.

🔹 Tutarın 11,2 milyar doları yakıt, muharebe ödemeleri, uçaklar, tıbbi bakım ve yedek parçalar gibi operasyon giderlerinden oluşuyor.

🔹 Mühimmat, hasarlı uçaklar ve diğer varlıkların yenilenmesi için gereken 32,4 milyar dolarlık maliyet henüz finanse edilmedi.

🔹 Hesaplama, sekiz Orta Doğu ülkesindeki ABD askeri tesislerinde meydana gelen ve milyarlarca dolara ulaşabilecek hasarların giderlerini kapsamıyor.

🔹 Gelecekteki maliyetler de hesaba katılmadı. Kongre Bütçe Ofisi, savaşın aylık 2 ila 3 milyar dolar ek maliyet yaratabileceğini tahmin ediyor.

🔹 Pentagon’un hesaplaması, savaşla bağlantılı bölgesel sevkiyat kısıtlamalarının artırdığı enflasyonun etkisini içermiyor.

🔹 Kongre Bütçe Ofisi, savaşın temmuz sonuna kadar maliyetini 38,1 milyar dolar olarak hesapladı; bu tahmin diplomatik operasyonları, dış yardımları, hayatını kaybeden veya yaralanan askeri personelle ilgili giderleri ve gelecekteki gazi sağlık hizmetlerini kapsamıyor.

🔹 Savunma Bakanlığı müfettişliği, haziran sonuna kadar savaş maliyetini 33,4 milyar dolar olarak hesapladı.

🔹 Savunma Bakanı Pete Hegseth, temmuz ayında savaşın eylül sonuna kadar 37,5 milyar dolara mal olacağını söyledi.

🔹 Pentagon, savaş maliyetlerinin bir bölümünü karşılamak için Kongre’den 67,1 milyar dolarlık ek ödenek talep etti.

🔹 Kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların savaşa karşı muhalefetinin arttığını gösteriyor. Savaşın ekonomi üzerindeki etkisi, yaklaşan kasım ara seçimleri öncesinde öne çıkan konular arasında yer alıyor.

🔹 Senato’daki Demokratların neredeyse tamamı ile bağımsız senatörler Bernie Sanders ve Angus King, savaşın maliyetlerinin eksiksiz biçimde hesaplanması talebiyle Hegseth’e mektup gönderdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, Xi Jinping’i havaalanında karşılayacak ve büyük teknoloji şirketlerinin CEO’larıyla birlikte akşam yemeği verecek

Folha de S.Paulo
19.09.2026
Solda ABD Başkanı Donald Trump, sağda Çin lideri Xi Jinping — Evelyn Hockstein/REUTERS
Solda ABD Başkanı Donald Trump, sağda Çin lideri Xi Jinping — Evelyn Hockstein/REUTERS

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i 23 Eylül’de Washington bölgesine gelişinde Andrews Hava Üssü’nde karşılayacak. İki lider burada karşılama törenine katılacak.

🔹 Xi Jinping’in Washington ziyareti, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ticaret müzakereleri ile yapay zekâ ve diğer stratejik teknolojiler konusundaki rekabetin gündeminde gerçekleşecek.

🔹 Trump ve Melania Trump, 24 Eylül’de Xi Jinping ile eşi Peng Liyuan’ı Beyaz Saray’da ağırlayacak. Programda askeri tören, ikili görüşme ve Rose Garden’da bir tören bulunuyor.

🔹 Trump çifti, 24 Eylül akşamı Beyaz Saray’ın East Room salonunda Xi çifti için devlet yemeği verecek; Trump ve Xi’nin yemekte konuşma yapması bekleniyor.

🔹 Yemeğe Elon Musk, Jeff Bezos, Sundar Pichai, Michael Dell, Jensen Huang, Sam Altman, Jane Fraser ve Tim Cook’un yanı sıra ABD hükümeti üyeleri katılacak.

🔹 Yapay zekâ ve ABD ile Çin arasındaki mevcut ticari ateşkes, Trump ile Xi’nin görüşme gündeminde yer alacak. Ticari ateşkes kasım ayında sona erecek.

🔹 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, zirve öncesinde Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile New York’ta yapay zekâ, ticaret ve nadir toprak elementleri konusunda görüşmesi bekleniyor.

🔹 Washington, Çin’den nadir toprak elementleri akışı karşılığında ihracat kontrollerini gevşetmeyi planlamıyor. Nadir toprak elementleri savunma, elektronik, elektrikli araçlar ve ileri teknolojilerde kullanılıyor; Çin üretim ve işleme süreçlerinin önemli aşamalarında hakim konumda bulunuyor.

🔹 ABD ve Çin, hassas veya stratejik olmayan sınırlı sayıdaki üründe gümrük tarifelerinin düşürülmesini de görüşüyor.

🔹 Çinli şirketlerin ABD otomotiv sektörüne girişi gündeme geldi. ABD’li yetkililer, ulusal güvenlik konularının korunacağını ve yatırımcıların mevcut kurallara uyması gerekeceğini açıkladı.

🔹 Xi Jinping’in BYD, CATL, Xiaomi, Gotion, Hisense, Wanxiang Group, Bank of China ve COFCO Group gibi şirketlerin temsilcilerinden oluşan bir heyetle gelmesi mümkün; heyetin bileşimi henüz kesinleşmedi.

🔹 Trump ve Xi’nin eşleri, 25 Eylül’de Beyaz Saray’da özel bir çaya katılacak ve ABD’nin 250. yılını kutladığı yılda Ulusal Arşivler’i ziyaret edecek. Xi daha sonra Andrews Hava Üssü’nden Washington’dan ayrılacak.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Cesur Rus komplolar dizisi Washington’ın itidalini sınıyor

Washington Post
19.09.2026
İtfaiyeciler, Polonya sınırı yakınında hafta sonu düzenlenen İHA saldırısının neden olduğu yangını Ukrayna’da söndürüyor. (Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi/AFP/Getty Images)
İtfaiyeciler, Polonya sınırı yakınında hafta sonu düzenlenen İHA saldırısının neden olduğu yangını Ukrayna’da söndürüyor. (Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi/AFP/Getty Images)

🔹 Rusya, birkaç hafta içinde Ukrayna’daki savaşı ve Moskova ile Batı arasındaki daha geniş çatışmayı tehlikeli biçimde tırmandırabilecek bir dizi saldırı ve komployla ilişkilendirildi.

🔹 Rusya’nın Ukrayna-Polonya sınırı yakınındaki tren saldırısı, eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın da aralarında bulunduğu diplomat ve eski Avrupalı yetkililerin aynı güzergâhtan geçmesinden kısa süre sonra gerçekleşti.

🔹 Eski CIA Direktörü David Petraeus ile iki eski teşkilat yetkilisinin bulunduğu ayrı tren, patlamadan birkaç dakika önce tahliye edildi. Saldırıda bir lokomotif imha edildi.

🔹 Eski CIA yetkilisi Glenn Corn, saldırının Johnson veya Petraeus’u öldürmeyi amaçlamamış olabileceğini ancak önceden planlandığını ve Ukrayna’ya gelinmemesi yönünde güçlü bir mesaj vermeyi hedeflediğini söyledi.

🔹 Corn, Johnson veya Petraeus’u taşıyan trenlere isabet edecek bir saldırının, Moskova ve Washington’ın itidalini sınayabilecek bir tırmanma zinciri başlatabileceğini söyledi.

🔹 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın hibrit tehdidinin son haftalarda yoğunlaştığını söyledi ve tren saldırısı ile Avrupa hava sahasına yönelik tekrarlanan İHA ihlallerini örnek gösterdi. Macron, Fransız makamlarına teyakkuzu artırma talimatı verdiğini açıkladı.

🔹 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Moldova’daki bir havaalanında hükümet uçağının Rus İHA’ları tarafından hedef alındığını söyledi. Ukrayna ve Moldova makamları Rus İHA’larının Moldova hava sahasına girdiğini doğruladı; Zelenski’nin uçağı tehlikeye girmedi.

🔹 ABD Adalet Bakanlığı’nın açtığı iddianame, Rus istihbarat servisleriyle bağlantılı kişilerin Moskova muhaliflerini öldürmek üzere şifreli iletişim uygulamaları üzerinden suikastçılar toplamaya çalıştığını ortaya koydu.

🔹 İddianamede, Washington’daki bir Rus muhalifini ortadan kaldırma, Litvanya’daki başka bir muhalifi öldürme ve Çekya’da terör saldırıları düzenleme planları yer aldı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, suçlamaları reddederek somut kanıt bulunmadığını söyledi.

🔹 Almanya’da Leipzig Havalimanı’nda Ukrayna’ya ait bir kargo uçağının yakınında patlayıcı taşıyan bir İHA bulundu. Polonya Başbakanı Donald Tusk, Rusya’nın NATO ülkelerine yanlışlıkla gerçekleşmiş gibi gösterilecek hibrit İHA ve füze saldırıları düzenleyebileceği uyarısında bulundu.

🔹 Rusya’nın gelişmiş, jet motorlu İHA’ları yüksek hızları ve yüksek irtifa rotalarıyla Ukrayna’nın hava savunmasını zorlayabiliyor. Bu kapasite, Rusya’nın trenler gibi hareketli hedeflere yönelik saldırı yeteneğini artırdı.

🔹 Ukrayna Demiryolları Başkanı Oleksandr Pertsovsky, trenlere yönelik saldırıların son bir yılda katlanarak arttığını söyledi. Ağustos ayında yaklaşık 40 trenin vurulduğunu, işgalin başlamasından bu yana hedef alınan tren sayısının 400’e ulaştığını açıkladı.

🔹 Ukrayna’nın önleme füzeleri ve diğer hava savunma sistemleri azalırken Rusya, alışveriş merkezleri ile gıda ve ilaç depoları dahil sivil hedefleri bombaladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın Kiev ziyaretleri sırasında Kiev’e yönelik saldırıları 72 saat durdurmayı kabul etti.

🔹 David Petraeus, Ukrayna’nın hava sahası kapalı olduğu için demiryolunu kullanan üst düzey ziyaretçilerin güvenlik gerekçesiyle tahliye edildiğini söyledi. Petraeus’un treni, İHA tehdidi nedeniyle aynı hafta üç kez tahliye edildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Rusya ve Çin, İran yaptırımlarına uyumu denetleyen BM panelinin yenilenmesini engelledi

Haaretz
19.09.2026
İran'ın başkenti Tahran'ın merkezindeki bir iş bölgesinde, ulusal bayraklarla süslenmiş bir caminin önünden geçen İranlı bir adam. Fotoğraf: Morteza Nikoubazl/NurPhoto via Reuters
İran'ın başkenti Tahran'ın merkezindeki bir iş bölgesinde, ulusal bayraklarla süslenmiş bir caminin önünden geçen İranlı bir adam. Fotoğraf: Morteza Nikoubazl/NurPhoto via Reuters

🔹 Rusya ve Çin, İran'a yönelik uluslararası yaptırımlara uyumu izleyen ve ihlalleri Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne bildiren uzmanlar panelinin görev süresinin uzatılmasını engelledi.

🔹 Yaptırımlar yürürlükte kalırken, bunların uygulanmasını veya ihlallerini izleyip Güvenlik Konseyi'ne raporlayacak resmi bir kurum bulunmuyor. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ise daha kapsamlı ve ekonomik açıdan daha etkili kabul ediliyor.

🔹 BM yaptırımları silah ambargosunu, İran'ın nükleer programıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin mal varlıklarının dondurulmasını ve balistik füzelerle bağlantılı faaliyetlerin yasaklanmasını kapsıyor.

🔹 Fransa, İngiltere ve Almanya, İran'ın 2015 nükleer anlaşmasını ihlal ettiğini savunarak yaklaşık bir yıl önce anlaşmadaki “snapback” mekanizmasını devreye soktu ve BM yaptırımlarının yeniden uygulanmasını sağladı.

🔹 Rusya ve Çin, ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilerek anlaşmayı kendisinin ihlal ettiğini savunuyor ve İran'ın ihlallerden sorumlu tutulamayacağını belirtiyor.

🔹 Rusya ve Çin daha önce de panele atanacak uzmanların belirlenmesini engelledi. Bu nedenle panel fiilen çalışmıyordu.

🔹 ABD'nin BM Güvenlik Konseyi temsilcisi, Rusya ile Çin'in İran'la güvenlik işbirliğini kamuoyunun gözünden uzak tutmak istediğini söyledi. Temsilci, panelin İran ile ortakları arasındaki güvenlik işbirliğini ortaya çıkarabileceğini ve görev süresinin sona erdirilmesinin bu desteğe ilişkin raporları susturmayı amaçladığını belirtti.

🔹 İran'a yönelik yaptırımların uygulanmasını engelleme niyeti, Rusya ve Çin'in tutumunun sembolik önem taşıyan sonucu olarak değerlendiriliyor; kararın pratik etkisi sınırlı kalıyor.

🔹 2015 nükleer anlaşması kapsamında İran, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında uranyum zenginleştirmesini yüzde 3,67 ile sınırlamayı kabul etti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı anlaşmaya uyumu denetledi.

🔹 ABD'nin anlaşmadan çekilmesinin ardından İran uranyumu yüzde 60 saflıkta zenginleştirdi; bu oran nükleer silah geliştirmek için gereken yaklaşık yüzde 90 seviyesine yaklaşıyor.

🔹 İran, ABD'nin anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulaması nedeniyle anlaşmadaki kısıtlamaları bırakma hakkına sahip olduğunu savunuyor. Tahran ayrıca Avrupa ülkelerinin “snapback” mekanizmasıyla BM yaptırımlarını yeniden uygulamak için hukuki dayanağı bulunmadığını belirtiyor.

🔹 İran, mekanizmanın devreye sokulması halinde Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'ndan çekilebileceği tehdidinde bulundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Westinghouse, ABD'deki halka arzında 50 milyar doların üzerinde değerlemeyi hedefliyor

Bloomberg
19.09.2026
Ontario Power Generation Inc.'e ait Niagara Şelalesi, Ontario'daki Sir Adam Beck Üretim İstasyonu'nda Westinghouse Electric Co. türbini. Fotoğraf: James MacDonald/Bloomberg
Ontario Power Generation Inc.'e ait Niagara Şelalesi, Ontario'daki Sir Adam Beck Üretim İstasyonu'nda Westinghouse Electric Co. türbini. Fotoğraf: James MacDonald/Bloomberg

🔹 Nükleer santrallere reaktör teknolojisi sağlayan Westinghouse Electric Co., ABD'deki ilk halka arzında 50 milyar doların üzerinde değerleme hedefliyor.

🔹 Brookfield Renewable Partners ve Cameco Corp.'un ortak sahibi olduğu şirket, halka arz başvurusunu en erken ekim ayında yapmayı planlıyor; teklifin zamanlaması ve ayrıntıları değişebilir.

🔹 Citigroup ve Goldman Sachs halka arzı yönetiyor. Canadian Imperial Bank of Commerce, JPMorgan Chase ve Royal Bank of Canada da işlem üzerinde çalışıyor.

🔹 Cameco'nun ABD'de işlem gören hisseleri cuma günü yüzde 3,6'ya kadar yükselerek 3 Eylül'den bu yana en büyük günlük artışı kaydetti; şirketin piyasa değeri 41 milyar doların üzerine çıktı.

🔹 Westinghouse, temmuz ayında halka arz için gizli başvuru yaptığını açıkladı.

🔹 Nükleer enerji şirketlerinin halka arz performansı zayıf kaldı. Temmuz ayında küçültülmüş halka arzla borsaya açılan Standard Nuclear, listeleme fiyatının yüzde 14 altında; nisanda halka açılan X-Energy ise halka arz fiyatının yüzde 32 altında işlem görüyor.

🔹 Holtec Nuclear, planlanan ABD halka arzını erteledi.

🔹 Westinghouse, 21 ülkede 12.500'den fazla çalışan istihdam ediyor ve kökleri 1800'lü yıllara uzanıyor.

🔹 ABD Kara Kuvvetleri, ağustos ayında Westinghouse ve dört şirketi elektrik santrallerini inşa etmek, sahip olmak ve işletmek üzere seçti.

🔹 Westinghouse'un nükleer enerji teknolojisi, dünya genelindeki 417 nükleer reaktörün yüzde 57'sinde kullanılıyor. Cameco, şirketin yeni nesil reaktörü için 91'e kadar fırsattan oluşan bir proje portföyü bulunduğunu açıkladı.

🔹 Cameco, 2023'te yaklaşık 8 milyar dolar değerleme üzerinden Westinghouse'un yüzde 49 hissesini satın aldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bu İsrailliler oy kullanmak için ülkelerine uçmak istiyor. Netanyahu onları durdurmaya çalışıyor

CNN
19.09.2026
İsrail’in Tel Aviv kentinde Likud partisine ait bir seçim afişi ve şehir manzarası.
İsrail’in Tel Aviv kentinde Likud partisine ait bir seçim afişi ve şehir manzarası.

🔹 İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçim öncesinde yurt dışında yaşayan on binlerce İsrailli oy kullanmak için ülkeye dönmek üzere uçuş rezervasyonu yapıyor.

🔹 Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Likud partisi, yurt dışında yaşayan İsraillilerin seçim günü ülkeye dönmesine yardımcı olan “Fly & Vote” girişiminin durdurulması için Merkezi Seçim Komitesi’ne başvurdu.

🔹 Likud, girişimin yabancı kaynaklarla finanse edilen yasa dışı bir siyasi faaliyet olduğunu ve seçimlerin bütünlüğüne ciddi zarar verebileceğini savundu.

🔹 İsrail’de diplomatlar ve resmi temsilciler dışında yurt dışında yaşayan vatandaşlar posta yoluyla oy kullanamıyor; oy vermek için ülkeye dönmeleri gerekiyor. Yurt dışında yaşayan İsrailliler, nüfusun herhangi bir zamanda yüzde 10’una ulaşabiliyor.

🔹 Amerika-İsrail Demokrasi AID Koalisyonu tarafından başlatılan “Fly & Vote”, doğrudan seyahat masraflarını karşılamıyor; uygun uçuşları, grup indirimlerini ve seyahat işlemlerini organize ediyor. Girişime 35 binden fazla kişi kayıt yaptırdı ve iç anketler 50 binden fazla kişinin oy kullanmak için ülkeye dönmeyi planladığını gösteriyor.

🔹 Koalisyonun kurucu ortağı Batell Blaish Sultanik, girişimin partiler üstü olduğunu ve katılımcılara para ya da başka bir avantaj sağlanmadığını söyledi.

🔹 Likud, öncelikli uçuş erişimi ile grup indirimlerinin İsrail yasalarına göre yasaklanmış seçim yardımı ve rüşvet niteliğinde olduğunu savundu. Parti ayrıca koalisyonun gönüllülere 250 dolarlık hediye kartı sağlayan ayrı bir projesine işaret etti.

🔹 İsrail Demokrasi Enstitüsü araştırmacısı Guy Lurie, davanın sonucunun Merkezi Seçim Komitesi’ne sunulacak kanıtlara bağlı olduğunu söyledi. Temel hukuki soru, doğrudan finansman olmadan uçuş organize edilmesinin yasaklanmış bir avantaj sayılıp sayılmayacağı.

🔹 Muhalefet temsilcileri, Likud’un Ulaştırma Bakanlığı ve Havalimanı İdaresi üzerindeki kontrolü nedeniyle seçim günü uçuşların kısıtlanabileceği veya aksayabileceği endişesini dile getirdi.

🔹 Ulaştırma Bakanı Miri Regev, seçim günü hava sahasını kapatacağı yönündeki iddiaları reddetti ve savaş boyunca hava sahasını açık tuttuğunu söyledi.

🔹 Aşırı sağcı İletişim Bakanı Shomo Karhi, ülkenin geleceğini etkilemek isteyen yurt dışındaki İsraillilerin İsrail’e göç etmesi gerektiğini söyledi.

🔹 Son kamuoyu yoklamalarında Netanyahu’nun koalisyonu ile parçalı muhalefet, hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşamıyor. Likud, yurt dışındaki İsraillilerin seçim için ülkeye dönmesinin muhalefet partilerine avantaj sağlayabileceğinden endişe ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Güney Afrika’da bulunan dokuz ceset seri cinayet ve kadın cinayeti korkusunu artırdı

Washington Post
19.09.2026
Güney Afrika’nın Boksburg kentinde bir kadının cesedinin bulunduğu olay yerini insanlar izliyor. (Emmanuel Croset/AFP/Getty Images)
Güney Afrika’nın Boksburg kentinde bir kadının cesedinin bulunduğu olay yerini insanlar izliyor. (Emmanuel Croset/AFP/Getty Images)

🔹 Elizabeth Mokolo Moselakgomo, 9 Eylül’de öğleden sonra koşuya çıktı ancak evine dönmedi. Cesedi üç gün sonra yarı çıplak ve vücudunda morluklarla bulundu.

🔹 Moselakgomo’nun cesedi, Johannesburg’un doğusundaki Gauteng eyaletinde son iki ayda bulunan dokuz kadın cesedinden beşincisiydi. Cesetlerin 20 ila 38 yaşlarındaki kadınlara ait olduğu açıklandı.

🔹 Dokuzuncu ceset, diğer beş cesedin bulunduğu Kempton Park’ın yaklaşık 32 kilometre kuzeyindeki Dawn Park kasabasında bulundu. Diğer cesetler Olifantsfontein ve Kwa-Thema bölgelerinde keşfedildi.

🔹 Polis, cesetlerin çoğunda morluklar bulunduğunu, kadınların kısmen veya tamamen soyulmuş olduğunu ve sekizinde cinsel saldırı izleri görüldüğünü açıkladı. Gauteng Polis Komiser Vekili Fred Kekana, kadınlardan en az birinin boğazının kesildiğini söyledi.

🔹 Polis, 15 Temmuz’da Kempton Park’ta bulunan ilk kadın cesediyle bağlantılı olarak bir şüpheliyi gözaltına aldı. 37 yaşındaki kadın yarı çıplak, vücudunda morluklarla ve kablolarla bağlanmış halde bulundu; şüphelinin diğer ölümlerle bağlantısı olup olmadığı açıklanmadı.

🔹 Polis, şüphelinin yabancı uyruklu olduğunu açıkladı ancak uyruğunu belirtmedi. Bu bilgi, davanın göçmen karşıtı tepkilere yol açabileceği yönündeki endişeleri artırdı.

🔹 Ekurhuleni bölgesinde çoğunluğu kadınlardan oluşan göstericiler siyah kıyafetlerle yürüyüş düzenledi ve bazıları kadın cinayetlerinin sona ermesi çağrısı yapan pankartlar taşıdı.

🔹 Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, kolluk kuvvetlerinin ölümleri soruşturduğunu ve hiçbir ayrıntının gözden kaçırılmayacağını açıkladı.

🔹 Güney Afrika parlamentosunun araştırma birimi, 18 yaş üzerindeki kadınların en az yüzde 33’ünün fiziksel şiddete maruz kaldığını bildirdi. Nisan-Aralık 2024 arasında polise bildirilen 39.304 cinsel suç vakasının 31.303’ü tecavüz vakasıydı.

🔹 BM Kadın Birimi’ne göre Güney Afrika’da kadınlar küresel ortalamanın beş katı oranında öldürülüyor. Güney Afrika, Kasım 2025’te toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kadın cinayetlerini ulusal afet ilan etti.

🔹 Son dönemdeki cinayetler, Güney Afrika’da kadınlara yönelik şiddete ilişkin kamuoyu tartışmasını genişletti. Ülkede bu yıl göçmen karşıtı yürüyüşler ve sivil güvenlik grupları toplumsal çalkantılara yol açtı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Xi-Trump zirvesi öncesi: Yatırımcılar en iyi ve en kötü senaryolara hazırlanırken izlenecekler

South China Morning Post
19.09.2026
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping birlikte yürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping birlikte yürüyor.

🔹 Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump’ın gelecek hafta Washington’da gerçekleştirmesi planlanan zirvede ekonomik konuların ana gündem olması bekleniyor.

🔹 Görüşmede mevcut ticaret ateşkesinin uzatılması, yüksek gümrük vergilerinde yeni indirimler ve Çin’in daha fazla ABD ürünü satın almasına yönelik anlaşmalar ele alınabilir.

🔹 Goldman Sachs anketine katılanların çoğu zirvenin sembolik geçmesini bekledi. Çin’deki yatırımcıların yüzde 38’i sınırlı ilerleme beklerken, denizaşırı yatırımcılarda bu oran yüzde 26 oldu.

🔹 Barclays ve BNP Paribas, temel senaryoyu Çin-ABD ekonomik ilişkilerinde kontrollü istikrar ve istikrar taahhüdünün sürmesi olarak belirledi. 2025’teki gümrük vergisi ateşkesinin uzatılması ve önceki ticari taahhütlerin tamamlanması mümkün görülüyor.

🔹 En iyi senaryoda Çin önemli ABD ürünlerini satın alabilir ve iki taraf, geçen yıl karşılıklı olarak yüzde 100’ün üzerine çıkan gümrük vergilerini düşürebilir.

🔹 Olası bir anlaşma, her iki tarafın yaklaşık 30 milyar dolarlık ticaret hacmine uygulanan karşılıklı gümrük vergilerini indirmesini içerebilir. Çin Ticaret Bakanlığı, iki ülkenin ekonomik ve ticari ekiplerinin ilgili konularda yakın iletişimi sürdürdüğünü açıkladı.

🔹 ABD, Çin’in tarım ürünleri, enerji ve uçak satın almasına yönelik önceki anlaşmaların sürdürülmesini gündeme getirdi. Çin’in soya fasulyesi alımları bu yıl önemli bir anlaşmazlık konusu oldu.

🔹 Kritik minerallerin tedarik zincirinde istikrar sağlanması da zirvede ilerleme sağlanabilecek başlıklardan biri olarak görülüyor.

🔹 En kötü senaryoda Trump, Çin’e yüzde 7,5 oranında kapasite fazlası gümrük vergisi uygulamasına yönelebilir. Trump ayrıca İran’ı destekleyen ülke ve kuruluşlara zarar verecek bir “ekonomik D-Day” paketi konusunda uyarıda bulundu.

🔹 Çin-ABD teknoloji ayrışması yapay zekâ alanına da yayılabilir. ABD’nin Çin’in gelişmiş yapay zekâ çiplerine ve modellerine erişimini sınırlama çabaları, iki ayrı teknoloji ekosisteminin oluşmasına yol açabilir.

🔹 Pekin’in son nadir toprak elementi ihracat kısıtlamaları tedarik zinciri gerilimlerini artırıyor. Zirveyi izleyen finans kuruluşları bu konuda olumlu bir sonuç beklemiyor.

🔹 Goldman Sachs anketinde, koşulların iyi gitmesi halinde denizaşırı yatırımcıların yüzde 46’sı ve Çinli yatırımcıların yüzde 38’i ziyaretin ardından Çin hisse senetlerinde bir ay içinde ılımlı yükseliş bekledi.

🔹 Yatırımcılar yuanın dolar karşısındaki değer kazanma hızında sınırlı bir artış bekliyor. Zirvenin kötü sonuçlanması halinde güvenli limanlara sermaye akışı artabilir ve Çin ile ABD’nin teknoloji ekosistemlerinde faaliyet gösteren şirketler ölçek kaybı yaşayabilir.

🔹 Goldman Sachs anketine katılan yatırımcıların yaklaşık üçte ikisi, kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonra Çin-ABD gerilimlerinin büyük ölçüde değişmeden kalmasını bekledi; yüzde 15’i ılımlı iyileşme, yüzde 15’i ise ılımlı kötüleşme öngördü.

← Ana sayfaya dön