← Ana sayfaya dön

Trump yönetimi Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne karşı kapsamlı yaptırımlar hazırlıyor

Haaretz
22.09.2026
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin binası, 2019’da Hollanda’nın Lahey kentinde görülüyor. Fotoğraf: Piroschka Van De Wouw/Reuters
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin binası, 2019’da Hollanda’nın Lahey kentinde görülüyor. Fotoğraf: Piroschka Van De Wouw/Reuters

🔹 ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, dünya genelinde savaş suçları ve soykırımları soruşturan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tamamına yönelik yaptırımlar hazırladı ve bunları yakında açıklamayı planlıyor.

🔹 Yaptırım kararının Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısı sırasında bu hafta kesinleştirilebileceği belirtiliyor; açıklamanın kesin zamanı henüz netleşmedi.

🔹 ABD yönetimi, mahkemenin İsrailli liderler hakkındaki tutuklama emirlerini ve Afganistan’daki Amerikan askerlerine yönelik önceki soruşturmayı sonlandırmasını istiyor.

🔹 Dışişleri Bakanı Marco Rubio, temmuz ayında mahkemeyi yalnızlaştırmaya yönelik bir kampanya başlattı ve diğer ülkeleri mahkemeden çekilmeye çağırdı. Washington daha önce bazı UCM yargıçları ve savcılarına yaptırım uyguladı, ancak mahkemenin tamamını hedef alan yaptırımları uygulamaya koymadı.

🔹 ABD Hazine Bakanlığı’nın kurum çapında yaptırım uygulaması, ABD vatandaşlarının ve şirketlerinin Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nden lisans almadan mahkemeye fon, mal veya hizmet sağlamasını engelleyebilir.

🔹 Yaptırımlar mahkemenin bilişim hizmetleri ve sigorta satın almasını, soruşturmacı istihdam etmesini ve aralarında çok sayıda Amerikalı çalışanın maaş ödemelerinin de bulunduğu günlük finansal işlemleri etkileyebilir.

🔹 Uluslararası Ceza Mahkemesi 2002’de savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçları kovuşturmak amacıyla kuruldu. Mahkeme, bir üye devletin bu suçları soruşturamadığı veya soruşturmak istemediği durumlarda yargı yetkisi kullanıyor; ABD hiçbir zaman mahkemenin üyesi olmadı.

🔹 Rubio, mahkemenin UCM’ye üye olmayan ülkelerin yetkililerini soruşturmasının tehlikeli bir emsal oluşturduğunu ve ABD egemenliğine tehdit teşkil ettiğini söyledi. Rubio, gerekirse kurumu “tuğla tuğla” dağıtacaklarını açıkladı.

🔹 ABD, eski UCM Başsavcısı Karim Khan, Mahkeme Başkanı Tomoko Akane, bazı yargıçlar, iki başsavcı yardımcısı ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkındaki davanın başsavcısına yaptırım uyguladı.

🔹 UCM, 2024’te Netanyahu ve Gallant hakkında, Gazze’deki savaş sırasında sivillerin yok edilmesi, savaş yöntemi olarak sivillerin aç bırakılması ve sivil nüfusa yönelik saldırıların kasıtlı biçimde düzenlenmesi suçlamalarıyla tutuklama emirleri çıkardı. Netanyahu ve Gallant suçlamaları reddetti.

🔹 Mahkeme, Netanyahu ve Gallant’ın Hamas’a baskı yapmak amacıyla Gazze Şeridi’ne insani yardım girişini engellediğini ve bunun uluslararası insancıl hukuku ihlal etmiş olabileceğini açıkladı.

🔹 UCM ayrıca Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’i Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişletilmesindeki rolleri nedeniyle soruşturuyor. Mahkeme, İsrail’in Gazze savaşı üzerindeki yargı yetkisine yönelik itirazlarını reddetti ve İsrail’in rızasının tutuklama emri başvurusunu incelemek için gerekli olmadığına karar verdi.

🔹 Avrupa ülkeleri ve mahkemenin diğer destekçileri, kurumu Trump yönetiminin baskısından koruma sözü verdi. Avrupa Birliği’nin olası adımları arasında, birlik ülkelerindeki bankaların mahkemeyle çalışmayı sürdürmesini zorunlu kılmak bulunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Loke’un istifası ve Najib’in ev hapsi ortasında Malezya’da Enver’in koalisyonu dağılacak mı?

South China Morning Post
22.09.2026
DAP Genel Sekreteri Anthony Loke ve diğer parti üyeleri, cumartesi günü yapılan acil toplantının ardından.
DAP Genel Sekreteri Anthony Loke ve diğer parti üyeleri, cumartesi günü yapılan acil toplantının ardından.

🔹 Malezya Başbakanı Enver İbrahim’in Pakatan Harapan (PH) koalisyonu, eski başbakan Necip Razak’ın ev hapsine alınması ve Ulaştırma Bakanı Anthony Loke’un istifa kararının ardından siyasi baskıyla karşı karşıya kaldı.

🔹 Af Kurulu, Necip Razak’ın 50 milyon ringgitlik (12,2 milyon ABD doları) para cezasını ödemesi şartıyla cezasının kalanını ev hapsinde geçirmesine izin verdi.

🔹 Demokratik Hareket Partisi (DAP) Genel Sekreteri ve Ulaştırma Bakanı Anthony Loke, karara tepki olarak kabineden istifa edeceğini açıkladı.

🔹 Loke, istifasının DAP’ın yolsuzluğa karşı tutumunu koruduğuna dair açık bir sinyal verdiğini söyledi.

🔹 Loke’un istifasının resmileşeceği tarih netleşmedi. Ulaştırma Bakanlığı, Loke’un Pekin’deki 12. APEC Ulaştırma Bakanları Toplantısı’nda Malezya’yı temsil edeceğini ve daha sonra Enver’in Şanghay’daki resmi ziyaretine katılacağını açıkladı.

🔹 Enver İbrahim, Loke’un istifasını henüz kabul etmediğini ve karar vermeden önce konuyu kendisiyle görüşmek istediğini söyledi.

🔹 Loke’un partisinin hükümette 11 bakan ve bakan yardımcısı daha bulunuyor. DAP’ın kabineden topluca çekilmesi, Umno’nun siyasi etkisini artırabilir.

🔹 PH, son iki eyalet seçiminde federal ortağı Umno’ya karşı yenilgi aldı. Umno, Malay-Müslüman seçmeni birleştirme kampanyasıyla güç kazanırken PH, reformları hayata geçirememekle eleştirildi.

🔹 Umno liderliğindeki Barisan Nasional koalisyonunun 30 milletvekili hükümetten çekilse bile Enver’in parlamentoda iktidarda kalmaya yetecek kadar sandalyesi bulunuyor.

🔹 DAP’ın kabineden çekilmesi, Çin kökenli çoğunluğa sahip partinin kraliyet kurumuna karşı çıktığı şeklinde sunulabilir ve bu durum Umno’nun lehine sonuçlanabilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Moskova’nın varlıklarına el koyması Rusya’daki Japon şirketlerini tedirgin ediyor

South China Morning Post
22.09.2026
Bir LNG tankeri, 2021 yılında Rusya’nın Prigorodnoye limanındaki Sakhalin-2 projesinden yük alıyor. Fotoğraf: AP
Bir LNG tankeri, 2021 yılında Rusya’nın Prigorodnoye limanındaki Sakhalin-2 projesinden yük alıyor. Fotoğraf: AP

🔹 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in imzaladığı kararnameyle İsviçreli gıda şirketi Nestlé, Fransız perakendeci Auchan ve yapı market zinciri Lemana Pro’nun Rusya’daki varlıkları Rus kuruluşu LEV Management’a devredildi.

🔹 Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, şirketlerin bulunduğu ülkeleri “dost olmayan ülkeler” olarak nitelendirdi ve dış yönetim uygulamasını bu ülkelerin Rusya’ya karşı askeri faaliyetlere katılmasıyla gerekçelendirdi.

🔹 Japonya Dış Ticaret Örgütü verilerine göre yaklaşık 230 Japonya bağlantılı şirket Rusya’da faaliyet göstermeye devam ediyor; birçok şirket operasyonlarını dondurdu veya yeni yatırımları durdurdu.

🔹 Haziran ayında yapılan ankete göre bu şirketlerin dörtte üçünden fazlası en az iki yıl daha Rusya’da ticari varlığını sürdürmeyi bekliyor.

🔹 Japonya-Rusya ilişkileri, Tokyo’nun Ukrayna savaşı sonrasında G7 ülkeleriyle birlikte geniş ekonomik ve diplomatik yaptırımlara katılmasıyla geriledi.

🔹 Japonya Temsilciler Meclisi Başkanı Eisuke Mori, bu ay Kiev’i ziyaret ederek Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüştü ve Rusya’nın işgalini kınadı.

🔹 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçen ay Hokkaido’nun kuzeyindeki tartışmalı adaları ziyaret etmesi Tokyo’nun protestosuna yol açtı; Moskova daha sonra Japon imparatorunun sembolünü taşıyan bir sınır işaretini ezen Sovyet askerini tasvir eden bir heykel açtı.

🔹 Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile Zelenski’nin bu hafta New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında görüşmesi, Rusya’nın Japon şirketlerini hedef almasına yol açabilir.

🔹 Japonya, Rusya’nın kuzey Sibirya’daki Arctic LNG 2 projesinde yüzde 10, Hokkaido’nun kuzeyindeki Sakhalin 1 projesinde yüzde 30 hisseye sahip.

🔹 Japon şirketlerinin faaliyetlerinin kapatılması, vergi gelirlerinin azalması ve popüler markaların kaybına yönelik tüketici tepkisi nedeniyle Rusya açısından da ekonomik sonuçlar doğurabilir.

🔹 Panasonic, Olympus, Japan Tobacco, Kao Corp ve Shiseido dahil yedi büyük Japon şirketinden Rusya’daki faaliyetleri hakkında görüş istendi; yayımlanma saatine kadar şirketlerden yanıt alınmadı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılar nedeniyle Zelenskiy ile karşı karşıya gelecek

Telegraph
22.09.2026
Volodimir Zelenskiy ve Donald Trump, salı günü New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda görüşecek. Kredi: AFP/Saul Loeb
Volodimir Zelenskiy ve Donald Trump, salı günü New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda görüşecek. Kredi: AFP/Saul Loeb

🔹 Donald Trump’ın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında salı günü New York’ta Volodimir Zelenskiy ile Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları görüşmesi bekleniyor.

🔹 Trump, telefon görüşmesinde Zelenskiy’ye saldırıların küresel dizel yakıtı kıtlığını ağırlaştırdığını ve benzin fiyatlarını yükselttiğini söyledi.

🔹 Dizel fiyatı pazartesi günü galon başına 6,51 dolara çıkarak bir yıl öncesine göre yüzde 76 arttı. Fiyatlar, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’ı bombalamaya başlamasından bu yana yükseldi.

🔹 Ukraynalı yetkililer, Trump’ın Rus yakıtının küresel pazara ulaşabilmesi için drone ve füze saldırılarının durdurulmasını istediğini açıkladı.

🔹 Zelenskiy, Rusya’nın Ukrayna’nın enerji sektörünü, kritik altyapısını ve gıda ihracatını hedef almaması halinde karşılıklı gerilimi azaltma adımlarına hazır olduklarını söyledi.

🔹 Zelenskiy, Trump ile yaptığı görüşmeyi “önemli” olarak nitelendirdi ve salı günkü görüşmenin birçok şeyi değiştirebileceğini söyledi.

🔹 Emmanuel Macron, Trump ile enerji altyapısına yönelik saldırılara ara verilmesi önerisini görüştü. Macron, Ukrayna’nın hava savunma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

🔹 Rusya, petrol rafinerilerini ve trafo merkezlerini drone saldırılarına karşı ağlarla korumaya başladı.

🔹 Bir Ukraynalı yetkili, Trump’ın Ukrayna’nın rafineri saldırılarını durdurması karşılığında Rusya’ya yönelik yaptırım yasasının uygulanmasını geciktirebileceğini söyledi.

🔹 Trump, Ukrayna ile Rusya’nın enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaştığını 14 Eylül’de söyledi. Ukraynalı yetkililer ateşkes anlaşması yapılmadığını açıkladı; Zelenskiy ise Rusya kabul ederse böyle bir anlaşmaya uyacağını söyledi.

🔹 Vladimir Putin’in önümüzdeki aylarda Ukrayna’nın enerji altyapısını bombalaması bekleniyor. Saldırılar, kış aylarında sivillerin ısınma ve elektrikten mahrum kalmasına yol açabilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Eski El Fetih yetkilisi: İsrail ve Hamas, 7 Ekim'den önce anlaşmaya varmaya yakındı

Haaretz
22.09.2026
Sufian Abu Zaida, Sinvar'ın uyarılarını Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı'nın yakın danışmanına iletti. Fotoğraf: Daniel Bar-On
Sufian Abu Zaida, Sinvar'ın uyarılarını Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı'nın yakın danışmanına iletti. Fotoğraf: Daniel Bar-On

🔹 Eski üst düzey El Fetih yetkilisi Sufian Abu Zaida, 7 Ekim 2023 saldırılarından önce İsrail ile Hamas'ın bir anlaşma imzalamaya yaklaştığını söyledi.

🔹 Abu Zaida, yürüttüğü görüşmelerin 7 Ekim saldırısıyla bağlantısı olmadığını ve amacının Gazze'nin bugün içinde bulunduğu duruma sürüklenmesini önlemek olduğunu açıkladı.

🔹 Abu Zaida, Yahya Sinvar'ın Eylül 2023'te iki kez büyük bir operasyon hazırladığını söylediğini ve uyarının İsrailli yetkililere iletilmesini istediğini belirtti.

🔹 Görüşmeler, Hamas Siyasi Büro üyesi Gazi Hamad ile Abu Zaida arasında yürütüldü. İsrail, görüşmelerde arabulucu olarak görev yapan Abu Zaida'ya kimliğini korumak için “Kömür Gözler” kod adını verdi.

🔹 Planlanan anlaşma kapsamında İsrail'in yüzlerce Filistinli tutukluyu serbest bırakması karşılığında Gazze'deki İsrailli rehinelerin hayatta olanlarının salıverilmesi ve rehinelerin cenazelerinin teslim edilmesi ele alındı.

🔹 Görüşmelerde Gazze ablukasının hafifletilmesi, Gazze sakinlerinin İsrail'de çalışmasına izin verilmesi ve elektrik, su ile diğer insani ihtiyaçlara çözüm bulunması da gündeme geldi.

🔹 Dolaylı görüşmeler Mart 2022'de Gazi Hamad'ın girişimi ve Sinvar'ın onayıyla başladı. Yaklaşık bir buçuk yıl süren temaslarda 2014 Gazze savaşında ölen İsrail askerleri Oron Şaul ile Hadar Goldin'in cenazelerinin ve İsrailli esirler Abera Mengistu ile Hişam el-Sayed'in iadesi ele alındı.

🔹 Abu Zaida, Sinvar'ın Eylül 2023'te kendisinden İsraillilere ilerleme sağlanmaması halinde “büyük bir sürpriz” ve “deprem” beklemelerini söylemesini istediğini aktardı.

🔹 Abu Zaida, Sinvar'ın mesajını Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid'in yakın danışmanına iletti. Abu Zaida ve danışman, 15 Eylül'de uyarıyı İsrail iç istihbarat servisi Şin Bet'e aktardı.

🔹 Dönemin Şin Bet Başkanı Ronen Bar, Başbakan Binyamin Netanyahu ile acil telefon görüşmesi yaptı. Bar, Sinvar'ın “deprem” tehdidini Netanyahu'ya iletti ve ilgili güvenlik kurumlarının katılacağı bir toplantı yapılmasına karar verildi.

🔹 Üst düzey güvenlik yetkilileri iki gün sonra uyarıyı görüştü ancak herhangi bir karar alınmadı. Muhammed bin Zayid daha sonra Netanyahu ile doğrudan görüşerek Sinvar'ın niyetlerine ilişkin uyarıyı iletmeye karar verdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kremlin destekli sahtecilik düzeni küresel bankalar üzerinden 6,9 milyar dolar taşıdı

Financial Times
22.09.2026
Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu ayın başlarında Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS zirvesinde A7 standının önünde. © Vladimir Smirnov/Sputnik Kremlin/AP
Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu ayın başlarında Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS zirvesinde A7 standının önünde. © Vladimir Smirnov/Sputnik Kremlin/AP

🔹 Standard Chartered, Citigroup ve diğer uluslararası bankalar, Kremlin destekli A7 adlı fintech şirketiyle bağlantılı milyarlarca dolarlık işlemleri gerçekleştirdi.

🔹 A7, Rusya’ya yönelik yaptırımlara rağmen 6,9 milyar dolardan fazla parayı uluslararası bankacılık sisteminden geçirmek için paravan şirketler ve sahte belgeler kullandı.

🔹 Sızan belgelerdeki bazı ödemeler askeri ekipman ve Rus güvenlik servislerinin alımlarıyla bağlantılıydı.

🔹 A7, SWIFT sistemi üzerinden ödeme yapabilmek için paravan şirketlerden ve mevcut işletmelerden yararlandı; işlemleri gizlemek amacıyla sahte faturalar ve kurumsal mühürlerden oluşan geniş bir arşiv kullandı.

🔹 Standard Chartered’ın Hong Kong’daki hesaplarına 2024 sonu ile Ağustos 2025 arasında A7 bağlantılı kuruluşlardan 1,1 milyar dolar aktı. Aynı dönemde DBS’ye 273 milyon dolar, Citigroup müşterilerine 74 milyon dolar ve Avrupa’daki Deutsche Bank müşterilerine yaklaşık 18 milyon dolar gönderildi.

🔹 A7, First Abu Dhabi Bank’ta 17 farklı kuruluş için hesap açtı; bu hesaplardan 1,8 milyar dolardan fazla dış ödeme yapıldı. First Abu Dhabi’deki hesaplar üzerinden 1,3 milyar dolarlık çıkış işlemi ve kuruluşlar arasında yaklaşık 500 milyon dolarlık işlem gerçekleştirildi.

🔹 A7, Moldova kökenli oligark Ilan Shor tarafından Rusya ve Kırgızistan’da, savunma sanayisiyle yakın bağlantıları bulunan devlet bankası Promsvyazbank’ın desteğiyle kuruldu.

🔹 Kremlin, Rus bankalarının 2022’de Ukrayna’nın geniş çaplı işgalinin ardından SWIFT sisteminden çıkarılmasından sonra A7’yi ithalat ödemeleri için ülkenin başlıca sınır ötesi ödeme sağlayıcısı olarak tanıttı.

🔹 A7 bağlantılı 100 paravan şirketin ödeme yaptığı belirlendi; belgelerde en az 100 kuruluş daha yer aldı. Bu kuruluşların en az 61’i Birleşik Arap Emirlikleri’nde, 87’si Hong Kong’da, 16’sı Kırgızistan’da ve 14’ü Endonezya’da bulunuyordu.

🔹 A7 çalışanları, yaptırım kapsamındaki ürünler için gümrük kodlarını yaptırım dışındaki benzer kodlarla değiştirdi ve belgelerdeki Kiril alfabesi izlerini kaldırmak için yazılımlar kullandı.

🔹 Şubat 2025’te A7 çalışanları, Rus bir müşteri adına 500 gece görüş dürbünü için yapılan 510 bin dolarlık ödemeyi bankalara sertleştirilmiş cam veya ayakkabı alımı gibi göstermeyi tartıştı.

🔹 Standard Chartered, Şubat 2025’te Kırgızistan’daki Eurasian Savings Bank’tan gelen ödemelere bloke koydu. İncelemeyi tetikleyen işlemler arasında, raporlama eşiklerinden kaçınmak için küçük parçalara bölünmüş ödemeler yer aldı.

🔹 A7 ile bağlantılı hesapların tamamını tespit edip kapattığını açıklayan First Abu Dhabi Bank, ABD, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler yaptırımlarını uyguladığını bildirdi.

🔹 DBS, A7 ile doğrudan ilişkisi bulunmadığını, ancak bağlantılı bir kuruluşun hesabıyla ilgili kontrol prosedürleri doğrultusunda gerekli işlemleri yaptığını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

BM Uzmanı, ABD'nin Uyuşturucu Taşıdığı İddia Edilen Tekneleri Vurmasının Suç Teşkil Edebileceğini Söyledi

New York Times
22.09.2026
ABD ordusunun sağladığı videodan alınan görüntü, nisan ayında doğu Pasifik Okyanusu'nda vurulmadan birkaç dakika önce bir tekneyi gösteriyor. US Southern Command
ABD ordusunun sağladığı videodan alınan görüntü, nisan ayında doğu Pasifik Okyanusu'nda vurulmadan birkaç dakika önce bir tekneyi gösteriyor. US Southern Command

🔹 Birleşmiş Milletler terörle mücadele bağlamında insan haklarını izleyen özel raportör Ben Saul, ABD'nin Karayipler ve Pasifik'te uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere yönelik hava saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini açıkladı.

🔹 Saul, Eylül 2025-Ağustos 2026 arasında düzenlenen 68 saldırıda en az 223 kişinin öldüğünü ve bu saldırıların uluslararası teamül hukukuna göre insanlığa karşı cinayet suçu oluşturabileceğine dair makul gerekçeler bulunduğunu söyledi.

🔹 ABD, teknelerin uyuşturucu taşıdığına dair kanıt sunmadı. Saul, teknelerdeki mürettebat suç örgütlerine bağlı olsa bile ABD'ye yönelik silahlı bir saldırı düzenlenmediğini ve bunun meşru savunma hakkı doğurmayacağını belirtti.

🔹 Saul, uyuşturucu kaçakçılığının askeri saldırıyla eşdeğer olmadığını ve tekneleri durdurmak için başka yöntemler bulunması nedeniyle hava saldırılarının gerekli veya orantılı sayılamayacağını söyledi.

🔹 Pentagon, Saul'un raporuna hemen yanıt vermedi. Raporda yer almayan aynı ay içindeki iki yeni saldırıyla toplam saldırı sayısı 70'e, ölenlerin sayısı 234'e yükseldi.

🔹 BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, geçen yıl saldırıları uluslararası hukukun ihlali olarak kınadı ve sorumlular hakkında soruşturma açılması, gerekirse kovuşturma yürütülmesi çağrısı yaptı.

🔹 Saul, ABD ordusunun ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu ele geçirmesinin de yasaklanmış güç kullanımı oluşturduğunu söyledi. Operasyonda en az 75 kişi öldü ve Maduro geniş çaplı uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlandı.

🔹 Saul, Trump yönetiminin Latin Amerika ülkeleriyle uyuşturucu kaçakçılığına karşı işbirliğini genişletmek için yürüttüğü “Amerikalar Kalkanı” girişiminin insan hakları ve uluslararası hukuk konusunda açık taahhütler içermeyen güvenlik odaklı bir yaklaşımı teşvik ettiğini belirtti.

🔹 ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi, askeri operasyonun ABD'deki kokain arzını, fiyatını veya saflığını azaltmadığı sonucuna vardı. Kokainin önemli bölümü hava saldırılarında hedef alınan küçük tekneler yerine rutin olarak denetlenmeyen konteyner gemileriyle taşınıyor.

🔹 Askeri saldırılar, ABD'deki aşırı doz ölümlerinin çoğuyla bağlantılı fentanil ve opioidler yerine kokain kaçakçılığına odaklandı; fentanil ve opioidlerin çoğu Venezuela'dan deniz yoluyla taşınmıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Almanya'da Merz gerilerken aşırı sağcı AfD yeniden kazandı

Axios
22.09.2026
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, pazar günü Berlin'de.
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, pazar günü Berlin'de.

🔹 AfD, Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçiminde oyların yaklaşık yüzde 38'ini alarak birinci oldu.

🔹 Şansölye Friedrich Merz'in merkez sağ CDU'su, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana bir Alman eyalet seçimindeki en kötü sonucunu aldı. CDU'nun oy oranı yüzde 13'ten yüzde 4,9'a geriledi ve parti eyalet parlamentosundaki tüm temsilini kaybetti.

🔹 Merz, düşük onay oranlarının ardından reformların yapılması gerektiğini söyledi.

🔹 AfD, bu sonuçla üçüncü eyalet seçim zaferini ve bu ayki ikinci zaferini elde etti.

🔹 Berlin eyalet seçiminde Sol Parti oy oranını iki kattan fazla artırarak yüzde 25,7'ye yükseldi ve ilk kez birinci oldu.

🔹 AfD, 2024'te Thüringen'de ilk eyalet seçimini kazandı; diğer partiler koalisyona girmeyi reddederek partinin hükümet kurmasını engelledi.

🔹 AfD, bu ay Saksonya-Anhalt'ta oyların yüzde 43,8'ini aldı ancak çoğunluk için gereken sandalye sayısının üç gerisinde kaldı. Parti, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Almanya'nın ilk aşırı sağcı eyalet hükümetini kurmak için dış destek arıyor.

🔹 Almanya'nın iç istihbarat servisi AfD'yi şüpheli aşırılıkçı örgüt olarak ülke genelinde izlemeyi sürdürüyor. Bir mahkeme, şubat ayında daha geniş dava sürerken kurumun partinin tamamını kesinleşmiş aşırı sağcı örgüt olarak sınıflandırmasını engelledi.

🔹 AfD, kitlesel sınır dışı uygulamalarını ve göçmenlerin ülkeden ayrılmasını teşvik eden “geri göç” politikasını savunuyor; avronun bırakılmasını, Rusya yaptırımlarının kaldırılmasını ve Ukrayna'ya silah sevkiyatının sona ermesini istiyor.

🔹 AfD lideri Alice Weidel, CDU'nun seçim kayıplarının sonuçlarıyla yüzleşmesi gerektiğini söyledi ve partisinin CDU'nun Almanya'daki “halk partisi” konumunu devraldığını açıkladı.

🔹 Weidel, CDU'nun özellikle doğu Almanya'da AfD ile işbirliğini dışlayan politikasını sürdürüp sürdüremeyeceğini dikkatle düşünmesi gerektiğini söyledi ve partiler arasında görüşme çağrısı yaptı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump’ın dünyası ve kaosu hızlandırıyor

CNN
22.09.2026
Kanada ve ABD bayrakları, 6 Eylül’de Ontario’daki Windsor ile Michigan’daki Detroit’i birbirine bağlayan Gordie Howe Uluslararası Köprüsü üzerindeki uluslararası sınırda dalgalanıyor. (Jeff Kowalsky/AFP/Getty Images)
Kanada ve ABD bayrakları, 6 Eylül’de Ontario’daki Windsor ile Michigan’daki Detroit’i birbirine bağlayan Gordie Howe Uluslararası Köprüsü üzerindeki uluslararası sınırda dalgalanıyor. (Jeff Kowalsky/AFP/Getty Images)

🔹 Dünya; İran ve Ukrayna’daki savaşların yayılması, yapay zekânın insanlığı yok etme ihtimali, yükselen enerji fiyatları, iklim felaketleri ve küresel kurumların zayıflamasıyla karşı karşıya.

🔹 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun bu haftaki toplantısı öncesinde BM, demokrasi, insan hakları ve uluslararası yardım ilkelerine karşı çıkan güçlü liderler karşısında etkisiz görünüyor.

🔹 Donald Trump’ın BM Genel Kurulu’ndaki yıllık konuşması, ABD’de kritik ara seçimler öncesinde popülaritesinin düşmesi ve İran savaşının sekizinci ayına girmesiyle gerçekleşiyor.

🔹 Trump, ABD’nin hiç olmadığı kadar güçlü ve saygın olduğunu, küresel barışı yaydığını ve önceki başkanların kaçındığı krizlerle mücadele ettiğini söylemesi bekleniyor.

🔹 Trump, “Ülkemize yeniden saygı duyuluyor. Hiç olmadığı kadar saygı görüyoruz” dedi.

🔹 Kanada ve Avrupa’daki müttefikler, güvenlik garantörü olarak gördükleri ABD’den korunmak için savunma işbirliğini güçlendirmeye çalışıyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, Washington’dan gelen fırtınayı kontrol edemediklerini söyledi.

🔹 Trump’ın dış politikası tehditleri ve güç kullanımını maddi kazanımlar için kullanırken Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilişkileri geliştiriyor.

🔹 Trump’ın Venezuela’da Nicolás Maduro’yu devirmesi ve Delcy Rodríguez ile yakınlaşmasının ardından Venezuela petrolünün 100 yıllık bir imtiyaz kapsamında ABD rezervlerini doldurması planlanıyor.

🔹 Venezuela’daki gelişmeler, Trump’ın İran’daki ABD karşıtı rejimi de benzer biçimde devirebileceğine inanmasına yol açtı; İran savaşı ise ABD’nin füze önleme kapasitesindeki azalmayı ve askeri sınırlarını ortaya koyuyor.

🔹 Çin’le yürütülen ticaret savaşı, Pekin’in ABD teknolojisi ve yapay zekâ ağırlıklı ekonomi için kritik nadir toprak minerallerinin ihracatını kısıtlamasının ardından sona erdi.

🔹 Trump’ın gümrük vergileri ve egemenlik tehditleri, Washington’ın ittifak sistemlerinde kopuşa yol açtı; Avrupa’daki enerji fiyatları da petrol, benzin ve dizel maliyetlerinin yükselmesiyle arttı.

🔹 Trump, Grönland’la bu hafta imzalaması beklenen yeni savunma anlaşmasına, Danimarka’nın egemen toprağı olan bölgeyi işgal etme tehdidinde bulunmadan da ulaşabilirdi.

🔹 Avrupa ülkeleri kendi savunmalarını finanse etmeye yönelirken, ABD’nin eski savaşları ve önceki başkanların Çin’i güçlendiren politikaları da Amerikan gücündeki aşınmaya katkıda bulundu.

🔹 Pete Buttigieg, ABD’nin önceki politika değişikliklerinin geçici bir sapma olarak görüldüğünü, ancak artık bunun bir kalıba dönüştüğünü ve eski dünya düzeni ile kurumların geri dönmeyeceğini söyledi.

🔹 Yapay zekânın gelişimi, iklim değişikliği ve Rusya’nın Batı karşıtlığı Trump’tan önce başlayan süreçlerdi; ancak Trump’ın değişken tutumu küresel krizlerin birleşimini daha da ağırlaştırabilir ve Amerikan gücünün sürdürülebilirliği hakkındaki soruları artırabilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çinli Unitree Robotics’in hisseleri halka arzdan bir ay sonra yarı yarıya düştü

Nikkei Asia
22.09.2026
Açılış fiyatı üzerinden Unitree’nin piyasa değeri 66 milyar dolara ulaştı. (Fotoğraf: Kohei Fujimura)
Açılış fiyatı üzerinden Unitree’nin piyasa değeri 66 milyar dolara ulaştı. (Fotoğraf: Kohei Fujimura)

🔹 Unitree Robotics’in hisseleri, Çinli girişimin Şanghay Borsası’nda işlem görmeye başlamasından bir ay sonra açılış fiyatına kıyasla yüzde 50’den fazla geriledi.

🔹 Unitree, Çin ana karasında halka arz gerçekleştiren ilk insansı robot şirketi oldu. Hisseler 19 Ağustos’ta 150,8 yuanlık arz fiyatının yedi katı olan 1.100 yuanlık açılış fiyatıyla işlem gördü.

🔹 Açılış fiyatı üzerinden şirketin piyasa değeri yaklaşık 445 milyar yuana, yani 66,4 milyar dolara ulaştı.

🔹 Hisse, 18 Eylül’de 514,98 yuandan kapandı ve açılış fiyatına göre yüzde 53 geriledi.

🔹 Unitree’nin kurucusu ve CEO’su Wang Xingxing, fiziksel yapay zekânın iki veya üç yıl içinde yayılmaya başlayabileceğini söyledi. Wang, sürecin beş ila 10 yıl sürebileceği uyarısında da bulundu.

🔹 22 Ağustos’ta Pekin’de başlayan Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda Unitree robotları, büyük ve küçük robot kategorilerindeki 100 metre yarışlarında ilk beşe giremedi.

🔹 Hisse fiyatındaki düşüşe rağmen şirketin hisseleri arz fiyatının üç katından fazla seviyede kaldı.

🔹 Pekin’deki University of International Business and Economics’te profesör olan Yusaku Nishimura, arz fiyatının yedi katındaki açılış fiyatını olağan dışı olarak nitelendirdi.

🔹 Nishimura, arz fiyatından hisse alamayan bireysel yatırımcıların, işlem başlangıcında Unitree hisselerini bir tür kumar niteliğinde satın almış olabileceğini söyledi.

← Ana sayfaya dön