Hong Kong, AB raporunun özgürlüklere ilişkin iddialarını “asılsız ve taraflı” olarak reddetti
South China Morning Post
🔹 Hong Kong yönetimi, Avrupa Birliği’nin kentte temel özgürlüklerin zayıflatıldığı yönündeki yıllık raporunu “asılsız ve taraflı” olarak nitelendirdi.
🔹 AB’nin 2025 Hong Kong raporu, demokrasi yanlısı aktivistler Jimmy Lai Chee-ying ve Joshua Wong Chi-fung’un dahil olduğu ulusal güvenlik davalarına dikkat çekti.
🔹 Raporda, Demokrat Parti’nin ikinci “yalnızca vatanseverler” yasama konseyi seçimi öncesinde feshedilmesi de ele alındı.
🔹 Hong Kong hükümeti, AB’den gerçeklere ve uluslararası hukuka uymasını, Hong Kong’un Çin’in içişlerine müdahale etmeyi bırakmasını talep etti.
🔹 Hükümet sözcüsü, ulusal güvenlik yasası ve ilgili düzenlemelerin ulusal güvenliği koruduğunu, istikrarı ve toplumsal düzeni yeniden sağladığını söyledi.
🔹 Hong Kong yönetimi, anayasal hakların, basın özgürlüğünün ve akademik bağımsızlığın yasal sınırlar ile “sorumlu gazetecilik” ilkeleri çerçevesinde korunduğunu açıkladı.
🔹 AB raporu, Hong Kong’daki ulusal güvenlik yargılamalarının gecikmeler, uzun tutukluluk süreleri, tecrit uygulamaları, seçilmiş hâkimler ve bazı davalarda jüri bulunmaması nedeniyle hukuk devletini ciddi baskı altına aldığını belirtti.
🔹 Raporda, Hong Kong’un ulusal güvenlik yasasının ülke dışına uzanan etkisine ve aralarında bir Avrupa vatandaşının da bulunduğu 34 yurt dışındaki aktivist hakkında ödüllü yakalama emri çıkarılmasına yer verildi.
🔹 AB, Demokrat Parti ile Sosyal Demokratlar Birliği’nin yoğun siyasi baskı altında feshedilmesiyle Hong Kong’daki siyasi çoğulculuk alanının daraldığını açıkladı.
🔹 Hong Kong hükümeti, yüksek profilli ulusal güvenlik davalarının siyasi müdahale olmadan kanıt ve yasalara göre yürütüldüğünü savundu.
🔹 Yasama Konseyi, AB raporundaki içeriği “yanlış ve taraflı” olarak nitelendirerek rapora güçlü memnuniyetsizlik ve karşı çıkış bildirdi.
🔹 Yasama Konseyi sözcüsü, yenilenen “yalnızca vatanseverler” seçim sisteminin geniş temsil ve dengeli katılım sağladığını, konseyin önceki yasama tıkanıklığını aşarak “etkin yönetime” döndüğünü söyledi.