← Ana sayfaya dön

Ukrayna'nın İHA saldırıları Rusya'da yaz aylarında akaryakıt krizine yol açtı

Associated Press
01.07.2026

🔹 Ukrayna'nın mart sonundan bu yana Rusya ve ilhak edilen Kırım'daki rafineri, petrol deposu, terminal ve diğer enerji altyapılarına yönelik 50'den fazla saldırısı, ülkede akaryakıt arzını ciddi şekilde etkiledi.

🔹 Rusya'nın haziran ayında günlük ham petrol işleme kapasitesi 3,95 milyon varile gerileyerek geçen yılın aynı dönemine göre %25 düştü ve son 20 yılı aşkın dönemin en düşük seviyesine indi.

🔹 Benzin üretimi günlük 1,03 milyon varilden 850 bin varile geriledi. Yaklaşık üçte birlik rafineri kapasitesi devre dışı kaldı.

🔹 Yakıt sıkıntısı nedeniyle birçok bölgede akaryakıt satışına kota getirildi. Uzun araç kuyrukları oluştu, bazı şehirlerde sürücüler için seyyar tuvaletler yerleştirildi.

🔹 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, akaryakıt istasyonlarında kuyruklar bulunduğunu ve bazı yakıt türlerine erişimde sorun yaşandığını kabul etti. Putin, sıkıntının geçici olduğunu söyledi.

Yakıt arzı ve ekonomik etkiler

🔹 Yakıt krizi, hasat sezonunun başlamasıyla birlikte tarım sektöründeki talebin arttığı döneme denk geldi.

🔹 Rusya, benzin ve havacılık yakıtı ihracatını sınırlandırdı. Dizel ihracatına da kısıtlama getirilmesi değerlendiriliyor.

🔹 Kremlin, yakıt ithalatı için bazı ülkelerle temasların sürdüğünü açıkladı.

🔹 Yakıt sıkıntısı, Ukrayna saldırılarının yaşanmadığı uzak Sibirya bölgelerine kadar yayıldı. Bazı bölgelerde çöp toplama ve otobüs seferlerinde aksamalar görüldü.

🔹 İrkutsk'ta toplu taşıma ücretleri artan yakıt maliyetleri nedeniyle yükseltildi.

Onarım ve lojistik sorunları

🔹 Ukrayna saldırılarında hasar gören rafinerilerde kullanılan özel ekipmanların büyük bölümü yurt dışından temin edildiği için onarım süreci yaptırımlar nedeniyle uzuyor.

🔹 Moskova Petrol Rafinerisi'nin onarımının en az üç ay sürmesi bekleniyor. Tesis, savaş öncesinde Moskova ve çevresindeki yakıt ihtiyacının yaklaşık %40'ını karşılıyordu.

🔹 Analistler, yeni saldırılar yaşanmaması halinde bile yüksek yaz talebi nedeniyle yakıt sıkıntısının yaz boyunca ve muhtemelen eylül ayına kadar devam edebileceğini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, 2025 yılında kripto para faaliyetlerinden en az 1,4 milyar dolar gelir bildirdi

Bloomberg
01.07.2026
Kripto para gelirleri

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, yıllık mali bildirimine göre 2025 yılında kripto para ve memecoin faaliyetlerinden en az 1,4 milyar dolar gelir elde etti.

🔹 Trump, kurucu ortakları arasında kendisi, oğulları ve Steven Witkoff'un bulunduğu World Liberty Financial üzerinden 594 milyon doların üzerinde gelir bildirdi.

🔹 Trump'ın memecoin faaliyetlerini yürüten CIC Digital LLC, lisans anlaşmalarından 636 milyon dolar gelir elde etti.

🔹 CIC Digital'in dijital cüzdanlarında en az 60 milyon dolar değerinde çeşitli kripto varlık bulunduğu bildirildi.

🔹 Trump ayrıca Stablecoin Holdco hisselerinin satışından yaklaşık 197 milyon dolar gelir elde etti.

Mali bildirim

🔹 ABD Hükümet Etiği Ofisi'nin yayımladığı 927 sayfalık mali bildirim, Trump'ın otelleri, golf tesisleri ve kripto para yatırımları dahil geniş iş portföyünü kapsıyor.

🔹 Kripto para gelirleri, Trump'ın en büyük gelir kalemi oldu. Aynı dönemde Mar-a-Lago tesisinden 77 milyon dolar, Kuzey Virginia'daki golf kulübünden ise 25 milyon dolar gelir bildirildi.

🔹 Bildirimde 680 sayfadan fazla hisse alım-satım işlemi yer aldı. Amazon, Apple, Nvidia, Microsoft, Netflix ve Exxon Mobil en sık işlem yapılan hisseler arasında gösterildi.

Varlıklar ve borçlar

🔹 Bloomberg Milyarderler Endeksi'ne göre yaklaşık 7,6 milyar dolar servete sahip olan Trump, Mar-a-Lago, İskoçya'daki Turnberry golf tesisi ve Trump Media & Technology Group hissesi dahil 50 milyon doların üzerinde değere sahip çok sayıda varlık bildirdi.

🔹 Mali bildirimde, E. Jean Carroll davalarında verilen iki tazminat kararına ilişkin yükümlülükler ile Trump Tower ve Trump National Doral dahil bazı gayrimenkuller üzerindeki 50 milyon doların üzerindeki ipotekler de yer aldı.

🔹 Trump'ın 2025 yılında üç gayrimenkul kredisini kapattığı, ayrıca Charles Schwab Bank üzerinden 50 milyon doların üzerinde yeni teminatlı kredi limiti kullandığı bildirildi.

Diğer bildirimler

🔹 Trump, FIFA Başkanı Gianni Infantino tarafından hediye edilen Dünya Kupası finali biletleri ile Rolex tarafından sağlanan ABD Açık tenis turnuvası biletlerini ve Super Bowl LIX davetiyelerini de mali bildirimine ekledi.

🔹 Başkan Yardımcısı JD Vance ise kendisi ve eşi adına toplam değeri 7 milyon doların üzerinde varlık bildirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Reuters: NATO müttefikleri Türkiye'deki hak ve özgürlükler konusundaki eleştirilerini azaltıyor

Reuters
01.07.2026

🔹 NATO liderleri 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek zirvede bir araya gelecek.

🔹 Diplomatik kaynaklara göre zirvede Türkiye'deki muhalefete yönelik yargı süreçleri ve hak ihlalleri gündeme getirilmeyecek.

NATO ve Türkiye ilişkileri

🔹 Batılı ülkelerin, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının ardından Türkiye ile ilişkilerinde demokrasi ve insan hakları yerine güvenlik ve savunma iş birliğine öncelik vermeye başladığı belirtiliyor.

🔹 Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olması, savunma sanayisindeki kapasitesi ve silahlı insansız hava aracı ihracatı nedeniyle Avrupa'nın güvenliğinde daha önemli bir konuma geldiği ifade ediliyor.

🔹 Ankara'nın zirvede ittifakın birlik mesajını öne çıkarmayı ve savunma sanayii alanındaki iş birliklerini genişletmeyi hedeflediği belirtiliyor.

Muhalefet ve basın

🔹 Batılı ve Türk diplomatik kaynaklara göre, CHP'ye yönelik yargı süreçleri ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu nedeniyle zirvede kamuoyu önünde eleştiri yapılması beklenmiyor.

🔹 İnsan hakları savunucuları, çok sayıda bağımsız gazetecinin NATO Zirvesi'ni takip etmek için akreditasyon alamamasına ve 200'den fazla kişinin güvenlik gerekçesiyle gözaltına alınmasına tepki gösteriyor.

🔹 NATO, gazetecilerin zirveyi yerinde takip edebilmesinin önemli olduğunu belirtirken, akreditasyon konusunda ev sahibi ülkenin yönlendirmelerini esas aldığını açıkladı.

Farklı değerlendirmeler

🔹 Eski ABD'nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield, Türkiye'deki demokratik kurumların zayıflamasına ilişkin Batılı ülkelerin kamuoyu önünde görüş bildirmeyi sürdürmesi gerektiğini söyledi.

🔹 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimi ise yargının bağımsız olduğunu belirterek yargı süreçlerinin siyasallaştığı yönündeki eleştirileri reddediyor.

🔹 Batılı diplomatlar, kamuoyu önündeki eleştirilerin etkisinin sınırlı olduğunu düşündükleri için kaygılarını Türk yetkililere ağırlıklı olarak kapalı diplomatik kanallardan iletmeyi tercih ettiklerini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Erdoğan’ın demokrasiye saldırısı, Türkiye’nin müttefikleri için bir tehdittir

Financial Times
01.07.2026

Otoriter yönetim ve siyasi rakiplerin hapsedilmesi, NATO’yu ve bölgeyi istikrarsızlaştırabilir.

Özgür Özel

Yazar, Türkiye’nin ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin lideridir.

Dünya liderleri gelecek hafta NATO zirvesi için Ankara’da bir araya gelirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu fırsatı güç gösterisi yapmak için kullanacak. Ancak bu görüntü daha derin bir kırılganlığı maskeliyor: Türk demokrasisine yönelik artan baskısını. Hükümeti, ülkenin gerçeklerini dünyadan saklamaya çalışırken barışçıl protestocuları; avukatlar, gazeteciler ve akademisyenlerle birlikte gözaltına aldı. Bu Türkiye için kötüdür. Aynı zamanda özellikle Avrupa’daki NATO ortaklarımız için de tehlike oluşturur.

Türkiye’nin stratejik önemi kendiliğinden açıktır. Karadeniz’e erişimi kontrol eder; Suriye, Irak ve İran’la sınır komşusudur; Avrupa güvenliğini defalarca sınayan çatışmaların yakınında yer alır. Silahlı kuvvetlerimiz NATO’nun en büyükleri arasındadır; savunma sanayimiz ise Avrupa’nın güvenliği için giderek daha hayati hale gelmektedir. Ancak bu stratejik güç daha karanlık bir gerçeği gizliyor. Türkiye ekonomisi ağır baskı altında: Enflasyon, tartışmalı resmi rakamlara göre bile yüzde 30’un üzerinde; tüketici güveni zayıf; milyonlarca insan on yıl öncesine kıyasla kendini daha yoksul, daha güvensiz ve daha umutsuz hissediyor. Türkiye aynı zamanda Avrupa’nın en büyük cezaevi nüfusuna sahip. Bu da rızadan çok zorlamaya giderek daha fazla yaslanan bir devletin işaretidir.

Bu iç zayıflığın siyasi sonuçları oldu. Erdoğan artık eskisi kadar popüler değil. 2024 yerel seçimlerinde partisi iktidara geldiğinden bu yana en ağır yenilgisini aldı. 2023’ten beri liderliğini yaptığım Cumhuriyet Halk Partisi, ülkenin önde gelen yerel siyasi gücü haline geldi. Sıradan insanların mücadeleleri etrafında kampanya yürüterek kazandık: kirasını ödeyemeyen emekliler, geleceğini göremeyen mezunlar, çocuklarına düzgün gıda alamayan ebeveynler. Hem kendi seçmenlerimize hem de terk edilmiş hisseden eski Erdoğan destekçilerine seslendik. Erdoğan’ın yanıtı, sisteminin merkezindeki zayıflığı açığa çıkardı: Gerçek bir alternatifle karşı karşıya kalınca, demokratik rekabeti ortadan kaldırmak için devletin ve mahkemelerin gücünü kullandı.

İlk büyük hedef İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu oldu. Mart 2025’te, yaygın şekilde siyasi motivasyonlu görülen yolsuzluk, teröre yardım ve casusluk suçlamalarıyla hapse atıldı. Ardından CHP’ye yönelik daha geniş bir operasyon geldi. O zamandan bu yana 30’dan fazla muhalefet belediye başkanı gözaltına alındı ya da hapsedildi. Geçen ay ise bir mahkeme, benim CHP lideri seçildiğim parti kongresini iptal etti. Yargı kararıyla görevden alındım ve Erdoğan’a karşı seçimleri defalarca kaybetmiş eski bir parti genel başkanı göreve iade edildi.

Erdoğan kendi sadık muhalefetini yaratmaya çalışıyor: Seçimlere girebilen ama iktidarını asla tehdit edemeyecek bir muhalefet. Oy vermenin varlığını sürdürdüğü, fakat gerçek rekabetin ortadan kalktığı bir siyasi düzen istiyor. Rusya ve Belarus, bunun nereye varacağı konusunda uyarı niteliğindedir.

Müttefiklerimiz baskıyı istikrarla karıştırmamalıdır. Demokratik rekabetin, kamusal meşruiyetin ve hukukun üstünlüğünün olmadığı bir Türkiye öngörülebilir ya da güvenilir bir ortak değildir. Dış politikası iç siyasi hayatta kalmanın aracına dönüşür. Erdoğan bugün Washington’a, yarın Moskova’ya, sonra Pekin’e yönelebilir; sırf kendi konumunu güvence altına almaya yardımcı olsun diye. Bir kişinin iktidarının devamı, Türkiye’nin ulusal çıkarlarının önüne konuluyor.

Daha acil bir tehlike de var. Yurttaşların değişimin seçimler yoluyla mümkün olduğuna inanmasını engelleyen bir rejim, umutsuzluk ve öfke yaratır. Bu durum ekonomik kötü yönetim ve derinleşen yoksullukla birleştiğinde, toplumsal ve siyasi çalkantı riskini artırır. Böyle bir patlama Türkiye sınırları içinde kalmaz. Avrupa’nın güvenliğini, kritik enerji güzergâhlarını, Orta Doğu’yu ve NATO’nun güney kanadını etkiler.

Türkiye’nin siyasi rotasını belirlemek müttefiklerimizin işi değildir. Türkiye’nin demokratları, demokrasinin dışarıdan ithal edilmesini istemiyor. Dış müdahaleler yoluyla toplumları yeniden şekillendirme girişimlerinin ürettiği yanılsamaları, istenmeyen sonuçları, hayalleri ve açık başarısızlıkları yeterince gördük. Bu görev Türkiye halkına aittir. Yurttaşlarımız, barışçıl şekilde değişim istediklerini tekrar tekrar gösterdi. Baskı ve korkuya rağmen oy verdiler, yürüdüler ve onurlarını savundular.

NATO zirvesinde Erdoğan kendisini vazgeçilmez olarak sunacak. Ancak hiçbir ülkenin stratejik değeri, demokrasisinin yok edilmesiyle artmaz. Türkiye’nin müttefikleri, Erdoğan yönetiminin kendi çıkarları için oluşturduğu riske açık gözle bakmalıdır. Kısa vadeli jeopolitik kolaylık uğruna otoriter hükümetlere meşruiyet kazandırmak tarihsel bir hatadır. Bu nadiren istikrar üretir. Daha sık olarak, nihai hesaplaşmayı daha tehlikeli hale getirir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İsrail'in Ermeni Soykırımı'nı tanıması: Doğru bir adım, ancak tartışmalı gerekçelerle

Haaretz
30.06.2026

🔹 İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, Ermeni Soykırımı'nın resmen tanınmasına ilişkin kararı kabineye sundu ve öneri hükümet tarafından kabul edildi.

🔹 Kararda, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Ermenilere yönelik soykırımın tanınmasının "ahlaki ve tarihsel bir görev" olduğu ifade edildi.

🔹 Yazıda, Ermeni Soykırımı'nın tarihsel bir gerçek olduğu ve uzun yıllar inkâr edilmesinin küresel ölçekte olumsuz sonuçlar doğurduğu savunuluyor.

Tanıma kararının zamanlaması

🔹 Yazıda, İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin tarihî düşük seviyede olması nedeniyle kararın diplomatik maliyetinin geçmiş dönemlere göre daha düşük olduğu belirtiliyor.

🔹 Kararın, İsrail'in Gazze'deki soykırım suçlamaları karşısında uluslararası alandaki ahlaki meşruiyetini güçlendirme amacı taşıdığı değerlendirmesi yapılıyor.

🔹 Ermeni Soykırımı'nın farklı ülkelerde geçmişte de zaman zaman dış politika aracı olarak kullanıldığı, ABD ve Almanya örnekleri üzerinden hatırlatılıyor.

Uygulama süreci

🔹 Hükümet kararı alınmış olsa da resmî tanımanın yürürlüğe girmesi için Knesset'in onayı gerekiyor.

🔹 Knesset'in dağılma sürecinde olması nedeniyle yasal düzenlemenin kısa vadede kabul edilme ihtimalinin düşük olduğu belirtiliyor.

Bölgesel etkiler

🔹 Kararın Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi daha da artırabileceği ifade ediliyor.

🔹 İsrail'in 2023 yılında Dağlık Karabağ'daki gelişmeler sırasında sessiz kaldığı ve aynı dönemde Azerbaycan'a silah satışını sürdürdüğü hatırlatılıyor.

🔹 Kudüs'teki Ermeni Mahallesi'nin mülkiyet anlaşmazlıkları ve arazi ihtilaflarıyla karşı karşıya olduğu, Ermeni toplumunun yerel sorunlarının da çözüm beklediği belirtiliyor.

Tarihsel tartışmalar

🔹 Yazıda, Ermeni Soykırımı tartışmalarının savaş dönemlerinde sivillerin korunması, askerî zorunluluklar ve sivil kayıpların sınırları gibi konular etrafında şekillendiği ifade ediliyor.

🔹 Tarihsel gerçeklerin siyasî amaçlarla araçsallaştırılmasının da reddedilmesi gerektiği belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Anthropic, ilaç sektörüne yönelik Claude Science yapay zekâ platformunu tanıttı

Financial Times
30.06.2026

🔹 Anthropic, bilim insanları ve ilaç şirketlerine yönelik ilk özel yapay zekâ ürünü olan Claude Science'ı kullanıma sundu.

🔹 Yeni platform; üç boyutlu protein yapılarının modellenmesi, molekül tasarımı ve ilaç keşfi gibi araştırma süreçlerinde kullanılacak.

🔹 Anthropic, yaşam bilimleri ve sağlık alanını şirketin en önemli büyüme alanlarından biri olarak gördüğünü açıkladı.

Yapay zekâ ve biyoloji

🔹 Şirket, mevcut Claude Science platformunun mevcut modeller üzerinde çalıştığını, ileri düzey biyolojik yeteneklere sahip modellerin ise henüz bu ürüne entegre edilmediğini belirtti.

🔹 Anthropic CEO'su Dario Amodei, güçlü biyolojik yapay zekâ modellerinin kötü niyetli kişiler tarafından biyolojik silah veya yeni hastalıklar geliştirmek amacıyla kullanılabileceği riskine dikkat çekti.

🔹 Şirket, gelişmiş biyoloji modellerine erişimin yalnızca doğrulanmış kişi ve kuruluşlarla sınırlandırılabileceği bir güvenilir erişim programı üzerinde çalışıyor.

Şirket stratejisi

🔹 Anthropic, Claude Science ile bilim insanlarının mevcut yapay zekâ kapasitesinden daha fazla yararlanmasını hedefliyor.

🔹 Şirket, aynı zamanda Sonnet modelinin yeni sürümünü yayımladı. Yeni sürümün, en güçlü modeli Opus'a yakın otonom performans sunduğu ancak daha düşük maliyetle çalıştığı belirtildi.

İlaç sektöründeki kullanım alanı

🔹 Claude Science'ın ilaç geliştirme sürecinin erken aşamalarında, özellikle molekül tasarımı ve ilaç keşfi çalışmalarını hızlandırması hedefleniyor.

🔹 Anthropic, gelecekte klinik araştırmalar, laboratuvar deneyleri ve robotik sistemler üzerinde de yapay zekâ kullanımını geliştirmeyi planlıyor.

🔹 Şirket, nisan ayında biyoteknoloji girişimi Coefficient Bio'yu satın alarak ilaç keşfi alanındaki faaliyetlerini genişletti.

🔹 Novo Nordisk, Claude'u ilaç keşfi, klinik dokümantasyon ve düzenleyici başvurularda kullanırken, AstraZeneca da araştırma ve geliştirme çalışmalarını ölçeklendirmek amacıyla platformdan yararlanıyor.

Halka arz hazırlığı

🔹 Anthropic'in bu yıl halka arz edilmesi ve şirket değerlemesinin 1 trilyon doların üzerine çıkması bekleniyor.

🔹 Şirket, geçen ay 900 milyar dolar değerleme üzerinden yeni yatırım turunu tamamladı.

🔹 Claude Science, ücretli bireysel ve kurumsal abonelikler kapsamında dünya genelinde kullanıma açıldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ankara'daki NATO Zirvesi öncesinde Avrupa, gerilimsiz bir toplantı hedefliyor

Foreign Policy
30.06.2026

🔹 NATO liderleri 7-8 Temmuz'da Ankara'da bir araya gelecek.

🔹 Zirve öncesinde Avrupa ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump ile yeni bir denge oluştuğu ve transatlantik ilişkilerin "zorunlu ortaklık" niteliğinde devam ettiği değerlendirmesini yapıyor.

Ukrayna ve Avrupa güvenliği

🔹 Trump'ın Rusya ile hızlı bir barış anlaşması sağlama girişimi sonuç vermedi.

🔹 Avrupa ülkeleri, Ukrayna'ya askeri ve mali desteğini sürdürürken savunma harcamalarını artırma, ABD silahı satın alma ve Ukrayna'ya destek sağlama yönündeki taahhütlerini güçlendirdi.

🔹 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, cephe hattının dondurulmasını içeren bir ateşkese daha sıcak yaklaşırken, Avrupa ülkeleri de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile doğrudan müzakere ihtimalini değerlendiriyor.

ABD-Avrupa ilişkileri

🔹 Avrupa ülkeleri, ABD'nin İran'a yönelik operasyonları sırasında lojistik destek sağladı ancak doğrudan saldırılara katılmadı.

🔹 Avrupa ülkeleri, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı ve Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğine katkı sağlamaya hazır olduklarını bildirdi.

🔹 Buna rağmen Avrupa'da, ABD'nin gelecekte daha öngörülemez bir dış politika izleyebileceği yönündeki endişeler sürüyor.

🔹 ABD askerlerinin Almanya ve Polonya'daki konuşlanmasına ilişkin değişiklikler de Avrupa'da güvenlik tartışmalarını artırıyor.

Avrupa'nın savunma planları

🔹 Avrupa Birliği içinde "stratejik özerklik" yaklaşımına verilen destek artıyor.

🔹 Avrupa ülkeleri savunma harcamalarını artırsa da istihbarat, uzun menzilli taarruz kabiliyeti, hava savunması, stratejik ulaştırma ile komuta ve kontrol gibi alanlarda ABD'ye bağımlılık sürüyor.

🔹 Avrupa'nın bu alanlarda tam bağımsız kapasiteye ulaşmasının 2030'lu yılların sonu ile 2040'lı yılları bulabileceği değerlendiriliyor.

Türkiye'nin rolü

🔹 NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın savunma harcamalarını artırdığını ve NATO topraklarının savunmasına yönelik kabiliyetlerin güçlendirildiğini açıkladı.

🔹 Ev sahibi Türkiye'nin, zirvede Avrupa güvenliğindeki stratejik rolünü öne çıkarmayı hedeflediği belirtiliyor.

🔹 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Trump ile olan ilişkilerini kullanarak zirvenin sorunsuz geçmesini sağlamaya çalışmasının ve ABD'den 700 milyon dolarlık savaş uçağı motoru satışına yönelik onay gibi bazı tavizler elde etmeyi hedeflemesinin beklendiği ifade ediliyor.

🔹 Avrupa ülkeleri, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin yeni bir kriz yerine ittifak içindeki istikrar mesajıyla tamamlanmasını amaçlıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetiminin Türkiye'ye 700 milyon dolarlık silah satış planı ABD Kongresi'nde tartışma yarattı

Fox News
30.06.2026

🔹 Trump yönetimi, NATO üyesi Türkiye'ye yaklaşık 700 milyon dolar değerinde savunma ekipmanı ve ağırlıklı olarak savaş uçağıyla ilgili malzemelerin satışını ilerletiyor.

🔹 ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks, Dışişleri Bakanlığı'nın satış için Kongre denetimini fiilen devre dışı bıraktığını söyledi.

🔹 Meeks, Dışişleri Bakanlığı'nın satışın gerekçesine ilişkin yazılı açıklama sunmadığını, acil durum yetkisine başvurmadığını ve Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi ile ilgili güvenlik kaygıları konusunda yeterli bilgilendirme yapmadığını belirtti.

🔹 Türkiye, Rusya ile 2017'de S-400 alım anlaşması imzaladı ve sistemi 2019'da teslim aldı.

🔹 ABD, S-400 alımı nedeniyle Türkiye'ye yaptırım uyguladı ve Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programından çıkardı.

🔹 ABD Kongresi'nin yürürlükteki yasası, Türkiye S-400 sistemine sahip olduğu sürece F-35 programına yeniden katılmasını engelliyor.

🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı ise Türkiye'nin NATO'nun güçlü ve önemli bir üyesi olduğunu, ittifak operasyonlarına önemli katkı sağladığını belirterek satışa yönelik eleştirileri reddetti.

Savunma sanayii ve NATO

🔹 Satış paketinin, Türkiye'nin geliştirdiği KAAN beşinci nesil savaş uçağı programı açısından kritik önem taşıdığı belirtiliyor.

🔹 ABD yapımı General Electric motorlarının kullanılmasının, KAAN'ın prototip aşamasından seri üretime geçişini kolaylaştırabileceği değerlendiriliyor.

🔹 Türkiye kendi savaş uçağı motorunu geliştirse de bunun tamamlanmasının birkaç yıl daha sürebileceği ifade ediliyor.

🔹 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenecek 2026 NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin yeniden F-35 programına alınması için ABD nezdindeki girişimlerini sürdürüyor.

Kongrede itirazlar

🔹 Dört Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikaları, Kıbrıs'taki askeri varlığı, Hamas'a yönelik tutumu ve Rusya'ya yaptırım uygulamaması nedeniyle satış planına karşı çıktıklarını açıkladı.

🔹 Cumhuriyetçi üyeler, Türkiye'nin CAATSA yaptırım şartlarını tamamen yerine getirmeden F-35 programına yeniden alınmasına da karşı olduklarını bildirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Wall Street'teki yükseliş beklentisi, şirket kârlılığındaki rekor artışa dayanıyor

The Wall Street Journal
30.06.2026

🔹 Wall Street'te birçok yatırımcı, hisse senetlerinin yüksek değerlemelerine rağmen şirket kâr marjlarındaki güçlü artış nedeniyle yükselişin sürdürülebileceğini değerlendiriyor.

🔹 S&P 500 şirketlerinin net kâr marjı 2026'nın ilk çeyreğinde %14,8 ile FactSet'in 2009'dan beri tuttuğu verilerde rekor seviyeye ulaştı.

🔹 Bir önceki rekor, 2025'in son çeyreğinde kaydedilen %13,2 seviyesiydi.

🔹 İlk çeyrekte finans ve sanayi dahil birçok sektörün net kâr marjı son beş yıl ortalamasının üzerine çıktı.

🔹 Teknoloji şirketleri büyümenin ana sürükleyicisi olmaya devam etse de, yüksek kârlılık farklı sektörlere de yayılmış durumda.

🔹 Teknoloji sektörü hariç tutulduğunda bile S&P 500 şirketlerinin ilk çeyrek net kâr marjı %12,4 olarak gerçekleşti.

🔹 S&P 500 şirketlerinin ilk çeyrek kâr büyümesi %28,8 ile 2021'in dördüncü çeyreğinden bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

🔹 Analistler, ikinci çeyrekte net kâr marjının %14,2 olmasını bekliyor. Bu oran ilk çeyreğin altında kalsa da geçen yılın aynı dönemindeki %12,9 ve son beş yıl ortalaması olan %12,3 seviyelerinin üzerinde bulunuyor.

🔹 Bazı şirketler artan maliyetleri dengelemek için fiyat artışlarına gidiyor. Apple, bellek ve depolama çipi maliyetlerindeki yükselişi telafi etmek amacıyla ürün fiyatlarını artırdı.

🔹 Yapay zekâ yatırımlarında çip üreticileri ve altyapı sağlayıcıları yüksek kâr elde ederken, büyük veri merkezi yatırımları yapan bazı teknoloji şirketlerinin kâr marjları sermaye harcamaları nedeniyle baskı altında kalıyor.

🔹 Analistler, teknoloji sektöründeki fiyatlama gücü veya yarı iletken talebinde yaşanabilecek zayıflamanın şirket kârlarında hızlı bir gerilemeye yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

🔹 S&P 500 endeksi, gelecek 12 aya ilişkin beklenen kârların yaklaşık 20 katı seviyesinden işlem görüyor. Bu oran, 10 yıllık ortalama olan 19 seviyesinin üzerinde bulunuyor.

🔹 Faizlerin yüksek seyretmesi ve finansman koşullarının sıkılaşması da şirket kâr marjları üzerinde önümüzdeki dönemde baskı oluşturabilecek riskler arasında gösteriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Pekin, yerel yönetimlerin performans verilerini manipüle ettiği üç vakayı kamuoyuna açıkladı

South China Morning Post
30.06.2026

🔹 Çin Merkezi Disiplin Denetleme Komisyonu (CCDI) ile "doğru siyasi performans anlayışı" kampanyasını yürüten çalışma grubu, yerel yönetimlerin performans göstergelerini manipüle ettiği üç örneği yayımladı.

🔹 Vakalar; gelir verilerinin şişirilmesi, özel amaçlı devlet tahvillerinin usulsüz kullanılması ve bilanço dışı yerel borçların gizlenmesini kapsıyor.

Gelir ve borç manipülasyonları

🔹 Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi'nin başkenti Nanning, 2024 mali yılı gelirlerini 2,83 milyar yuan (yaklaşık 416,5 milyon ABD doları) fazla gösterdi.

🔹 Yerel yönetim, devlet şirketlerine ücretsiz tahsis edilmiş 15 araziye sonradan değer biçerek bu şirketlerden arazi tahsis ücreti tahsil etti, bu ödemeleri kamu geliri olarak kaydetti ve ardından aynı tutarları kamulaştırma tazminatı adı altında şirketlere geri ödedi.

🔹 Aynı arazi parsellerinden biri bu işlem zincirinde 18 kez kullanıldı.

🔹 Zhejiang eyaletindeki Hangzhou Xiaoshan bölgesinde ise iki yerel finansman kuruluşu üzerinden sahte sözleşmeler ve şişirilmiş varlık değerleri kullanılarak yol, kamulaştırma ve çevre projeleri için kaynak sağlandı.

🔹 Bu yöntemle Mart 2023 sonrasında 738 milyon yuan tutarında gizli yerel yönetim borcu oluşturulduğu, buna rağmen tüm borçların kapatıldığı yönünde yanlış bildirim yapıldığı açıklandı.

Fonların usulsüz kullanımı

🔹 Gansu eyaletinin Jiuquan Xincheng bölgesinde bir peyzaj projesi, sel kontrolü ve su kirliliği önleme altyapısı gibi gösterilerek 55,95 milyon yuan tutarında ultra uzun vadeli özel devlet tahvili kaynağı alındı.

🔹 Bu kaynağın 38,16 milyon yuanı yapay adalar, seyir platformları ve benzeri tesisler için kullanıldı.

🔹 Açıklamaya göre bu tesisler projenin amaçlarını karşılamadığı gibi tamamlandıktan sonra taşkın tahliyesini de zorlaştırdı.

Pekin'in kampanyası

🔹 Yetkililer, bazı yerel yönetimlerin ultra uzun vadeli özel devlet tahvillerini merkezi hükümetin stratejik hedefleri yerine verimsiz projelere yönlendirdiğini belirtti.

🔹 Açıklamada bu uygulamaların yerel yöneticilerin "doğru siyasi performans anlayışından" saptığını gösterdiği ifade edildi.

🔹 Üç vakada görev alan yetkililerin isimleri ve uygulanan disiplin cezaları açıklanmadı.

🔹 Şubat ayında başlatılan ve gelecek ay sona erecek parti kampanyası, ilçe düzeyi ve üzerindeki yöneticilerin performans değerlendirmelerinde veri manipülasyonu ve gösteriş amaçlı uygulamaları hedef alıyor.

🔹 Kampanya, gelecek yıl yapılacak ve Komünist Parti'nin üst yönetiminin belirleneceği parti kongresi öncesinde yerel ve eyalet düzeyindeki yönetim değişiklikleri sürecinde yürütülüyor.

← Ana sayfaya dön