Türkiye’deki ‘Ponzi’ hisse senedi düzeni nasıl çöktü: Bilinmesi gereken 4 şey
Nikkei Asia
🔹 Türk yetkililer, hükümetin borsadaki “Ponzi benzeri düzen” olarak tanımladığı yapı nedeniyle milyarlarca lira kaybeden 450 binden fazla yatırımcıya tazminat sağlanması için görüşmeler yürütüyor.
🔹 Yetkililer 17 Eylül’de, yedi portföy yönetim şirketine ait toplam yaklaşık 18 milyar dolar değerindeki 131 fonu tasfiye etti. Pusula Portföy Yönetimi ve Tera Portföy Yönetimi itfa taleplerini karşılayamayacaklarını bildirdi; bunun ardından likidite krizi başladı.
🔹 BIST 100 endeksi, önceki haftanın pazartesi gününden bu yana yaklaşık yüzde 8 geriledi ve yabancı yatırımcıların yaklaşık üçte birine sahip olduğu hisse piyasasında 50 milyar dolardan fazla değer kaybı oluştu.
🔹 Borsa İstanbul, güveni artırmak amacıyla ana endeksteki şirketlerin dörtte birinden fazlasını ekim ayında değiştirecek. Türkiye’nin gelişmekte olan piyasa statüsünden sınır piyasa statüsüne indirilme olasılığı bulunuyor.
🔹 Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek, 18 Eylül’de ülkede yaygın bir sistemik risk bulunmadığını söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşların birikimlerini hedef alan ve yanıltıcı bilgilerle haksız kazanç sağlayan kişi ve kuruluşlara karşı yasal süreç başlatıldığını açıkladı.
🔹 Türkiye’de 26 kişi resmen tutuklandı; çok sayıda kişi mahkemeye çıkarılmayı bekliyor.
🔹 Fonlar, düşük işlem hacmine ve düşük halka açıklık oranına sahip hisseleri biriktirdi. Bu varlıkların bir bölümü teminat gösterilerek aynı hisselere yeniden yatırım yapmak için borçlanıldı; fonlar hisseleri kendi aralarında alıp satarak fiyatları yapay biçimde yükseltti ve daha fazla bireysel yatırımcı çekti.
🔹 MSCI, S&P Dow Jones Indices ve FTSE Russell, yaz boyunca Türkiye’deki hisse senetlerinde koordineli işlemler ve bozulmuş halka açıklık hesaplamaları konusunda uyarılarda bulundu. MSCI, sorunların çözülmemesi halinde Türkiye’nin sınır piyasa statüsüne indirilebileceğini bildirdi.
🔹 Sermaye Piyasası Kurulu, ağustos sonunda fonların hisse fiyatlarını manipüle etme kapasitesini sınırlamak ve şeffaflığı artırmak için yeni kurallar getirdi. Düzenleme sonrasında daha fazla yatırımcının fonlardan çıkması, bazı fonların itfa taleplerini karşılayamamasına yol açan likidite krizini hızlandırdı.
🔹 Şimşek başkanlığında acil Finansal İstikrar Komitesi toplantısı yapıldı; Merkez Bankası banka likiditesini ve güveni artıracak önlemler aldı. SPK, ekim ayı başına kadar kredili işlem şartlarını gevşetti ve söz konusu fonları kapattı.
🔹 Şimşek, etkilenen fonların toplam piyasanın yalnızca yüzde 10-11’ine denk geldiğini söyledi. Ziraat Bankası ve İş Bankası, tasfiye sürecini altı ay boyunca gözetmek üzere görevlendirildi.
🔹 Yetkililer, para kaybeden yatırımcılara tazminat sağlanması için cuma günü tamamlanması beklenen görüşmeler yürütüyor. Yeni Parti, fonlardan kazanç sağlayan kişilerin varlıklarına el konulması yoluyla devlet kurtarma paketi olmadan yatırımların yüzde 80’inden fazlasının geri kazanılmasını öngören yasa teklifini Meclis’e sundu.
🔹 Mali Suçları Araştırma Kurulu, fonların kurucu paylarına sahip kişiler ile daha geniş bireysel yatırımcı kitlesi sürece dahil olmadan önce yatırım yapan kişilere ilişkin verileri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iletti. Kurul ayrıca portföy yönetim şirketlerinde çalışan 117 yöneticinin finansal hareketlerine ilişkin rapor sundu.
🔹 Türkiye’deki hisse senetlerinin yaklaşık yüzde 33’ü yabancı yatırımcılara ait olduğu için piyasa çalkantısı ülkenin finansal itibarını etkiledi. Uzmanlar, yabancı yatırımcıların düzenleyici öngörülebilirlik, piyasa likiditesi, yönetişim standartları ve ani piyasa kesintileri gibi riskleri dikkate alacağını belirtti.
🔹 SPK’nin ağustos sonunda getirdiği kuralların sıkı denetimle uygulanması ve sürecin kapsamlı biçimde soruşturulması talep ediliyor. Eski Merkez Bankası çalışanı ekonomist Uğur Gürses, Devlet Denetleme Kurulunun süreçte izin veren, kolaylaştıran, denetim görevlerini yerine getirmeyen veya gerekli önlemleri almayan kamu görevlilerini soruşturması gerektiğini söyledi.