← Ana sayfaya dön

Silikon Vadisi'ndeki yapay zekâ kaynaklı işten çıkarmalar küresel iş gücü için uyarı niteliği taşıyor

Telegraph
01.07.2026
Teknoloji şirketlerinde işten çıkarmalar

🔹 ABD'deki teknoloji şirketleri mayıs ayında 38.242 kişiyi işten çıkardı. Bu, son iki yılın en yüksek aylık işten çıkarma rakamı oldu.

🔹 Amazon, Microsoft, Meta ve Oracle geniş çaplı işten çıkarma programları açıkladı.

🔹 Apple, Meta, Google, Microsoft ve Amazon'un toplam çalışan sayısı 2022'den bu yana büyük ölçüde sabit kaldı.

🔹 Teknoloji sektöründe işe alımlar da önemli ölçüde yavaşladı.

Yapay zekâ etkisi

🔹 Oracle, son bir yılda 21 bin çalışanını işten çıkardığını ve yapay zekâ teknolojilerinin kullanımının iş gücünün azaltılmasına yol açtığını açıkladı.

🔹 Ödeme şirketi Block, şubat ayında çalışanlarının %40'ını işten çıkardı ve yapay zekânın şirket yönetimini değiştirdiğini belirtti.

🔹 Challenger, Gray & Christmas verilerine göre şirketlerin işten çıkarma gerekçeleri arasında yapay zekâ ilk sıraya yükseldi.

🔹 Şirketler çalışanlardan daha kısa sürede daha fazla iş üretmelerini ve yapay zekâyı aktif şekilde kullanmalarını bekliyor.

Yatırımlar ve maliyetler

🔹 Büyük teknoloji şirketleri, yazılım geliştirme, bilgi işlem altyapısı ve veri analizi gibi alanlarda yapay zekâ ajanlarının kullanımını hızla artırıyor.

🔹 Yapay zekâ altyapısına yapılan yüksek sermaye yatırımları şirketlerin personel giderlerini azaltma eğilimini güçlendiriyor.

🔹 Meta Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, şirketin en büyük iki gider kaleminin bilgi işlem altyapısı ile personel olduğunu, yapay zekâ altyapısına yapılan yatırımlar arttıkça çalışan sayısının azaltılması gerektiğini söyledi.

Gelecek beklentileri

🔹 Ekonomistler, yapay zekânın genel işsizlik üzerinde henüz büyük bir etki oluşturmadığını, ancak bazı sektörlerde işten çıkarmalar ve işe alımların durdurulmasının yaygınlaşabileceğini değerlendiriyor.

🔹 Bernstein analistleri, büyük teknoloji şirketlerinden birinin yapay zekâ destekli yeni organizasyon modelinde başarılı olması halinde diğer şirketlerin de benzer yeniden yapılanmalara yönelebileceğini öngörüyor.

🔹 Meta'nın içerik denetiminin büyük bölümünü maliyetleri azaltmak amacıyla yapay zekâ sistemlerine devretmeyi planladığı bildirildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Sürgündeki Ukraynalı iş insanı Monako'da bombalı saldırıda ağır yaralandı

Telegraph
01.07.2026
Bombalı saldırı

🔹 Ukraynalı iş insanı Vadym Iermolaiev, Monako'daki konutunun girişinde meydana gelen bombalı saldırıda ağır yaralandı.

🔹 Kapıya bırakılan tuzaklı sırt çantası patladı. Patlamada Iermolaiev şarapnel parçaları ve yanıklar nedeniyle ağır yaralandı.

🔹 Yerel basına göre eşi Anna Iermolaieva da ağır yaralandı. Çiftin 13 yaşındaki oğlu hastaneye kaldırıldı.

🔹 Güvenlik kameraları, şüphelinin patlamanın ardından yaya olarak Fransa'nın Beausoleil kentine kaçtığını gösterdi. Şüpheli henüz yakalanmadı.

🔹 Monako Başsavcılığı olayla ilgili suikast girişimi soruşturması başlattı.

Iermolaiev hakkında

🔹 Vadym Iermolaiev, 2023 yılında Rusya'nın işgalindeki Kırım'da faaliyet göstermeye ve Rusya'ya vergi ödemeye devam ettiği iddiasıyla Ukrayna tarafından 10 yıllık yaptırım listesine alındı.

🔹 Iermolaiev, Kırım'da herhangi bir varlığı bulunduğu veya Rusya ile iş birliği yaptığı yönündeki iddiaları reddetti.

🔹 İş insanı, 2017 yılında Ukrayna vatandaşlığından ayrılarak Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı aldı.

🔹 Iermolaiev, Rusya'nın saldırılarında yaklaşık 20 milyon sterlin değerindeki iş varlığını kaybettiğini ve özel uçağının Dnipro Havalimanı'ndaki füze saldırısında imha edildiğini söyledi.

Soruşturma ve arka plan

🔹 Saldırının failleri henüz belirlenemedi.

🔹 Ukraynalı kolluk kuvveti kaynakları, olayın Dnipro merkezli dolandırıcılık şebekeleriyle bağlantılı olabileceğini değerlendirdi.

🔹 Iermolaiev, savaş sırasında Monako'ya taşınan varlıklı Ukraynalılar arasında yer alıyordu.

🔹 2022 yılında yayımlanan bir araştırmanın ardından Ukrayna Devlet Soruşturma Bürosu, yurt dışında yaşayan en az 84 varlıklı askerlik yükümlüsü hakkında inceleme başlattı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Birleşik Krallık, gelişmiş ekonomiler arasında servette en büyük düşüşü yaşadı

Telegraph
01.07.2026
Servette gerileme

🔹 UBS verilerine göre Birleşik Krallık'ta bireysel servet, pandemi sonrası geçen beş yılda gelişmiş ekonomiler arasında en sert düşüşü kaydetti.

🔹 Enflasyondan arındırılmış hesaplamaya göre ortalama bireysel servet 2020'den bu yana 23'ten fazla geriledi.

🔹 Tipik bir yetişkinin serveti yaklaşık 28.500 sterlin azalarak 2025 itibarıyla 95.500 sterlinin biraz üzerine düştü.

🔹 Bu seviyeyle Birleşik Krallık'taki bireysel servet Fransa'nın üzerinde, ancak İtalya ve Hollanda'nın altında kaldı.

Düşüşün nedenleri

🔹 Pandemi sonrası yükselen enflasyon ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından artan enerji maliyetleri servetin reel değerini önemli ölçüde azalttı.

🔹 Birleşik Krallık, enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle birçok gelişmiş ülkeye kıyasla daha güçlü bir enflasyon şoku yaşadı.

🔹 Konut piyasasındaki yavaşlama da hanehalkı servetindeki gerilemeyi hızlandırdı.

🔹 2020'den bu yana konut fiyatları %26 yükselirken, tüketici fiyatları %32 arttı ve konut varlıklarının reel değeri geriledi.

Ekonomik görünüm

🔹 Aynı dönemde hanehalkı gelirleri de enflasyonun gerisinde kaldı ve aileler hem gelir hem de servet açısından baskı altında kaldı.

🔹 Vergi yükünün, gelir vergisi dilimlerinin uzun süre sabit tutulmasının da etkisiyle İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek seviyeye çıkması bekleniyor.

🔹 UBS verilerine göre aynı dönemde servette en büyük artış Güney Kore'de gerçekleşti. Rusya ve Hırvatistan da en yüksek artış kaydeden ülkeler arasında yer aldı.

🔹 G7 ülkeleri içinde en güçlü servet artışı Japonya'da görüldü. Japonya'da medyan servet %51 yükseldi.

Ekonomi ve iş dünyası

🔹 Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisi'nin yayımladığı verilere göre ailelerin yaşam standartları Başbakan Keir Starmer göreve gelmeden önceki seviyenin altında kaldı.

🔹 Institute of Directors verileri, haziran ayında iş dünyası güveninin yeniden gerilediğini gösterdi.

🔹 Birleşik Krallık Hazine Bakanlığı ise enflasyonun istikrarlı seyrettiğini, ülkenin yılın başında G7'nin en hızlı büyüyen ekonomisi olduğunu ve IMF ile OECD'nin büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize ettiğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran'ın dini liderinin tek bir ifadesi ülke içinde ABD ile müzakere tartışmasını derinleştirdi

Telegraph
01.07.2026
Tartışmalı ifade

🔹 İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, ABD ile savaşı sona erdiren anlaşmayı onaylarken kullandığı "alal-usul" ("prensipte") ifadesiyle anlaşmaya kişisel olarak farklı baktığını söyledi.

🔹 Hamaney'in bu açıklaması, İran yönetimi içinde ABD ile müzakerelerin sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda farklı yorumlara yol açtı.

🔹 Bazı çevreler ifadeyi diplomasiye isteksiz bir onay olarak değerlendirirken, bazı kesimler ise ABD ile müzakerelere karşı çıkılması gerektiği yönünde bir işaret olarak yorumladı.

Yönetim içindeki yansımalar

🔹 İranlı yetkililer, Hamaney'in açıklamasının özellikle sahadaki askeri komutanlar arasında müzakere sürecine ilişkin tereddütlere neden olduğunu belirtti.

🔹 İran Devrim Muhafızları'nın füze, insansız hava aracı ve hava savunma hazırlıklarını artırdığı ifade edildi.

🔹 Parlamento içindeki bazı muhafazakâr isimler, müzakere heyetinin dini liderin talimatlarının dışına çıktığını öne sürdü.

🔹 Devlet televizyonunda bu iddiaların dile getirildiği program yayından kaldırıldı ve kısa süre sonra kurumdaki yöneticilerden biri görevinden ayrıldı.

Hükümetin tutumu

🔹 Muhafazakâr siyasetçi Gulam Ali Haddad-Adel, dini liderin açıklamasının bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve yanlış yorumlanmasının ayrışmaya yol açtığını söyledi.

🔹 Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Kum kentinde dini otoritelerle görüşerek anlaşmanın dini liderle tam koordinasyon içinde sağlandığını ifade etti.

🔹 Pezeşkiyan, bazı çevrelerin ve dış medya organlarıyla aynı çizgide hareket eden grupların müzakere heyetini hedef aldığını söyledi.

Sürecin etkileri

🔹 Hamaney'in kamuoyu önüne çıkmaması ve açıklamalarını yazılı mesajlarla iletmesi, yönetim içinde farklı yorumların artmasına neden oldu.

🔹 ABD ile yapılan anlaşma, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve ekonomik rahatlama beklentileri oluşturmasına rağmen, anlaşmanın uygulanmasına ilişkin tartışmalar sürüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, Netanyahu'nun en güçlü seçim rakiplerinden biri olarak öne çıktı

Associated Press
01.07.2026
Seçim kampanyası

🔹 Eski İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, sonbaharda yapılması planlanan seçimler öncesinde merkez çizgideki Yashar (Doğru) Partisi'nin seçim kampanyasını resmen başlattı.

🔹 Eisenkot, ülkenin yaşadığı krizlerin ardından yeniden toparlanma, birlik ve yeniden inşa çağrısı yaptı.

Netanyahu ile görüş ayrılıkları

🔹 Eisenkot, 2024 yılında Gazze savaşına ilişkin strateji eksikliği gerekçesiyle Başbakan Binyamin Netanyahu'nun savaş kabinesinden istifa etti.

🔹 Eisenkot, Hamas'ın 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından izlenen stratejinin başarısız olduğunu ve İsrail'in giderek yalnızlaşmasının ülkenin geleceği açısından tehdit oluşturduğunu savunuyor.

🔹 Netanyahu ise Eisenkot'un Gazze'deki bazı askeri operasyonlara karşı çıktığını belirterek, onun önerileri uygulanmış olsaydı Hamas'ın Gazze'de yönetimi sürdürmeye devam edeceğini söyledi.

Eisenkot'un profili ve vaatleri

🔹 Fas kökenli Yahudi bir ailenin çocuğu olan 66 yaşındaki Eisenkot, yaklaşık 40 yıl İsrail ordusunda görev yaptı.

🔹 Eisenkot'un 25 yaşındaki oğlu Gal Meir Eisenkot ile iki yeğeni Gazze'deki çatışmalarda hayatını kaybetti.

🔹 Seçim programında ulusal güvenliğin güçlendirilmesi, bölgesel iş birliğinin artırılması, 7 Ekim saldırılarını araştıracak devlet komisyonunun kurulması, ülkenin kuzeyi ve güneyinin yeniden inşası ile eğitim ve sağlık yatırımları yer alıyor.

🔹 Eisenkot, ultra-Ortodoks Yahudiler için zorunlu askerlik uygulamasını desteklediğini açıkladı.

Siyasi tablo

🔹 İsrail'in çok partili siyasi yapısı nedeniyle seçimlerden birinci çıkacak partinin hükümet kurabilmesi için diğer partilerle koalisyon oluşturması gerekiyor.

🔹 Eisenkot, hükümet kurabilmek için gerekli çoğunluğu sağlayacak ittifaklar oluşturmayı hedefliyor ancak ultra-Ortodokslar için zorunlu askerlik konusundaki tutumundan taviz vermeyeceğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD füzesinin dört ay önce İran'da vurduğu ilkokul saldırısının ayrıntıları hâlâ netleşmedi

Associated Press
01.07.2026
Saldırı ve can kaybı

🔹 28 Şubat'ta İran'ın Minab kentindeki bir ilkokula düzenlenen saldırıda en az bir ABD füzesinin okulu vurduğu bildirildi.

🔹 Airwars'ın araştırmasına göre saldırıda 157 ila 168 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin 123'ü 13 yaş ve altındaki çocuklardan oluşurken, 34 yetişkin de yaşamını yitirdi.

🔹 Hayatını kaybeden yetişkinler arasında 26 okul çalışanı, bir hamile personel ve çocuklarını almaya gelen beş veli bulunuyor.

🔹 Saldırıda 95 ila 111 kişinin yaralandığı değerlendiriliyor.

Soruşturma

🔹 Pentagon soruşturmasını sürdürmesine rağmen saldırıya ilişkin nihai rapor kamuoyuna açıklanmadı.

🔹 Donald Trump, Pentagon raporunu okumadığını ve saldırının ABD tarafından gerçekleştirildiğine inanmasını gerektirecek herhangi bir bilgi görmediğini söyledi.

🔹 ABD ordusunun saldırının gerçekleştiği bölgede operasyon düzenlediğini kısa sürede tespit ettiği ancak okulun vurulduğunu doğrulamanın zaman aldığı belirtildi.

🔹 ABD'li yetkililer, okul binasının yıllar önce okul olarak tanımlanmasına rağmen bu bilginin hedef belirleme süreçlerinde yeterince kullanılmadığını ifade etti.

Okul ve hedefleme süreci

🔹 Okul, İran Devrim Muhafızları'na ait bir üs ile aynı yerleşke içinde bulunuyordu ve yıllar önce askeri alandan ayrılarak eğitim kurumuna dönüştürülmüştü.

🔹 Okulda Devrim Muhafızları personelinin çocuklarının yanı sıra Minab'da yaşayan Beluç çocukları da eğitim görüyordu.

🔹 Tahran'a yönelik bombardımanın başlamasının ardından okul yönetimi öğrencileri erken çıkarmaya karar verdi ve velilere çocuklarını almaları için haber verdi.

🔹 Yaklaşık 10 dakika sonra yerleşkeye birden fazla mühimmat isabet etti ve okul binası yıkıldı.

Bulgular ve tepkiler

🔹 Airwars, aylar süren araştırma sonucunda hayatını kaybeden 157 kişinin kimliğini doğruladığını açıkladı.

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın yürüttüğü soruşturmanın büyük bölümü tamamlandı ve bulgular incelenmeye devam ediyor.

🔹 ABD Senatosu Silahlı Hizmetler ve İstihbarat Komitesi üyesi Mike Rounds, Kongre'nin saldırıyla ilgili yeterli bilgi almadığını ve kapsamlı bir rapor beklediğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Mali bildirim, Trump'ın geçen yıl kripto para girişimlerinden yaklaşık 1,2 milyar dolar gelir elde ettiğini gösterdi

Associated Press
01.07.2026
Kripto gelirleri

🔹 Donald Trump'ın yıllık mali bildirimine göre, geçen yıl kripto para girişimlerinden yaklaşık 1,2 milyar dolar gelir elde edildi.

🔹 World Liberty Financial, yönetişim tokenleri de dahil olmak üzere kripto ürünlerinin satışından 500 milyon doların üzerinde gelir sağladı.

🔹 CIC Digital LLC, Trump'ın adını taşıyan meme coin satışlarından 600 milyon doların üzerinde gelir elde etti.

🔹 World Liberty tokenlerinin değeri işlem görmeye başlamasından bu yana yaklaşık %80 düştü. Trump meme coinlerinin fiyatı ise Ocak 2025'te 74 doların üzerine çıktıktan sonra 1,68 dolara geriledi.

Diğer ticari gelirler

🔹 Trump, İncil, spor ayakkabı, saat ve diğer markalı ürünlerin satışından da milyonlarca dolar gelir elde etti.

🔹 Trump markalı saat satışları geçen yıl 4,7 milyon dolar gelir sağladı.

🔹 Florida'daki Mar-a-Lago tesisi geçen yıl 77 milyon dolar gelir elde etti. Bu rakam bir önceki yıla göre yaklaşık %50 artış gösterdi.

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki projeden 10,4 milyon dolar, Suudi Arabistan'daki projeden 9 milyon dolar, Romanya ve Katar'daki projelerden ise ayrı ayrı 5'er milyon dolar gelir elde edildi.

Servet ve yönetim

🔹 Mali bildirim, Trump'ın göreve başlamasından bu yana iş varlıklarında önemli büyüme yaşandığını gösterdi.

🔹 Forbes, Trump'ın net servetini 6 milyar dolar olarak tahmin etti. Bu rakam 2024 yılında 2,3 milyar dolar seviyesindeydi.

🔹 Beyaz Saray, Trump'ın şirketlerini oğullarının yönettiği bir vakfa devrettiğini ve şirket kararlarına dahil olmadığını açıkladı.

Kripto politikaları

🔹 Trump göreve geldikten sonra önceki yönetimin kripto para sektörüne yönelik sıkı yaklaşımını tersine çeviren politikalar uyguladı.

🔹 Çinli girişimci Justin Sun, World Liberty tokenlerine 75 milyon dolar ve Trump meme coinlerine 200 milyon dolar yatırım yaptı.

🔹 World Liberty, kripto yatırımları ile kamu görevleri arasında çıkar çatışması bulunduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Küresel dolandırıcılık ağları, ABD teknolojilerini kullanarak binlerce kişiyi hedef alıyor

Associated Press
01.07.2026
Dolandırıcılık ağlarının işleyişi

🔹 Myanmar'daki dolandırıcılık merkezlerinde zorla çalıştırılan kişiler, yapay zekâ destekli yazılımlar kullanarak kısa sürede mağdurlarla duygusal ilişki kurmaya ve yatırım dolandırıcılığına yönlendirmeye zorlanıyor.

🔹 Bir dolandırıcılık merkezinde çalışan Safeer Mohammed Koorimannil, bir ay içinde en az 17 ülkeden yaklaşık 50 bin kişiyi hedef aldığını açıkladı.

🔹 Birleşmiş Milletler'e göre Myanmar'daki dolandırıcılık merkezlerinde onlarca ülkeden yaklaşık 300 bin kişi zorla çalıştırılıyor.

Yapay zekâ ve teknoloji altyapısı

🔹 Dolandırıcılık ağları, ABD merkezli yapay zekâ modellerini kullanan yazılımlar sayesinde otomatik mesaj oluşturma, gerçek zamanlı çeviri ve sahte kimlik oluşturma işlemlerini büyük ölçüde otomatik hale getirdi.

🔹 İnceleme kapsamında OpenAI'nin ChatGPT modeli ile Google'ın Gemini modelinin bu yazılımlarda kullanıldığı tespit edildi.

🔹 OpenAI, paylaşılan bilgiler doğrultusunda çevrim içi dolandırıcılıkta kullanılan üç hesabı kapattığını açıkladı.

🔹 OpenAI, kullanıcı davranışlarını analiz ederek dolandırıcılık faaliyetlerini %95 doğrulukla tespit ettiğini ve her ay yaklaşık 100 bin dolandırıcılık hesabını kapattığını bildirdi.

İnternet altyapısı

🔹 İncelemede, Myanmar'daki dolandırıcılık merkezlerinden yapılan internet bağlantılarının önemli bölümünün ABD merkezli internet servis sağlayıcıları ve bulut altyapıları üzerinden yönlendirildiği belirlendi.

🔹 Oracle, paylaşılan veriler doğrultusunda kolluk kuvvetleriyle birlikte çalıştığını açıkladı.

🔹 Meta, davranış analizleri sayesinde Güneydoğu Asya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki dolandırıcılık merkezleriyle bağlantılı milyonlarca hesabı engellediğini duyurdu.

Starlink ve dolandırıcılık merkezleri

🔹 Starlink, Myanmar'da dolandırıcılık merkezlerinde en yaygın kullanılan uydu internet hizmetlerinden biri haline geldi.

🔹 Starlink, Ekim 2025'te dolandırıcılık merkezleri yakınındaki 2.500'den fazla terminalin hizmetini kestiğini açıkladı.

🔹 Buna rağmen Starlink kullanımı yeniden arttı ve şirket Myanmar'da yeniden en büyük internet sağlayıcısı konumuna yükseldi.

🔹 Starlink, yasa dışı faaliyetlerde kullanılan terminalleri tespit ederek devre dışı bıraktığını ve dolandırıcılıkla mücadelede kolluk kuvvetleriyle iş birliği yaptığını açıkladı.

Mağdurlar ve soruşturmalar

🔹 ABD Federal Ticaret Komisyonu, dolandırıcılık faaliyetlerinin 2024 yılında ABD'de yaklaşık 200 milyar dolar zarara yol açtığını tahmin ediyor.

🔹 ABD Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Scam Center Strike Force, Meta, SpaceX, Google ve diğer şirketlerle yürütülen dört günlük operasyon kapsamında 1,4 milyondan fazla sosyal medya ve e-posta hesabını devre dışı bıraktı, zararlı IP trafiğini durdurdu ve dolandırıcılık ağlarıyla bağlantılı uydu terminalleri ile sunuculara el koydu.

🔹 ABD'de yaşayan Chris Colocousis, çevrim içi yatırım dolandırıcılığı nedeniyle emeklilik birikimi olan 400 bin dolarını kaybettiğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD temsilcileri, Hürmüz Boğazı geriliminin sürdüğü dönemde İran görüşmeleri için Katar'a geldi

Associated Press
01.07.2026
Görüşmeler

🔹 ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Jared Kushner, İran'daki savaşı sona erdirmeye yönelik ilk anlaşmanın uygulanmasını görüşmek üzere Katar'ın başkenti Doha'ya geldi.

🔹 Katar Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İran heyetlerinin Doha'da doğrudan müzakere yapmayacağını, görüşmelerin Katarlı arabulucular üzerinden yürütüleceğini açıkladı.

🔹 İran da bu hafta Katar'a bir heyet gönderiyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, önümüzdeki günlerde ABD tarafıyla herhangi bir düzeyde doğrudan görüşme planlanmadığını söyledi.

🔹 Bekayi, Katar ile yapılacak görüşmelerde mutabakatın uygulanması ve İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması gibi konuların ele alınacağını açıkladı.

Geçici anlaşma

🔹 ABD ile İran bu ayın başında geçici bir anlaşmaya vardı. Anlaşma, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu seyreltmesini, ABD'nin desteklediği petrol yaptırımlarının kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin yeniden açılmasını ve kapsamlı bir anlaşma için taraflara 60 gün süre tanınmasını içeriyor.

🔹 İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar'ın İran'a ait 6 milyar dolarlık dondurulmuş varlığı serbest bırakacağını açıkladı.

🔹 ABD'li bir yetkili, 6 milyar dolarlık kaynağın İran halkı için ABD gıda ürünlerinin satın alınmasında kullanılacağını doğruladı.

Hürmüz Boğazı

🔹 Savaş başlamadan önce dünya petrolünün yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyordu.

🔹 İran'ın saldırıları ve tehditleri nedeniyle yük gemileri ile petrol tankerlerinin boğazdan geçişi durdu ve küresel enerji krizi ortaya çıktı.

🔹 Geçen hafta Umman karasularından geçen gemi trafiğinin yeniden başlatılması için yürütülen çalışmalar sırasında ABD ile İran karşılıklı saldırılar düzenledi.

🔹 İran, Hürmüz Boğazı'nda Katar petrolü taşıyan bir tanker de dahil olmak üzere iki gemiye saldırı düzenledi. ABD buna hava saldırılarıyla karşılık verdi.

🔹 İran ayrıca pazar günü Bahreyn ve Kuveyt'i hedef alan insansız hava aracı ve füze saldırıları gerçekleştirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Türkiye, NATO Zirvesi öncesinde güvenlik önlemlerini artırdı ve ittifaka bağlılığını vurguladı

Associated Press
01.07.2026
Zirve hazırlıkları

🔹 Türkiye, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi için on binlerce polisi görevlendirdi, hava savunma sistemlerini yüksek alarm seviyesine geçirdi ve kapsamlı güvenlik önlemleri aldı.

🔹 Zirveye NATO'nun 32 üye ülkesinin liderlerinin katılması bekleniyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın da zirvede yer alması öngörülüyor.

🔹 Türkiye, zirve kapsamında eski bir askeri havaalanını dönüştürerek yalnızca devlet liderlerine hizmet verecek yeni bir VIP havalimanını hizmete açtı.

🔹 Zirvede savunma harcamaları, ABD'nin ittifaktaki rolü ve NATO içindeki birlik konularının ele alınması bekleniyor.

Türkiye'nin NATO'daki konumu

🔹 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin NATO'nun güneydoğu kanadında sorumluluk üstlenen güvenilir bir müttefik olduğunu ve ittifakta öncü rolünü sürdüreceğini söyledi.

🔹 Türkiye, 1952'den bu yana NATO üyesi olarak ABD'nin ardından ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip bulunuyor.

🔹 Türkiye, Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmaması, Rus yapımı hava savunma sistemi satın alması ve Finlandiya ile İsveç'in NATO üyelik süreçlerinde taleplerde bulunması nedeniyle zaman zaman müttefikleriyle görüş ayrılıkları yaşadı.

🔹 Türkiye, son dönemde Ukrayna ile Rusya arasındaki tahıl koridoru anlaşmasına aracılık etti ve İran'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik girişimlere destek verdi.

🔹 İran savaşı sırasında NATO hava savunma sistemleri, İran'dan Türkiye'ye yönelen dört füzeyi engelledi. Zirve öncesinde İtalya ve Almanya da Türkiye'ye hava savunma sistemleri konuşlandırdı.

Güvenlik tedbirleri

🔹 Ankara'da havalimanları, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve heyetlerin konaklayacağı oteller çevresinde geniş güvenlik bölgeleri oluşturuldu. Kentte birçok ana ulaşım güzergâhında erişim kısıtlamaları uygulanacak.

🔹 Zirve süresince gösteriler, konserler ve mezuniyet törenleri yasaklandı. Trafiği azaltmak amacıyla zorunlu olmayan kamu personeli idari izne çıkarıldı.

🔹 Güvenlik güçleri, aşırılık yanlısı gruplarla bağlantılı olduğu şüphesiyle 200'den fazla kişiyi gözaltına aldı.

🔹 Bir Türk mahkemesi, güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle NATO ve zirveyi eleştiren bazı internet sitelerine erişimi engelledi.

🔹 Bazı muhalif medya kuruluşlarının gazetecilerine zirveyi takip etmek için akreditasyon verilmedi.

← Ana sayfaya dön