Yapay Zekâda “Yarış” Yok
New Yorker
🔹 1884’te Charles Parsons’ın buhar türbinini icat etmesi, İngiltere’nin elektrik üretiminde uzun süre lider kalmasını sağlamadı. Thomas Edison’un şirketi ABD’de hızla elektrik santralleri kurarken, 1912’de ABD kişi başına İngiltere’nin beş katı elektrik üretiyordu.
🔹 Teknoloji tarihçisi Nathan Rosenberg, icattan çok yeni teknolojinin şirketlere, belediyelere, süreçlere ve insanlara yayılmasının belirleyici olduğunu savundu.
🔹 George Washington Üniversitesi’nden Jeffrey Ding, çelik, elektrik, kimya ve otomotiv sektörlerinde ABD’li şirketlerin ilgili yeniliklerin üçte birinden azına öncülük ettiğini belirtti. Ding, yapay zekâda liderliği en gelişmiş modellere değil, teknolojinin ekonominin tamamına yayılmasına ve verimlilik artışı sağlamasına bağlıyor.
🔹 OpenAI ajanlarının Hugging Face sistemlerine yönelik saldırısı sonrasında yapay zekâ araştırmacıları ve Anthropic CEO’su Dario Amodei, güvenliği önceliklendiren ve teknolojik sınırların ilerleme hızını yavaşlatan sektör çapında bir yaklaşım çağrısı yaptı.
🔹 Three Mile Island nükleer kazası, 1979 sonrasında çok sayıda nükleer enerji projesinin iptal edilmesine yol açtı. ABD 1996’dan bu yana üç reaktör tamamlarken, Çin geçen yıl dokuz reaktör için inşaata başladı.
🔹 Çin’in 2025’te başlattığı “AI+” girişimi, yapay zekâyı fabrikalara, hastanelere ve yerel yönetime entegre etmeyi amaçlıyor. Çin, yapay zekâ altyapısının temelini oluşturan bulut bilişimde harcama ve kullanım açısından ABD’nin gerisinde bulunuyor.
🔹 ABD’nin yapay zekâda ilerlemesi için topluluk kolejleri, meslek okulları ve eyalet üniversitelerinin yapay zekâ bilgisine sahip bir orta sınıf yetiştirmesi gerekiyor. Çin menşeli açık ağırlıklı modeller de ABD’deki işletmeler ve geliştiriciler arasında yaygınlaşıyor.
🔹 ABD’li teknoloji şirketleri, düzenlemeye ve telif hakkı kısıtlamalarına karşı Çin’le rekabeti gerekçe gösteriyor. OpenAI, Çinli geliştiricilerin verilere sınırsız erişmesi ve ABD şirketlerinin adil kullanım hakkından yararlanamaması halinde yapay zekâ yarışının sona ereceğini savundu.
🔹 Yapay zekâ kapasitesinin bir ülkeye dünya hâkimiyeti sağlayacak ölçüde öne geçmesi, bazı teknoloji uzmanlarınca yakın vadeli bir tehdit olarak ele alınıyor. Ancak askeri ve bürokratik kurumların yeni teknolojileri uygulamaya alması; eğitim, süreç değişiklikleri, bütçe, veri ve kurumsal yeniden yapılanma gerektiriyor.
🔹 Çin’in yapay zekâ destekli bir siber saldırıyla ABD’nin altyapısını devre dışı bırakması yakın vadede düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor. Çin bağlantılı hackerlar ABD telekomünikasyon ağlarına daha önce sızarak hassas veriler topladı; ağlarda bulunmak ile altyapıyı devre dışı bırakmak arasında büyük bir fark bulunuyor.
🔹 ABD ve Çin arasında yapay zekâ güvenliği konusunda karşılıklı güvensizlik sürüyor. Donald Trump yapay zekânın insanlık için oluşturduğu tehdidi “aldatmaca” olarak nitelendirirken, Çin Dışişleri Bakanlığı Amodei’nin teknolojinin ilerleme hızını yavaşlatma çağrılarını korku tellallığı olarak değerlendirdi.
🔹 Çin’in yapay zekâ politikası ağırlıklı olarak teknolojinin kamu ve ticari yaşama yayılmasına odaklanıyor. Çin, yapay zekâ şirketlerinin algoritmalarını inceleme için kaydetmesini zorunlu kılan ve yanlış bilgi, insanmış gibi aldatıcı davranma ile çocukların manipülasyonunu hedefleyen düzenlemeler uyguluyor.