← Ana sayfaya dön

İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi Trump'ın anlaşma girişimini zorlaştırıyor

The Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD ve İran, hafta sonu karşılıklı sınırlı saldırılar düzenlemesine rağmen tam kapsamlı çatışmaya dönmek istemediklerini ortaya koydu. Taraflar, ateşkesi kalıcı hale getirecek müzakereleri Katar'da dolaylı görüşmelerle sürdürdü.

🔹 İran, ABD heyetiyle doğrudan görüşmeyi kabul etmedi. Görüşmeler Katar'ın arabuluculuğunda yürütülürken İranlı yetkililer önemli tavizler vermeye sıcak bakmadı.

🔹 Donald Trump, önceliğinin enerji fiyatlarını düşürmek olduğunu söyledi. Petrol fiyatlarının gerilediğini vurgularken, benzin fiyatlarının aynı ölçüde düşmemesinden şikâyet etti ve perakendecilerden fiyatları yaklaşık galon başına 2,50 dolara indirmelerini istedi.

🔹 Enerji uzmanları, ham petrol ucuzlasa da rafineri kapasitesi, yakıt üretimi ve tedarik sorunları nedeniyle benzin fiyatlarının kısa vadede aynı hızla düşmeyebileceğini belirtiyor.

🔹 İran, savaş sonrasında Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü önemli bir pazarlık unsuruna dönüştürdü. Düşük maliyetli insansız hava araçları ve mayınlarla küresel petrol ticaretinin önemli bölümünü etkileyebileceğini gösterdi.

🔹 Beyaz Saray, ateşkese bağlı kalındığını ve diplomasinin sürdürüldüğünü açıkladı. İran ise boğaz üzerindeki kontrolünü korumaya ve bunu ekonomik gelir kaynağına dönüştürmeye çalışıyor.

🔹 Uzmanlar, iki tarafın da yeniden geniş çaplı savaşa dönmek istemediğini ancak İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu azaltma ve diğer temel ABD taleplerini kabul etme konusunda isteksiz olduğunu değerlendiriyor. Bu nedenle 60 günlük süre içinde kapsamlı bir anlaşmaya varılması zor görülüyor.

🔹 Taraflar arasında Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetimi, deniz trafiği, İran'ın nükleer programı ve dondurulmuş 6 milyar dolarlık İran varlığının serbest bırakılması da müzakere başlıkları arasında yer alıyor.

🔹 Petrol fiyatları savaş dönemindeki zirvenin altında seyretmeye devam ediyor. Piyasalar ateşkesin korunacağı beklentisiyle hareket ederken, enerji uzmanları Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin ve rafineri sorunlarının tamamen ortadan kalkmadığı uyarısında bulunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetimi, iki haftalık yasağın ardından Anthropic'in yapay zekâ modellerine yönelik ihracat kısıtlamasını kaldırdı

The Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD yönetimi, Anthropic'in Fable ve Mythos yapay zekâ modellerine uygulanan iki haftayı aşkın ihracat kısıtlamasını kaldırdı ve şirketin en gelişmiş modellerini yeniden küresel müşterilere sunmasına izin verdi.

🔹 Kısıtlama, modellerin yazılım güvenlik açıklarını tespit edebilme kapasitesi nedeniyle ortaya çıkan ulusal güvenlik endişeleri üzerine uygulanmıştı.

🔹 ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, hükümetin Anthropic ile birlikte Fable 5 modelini inceleyerek onayladığını ve ABD'nin yapay zekâ alanındaki liderliğini güçlendirmek amacıyla ortak çalışma yürüttüklerini açıkladı.

🔹 Anthropic, Ticaret Bakanlığı'nın hem Fable hem de Mythos modellerine yönelik yasağı kaldırdığını doğruladı.

🔹 Şirket, Fable 5 modelini siber güvenlikle ilgili talepleri reddetme konusunda daha katı hale getirdiğini ve gelecekteki model sürümleri için ABD hükümetiyle güvenlik standartları üzerinde çalışmayı sürdüreceğini duyurdu.

🔹 OpenAI'nin GPT-5.6 modeli için ise yeni kullanıcıların erişimi hâlâ ABD hükümetinin onayına bağlı olmaya devam ediyor.

🔹 Anthropic, Mythos modelinin yeni kullanıcılarını daha önce de hükümet onayına tabi tutuyordu. Ancak 12 Haziran'da yürürlüğe giren ihracat kısıtlamalarının ardından ABD vatandaşı olmayan kullanıcıların erişimini tamamen durdurmuştu.

🔹 Trump yönetimi, göreve dönüşünde yapay zekâ sektöründe sınırlı düzenleme yaklaşımını benimsemiş ve önceki yönetimin yapay zekâ kurallarını kaldırmıştı.

🔹 Son aylarda yapay zekânın siber güvenlik alanındaki etkilerine yönelik kaygıların artmasıyla birlikte ABD yönetimi, gelişmiş yapay zekâ modellerinin kimlere sunulacağını daha sıkı denetlemeye başladı.

🔹 ABD yapay zekâ modellerine getirilen küresel erişim kısıtlamaları, bazı teknoloji şirketlerinin ve yabancı hükümetlerin tepkisine yol açarken, birçok ülke ABD'den bağımsız kendi yapay zekâ teknolojilerini geliştirme çağrısı yaptı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetimi Beyaz Saray balo salonu için 500 milyon dolarlık ihalesiz sözleşme kullandı

The Washington Post
01.07.2026
Sözleşme süreci

🔹 Trump yönetimi, Beyaz Saray'ın Doğu Kanadı'nda inşa edilen balo salonu için değeri 500 milyon dolara kadar ulaşan ihalesiz bir sözleşme yaptı.

🔹 Sözleşme, federal kurumların rekabetçi ihale ve kamuya açıklama kurallarından muaf olan Executive Residence birimi üzerinden yürütüldü.

🔹 Projenin ana yüklenicisi olarak Clark Construction seçildi.

Proje ve maliyet

🔹 Doğu Kanadı projesinin tahmini inşaat maliyeti ilk açıklandığı Temmuz 2025'ten bu yana üç katına çıktı.

🔹 Proje maliyetinin yaklaşık yarısının kamu kaynaklarından karşılanması bekleniyor.

🔹 Clark Construction'ın Mart 2026 tarihli maliyet tahminine göre şirket, proje kapsamında kâr, genel giderler ve saha maliyetleri dahil yaklaşık 65 milyon dolar gelir elde etmeyi öngörüyor.

🔹 Belgelere göre Donald Trump, Mart ayında projede kullanılacak betonun fiyatına ilişkin müzakerelere doğrudan katıldı ve yaklaşık 47 milyon dolarlık teklif 2,3 milyon dolar düşürüldü.

Hukuki süreç

🔹 Trump yönetimi, ihalesiz sözleşmenin yasal dayanağı olarak başkana Beyaz Saray'ın bakım, onarım ve iyileştirilmesi konusunda yetki veren federal yasayı gösterdi.

🔹 Federal bir yargıç, mart ayında başkanın bu yetkisinin Doğu Kanadı'nın yıkılıp yerine yeni bir balo salonu yapılmasını kapsamadığına hükmetti.

🔹 Trump yönetimi kararı temyize taşıdı.

Uygulama

🔹 Clark Construction, 2025 tarihli yeni sözleşmenin yanı sıra Biden yönetimi döneminde rekabetçi ihale ile kazandığı mevcut bakım sözleşmesi kapsamında da projeye hazırlık çalışmalarını yürüttü.

🔹 Şirket, yıkım, kazı, çevre güvenliği ve diğer hizmetler için en az 11 alt yükleniciyle ihalesiz sözleşme yapılacağını Beyaz Saray'a bildirdi.

🔹 Trump yönetimi, Doğu Kanadı projesinin ulusal güvenlik açısından önem taşıdığını ve Beyaz Saray'daki güvenlik altyapısını güçlendirmeyi amaçladığını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

California Üniversitesi'nde standart sınavların kaldırılması STEM eğitiminde hazırlık tartışmalarını büyüttü

The Washington Post
01.07.2026
Kabul sistemi

🔹 California Üniversitesi (UC), 2020 yılında lisans başvurularında SAT ve ACT puanlarını değerlendirme sürecinden çıkardı.

🔹 Üniversite öğretim üyelerinin oluşturduğu görev gücü, standart sınavların korunmasını tavsiye etmiş, Akademik Senato da bu öneriyi oybirliğiyle kabul etmişti.

🔹 Buna rağmen üniversite yönetimi standart sınav şartını kaldırdı.

Öğrenci hazırlık düzeyi

🔹 UC San Diego verilerine göre lise matematik düzeyinin altında bilgiye sahip öğrencilerin sayısı son beş yılda yaklaşık 30 kat arttı.

🔹 Üniversiteye başlayan öğrencilerin yaklaşık her 12 kişiden biri ortaokul seviyesinin de altında matematik altyapısına sahip olarak kayıt yaptırdı.

🔹 UC Berkeley'de son üç yıldır birinci dönem kalkülüs derslerine başlayan öğrencilerin %20 ila %30'unda ciddi matematik altyapısı eksikliği görüldü.

🔹 Bazı kalkülüs derslerinde öğretim üyeleri, çarpmanın toplama üzerine dağılma özelliği gibi ilkokul düzeyindeki matematik konularını yeniden anlatmak zorunda kaldı.

Eğitim politikası

🔹 Üniversite yönetimi, STEM alanlarında fırsat eşitliğinin eğitim çıktılarında da sağlanmasını hedefleyen yeni çalışmalar yürütüyor.

🔹 Öğretim üyeleri, hazırlık eksikliklerinin not standartlarını düşürerek değil, ek destek programları ve hazırlık eğitimleriyle giderilmesi gerektiğini savunuyor.

Öğretim üyelerinin çağrısı

🔹 2.100'den fazla STEM öğretim üyesi, SAT ve ACT gibi standart sınavların üniversiteye kabul sürecine yeniden dahil edilmesini isteyen açık mektuba imza attı.

🔹 STEM dışındaki fakültelerden de 800'den fazla öğretim üyesi benzer çağrıya destek verdi.

🔹 California Üniversitesi yönetimi, standart sınavların yeniden kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin değerlendirme sürecinin yaklaşık 12 ay süreceğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Araştırma, yaşlanmanın her zaman zihinsel ve fiziksel gerileme anlamına gelmediğini ortaya koydu

The Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD'de 11 binden fazla yaşlı yetişkinin 12 yıla kadar takip edildiği araştırmada katılımcıların yaklaşık %45'i bilişsel veya fiziksel yeteneklerinden en az birinde gelişme gösterdi.

🔹 Araştırmada katılımcıların %32'si bilişsel performansını, %28'i ise yürüme hızını artırdı.

🔹 Başlangıçta normal sağlık durumuna sahip kişilerde de zaman içinde bilişsel veya fiziksel gelişmeler gözlendi.

🔹 Araştırmacılar, mevcut değerlendirme yöntemlerinin çoğunun yalnızca gerilemeyi ölçtüğünü, iyileşmeleri ise dikkate almadığını belirtti.

🔹 Araştırmaya göre ABD'de 26 milyondan fazla yaşlı yetişkin bilişsel veya fiziksel işlevlerinde gelişme yaşıyor.

🔹 Gelişme gösteren katılımcıların yaklaşık üçte ikisi yalnızca bilişsel ya da yalnızca fiziksel alanda ilerleme kaydetti.

🔹 Araştırmada yaşlanmaya ilişkin olumlu bakış açısına sahip kişilerin bilişsel performans ve yürüme hızında gelişme gösterme olasılığının daha yüksek olduğu belirlendi.

🔹 Araştırmacılar, yaşlanmaya ilişkin olumlu beklentilerin egzersiz yapma, sigarayı bırakma ve sosyal ilişkileri güçlendirme gibi sağlıklı davranışları teşvik edebileceğini ifade etti.

🔹 2024 yılında yapılan ayrı bir araştırmada, katılımcıların %80'inin demansı yaşlanmanın doğal bir parçası olarak gördüğü tespit edildi. Araştırmacılar, bu yanlış inanışın yaşlı bireylerin tedavi ve rehabilitasyon olanaklarından yararlanmasını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yüksek Mahkeme doğumla vatandaşlık kararında anayasal değerlendirmeyi tercih etti

The Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD Yüksek Mahkemesi, Trump v. Barbara davasında Anayasa'nın 14. Değişikliği uyarınca ABD'de doğan kişilerin büyük bölümünün doğumla vatandaşlık hakkına sahip olduğuna hükmetti.

🔹 Mahkeme kararı, Donald Trump'ın belirli göçmenlerin çocuklarına doğumla vatandaşlık verilmesini sınırlayan başkanlık kararnamesini geçersiz bıraktı.

🔹 Yargıç Brett Kavanaugh, davanın yalnızca Kongre tarafından çıkarılan göçmenlik yasalarına dayanılarak da çözülebileceğini belirtti.

🔹 ABD Kongresi'nin 1940 ve 1952 yıllarında kabul ettiği göçmenlik yasaları, ABD topraklarında doğan kişilere doğumla vatandaşlık hakkı tanıyor.

🔹 Mahkeme, başkanlık kararnamelerinin Kongre tarafından çıkarılan yasaları değiştiremeyeceği değerlendirmesini benimsedi.

🔹 Kararda, Anayasa'nın 14. Değişikliği'nin de aynı sonucu desteklediği belirtildi.

🔹 Mahkeme, doğum turizmi ve göç politikalarına ilişkin tartışmaların devam edebileceğine işaret ederken, bu konularda düzenleme yapılmasının Kongre'nin yetki alanında bulunduğunu vurguladı.

🔹 Karar, doğumla vatandaşlık uygulamasına ilişkin anayasal yorumun korunmasını sağlarken, göç politikalarında değişiklik yapılmasına yönelik yasama sürecini açık bırakmış oldu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Doğumla vatandaşlık kararı göç politikası tartışmalarını sona erdirmiyor

The Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD Yüksek Mahkemesi, Anayasa'nın 14. Değişikliği uyarınca ABD'de doğan kişilerin büyük bölümünün doğumla vatandaşlık hakkına sahip olduğuna hükmetti.

🔹 Kararın ardından bazı muhafazakâr çevreler, doğumla vatandaşlık uygulamasının kaldırılması için Anayasa değişikliği yapılmasını veya eyaletlerin kararı uygulamamasını önerdi.

🔹 Karşı oy kullanan Yargıç Samuel Alito, kararın yasa dışı göçü teşvik edebileceğini ve ABD'de doğan çocukların vatandaşlığının ebeveynlerin sınır dışı edilmesini zorlaştırabileceğini belirtti.

🔹 Yargıç Brett Kavanaugh, 14. Değişiklik hazırlanırken geçici ziyaretçilerin ABD'de doğum yapması konusunun öngörülmediğini ifade etti.

🔹 Donald Trump yönetimi, doğumla vatandaşlık uygulaması yürürlükte olmasına rağmen güney sınırındaki yasa dışı göçü azaltmayı başardığını açıkladı.

🔹 ABD yönetimi, işverenlerin yeni çalışanların yasal statüsünü doğrulamasını zorunlu kılacak uygulamalarla ülkedeki yasa dışı göçmen nüfusunun zaman içinde azaltılabileceğini değerlendiriyor.

🔹 Göç Politikası Enstitüsü, yalnızca çocuklarına ABD vatandaşlığı kazandırmak amacıyla vize alınmasının göçmenlik kurallarına aykırı olduğunu ve ülkeye giriş yasağı gerekçesi oluşturduğunu belirtiyor.

🔹 Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn, doğum turizmini kolaylaştıran kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımların artırılmasını ve bu konuda iş birliği yapmayan ülkelerin vize kısıtlamalarıyla karşılaşmasını öngören yasa teklifi sundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD'nin Batı Balkanlar politikasında enerji ve doğal gaz yatırımları öne çıkıyor

The Economist
01.07.2026
Doğal gaz yatırımları

🔹 Hırvatistan'ın Krk Adası'ndaki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminali, 2021'de hizmete girmesinden bu yana Avrupa'nın önemli LNG ithalat merkezlerinden biri haline geldi.

🔹 ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Orta ve Doğu Avrupa'nın Rus gazına olan bağımlılığını ABD LNG'siyle değiştirmeyi amaçlayan "Trump Barış Boru Hatları Çerçevesi"ni tanıttı.

🔹 Hırvatistan ile Bosna-Hersek arasında Krk LNG terminalini Bosna'ya bağlayacak doğal gaz bağlantısı kurulmasına yönelik anlaşma imzalandı.

🔹 ABD'li bir şirket, Arnavutluk'a LNG tedariki için 6 milyar dolarlık anlaşma yaptı.

Bölgedeki enerji projeleri

🔹 Bosna-Hersek'te yıllardır gündemde olan Hırvatistan bağlantılı doğal gaz hattı projesi için yasa değişikliği yapıldı ve daha önce doğal gaz veya boru hattı alanında faaliyet göstermemiş ABD sermayeli bir şirket ana yatırımcı olarak belirlendi.

🔹 Şirketin yöneticileri arasında Donald Trump'ın eski avukatı ile eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'in kardeşi yer alıyor.

🔹 Bosna-Hersek Yüksek Temsilcisi Christian Schmidt, doğal gaz ihalesine ilişkin anlaşmazlıkların ardından mayıs ayında görevinden ayrıldı.

Bölgesel enerji politikası

🔹 ABD yaptırımları nedeniyle Rus enerji şirketi Gazprom'un Sırbistan'ın en büyük petrol ve doğal gaz şirketi NIS'teki payını Macar enerji şirketi MOL'a devretmesi bekleniyor.

🔹 Kuzey Makedonya, şubat ayında ABD'den LNG satın alınmasını öngören bir anlaşma imzaladı.

🔹 ABD, Kosova'nın Kuzey Makedonya üzerinden bölgesel doğal gaz şebekesine bağlanmasını sağlayacak boru hattı projesinin yeniden başlatılmasını destekliyor.

🔹 ABD, Sırbistan'da kurulması planlanan yeni hidroelektrik santrali için yalnızca ABD şirketlerinin teklif verebileceği bir ihale çağrısı yayımladı.

Avrupa Birliği'nin yaklaşımı

🔹 Avrupa Birliği, Batı Balkan ülkelerinin Rus gazından uzaklaşmasını destekliyor ancak bölgenin uzun vadede yenilenebilir enerjiye geçiş hedefinin korunmasını istiyor.

🔹 Avrupa Birliği, ABD LNG'sine yönelimin bölge ülkelerinin enerji dönüşümünü ve AB enerji mevzuatına uyum sürecini zorlaştırabileceğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekâ ile hazırlanan dava başvuruları mahkemelerde hızla artıyor

The Economist
01.07.2026
Yapay zekâ destekli dava başvuruları

🔹 Birleşik Krallık'ta vergi davası açan restoran işletmecisi Omar Rafique'nin mahkemeye sunduğu belgelerde yapay zekâ tarafından uydurulan emsal kararlar yer aldı. Mahkeme davayı reddetti.

🔹 İngiltere ve Galler'de her iki tarafın da avukatla temsil edildiği hukuk davalarının oranı 2022'de %51 iken 2025'te %42'ye geriledi.

🔹 ABD federal hukuk mahkemelerinde kendi kendini temsil eden davacıların oranı 2025'te %17'ye yükseldi. Bu oran önceki yıllarda uzun süre yaklaşık %11 seviyesinde kaldı.

🔹 Araştırmalara göre 2026 yılında açılan hukuk davalarının yaklaşık %18'inde yapay zekâ tarafından üretilmiş metinler kullanıldı.

🔹 Kanada'da mahkemeler bu yıl şu ana kadar 79 kararda var olmayan mahkeme kararlarına atıf yapıldığını tespit etti. 2024 yılının tamamında bu sayı yedi olmuştu.

Mahkemelere etkisi

🔹 Yapay zekâ sohbet botları zaman zaman var olmayan mahkeme kararları oluşturuyor, dava açılmasını teşvik ediyor ve kazanma ihtimalini gerçekte olduğundan yüksek gösterebiliyor.

🔹 ABD'de kendi kendini temsil eden davacıların bulunduğu davalarda ilk 180 gün içinde sunulan belge sayısı yapay zekâ öncesi döneme göre %158 arttı.

🔹 Avukatlar, yapay zekâ tarafından hazırlanan uzun dilekçe ve başvuruların hem dava sayısını hem de mahkemelerin iş yükünü artırdığını belirtiyor.

Hukuki yaptırımlar

🔹 Kanada'da bir öğrenci, doktora programından çıkarılmasına karşı açtığı davada yapay zekâyı usule aykırı kullandığı gerekçesiyle 10 bin Kanada doları yargılama gideri ödemeye mahkûm edildi.

🔹 Sullivan & Cromwell hukuk bürosu, yapay zekâ kaynaklı hatalı hukuki atıflar nedeniyle mahkemeden özür diledi.

🔹 Mississippi'de görülen bir sözleşme davasında her iki tarafın avukatlarına da uydurma mahkeme kararlarına atıf yaptıkları gerekçesiyle para cezası verildi.

Yapay zekâ şirketlerine yönelik tartışmalar

🔹 Japon sigorta şirketi Nippon Life, eski bir çalışanın ayrımcılık davası açmasına ChatGPT'nin katkı sağladığını öne sürerek OpenAI'ye 10 milyon dolar tutarında tazminat davası açtı.

🔹 OpenAI, ChatGPT'nin avukat olmadığını belirtti.

Yapay zekânın kontrollü kullanımı

🔹 Birleşik Krallık'ta yapay zekâ destekli hukuk platformu Garfield AI kullanılarak hazırlanan belgelerle açılan bir davada davacı 7 bin sterlin alacak tahsil etti.

🔹 Davada belge hazırlama sürecini yapay zekâ yürütürken mahkemede tarafı bir avukat temsil etti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Hindistan hükümeti neden kullanışlı kamu internet siteleri oluşturamıyor?

The Economist
01.07.2026
Kamu hizmetlerinde dijital sorunlar

🔹 Hindistan'da vize başvurusu, demiryolu bileti, seçmen kaydı ve vergi beyanı gibi birçok kamu hizmetinin internet siteleri kullanıcılar için karmaşık ve kullanımı zor olmaya devam ediyor.

🔹 Çok sayıda kamu internet sitesinde açılır pencereler, hareketli içerikler, eski güvenlik doğrulama sistemleri, bozuk bağlantılar ve kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen teknik sorunlar bulunuyor.

🔹 Mayıs ayında 19 yaşındaki bir etik hacker, üniversiteye giriş sınavı sistemindeki kritik güvenlik açıklarını ortaya çıkardı.

Sorunların nedenleri

🔹 Hükümet, uzun yıllar dijital hizmetleri yeniden tasarlamak yerine mevcut kâğıt tabanlı süreçleri internet ortamına aktarmayı tercih etti.

🔹 Kullanıcı deneyimi (UX) odaklı tasarım ilkeleri, kamu internet siteleri için hazırlanan resmi rehberlere ancak 2023 yılında eklendi.

🔹 Hükümetin bilişim kurumu National Informatics Centre (NIC), bakanlıkların talepleri karşısında internet sitelerinin tasarımına ilişkin kararları yönlendirmekte sınırlı yetkiye sahip bulunuyor.

Kamu ihaleleri ve teknoloji yönetimi

🔹 Büyük teknoloji projelerinde ihale süreçleri çoğunlukla teknik uzmanlığı bulunmayan orta kademe bürokratlar tarafından yürütülüyor.

🔹 Kamu kurumları proje tasarımı ve geliştirme süreçlerinde özel sektör danışmanlık şirketleri ile bilişim firmalarına geniş ölçüde görev veriyor.

🔹 Uzmanlar, kamu kurumlarının geliştirilen sistemleri teknik açıdan yeterince değerlendirememesinin zamanla yönetimi zor ve maliyetli altyapılar oluşturduğunu belirtiyor.

Başarılı örnek

🔹 Hindistan'ın biyometrik kimlik sistemi Aadhaar, ülkedeki en başarılı dijital kamu projelerinden biri olarak gösteriliyor.

🔹 Projenin başında Infosys'in kurucu ortaklarından Nandan Nilekani yer aldı ve çalışmaları kabine bakanı statüsünde yürüttü.

🔹 Aadhaar'ın başarısında teknik uzmanlık, karar alma yetkisi ve proje yönetiminde sağlanan esnekliğin etkili olduğu değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön