← Ana sayfaya dön

Vera C. Rubin Gözlemevi karanlık maddeyi araştırmak için 10 yıllık gözlem programına başladı

Washington Post
01.07.2026

🔹 Şili'deki Vera C. Rubin Gözlemevi, evrenin büyük bölümünü oluşturduğu düşünülen karanlık madde ve karanlık enerjiyi araştırmayı amaçlayan 10 yıllık gözlem programına başladı.

🔹 Bilim insanları, normal madde ve enerjinin evrenin yalnızca yaklaşık %5'ini oluşturduğunu, geri kalan kısmın ise karanlık madde ve karanlık enerjeden meydana geldiğini değerlendiriyor.

🔹 Gözlemevi, Güney Yarımküre gökyüzünü düzenli aralıklarla görüntüleyerek bugüne kadarki en kapsamlı açık astronomi veri setlerinden birini oluşturacak.

🔹 Teleskobun 3,2 milyar piksellik dijital kamerası her 30 saniyede bir gökyüzünün görüntüsünü alacak. Yaklaşık 2.000 görüntü birkaç gün içinde birleştirilerek tam gökyüzü haritası oluşturulacak ve bu işlem 10 yıl boyunca yaklaşık 800 kez tekrarlanacak.

🔹 Gözlemler sayesinde yeni gezegenlerin, asteroitlerin, galaksilerin ve daha önce tespit edilmemiş gök cisimlerinin keşfedilmesi hedefleniyor.

🔹 Araştırmacılar, Samanyolu'na katılan küçük galaksilerin geride bıraktığı yıldız akışlarındaki bozulmaları inceleyerek karanlık maddenin yoğunluğu ve hareket özellikleri hakkında ölçümler yapmayı planlıyor.

🔹 Teleskobun altı farklı ışık filtresi, gök cisimlerinin parlaklığı, sıcaklığı ve uzaklığı gibi özelliklerin daha hassas biçimde belirlenmesini sağlayacak.

🔹 On yıllık gözlem programı, evrenin giderek hızlanan genişlemesinden sorumlu olduğu düşünülen karanlık enerjinin özelliklerinin daha hassas ölçülmesini de amaçlıyor.

🔹 Vera C. Rubin Gözlemevi, ABD Ulusal Bilim Vakfı ile Enerji Bakanlığı tarafından ortak işletiliyor ve proje onlarca yıllık uluslararası iş birliğinin ürünü olarak geliştirildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Putin, Alaska'da Trump ile Ukrayna konusunda anlaşma yapılmadığını kabul etti

Washington Post
01.07.2026

🔹 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yıl Alaska'da Donald Trump ile Ukrayna konusunda herhangi bir resmî anlaşmaya varılmadığını kabul etti. Tarafların yalnızca olası çözüm seçeneklerini görüştüğünü söyledi.

🔹 Kremlin yetkilileri uzun süre Alaska zirvesinde savaşın sona erdirilmesine yönelik bir çerçevenin oluşturulduğunu savunmuştu. Son günlerde ise Rus yetkililer ABD'yi bu mutabakata uymamakla suçladı.

🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, böyle bir anlaşma olsaydı savaşın sona ermiş olacağını belirterek Rusya'nın Donetsk'in tamamını ve ilave Ukrayna topraklarını talep ettiğini söyledi.

🔹 Putin, Alaska görüşmelerinde imzalanmış herhangi bir belge bulunmadığını, yalnızca ABD tarafının sunduğu bazı uzlaşma önerilerinin ele alındığını ifade etti.

🔹 Rus ordusunun Ukrayna'daki ilerleyişi büyük ölçüde dururken, Ukrayna'nın gelişmiş insansız hava araçları Rusya'nın işgal ettiği bölgeler ile Rusya içindeki hedeflere yönelik saldırılarını artırdı.

🔹 Ukrayna, Kırım'a yönelik ikmal hatlarını hedef alan saldırılar düzenledi. Kırım'da yollar ve köprüler vuruldu, elektrik kesintileri yaşandı ve yerel yönetim olağanüstü hâl ilan etti.

🔹 Donald Trump, Volodimir Zelenskiy'nin mücadeleyi sürdürdüğünü ve cesur davrandığını söyledi.

🔹 Rusya'nın 2026'nın ilk çeyreğinde orduya yeni asker alımı geçen yılın aynı dönemine göre geriledi. Analistler, yüksek maaşlara rağmen gönüllü asker kaynağının daraldığını değerlendiriyor.

🔹 Uzmanlar, Rusya'nın tam seferberlik ilan etmesinin siyasi ve ekonomik maliyetinin yüksek olacağını, mevcut cephe hattını değiştirmesinin de zor göründüğünü belirtiyor.

🔹 Putin, Ukrayna'nın insansız hava aracı saldırıları nedeniyle hava savunma sistemi üretiminin önemli ölçüde artırılması gerektiğini söyledi ve Kırım'a kara ile deniz üzerinden yakıt sevkiyatının sürdürüleceğini açıkladı.

🔹 Putin, ABD öncülüğündeki barış görüşmelerinin yeniden başlamasını ve İran'daki çatışmaların sona ermesinin ardından ABD heyetinin Moskova'yı ziyaret etmesini beklediklerini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi Trump'ın anlaşma girişimini zorlaştırıyor

Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD ve İran, hafta sonu karşılıklı sınırlı saldırılar düzenlemesine rağmen tam kapsamlı çatışmaya dönmek istemediklerini ortaya koydu. Taraflar, ateşkesi kalıcı hale getirecek müzakereleri Katar'da dolaylı görüşmelerle sürdürdü.

🔹 İran, ABD heyetiyle doğrudan görüşmeyi kabul etmedi. Görüşmeler Katar'ın arabuluculuğunda yürütülürken İranlı yetkililer önemli tavizler vermeye sıcak bakmadı.

🔹 Donald Trump, önceliğinin enerji fiyatlarını düşürmek olduğunu söyledi. Petrol fiyatlarının gerilediğini vurgularken, benzin fiyatlarının aynı ölçüde düşmemesinden şikâyet etti ve perakendecilerden fiyatları yaklaşık galon başına 2,50 dolara indirmelerini istedi.

🔹 Enerji uzmanları, ham petrol ucuzlasa da rafineri kapasitesi, yakıt üretimi ve tedarik sorunları nedeniyle benzin fiyatlarının kısa vadede aynı hızla düşmeyebileceğini belirtiyor.

🔹 İran, savaş sonrasında Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü önemli bir pazarlık unsuruna dönüştürdü. Düşük maliyetli insansız hava araçları ve mayınlarla küresel petrol ticaretinin önemli bölümünü etkileyebileceğini gösterdi.

🔹 Beyaz Saray, ateşkese bağlı kalındığını ve diplomasinin sürdürüldüğünü açıkladı. İran ise boğaz üzerindeki kontrolünü korumaya ve bunu ekonomik gelir kaynağına dönüştürmeye çalışıyor.

🔹 Uzmanlar, iki tarafın da yeniden geniş çaplı savaşa dönmek istemediğini ancak İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu azaltma ve diğer temel ABD taleplerini kabul etme konusunda isteksiz olduğunu değerlendiriyor. Bu nedenle 60 günlük süre içinde kapsamlı bir anlaşmaya varılması zor görülüyor.

🔹 Taraflar arasında Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetimi, deniz trafiği, İran'ın nükleer programı ve dondurulmuş 6 milyar dolarlık İran varlığının serbest bırakılması da müzakere başlıkları arasında yer alıyor.

🔹 Petrol fiyatları savaş dönemindeki zirvenin altında seyretmeye devam ediyor. Piyasalar ateşkesin korunacağı beklentisiyle hareket ederken, enerji uzmanları Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin ve rafineri sorunlarının tamamen ortadan kalkmadığı uyarısında bulunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetimi, iki haftalık yasağın ardından Anthropic'in yapay zekâ modellerine yönelik ihracat kısıtlamasını kaldırdı

Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD yönetimi, Anthropic'in Fable ve Mythos yapay zekâ modellerine uygulanan iki haftayı aşkın ihracat kısıtlamasını kaldırdı ve şirketin en gelişmiş modellerini yeniden küresel müşterilere sunmasına izin verdi.

🔹 Kısıtlama, modellerin yazılım güvenlik açıklarını tespit edebilme kapasitesi nedeniyle ortaya çıkan ulusal güvenlik endişeleri üzerine uygulanmıştı.

🔹 ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, hükümetin Anthropic ile birlikte Fable 5 modelini inceleyerek onayladığını ve ABD'nin yapay zekâ alanındaki liderliğini güçlendirmek amacıyla ortak çalışma yürüttüklerini açıkladı.

🔹 Anthropic, Ticaret Bakanlığı'nın hem Fable hem de Mythos modellerine yönelik yasağı kaldırdığını doğruladı.

🔹 Şirket, Fable 5 modelini siber güvenlikle ilgili talepleri reddetme konusunda daha katı hale getirdiğini ve gelecekteki model sürümleri için ABD hükümetiyle güvenlik standartları üzerinde çalışmayı sürdüreceğini duyurdu.

🔹 OpenAI'nin GPT-5.6 modeli için ise yeni kullanıcıların erişimi hâlâ ABD hükümetinin onayına bağlı olmaya devam ediyor.

🔹 Anthropic, Mythos modelinin yeni kullanıcılarını daha önce de hükümet onayına tabi tutuyordu. Ancak 12 Haziran'da yürürlüğe giren ihracat kısıtlamalarının ardından ABD vatandaşı olmayan kullanıcıların erişimini tamamen durdurmuştu.

🔹 Trump yönetimi, göreve dönüşünde yapay zekâ sektöründe sınırlı düzenleme yaklaşımını benimsemiş ve önceki yönetimin yapay zekâ kurallarını kaldırmıştı.

🔹 Son aylarda yapay zekânın siber güvenlik alanındaki etkilerine yönelik kaygıların artmasıyla birlikte ABD yönetimi, gelişmiş yapay zekâ modellerinin kimlere sunulacağını daha sıkı denetlemeye başladı.

🔹 ABD yapay zekâ modellerine getirilen küresel erişim kısıtlamaları, bazı teknoloji şirketlerinin ve yabancı hükümetlerin tepkisine yol açarken, birçok ülke ABD'den bağımsız kendi yapay zekâ teknolojilerini geliştirme çağrısı yaptı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetimi Beyaz Saray balo salonu için 500 milyon dolarlık ihalesiz sözleşme kullandı

Washington Post
01.07.2026
Sözleşme süreci

🔹 Trump yönetimi, Beyaz Saray'ın Doğu Kanadı'nda inşa edilen balo salonu için değeri 500 milyon dolara kadar ulaşan ihalesiz bir sözleşme yaptı.

🔹 Sözleşme, federal kurumların rekabetçi ihale ve kamuya açıklama kurallarından muaf olan Executive Residence birimi üzerinden yürütüldü.

🔹 Projenin ana yüklenicisi olarak Clark Construction seçildi.

Proje ve maliyet

🔹 Doğu Kanadı projesinin tahmini inşaat maliyeti ilk açıklandığı Temmuz 2025'ten bu yana üç katına çıktı.

🔹 Proje maliyetinin yaklaşık yarısının kamu kaynaklarından karşılanması bekleniyor.

🔹 Clark Construction'ın Mart 2026 tarihli maliyet tahminine göre şirket, proje kapsamında kâr, genel giderler ve saha maliyetleri dahil yaklaşık 65 milyon dolar gelir elde etmeyi öngörüyor.

🔹 Belgelere göre Donald Trump, Mart ayında projede kullanılacak betonun fiyatına ilişkin müzakerelere doğrudan katıldı ve yaklaşık 47 milyon dolarlık teklif 2,3 milyon dolar düşürüldü.

Hukuki süreç

🔹 Trump yönetimi, ihalesiz sözleşmenin yasal dayanağı olarak başkana Beyaz Saray'ın bakım, onarım ve iyileştirilmesi konusunda yetki veren federal yasayı gösterdi.

🔹 Federal bir yargıç, mart ayında başkanın bu yetkisinin Doğu Kanadı'nın yıkılıp yerine yeni bir balo salonu yapılmasını kapsamadığına hükmetti.

🔹 Trump yönetimi kararı temyize taşıdı.

Uygulama

🔹 Clark Construction, 2025 tarihli yeni sözleşmenin yanı sıra Biden yönetimi döneminde rekabetçi ihale ile kazandığı mevcut bakım sözleşmesi kapsamında da projeye hazırlık çalışmalarını yürüttü.

🔹 Şirket, yıkım, kazı, çevre güvenliği ve diğer hizmetler için en az 11 alt yükleniciyle ihalesiz sözleşme yapılacağını Beyaz Saray'a bildirdi.

🔹 Trump yönetimi, Doğu Kanadı projesinin ulusal güvenlik açısından önem taşıdığını ve Beyaz Saray'daki güvenlik altyapısını güçlendirmeyi amaçladığını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

California Üniversitesi'nde standart sınavların kaldırılması STEM eğitiminde hazırlık tartışmalarını büyüttü

Washington Post
01.07.2026
Kabul sistemi

🔹 California Üniversitesi (UC), 2020 yılında lisans başvurularında SAT ve ACT puanlarını değerlendirme sürecinden çıkardı.

🔹 Üniversite öğretim üyelerinin oluşturduğu görev gücü, standart sınavların korunmasını tavsiye etmiş, Akademik Senato da bu öneriyi oybirliğiyle kabul etmişti.

🔹 Buna rağmen üniversite yönetimi standart sınav şartını kaldırdı.

Öğrenci hazırlık düzeyi

🔹 UC San Diego verilerine göre lise matematik düzeyinin altında bilgiye sahip öğrencilerin sayısı son beş yılda yaklaşık 30 kat arttı.

🔹 Üniversiteye başlayan öğrencilerin yaklaşık her 12 kişiden biri ortaokul seviyesinin de altında matematik altyapısına sahip olarak kayıt yaptırdı.

🔹 UC Berkeley'de son üç yıldır birinci dönem kalkülüs derslerine başlayan öğrencilerin %20 ila %30'unda ciddi matematik altyapısı eksikliği görüldü.

🔹 Bazı kalkülüs derslerinde öğretim üyeleri, çarpmanın toplama üzerine dağılma özelliği gibi ilkokul düzeyindeki matematik konularını yeniden anlatmak zorunda kaldı.

Eğitim politikası

🔹 Üniversite yönetimi, STEM alanlarında fırsat eşitliğinin eğitim çıktılarında da sağlanmasını hedefleyen yeni çalışmalar yürütüyor.

🔹 Öğretim üyeleri, hazırlık eksikliklerinin not standartlarını düşürerek değil, ek destek programları ve hazırlık eğitimleriyle giderilmesi gerektiğini savunuyor.

Öğretim üyelerinin çağrısı

🔹 2.100'den fazla STEM öğretim üyesi, SAT ve ACT gibi standart sınavların üniversiteye kabul sürecine yeniden dahil edilmesini isteyen açık mektuba imza attı.

🔹 STEM dışındaki fakültelerden de 800'den fazla öğretim üyesi benzer çağrıya destek verdi.

🔹 California Üniversitesi yönetimi, standart sınavların yeniden kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin değerlendirme sürecinin yaklaşık 12 ay süreceğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Araştırma, yaşlanmanın her zaman zihinsel ve fiziksel gerileme anlamına gelmediğini ortaya koydu

Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD'de 11 binden fazla yaşlı yetişkinin 12 yıla kadar takip edildiği araştırmada katılımcıların yaklaşık %45'i bilişsel veya fiziksel yeteneklerinden en az birinde gelişme gösterdi.

🔹 Araştırmada katılımcıların %32'si bilişsel performansını, %28'i ise yürüme hızını artırdı.

🔹 Başlangıçta normal sağlık durumuna sahip kişilerde de zaman içinde bilişsel veya fiziksel gelişmeler gözlendi.

🔹 Araştırmacılar, mevcut değerlendirme yöntemlerinin çoğunun yalnızca gerilemeyi ölçtüğünü, iyileşmeleri ise dikkate almadığını belirtti.

🔹 Araştırmaya göre ABD'de 26 milyondan fazla yaşlı yetişkin bilişsel veya fiziksel işlevlerinde gelişme yaşıyor.

🔹 Gelişme gösteren katılımcıların yaklaşık üçte ikisi yalnızca bilişsel ya da yalnızca fiziksel alanda ilerleme kaydetti.

🔹 Araştırmada yaşlanmaya ilişkin olumlu bakış açısına sahip kişilerin bilişsel performans ve yürüme hızında gelişme gösterme olasılığının daha yüksek olduğu belirlendi.

🔹 Araştırmacılar, yaşlanmaya ilişkin olumlu beklentilerin egzersiz yapma, sigarayı bırakma ve sosyal ilişkileri güçlendirme gibi sağlıklı davranışları teşvik edebileceğini ifade etti.

🔹 2024 yılında yapılan ayrı bir araştırmada, katılımcıların %80'inin demansı yaşlanmanın doğal bir parçası olarak gördüğü tespit edildi. Araştırmacılar, bu yanlış inanışın yaşlı bireylerin tedavi ve rehabilitasyon olanaklarından yararlanmasını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yüksek Mahkeme doğumla vatandaşlık kararında anayasal değerlendirmeyi tercih etti

Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD Yüksek Mahkemesi, Trump v. Barbara davasında Anayasa'nın 14. Değişikliği uyarınca ABD'de doğan kişilerin büyük bölümünün doğumla vatandaşlık hakkına sahip olduğuna hükmetti.

🔹 Mahkeme kararı, Donald Trump'ın belirli göçmenlerin çocuklarına doğumla vatandaşlık verilmesini sınırlayan başkanlık kararnamesini geçersiz bıraktı.

🔹 Yargıç Brett Kavanaugh, davanın yalnızca Kongre tarafından çıkarılan göçmenlik yasalarına dayanılarak da çözülebileceğini belirtti.

🔹 ABD Kongresi'nin 1940 ve 1952 yıllarında kabul ettiği göçmenlik yasaları, ABD topraklarında doğan kişilere doğumla vatandaşlık hakkı tanıyor.

🔹 Mahkeme, başkanlık kararnamelerinin Kongre tarafından çıkarılan yasaları değiştiremeyeceği değerlendirmesini benimsedi.

🔹 Kararda, Anayasa'nın 14. Değişikliği'nin de aynı sonucu desteklediği belirtildi.

🔹 Mahkeme, doğum turizmi ve göç politikalarına ilişkin tartışmaların devam edebileceğine işaret ederken, bu konularda düzenleme yapılmasının Kongre'nin yetki alanında bulunduğunu vurguladı.

🔹 Karar, doğumla vatandaşlık uygulamasına ilişkin anayasal yorumun korunmasını sağlarken, göç politikalarında değişiklik yapılmasına yönelik yasama sürecini açık bırakmış oldu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Doğumla vatandaşlık kararı göç politikası tartışmalarını sona erdirmiyor

Washington Post
01.07.2026

🔹 ABD Yüksek Mahkemesi, Anayasa'nın 14. Değişikliği uyarınca ABD'de doğan kişilerin büyük bölümünün doğumla vatandaşlık hakkına sahip olduğuna hükmetti.

🔹 Kararın ardından bazı muhafazakâr çevreler, doğumla vatandaşlık uygulamasının kaldırılması için Anayasa değişikliği yapılmasını veya eyaletlerin kararı uygulamamasını önerdi.

🔹 Karşı oy kullanan Yargıç Samuel Alito, kararın yasa dışı göçü teşvik edebileceğini ve ABD'de doğan çocukların vatandaşlığının ebeveynlerin sınır dışı edilmesini zorlaştırabileceğini belirtti.

🔹 Yargıç Brett Kavanaugh, 14. Değişiklik hazırlanırken geçici ziyaretçilerin ABD'de doğum yapması konusunun öngörülmediğini ifade etti.

🔹 Donald Trump yönetimi, doğumla vatandaşlık uygulaması yürürlükte olmasına rağmen güney sınırındaki yasa dışı göçü azaltmayı başardığını açıkladı.

🔹 ABD yönetimi, işverenlerin yeni çalışanların yasal statüsünü doğrulamasını zorunlu kılacak uygulamalarla ülkedeki yasa dışı göçmen nüfusunun zaman içinde azaltılabileceğini değerlendiriyor.

🔹 Göç Politikası Enstitüsü, yalnızca çocuklarına ABD vatandaşlığı kazandırmak amacıyla vize alınmasının göçmenlik kurallarına aykırı olduğunu ve ülkeye giriş yasağı gerekçesi oluşturduğunu belirtiyor.

🔹 Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn, doğum turizmini kolaylaştıran kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımların artırılmasını ve bu konuda iş birliği yapmayan ülkelerin vize kısıtlamalarıyla karşılaşmasını öngören yasa teklifi sundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD'nin Batı Balkanlar politikasında enerji ve doğal gaz yatırımları öne çıkıyor

Economist
01.07.2026
Doğal gaz yatırımları

🔹 Hırvatistan'ın Krk Adası'ndaki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminali, 2021'de hizmete girmesinden bu yana Avrupa'nın önemli LNG ithalat merkezlerinden biri haline geldi.

🔹 ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Orta ve Doğu Avrupa'nın Rus gazına olan bağımlılığını ABD LNG'siyle değiştirmeyi amaçlayan "Trump Barış Boru Hatları Çerçevesi"ni tanıttı.

🔹 Hırvatistan ile Bosna-Hersek arasında Krk LNG terminalini Bosna'ya bağlayacak doğal gaz bağlantısı kurulmasına yönelik anlaşma imzalandı.

🔹 ABD'li bir şirket, Arnavutluk'a LNG tedariki için 6 milyar dolarlık anlaşma yaptı.

Bölgedeki enerji projeleri

🔹 Bosna-Hersek'te yıllardır gündemde olan Hırvatistan bağlantılı doğal gaz hattı projesi için yasa değişikliği yapıldı ve daha önce doğal gaz veya boru hattı alanında faaliyet göstermemiş ABD sermayeli bir şirket ana yatırımcı olarak belirlendi.

🔹 Şirketin yöneticileri arasında Donald Trump'ın eski avukatı ile eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'in kardeşi yer alıyor.

🔹 Bosna-Hersek Yüksek Temsilcisi Christian Schmidt, doğal gaz ihalesine ilişkin anlaşmazlıkların ardından mayıs ayında görevinden ayrıldı.

Bölgesel enerji politikası

🔹 ABD yaptırımları nedeniyle Rus enerji şirketi Gazprom'un Sırbistan'ın en büyük petrol ve doğal gaz şirketi NIS'teki payını Macar enerji şirketi MOL'a devretmesi bekleniyor.

🔹 Kuzey Makedonya, şubat ayında ABD'den LNG satın alınmasını öngören bir anlaşma imzaladı.

🔹 ABD, Kosova'nın Kuzey Makedonya üzerinden bölgesel doğal gaz şebekesine bağlanmasını sağlayacak boru hattı projesinin yeniden başlatılmasını destekliyor.

🔹 ABD, Sırbistan'da kurulması planlanan yeni hidroelektrik santrali için yalnızca ABD şirketlerinin teklif verebileceği bir ihale çağrısı yayımladı.

Avrupa Birliği'nin yaklaşımı

🔹 Avrupa Birliği, Batı Balkan ülkelerinin Rus gazından uzaklaşmasını destekliyor ancak bölgenin uzun vadede yenilenebilir enerjiye geçiş hedefinin korunmasını istiyor.

🔹 Avrupa Birliği, ABD LNG'sine yönelimin bölge ülkelerinin enerji dönüşümünü ve AB enerji mevzuatına uyum sürecini zorlaştırabileceğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön