← Ana sayfaya dön

Trump, 400 milyon dolarlık Katar uçağını tanıttı

Telegraph
02.07.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Katar'ın hediye ettiği 400 milyon dolar değerindeki yeni Air Force One uçağıyla ilk uçuşunu North Dakota'ya yaptı.

🔹 Uçak, Theodore Roosevelt Başkanlık Kütüphanesi'ndeki törene gitmek için kullanıldı.

🔹 Trump, uçağın ABD'nin gurur duyması gereken güzel bir uçak olduğunu söyledi.

🔹 Boeing 747 tipi uçak, mevcut Air Force One filosu ile Boeing'in üretimini sürdürdüğü yeni başkanlık uçakları arasında geçiş uçağı olarak kullanılacak.

🔹 Uçağın ileride Donald Trump Başkanlık Kütüphanesi'ne devredilmesi planlanıyor.

🔹 İlk uçuşta Donald Trump Jr., Eric Trump, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine ile Beyaz Saray'dan üst düzey danışmanlar ve yetkililer de yer aldı.

🔹 Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung'un paylaştığı fotoğraflarda krem rengi deri koltuklar ve toplantı masası bulunan iç tasarım görüldü.

🔹 Önceki Air Force One, George H. W. Bush döneminden bu yana altı ABD başkanına hizmet verdi.

🔹 Yeni uçağın kırmızı, beyaz ve mavi dış tasarımı Trump tarafından seçildi ve Jackie Kennedy döneminden kalan açık mavi tasarımın yerini aldı.

🔹 ABD, uçağı başkanlık görevlerinde kullanabilmek için güvenlik taramalarını yaptı ve güvenlik sistemlerini yeniledi.

🔹 Trump, yapılan yenilemelerin alternatif yöntemlere göre çok düşük maliyetle tamamlandığını söyledi.

🔹 Uçağın yenileme çalışmaları, ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl kutlamaları öncesinde tamamlandı. Uçağın 4 Temmuz etkinlikleri kapsamında Beyaz Saray ve Kongre binası üzerinde uçması planlanıyor.

🔹 Trump, Katar'ın ABD'ye iyi davranan ve Orta Doğu'daki müttefiklerinden biri olduğunu söyledi.

🔹 Trump, Boeing'e en iyi uçağın hangisi olduğunu sorduğunu ve Katar'ın sahip olduğu uçağın benzeri bulunmayan bir uçak olduğu yanıtını aldığını ifade etti.

🔹 Demokrat Partili Senatör Elizabeth Warren, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı sürerken Trump'ın Katar'dan gelen ve kamu kaynaklarıyla yenilenen uçağı kullanmasını eleştirdi.

🔹 California Valisi Gavin Newsom da uçağı "Air Fraud One" olarak nitelendirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Hizbullah’ın “ölüm makinesi” Lübnan liderlerinde korku yaratıyor

Telegraph
02.07.2026
Birim 121

🔹 Lübnan’da üst düzey yetkililer, İsrail ile yapılan barış anlaşmasına öfkeli olan Hizbullah’ın gizli Birim 121 yapılanmasının yeniden toparlanmasından endişe ediyor.

🔹 Birim 121, Hizbullah’ın en gizli ve en sert yapılarından biri olarak biliniyor.

🔹 Birim, 2005’te eski Başbakan Refik Hariri suikastı dahil Lübnan’daki bazı siyasi suikastlarla ilişkilendiriliyor.

🔹 Birim 121’in yaklaşık 20 kişiden oluştuğu, üyelerinin çoğunun Hizbullah bağlantılı ailelerden geldiği belirtiliyor.

🔹 Birim, Hizbullah’ın dış operasyon kolu Birim 910’dan ayrı çalışıyor ve kaynaklarını doğrudan İran Devrim Muhafızları’ndan alıyor.

Güvenlik endişesi

🔹 Lübnan Başbakanı Nawaf Salam’a yakın bir siyasetçi, İsrail ile çerçeve anlaşmasını uygulayan üst düzey yetkililer arasında Birim 121’e ilişkin kaygıların yüksek olduğunu söyledi.

🔹 Başbakan, cumhurbaşkanı ve müzakere ekibinin güvenlik önlemlerini artırdığı ifade ediliyor.

🔹 Birim 121’in artık Hizbullah lideri Naim Kasım’a doğrudan bağlı olduğu değerlendiriliyor.

🔹 Birim 121’in araç bombalarının yanı sıra sahte kazalar, zehirleme, bıçaklama ve kaçırma yöntemleri kullandığı öne sürülüyor.

🔹 Birimin taktiklerinde fiber optik dronların da kullanılmaya başlandığı belirtiliyor.

Geçmiş suikastlar ve İsrail iddiaları

🔹 Birim 121’in eski komutanı Salim Ayyash’ın Suriye’de öldürüldüğü düşünülüyor.

🔹 İsrail ordusunun Arapça sözcüsü Avichay Adraee, 2025 sonunda yayımladığı belgelerde Birim 121’in Hariri suikastından sonra da Lübnan’da iç suikastlar düzenlediğini ileri sürdü.

🔹 Bu iddialar arasında 2012’de Lübnan polis istihbaratı başkanı Wissam al-Hassan’ın öldürülmesi, 2021’de Beyrut limanı ve gümrük çalışanlarının hedef alınması ve gazeteci Lokman Slim suikastı yer aldı.

Siyasi denklem

🔹 ABD-İran anlaşması, İsrail’in çekilmesinden önce Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı silahsızlandırmasını öngörüyor.

🔹 Naim Kasım, Hizbullah’ın bu anlaşma kapsamında korunmasını bekliyordu ve silahsızlandırma talebini eleştirdi.

🔹 Lübnanlı bir siyasetçi, üst düzey bir suikastın Hizbullah için ağır bedel doğuracağını ancak kararın nihayetinde İran Devrim Muhafızları’na bağlı olduğunu söyledi.

🔹 Hizbullah karşıtı gazeteci Ali Alamine, Hizbullah’ın tehditlerini sürdürdüğünü ancak eski düzeyde korku ve baskı kapasitesini koruyamadığını söyledi.

🔹 Alamine, yeni suikastların Lübnan’daki tepkiyi artıracağını, Hizbullah’ın dış temaslarını zayıflatacağını ve İsrail’e daha fazla hedef alma gerekçesi vereceğini belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Rus istihbaratı Mandelson'u "ayrıcalıklı temas" olarak değerlendirdi

Telegraph
02.07.2026
Project Fish dosyası

🔹 Eski MI6 yetkilisi Christopher Steele tarafından hazırlanan "Project Fish" adlı gizli dosya, Rus istihbaratının Lord Peter Mandelson'u "ayrıcalıklı temas" olarak değerlendirdiğini öne sürüyor.

🔹 Dosyada, Mandelson'un son 30 yılda İngiliz siyasetini etkileme açısından Rus istihbaratının en önemli kazanımlarından biri olarak görüldüğü iddia ediliyor.

🔹 Dosya, Mandelson'un Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından KGB tarafından ilk kez temas kurulan isimlerden biri olduğunu öne sürüyor.

🔹 Haberde, dosyanın Mandelson'un Rusya adına casusluk yaptığına dair herhangi bir kanıt sunmadığı belirtiliyor.

🔹 Mandelson'a yakın kaynaklar iddiaları reddederek Rusya'ya bilgi aktarmadığını ve yanlış bir davranışta bulunmadığını söyledi.

İddialar

🔹 Dosyada, Rus Dış İstihbarat Servisi'nin (SVR) Mandelson ile Jeffrey Epstein arasındaki ilişkiye dair ayrıntılı bir dosya tuttuğu iddia ediliyor.

🔹 Rapora göre Rus istihbaratı, bu bilgileri uzun süre boyunca topladı ve bunları baskı unsuru olarak kullanabilecek konuma geldi.

🔹 Dosya, Mandelson'un Rus şirketi Sistema'daki yönetim kurulu görevi sırasında istihbarat görevlileriyle yakın temas kurduğunu öne sürüyor. Haberde bu iddiayı destekleyen herhangi bir kanıt sunulmuyor ve Mandelson'un böyle bir durumdan haberdar olduğuna dair bilgi yer almıyor.

🔹 Dosyada, Mandelson'un Rus oligark Oleg Deripaska ile ilişkisi ve geçmişte yatında misafir edilmesi de yer alıyor.

Siyasi yansımalar

🔹 Haberde, Mandelson'un 2025 yılında ABD Büyükelçisi olarak atanmasından önce Project Fish dosyasındaki iddiaların hükümet yetkilileri tarafından bilinip bilinmediğinin tartışma konusu olduğu belirtiliyor.

🔹 Habere göre Mandelson, güvenlik soruşturmasında Rusya ve Çin'deki üst düzey isimlerle bağlantılarına ilişkin endişeler nedeniyle olumsuz değerlendirme aldı ancak bu karar daha sonra değiştirildi.

🔹 Haberde, Mandelson hakkında Jeffrey Epstein'a bilgi sızdırdığı iddiasıyla yürütülen polis soruşturmasının ve Avrupa Birliği tarafından eski AB Ticaret Komiserliği dönemine ilişkin ayrı bir incelemenin sürdüğü belirtiliyor.

🔹 Haberde, Project Fish dosyasının hazırlanmasında kullanılan kaynakların güvenilirliği ve bilgilerin doğrulanma süreci konusunda soru işaretleri bulunduğu da ifade ediliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Gizli dosya, Kremlin'in önde gelen siyasetçileri izlediğini ortaya koyuyor

Telegraph
02.07.2026
Boris Johnson

🔹 Eski MI6 yetkilisi Christopher Steele'in hazırladığı ve daha önce yayımlanmayan "Project Fish" dosyası, Rus istihbaratının çok sayıda İngiliz siyasetçi hakkında dosya tuttuğunu öne sürüyor.

🔹 Dosyada, Rus Dış İstihbarat Servisi'nin (SVR) Boris Johnson hakkında 1980'lerde Oxford Üniversitesi'nde öğrenciyken bir dosya açtığı iddia ediliyor.

🔹 Dosyada Johnson'ın zeki, esprili ve karizmatik biri olarak değerlendirildiği, ancak "sevilen fakat güvenilir olmayan" ve "istikrarsızlık belirtileri gösteren" biri olarak tanımlandığı öne sürülüyor.

🔹 Johnson'ın güçlü bir kişiliğe sahip olduğu, mantıklı argümanlara önem verdiği ve yönlendirilebileceği değerlendirmesi yer alıyor.

🔹 Aynı dosyada Johnson'ın uzun vadeli bir istihbarat bağlantısı için uygun görülmediği iddia ediliyor.

🔹 Boris Johnson, Oxford'daki öğrenciler hakkında Sovyet istihbaratının dosya hazırladığı iddiasını şaşırtıcı bulduğunu söyledi.

Diğer siyasetçiler

🔹 Dosyada Dominic Cummings'in Rus istihbaratı tarafından MI6 ile bağlantılı olabileceğinin düşünüldüğü ve buna rağmen hakkında dosya açıldığı öne sürülüyor.

🔹 Nigel Farage'ın Rus istihbaratı içinde tartışmalı bir isim olarak görüldüğü ve zaman ayırmaya değer olup olmadığı konusunda görüş ayrılıkları bulunduğu iddia ediliyor.

🔹 Dosya, Farage'ın Rusya adına bilgi verdiğini veya Rus çıkarlarına hizmet ettiğini öne sürmüyor. Aynı durum Boris Johnson ve Dominic Cummings için de belirtiliyor.

🔹 Dosyada Jeremy Corbyn'in 2015'te İşçi Partisi lideri seçilmesinin Rus yönetimi tarafından olumlu karşılandığı iddia ediliyor.

🔹 Corbyn'in Kremlin'in bazı dış politika söylemleriyle örtüşen görüşleri bulunduğu öne sürülüyor. Buna karşın Rus istihbaratıyla doğrudan temas kurduğunu veya yabancı bir istihbarat servisi adına bilerek faaliyet yürüttüğünü gösteren herhangi bir bulgu bulunmadığı ifade ediliyor.

Diğer iddialar

🔹 Dosyada Rusya'nın İskoç siyasetinde etkisini artırmaya çalıştığı ve özellikle Alba Partisi'ni potansiyel bir etki kanalı olarak değerlendirdiği öne sürülüyor.

🔹 Dosya, Lordlar Kamarası'nın yabancı etki operasyonlarına karşı görece daha savunmasız olduğunu iddia ediyor ve bazı yatırımcılar ile iş insanlarının Rus bağlantıları bulunduğunu öne sürüyor.

🔹 Raporda adı geçen iş insanı Mohamed Amersi, hakkındaki iddiaların tamamen asılsız olduğunu söyledi.

🔹 Haberde, raporun dayandığı kaynakların güvenilirliği ve bilgilerin yeterince doğrulanıp doğrulanmadığı konusunda da soru işaretleri bulunduğu belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Avrupa'daki hastaneler yeni sıcak hava dalgasına bu deneyimin dersleriyle hazırlanıyor

Associated Press
02.07.2026

🔹 Fransa ve Avrupa'nın diğer bölgelerini etkileyen rekor sıcak hava dalgasının ardından hastaneler yeni sıcak hava dalgalarına hazırlık çalışmalarını hızlandırdı.

🔹 Paris-Saclay Hastanesi'nde acil servis ekipleri, vücut sıcaklığı tehlikeli seviyeye çıkan hastaları hızla soğutmak için buzlu su banyoları kullandı.

🔹 Hastanede buz makinesi bulunmadığı için bir fast-food restoranı buz desteği sağladı, personel ayrıca marketlerden buz satın aldı.

🔹 Hastane, gelecekteki sıcak hava dalgalarında kullanılmak üzere kendi buz makinesini sipariş etti.

🔹 Paris-Saclay Hastanesi Direktörü Cédric Lussiez, hastanenin sıcak hava dalgasına hazır olduğunu düşündüğünü ancak yaşananların hazırlıkların yetersiz kaldığını gösterdiğini söyledi.

🔹 Hastane yönetimi, yaşanan deneyimden çıkarılan derslerle yeni önlemler almaya başladı.

🔹 Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, hastanelerin soğutma sistemleri ve sağlık tesislerinin sıcak hava koşullarına uyumu için bu yaz 100 milyon avroluk yatırım yapılacağını açıkladı.

🔹 Hükümet, sağlık tesislerinde kullanılmak üzere 30 bin klima satın alıyor. İlk teslimatların hafta sonu veya gelecek haftanın başında yapılması bekleniyor.

🔹 Dünya Sağlık Örgütü, son sıcak hava dalgasını gelecekte yaşanacak daha zorlu yazlar için bir prova olarak nitelendirdi.

🔹 Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa'nın küresel ortalamanın iki katından daha hızlı ısındığını ve sıcak hava dalgalarının artık istisnai olaylar olmaktan çıktığını açıkladı.

🔹 Paris-Saclay Hastanesi'nde sıcak çarpmasına bağlı hasta sayısı 20 Haziran'dan itibaren hızla arttı ve yoğunluk yedi gün boyunca sürdü.

🔹 Acil servise sıcak çarpması, kalp krizi, susuz kalma, böbrek fonksiyon bozukluğu ve diğer sıcaklık kaynaklı sağlık sorunlarıyla her yaş grubundan hasta başvurdu.

🔹 Hastanenin yeni binasında klima bulunmasına rağmen aynı sağlık grubundaki üç eski hastane sıcak hava koşullarından ciddi şekilde etkilendi.

🔹 Eski hastanelerde ilaçların bozulmasını önlemek için elektrikli fanlar ve buz blokları kullanıldı, hastaların sıvı takibini desteklemek amacıyla öğrenci hemşireler görevlendirildi.

🔹 Psikiyatri servisinin en üst katında sıcaklık 33 dereceye ulaştı.

🔹 Hastane yönetimi, psikiyatri servisinin her katına serinleme odaları kuruyor, yaşlı hastaların bulunduğu bölümü yeni hastaneye taşıyor ve ek yenileme çalışmalarını hızlandırıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Antarktika'da bulunan nadir dinozor fosili yıllarca bir çekmecede saklı kaldı

Associated Press
02.07.2026

🔹 Bilim insanları, yıllarca bir çekmecede saklanan fosilin Antarktika'da yaşamış bir titanozora ait olduğunu belirledi.

🔹 Fosil, uzun boyunlu ve otçul titanozor grubuna ait bir kuyruk kemiğinden oluşuyor. Türü henüz belirlenemedi.

🔹 Kemik, 1985 yılında James Ross Adası'ndaki bir keşif sırasında jeolog Mike Thomson tarafından bulundu.

🔹 Thomson, fosili o dönemde büyük bir sürüngene ait olarak kayda geçirdi.

🔹 Paleontolog Mark Evans, yıllar sonra British Antarctic Survey koleksiyonunda kemiği yeniden inceleyerek dinozora ait olabileceğini fark etti.

🔹 Araştırmacılar, kemiğin şeklini daha eksiksiz dinozor fosilleriyle karşılaştırarak titanozor grubuna ait olduğunu doğruladı.

🔹 Bulgular, Acta Palaeontologica Polonica dergisinde yayımlandı.

🔹 Dinozor fosilleri, Antarktika'nın kalın buz örtüsü nedeniyle bölgede nadir bulunuyor.

🔹 Dinozorun yaşadığı milyonlarca yıl önce Antarktika yoğun ormanlarla kaplı ve günümüzden çok daha elverişli bir iklime sahipti.

🔹 Dinozorun yaklaşık 6 ila 7 metre uzunluğunda olduğu ve ya genç bir birey ya da grubuna göre küçük yapılı olduğu değerlendiriliyor.

🔹 Bilim insanları, hayvanın ölüm nedenini belirleyemedi. Cesedinin kıyıdan denize sürüklendiği, deniz tabanına çöktüğü ve burada fosilleştiği düşünülüyor.

🔹 Günümüzde kullanılan gelişmiş analiz teknolojileri, fosillerin iç yapısının incelenmesini ve antik canlılar hakkında daha ayrıntılı bilgi elde edilmesini sağlıyor.

🔹 Mike Thomson, fosilin bir dinozora ait olduğu belirlenmeden önce 2020 yılında hayatını kaybetti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Fed Başkanı Warsh, yüzde 2'nin üzerindeki enflasyona tolerans göstermeyeceğini söyledi

Reuters
02.07.2026

🔹 ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, Fed'in yüzde 2 enflasyon hedefinden taviz vermeyeceğini ve daha gevşek para politikası bekleyenlerin hayal kırıklığı yaşayacağını söyledi.

🔹 Warsh, Fed'in bağımsız bir kurum olduğunu belirterek faiz kararlarının siyasi baskılardan etkilenmeyeceğini açıkladı.

🔹 Warsh, Başkan Donald Trump'ın faiz indirimi çağrılarına rağmen Fed'in bağımsızlığında değişiklik olmayacağını söyledi.

🔹 Warsh, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook'un görevden alınamayacağı yönündeki kararının Fed'in çalışmalarını değiştirmeyeceğini ifade etti.

🔹 Warsh, 28 Temmuz'da başlayacak bir sonraki Fed toplantısında faiz kararlarının kurul üyeleri tarafından toplantı sırasında değerlendirileceğini ve önceden yönlendirme yapmayacağını söyledi.

🔹 Warsh, para politikası kararları ve ekonomik görünüm hakkında ileriye dönük yönlendirme vermeyeceğini yineledi.

🔹 Piyasalar, Warsh'ın açıklamalarının ardından eylül ayındaki Fed toplantısında faiz artışı olasılığını yaklaşık yüzde 70 olarak fiyatlamaya devam etti.

🔹 Warsh, yapay zekânın enflasyon üzerindeki etkisinin analiz edildiğini, ancak Fed'in temel görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu söyledi.

🔹 Warsh, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey ve Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem ile Portekiz'deki panelde bir araya geldi.

🔹 Warsh, büyük merkez bankalarının finansal piyasaları yönlendirmek amacıyla fazla ileriye dönük açıklama yapmaktan uzaklaştığını söyledi.

🔹 Fed, gelecek hafta merkez bankasının bilançosu, politika araçları ve karar alma sürecini inceleyecek çalışma gruplarını açıklayacak.

🔹 Warsh, Fed'in bir yıl içinde para politikası kararlarında geriye dönük veriler yerine gerçek zamanlı verileri daha fazla kullanmasını hedeflediğini söyledi.

🔹 Warsh, yapay zekâ nedeniyle ekonomik değişimin hızlandığını ve istihdam piyasasında önemli dönüşümler yaşanabileceğini belirtti.

🔹 Warsh, Fed'in hem istihdamı hem de fiyat istikrarını sağlama hedefini birlikte yerine getirmeye devam edeceğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Japonya, yen açığa satış yapanlara karşı ani müdahale taktiğine yöneliyor

Reuters
02.07.2026

🔹 Japon yetkililer, döviz piyasasına müdahale sinyallerini önceden vermek yerine ani müdahalelerle spekülatörleri hedef alan yeni bir strateji benimsiyor.

🔹 Maliye Bakanlığı, gelecekteki müdahalelerde belirli bir döviz kuru seviyesini "kırmızı çizgi" olarak göstermemeyi planlıyor.

🔹 Yeni yaklaşım, yatırımcıların müdahale zamanını tahmin etmesini zorlaştırmayı ve yen aleyhine açılan spekülatif pozisyonların maliyetini artırmayı hedefliyor.

🔹 Yetkililer, gelecekteki müdahalelerin yenin belirli bir seviyeyi aşmasından ziyade spekülatif kısa pozisyonların birikmesine bağlı olarak gerçekleşebileceğini değerlendiriyor.

🔹 Japonya Maliye Bakanlığı ile Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ), yen üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla koordineli hareket ettiği belirtiliyor.

🔹 BOJ, geçen ay faiz artırmasına rağmen zayıf yenin ithalat maliyetlerini yükselterek enflasyonu artırabileceği yönündeki uyarılarını sürdürüyor.

🔹 BOJ Başkan Yardımcısı Ryozo Himino, döviz hareketlerinin Japon ekonomisi ve enflasyonu üzerinde önemli etkileri bulunduğunu söyledi.

🔹 Japonya, nisan sonu ile mayıs başı arasında döviz piyasasına toplam 11,7 trilyon yen ile rekor düzeyde müdahalede bulundu.

🔹 Müdahalenin ardından yen kısa süre değer kazansa da daha sonra yeniden zayıfladı ve salı günü dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesi olan 162,66'ya geriledi.

🔹 Maliye Bakanı Satsuki Katayama, yenin son düşüşüne rağmen yalnızca döviz hareketlerine gerektiğinde uygun şekilde karşılık vermeye hazır olduklarını söyledi.

🔹 Japon yetkililer, ABD'de açıklanacak istihdam verilerinin Fed'in erken faiz artırımı beklentilerini azaltarak doların yükselişini yavaşlatmasını umut ediyor.

🔹 Beklentilerin gerçekleşmemesi halinde Japonya'nın döviz piyasasına yeniden müdahale etme olasılığının artabileceği değerlendiriliyor.

🔹 BOJ, ekonomik koşulların uygun olması halinde ilave faiz artırımlarına devam etme taahhüdünü yinelemeye hazırlanıyor.

🔹 BOJ'un son Tankan anketi, iş dünyası güveninin son sekiz yılın en yüksek seviyesine çıktığını ve şirketlerin enflasyon beklentilerinin rekor seviyeye ulaştığını gösterdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Milyarderlerin Vajina Kulübü

New Yorker
02.07.2026
Uygulama ve hasta profili

🔹 Kadın doğum uzmanı Sally Greenwald, kadınların cinsel sağlığını genel sağlık ve uzun yaşamın bir parçası olarak ele alan konsiyerj tıp uygulaması yürütüyor.

🔹 Greenwald'ın hastaları arasında Silikon Vadisi'nden teknoloji yöneticileri, girişimciler ve yüksek gelir grubundaki kadınlar bulunuyor.

🔹 Yeni hastalar, uygulamaya kabul edilmek için bekleme listesine giriyor ve yıllık on binlerce dolar üyelik ücreti ödüyor.

🔹 Greenwald, uygulamasını bir dönem "Milyarderlerin Vajina Kulübü" olarak adlandırdı ancak daha sonra bu ismi kullanmayı bıraktı.

Tedavi yaklaşımı

🔹 Greenwald, hormon tedavileri, cinsel sağlık danışmanlığı ve yaşam tarzı düzenlemelerini birlikte uyguluyor.

🔹 Kadınların perimenopoz ve menopoz belirtilerini erken hormon tedavileriyle azaltmayı hedefliyor.

🔹 Hastalarına daha sık cinsel ilişki ve orgazm yaşamalarını öneriyor; bunun uyku, stres düzeyi, kalp sağlığı ve genel yaşam kalitesine katkı sağlayabileceğini savunuyor.

🔹 Greenwald, bilimsel kanıtların güçlü olduğu uygulamalar ile henüz sınırlı veriye dayanan yaklaşımlar arasında ayrım yaptığını söylüyor.

🔹 Bazı tedavilerde standart uygulamaların dışında hormon kullanımını tercih ediyor ve yeni araştırmaları yakından takip ediyor.

Hizmetler

🔹 Hastalarına uzun süreli muayene, doğrudan telefon erişimi ve kişiselleştirilmiş sağlık planları sunuyor.

🔹 Kan testleri, giyilebilir sağlık cihazları, glikoz monitörleri, tam vücut MR görüntülemeleri ve yapay zekâ destekli kardiyovasküler analizler gibi çok sayıda takip yöntemini kullanıyor.

🔹 Ergenlik çağındaki hastalara doğum kontrolü, cinsel sağlık ve güvenli cinsellik konusunda danışmanlık veriyor.

🔹 Bazı hastalar için ev ziyaretleri yapıyor ve farklı eyaletlerde hizmet verebilmek amacıyla birden fazla eyalette tıbbi lisans bulunduruyor.

Tartışmalar

🔹 Greenwald'ın menopoz sonrası hormon tedavisi ve meme kanseri geçmişi bulunan hastalarda hormon kullanımı konusundaki yaklaşımı tıp dünyasında görüş ayrılıklarına yol açıyor.

🔹 Bazı onkologlar bu konuda daha temkinli davranılması gerektiğini savunurken, Greenwald her hasta için bireysel değerlendirme yapılması gerektiğini düşünüyor.

🔹 Sanal menopoz sağlık hizmeti sunan Midi Health'in kurucusu Joanna Strober, benzer tedavilerin sigorta kapsamında ve daha düşük maliyetle sunulabildiğini söyledi.

🔹 Greenwald, kadın sağlığına ilişkin yaklaşımlarını kitabı, konuşmaları ve podcast yayınları aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ölümcül Tesla Autopilot kazasının perde arkası ve kazanın nasıl gerçekleştiğini ortaya çıkaran kayıp veriler

Business Insider
02.07.2026
Naibel Benavides ve Angulo, kazadan saatler önce. (Fotoğraf: Dillon Angulo'nun izniyle)
Naibel Benavides ve Angulo, kazadan saatler önce. (Fotoğraf: Dillon Angulo'nun izniyle)
Otopilotun kapsamlı durumsal farkındalığına rağmen, McGee'nin Model S'i Card Sound Yolu'nun sonuna saatte 62 mil hızla yaklaşırken otopilot ona hiçbir uyarı vermedi. Jennifer Ortiz/BI
Otopilotun kapsamlı durumsal farkındalığına rağmen, McGee'nin Model S'i Card Sound Yolu'nun sonuna saatte 62 mil hızla yaklaşırken otopilot ona hiçbir uyarı vermedi. Jennifer Ortiz/BI
Kaza

🔹 25 Nisan 2019'da Florida'nın Key Largo bölgesinde Tesla Model S kullanan George McGee, Autopilot açık durumdayken yol kenarında duran Chevrolet Tahoe'ya çarptı.

🔹 Çarpışmada 22 yaşındaki Naibel Benavides hayatını kaybetti, Dillon Angulo ise ağır yaralandı.

🔹 McGee, olay yerinde Autopilot kullandığını ve telefonunu almak için yoldan gözünü ayırdığını söyledi.

🔹 Tesla'nın ileri sürdüğü verilere göre araç çarpışma sırasında saatte 62 mil hızla ilerliyordu ve son uyarı çarpışmadan 1,65 saniye önce verildi.

Veri incelemesi

🔹 Florida polisi, kazanın ardından Autopilot bilgisayarını ve araçtan elde edilen diğer elektronik verileri incelemek için delil olarak topladı.

🔹 Tesla, polis soruşturmasına yalnızca bilgi-eğlence sistemi kayıtları ile ön kameradan alınan tek bir videoyu teslim etti.

🔹 Autopilot sisteminin kazadan önce algıladığı görüntü ve sensör verilerinin bozuk olduğu bildirildi.

🔹 Mağdurların hukuk ekibi 2024 yılında Autopilot bilgisayarını yeniden inceletti.

🔹 Bağımsız uzmanlar, Autopilot bilgisayarından kazaya ait verileri çıkardı ve sistemin kazaya ilişkin ayrıntılı kayıtlarının bulunduğunu tespit etti.

🔹 İncelemeye göre sistem dur işaretini, yol sonunu, park halindeki aracı ve yayaları algıladı.

🔹 Buna rağmen sistem ileri çarpışma uyarısı vermedi ve otomatik acil frenleme devreye girmedi.

🔹 İnceleme, kazaya ait verilerin Tesla'ya gönderildiğini gösteren kayıtların da bulunduğunu ortaya koydu.

Dava

🔹 Naibel Benavides'in ailesi ve Dillon Angulo, Tesla'ya karşı dava açtı.

🔹 Davada Autopilot'un kontrollü erişimli yollar dışında kullanılmasını engelleyen teknik sınırlamaların bulunmadığı, sürücü izleme sisteminin yetersiz olduğu ve pazarlama faaliyetlerinin sistemin kabiliyetleri konusunda yanlış güven oluşturduğu ileri sürüldü.

🔹 Tesla, kazadan tamamen sürücünün sorumlu olduğunu, sürücünün hız sınırını aştığını ve dikkatini yoldan ayırdığını savundu.

🔹 Ağustos 2025'te jüri, 2019 Model S'in kusurlu şekilde piyasaya sunulduğuna karar verdi.

🔹 Jüri, sorumluluğun yüzde 33'ünü Tesla'ya, yüzde 67'sini sürücü George McGee'ye yükledi.

🔹 Mahkeme Tesla'nın toplam 243 milyon dolar tazminat ödemesine hükmetti. Karar, Autopilot kaynaklı bir ölüm davasında Tesla aleyhine verilen ilk jüri kararı oldu.

🔹 Tesla kararı temyize taşıdı ve kazanın Autopilot'tan değil sürücünün hatasından kaynaklandığını açıkladı.

Sonraki gelişmeler

🔹 ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), Tesla'nın Full Self-Driving sistemi hakkında milyonlarca aracı kapsayan soruşturmalar başlattı.

🔹 California'da bir idari yargıç, "Autopilot" ve "Full Self-Driving" isimlerinin tüketicileri yanıltıcı olduğuna hükmetti.

🔹 Tesla, Ocak 2026'da "Autopilot" adını kullanmayı bıraktı ve daha sonra karara karşı dava açtı.

🔹 Tesla, kamera tabanlı Full Self-Driving teknolojisini kullanan Robotaxi hizmetini Austin, Dallas ve Houston'a genişletti.

← Ana sayfaya dön