← Ana sayfaya dön

Economist: Ukrayna artık Avrupa’nın savaşı; yalnızca hayatta kalmak yeterli bir hedef değil

Economist
03.06.2026
Avrupa Savaşı Devralıyor

🔹 Economist’e göre Ukrayna’ya sağlanan yardımın neredeyse tamamı artık Avrupa ülkelerinden geliyor.

🔹 Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte İngiltere gibi Avrupa devletleri, Ukrayna’nın ana mali ve askerî destekçisi haline geldi.

🔹 Ukrayna’ya yönelik yeni 90 milyar euroluk kredi paketinden ilk ödemelerin bu ay başlaması bekleniyor.

ABD’nin Yerini Alma Arayışı

🔹 Avrupa liderleri, sonuç vermeyen Amerikan girişimlerinin ardından diplomatik süreci üstlenmek istiyor.

🔹 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın hem çözümün hem de müzakerelerin parçası olması gerektiğini söyledi.

🔹 Economist’e göre birkaç yıl önce iddialı görünen bu söylem artık daha gerçekçi bir zemine oturmuş durumda.

Strateji Hâlâ Belirsiz

🔹 Avrupalı yetkililer Ukrayna’yı ayakta tutmak konusunda başarılı olduklarını kabul ediyor.

🔹 Ancak Ukrayna’nın sadece hayatta kalmasının ötesinde nasıl bir sonuca ulaşılacağı konusunda ortak bir strateji bulunmadığı belirtiliyor.

🔹 Son haftalarda Avrupa’da Vladimir Putin ile görüşebilecek olası arabulucuların isimleri tartışılsa da somut bir plan ortaya çıkmadı.

Putin’in Tavrı

🔹 Avrupa hükümetleri Putin’in baskı altında olduğunu düşünüyor.

🔹 Buna rağmen Kremlin’in temel taleplerinden geri adım atmaya hazır olduğuna dair bir işaret görülmüyor.

🔹 Bu nedenle anlamlı bir barış müzakeresinin yakın zamanda başlaması zor görünüyor.

Türkiye ve Arabuluculuk

🔹 Bazı Avrupa hükümetleri Rusya’nın kırmızı çizgilerini anlamak için arabuluculuk girişimlerini destekliyor.

🔹 Bu süreçte Türkiye gibi AB üyesi olmayan ülkelerin rol oynayabileceği değerlendiriliyor.

🔹 Ancak Avrupa’nın Ukrayna tarafında doğrudan yer aldığı kapsamlı bir müzakere sürecinin henüz uzak olduğu belirtiliyor.

Donbas Gerçeği

🔹 Economist’e göre Putin uzlaşmaya yanaşırsa olası bir ateşkesin Ukrayna’nın Donbas’taki bazı toprak kayıplarını kabul etmesini gerektirmesi muhtemel.

🔹 Avrupa’nın bunu telafi etmek için kullanabileceği en güçlü araç ise Ukrayna’nın AB üyelik sürecini hızlandırmak olabilir.

AB Üyeliği Tartışması

🔹 Daha önce Ukrayna’nın 2027 gibi erken bir tarihte AB’ye katılabileceği yönünde iddialar ortaya atılmıştı.

🔹 Ancak Economist, bunun gerçekçi olmadığını belirtiyor.

🔹 Yetkililer Ukrayna’nın üyelik için gerekli reformları tamamlamasının yaklaşık on yıl sürebileceğini düşünüyor.

Almanya’nın Önerisi

🔹 Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna’ya tam üyelik yerine “ortak üyelik” benzeri bir statü verilmesini önerdi.

🔹 Bu modelde Ukrayna bazı AB kurumlarına erişim sağlayabilecek ancak tam oy hakkı ve tam ekonomik avantajlara sahip olmayacak.

🔹 Ukrayna yönetimi öneriyi adaletsiz buldu ve reddetti.

Ukrayna’da Değişen Ruh Hali

🔹 Kamuoyu araştırmalarına göre Ukraynalıların büyük çoğunluğu hâlâ AB üyeliğini destekliyor.

🔹 Ancak destek özellikle gençler arasında daha hızlı geriliyor.

🔹 Economist’e göre Ukrayna’da “Avrupa bizi kurtaracak” anlayışının yerini giderek daha fazla “biz Avrupa’yı koruyoruz” düşüncesi alıyor.

Reform Baskısı

🔹 Avrupa Birliği, Ukrayna’ya sağlanan mali yardımları hukuk devleti ve reform şartlarına bağladı.

🔹 İlk aşamada 2027’ye kadar çeşitli reformların gerçekleştirilmesi gerekiyor.

🔹 Avrupalı yetkililer reformların beklenenden yavaş ilerlemesinden rahatsızlık duyuyor.

Askerî Sorunlar Sürüyor

🔹 Avrupa para ve silah desteği sağlasa da Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu bazı kritik sistemleri üretmekte zorlanıyor.

🔹 Özellikle şehirleri balistik füzelere karşı koruyacak sistemlerde eksiklik bulunuyor.

🔹 Bu nedenle Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky geçtiğimiz günlerde Donald Trump’tan Patriot önleme füzeleri talep etti.

Avrupa İçin Zaman Daralıyor

🔹 Economist’e göre Avrupa’nın kendi siyasi takvimi de risk oluşturuyor.

🔹 Önümüzdeki yıl Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde seçimler yapılacak.

🔹 Analistler, bazı popülist partilerin iktidara gelmesi halinde Ukrayna’ya verilen desteğin zayıflayabileceğinden endişe ediyor.

Sonuç

🔹 Economist, Ukrayna savaşının artık büyük ölçüde Avrupa’nın sorumluluğuna geçtiğini savunuyor.

🔹 Ancak mevcut stratejinin önemli bölümü hâlâ umutlara dayanıyor: Ukrayna’nın direncinin sürmesi, Trump’ın yeniden Rusya’ya karşı sertleşmesi veya Putin’in müzakereye zorlanması gibi.

🔹 Dergiye göre asıl soru artık savaşın Avrupa’nın savaşı olup olmadığı değil, Avrupa’nın aynı zamanda barışı da sağlayıp sağlayamayacağı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bilgisayar bilimi diplomasını gerçekten istiyor musunuz?

Economist
03.06.2026
Patlayan Bölüm

🔹 Bilgisayar ve bilgi bilimleri, ABD’de en hızlı büyüyen üniversite alanlarından biri haline geldi.

🔹 Son on yılda bu alandaki mezun sayısı, ortalama akademik bölümlere göre yaklaşık 6,5 kat daha hızlı arttı.

🔹 Bölüm bugün ABD’de en popüler dördüncü eğitim alanı konumunda.

Beklenmedik Üniversiteler Öne Çıkıyor

🔹 En büyük büyüme, seçiciliği düşük ve büyük ölçüde çevrim içi eğitim veren kurumlarda yaşanıyor.

🔹 Idaho’daki Brigham Young University-Idaho, 2024 yılında 2.000’den fazla bilgisayar ve bilgi bilimi diploması verdi.

🔹 Bu rakam üniversiteyi birçok prestijli kurumun önüne taşıdı.

🔹 Oysa aynı üniversite 2022 yılında yalnızca 639 mezun vermişti.

Yapay Zekâ ve Hızlandırılmış Diplomalar

🔹 Birçok üniversite artık dönem başına sabit ücret alan ve öğrencilerin dersleri çok daha hızlı tamamlamasına izin veren sistemler kullanıyor.

🔹 Bazı yüksek lisans programları altı ay gibi kısa sürelerde tamamlanabiliyor.

🔹 Yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması da bu süreci hızlandırıyor.

Bilgisayar Bilimciler Yapay Zekâyı Daha Fazla Kullanıyor

🔹 Berkeley Üniversitesi araştırmasına göre bilgisayar bilimi öğrencilerinin yüzde 62’si üretken yapay zekâyı düzenli olarak kullanıyor.

🔹 Tüm öğrencilerde bu oran yüzde 37 seviyesinde.

🔹 Yapay zekâ kullanan bilgisayar bilimi öğrencilerinin yaklaşık onda biri bu teknolojiyi kopya çekmek amacıyla kullandığını kabul etti.

Maaşlar Hâlâ Yüksek

🔹 Bilgisayar ve bilgi bilimi mezunlarının 2024 yılındaki medyan başlangıç maaşı 89 bin dolar oldu.

🔹 Yüksek lisans mezunlarında başlangıç maaşı 106 bin doların üzerine çıktı.

🔹 Bu ücretler hâlâ birçok bölümün oldukça üzerinde bulunuyor.

Ancak Yeni Bir Sorun Var

🔹 Economist’e göre yapay zekâ aynı anda hem mezun arzını artırıyor hem de giriş seviyesindeki yazılım geliştirici pozisyonlarına olan talebi azaltıyor olabilir.

🔹 Şirketler artık bazı temel yazılım görevlerini yapay zekâ sistemleriyle gerçekleştirebiliyor.

🔹 Bu durum özellikle kariyerinin başındaki mühendisler için risk oluşturuyor.

Paradoks

🔹 Ortaya ilginç bir çelişki çıkıyor.

🔹 Öğrenciler yapay zekâ kullanarak daha hızlı diploma alabiliyor.

🔹 Ancak mezun olduklarında girmeyi hedefledikleri mesleklerin bir kısmı yine yapay zekâ tarafından tehdit ediliyor.

Economist’in Sonucu

🔹 Bilgisayar bilimi hâlâ yüksek gelir sağlayan ve cazibesini koruyan bir alan.

🔹 Ancak geçmişte olduğu gibi otomatik olarak garanti iş ve yüksek maaş anlamına gelmeyebilir.

🔹 Yapay zekâ çağında sadece diploma sahibi olmak değil, karmaşık problem çözme, sistem tasarımı ve yapay zekâ araçlarını etkin kullanabilme becerileri giderek daha önemli hale geliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Economist: Geleceği öğrenmek istiyorsanız borsaya güvenmeyin

Economist
03.06.2026
Piyasalar Her Zaman Haklı mı?

🔹 Ekonomi dünyasında uzun yıllardır etkili olan “etkin piyasa hipotezi”, yatırımcıların tüm bilgileri hızla fiyatlara yansıttığını ve piyasa fiyatlarının geleceğe ilişkin en iyi tahminleri sunduğunu savunur.

🔹 Ancak Economist’e göre günümüz piyasaları bu teoriden giderek uzaklaşıyor.

🔹 Meme hisseleri, sosyal medya kaynaklı spekülasyonlar ve aşırı değerlemeler, fiyatların temel ekonomik gerçeklerden kopabildiğini gösteriyor.

GameStop ve Nvidia Örneği

🔹 2020’de bireysel yatırımcıların gözdesi haline gelen GameStop hisseleri hâlâ o döneme göre 20 kattan fazla değerli.

🔹 Şirketin faaliyet performansı buna paralel bir gelişme göstermedi.

🔹 Buna rağmen hisselerin performansı, yapay zekâ devriminin en büyük kazananlarından biri olan Nvidia’ya yakın seviyelerde gerçekleşti.

Nobel Ödüllü Eleştiri

🔹 Nobel ödüllü ekonomist Robert Shiller, onlarca yıl önce piyasa fiyatlarının yalnızca yeni bilgilerle açıklanamayacak kadar oynak olduğunu göstermişti.

🔹 Araştırmalar, hisse senetlerinin zaman zaman ekonomik temellerin haklı çıkaramayacağı ölçüde yükselip düştüğünü ortaya koydu.

🔹 Bu durum yatırımcıların yalnızca rasyonel beklentilerle hareket etmediğine işaret ediyor.

Yeni Teori: Esnek Olmayan Piyasalar

🔹 Son yıllarda bazı akademisyenler “esnek olmayan piyasalar hipotezi” adı verilen farklı bir yaklaşım geliştirdi.

🔹 Teori, hisse fiyatlarının şirket kâr beklentilerinden çok para giriş ve çıkışlarından etkilendiğini savunuyor.

🔹 Harvard Üniversitesi’nden Xavier Gabaix ve Chicago Üniversitesi’nden Ralph Koijen, piyasaya giren her 1 dolarlık yeni paranın toplam piyasa değerini 3 ila 8 dolar arasında artırabildiğini hesaplıyor.

Neden Oluyor?

🔹 Teoriye göre birçok yatırımcı yükselen piyasada daha fazla alım yapıyor.

🔹 Emeklilik fonları gibi büyük kurumlar ise belirli hisse-tahvil oranlarını korumak için yükselen piyasalarda da hisse tutmaya devam ediyor.

🔹 Değer yatırımcıları ise ancak fiyatlar ciddi şekilde düştüğünde alım yapıyor.

🔹 Sonuç olarak piyasaya giren yeni para, şirketlerin gerçek değerinden bağımsız şekilde fiyatları yukarı taşıyabiliyor.

Fiyatlar Geleceği Göstermeyebilir

🔹 Economist’e göre birçok yatırımcı hisse satın alırken şirketlerin gelecekteki kârlarını ayrıntılı biçimde analiz etmiyor.

🔹 Düzenli maaşından yatırım yapan bireyler veya belirli getiri hedeflerini takip eden kurumsal fonlar da fiyatları etkiliyor.

🔹 Bu nedenle yükselen piyasa her zaman güçlü ekonomik temeller anlamına gelmeyebilir.

Ana Sonuç

🔹 Economist, borsa fiyatlarının geleceğe dair kusursuz bir rehber olduğu düşüncesine şüpheyle yaklaşıyor.

🔹 Hisse fiyatları çoğu zaman şirketlerin gelecekteki performansından ziyade para akışları, yatırımcı davranışları ve piyasa psikolojisi tarafından şekillenebiliyor.

🔹 Bu nedenle yalnızca borsanın yönüne bakarak ekonomik geleceği tahmin etmeye çalışmanın yatırımcılar için tehlikeli olabileceği vurgulanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in yüksek teknoloji hamlesi ülkenin büyük bölümünü geride bırakıyor

Economist
03.06.2026
Pekin’in Büyük Planı

🔹 Çin yönetimi, ekonomik geleceğini ileri teknoloji üretimi üzerine kurmaya çalışıyor.

🔹 Bu kapsamda yüzlerce şehir, yüksek teknoloji merkezlerine dönüşmek için teşvikler, sanayi parkları ve yatırım programları oluşturuyor.

🔹 Amaç, eski sanayi şehirlerini “yenilikçi” ve yüksek yaşam kalitesine sahip merkezlere dönüştürmek.

Tianshui Örneği

🔹 Gansu eyaletindeki Tianshui kenti, bu dönüşümün sembollerinden biri olarak gösteriliyor.

🔹 Şehir son yıllarda sensörler, makine takımları ve diğer ileri teknoloji ürünleri üretecek yeni tesisler kurdu.

🔹 Hatta gelecekte üretmeyi hedeflediği ürünleri sergilemek için “Tianshui Industry 2050” adlı bir fuar alanı da oluşturdu.

Halk Daha Zengin Olmadı

🔹 Buna rağmen kent sakinlerinin yaşam standardında belirgin bir iyileşme görülmedi.

🔹 Kişi başına düşen gelir bakımından Tianshui’nin Pekin’e göre konumu son on yılda daha da geriledi.

🔹 Kent ekonomisi 2025 yılında ulusal büyüme hızının yaklaşık iki puan altında kaldı.

Robotlar Var, İş Yok

🔹 Yeni nesil fabrikalar yüksek derecede otomasyon kullanıyor.

🔹 Bu nedenle tesisler beklenen ölçüde istihdam yaratamıyor.

🔹 Yerel halk, fabrikalarda bulunan işlerin çoğunun düşük ücretli olduğunu söylüyor.

🔹 Fabrika çalışanlarının aylık yaklaşık 3.000 yuan kazandığı, bunun Şanghay gibi büyük şehirlerde elde edilebilecek ücretlerin yaklaşık yarısı olduğu belirtiliyor.

Gençler Göç Ediyor

🔹 İş fırsatlarının sınırlı olması nedeniyle genç nüfus daha zengin bölgelere taşınıyor.

🔹 Son on yılda Tianshui’nin nüfusu yaklaşık 500 bin kişi azalarak 2,9 milyona düştü.

🔹 Yerel gençler kentin en iyi günlerinin geride kaldığını düşünüyor.

Teknoloji Zenginleri ve Diğerleri

🔹 Yüksek maaşlı teknoloji işleri büyük ölçüde Pekin, Şanghay ve Shenzhen gibi kıyı şehirlerinde yoğunlaşıyor.

🔹 Bu şehirler güçlü üniversitelere, nitelikli iş gücüne ve gelişmiş tedarik zincirlerine sahip.

🔹 Bazı teknoloji çalışanlarının yıllık maaşları 1 milyon yuanı aşabiliyor.

🔹 Ancak iç bölgelerdeki şehirlerin çoğunun bu tür yatırımları çekme şansı bulunmuyor.

Eğitim Sorunu

🔹 Economist’e göre Çin iş gücünün yaklaşık yüzde 60’ı lise eğitimi bile almamış durumda.

🔹 Bu da yaklaşık 500 milyon kişiye karşılık geliyor.

🔹 Bu nüfusun büyük kısmı küçük ve daha yoksul şehirlerde yaşıyor.

Emlak Krizi Ek Baskı Yaratıyor

🔹 Çin’de devam eden emlak krizi özellikle küçük şehirleri sert vuruyor.

🔹 Tianshui’de konut yatırımları geçen yıl yüzde 40’tan fazla geriledi.

🔹 Şehrin çevresinde tamamlanmamış beton apartman projeleri bulunuyor.

🔹 Perakende satışlar 2025 yılında yüzde 5’in üzerinde düştü.

Gelir Eşitsizliği Artıyor

🔹 Zhejiang Üniversitesi’nden Li Shi’nin araştırmasına göre düşük gelirli kesimlerin gelir artışı son yıllarda ciddi biçimde yavaşladı.

🔹 En düşük gelir grubundaki çalışanların gelirleri 2018-2023 döneminde yılda yalnızca yaklaşık yüzde 2 arttı.

🔹 Aynı dönemde genel ortalama gelir artışı yaklaşık yüzde 5 seviyesinde gerçekleşti.

Pekin Sorunun Farkında

🔹 Çin yönetimi, yüksek teknoloji yatırımlarının tek başına ekonomik sorunları çözmeyeceğini kabul ediyor.

🔹 Mart ayında açıklanan yeni beş yıllık planda yalnızca fabrikalara değil insanlara da yatırım yapılması gerektiği vurgulandı.

🔹 Özellikle yoksul ailelerin çocuklarının eğitimine daha fazla kaynak aktarılması hedefleniyor.

Kısır Döngü Riski

🔹 Ancak yoksul şehirlerin eğitim yatırımlarını artırması kolay görünmüyor.

🔹 Örneğin Tianshui, öğrenci başına eğitim harcamasında Pekin’in üçte birinden daha az kaynak ayırabiliyor.

🔹 Kentin vergi gelirleri geçen yıl yaklaşık yüzde 10 düştü.

🔹 Economist’e göre Çin’in teknoloji hamlesi bazı büyük şehirleri daha da zenginleştirirken, ülkenin geniş iç kesimlerinin ekonomik olarak geride kalma riskini artırıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İsrail’in üstün askerî gücüne rağmen Hizbullah neden daha dirençli görünüyor?

New York Times
03.06.2026
Dronlar Savaşın Kurallarını Değiştiriyor

🔹 New York Times’a göre son yıllardaki savaşlar, büyük askerî güçlerin daha küçük rakiplerini hızlı şekilde yenmesinin giderek zorlaştığını gösteriyor.

🔹 Rusya Ukrayna’da, ABD İran’da ve İsrail Lübnan’da beklediğinden daha dirençli rakiplerle karşılaştı.

🔹 Haberde özellikle insansız hava araçlarının bu değişimin en önemli unsurlarından biri olduğu vurgulanıyor.

Silahsızlandırma Fırsatı Kaçtı

🔹 2024 ateşkesi sonrasında Hizbullah’ın kademeli olarak silahsızlandırılması için nadir görülen bir fırsat ortaya çıkmıştı.

🔹 Lübnan’daki yeni cumhurbaşkanı ve başbakan da silahsızlanmayı öncelik ilan etmişti.

🔹 Lübnan ordusuna, Hizbullah’ın silahlarının yıl sonuna kadar tasfiye edilmesine yönelik plan hazırlama görevi verilmişti.

İsrail’in Hesabı

🔹 İsrail, diplomasiyle sağlanamayan sonucu askerî güç kullanarak elde edebileceğine inanıyordu.

🔹 Başbakan Benjamin Netanyahu, Hizbullah tehdidinin “bir kez ve sonsuza kadar” ortadan kaldırılacağını söylemişti.

🔹 İsrail ordusu, Lübnan’da tampon bölge oluşturarak Hizbullah’ı sınırdan uzaklaştırmayı planlıyordu.

Beklenmeyen Engel

🔹 Habere göre İsrail’in yeterince hesaba katmadığı unsur, Hizbullah’ın yoğun şekilde kullandığı dronlar oldu.

🔹 Hizbullah, hem Lübnan’da hem de İsrail içinde askerleri ve komutanları hedef almak için insansız hava araçları kullandı.

🔹 Örgüt, saldırı görüntülerini sosyal medyada yayımlayarak psikolojik etki de oluşturdu.

Çıkmaza Giren Savaş

🔹 New York Times’a göre üç aylık çatışmaların ardından savaş bir çıkmaz görünümü aldı.

🔹 İsrail’in yıkıcı saldırılarına rağmen Hizbullah savaşın başına kıyasla daha yetenekli görünmeye başladı.

🔹 Bazı durumlarda İsrail askerlerinin dron saldırıları karşısında savunmasız kaldığı belirtiliyor.

Nasrallah Sonrası

🔹 İsrail daha önce Hizbullah lideri Hassan Nasrallah’ı öldürmüş, örgütün iletişim altyapısına ağır darbeler vurmuş ve silah stoklarının önemli bölümünü imha etmişti.

🔹 Buna rağmen örgüt yeniden toparlanmayı başardı.

Lübnan’daki Etki

🔹 Habere göre İsrail’in işgali, Hizbullah destekçileri arasında örgütün İsrail’e karşı gerekli bir direniş gücü olduğu düşüncesini güçlendirdi.

🔹 Bu durum silahsızlanma ihtimalini daha da zorlaştırdı.

Bölgesel Sonuçlar

🔹 Lübnan’da birçok kişi devletin silahlı güç kullanımı konusunda tek otorite olmasını istiyor.

🔹 Destekçiler, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasının ülkenin bölgesel çatışmalara sürüklenmesini önleyebileceğini savunuyor.

🔹 Ancak New York Times’a göre birkaç ay önce açık görünen bu fırsat penceresi büyük ölçüde kapanmış durumda.

Daha Geniş Ders

🔹 Haberde Ukrayna, İran ve Lübnan örneklerinin ortak bir sonucu gösterdiği belirtiliyor: düşük maliyetli dronlar ve asimetrik taktikler, çok daha güçlü orduların üstünlüğünü sınırlayabiliyor.

🔹 Bu nedenle modern savaşlarda askerî güç dengeleri geçmişe kıyasla daha karmaşık hale geliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Araştırmacılar, yapay zekâ ile kendini yayan bilgisayar solucanlarının geliştirilebileceğini gösterdi

New York Times
03.06.2026
Tehlikeli Bir Deney

🔹 Toronto Üniversitesi araştırmacıları, yapay zekâ kullanılarak bilinen herhangi bir bilgisayar güvenlik açığını hedef alabilecek bir bilgisayar solucanının geliştirilebileceğini gösterdi.

🔹 Araştırmacılar, oluşturdukları prototipin test ağında insan müdahalesi olmadan yayıldığını açıkladı.

🔹 Çalışmanın ayrıntıları saldırganların yararlanmasını önlemek amacıyla kısmen gizlendi.

Bilgisayar Solucanı Nedir?

🔹 Bilgisayar solucanları, insan müdahalesi olmadan bir cihazdan diğerine yayılabilen zararlı yazılımlar olarak biliniyor.

🔹 Geçmişte SQL Slammer, Conficker, Stuxnet ve WannaCry gibi solucanlar dünya çapında milyonlarca sistemi etkiledi.

🔹 Bu yazılımlar veri hırsızlığı, dosya silme ve fidye saldırıları gibi büyük zararlar oluşturmuştu.

Yapay Zekâ Farkı

🔹 Yeni yaklaşımın en dikkat çekici yönü, solucanın karşılaştığı her cihaz için farklı saldırı yöntemleri geliştirebilmesi.

🔹 Araştırmacılar, sistemin yeni saldırı stratejileri üzerinde “akıl yürütebildiğini” belirtiyor.

🔹 Bu nedenle tek bir yazılım güncellemesiyle tüm ağı korumak çok daha zor hale gelebilir.

Windows ve Linux

🔹 Prototip hem Windows hem de Linux sistemlerini hedef alabilecek şekilde tasarlandı.

🔹 Daha güçlü bir bilgisayarda çalışsa da aynı ağ üzerindeki dizüstü bilgisayarlar, yazıcılar ve kameralar gibi daha zayıf cihazlara saldırabiliyor.

Açık Kaynak Endişesi

🔹 Araştırmacılar, kullanılan yapay zekâ modelinin açık kaynaklı veya açık ağırlıklı bir sistem olduğunu belirtti.

🔹 Bu tür modeller internette serbestçe paylaşılabildiği için kullanımını sınırlandırmak mümkün olmuyor.

🔹 Çalışma, güçlü açık kaynak yapay zekâ modellerinin siber güvenlik açısından yeni riskler yaratabileceği tartışmalarını artırdı.

Anthropic ve OpenAI Bağlantısı

🔹 Anthropic, nisan ayında Claude Mythos modelinin siber saldırılar için kötüye kullanılabileceği gerekçesiyle erişimini sınırlamıştı.

🔹 Şirket modeli yalnızca kritik altyapı işleten yaklaşık 40 kuruluşa açmıştı.

🔹 Daha sonra OpenAI de benzer yeteneklere sahip sistemlerinin dağıtımını kontrollü biçimde gerçekleştireceğini duyurdu.

Uzmanların Görüşü

🔹 Araştırmayı yöneten Profesör Nicolas Papernot, böyle bir tehdide karşı savunmanın son derece zor olabileceğini söyledi.

🔹 Papernot, mevcut koşullarda tamamen güvenli sistemler oluşturmanın mümkün olmadığını belirtti.

🔹 Buna karşın bazı uzmanlar laboratuvar ortamındaki sonuçların gerçek dünyada aynı etkiyi göstermeyebileceğini vurguluyor.

Savunma Amaçlı Kullanım

🔹 Araştırmacılar, aynı tekniklerin güvenlik açıklarını tespit etmek ve kapatmak için de kullanılabileceğini ifade etti.

🔹 Toronto Üniversitesi’nden David Lie, solucanın saldırmak yerine tespit ettiği açıkları otomatik olarak düzeltecek şekilde değiştirilebileceğini söyledi.

🔹 Uzmanlara göre teknolojinin etkisi, nasıl kullanıldığına bağlı olacak.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Rusya’nın yoğun saldırıları, savaşta zayıflama işaretlerini gizleyemiyor

New York Times
03.06.2026
Rusya’nın İlerlemesi Yavaşladı

🔹 New York Times’a göre Rusya’nın Ukrayna’daki cephe ilerleyişi son dönemde neredeyse durma noktasına geldi.

🔹 Analistler, Moskova’nın savaşın dördüncü yılında önemli ölçüde ivme kaybettiğini değerlendiriyor.

🔹 Buna rağmen Rusya son günlerde yüzlerce füze ve insansız hava aracıyla Ukrayna’ya yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Müzakere Avantajı Arayışı

🔹 Bazı uzmanlara göre artan saldırılar, Rusya’nın olası barış görüşmeleri öncesinde daha güçlü bir konum elde etme çabasını yansıtıyor.

🔹 Analistler ayrıca Kremlin’in dikkatini İran savaşına çeviren Trump yönetimini yeniden Ukrayna dosyasına çekmeye çalışabileceğini düşünüyor.

Ukrayna’nın Konumu Güçlendi

🔹 Viyanalı askerî analist Franz-Stefan Gady, Ukrayna’nın pozisyonunun bir yıl öncesine göre çok daha güçlü olduğunu söyledi.

🔹 Royal United Services Institute araştırmacısı Jack Watling de Ukrayna’nın artık Rusya’yı ateşkese zorlayabilecek durumda olduğuna yönelik iyimserliğin arttığını belirtti.

Donbas Hedefi Uzaklaşıyor

🔹 Gady’ye göre Rusya’nın 2026 sonuna kadar Donbas’ın tamamını ele geçirme hedefini gerçekleştirmesi zor görünüyor.

🔹 Kremlin daha önce Donbas’ın tamamının kontrol altına alınmasının ardından ateşkes görüşmelerine dönmeyi planlıyordu.

Rusya İlk Kez Toprak Kaybetti

🔹 Ukraynalı açık kaynak istihbarat grubu DeepState UA, Rus ordusunun Mayıs ayında kazandığından daha fazla toprak kaybetmiş göründüğünü bildirdi.

🔹 Bu, Ukrayna’nın 2023 karşı taarruzundan bu yana ilk kez yaşanan bir durum olarak değerlendirildi.

🔹 Aynı dönemde Rus saldırılarının sayısı yüzde 37,5 artmasına rağmen ilerleme sağlanamadı.

Asker Kayıpları

🔹 Birleşik Krallık istihbarat teşkilatı başkanı Anne Keast-Butler, savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 500 bin Rus askerinin öldüğünü söyledi.

🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya’nın her ay 15 ila 20 bin asker kaybettiğini belirtti.

🔹 Rubio, bunların yaralı değil doğrudan ölen askerler olduğunu vurguladı.

Zorla Seferberlik İddiaları

🔹 Habere göre Rusya, işgal altındaki Donetsk ve Luhansk bölgelerinde asker açığını kapatmak için daha sert yöntemlere başvuruyor.

🔹 Öğrencilerin askerlik ertelemelerinin kaldırıldığı ve zorunlu kayıt uygulamalarının artırıldığı belirtiliyor.

🔹 Baskınlar ve yasal yaptırım tehditleriyle Ukraynalıların Rus ordusuna katılmaya zorlandığı öne sürülüyor.

Avrupa Desteği Sürüyor

🔹 Ukrayna son dönemde Avrupa’dan yeni askerî destek paketleri aldı.

🔹 Finlandiya yaklaşık 149 milyon dolar değerinde yeni silah paketi açıkladı.

🔹 İsveç ise 16 adet Saab JAS 39 Gripen savaş uçağı vereceğini duyurdu.

Barış Görüşmeleri

🔹 Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna’nın Donbas’tan çekilmesi halinde savaşın hızla sona erebileceğini söyledi.

🔹 Ancak aynı zamanda barış görüşmelerinin şu anda fiilen durma noktasında olduğunu kabul etti.

🔹 Marco Rubio da ABD’nin arabuluculuk girişimlerinin son aylarda ivme kaybettiğini belirtti.

Petrol Gelirleri Faktörü

🔹 Rubio’ya göre Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle yükselen petrol fiyatları Rusya’ya ekonomik açıdan geçici bir rahatlama sağladı.

🔹 Buna rağmen Rubio, Ukrayna tarafının cephedeki durum konusunda giderek daha fazla özgüven kazandığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetimi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma kapasitesini küçümsemiş olabilir

New York Times
03.06.2026
Savaş Öncesi Uyarılar

🔹 New York Times’a göre İran, savaş başlamadan kısa süre önce Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sağlamaya yönelik canlı ateş tatbikatları gerçekleştirdi.

🔹 Tatbikatın adı “Hürmüz Boğazı’nın Akıllı Kontrolü” olarak duyuruldu.

🔹 Habere göre bu faaliyetler İran’ın boğazı hedef alabileceğine dair açık bir işaret olarak değerlendirilebilirdi.

Eski Savaş Senaryoları

🔹 ABD yönetimleri yıllar boyunca İran ile olası çatışmalara ilişkin çok sayıda savaş oyunu yürüttü.

🔹 Bu senaryoların hemen hepsinde İran’ın büyük bir ABD saldırısına Hürmüz Boğazı’nı kapatarak karşılık vereceği varsayıldı.

🔹 Eski Obama yönetimi yetkilisi Dennis Ross, savaş oyunlarında ilk ele alınan konunun istisnasız biçimde Hürmüz Boğazı olduğunu söyledi.

Trump’ın Hesabı

🔹 Habere göre Trump yönetimi İran’ın boğazı kapatma kapasitesini ve isteğini olduğundan düşük değerlendirmiş olabilir.

🔹 Bazı yetkililer İran’ın kendi petrol ihracatına zarar vereceği için böyle bir adım atmayacağını düşünüyordu.

🔹 Dönemin Dışişleri Bakanı Marco Rubio daha önce böyle bir hamleyi İran için “ekonomik intihar” olarak nitelendirmişti.

Beklenmeyen Taktik

🔹 ABD planlamalarının önemli bölümü İran’ın boğazı yoğun mayınlama yoluyla kapatacağı varsayımına dayanıyordu.

🔹 Ancak İran ağırlıklı olarak kıyı konuşlu füzeler ve insansız hava araçları kullanarak gemi trafiğini durdurdu.

🔹 Bu yöntem, İran’ın kendi petrol sevkiyatlarını uzun süre sürdürebilmesine de olanak sağladı.

Dronların Rolü

🔹 Haberde, İran’ın özellikle düşük maliyetli insansız hava araçlarını etkili biçimde kullanmasının ABD hesaplarını bozduğu belirtiliyor.

🔹 Biden döneminde yapılan bazı savaş oyunlarında dronların bu kadar belirleyici rol oynayacağı öngörülmemişti.

🔹 Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, ABD ordusunun insansız hava aracı tehdidine karşı yeterince hazırlıklı olmadığını savundu.

Rejim Değişikliği Beklentisi

🔹 Habere göre Trump ve bazı danışmanları İran yönetiminin hızlı şekilde çökeceğini veya devrilebileceğini düşünmüş olabilir.

🔹 İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun İran yönetiminin devrilebileceği yönünde güvence verdiği öne sürülüyor.

🔹 Ancak İran liderliği ayakta kaldı ve Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını sürdürdü.

Müttefik Hesabı da Tutmadı

🔹 Trump yönetimi, İran’ın boğazı kapatması halinde müttefik ülkelerin ABD ile birlikte harekete geçeceğini bekliyordu.

🔹 Ancak ABD dışındaki ülkeler geniş çaplı bir askerî operasyona katılmaya istekli davranmadı.

🔹 İngiltere ve Fransa öncülüğündeki bazı ülkeler ancak ABD ile İran arasında resmî bir anlaşma sağlandıktan sonra katkı vermeye sıcak bakıyor.

Boğazı Açmanın Zorluğu

🔹 Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nı tamamen açmak, İran kıyılarındaki füze, mayın, tekne ve İHA ağını etkisiz hale getirmeyi gerektiriyor.

🔹 Eski CIA analisti Kenneth Pollack, bunun için İran kıyılarında çok geniş çaplı askerî operasyon gerekebileceğini söyledi.

🔹 Pollack, İran’ın şimdiye kadar yaptığı hamlelerin savaş oyunlarında yıllardır öngörülen senaryolarla büyük ölçüde uyumlu olduğunu belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

AB, savaşın etkileri ve küresel rekabet nedeniyle 1 milyondan fazla işi kaybetme riskiyle karşı karşıya

Bloomberg
03.06.2026
1 Milyondan Fazla İş Tehlikede

🔹 Avrupa Komisyonu’nun analizine göre Avrupa Birliği’nde bu yıl 1 milyondan fazla iş risk altında bulunuyor.

🔹 Komisyon, İran savaşı kaynaklı ekonomik etkiler ve artan küresel rekabet nedeniyle iş kayıplarının hızlanabileceği uyarısında bulundu.

Enerji Maliyetleri

🔹 Analize göre yükselen enerji maliyetleri nedeniyle yaklaşık 560 bin kişinin işi tehlike altında.

🔹 En fazla etkilenecek sektörlerin inşaat, metal, kimya ve ulaştırma olması bekleniyor.

🔹 Avrupa şirketleri, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Rus enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltmanın maliyetlerini yıllardır taşıyor.

🔹 Bu yıl İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla enerji baskısı daha da arttı.

Otomotiv Sektörü

🔹 Avrupa otomotiv sektöründe yaklaşık 600 bin işin baskı altında olduğu değerlendiriliyor.

🔹 Sektör, hem talep zorluklarıyla hem de küresel rekabetle mücadele ediyor.

🔹 Özellikle Çinli ve ABD’li üreticilerle rekabet Avrupa’daki üreticiler üzerinde baskı oluşturuyor.

Batarya ve Güneş Paneli Üretimi

🔹 Elektrikli araçlar için kritik öneme sahip batarya üretiminde yaklaşık 85 bin iş risk altında bulunuyor.

🔹 Güneş paneli üretimiyle bağlantılı yaklaşık 60 bin iş de tehdit altında görülüyor.

🔹 Avrupa Birliği, yerli temiz enerji sanayisini korumaya yönelik çeşitli programlar üzerinde çalışıyor.

ABD ve Çin Baskısı

🔹 Avrupa şirketleri elektrikli araçlar, güneş panelleri, yapay zekâ ve diğer dijital teknolojilerde ABD ve Çinli rakipleriyle mücadelede zorlanıyor.

🔹 Avrupa Birliği, rekabet gücünü artırmaya yönelik planları hızlandırmaya çalışsa da ABD ve Çin’in gerisinde kalmaya devam ediyor.

Yoksulluk Riski

🔹 Avrupa Komisyonu’nun yayımlayacağı değerlendirmelerde yoksullukla mücadele stratejilerine özel vurgu yapılması bekleniyor.

🔹 Komisyona göre düşük ücretli işlerde çalışan her beş kişiden biri, verimlilik artışının sınırlı olduğu sektörlerde görev yapıyor.

🔹 Yetkililer, ekonomik baskıların istihdam üzerindeki etkisinin sosyal sorunları da derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.

AB’nin Mesajı

🔹 Avrupa Komisyonu, üye ülkelerin bütçe açıklarını azaltma taahhütlerini de değerlendirecek.

🔹 Ülkelere ekonomi ve iş gücü piyasalarını güçlendirmeye yönelik yeni tavsiyeler sunulacak.

🔹 Brüksel, rekabet gücünü artıracak reformların hızlandırılması gerektiğini vurguluyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

70 yaş üzerindeki şirket yönetim kurulu üyelerinin oranı hızla yükseliyor

Bloomberg
03.06.2026
Yaşlı Yönetim Kurulları Dönemi

🔹 ABD’de halka açık şirketlerin yönetim kurullarında 70 yaş üzerindeki üyelerin oranı hızla artıyor.

🔹 Bloomberg verilerine göre Russell 3000 endeksindeki şirketlerde 70 yaş üstü yöneticilerin payı 2023’teki yüzde 18,4 seviyesinden yüzde 22,7’ye yükseldi.

🔹 Bu artış, ABD şirket yönetimlerinin giderek yaşlandığına işaret ediyor.

Neden Tercih Ediliyorlar?

🔹 Kurumsal yönetim uzmanlarına göre şirketler ekonomik belirsizlik dönemlerinde deneyimli yöneticileri kaybetmek istemiyor.

🔹 Gümrük tarifeleri, savaşlar ve enflasyon gibi risklerin arttığı ortamda geçmiş krizleri yaşamış yöneticilerin daha değerli görüldüğü belirtiliyor.

🔹 Yönetici arama şirketi Spencer Stuart’tan Rebecca Thornton, şirketlerin bu ekonomik döngülerde deneyim sahibi eski CEO’ları yönetim kurullarında tutmaya çalıştığını söyledi.

Kurallar Değişiyor

🔹 Bazı şirketler yaş sınırlarını kaldırarak mevcut üyelerin daha uzun süre görev yapmasını sağlıyor.

🔹 Conference Board verilerine göre yönetim kurulu üyeleri için yaş sınırı bulunmayan S&P 500 şirketlerinin sayısı 2020’den bu yana yüzde 30 arttı.

Yapay Zekâ Endişesi

🔹 Eleştirmenler, yaşlı yönetim kurullarının özellikle yapay zekâ çağında şirketleri dezavantajlı konuma düşürebileceğini savunuyor.

🔹 Korn Ferry’den Anthony Goodman, birçok 70 yaş üstü yönetim kurulu üyesinin en az on yıldır aktif iş hayatında bulunmadığını belirtti.

🔹 Goodman’a göre bu kişilerden yapay zekâ gibi daha önce deneyimlemedikleri alanlarda büyük sermaye tahsisi kararları vermeleri bekleniyor.

Tersine Dönen Eğilim

🔹 2010’lu yılların başındaki dijital dönüşüm döneminde şirketler yeni teknolojilere daha hâkim oldukları düşüncesiyle daha genç yönetim kurulu üyelerini tercih ediyordu.

🔹 2019-2022 döneminde de yönetim kurullarındaki 70 yaş üstü üyelerin oranı her yıl gerilemişti.

🔹 Bu dönem, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) politikalarının güçlü şekilde desteklendiği yıllara denk geldi.

Çeşitlilikten Deneyime

🔹 Son yıllarda birçok büyük şirket, yönetim kurulu seçimlerinde çeşitlilik kriterlerini kullanma taahhütlerinden geri adım attı.

🔹 Bloomberg’e göre bu değişim, daha deneyimli ve genellikle daha yaşlı adaylara olan talebi artırdı.

Yeni Kan Eksikliği Riski

🔹 Uzmanlar, aynı isimlerin uzun süre görev yapmasının yönetim kurulu aday havuzunu daraltabileceği uyarısında bulunuyor.

🔹 Danışman Kathy Gersch, sürekli aynı deneyimli isimlerin tercih edilmesinin yeni bakış açılarını sisteme sokmayı zorlaştırdığını söyledi.

Çözüm Önerisi

🔹 Gersch, yönetim kurulu üyeleri için görev süresi sınırı uygulanmasını öneriyor.

🔹 Tavsiyesine göre üyeler en fazla 9 ila 12 yıl görev yapmalı.

🔹 Böylece yönetim kurulları tamamen değişmeden düzenli olarak yenilenebilir ve yeni perspektifler sisteme dahil edilebilir.

← Ana sayfaya dön