Büyük Veri Merkezi İsyanı
Atlantic
🔹 Iowa eyaletinin Clinton kentinde, QTS adlı geliştiricinin Blackstone adına planladığı dev veri merkezi projesi çevresinde yerel bir muhalefet hareketi oluştu.
🔹 Proje, her biri 500 bin fit kare olan 10 binadan oluşacak ve yaklaşık 1.100 dönümlük alanı kaplayacak. Tesis, anonim bir müşteri için yapay zekâ veri merkezi olarak planlanıyor.
🔹 Proje görüşmeleri yaklaşık iki yıl boyunca özel toplantılar, gizlilik anlaşmaları ve “Saturday River” kod adıyla yürütüldü. Teklif, 27 Nisan’da ilçe meclisi toplantısında kamuoyuna açıklandı.
🔹 Clinton sakinleri su tüketimi, elektrik şebekesinin kapasitesi, toprak kirliliği, düşük frekanslı ses, sürekli aydınlatma, dışarıdan gelecek yükleniciler ve kırsal yaşamın kalıcı biçimde değişmesi konusunda kaygı duyuyor.
🔹 Kent konseyi, 9 Haziran’da veri merkezinin risklerini değerlendirmek için 120 günlük moratoryum önerisini reddetti. Bunun ardından veri merkezlerinin inşası ve kullanımına ilişkin yönetmelik hazırlanmaya başlandı.
🔹 Theresa Andrews ve diğer sakinler, “Clintonians Against Data Centers” adlı grubu kurdu. Grupta Cumhuriyetçiler ve Demokratlar birlikte yer alıyor.
🔹 Yakın tarihli bir NBC anketinde Amerikalıların yaklaşık yüzde 70’i kendi bölgelerinde veri merkezi yapılmasına karşı çıktı. ABD’de 500’den fazla yerel yönetim moratoryum veya yasak kararı aldı.
🔹 Clinton Belediye Başkanı Scott Maddasion, projenin yıllık 20 milyon dolar emlak vergisi getirebileceğini söyledi. Grow Clinton Başkanı Andy Sokolovich bu miktarın 30 milyon dolara yaklaşabileceğini açıkladı.
🔹 QTS vergi teşviki talep etmedi ve tesis için gerekli altyapı iyileştirmelerinin tamamını karşılamayı planlıyor. Alliant Energy, veri merkezinin yüksek elektrik talebine ilişkin maliyetlerin mevcut müşterilere yansımayacağını duyurdu.
🔹 Eylül ayındaki beş saatten uzun süren toplantıda en tartışmalı konu, veri merkezi binalarıyla konutlar arasındaki mesafe oldu. Taslak yönetmelik 1.000 fit mesafe öngörürken muhalifler 1.500 fit, geliştirici tarafı ise 500 fit mesafe talep etti.
🔹 Ryan Wisor, yönetmeliğin belirli bir işletmeye uyum sağlamak yerine vatandaşları ve mülklerini koruması gerektiğini söyledi.
🔹 Clinton’daki tartışma kişisel ilişkileri de etkiledi; belediye meclisi üyelerine duyulan güven azaldı, bazı aile bireyleri iletişimi kesti ve belediye başkanı ölüm tehdidi aldı.
🔹 Projenin kentte yaygın memnuniyetsizlik ve zarar gören ilişkiler eşliğinde ilerlemesi bekleniyor.