← Ana sayfaya dön

ABD’nin iki üst düzey istihbarat kurumu arasında ciddi kriz yaşanıyor

Reuters
03.06.2026
Kurumlar Arasında Çatışma

🔹 Reuters’ın özel haberine göre ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ile Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi (ODNI) arasında bir yılı aşkın süredir devam eden ciddi anlaşmazlıklar bulunuyor.

🔹 Çatışmanın, ABD başkanlarının dış politika kararlarında kullandığı istihbarat analizlerinin hazırlanmasını olumsuz etkilediği belirtiliyor.

İran Savaşı Analizleri Etkilendi

🔹 Reuters’a konuşan kaynaklara göre CIA, ODNI tarafından hazırlanan bazı istihbarat değerlendirmelerine katkı vermeyi durdurdu.

🔹 Bunlar arasında İran savaşıyla ilgili analizler de bulunuyor.

🔹 CIA ve ODNI’nin artık birçok konuda fiilen ayrı analiz yapıları gibi çalıştığı ifade ediliyor.

Tartışmanın Merkezindeki İsim

🔹 Sorunun merkezinde, eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard tarafından 2025 yılında kurulan Director’s Initiatives Group adlı özel ekip yer alıyor.

🔹 CIA, bu grubun geleneksel istihbarat paylaşım ve gizlilik prosedürlerini aşarak hareket ettiğini savunuyor.

🔹 ODNI yetkilileri ise CIA’nın grubun bilgi erişimini sistematik biçimde engellediğini öne sürüyor.

11 Eylül Sonrası Reformlar Sorgulanıyor

🔹 ODNI, 11 Eylül saldırılarından sonra ABD’nin 18 istihbarat kurumunu daha iyi koordine etmek amacıyla kurulmuştu.

🔹 Reuters’a göre yaşanan kriz, bu reformların kurumlar arası çekişmeleri tamamen ortadan kaldıramadığını gösteriyor.

Kritik Dönemde Kriz

🔹 Kurumlar arasındaki gerilim, ABD’nin İran’la savaş halinde olduğu ve aynı anda Çin ile Rusya kaynaklı güvenlik sorunlarıyla uğraştığı bir dönemde yaşanıyor.

🔹 Uzmanlar, koordinasyon eksikliğinin istihbarat hatalarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Gabbard Ayrılıyor

🔹 Tulsi Gabbard geçen hafta görevinden 30 Haziran’da ayrılacağını açıkladı.

🔹 Gabbard, kararının gerekçesi olarak eşinin sağlık durumunu gösterdi.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, geçici olarak Federal Konut Finansmanı Ajansı Başkanı Bill Pulte’yi görevlendireceğini duyurdu.

Başkanlık Günlük Brifingi Tartışması

🔹 Kaynaklara göre Gabbard göreve geldikten sonra Başkanlık Günlük İstihbarat Brifingi üzerinde daha fazla kontrol kurmaya çalıştı.

🔹 Bu raporun hazırlanmasında uzun yıllardır başat rol CIA tarafından yürütülüyordu.

🔹 İki kurum arasındaki ilişkilerin bu dönemde daha da kötüleştiği belirtiliyor.

Kennedy ve Covid Dosyaları

🔹 Tartışmalı çalışma grubu, Başkan John F. Kennedy suikastına ilişkin belgelerin gizliliğinin kaldırılması çalışmalarında görev aldı.

🔹 Grup ayrıca Covid-19’un kökenleri ve seçim makinelerinin güvenliği gibi konuları da araştırıyordu.

🔹 Eleştirmenler, grubun Trump’ın siyasi rakiplerine karşı kullanılabilecek bir araç olarak oluşturulduğunu savunuyor.

Üst Düzey Görevden Almalar

🔹 Mayıs 2025’te Gabbard, Ulusal İstihbarat Konseyi’nin başındaki iki üst düzey CIA yetkilisini görevden aldı.

🔹 ODNI, bu kişilerin “zehirli çalışma ortamı” oluşturduğunu ve istihbaratı siyasallaştırdığını iddia etti.

🔹 Reuters, bu iddiaları destekleyen somut kanıt göremediğini belirtiyor.

Gizli CIA Görevlisinin Kimliği Açığa Çıktı

🔹 Ağustos 2025’te Gabbard, 37 mevcut ve eski yetkilinin güvenlik izinlerini iptal etti.

🔹 Bu süreçte yurt dışında görev yapan gizli bir CIA görevlisinin kimliğinin açığa çıktığı belirtiliyor.

🔹 Gabbard söz konusu kişileri istihbaratı siyasallaştırmakla suçladı ancak kamuoyuna kanıt sunmadı.

Covid İstihbaratı Soruşturması

🔹 Geçen ay bir CIA görevlisi, Senato’da verdiği ifadede CIA’nın Covid-19’un kökenlerine ilişkin bazı istihbarat bilgilerini ilgili çalışma grubundan sakladığını iddia etti.

🔹 Bu iddialar üzerine istihbarat topluluğu müfettişliği tarafından resmî soruşturma başlatıldı.

🔹 Reuters soruşturmanın kapsamını doğrulayamadığını belirtiyor.

Sonuç

🔹 Reuters’a göre CIA ile ODNI arasındaki güven kaybı, ABD istihbarat sisteminin en üst kademelerinde uzun süredir görülmeyen düzeyde kurumsal gerilim yarattı.

🔹 Özellikle İran savaşı gibi kritik konularda ortak analiz üretiminin aksaması, Washington’daki karar alma süreçleri açısından dikkatle izleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran saldırısı Kuveyt Havalimanı’nı vurdu; Kuveyt uçuşları askıya aldı

Reuters
03.06.2026
Havalimanı Hedef Alındı

🔹 İran’a ait füze ve insansız hava araçlarının Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nı hedef aldığı bildirildi.

🔹 Kuveyt Sivil Havacılık Kurumu, saldırının Terminal 1 binasında ciddi hasara yol açtığını açıkladı.

🔹 Yetkililer tüm uçuşların geçici olarak durdurulduğunu ve alternatif havalimanlarına yönlendirildiğini duyurdu.

Can Kaybı ve Yaralılar

🔹 Kuveyt Dışişleri Bakanlığı saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

🔹 Kuveyt Sağlık Bakanlığı ise en az 63 kişinin yaralandığını bildirdi.

🔹 Diplomatik temsilciliklerin ve çeşitli kritik altyapı tesislerinin de zarar gördüğü belirtildi.

Uçuşlar Yeniden Başladı

🔹 Daha sonra Kuveyt Havayolları, havalimanındaki Terminal 4’ten operasyonların yeniden başladığını duyurdu.

🔹 Yetkililer hasarın ağırlıklı olarak uluslararası havayollarının kullandığı Terminal 1’de meydana geldiğini açıkladı.

ABD: Saldırıların Çoğu Başarısız Oldu

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve diğer bölgesel hedeflere yönelik saldırılarının büyük bölümünün engellendiğini veya başarısız olduğunu açıkladı.

🔹 CENTCOM’a göre Bahreyn’e yönelen üç füze havada imha edildi.

🔹 Kuveyt’e atılan iki füzenin ise hedeflerine ulaşmadan düştüğü veya havada parçalandığı belirtildi.

Körfez’de Gerilim Tırmanıyor

🔹 İran Devrim Muhafızları, Bahreyn’de bulunan ABD Beşinci Filosu karargâhını ve bölgedeki bazı askerî hedefleri füze ve dronlarla vurduğunu iddia etti.

🔹 ABD ise bu saldırıların başarısız olduğunu ve üslerinin vurulmadığını açıkladı.

İran’dan Sert Açıklama

🔹 İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki bir İran petrol tankerine ve Keşm Adası’ndaki bir iletişim tesisine saldırdığını öne sürdü.

🔹 Tahran yönetimi bu eylemlerin ateşkes anlayışını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini savundu.

🔹 İran ayrıca Kuveyt ve Bahreyn’i ABD operasyonlarına destek vermekle suçladı.

Körfez Ülkelerinden Tepki

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Anwar Gargash, Kuveyt ve Bahreyn’e yönelik saldırıların ortak Körfez cevabı gerektirdiğini söyledi.

🔹 Gargash, “Saldırı bir ülkeye değil, hepimize yöneliktir” ifadelerini kullandı.

Diplomasi Durma Noktasında

🔹 İran’a yakın Fars Haber Ajansı, Tahran ile Washington arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik mesaj alışverişinin birkaç gün önce durduğunu bildirdi.

🔹 Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump, görüşmelerin her gün devam ettiğini söyledi.

🔹 Trump ayrıca İran’ın nükleer silah sahibi olmayacağını kabul ettiğini ve İran lideri Mojtaba Khamenei’nin müzakerelerde yer aldığını öne sürdü.

Netanyahu ile Görüşme

🔹 Trump, bir podcast yayınında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Lübnan konusunda sert bir görüşme yaptığını kabul etti.

🔹 Trump, Netanyahu’nun Lübnan’la sürekli çatışmasından rahatsız olduğunu ancak ilişkilerinin iyi olduğunu söyledi.

Petrol ve Altın Yükseldi

🔹 Artan gerilim nedeniyle Brent petrolünün varil fiyatı yüzde 1 yükselerek yaklaşık 95 dolara çıktı.

🔹 Altın fiyatları ise ons başına yaklaşık 4.485 dolar seviyesinde yatay seyretti.

🔹 Piyasalar, İran ile ABD arasındaki ateşkesin kalıcı olup olmayacağını yakından izliyor.

Hürmüz’de Yeni Hamle

🔹 Reuters’a göre ABD ordusu, İran’a doğru ilerleyen Botswana bayraklı M/T Lexie adlı tankerin makine dairesini Hellfire füzesiyle vurdu.

🔹 CENTCOM, bunun İran’a yönelik abluka kapsamında etkisiz hale getirilen altıncı gemi olduğunu açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in kurye sürücüleri ülkenin en görünür alt sınıfı haline geliyor

Economist
03.06.2026
Şehrin Görünmeyen Yüzü

🔹 Çin şehirlerinde milyonlarca kurye, yiyecekten ilaca kadar her türlü ürünü teslim ederek günlük hayatın vazgeçilmez parçası haline geldi.

🔹 Ancak Economist’e göre bu çalışanlar aynı zamanda Çin’in en belirgin ekonomik alt sınıflarından birini oluşturuyor.

🔹 Kurye sürücüleri genellikle şehirlerin uzak kenar mahallelerinde, düşük maliyetli ve kalabalık konutlarda yaşıyor.

Kazançlar Geriliyor

🔹 Taobao Flash için çalışan bir kurye, geçmişte teslimat başına 7 yuan kazanırken bugün bunun yaklaşık 4 yuana düştüğünü söyledi.

🔹 Çin ekonomisindeki yavaşlama nedeniyle milyonlarca kişi geçici işlere yöneliyor ve bu durum ücretleri baskılıyor.

🔹 Birçok sürücü, yemek ve kira giderlerinden sonra ellerinde çok az para kaldığını belirtiyor.

Uzun Çalışma Saatleri

🔹 Kurye sürücüleri çoğu zaman günde 14 saate kadar çalışıyor.

🔹 Teslimatların gecikmesi gelir kaybına yol açtığı için sürücüler sürekli zaman baskısı altında bulunuyor.

🔹 Bu nedenle trafik kazaları ve iş kazaları yaygın görülüyor.

“Aç Kalmak Daha Korkutucu”

🔹 Shansong adlı teslimat şirketinde çalışan bir sürücü, karşılaştığı riskleri kabullenmek zorunda olduğunu söyledi.

🔹 Sürücü, “En korkutucu şey kaza yapmak değil, yemek yiyememek” ifadelerini kullandı.

🔹 Her sabah güvenliği değil, yeterli para kazanıp kazanamayacağını düşündüğünü belirtti.

20 Milyon Kişilik İş Gücü

🔹 Çin’de kurye sayısının yaklaşık 20 milyona ulaştığı tahmin ediliyor.

🔹 Covid-19 kapanmaları sırasında bu çalışanlar milyonlarca insan için temel hizmet sağlayıcısı olmuştu.

🔹 Devlet medyası ve yetkililer uzun süredir onların yaşadığı sorunlara dikkat çekiyor.

Xi Jinping’in Mesajı

🔹 Çin lideri Xi Jinping birkaç ay önce Çin Yeni Yılı öncesinde kurye sürücüleriyle bir araya geldi.

🔹 Xi, şehirlerin bu çalışanlar olmadan işleyemeyeceğini söyledi.

🔹 Devlet medyası da sıklıkla sürücülerin zorluklarına ilişkin haberler yayımlıyor.

Sorunların Kaynağı

🔹 Economist’e göre sorun yalnızca düşük ücretler değil.

🔹 Teslimat platformlarının kullandığı algoritmalar sürücüleri daha hızlı çalışmaya zorluyor.

🔹 Müşteri şikâyetlerinde platformlar çoğu zaman tüketicilerin tarafını tutuyor.

🔹 Ayrıca sürücüler genellikle taşeron şirketler üzerinden çalıştırıldığı için sağlık sigortası ve emeklilik haklarından mahrum kalabiliyor.

Güvencesizlik

🔹 Yapılan araştırmalara göre sürücülerin yaklaşık üçte biri iş sırasında yaralandığını bildiriyor.

🔹 Buna karşın yalnızca beşte biri iş kazalarına karşı sigorta kapsamına sahip.

🔹 Bu durum sektördeki kırılganlığı artırıyor.

Yasalar Var, Uygulama Zayıf

🔹 Çin hükümeti 2021 yılında kurye çalışanlarını korumaya yönelik düzenlemeler çıkardı.

🔹 Kurallar asgari ücret güvencesi ve daha insani algoritmalar gibi hükümler içeriyordu.

🔹 Ancak Economist’e göre bu düzenlemelerin uygulanması ve ihlallerin cezalandırılması yetersiz kaldı.

Yapısal Sorun

🔹 Kurye sektörüne girişin kolay olması, iş bulamayan milyonlarca kişi için bu alanı son sığınak haline getiriyor.

🔹 Bu da ücretler üzerinde sürekli aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

🔹 Çalışanların çoğu Çin’in daha yoksul bölgelerinden geliyor ve çalıştıkları şehirlerde tam yerleşim haklarına sahip değil.

Sendikal Güç Eksikliği

🔹 Kurye sürücülerinin gerçek anlamda toplu pazarlık yapabilme imkânı bulunmuyor.

🔹 Çin’deki sendikalar doğrudan Komünist Parti yapısına bağlı faaliyet gösteriyor.

🔹 Economist’e göre sürücüler arasında örgütlenmenin sonuç vermeyeceğine dair yaygın bir inanç bulunuyor.

Sonuç

🔹 Economist, kurye sürücülerinin yaşadığı sorunların yalnızca teknoloji şirketlerinden kaynaklanmadığını savunuyor.

🔹 Dergiye göre düşük ücretler, zayıf sosyal haklar, göçmen işçi sistemi ve ekonomik yavaşlama birlikte bu çalışanları kırılgan hale getiriyor.

🔹 Çin’in teknoloji ve e-ticaret devleri büyümeye devam ederken, milyonlarca kurye için hayat giderek daha zorlaşıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Economist: Ukrayna artık Avrupa’nın savaşı; yalnızca hayatta kalmak yeterli bir hedef değil

Economist
03.06.2026
Avrupa Savaşı Devralıyor

🔹 Economist’e göre Ukrayna’ya sağlanan yardımın neredeyse tamamı artık Avrupa ülkelerinden geliyor.

🔹 Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte İngiltere gibi Avrupa devletleri, Ukrayna’nın ana mali ve askerî destekçisi haline geldi.

🔹 Ukrayna’ya yönelik yeni 90 milyar euroluk kredi paketinden ilk ödemelerin bu ay başlaması bekleniyor.

ABD’nin Yerini Alma Arayışı

🔹 Avrupa liderleri, sonuç vermeyen Amerikan girişimlerinin ardından diplomatik süreci üstlenmek istiyor.

🔹 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın hem çözümün hem de müzakerelerin parçası olması gerektiğini söyledi.

🔹 Economist’e göre birkaç yıl önce iddialı görünen bu söylem artık daha gerçekçi bir zemine oturmuş durumda.

Strateji Hâlâ Belirsiz

🔹 Avrupalı yetkililer Ukrayna’yı ayakta tutmak konusunda başarılı olduklarını kabul ediyor.

🔹 Ancak Ukrayna’nın sadece hayatta kalmasının ötesinde nasıl bir sonuca ulaşılacağı konusunda ortak bir strateji bulunmadığı belirtiliyor.

🔹 Son haftalarda Avrupa’da Vladimir Putin ile görüşebilecek olası arabulucuların isimleri tartışılsa da somut bir plan ortaya çıkmadı.

Putin’in Tavrı

🔹 Avrupa hükümetleri Putin’in baskı altında olduğunu düşünüyor.

🔹 Buna rağmen Kremlin’in temel taleplerinden geri adım atmaya hazır olduğuna dair bir işaret görülmüyor.

🔹 Bu nedenle anlamlı bir barış müzakeresinin yakın zamanda başlaması zor görünüyor.

Türkiye ve Arabuluculuk

🔹 Bazı Avrupa hükümetleri Rusya’nın kırmızı çizgilerini anlamak için arabuluculuk girişimlerini destekliyor.

🔹 Bu süreçte Türkiye gibi AB üyesi olmayan ülkelerin rol oynayabileceği değerlendiriliyor.

🔹 Ancak Avrupa’nın Ukrayna tarafında doğrudan yer aldığı kapsamlı bir müzakere sürecinin henüz uzak olduğu belirtiliyor.

Donbas Gerçeği

🔹 Economist’e göre Putin uzlaşmaya yanaşırsa olası bir ateşkesin Ukrayna’nın Donbas’taki bazı toprak kayıplarını kabul etmesini gerektirmesi muhtemel.

🔹 Avrupa’nın bunu telafi etmek için kullanabileceği en güçlü araç ise Ukrayna’nın AB üyelik sürecini hızlandırmak olabilir.

AB Üyeliği Tartışması

🔹 Daha önce Ukrayna’nın 2027 gibi erken bir tarihte AB’ye katılabileceği yönünde iddialar ortaya atılmıştı.

🔹 Ancak Economist, bunun gerçekçi olmadığını belirtiyor.

🔹 Yetkililer Ukrayna’nın üyelik için gerekli reformları tamamlamasının yaklaşık on yıl sürebileceğini düşünüyor.

Almanya’nın Önerisi

🔹 Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna’ya tam üyelik yerine “ortak üyelik” benzeri bir statü verilmesini önerdi.

🔹 Bu modelde Ukrayna bazı AB kurumlarına erişim sağlayabilecek ancak tam oy hakkı ve tam ekonomik avantajlara sahip olmayacak.

🔹 Ukrayna yönetimi öneriyi adaletsiz buldu ve reddetti.

Ukrayna’da Değişen Ruh Hali

🔹 Kamuoyu araştırmalarına göre Ukraynalıların büyük çoğunluğu hâlâ AB üyeliğini destekliyor.

🔹 Ancak destek özellikle gençler arasında daha hızlı geriliyor.

🔹 Economist’e göre Ukrayna’da “Avrupa bizi kurtaracak” anlayışının yerini giderek daha fazla “biz Avrupa’yı koruyoruz” düşüncesi alıyor.

Reform Baskısı

🔹 Avrupa Birliği, Ukrayna’ya sağlanan mali yardımları hukuk devleti ve reform şartlarına bağladı.

🔹 İlk aşamada 2027’ye kadar çeşitli reformların gerçekleştirilmesi gerekiyor.

🔹 Avrupalı yetkililer reformların beklenenden yavaş ilerlemesinden rahatsızlık duyuyor.

Askerî Sorunlar Sürüyor

🔹 Avrupa para ve silah desteği sağlasa da Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu bazı kritik sistemleri üretmekte zorlanıyor.

🔹 Özellikle şehirleri balistik füzelere karşı koruyacak sistemlerde eksiklik bulunuyor.

🔹 Bu nedenle Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky geçtiğimiz günlerde Donald Trump’tan Patriot önleme füzeleri talep etti.

Avrupa İçin Zaman Daralıyor

🔹 Economist’e göre Avrupa’nın kendi siyasi takvimi de risk oluşturuyor.

🔹 Önümüzdeki yıl Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde seçimler yapılacak.

🔹 Analistler, bazı popülist partilerin iktidara gelmesi halinde Ukrayna’ya verilen desteğin zayıflayabileceğinden endişe ediyor.

Sonuç

🔹 Economist, Ukrayna savaşının artık büyük ölçüde Avrupa’nın sorumluluğuna geçtiğini savunuyor.

🔹 Ancak mevcut stratejinin önemli bölümü hâlâ umutlara dayanıyor: Ukrayna’nın direncinin sürmesi, Trump’ın yeniden Rusya’ya karşı sertleşmesi veya Putin’in müzakereye zorlanması gibi.

🔹 Dergiye göre asıl soru artık savaşın Avrupa’nın savaşı olup olmadığı değil, Avrupa’nın aynı zamanda barışı da sağlayıp sağlayamayacağı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bilgisayar bilimi diplomasını gerçekten istiyor musunuz?

Economist
03.06.2026
Patlayan Bölüm

🔹 Bilgisayar ve bilgi bilimleri, ABD’de en hızlı büyüyen üniversite alanlarından biri haline geldi.

🔹 Son on yılda bu alandaki mezun sayısı, ortalama akademik bölümlere göre yaklaşık 6,5 kat daha hızlı arttı.

🔹 Bölüm bugün ABD’de en popüler dördüncü eğitim alanı konumunda.

Beklenmedik Üniversiteler Öne Çıkıyor

🔹 En büyük büyüme, seçiciliği düşük ve büyük ölçüde çevrim içi eğitim veren kurumlarda yaşanıyor.

🔹 Idaho’daki Brigham Young University-Idaho, 2024 yılında 2.000’den fazla bilgisayar ve bilgi bilimi diploması verdi.

🔹 Bu rakam üniversiteyi birçok prestijli kurumun önüne taşıdı.

🔹 Oysa aynı üniversite 2022 yılında yalnızca 639 mezun vermişti.

Yapay Zekâ ve Hızlandırılmış Diplomalar

🔹 Birçok üniversite artık dönem başına sabit ücret alan ve öğrencilerin dersleri çok daha hızlı tamamlamasına izin veren sistemler kullanıyor.

🔹 Bazı yüksek lisans programları altı ay gibi kısa sürelerde tamamlanabiliyor.

🔹 Yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması da bu süreci hızlandırıyor.

Bilgisayar Bilimciler Yapay Zekâyı Daha Fazla Kullanıyor

🔹 Berkeley Üniversitesi araştırmasına göre bilgisayar bilimi öğrencilerinin yüzde 62’si üretken yapay zekâyı düzenli olarak kullanıyor.

🔹 Tüm öğrencilerde bu oran yüzde 37 seviyesinde.

🔹 Yapay zekâ kullanan bilgisayar bilimi öğrencilerinin yaklaşık onda biri bu teknolojiyi kopya çekmek amacıyla kullandığını kabul etti.

Maaşlar Hâlâ Yüksek

🔹 Bilgisayar ve bilgi bilimi mezunlarının 2024 yılındaki medyan başlangıç maaşı 89 bin dolar oldu.

🔹 Yüksek lisans mezunlarında başlangıç maaşı 106 bin doların üzerine çıktı.

🔹 Bu ücretler hâlâ birçok bölümün oldukça üzerinde bulunuyor.

Ancak Yeni Bir Sorun Var

🔹 Economist’e göre yapay zekâ aynı anda hem mezun arzını artırıyor hem de giriş seviyesindeki yazılım geliştirici pozisyonlarına olan talebi azaltıyor olabilir.

🔹 Şirketler artık bazı temel yazılım görevlerini yapay zekâ sistemleriyle gerçekleştirebiliyor.

🔹 Bu durum özellikle kariyerinin başındaki mühendisler için risk oluşturuyor.

Paradoks

🔹 Ortaya ilginç bir çelişki çıkıyor.

🔹 Öğrenciler yapay zekâ kullanarak daha hızlı diploma alabiliyor.

🔹 Ancak mezun olduklarında girmeyi hedefledikleri mesleklerin bir kısmı yine yapay zekâ tarafından tehdit ediliyor.

Economist’in Sonucu

🔹 Bilgisayar bilimi hâlâ yüksek gelir sağlayan ve cazibesini koruyan bir alan.

🔹 Ancak geçmişte olduğu gibi otomatik olarak garanti iş ve yüksek maaş anlamına gelmeyebilir.

🔹 Yapay zekâ çağında sadece diploma sahibi olmak değil, karmaşık problem çözme, sistem tasarımı ve yapay zekâ araçlarını etkin kullanabilme becerileri giderek daha önemli hale geliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Economist: Geleceği öğrenmek istiyorsanız borsaya güvenmeyin

Economist
03.06.2026
Piyasalar Her Zaman Haklı mı?

🔹 Ekonomi dünyasında uzun yıllardır etkili olan “etkin piyasa hipotezi”, yatırımcıların tüm bilgileri hızla fiyatlara yansıttığını ve piyasa fiyatlarının geleceğe ilişkin en iyi tahminleri sunduğunu savunur.

🔹 Ancak Economist’e göre günümüz piyasaları bu teoriden giderek uzaklaşıyor.

🔹 Meme hisseleri, sosyal medya kaynaklı spekülasyonlar ve aşırı değerlemeler, fiyatların temel ekonomik gerçeklerden kopabildiğini gösteriyor.

GameStop ve Nvidia Örneği

🔹 2020’de bireysel yatırımcıların gözdesi haline gelen GameStop hisseleri hâlâ o döneme göre 20 kattan fazla değerli.

🔹 Şirketin faaliyet performansı buna paralel bir gelişme göstermedi.

🔹 Buna rağmen hisselerin performansı, yapay zekâ devriminin en büyük kazananlarından biri olan Nvidia’ya yakın seviyelerde gerçekleşti.

Nobel Ödüllü Eleştiri

🔹 Nobel ödüllü ekonomist Robert Shiller, onlarca yıl önce piyasa fiyatlarının yalnızca yeni bilgilerle açıklanamayacak kadar oynak olduğunu göstermişti.

🔹 Araştırmalar, hisse senetlerinin zaman zaman ekonomik temellerin haklı çıkaramayacağı ölçüde yükselip düştüğünü ortaya koydu.

🔹 Bu durum yatırımcıların yalnızca rasyonel beklentilerle hareket etmediğine işaret ediyor.

Yeni Teori: Esnek Olmayan Piyasalar

🔹 Son yıllarda bazı akademisyenler “esnek olmayan piyasalar hipotezi” adı verilen farklı bir yaklaşım geliştirdi.

🔹 Teori, hisse fiyatlarının şirket kâr beklentilerinden çok para giriş ve çıkışlarından etkilendiğini savunuyor.

🔹 Harvard Üniversitesi’nden Xavier Gabaix ve Chicago Üniversitesi’nden Ralph Koijen, piyasaya giren her 1 dolarlık yeni paranın toplam piyasa değerini 3 ila 8 dolar arasında artırabildiğini hesaplıyor.

Neden Oluyor?

🔹 Teoriye göre birçok yatırımcı yükselen piyasada daha fazla alım yapıyor.

🔹 Emeklilik fonları gibi büyük kurumlar ise belirli hisse-tahvil oranlarını korumak için yükselen piyasalarda da hisse tutmaya devam ediyor.

🔹 Değer yatırımcıları ise ancak fiyatlar ciddi şekilde düştüğünde alım yapıyor.

🔹 Sonuç olarak piyasaya giren yeni para, şirketlerin gerçek değerinden bağımsız şekilde fiyatları yukarı taşıyabiliyor.

Fiyatlar Geleceği Göstermeyebilir

🔹 Economist’e göre birçok yatırımcı hisse satın alırken şirketlerin gelecekteki kârlarını ayrıntılı biçimde analiz etmiyor.

🔹 Düzenli maaşından yatırım yapan bireyler veya belirli getiri hedeflerini takip eden kurumsal fonlar da fiyatları etkiliyor.

🔹 Bu nedenle yükselen piyasa her zaman güçlü ekonomik temeller anlamına gelmeyebilir.

Ana Sonuç

🔹 Economist, borsa fiyatlarının geleceğe dair kusursuz bir rehber olduğu düşüncesine şüpheyle yaklaşıyor.

🔹 Hisse fiyatları çoğu zaman şirketlerin gelecekteki performansından ziyade para akışları, yatırımcı davranışları ve piyasa psikolojisi tarafından şekillenebiliyor.

🔹 Bu nedenle yalnızca borsanın yönüne bakarak ekonomik geleceği tahmin etmeye çalışmanın yatırımcılar için tehlikeli olabileceği vurgulanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in yüksek teknoloji hamlesi ülkenin büyük bölümünü geride bırakıyor

Economist
03.06.2026
Pekin’in Büyük Planı

🔹 Çin yönetimi, ekonomik geleceğini ileri teknoloji üretimi üzerine kurmaya çalışıyor.

🔹 Bu kapsamda yüzlerce şehir, yüksek teknoloji merkezlerine dönüşmek için teşvikler, sanayi parkları ve yatırım programları oluşturuyor.

🔹 Amaç, eski sanayi şehirlerini “yenilikçi” ve yüksek yaşam kalitesine sahip merkezlere dönüştürmek.

Tianshui Örneği

🔹 Gansu eyaletindeki Tianshui kenti, bu dönüşümün sembollerinden biri olarak gösteriliyor.

🔹 Şehir son yıllarda sensörler, makine takımları ve diğer ileri teknoloji ürünleri üretecek yeni tesisler kurdu.

🔹 Hatta gelecekte üretmeyi hedeflediği ürünleri sergilemek için “Tianshui Industry 2050” adlı bir fuar alanı da oluşturdu.

Halk Daha Zengin Olmadı

🔹 Buna rağmen kent sakinlerinin yaşam standardında belirgin bir iyileşme görülmedi.

🔹 Kişi başına düşen gelir bakımından Tianshui’nin Pekin’e göre konumu son on yılda daha da geriledi.

🔹 Kent ekonomisi 2025 yılında ulusal büyüme hızının yaklaşık iki puan altında kaldı.

Robotlar Var, İş Yok

🔹 Yeni nesil fabrikalar yüksek derecede otomasyon kullanıyor.

🔹 Bu nedenle tesisler beklenen ölçüde istihdam yaratamıyor.

🔹 Yerel halk, fabrikalarda bulunan işlerin çoğunun düşük ücretli olduğunu söylüyor.

🔹 Fabrika çalışanlarının aylık yaklaşık 3.000 yuan kazandığı, bunun Şanghay gibi büyük şehirlerde elde edilebilecek ücretlerin yaklaşık yarısı olduğu belirtiliyor.

Gençler Göç Ediyor

🔹 İş fırsatlarının sınırlı olması nedeniyle genç nüfus daha zengin bölgelere taşınıyor.

🔹 Son on yılda Tianshui’nin nüfusu yaklaşık 500 bin kişi azalarak 2,9 milyona düştü.

🔹 Yerel gençler kentin en iyi günlerinin geride kaldığını düşünüyor.

Teknoloji Zenginleri ve Diğerleri

🔹 Yüksek maaşlı teknoloji işleri büyük ölçüde Pekin, Şanghay ve Shenzhen gibi kıyı şehirlerinde yoğunlaşıyor.

🔹 Bu şehirler güçlü üniversitelere, nitelikli iş gücüne ve gelişmiş tedarik zincirlerine sahip.

🔹 Bazı teknoloji çalışanlarının yıllık maaşları 1 milyon yuanı aşabiliyor.

🔹 Ancak iç bölgelerdeki şehirlerin çoğunun bu tür yatırımları çekme şansı bulunmuyor.

Eğitim Sorunu

🔹 Economist’e göre Çin iş gücünün yaklaşık yüzde 60’ı lise eğitimi bile almamış durumda.

🔹 Bu da yaklaşık 500 milyon kişiye karşılık geliyor.

🔹 Bu nüfusun büyük kısmı küçük ve daha yoksul şehirlerde yaşıyor.

Emlak Krizi Ek Baskı Yaratıyor

🔹 Çin’de devam eden emlak krizi özellikle küçük şehirleri sert vuruyor.

🔹 Tianshui’de konut yatırımları geçen yıl yüzde 40’tan fazla geriledi.

🔹 Şehrin çevresinde tamamlanmamış beton apartman projeleri bulunuyor.

🔹 Perakende satışlar 2025 yılında yüzde 5’in üzerinde düştü.

Gelir Eşitsizliği Artıyor

🔹 Zhejiang Üniversitesi’nden Li Shi’nin araştırmasına göre düşük gelirli kesimlerin gelir artışı son yıllarda ciddi biçimde yavaşladı.

🔹 En düşük gelir grubundaki çalışanların gelirleri 2018-2023 döneminde yılda yalnızca yaklaşık yüzde 2 arttı.

🔹 Aynı dönemde genel ortalama gelir artışı yaklaşık yüzde 5 seviyesinde gerçekleşti.

Pekin Sorunun Farkında

🔹 Çin yönetimi, yüksek teknoloji yatırımlarının tek başına ekonomik sorunları çözmeyeceğini kabul ediyor.

🔹 Mart ayında açıklanan yeni beş yıllık planda yalnızca fabrikalara değil insanlara da yatırım yapılması gerektiği vurgulandı.

🔹 Özellikle yoksul ailelerin çocuklarının eğitimine daha fazla kaynak aktarılması hedefleniyor.

Kısır Döngü Riski

🔹 Ancak yoksul şehirlerin eğitim yatırımlarını artırması kolay görünmüyor.

🔹 Örneğin Tianshui, öğrenci başına eğitim harcamasında Pekin’in üçte birinden daha az kaynak ayırabiliyor.

🔹 Kentin vergi gelirleri geçen yıl yaklaşık yüzde 10 düştü.

🔹 Economist’e göre Çin’in teknoloji hamlesi bazı büyük şehirleri daha da zenginleştirirken, ülkenin geniş iç kesimlerinin ekonomik olarak geride kalma riskini artırıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İsrail’in üstün askerî gücüne rağmen Hizbullah neden daha dirençli görünüyor?

New York Times
03.06.2026
Dronlar Savaşın Kurallarını Değiştiriyor

🔹 New York Times’a göre son yıllardaki savaşlar, büyük askerî güçlerin daha küçük rakiplerini hızlı şekilde yenmesinin giderek zorlaştığını gösteriyor.

🔹 Rusya Ukrayna’da, ABD İran’da ve İsrail Lübnan’da beklediğinden daha dirençli rakiplerle karşılaştı.

🔹 Haberde özellikle insansız hava araçlarının bu değişimin en önemli unsurlarından biri olduğu vurgulanıyor.

Silahsızlandırma Fırsatı Kaçtı

🔹 2024 ateşkesi sonrasında Hizbullah’ın kademeli olarak silahsızlandırılması için nadir görülen bir fırsat ortaya çıkmıştı.

🔹 Lübnan’daki yeni cumhurbaşkanı ve başbakan da silahsızlanmayı öncelik ilan etmişti.

🔹 Lübnan ordusuna, Hizbullah’ın silahlarının yıl sonuna kadar tasfiye edilmesine yönelik plan hazırlama görevi verilmişti.

İsrail’in Hesabı

🔹 İsrail, diplomasiyle sağlanamayan sonucu askerî güç kullanarak elde edebileceğine inanıyordu.

🔹 Başbakan Benjamin Netanyahu, Hizbullah tehdidinin “bir kez ve sonsuza kadar” ortadan kaldırılacağını söylemişti.

🔹 İsrail ordusu, Lübnan’da tampon bölge oluşturarak Hizbullah’ı sınırdan uzaklaştırmayı planlıyordu.

Beklenmeyen Engel

🔹 Habere göre İsrail’in yeterince hesaba katmadığı unsur, Hizbullah’ın yoğun şekilde kullandığı dronlar oldu.

🔹 Hizbullah, hem Lübnan’da hem de İsrail içinde askerleri ve komutanları hedef almak için insansız hava araçları kullandı.

🔹 Örgüt, saldırı görüntülerini sosyal medyada yayımlayarak psikolojik etki de oluşturdu.

Çıkmaza Giren Savaş

🔹 New York Times’a göre üç aylık çatışmaların ardından savaş bir çıkmaz görünümü aldı.

🔹 İsrail’in yıkıcı saldırılarına rağmen Hizbullah savaşın başına kıyasla daha yetenekli görünmeye başladı.

🔹 Bazı durumlarda İsrail askerlerinin dron saldırıları karşısında savunmasız kaldığı belirtiliyor.

Nasrallah Sonrası

🔹 İsrail daha önce Hizbullah lideri Hassan Nasrallah’ı öldürmüş, örgütün iletişim altyapısına ağır darbeler vurmuş ve silah stoklarının önemli bölümünü imha etmişti.

🔹 Buna rağmen örgüt yeniden toparlanmayı başardı.

Lübnan’daki Etki

🔹 Habere göre İsrail’in işgali, Hizbullah destekçileri arasında örgütün İsrail’e karşı gerekli bir direniş gücü olduğu düşüncesini güçlendirdi.

🔹 Bu durum silahsızlanma ihtimalini daha da zorlaştırdı.

Bölgesel Sonuçlar

🔹 Lübnan’da birçok kişi devletin silahlı güç kullanımı konusunda tek otorite olmasını istiyor.

🔹 Destekçiler, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasının ülkenin bölgesel çatışmalara sürüklenmesini önleyebileceğini savunuyor.

🔹 Ancak New York Times’a göre birkaç ay önce açık görünen bu fırsat penceresi büyük ölçüde kapanmış durumda.

Daha Geniş Ders

🔹 Haberde Ukrayna, İran ve Lübnan örneklerinin ortak bir sonucu gösterdiği belirtiliyor: düşük maliyetli dronlar ve asimetrik taktikler, çok daha güçlü orduların üstünlüğünü sınırlayabiliyor.

🔹 Bu nedenle modern savaşlarda askerî güç dengeleri geçmişe kıyasla daha karmaşık hale geliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Araştırmacılar, yapay zekâ ile kendini yayan bilgisayar solucanlarının geliştirilebileceğini gösterdi

New York Times
03.06.2026
Tehlikeli Bir Deney

🔹 Toronto Üniversitesi araştırmacıları, yapay zekâ kullanılarak bilinen herhangi bir bilgisayar güvenlik açığını hedef alabilecek bir bilgisayar solucanının geliştirilebileceğini gösterdi.

🔹 Araştırmacılar, oluşturdukları prototipin test ağında insan müdahalesi olmadan yayıldığını açıkladı.

🔹 Çalışmanın ayrıntıları saldırganların yararlanmasını önlemek amacıyla kısmen gizlendi.

Bilgisayar Solucanı Nedir?

🔹 Bilgisayar solucanları, insan müdahalesi olmadan bir cihazdan diğerine yayılabilen zararlı yazılımlar olarak biliniyor.

🔹 Geçmişte SQL Slammer, Conficker, Stuxnet ve WannaCry gibi solucanlar dünya çapında milyonlarca sistemi etkiledi.

🔹 Bu yazılımlar veri hırsızlığı, dosya silme ve fidye saldırıları gibi büyük zararlar oluşturmuştu.

Yapay Zekâ Farkı

🔹 Yeni yaklaşımın en dikkat çekici yönü, solucanın karşılaştığı her cihaz için farklı saldırı yöntemleri geliştirebilmesi.

🔹 Araştırmacılar, sistemin yeni saldırı stratejileri üzerinde “akıl yürütebildiğini” belirtiyor.

🔹 Bu nedenle tek bir yazılım güncellemesiyle tüm ağı korumak çok daha zor hale gelebilir.

Windows ve Linux

🔹 Prototip hem Windows hem de Linux sistemlerini hedef alabilecek şekilde tasarlandı.

🔹 Daha güçlü bir bilgisayarda çalışsa da aynı ağ üzerindeki dizüstü bilgisayarlar, yazıcılar ve kameralar gibi daha zayıf cihazlara saldırabiliyor.

Açık Kaynak Endişesi

🔹 Araştırmacılar, kullanılan yapay zekâ modelinin açık kaynaklı veya açık ağırlıklı bir sistem olduğunu belirtti.

🔹 Bu tür modeller internette serbestçe paylaşılabildiği için kullanımını sınırlandırmak mümkün olmuyor.

🔹 Çalışma, güçlü açık kaynak yapay zekâ modellerinin siber güvenlik açısından yeni riskler yaratabileceği tartışmalarını artırdı.

Anthropic ve OpenAI Bağlantısı

🔹 Anthropic, nisan ayında Claude Mythos modelinin siber saldırılar için kötüye kullanılabileceği gerekçesiyle erişimini sınırlamıştı.

🔹 Şirket modeli yalnızca kritik altyapı işleten yaklaşık 40 kuruluşa açmıştı.

🔹 Daha sonra OpenAI de benzer yeteneklere sahip sistemlerinin dağıtımını kontrollü biçimde gerçekleştireceğini duyurdu.

Uzmanların Görüşü

🔹 Araştırmayı yöneten Profesör Nicolas Papernot, böyle bir tehdide karşı savunmanın son derece zor olabileceğini söyledi.

🔹 Papernot, mevcut koşullarda tamamen güvenli sistemler oluşturmanın mümkün olmadığını belirtti.

🔹 Buna karşın bazı uzmanlar laboratuvar ortamındaki sonuçların gerçek dünyada aynı etkiyi göstermeyebileceğini vurguluyor.

Savunma Amaçlı Kullanım

🔹 Araştırmacılar, aynı tekniklerin güvenlik açıklarını tespit etmek ve kapatmak için de kullanılabileceğini ifade etti.

🔹 Toronto Üniversitesi’nden David Lie, solucanın saldırmak yerine tespit ettiği açıkları otomatik olarak düzeltecek şekilde değiştirilebileceğini söyledi.

🔹 Uzmanlara göre teknolojinin etkisi, nasıl kullanıldığına bağlı olacak.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Rusya’nın yoğun saldırıları, savaşta zayıflama işaretlerini gizleyemiyor

New York Times
03.06.2026
Rusya’nın İlerlemesi Yavaşladı

🔹 New York Times’a göre Rusya’nın Ukrayna’daki cephe ilerleyişi son dönemde neredeyse durma noktasına geldi.

🔹 Analistler, Moskova’nın savaşın dördüncü yılında önemli ölçüde ivme kaybettiğini değerlendiriyor.

🔹 Buna rağmen Rusya son günlerde yüzlerce füze ve insansız hava aracıyla Ukrayna’ya yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Müzakere Avantajı Arayışı

🔹 Bazı uzmanlara göre artan saldırılar, Rusya’nın olası barış görüşmeleri öncesinde daha güçlü bir konum elde etme çabasını yansıtıyor.

🔹 Analistler ayrıca Kremlin’in dikkatini İran savaşına çeviren Trump yönetimini yeniden Ukrayna dosyasına çekmeye çalışabileceğini düşünüyor.

Ukrayna’nın Konumu Güçlendi

🔹 Viyanalı askerî analist Franz-Stefan Gady, Ukrayna’nın pozisyonunun bir yıl öncesine göre çok daha güçlü olduğunu söyledi.

🔹 Royal United Services Institute araştırmacısı Jack Watling de Ukrayna’nın artık Rusya’yı ateşkese zorlayabilecek durumda olduğuna yönelik iyimserliğin arttığını belirtti.

Donbas Hedefi Uzaklaşıyor

🔹 Gady’ye göre Rusya’nın 2026 sonuna kadar Donbas’ın tamamını ele geçirme hedefini gerçekleştirmesi zor görünüyor.

🔹 Kremlin daha önce Donbas’ın tamamının kontrol altına alınmasının ardından ateşkes görüşmelerine dönmeyi planlıyordu.

Rusya İlk Kez Toprak Kaybetti

🔹 Ukraynalı açık kaynak istihbarat grubu DeepState UA, Rus ordusunun Mayıs ayında kazandığından daha fazla toprak kaybetmiş göründüğünü bildirdi.

🔹 Bu, Ukrayna’nın 2023 karşı taarruzundan bu yana ilk kez yaşanan bir durum olarak değerlendirildi.

🔹 Aynı dönemde Rus saldırılarının sayısı yüzde 37,5 artmasına rağmen ilerleme sağlanamadı.

Asker Kayıpları

🔹 Birleşik Krallık istihbarat teşkilatı başkanı Anne Keast-Butler, savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 500 bin Rus askerinin öldüğünü söyledi.

🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya’nın her ay 15 ila 20 bin asker kaybettiğini belirtti.

🔹 Rubio, bunların yaralı değil doğrudan ölen askerler olduğunu vurguladı.

Zorla Seferberlik İddiaları

🔹 Habere göre Rusya, işgal altındaki Donetsk ve Luhansk bölgelerinde asker açığını kapatmak için daha sert yöntemlere başvuruyor.

🔹 Öğrencilerin askerlik ertelemelerinin kaldırıldığı ve zorunlu kayıt uygulamalarının artırıldığı belirtiliyor.

🔹 Baskınlar ve yasal yaptırım tehditleriyle Ukraynalıların Rus ordusuna katılmaya zorlandığı öne sürülüyor.

Avrupa Desteği Sürüyor

🔹 Ukrayna son dönemde Avrupa’dan yeni askerî destek paketleri aldı.

🔹 Finlandiya yaklaşık 149 milyon dolar değerinde yeni silah paketi açıkladı.

🔹 İsveç ise 16 adet Saab JAS 39 Gripen savaş uçağı vereceğini duyurdu.

Barış Görüşmeleri

🔹 Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna’nın Donbas’tan çekilmesi halinde savaşın hızla sona erebileceğini söyledi.

🔹 Ancak aynı zamanda barış görüşmelerinin şu anda fiilen durma noktasında olduğunu kabul etti.

🔹 Marco Rubio da ABD’nin arabuluculuk girişimlerinin son aylarda ivme kaybettiğini belirtti.

Petrol Gelirleri Faktörü

🔹 Rubio’ya göre Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle yükselen petrol fiyatları Rusya’ya ekonomik açıdan geçici bir rahatlama sağladı.

🔹 Buna rağmen Rubio, Ukrayna tarafının cephedeki durum konusunda giderek daha fazla özgüven kazandığını söyledi.

← Ana sayfaya dön