Seçim yarışı sırasında başarısız uçak kaçırma girişimi İsrail’de tartışma yarattı
Washington Post
🔹 İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki görüşmelerden döndükten sonra Tel Nof Hava Üssü’nde bir F-15 savaş uçağının önünde İsrail’e yönelik yakında bir saldırı olabileceği uyarısında bulundu. Saatler sonra FlyDubai’nin 1073 sefer sayılı uçağında kaçırma girişimi yaşandı.
🔹 Uçaktaki Ummanlı yardımcı pilot, kaptanı bıçaklayarak uçağı düşürmeye çalıştı; bir yolcu müdahale ederek şüpheliyi etkisiz hale getirdi. Uçak güvenli şekilde Suudi Arabistan’a indi ve 174 yolcu daha sonra Tel Aviv’e ulaştı.
🔹 Uçağın acil durum çağrısından kısa süre sonra Netanyahu ulusal güvenlik danışmanlarını topladı ve savaş uçakları havalandı. Hükümet, soruşturma sürerken FlyDubai’nin Tel Aviv uçuşlarını çarşamba günü askıya aldı.
🔹 Muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu’nun uyarılarının gerçek tehditlere mi dayandığını yoksa 27 Ekim’deki ulusal seçimi erteleme girişimi mi olduğunu sorguladı.
🔹 Eski general Gadi Eisenkot, Netanyahu’yu savaş uçağı görüntüsünü propaganda amacıyla kullanmakla suçladı ve İsrail’in güvenliğiyle seçim sisteminin birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi.
🔹 Netanyahu, Ben Gurion Uluslararası Havalimanı’nda yolcuları karşıladı ve şüpheliyi etkisiz hale getiren İsrailli tesisatçı Yaniv Hayun’u kucakladı. Netanyahu, uçaktan kurtulanlarla birlikte bir dua şarkısı söyledi.
🔹 Netanyahu, ABD televizyonlarına verdiği röportajlarda uçaktaki kaçırma girişiminden önceden haberdar olmadığını söyledi. Şüphelinin sosyal medya paylaşımlarına dayanarak radikalleştiğini ve Yahudileri öldürmek istediğini açıkladı.
🔹 ABD Başkanı Donald Trump, duyduklarına dayanarak İran’ın girişimle bağlantılı olabileceğini söyledi ancak ayrıntı vermedi. Netanyahu şu ana kadar İran’ı suçlamadı.
🔹 İran bağlantısı doğrulanırsa Netanyahu’nun İsrail’e yönelik uyarısına daha fazla güven kazandırabilir ve seçim öncesinde iç siyasi konumunu güçlendirebilir.
🔹 Olay, Netanyahu’nun 7 Ekim 2023 Hamas saldırısından önce Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve İsrail güvenlik birimlerinden gelen uyarıları gözden kaçırdığı yönündeki suçlamalarla karşı karşıya olduğu sırada yaşandı.