← Ana sayfaya dön

Microsoft, yeni kuantum çipinin önceki nesilden 1.000 kat daha güvenilir olduğunu açıkladı

BBC
03.06.2026
Büyük İddia

🔹 Microsoft, geliştirdiği yeni kuantum çipi Majorana 2’nin önceki nesle göre yaklaşık 1.000 kat daha güvenilir olduğunu duyurdu.

🔹 Şirket, bu gelişmenin ticari açıdan faydalı problemleri çözebilecek kuantum bilgisayarların önünü açacağını savunuyor.

🔹 Microsoft, böyle bir sistemin 2029 yılına kadar ortaya çıkabileceğini öngörüyor.

Kuantum Bilgisayarların Temeli

🔹 Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarların kullandığı bitler yerine “qubit” adı verilen kuantum bilgi birimlerini kullanıyor.

🔹 Bu sistemler teorik olarak günümüz bilgisayarlarının çözmekte zorlandığı bazı problemleri çok daha hızlı çözebilir.

🔹 Ancak qubitler son derece hassas ve kararsız yapıları nedeniyle uzun süredir sektörün en büyük sorunu olarak görülüyor.

20 Saniyelik Dayanıklılık

🔹 Microsoft’a göre Majorana 2’deki qubitler ortalama 20 saniye boyunca kararlı kalabiliyor.

🔹 Bir önceki Majorana 1 çipinde bu süre yalnızca milisaniyeler düzeyindeydi.

🔹 Şirket bu farkı, her gün şarj edilmesi gereken bir telefon ile birkaç yılda bir şarj edilen bir telefon arasındaki farka benzetiyor.

Hâlâ Yolun Başında

🔹 Buna rağmen mevcut çip yalnızca 12 qubit içeriyor.

🔹 Ticari açıdan gerçekten faydalı bir kuantum bilgisayar için milyonlarca qubit gerekebileceği belirtiliyor.

🔹 Bu nedenle önümüzde hâlâ büyük mühendislik zorlukları bulunuyor.

20 Yıllık Proje

🔹 Microsoft yaklaşık 20 yıldır “topolojik kuantum hesaplama” yaklaşımı üzerinde çalışıyor.

🔹 Bu yöntem, İtalyan fizikçi Ettore Majorana tarafından 1930’larda öngörülen özel bir kuazi parçacığın özelliklerinden yararlanmayı amaçlıyor.

🔹 Şirket bu amaçla katı, sıvı ve gazdan farklı yeni bir madde durumunu kullanıyor.

Tartışmalı Geçmiş

🔹 Microsoft’un bu alandaki çalışmaları geçmişte tartışmalara yol açmıştı.

🔹 Şirket 2018 yılında Nature dergisinde yayımlanan ve Majorana parçacığına dair kanıt sunduğunu iddia eden makalesini geri çekmek zorunda kalmıştı.

🔹 Buna rağmen araştırmalar devam etti ve ilk Majorana çipi 2025 yılında tanıtıldı.

Uzmanlar Temkinli

🔹 Surrey Üniversitesi’nden Profesör Paul Stevenson, Microsoft’un açıkladığı takvimin teorik olarak mümkün göründüğünü söyledi.

🔹 Ancak bunun şirketin bilimsel iddialarının doğrulanmasına bağlı olduğunu vurguladı.

🔹 Bazı araştırmacılar ise daha fazla veri paylaşılmadan kesin sonuçlara varılamayacağını belirtiyor.

DARPA İncelemesi

🔹 Microsoft, ABD Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nın (DARPA) kuantum geliştirme programının son aşamasında yer alıyor.

🔹 Şirket, ticari sır niteliğindeki veriler dahil tüm teknik bilgileri DARPA ile paylaştığını açıkladı.

🔹 Amaç, sistemin gerçekten ölçeklenebilir bir kuantum bilgisayar mimarisi sunup sunmadığını doğrulamak.

Yapay Zekâ da Kullanılıyor

🔹 Microsoft araştırmacıları geliştirme sürecinde yapay zekâ araçlarından yararlanıyor.

🔹 Ancak şirket yöneticileri kritik malzeme değişikliği kararlarının insan bilim insanları tarafından alındığını belirtiyor.

🔹 Örneğin ikinci nesilde süperiletken olarak alüminyum yerine kurşun kullanıldı.

Neler Değişebilir?

🔹 Microsoft, başarılı bir kuantum bilgisayarın mikroplastiklerin parçalanması gibi karmaşık kimya problemlerini çözebileceğini düşünüyor.

🔹 Daha verimli gübreler geliştirilmesi ve yeni malzemelerin tasarlanması da potansiyel kullanım alanları arasında gösteriliyor.

🔹 Şirket, insanların, yapay zekânın ve kuantum bilgisayarların birlikte çalışacağı bir gelecek öngörüyor.

Rekabet Devam Ediyor

🔹 Microsoft, Google, IBM ve birçok teknoloji şirketi ölçeklenebilir kuantum bilgisayar geliştirmek için yarışıyor.

🔹 Ancak bugün itibarıyla milyonlarca qubit içeren, hata toleranslı ve ticari kullanıma hazır bir kuantum bilgisayarın geliştirildiği bilinmiyor.

🔹 Bu nedenle sektör hâlâ deneysel aşamada kabul ediliyor.

Sonuç

🔹 Microsoft’un açıklaması doğruysa kuantum hesaplama alanında önemli bir teknik ilerleme anlamına geliyor.

🔹 Ancak bağımsız bilimsel doğrulama ve daha kapsamlı teknik veriler olmadan sektörün büyük kısmı temkinli yaklaşmayı sürdürüyor.

🔹 Yine de şirket, 2029 yılına kadar ticari açıdan yararlı ilk kuantum bilgisayarlardan birini geliştirme hedefini koruyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Putin, eriyen iş gücünü doldurmak için Hindistan’a yöneliyor

Telegraph
03.06.2026
Rusya’nın İş Gücü Açığı Büyüyor

🔹 Rusya, düşük doğum oranları, yüksek ölüm oranları, göç ve savaş kayıpları nedeniyle ciddi bir iş gücü kriziyle karşı karşıya.

🔹 Habere göre ülkede yaklaşık 2,6 milyon çalışan açığı bulunuyor.

🔹 Ukrayna savaşının uzaması bu sorunu daha da ağırlaştırıyor.

Hindistan’dan Rekor İşçi Akışı

🔹 Rusya’nın Hint vatandaşlarına verdiği çalışma izinleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 56 artarak 56.534’e yükseldi.

🔹 Bu rakam, savaş öncesi 2021 seviyesinin yaklaşık on kat üzerinde.

🔹 Bazı uzmanlar, 2025-2026 döneminde Rusya’ya giden Hintli işçi sayısının gerçekte 250 bine ulaşmış olabileceğini düşünüyor.

Modi-Putin Anlaşması

🔹 Aralık ayında Rusya ile Hindistan arasında önemli bir iş gücü hareketliliği anlaşması imzalandı.

🔹 Anlaşma kapsamında 2026 yılı için yaklaşık 72 bin Hintli işçi vizesi öngörülüyor.

🔹 Bu sayı, Rusya’nın vermeyi planladığı yabancı işçi vizelerinin yaklaşık üçte birine karşılık geliyor.

Kimler Gidiyor?

🔹 Rus şirketleri ağırlıklı olarak Hindistan’ın kırsal bölgelerinden gelen düşük vasıflı işçileri işe alıyor.

🔹 Bu kişiler fabrikalarda, tarımda, temizlik hizmetlerinde ve inşaat sektöründe çalıştırılıyor.

🔹 Birçok işçi için temel motivasyon daha yüksek ücret elde etmek.

Özel İşe Alım Ağları Kuruldu

🔹 Rusya ile Hindistan arasında geniş bir işe alım sektörü oluştu.

🔹 Bazı şirketler Rusça kursları ve ön eğitim programları düzenliyor.

🔹 İşverenler genellikle aynı anda onlarca Hintli işçiyi toplu şekilde işe alıyor.

Körfez Savaşı Etkisi

🔹 İran savaşı sonrasında Körfez ülkelerindeki iş fırsatlarının azalması da Rusya’ya yönelimi artırdı.

🔹 Habere göre yalnızca Birleşik Arap Emirlikleri’nden yaklaşık bir milyon Hintli işçi ülkesine döndü.

🔹 Bu durum Rusya için yeni bir iş gücü kaynağı yarattı.

Kremlin’in Yeni Modeli

🔹 Bazı uzmanlara göre Kremlin, Körfez ülkelerindeki göçmen işçi modelini örnek almaya çalışıyor.

🔹 Amaç, aileleriyle yerleşmeyen ve topluma tam entegre olmayan geçici işçi grupları oluşturmak.

🔹 Böylece ekonomik ihtiyaç karşılanırken toplumsal etkilerin sınırlanması hedefleniyor.

Demografik Kriz Derinleşiyor

🔹 Uzmanlara göre 1992-2023 döneminde Rusya’da doğumlardan 16,8 milyon daha fazla ölüm gerçekleşti.

🔹 Göç bu kaybın önemli bölümünü telafi etse de son yıllarda göç akışı zayıfladı.

🔹 Özellikle Orta Asya’dan gelen işçi sayısında düşüş yaşanıyor.

Savaşın İnsan Maliyeti

🔹 Haberde, savaşın başlamasından sonra en az 800 bin Rus vatandaşının ülkeyi terk ettiği belirtiliyor.

🔹 Ayrıca yaklaşık 1,5 milyon Rus askerinin öldüğü veya yaralandığı tahmin ediliyor.

🔹 Bu durum iş gücü piyasası üzerindeki baskıyı artırıyor.

Nüfus Azalıyor

🔹 Rusya’nın nüfusu 2024 yılında yaklaşık 143,7 milyona geriledi.

🔹 Bu rakam 2021’e göre yaklaşık 1,3 milyon daha düşük.

🔹 Birleşmiş Milletler projeksiyonlarına göre nüfusun 2100 yılında 126,4 milyona düşmesi bekleniyor.

İşverenler Çaresiz

🔹 Rusya’da işsizlik oranı yüzde 2,2 seviyesine kadar geriledi.

🔹 Hükümet, gençlerin sanayi işlerinde çalışmasını kolaylaştıracak düzenlemeler hazırlıyor.

🔹 Ayrıca yıllık fazla mesai sınırı iki katına çıkarıldı.

Açığı Kapatmaya Yetmeyebilir

🔹 Uzmanlar, Hindistan’dan gelen işçilerin sayısındaki artışın milyonlarla ölçülen açığı kapatmaya yetmeyeceğini söylüyor.

🔹 Hintli işçilerin işe alınması; tercüman, konaklama, eğitim ve taşınma gibi ek maliyetler yaratıyor.

🔹 Ayrıca birçok işçi Rusça bilmiyor ve uzun vadeli kalmayı düşünmüyor.

Sonuç

🔹 The Telegraph’a göre Rusya, savaşın ve demografik gerilemenin yarattığı iş gücü açığını kapatmak için Hindistan’a yönelmiş durumda.

🔹 Ancak uzmanlar, bu politikanın Rusya’nın temel nüfus ve iş gücü sorunlarını çözmeye yetmeyeceğini düşünüyor.

🔹 Demografik baskının önümüzdeki yıllarda Rus ekonomisinin en büyük yapısal sorunlarından biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Google, yapay zekâ özetlerinde içerik kullanımı konusunda geri adım attı

Telegraph
03.06.2026
Yayıncılara Yeni Hak

🔹 Google, internet sitelerine içeriklerinin yapay zekâ destekli arama özetlerinde kullanılmasını engelleme hakkı tanıyacak.

🔹 Böylece yayıncılar, Google’ın yapay zekâ tarafından oluşturulan özetlerinde yer almak istemezlerse bunu reddedebilecek.

🔹 Karar, Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Kurumu’nun (CMA) baskısı sonrasında alındı.

AI Overviews Tartışması

🔹 Google son dönemde arama sonuçlarının en üst kısmında “AI Overviews” adı verilen yapay zekâ özetlerini yaygınlaştırdı.

🔹 Bu sistem, kullanıcıların sorularına web sitelerine gitmeden doğrudan cevap vermeyi amaçlıyor.

🔹 Ancak haber kuruluşları ve içerik üreticileri bunun site trafiğini ciddi biçimde azalttığını savunuyor.

Önceki Sistem Nasıldı?

🔹 Daha önce bir internet sitesi yapay zekâ özetlerinde kullanılmak istemiyorsa Google aramalarından tamamen çıkmayı kabul etmek zorundaydı.

🔹 Bu nedenle yayıncıların fiilen bir tercih hakkı bulunmadığı eleştirileri yapılıyordu.

🔹 Yeni düzenleme bu durumu değiştirecek.

CMA’nın Gerekçesi

🔹 CMA, değişikliğin yayıncıların Google ile daha güçlü pazarlık yapabilmesini sağlayacağını açıkladı.

🔹 Kuruma göre uygulama hem yayıncılar hem de tüketiciler için daha adil bir sistem oluşturacak.

🔹 Ayrıca Birleşik Krallık’taki arama hizmetlerinin kalitesinin de iyileşmesi bekleniyor.

Yayıncıların Şikâyeti

🔹 Haber kuruluşları uzun süredir yapay zekâ şirketlerini içeriklerini izin almadan kullanmakla suçluyor.

🔹 Eleştirmenler, yapay zekâ firmalarının gazetecilik maliyetlerine katlanmadan haber içeriklerinden faydalandığını savunuyor.

🔹 Bu nedenle içerik sahiplerinin ödeme veya lisans anlaşmaları talep ettiği belirtiliyor.

Google’ın Yanıtı

🔹 Google, değişikliği önce Birleşik Krallık’taki bazı internet sitelerinde test edeceğini açıkladı.

🔹 Daha sonra sistemin küresel olarak uygulanması planlanıyor.

🔹 Şirket ayrıca yapay zekâ özetlerinde internet sitelerine verilen bağlantıları daha görünür hale getirdiğini belirtti.

Kullanım Hızla Artıyor

🔹 Google, geçen ay yaptığı açıklamada AI Overviews özelliğinin dünya genelinde 2,5 milyar kullanıcı tarafından kullanıldığını duyurdu.

🔹 Yayıncılar ise bu özelliğin devreye girmesinden sonra birçok haber sitesinin ziyaretçi trafiğinde ciddi düşüşler yaşandığını söylüyor.

OpenAI Benzeri Anlaşmalar

🔹 Bazı yayıncılar, içeriklerinin yapay zekâ sistemlerinde kullanılmasına izin vermek için [OpenAI](https://openai.com?utm_source=chatgpt.com) gibi şirketlerle lisans anlaşmaları yaptı.

🔹 Bu anlaşmalar kapsamında yapay zekâ şirketleri içeriklere erişim karşılığında ödeme yapabiliyor.

Sektörün Tepkisi

🔹 CMA Başkanı Sarah Cardell, yapay zekâ özetlerinin internet aramasını hızla değiştirdiğini ve içerik üreticilerinin içeriklerinin nasıl kullanıldığı üzerinde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini söyledi.

🔹 Haber Medyası Birliği Başkanı Theo Bamber ise kararın dijital ekonomide oyun alanını daha dengeli hale getireceğini ve kaliteli içeriğin daha adil şekilde karşılık bulmasına yardımcı olacağını belirtti.

Daha Büyük Mücadelenin Parçası

🔹 Karar, yapay zekâ şirketleri ile haber kuruluşları arasındaki küresel telif ve içerik kullanım mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

🔹 Düzenleyiciler giderek daha fazla şekilde yapay zekâ şirketlerinin haber, makale ve diğer içerikleri hangi koşullarda kullanabileceğini sorguluyor.

🔹 Birleşik Krallık’taki bu adımın diğer ülkelerdeki düzenleyiciler için de emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD’nin iki üst düzey istihbarat kurumu arasında ciddi kriz yaşanıyor

Reuters
03.06.2026
Kurumlar Arasında Çatışma

🔹 Reuters’ın özel haberine göre ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ile Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi (ODNI) arasında bir yılı aşkın süredir devam eden ciddi anlaşmazlıklar bulunuyor.

🔹 Çatışmanın, ABD başkanlarının dış politika kararlarında kullandığı istihbarat analizlerinin hazırlanmasını olumsuz etkilediği belirtiliyor.

İran Savaşı Analizleri Etkilendi

🔹 Reuters’a konuşan kaynaklara göre CIA, ODNI tarafından hazırlanan bazı istihbarat değerlendirmelerine katkı vermeyi durdurdu.

🔹 Bunlar arasında İran savaşıyla ilgili analizler de bulunuyor.

🔹 CIA ve ODNI’nin artık birçok konuda fiilen ayrı analiz yapıları gibi çalıştığı ifade ediliyor.

Tartışmanın Merkezindeki İsim

🔹 Sorunun merkezinde, eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard tarafından 2025 yılında kurulan Director’s Initiatives Group adlı özel ekip yer alıyor.

🔹 CIA, bu grubun geleneksel istihbarat paylaşım ve gizlilik prosedürlerini aşarak hareket ettiğini savunuyor.

🔹 ODNI yetkilileri ise CIA’nın grubun bilgi erişimini sistematik biçimde engellediğini öne sürüyor.

11 Eylül Sonrası Reformlar Sorgulanıyor

🔹 ODNI, 11 Eylül saldırılarından sonra ABD’nin 18 istihbarat kurumunu daha iyi koordine etmek amacıyla kurulmuştu.

🔹 Reuters’a göre yaşanan kriz, bu reformların kurumlar arası çekişmeleri tamamen ortadan kaldıramadığını gösteriyor.

Kritik Dönemde Kriz

🔹 Kurumlar arasındaki gerilim, ABD’nin İran’la savaş halinde olduğu ve aynı anda Çin ile Rusya kaynaklı güvenlik sorunlarıyla uğraştığı bir dönemde yaşanıyor.

🔹 Uzmanlar, koordinasyon eksikliğinin istihbarat hatalarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Gabbard Ayrılıyor

🔹 Tulsi Gabbard geçen hafta görevinden 30 Haziran’da ayrılacağını açıkladı.

🔹 Gabbard, kararının gerekçesi olarak eşinin sağlık durumunu gösterdi.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, geçici olarak Federal Konut Finansmanı Ajansı Başkanı Bill Pulte’yi görevlendireceğini duyurdu.

Başkanlık Günlük Brifingi Tartışması

🔹 Kaynaklara göre Gabbard göreve geldikten sonra Başkanlık Günlük İstihbarat Brifingi üzerinde daha fazla kontrol kurmaya çalıştı.

🔹 Bu raporun hazırlanmasında uzun yıllardır başat rol CIA tarafından yürütülüyordu.

🔹 İki kurum arasındaki ilişkilerin bu dönemde daha da kötüleştiği belirtiliyor.

Kennedy ve Covid Dosyaları

🔹 Tartışmalı çalışma grubu, Başkan John F. Kennedy suikastına ilişkin belgelerin gizliliğinin kaldırılması çalışmalarında görev aldı.

🔹 Grup ayrıca Covid-19’un kökenleri ve seçim makinelerinin güvenliği gibi konuları da araştırıyordu.

🔹 Eleştirmenler, grubun Trump’ın siyasi rakiplerine karşı kullanılabilecek bir araç olarak oluşturulduğunu savunuyor.

Üst Düzey Görevden Almalar

🔹 Mayıs 2025’te Gabbard, Ulusal İstihbarat Konseyi’nin başındaki iki üst düzey CIA yetkilisini görevden aldı.

🔹 ODNI, bu kişilerin “zehirli çalışma ortamı” oluşturduğunu ve istihbaratı siyasallaştırdığını iddia etti.

🔹 Reuters, bu iddiaları destekleyen somut kanıt göremediğini belirtiyor.

Gizli CIA Görevlisinin Kimliği Açığa Çıktı

🔹 Ağustos 2025’te Gabbard, 37 mevcut ve eski yetkilinin güvenlik izinlerini iptal etti.

🔹 Bu süreçte yurt dışında görev yapan gizli bir CIA görevlisinin kimliğinin açığa çıktığı belirtiliyor.

🔹 Gabbard söz konusu kişileri istihbaratı siyasallaştırmakla suçladı ancak kamuoyuna kanıt sunmadı.

Covid İstihbaratı Soruşturması

🔹 Geçen ay bir CIA görevlisi, Senato’da verdiği ifadede CIA’nın Covid-19’un kökenlerine ilişkin bazı istihbarat bilgilerini ilgili çalışma grubundan sakladığını iddia etti.

🔹 Bu iddialar üzerine istihbarat topluluğu müfettişliği tarafından resmî soruşturma başlatıldı.

🔹 Reuters soruşturmanın kapsamını doğrulayamadığını belirtiyor.

Sonuç

🔹 Reuters’a göre CIA ile ODNI arasındaki güven kaybı, ABD istihbarat sisteminin en üst kademelerinde uzun süredir görülmeyen düzeyde kurumsal gerilim yarattı.

🔹 Özellikle İran savaşı gibi kritik konularda ortak analiz üretiminin aksaması, Washington’daki karar alma süreçleri açısından dikkatle izleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran saldırısı Kuveyt Havalimanı’nı vurdu; Kuveyt uçuşları askıya aldı

Reuters
03.06.2026
Havalimanı Hedef Alındı

🔹 İran’a ait füze ve insansız hava araçlarının Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nı hedef aldığı bildirildi.

🔹 Kuveyt Sivil Havacılık Kurumu, saldırının Terminal 1 binasında ciddi hasara yol açtığını açıkladı.

🔹 Yetkililer tüm uçuşların geçici olarak durdurulduğunu ve alternatif havalimanlarına yönlendirildiğini duyurdu.

Can Kaybı ve Yaralılar

🔹 Kuveyt Dışişleri Bakanlığı saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

🔹 Kuveyt Sağlık Bakanlığı ise en az 63 kişinin yaralandığını bildirdi.

🔹 Diplomatik temsilciliklerin ve çeşitli kritik altyapı tesislerinin de zarar gördüğü belirtildi.

Uçuşlar Yeniden Başladı

🔹 Daha sonra Kuveyt Havayolları, havalimanındaki Terminal 4’ten operasyonların yeniden başladığını duyurdu.

🔹 Yetkililer hasarın ağırlıklı olarak uluslararası havayollarının kullandığı Terminal 1’de meydana geldiğini açıkladı.

ABD: Saldırıların Çoğu Başarısız Oldu

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve diğer bölgesel hedeflere yönelik saldırılarının büyük bölümünün engellendiğini veya başarısız olduğunu açıkladı.

🔹 CENTCOM’a göre Bahreyn’e yönelen üç füze havada imha edildi.

🔹 Kuveyt’e atılan iki füzenin ise hedeflerine ulaşmadan düştüğü veya havada parçalandığı belirtildi.

Körfez’de Gerilim Tırmanıyor

🔹 İran Devrim Muhafızları, Bahreyn’de bulunan ABD Beşinci Filosu karargâhını ve bölgedeki bazı askerî hedefleri füze ve dronlarla vurduğunu iddia etti.

🔹 ABD ise bu saldırıların başarısız olduğunu ve üslerinin vurulmadığını açıkladı.

İran’dan Sert Açıklama

🔹 İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki bir İran petrol tankerine ve Keşm Adası’ndaki bir iletişim tesisine saldırdığını öne sürdü.

🔹 Tahran yönetimi bu eylemlerin ateşkes anlayışını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini savundu.

🔹 İran ayrıca Kuveyt ve Bahreyn’i ABD operasyonlarına destek vermekle suçladı.

Körfez Ülkelerinden Tepki

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Anwar Gargash, Kuveyt ve Bahreyn’e yönelik saldırıların ortak Körfez cevabı gerektirdiğini söyledi.

🔹 Gargash, “Saldırı bir ülkeye değil, hepimize yöneliktir” ifadelerini kullandı.

Diplomasi Durma Noktasında

🔹 İran’a yakın Fars Haber Ajansı, Tahran ile Washington arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik mesaj alışverişinin birkaç gün önce durduğunu bildirdi.

🔹 Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump, görüşmelerin her gün devam ettiğini söyledi.

🔹 Trump ayrıca İran’ın nükleer silah sahibi olmayacağını kabul ettiğini ve İran lideri Mojtaba Khamenei’nin müzakerelerde yer aldığını öne sürdü.

Netanyahu ile Görüşme

🔹 Trump, bir podcast yayınında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Lübnan konusunda sert bir görüşme yaptığını kabul etti.

🔹 Trump, Netanyahu’nun Lübnan’la sürekli çatışmasından rahatsız olduğunu ancak ilişkilerinin iyi olduğunu söyledi.

Petrol ve Altın Yükseldi

🔹 Artan gerilim nedeniyle Brent petrolünün varil fiyatı yüzde 1 yükselerek yaklaşık 95 dolara çıktı.

🔹 Altın fiyatları ise ons başına yaklaşık 4.485 dolar seviyesinde yatay seyretti.

🔹 Piyasalar, İran ile ABD arasındaki ateşkesin kalıcı olup olmayacağını yakından izliyor.

Hürmüz’de Yeni Hamle

🔹 Reuters’a göre ABD ordusu, İran’a doğru ilerleyen Botswana bayraklı M/T Lexie adlı tankerin makine dairesini Hellfire füzesiyle vurdu.

🔹 CENTCOM, bunun İran’a yönelik abluka kapsamında etkisiz hale getirilen altıncı gemi olduğunu açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in kurye sürücüleri ülkenin en görünür alt sınıfı haline geliyor

Economist
03.06.2026
Şehrin Görünmeyen Yüzü

🔹 Çin şehirlerinde milyonlarca kurye, yiyecekten ilaca kadar her türlü ürünü teslim ederek günlük hayatın vazgeçilmez parçası haline geldi.

🔹 Ancak Economist’e göre bu çalışanlar aynı zamanda Çin’in en belirgin ekonomik alt sınıflarından birini oluşturuyor.

🔹 Kurye sürücüleri genellikle şehirlerin uzak kenar mahallelerinde, düşük maliyetli ve kalabalık konutlarda yaşıyor.

Kazançlar Geriliyor

🔹 Taobao Flash için çalışan bir kurye, geçmişte teslimat başına 7 yuan kazanırken bugün bunun yaklaşık 4 yuana düştüğünü söyledi.

🔹 Çin ekonomisindeki yavaşlama nedeniyle milyonlarca kişi geçici işlere yöneliyor ve bu durum ücretleri baskılıyor.

🔹 Birçok sürücü, yemek ve kira giderlerinden sonra ellerinde çok az para kaldığını belirtiyor.

Uzun Çalışma Saatleri

🔹 Kurye sürücüleri çoğu zaman günde 14 saate kadar çalışıyor.

🔹 Teslimatların gecikmesi gelir kaybına yol açtığı için sürücüler sürekli zaman baskısı altında bulunuyor.

🔹 Bu nedenle trafik kazaları ve iş kazaları yaygın görülüyor.

“Aç Kalmak Daha Korkutucu”

🔹 Shansong adlı teslimat şirketinde çalışan bir sürücü, karşılaştığı riskleri kabullenmek zorunda olduğunu söyledi.

🔹 Sürücü, “En korkutucu şey kaza yapmak değil, yemek yiyememek” ifadelerini kullandı.

🔹 Her sabah güvenliği değil, yeterli para kazanıp kazanamayacağını düşündüğünü belirtti.

20 Milyon Kişilik İş Gücü

🔹 Çin’de kurye sayısının yaklaşık 20 milyona ulaştığı tahmin ediliyor.

🔹 Covid-19 kapanmaları sırasında bu çalışanlar milyonlarca insan için temel hizmet sağlayıcısı olmuştu.

🔹 Devlet medyası ve yetkililer uzun süredir onların yaşadığı sorunlara dikkat çekiyor.

Xi Jinping’in Mesajı

🔹 Çin lideri Xi Jinping birkaç ay önce Çin Yeni Yılı öncesinde kurye sürücüleriyle bir araya geldi.

🔹 Xi, şehirlerin bu çalışanlar olmadan işleyemeyeceğini söyledi.

🔹 Devlet medyası da sıklıkla sürücülerin zorluklarına ilişkin haberler yayımlıyor.

Sorunların Kaynağı

🔹 Economist’e göre sorun yalnızca düşük ücretler değil.

🔹 Teslimat platformlarının kullandığı algoritmalar sürücüleri daha hızlı çalışmaya zorluyor.

🔹 Müşteri şikâyetlerinde platformlar çoğu zaman tüketicilerin tarafını tutuyor.

🔹 Ayrıca sürücüler genellikle taşeron şirketler üzerinden çalıştırıldığı için sağlık sigortası ve emeklilik haklarından mahrum kalabiliyor.

Güvencesizlik

🔹 Yapılan araştırmalara göre sürücülerin yaklaşık üçte biri iş sırasında yaralandığını bildiriyor.

🔹 Buna karşın yalnızca beşte biri iş kazalarına karşı sigorta kapsamına sahip.

🔹 Bu durum sektördeki kırılganlığı artırıyor.

Yasalar Var, Uygulama Zayıf

🔹 Çin hükümeti 2021 yılında kurye çalışanlarını korumaya yönelik düzenlemeler çıkardı.

🔹 Kurallar asgari ücret güvencesi ve daha insani algoritmalar gibi hükümler içeriyordu.

🔹 Ancak Economist’e göre bu düzenlemelerin uygulanması ve ihlallerin cezalandırılması yetersiz kaldı.

Yapısal Sorun

🔹 Kurye sektörüne girişin kolay olması, iş bulamayan milyonlarca kişi için bu alanı son sığınak haline getiriyor.

🔹 Bu da ücretler üzerinde sürekli aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

🔹 Çalışanların çoğu Çin’in daha yoksul bölgelerinden geliyor ve çalıştıkları şehirlerde tam yerleşim haklarına sahip değil.

Sendikal Güç Eksikliği

🔹 Kurye sürücülerinin gerçek anlamda toplu pazarlık yapabilme imkânı bulunmuyor.

🔹 Çin’deki sendikalar doğrudan Komünist Parti yapısına bağlı faaliyet gösteriyor.

🔹 Economist’e göre sürücüler arasında örgütlenmenin sonuç vermeyeceğine dair yaygın bir inanç bulunuyor.

Sonuç

🔹 Economist, kurye sürücülerinin yaşadığı sorunların yalnızca teknoloji şirketlerinden kaynaklanmadığını savunuyor.

🔹 Dergiye göre düşük ücretler, zayıf sosyal haklar, göçmen işçi sistemi ve ekonomik yavaşlama birlikte bu çalışanları kırılgan hale getiriyor.

🔹 Çin’in teknoloji ve e-ticaret devleri büyümeye devam ederken, milyonlarca kurye için hayat giderek daha zorlaşıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Economist: Ukrayna artık Avrupa’nın savaşı; yalnızca hayatta kalmak yeterli bir hedef değil

Economist
03.06.2026
Avrupa Savaşı Devralıyor

🔹 Economist’e göre Ukrayna’ya sağlanan yardımın neredeyse tamamı artık Avrupa ülkelerinden geliyor.

🔹 Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte İngiltere gibi Avrupa devletleri, Ukrayna’nın ana mali ve askerî destekçisi haline geldi.

🔹 Ukrayna’ya yönelik yeni 90 milyar euroluk kredi paketinden ilk ödemelerin bu ay başlaması bekleniyor.

ABD’nin Yerini Alma Arayışı

🔹 Avrupa liderleri, sonuç vermeyen Amerikan girişimlerinin ardından diplomatik süreci üstlenmek istiyor.

🔹 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın hem çözümün hem de müzakerelerin parçası olması gerektiğini söyledi.

🔹 Economist’e göre birkaç yıl önce iddialı görünen bu söylem artık daha gerçekçi bir zemine oturmuş durumda.

Strateji Hâlâ Belirsiz

🔹 Avrupalı yetkililer Ukrayna’yı ayakta tutmak konusunda başarılı olduklarını kabul ediyor.

🔹 Ancak Ukrayna’nın sadece hayatta kalmasının ötesinde nasıl bir sonuca ulaşılacağı konusunda ortak bir strateji bulunmadığı belirtiliyor.

🔹 Son haftalarda Avrupa’da Vladimir Putin ile görüşebilecek olası arabulucuların isimleri tartışılsa da somut bir plan ortaya çıkmadı.

Putin’in Tavrı

🔹 Avrupa hükümetleri Putin’in baskı altında olduğunu düşünüyor.

🔹 Buna rağmen Kremlin’in temel taleplerinden geri adım atmaya hazır olduğuna dair bir işaret görülmüyor.

🔹 Bu nedenle anlamlı bir barış müzakeresinin yakın zamanda başlaması zor görünüyor.

Türkiye ve Arabuluculuk

🔹 Bazı Avrupa hükümetleri Rusya’nın kırmızı çizgilerini anlamak için arabuluculuk girişimlerini destekliyor.

🔹 Bu süreçte Türkiye gibi AB üyesi olmayan ülkelerin rol oynayabileceği değerlendiriliyor.

🔹 Ancak Avrupa’nın Ukrayna tarafında doğrudan yer aldığı kapsamlı bir müzakere sürecinin henüz uzak olduğu belirtiliyor.

Donbas Gerçeği

🔹 Economist’e göre Putin uzlaşmaya yanaşırsa olası bir ateşkesin Ukrayna’nın Donbas’taki bazı toprak kayıplarını kabul etmesini gerektirmesi muhtemel.

🔹 Avrupa’nın bunu telafi etmek için kullanabileceği en güçlü araç ise Ukrayna’nın AB üyelik sürecini hızlandırmak olabilir.

AB Üyeliği Tartışması

🔹 Daha önce Ukrayna’nın 2027 gibi erken bir tarihte AB’ye katılabileceği yönünde iddialar ortaya atılmıştı.

🔹 Ancak Economist, bunun gerçekçi olmadığını belirtiyor.

🔹 Yetkililer Ukrayna’nın üyelik için gerekli reformları tamamlamasının yaklaşık on yıl sürebileceğini düşünüyor.

Almanya’nın Önerisi

🔹 Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna’ya tam üyelik yerine “ortak üyelik” benzeri bir statü verilmesini önerdi.

🔹 Bu modelde Ukrayna bazı AB kurumlarına erişim sağlayabilecek ancak tam oy hakkı ve tam ekonomik avantajlara sahip olmayacak.

🔹 Ukrayna yönetimi öneriyi adaletsiz buldu ve reddetti.

Ukrayna’da Değişen Ruh Hali

🔹 Kamuoyu araştırmalarına göre Ukraynalıların büyük çoğunluğu hâlâ AB üyeliğini destekliyor.

🔹 Ancak destek özellikle gençler arasında daha hızlı geriliyor.

🔹 Economist’e göre Ukrayna’da “Avrupa bizi kurtaracak” anlayışının yerini giderek daha fazla “biz Avrupa’yı koruyoruz” düşüncesi alıyor.

Reform Baskısı

🔹 Avrupa Birliği, Ukrayna’ya sağlanan mali yardımları hukuk devleti ve reform şartlarına bağladı.

🔹 İlk aşamada 2027’ye kadar çeşitli reformların gerçekleştirilmesi gerekiyor.

🔹 Avrupalı yetkililer reformların beklenenden yavaş ilerlemesinden rahatsızlık duyuyor.

Askerî Sorunlar Sürüyor

🔹 Avrupa para ve silah desteği sağlasa da Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu bazı kritik sistemleri üretmekte zorlanıyor.

🔹 Özellikle şehirleri balistik füzelere karşı koruyacak sistemlerde eksiklik bulunuyor.

🔹 Bu nedenle Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky geçtiğimiz günlerde Donald Trump’tan Patriot önleme füzeleri talep etti.

Avrupa İçin Zaman Daralıyor

🔹 Economist’e göre Avrupa’nın kendi siyasi takvimi de risk oluşturuyor.

🔹 Önümüzdeki yıl Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde seçimler yapılacak.

🔹 Analistler, bazı popülist partilerin iktidara gelmesi halinde Ukrayna’ya verilen desteğin zayıflayabileceğinden endişe ediyor.

Sonuç

🔹 Economist, Ukrayna savaşının artık büyük ölçüde Avrupa’nın sorumluluğuna geçtiğini savunuyor.

🔹 Ancak mevcut stratejinin önemli bölümü hâlâ umutlara dayanıyor: Ukrayna’nın direncinin sürmesi, Trump’ın yeniden Rusya’ya karşı sertleşmesi veya Putin’in müzakereye zorlanması gibi.

🔹 Dergiye göre asıl soru artık savaşın Avrupa’nın savaşı olup olmadığı değil, Avrupa’nın aynı zamanda barışı da sağlayıp sağlayamayacağı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bilgisayar bilimi diplomasını gerçekten istiyor musunuz?

Economist
03.06.2026
Patlayan Bölüm

🔹 Bilgisayar ve bilgi bilimleri, ABD’de en hızlı büyüyen üniversite alanlarından biri haline geldi.

🔹 Son on yılda bu alandaki mezun sayısı, ortalama akademik bölümlere göre yaklaşık 6,5 kat daha hızlı arttı.

🔹 Bölüm bugün ABD’de en popüler dördüncü eğitim alanı konumunda.

Beklenmedik Üniversiteler Öne Çıkıyor

🔹 En büyük büyüme, seçiciliği düşük ve büyük ölçüde çevrim içi eğitim veren kurumlarda yaşanıyor.

🔹 Idaho’daki Brigham Young University-Idaho, 2024 yılında 2.000’den fazla bilgisayar ve bilgi bilimi diploması verdi.

🔹 Bu rakam üniversiteyi birçok prestijli kurumun önüne taşıdı.

🔹 Oysa aynı üniversite 2022 yılında yalnızca 639 mezun vermişti.

Yapay Zekâ ve Hızlandırılmış Diplomalar

🔹 Birçok üniversite artık dönem başına sabit ücret alan ve öğrencilerin dersleri çok daha hızlı tamamlamasına izin veren sistemler kullanıyor.

🔹 Bazı yüksek lisans programları altı ay gibi kısa sürelerde tamamlanabiliyor.

🔹 Yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması da bu süreci hızlandırıyor.

Bilgisayar Bilimciler Yapay Zekâyı Daha Fazla Kullanıyor

🔹 Berkeley Üniversitesi araştırmasına göre bilgisayar bilimi öğrencilerinin yüzde 62’si üretken yapay zekâyı düzenli olarak kullanıyor.

🔹 Tüm öğrencilerde bu oran yüzde 37 seviyesinde.

🔹 Yapay zekâ kullanan bilgisayar bilimi öğrencilerinin yaklaşık onda biri bu teknolojiyi kopya çekmek amacıyla kullandığını kabul etti.

Maaşlar Hâlâ Yüksek

🔹 Bilgisayar ve bilgi bilimi mezunlarının 2024 yılındaki medyan başlangıç maaşı 89 bin dolar oldu.

🔹 Yüksek lisans mezunlarında başlangıç maaşı 106 bin doların üzerine çıktı.

🔹 Bu ücretler hâlâ birçok bölümün oldukça üzerinde bulunuyor.

Ancak Yeni Bir Sorun Var

🔹 Economist’e göre yapay zekâ aynı anda hem mezun arzını artırıyor hem de giriş seviyesindeki yazılım geliştirici pozisyonlarına olan talebi azaltıyor olabilir.

🔹 Şirketler artık bazı temel yazılım görevlerini yapay zekâ sistemleriyle gerçekleştirebiliyor.

🔹 Bu durum özellikle kariyerinin başındaki mühendisler için risk oluşturuyor.

Paradoks

🔹 Ortaya ilginç bir çelişki çıkıyor.

🔹 Öğrenciler yapay zekâ kullanarak daha hızlı diploma alabiliyor.

🔹 Ancak mezun olduklarında girmeyi hedefledikleri mesleklerin bir kısmı yine yapay zekâ tarafından tehdit ediliyor.

Economist’in Sonucu

🔹 Bilgisayar bilimi hâlâ yüksek gelir sağlayan ve cazibesini koruyan bir alan.

🔹 Ancak geçmişte olduğu gibi otomatik olarak garanti iş ve yüksek maaş anlamına gelmeyebilir.

🔹 Yapay zekâ çağında sadece diploma sahibi olmak değil, karmaşık problem çözme, sistem tasarımı ve yapay zekâ araçlarını etkin kullanabilme becerileri giderek daha önemli hale geliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Economist: Geleceği öğrenmek istiyorsanız borsaya güvenmeyin

Economist
03.06.2026
Piyasalar Her Zaman Haklı mı?

🔹 Ekonomi dünyasında uzun yıllardır etkili olan “etkin piyasa hipotezi”, yatırımcıların tüm bilgileri hızla fiyatlara yansıttığını ve piyasa fiyatlarının geleceğe ilişkin en iyi tahminleri sunduğunu savunur.

🔹 Ancak Economist’e göre günümüz piyasaları bu teoriden giderek uzaklaşıyor.

🔹 Meme hisseleri, sosyal medya kaynaklı spekülasyonlar ve aşırı değerlemeler, fiyatların temel ekonomik gerçeklerden kopabildiğini gösteriyor.

GameStop ve Nvidia Örneği

🔹 2020’de bireysel yatırımcıların gözdesi haline gelen GameStop hisseleri hâlâ o döneme göre 20 kattan fazla değerli.

🔹 Şirketin faaliyet performansı buna paralel bir gelişme göstermedi.

🔹 Buna rağmen hisselerin performansı, yapay zekâ devriminin en büyük kazananlarından biri olan Nvidia’ya yakın seviyelerde gerçekleşti.

Nobel Ödüllü Eleştiri

🔹 Nobel ödüllü ekonomist Robert Shiller, onlarca yıl önce piyasa fiyatlarının yalnızca yeni bilgilerle açıklanamayacak kadar oynak olduğunu göstermişti.

🔹 Araştırmalar, hisse senetlerinin zaman zaman ekonomik temellerin haklı çıkaramayacağı ölçüde yükselip düştüğünü ortaya koydu.

🔹 Bu durum yatırımcıların yalnızca rasyonel beklentilerle hareket etmediğine işaret ediyor.

Yeni Teori: Esnek Olmayan Piyasalar

🔹 Son yıllarda bazı akademisyenler “esnek olmayan piyasalar hipotezi” adı verilen farklı bir yaklaşım geliştirdi.

🔹 Teori, hisse fiyatlarının şirket kâr beklentilerinden çok para giriş ve çıkışlarından etkilendiğini savunuyor.

🔹 Harvard Üniversitesi’nden Xavier Gabaix ve Chicago Üniversitesi’nden Ralph Koijen, piyasaya giren her 1 dolarlık yeni paranın toplam piyasa değerini 3 ila 8 dolar arasında artırabildiğini hesaplıyor.

Neden Oluyor?

🔹 Teoriye göre birçok yatırımcı yükselen piyasada daha fazla alım yapıyor.

🔹 Emeklilik fonları gibi büyük kurumlar ise belirli hisse-tahvil oranlarını korumak için yükselen piyasalarda da hisse tutmaya devam ediyor.

🔹 Değer yatırımcıları ise ancak fiyatlar ciddi şekilde düştüğünde alım yapıyor.

🔹 Sonuç olarak piyasaya giren yeni para, şirketlerin gerçek değerinden bağımsız şekilde fiyatları yukarı taşıyabiliyor.

Fiyatlar Geleceği Göstermeyebilir

🔹 Economist’e göre birçok yatırımcı hisse satın alırken şirketlerin gelecekteki kârlarını ayrıntılı biçimde analiz etmiyor.

🔹 Düzenli maaşından yatırım yapan bireyler veya belirli getiri hedeflerini takip eden kurumsal fonlar da fiyatları etkiliyor.

🔹 Bu nedenle yükselen piyasa her zaman güçlü ekonomik temeller anlamına gelmeyebilir.

Ana Sonuç

🔹 Economist, borsa fiyatlarının geleceğe dair kusursuz bir rehber olduğu düşüncesine şüpheyle yaklaşıyor.

🔹 Hisse fiyatları çoğu zaman şirketlerin gelecekteki performansından ziyade para akışları, yatırımcı davranışları ve piyasa psikolojisi tarafından şekillenebiliyor.

🔹 Bu nedenle yalnızca borsanın yönüne bakarak ekonomik geleceği tahmin etmeye çalışmanın yatırımcılar için tehlikeli olabileceği vurgulanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in yüksek teknoloji hamlesi ülkenin büyük bölümünü geride bırakıyor

Economist
03.06.2026
Pekin’in Büyük Planı

🔹 Çin yönetimi, ekonomik geleceğini ileri teknoloji üretimi üzerine kurmaya çalışıyor.

🔹 Bu kapsamda yüzlerce şehir, yüksek teknoloji merkezlerine dönüşmek için teşvikler, sanayi parkları ve yatırım programları oluşturuyor.

🔹 Amaç, eski sanayi şehirlerini “yenilikçi” ve yüksek yaşam kalitesine sahip merkezlere dönüştürmek.

Tianshui Örneği

🔹 Gansu eyaletindeki Tianshui kenti, bu dönüşümün sembollerinden biri olarak gösteriliyor.

🔹 Şehir son yıllarda sensörler, makine takımları ve diğer ileri teknoloji ürünleri üretecek yeni tesisler kurdu.

🔹 Hatta gelecekte üretmeyi hedeflediği ürünleri sergilemek için “Tianshui Industry 2050” adlı bir fuar alanı da oluşturdu.

Halk Daha Zengin Olmadı

🔹 Buna rağmen kent sakinlerinin yaşam standardında belirgin bir iyileşme görülmedi.

🔹 Kişi başına düşen gelir bakımından Tianshui’nin Pekin’e göre konumu son on yılda daha da geriledi.

🔹 Kent ekonomisi 2025 yılında ulusal büyüme hızının yaklaşık iki puan altında kaldı.

Robotlar Var, İş Yok

🔹 Yeni nesil fabrikalar yüksek derecede otomasyon kullanıyor.

🔹 Bu nedenle tesisler beklenen ölçüde istihdam yaratamıyor.

🔹 Yerel halk, fabrikalarda bulunan işlerin çoğunun düşük ücretli olduğunu söylüyor.

🔹 Fabrika çalışanlarının aylık yaklaşık 3.000 yuan kazandığı, bunun Şanghay gibi büyük şehirlerde elde edilebilecek ücretlerin yaklaşık yarısı olduğu belirtiliyor.

Gençler Göç Ediyor

🔹 İş fırsatlarının sınırlı olması nedeniyle genç nüfus daha zengin bölgelere taşınıyor.

🔹 Son on yılda Tianshui’nin nüfusu yaklaşık 500 bin kişi azalarak 2,9 milyona düştü.

🔹 Yerel gençler kentin en iyi günlerinin geride kaldığını düşünüyor.

Teknoloji Zenginleri ve Diğerleri

🔹 Yüksek maaşlı teknoloji işleri büyük ölçüde Pekin, Şanghay ve Shenzhen gibi kıyı şehirlerinde yoğunlaşıyor.

🔹 Bu şehirler güçlü üniversitelere, nitelikli iş gücüne ve gelişmiş tedarik zincirlerine sahip.

🔹 Bazı teknoloji çalışanlarının yıllık maaşları 1 milyon yuanı aşabiliyor.

🔹 Ancak iç bölgelerdeki şehirlerin çoğunun bu tür yatırımları çekme şansı bulunmuyor.

Eğitim Sorunu

🔹 Economist’e göre Çin iş gücünün yaklaşık yüzde 60’ı lise eğitimi bile almamış durumda.

🔹 Bu da yaklaşık 500 milyon kişiye karşılık geliyor.

🔹 Bu nüfusun büyük kısmı küçük ve daha yoksul şehirlerde yaşıyor.

Emlak Krizi Ek Baskı Yaratıyor

🔹 Çin’de devam eden emlak krizi özellikle küçük şehirleri sert vuruyor.

🔹 Tianshui’de konut yatırımları geçen yıl yüzde 40’tan fazla geriledi.

🔹 Şehrin çevresinde tamamlanmamış beton apartman projeleri bulunuyor.

🔹 Perakende satışlar 2025 yılında yüzde 5’in üzerinde düştü.

Gelir Eşitsizliği Artıyor

🔹 Zhejiang Üniversitesi’nden Li Shi’nin araştırmasına göre düşük gelirli kesimlerin gelir artışı son yıllarda ciddi biçimde yavaşladı.

🔹 En düşük gelir grubundaki çalışanların gelirleri 2018-2023 döneminde yılda yalnızca yaklaşık yüzde 2 arttı.

🔹 Aynı dönemde genel ortalama gelir artışı yaklaşık yüzde 5 seviyesinde gerçekleşti.

Pekin Sorunun Farkında

🔹 Çin yönetimi, yüksek teknoloji yatırımlarının tek başına ekonomik sorunları çözmeyeceğini kabul ediyor.

🔹 Mart ayında açıklanan yeni beş yıllık planda yalnızca fabrikalara değil insanlara da yatırım yapılması gerektiği vurgulandı.

🔹 Özellikle yoksul ailelerin çocuklarının eğitimine daha fazla kaynak aktarılması hedefleniyor.

Kısır Döngü Riski

🔹 Ancak yoksul şehirlerin eğitim yatırımlarını artırması kolay görünmüyor.

🔹 Örneğin Tianshui, öğrenci başına eğitim harcamasında Pekin’in üçte birinden daha az kaynak ayırabiliyor.

🔹 Kentin vergi gelirleri geçen yıl yaklaşık yüzde 10 düştü.

🔹 Economist’e göre Çin’in teknoloji hamlesi bazı büyük şehirleri daha da zenginleştirirken, ülkenin geniş iç kesimlerinin ekonomik olarak geride kalma riskini artırıyor.

← Ana sayfaya dön