← Ana sayfaya dön

Savaş, İran’ı yıpratmış ancak boyun eğmemiş bırakan geçici bir anlaşmayla sona erebilir

Reuters
04.06.2026
Muhtemel Anlaşma

🔹 ABD-İsrail savaşı İran İslam Cumhuriyeti’ni çökertmeyi hedefledi ancak taraflar geçici bir anlaşmaya doğru yaklaşıyor.

🔹 Ortaya çıkan anlaşma çerçevesinde İran’ın ekonomik olarak ağır hasar almış ve askeri-sanayi kapasitesi ciddi şekilde zayıflamış halde kalması bekleniyor.

🔹 Buna karşın İran’daki Devrim Muhafızları’nın ülke içindeki etkisi daha da güçlenebilir.

🔹 Diplomatik kaynaklar ve bölgesel analistler, olası anlaşmanın kalıcı bir çözümden çok geçici bir ateşkes niteliği taşıdığını düşünüyor.

Anlaşmanın İçeriği

🔹 Müzakerelerde şekillenen memorandum kapsamında İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili ablukasını kaldırması öngörülüyor.

🔹 İran, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması veya yaptırımların sınırlı ölçüde hafifletilmesi yoluyla mali rahatlama sağlamayı hedefliyor.

🔹 İran yönetimi, ekonomik baskıyı azaltmak ve kötüleşen ekonomik koşulların yarattığı iç riskleri kontrol altına almak için dar kapsamlı bir anlaşmayı zaman kazandıracak bir araç olarak görüyor.

🔹 İran’ın yaklaşık 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığının serbest bırakılması olası anlaşmanın temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Çözülmeyen Sorunlar

🔹 İran uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmiyor.

🔹 Washington, İran’a güvenlik garantileri vermeye yanaşmıyor.

🔹 İsrail, İran’ı varoluşsal bir tehdit olarak görmeye devam ediyor ve onu sınırlandırma politikasını sürdürüyor.

🔹 İran, gelecekteki saldırıları caydırabilmek için füze kapasitesini, bölgesel müttefik ağını ve Körfez enerji akışını etkileyebilme kabiliyetini korumak istiyor.

🔹 Eski ABD diplomatı Alan Eyre, tarafların bugün bir anlaşmaya varıp en zor meseleleri daha sonraki bir aşamaya bırakmaya çalıştığını söyledi.

ABD ve İsrail Boyutu

🔹 Donald Trump, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde İran’ın nükleer programında ilerleme sağlandığını gösterecek bir anlaşma dili arıyor.

🔹 Görüşmeler hakkında bilgi sahibi iki bölgesel kaynak, Trump’ın kısa vadeli bir ateşkes ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum konusunda muğlak ifadeler içeren bir mutabakatla yetinmeye hazır göründüğünü söyledi.

🔹 Washington’ın İran’ın balistik füze programının tamamen ortadan kaldırılması hedefinden büyük ölçüde uzaklaştığı belirtiliyor.

🔹 İran, herhangi bir anlaşmanın İsrail’in Hizbullah’a yönelik saldırılarının durdurulmasıyla ilişkilendirilmesini talep ediyor.

🔹 Trump, Lübnan’daki çatışmanın genişlemesinin Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen diplomatik çabaları tehlikeye atmasından endişe duyuyor.

Bölgesel Sonuçlar

🔹 Bölgesel analistler, olası bir ateşkesin Devrim Muhafızları’nın ülke içindeki konumunu daha da güçlendirebileceğini değerlendiriyor.

🔹 David Schenker, Devrim Muhafızları’nın geçmişte “tahtın arkasındaki güç” olduğunu, şimdi ise doğrudan güç haline geldiğini söyledi.

🔹 Dennis Ross, İsrail ile İran arasındaki mevcut savaş bölümünün sona erebileceğini ancak iki ülke arasındaki temel çatışmanın sona ermeyeceğini söyledi.

🔹 Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile İran’ın boğaz üzerindeki etkisinin devam etmesi bekleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bir CEO çalışanlara 2026’da zam yapılmayacağını, bütçenin yapay zekâya ayrılacağını söyledi

Business Insider
04.06.2026
Teradata Kararı

🔹 Bulut yazılım şirketi Teradata, 5.100 çalışanına 2026 yılında yıllık maaş artışı beklememeleri gerektiğini bildirdi.

🔹 Şirket, maaş artışları için ayrılan bütçeyi yapay zekâ yatırımlarına yönlendirme kararı aldı.

🔹 CEO Steve McMillan, Teradata’nın 2026 hedefinin yapay zekâ alanında pazarda kazanmak olduğunu söyledi.

🔹 Şirket, yapay zekâ uzmanlığına ve yeni yeteneklere yönelik yatırımlarını artırmayı planlıyor.

🔹 Çalışanlar performansa dayalı primler ve hisse bazlı ödüller almaya devam edebilecek.

🔹 Karar, düzenleyici kurumların piyasa koşullarına uygun maaş güncellemesini zorunlu tutmadığı ülkelerde uygulanacak.

Şirketlerin Yapay Zekâ Harcamaları

🔹 Teradata, yapay zekâ yatırımlarını iş gücü yatırımlarının önüne koyduğunu çalışanlarına açıkça bildiren ikinci şirket oldu.

🔹 Teknoloji ve hizmet şirketi TTEC de ABD’deki çalışanları için emeklilik katkı payı eşleştirmelerini 2026 sonuna kadar durdurdu.

🔹 TTEC, bu tasarrufun yapay zekâ araçları, eğitimleri ve yeni yetkinliklerin finansmanında kullanılacağını açıkladı.

🔹 RBC Capital tarafından 117 bilgi teknolojileri profesyoneliyle yapılan ankette katılımcıların yüzde 90’ı 2026 yılında yapay zekâ harcamalarını artırmayı planladığını belirtti.

🔹 Yapay zekâ projelerinin maliyeti küçük ölçekli uygulamalarda on binlerce dolardan kurumsal dönüşümlerde milyonlarca dolara kadar çıkabiliyor.

Finansal Baskılar

🔹 Teradata’nın yıllık geliri son mali yılda yüzde 5 geriledi.

🔹 TTEC’in yıllık geliri aynı dönemde yüzde 3,2 düştü.

🔹 Enflasyon, gümrük tarifeleri ve tedarik zinciri sorunları birçok şirketin bütçeleri üzerinde baskı oluşturuyor.

🔹 Alphabet, yapay zekâ altyapı yatırımlarını finanse etmek için 80 milyar dolarlık hisse satışı planladığını açıkladı.

🔹 BCG’nin 2.360 küresel şirketi kapsayan AI Radar araştırmasına göre şirketler 2026 yılında gelirlerinin ortalama yüzde 1,7’sini yapay zekâya harcamayı öngörüyor.

İş Gücü Üzerindeki Etkiler

🔹 Oxford Üniversitesi Wellbeing Research Center Direktörü Jan-Emmanuel De Neve, daha fazla şirketin yapay zekâ yatırımları için benzer tercihleri gündeme getirebileceğini söyledi.

🔹 De Neve, çalışan ücretlerinin azaltılmasının iş gücüne gelecekteki konumlarının güvende olmadığı mesajını verebileceğini ifade etti.

🔹 Meta mayıs ayında çalışanlarının yüzde 10’unu işten çıkardı ve bu kararı verimlilik artışı ile yatırım ihtiyaçlarıyla ilişkilendirdi.

🔹 Snap, Cisco ve Salesforce da personel azaltımlarında yapay zekâ kaynaklı verimlilik kazanımlarını gerekçeler arasında gösterdi.

🔹 Uber CEO’su Dara Khosrowshahi, artan yapay zekâ yatırımlarının maliyetini daha az personel işe alarak karşılamayı planladıklarını söyledi.

🔹 Teradata’nın çalışan sayısı Aralık 2023’ten bu yana yüzde 21’den fazla azaldı ve şirket yaklaşık 1.400 kişilik küçülmeye gitti.

🔹 İnsan kaynakları ve iş hukuku uzmanları, çalışanlara yeterince yatırım yapılmamasının şirket içindeki güveni zayıflatabileceği uyarısında bulundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Rusya’ya yardım eden Çinli şirketler AB yaptırımlarının sonraki hedefi

Politico
04.06.2026
Yaptırım Planı

🔹 AB Dış İlişkiler Servisi, Rusya’nın Ukrayna savaşına destek verdikleri gerekçesiyle dört Çinli şirkete yaptırım uygulanmasını önerdi.

🔹 Şirketlerin Rusya’nın gölge filosuna destek sağladığı, Rus ordusuna kimyasal tedarik ettiği ve saldırı dronlarında kullanılan bileşenleri temin ettiği belirtiliyor.

🔹 Önerinin gelecek hafta yapılacak AB dışişleri bakanları toplantısında onaylanması beklenen yeni yaptırım paketine dahil edilmesi planlanıyor.

🔹 Paket, bireysel yaptırımları içeren sınırlı kapsamlı bir düzenleme niteliği taşıyor.

Çin ile Gerilim

🔹 Adım, Brüksel ile Pekin arasındaki gerilimi artırabilir.

🔹 Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Çin’in devlet destekli ihracatına karşı daha sert önlemler için AB ülkelerinin desteğini toplamaya çalışıyor.

🔹 Çin, AB’nin yeni ticaret kısıtlamaları getirmesi halinde kendi çıkarlarını korumak için kararlı karşı önlemler alacağını açıkladı.

🔹 AB daha önce de Çinli şirketlere yaptırım uygulamıştı ve yeni öneriler bu politikanın devam ettiğini gösteriyor.

Diğer Şirketler ve Hedefler

🔹 Taslak listede Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan beş şirket, Türkiye’de bulunan üç şirket ve Azerbaycan’daki bir şirket de yer alıyor.

🔹 Bu şirketler Rusya’nın deniz taşımacılığı ve enerji satışlarına destek vermekle suçlanıyor.

🔹 Rus enerji şirketi Lukoil’in iştirakleri ile Moskova’nın savaş kapasitesine destek verdiği belirtilen çok sayıda kişi ve şirket için de yaptırım öneriliyor.

🔹 AB, Rusya’nın yaptırımlardan kaçınmak için kullandığı yöntemlerdeki değişimlere göre şirketleri listeye ekleyip çıkaran “sürekli güncellenen” bir yaptırım yaklaşımı izliyor.

Yeni Yaptırım Hazırlıkları

🔹 AB ülkeleri yaz aylarında kabul edilmesi beklenen 21’inci yaptırım paketinin içeriğini tartışmayı sürdürüyor.

🔹 Öne çıkan önerilerden biri Rus petrolü için uygulanan mevcut fiyat tavanının temmuz sonrasında da korunması.

🔹 Bazı AB ülkeleri, enerji fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle Rusya’nın ek gelir elde etmesini önlemek için mevcut tavan fiyatın sabit tutulmasını istiyor.

🔹 İskandinav ve Baltık ülkelerinden oluşan bir grup, Lukoil, Gazprom, Novatek ve Rosneft dahil Rus enerji şirketlerine daha kapsamlı yaptırımlar uygulanmasını savunuyor.

🔹 Aynı grup, AB’nin Rus nükleer sanayisiyle yaptığı tüm sözleşmeleri sona erdirmesini öneriyor.

🔹 Avrupa Komisyonu, yeni yaptırım paketlerinin ayrıntıları hakkında yorum yapmadı ve hedeflerinin Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı artırmak olduğunu açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekâ yeni bir sömürgecilik dönemini başlatıyor

Axios
04.06.2026

🔹 Bazı araştırmacılar, yapay zekânın yerli topluluklar ve beyaz olmayan gruplara ilişkin stereotipleri yeniden ürettiğini ve kültürel nüansları görünmez hâle getirdiğini savunuyor.

🔹 Ana akım yapay zekâ modellerinin büyük bölümü Batılı yazarların, özellikle de beyaz erkeklerin ürettiği içeriklerle eğitildi.

🔹 Modeller, bu kaynaklardaki değerleri, bakış açılarını, yazım tarzlarını ve önyargıları düzenli olarak yeniden üretebiliyor.

🔹 Yale Üniversitesi öğretim üyesi Julian Posada, sömürgeciliğin geçmişte kalmış bir olgu olarak sunulduğunu ancak veri üretimi ve emek ilişkilerinde etkilerinin sürdüğünü söyledi.

🔹 Büyük dil modellerinin çoğu Batılı, eğitimli, sanayileşmiş, zengin ve demokratik toplumlarda geliştiriliyor.

🔹 Bu modeller; sosyal medya, internet siteleri, haber arşivleri ve dijitalleştirilmiş kaynaklardan veri topluyor. Verilerin büyük bölümü Kuzey Amerika ve Avrupa kökenli içeriklerden oluşuyor.

🔹 Cornell Üniversitesi öğretim üyesi Aditya Vashistha, yapay zekâ modellerinin Hint mutfağını sıklıkla “zengin aromalı ve baharatlı” olarak tanımladığını, bunun ise Hint mutfağındaki çeşitliliği yansıtmadığını söyledi.

🔹 “Data Grab: The New Colonialism of Big Tech and How to Fight Back” kitabının ortak yazarı Nick Couldry, verilerin toplanmasının başlı başına sömürgeci bir eylem olduğunu söyledi.

🔹 Queen’s University araştırmacısı Michael Sherbert, büyük teknoloji şirketlerinin hızlı büyüme ve kâr elde etme baskısının bu sorunu derinleştirdiğini söyledi.

🔹 Birçok yerli topluluğun bilgisi sözlü geleneklerle kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Bu bilgiler yazılı kaynaklarda yer almadığı için yapay zekâ modellerine yansımayabiliyor.

🔹 Bazı yerli topluluklar belirli bilgileri bilinçli olarak gizli tutuyor ve bu bilgiler kamuya açık veri kaynaklarında bulunmuyor.

🔹 Sherbert, sorunun yalnızca yanlış bilgi üretimiyle sınırlı olmadığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump NATO Liderler Zirvesi’ne Türkiye’de Katılacak, Rubio Söyledi

Bloomberg
04.06.2026

🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Donald Trump’ın 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO liderler zirvesine katılacağını söyledi.

🔹 Rubio, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi oturumunda Trump’ın bir sonraki NATO devlet ve hükümet başkanları toplantısına katılacağını açıkladı.

🔹 Trump’ın zirveye katılımı daha önce resmi olarak doğrulanmamıştı.

🔹 Trump yönetimi, NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırmasını ve Ukrayna’nın Rus saldırılarına karşı savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesini talep ediyor.

🔹 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bloomberg TV’ye verdiği röportajda Türkiye’nin Trump’ın katılımını beklediğini söyledi.

🔹 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu ayın ilerleyen günlerinde Los Angeles’ta oynanacak Türkiye-ABD Dünya Kupası futbol maçı döneminde Trump ile görüşme ayarlamaya çalışıyor.

🔹 Erdoğan ile Trump arasında planlanan görüşme için temaslar sürüyor.

🔹 Ankara’daki zirve, Trump’ın ikinci başkanlık dönemindeki ilk NATO liderler toplantılarından biri olacak.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Türkiye, NATO zirvesi öncesinde Ankara’yı adeta kaleye dönüştürüyor

Bloomberg
03.06.2026
Olağanüstü Güvenlik Önlemleri

🔹 Bloomberg’in haberine göre Türkiye, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde başkenti kapsamlı güvenlik önlemleriyle korumaya hazırlanıyor.

🔹 Hazırlıklar kapsamında 40 binden fazla güvenlik personelinin Ankara genelinde görev yapacağı belirtiliyor.

🔹 Yetkililer ayrıca insansız hava araçları, anti-drone sistemleri ve hava savunma unsurlarını devreye almayı planlıyor.

Hava Savunması Güçlendiriliyor

🔹 Türkiye’nin yerli kısa ve orta menzilli hava savunma sistemlerinin aktif hale getirileceği belirtiliyor.

🔹 Türk Hava Kuvvetleri’ne ait General Dynamics F-16 Fighting Falcon filosunun da yüksek alarm seviyesinde tutulacağı ifade ediliyor.

🔹 Hazırlıkların, İran savaşı sonrasında artan bölgesel güvenlik riskleri nedeniyle genişletildiği kaydediliyor.

İran Savaşı Etkisi

🔹 Zirve, ABD-İsrail ile İran arasında başlayan savaşın ardından gerçekleştirilecek ilk NATO liderler toplantısı olacak.

🔹 Bloomberg’e göre savaşın ilk ayında NATO’ya ait bölgesel füze savunma sistemleri Türkiye’yi hedef alan dört İran füzesini düşürdü.

🔹 Türkiye’nin İran sınırına yakınlığı ve geçmişte yaşadığı terör saldırıları güvenlik kaygılarını artırıyor.

6 Bin Katılımcı Bekleniyor

🔹 Zirveye yaklaşık 6 bin kişinin katılması bekleniyor.

🔹 NATO üyelerinin yanı sıra dört Hint-Pasifik ülkesi, dört Körfez ülkesi ve Ukrayna temsilcilerinin de toplantıya katılacağı belirtiliyor.

🔹 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın da zirveye katılmasının beklendiğini söylemişti.

Askerî Pist Yenileniyor

🔹 Habere göre Türkiye son 80 gün içinde Ankara’daki askerî bir hava pistinin modernizasyonuna 230 milyon dolardan fazla harcama yaptı.

🔹 Pist, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın külliyesine Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan daha yakın konumda bulunuyor.

🔹 Böylece devlet başkanlarının şehir içindeki konvoy sürelerinin azaltılması hedefleniyor.

Esenboğa’ya Kısıtlama

🔹 Zirve sırasında Ankara Esenboğa Havalimanı’na yönelik uluslararası uçuşlarda çeşitli kısıtlamalar uygulanması planlanıyor.

🔹 Amaç hava trafiğini azaltmak ve güvenlik risklerini düşürmek.

Gösteri Yasağı Planı

🔹 Yetkililerin 1-15 Temmuz tarihleri arasında Ankara genelinde gösteri ve protestoları yasaklamayı planladığı belirtiliyor.

🔹 Ayrıca yabancı güvenlik kurumlarıyla iş birliği yapılarak daha önce yurtdışında protestolara katılmış kişilerin tespit edilmeye çalışılacağı ifade ediliyor.

İdari Tatil Hazırlığı

🔹 Bloomberg’e göre zirve döneminde şehirde yoğunluğu azaltmak amacıyla üç günlük idari tatil ilan edilmesi değerlendiriliyor.

🔹 Böylece trafik yükünün ve güvenlik risklerinin azaltılması amaçlanıyor.

Silah Mağazalarına Önlem

🔹 Zirve günlerinde Ankara’daki silah mağazalarının vitrinlerinde silah sergilemesine izin verilmeyeceği belirtiliyor.

🔹 Bu önlemin olası yağma ve güvenlik risklerine karşı alınacağı ifade ediliyor.

Kamera Ağı Genişliyor

🔹 Ankara’da kritik noktalara yaklaşık 100 yeni gelişmiş güvenlik kamerası kurulacak.

🔹 Bu sistemler şehir genelinde zaten mevcut olan 30 binden fazla kameraya eklenecek.

NATO İçindeki Rol

🔹 Türkiye, ABD’den sonra NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülke konumunda.

🔹 Son yıllarda büyüyen Türk savunma sanayisi de NATO’nun ortak savunma kapasitesinde giderek daha önemli bir rol üstleniyor.

🔹 Bloomberg’e göre Ankara’daki zirve, hem güvenlik önlemlerinin kapsamı hem de bölgesel savaş ortamı nedeniyle NATO tarihinin en yoğun korunan toplantılarından biri olabilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Microsoft, yeni kuantum çipinin önceki nesilden 1.000 kat daha güvenilir olduğunu açıkladı

BBC
03.06.2026
Büyük İddia

🔹 Microsoft, geliştirdiği yeni kuantum çipi Majorana 2’nin önceki nesle göre yaklaşık 1.000 kat daha güvenilir olduğunu duyurdu.

🔹 Şirket, bu gelişmenin ticari açıdan faydalı problemleri çözebilecek kuantum bilgisayarların önünü açacağını savunuyor.

🔹 Microsoft, böyle bir sistemin 2029 yılına kadar ortaya çıkabileceğini öngörüyor.

Kuantum Bilgisayarların Temeli

🔹 Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarların kullandığı bitler yerine “qubit” adı verilen kuantum bilgi birimlerini kullanıyor.

🔹 Bu sistemler teorik olarak günümüz bilgisayarlarının çözmekte zorlandığı bazı problemleri çok daha hızlı çözebilir.

🔹 Ancak qubitler son derece hassas ve kararsız yapıları nedeniyle uzun süredir sektörün en büyük sorunu olarak görülüyor.

20 Saniyelik Dayanıklılık

🔹 Microsoft’a göre Majorana 2’deki qubitler ortalama 20 saniye boyunca kararlı kalabiliyor.

🔹 Bir önceki Majorana 1 çipinde bu süre yalnızca milisaniyeler düzeyindeydi.

🔹 Şirket bu farkı, her gün şarj edilmesi gereken bir telefon ile birkaç yılda bir şarj edilen bir telefon arasındaki farka benzetiyor.

Hâlâ Yolun Başında

🔹 Buna rağmen mevcut çip yalnızca 12 qubit içeriyor.

🔹 Ticari açıdan gerçekten faydalı bir kuantum bilgisayar için milyonlarca qubit gerekebileceği belirtiliyor.

🔹 Bu nedenle önümüzde hâlâ büyük mühendislik zorlukları bulunuyor.

20 Yıllık Proje

🔹 Microsoft yaklaşık 20 yıldır “topolojik kuantum hesaplama” yaklaşımı üzerinde çalışıyor.

🔹 Bu yöntem, İtalyan fizikçi Ettore Majorana tarafından 1930’larda öngörülen özel bir kuazi parçacığın özelliklerinden yararlanmayı amaçlıyor.

🔹 Şirket bu amaçla katı, sıvı ve gazdan farklı yeni bir madde durumunu kullanıyor.

Tartışmalı Geçmiş

🔹 Microsoft’un bu alandaki çalışmaları geçmişte tartışmalara yol açmıştı.

🔹 Şirket 2018 yılında Nature dergisinde yayımlanan ve Majorana parçacığına dair kanıt sunduğunu iddia eden makalesini geri çekmek zorunda kalmıştı.

🔹 Buna rağmen araştırmalar devam etti ve ilk Majorana çipi 2025 yılında tanıtıldı.

Uzmanlar Temkinli

🔹 Surrey Üniversitesi’nden Profesör Paul Stevenson, Microsoft’un açıkladığı takvimin teorik olarak mümkün göründüğünü söyledi.

🔹 Ancak bunun şirketin bilimsel iddialarının doğrulanmasına bağlı olduğunu vurguladı.

🔹 Bazı araştırmacılar ise daha fazla veri paylaşılmadan kesin sonuçlara varılamayacağını belirtiyor.

DARPA İncelemesi

🔹 Microsoft, ABD Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nın (DARPA) kuantum geliştirme programının son aşamasında yer alıyor.

🔹 Şirket, ticari sır niteliğindeki veriler dahil tüm teknik bilgileri DARPA ile paylaştığını açıkladı.

🔹 Amaç, sistemin gerçekten ölçeklenebilir bir kuantum bilgisayar mimarisi sunup sunmadığını doğrulamak.

Yapay Zekâ da Kullanılıyor

🔹 Microsoft araştırmacıları geliştirme sürecinde yapay zekâ araçlarından yararlanıyor.

🔹 Ancak şirket yöneticileri kritik malzeme değişikliği kararlarının insan bilim insanları tarafından alındığını belirtiyor.

🔹 Örneğin ikinci nesilde süperiletken olarak alüminyum yerine kurşun kullanıldı.

Neler Değişebilir?

🔹 Microsoft, başarılı bir kuantum bilgisayarın mikroplastiklerin parçalanması gibi karmaşık kimya problemlerini çözebileceğini düşünüyor.

🔹 Daha verimli gübreler geliştirilmesi ve yeni malzemelerin tasarlanması da potansiyel kullanım alanları arasında gösteriliyor.

🔹 Şirket, insanların, yapay zekânın ve kuantum bilgisayarların birlikte çalışacağı bir gelecek öngörüyor.

Rekabet Devam Ediyor

🔹 Microsoft, Google, IBM ve birçok teknoloji şirketi ölçeklenebilir kuantum bilgisayar geliştirmek için yarışıyor.

🔹 Ancak bugün itibarıyla milyonlarca qubit içeren, hata toleranslı ve ticari kullanıma hazır bir kuantum bilgisayarın geliştirildiği bilinmiyor.

🔹 Bu nedenle sektör hâlâ deneysel aşamada kabul ediliyor.

Sonuç

🔹 Microsoft’un açıklaması doğruysa kuantum hesaplama alanında önemli bir teknik ilerleme anlamına geliyor.

🔹 Ancak bağımsız bilimsel doğrulama ve daha kapsamlı teknik veriler olmadan sektörün büyük kısmı temkinli yaklaşmayı sürdürüyor.

🔹 Yine de şirket, 2029 yılına kadar ticari açıdan yararlı ilk kuantum bilgisayarlardan birini geliştirme hedefini koruyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Putin, eriyen iş gücünü doldurmak için Hindistan’a yöneliyor

Telegraph
03.06.2026
Rusya’nın İş Gücü Açığı Büyüyor

🔹 Rusya, düşük doğum oranları, yüksek ölüm oranları, göç ve savaş kayıpları nedeniyle ciddi bir iş gücü kriziyle karşı karşıya.

🔹 Habere göre ülkede yaklaşık 2,6 milyon çalışan açığı bulunuyor.

🔹 Ukrayna savaşının uzaması bu sorunu daha da ağırlaştırıyor.

Hindistan’dan Rekor İşçi Akışı

🔹 Rusya’nın Hint vatandaşlarına verdiği çalışma izinleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 56 artarak 56.534’e yükseldi.

🔹 Bu rakam, savaş öncesi 2021 seviyesinin yaklaşık on kat üzerinde.

🔹 Bazı uzmanlar, 2025-2026 döneminde Rusya’ya giden Hintli işçi sayısının gerçekte 250 bine ulaşmış olabileceğini düşünüyor.

Modi-Putin Anlaşması

🔹 Aralık ayında Rusya ile Hindistan arasında önemli bir iş gücü hareketliliği anlaşması imzalandı.

🔹 Anlaşma kapsamında 2026 yılı için yaklaşık 72 bin Hintli işçi vizesi öngörülüyor.

🔹 Bu sayı, Rusya’nın vermeyi planladığı yabancı işçi vizelerinin yaklaşık üçte birine karşılık geliyor.

Kimler Gidiyor?

🔹 Rus şirketleri ağırlıklı olarak Hindistan’ın kırsal bölgelerinden gelen düşük vasıflı işçileri işe alıyor.

🔹 Bu kişiler fabrikalarda, tarımda, temizlik hizmetlerinde ve inşaat sektöründe çalıştırılıyor.

🔹 Birçok işçi için temel motivasyon daha yüksek ücret elde etmek.

Özel İşe Alım Ağları Kuruldu

🔹 Rusya ile Hindistan arasında geniş bir işe alım sektörü oluştu.

🔹 Bazı şirketler Rusça kursları ve ön eğitim programları düzenliyor.

🔹 İşverenler genellikle aynı anda onlarca Hintli işçiyi toplu şekilde işe alıyor.

Körfez Savaşı Etkisi

🔹 İran savaşı sonrasında Körfez ülkelerindeki iş fırsatlarının azalması da Rusya’ya yönelimi artırdı.

🔹 Habere göre yalnızca Birleşik Arap Emirlikleri’nden yaklaşık bir milyon Hintli işçi ülkesine döndü.

🔹 Bu durum Rusya için yeni bir iş gücü kaynağı yarattı.

Kremlin’in Yeni Modeli

🔹 Bazı uzmanlara göre Kremlin, Körfez ülkelerindeki göçmen işçi modelini örnek almaya çalışıyor.

🔹 Amaç, aileleriyle yerleşmeyen ve topluma tam entegre olmayan geçici işçi grupları oluşturmak.

🔹 Böylece ekonomik ihtiyaç karşılanırken toplumsal etkilerin sınırlanması hedefleniyor.

Demografik Kriz Derinleşiyor

🔹 Uzmanlara göre 1992-2023 döneminde Rusya’da doğumlardan 16,8 milyon daha fazla ölüm gerçekleşti.

🔹 Göç bu kaybın önemli bölümünü telafi etse de son yıllarda göç akışı zayıfladı.

🔹 Özellikle Orta Asya’dan gelen işçi sayısında düşüş yaşanıyor.

Savaşın İnsan Maliyeti

🔹 Haberde, savaşın başlamasından sonra en az 800 bin Rus vatandaşının ülkeyi terk ettiği belirtiliyor.

🔹 Ayrıca yaklaşık 1,5 milyon Rus askerinin öldüğü veya yaralandığı tahmin ediliyor.

🔹 Bu durum iş gücü piyasası üzerindeki baskıyı artırıyor.

Nüfus Azalıyor

🔹 Rusya’nın nüfusu 2024 yılında yaklaşık 143,7 milyona geriledi.

🔹 Bu rakam 2021’e göre yaklaşık 1,3 milyon daha düşük.

🔹 Birleşmiş Milletler projeksiyonlarına göre nüfusun 2100 yılında 126,4 milyona düşmesi bekleniyor.

İşverenler Çaresiz

🔹 Rusya’da işsizlik oranı yüzde 2,2 seviyesine kadar geriledi.

🔹 Hükümet, gençlerin sanayi işlerinde çalışmasını kolaylaştıracak düzenlemeler hazırlıyor.

🔹 Ayrıca yıllık fazla mesai sınırı iki katına çıkarıldı.

Açığı Kapatmaya Yetmeyebilir

🔹 Uzmanlar, Hindistan’dan gelen işçilerin sayısındaki artışın milyonlarla ölçülen açığı kapatmaya yetmeyeceğini söylüyor.

🔹 Hintli işçilerin işe alınması; tercüman, konaklama, eğitim ve taşınma gibi ek maliyetler yaratıyor.

🔹 Ayrıca birçok işçi Rusça bilmiyor ve uzun vadeli kalmayı düşünmüyor.

Sonuç

🔹 The Telegraph’a göre Rusya, savaşın ve demografik gerilemenin yarattığı iş gücü açığını kapatmak için Hindistan’a yönelmiş durumda.

🔹 Ancak uzmanlar, bu politikanın Rusya’nın temel nüfus ve iş gücü sorunlarını çözmeye yetmeyeceğini düşünüyor.

🔹 Demografik baskının önümüzdeki yıllarda Rus ekonomisinin en büyük yapısal sorunlarından biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Google, yapay zekâ özetlerinde içerik kullanımı konusunda geri adım attı

Telegraph
03.06.2026
Yayıncılara Yeni Hak

🔹 Google, internet sitelerine içeriklerinin yapay zekâ destekli arama özetlerinde kullanılmasını engelleme hakkı tanıyacak.

🔹 Böylece yayıncılar, Google’ın yapay zekâ tarafından oluşturulan özetlerinde yer almak istemezlerse bunu reddedebilecek.

🔹 Karar, Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Kurumu’nun (CMA) baskısı sonrasında alındı.

AI Overviews Tartışması

🔹 Google son dönemde arama sonuçlarının en üst kısmında “AI Overviews” adı verilen yapay zekâ özetlerini yaygınlaştırdı.

🔹 Bu sistem, kullanıcıların sorularına web sitelerine gitmeden doğrudan cevap vermeyi amaçlıyor.

🔹 Ancak haber kuruluşları ve içerik üreticileri bunun site trafiğini ciddi biçimde azalttığını savunuyor.

Önceki Sistem Nasıldı?

🔹 Daha önce bir internet sitesi yapay zekâ özetlerinde kullanılmak istemiyorsa Google aramalarından tamamen çıkmayı kabul etmek zorundaydı.

🔹 Bu nedenle yayıncıların fiilen bir tercih hakkı bulunmadığı eleştirileri yapılıyordu.

🔹 Yeni düzenleme bu durumu değiştirecek.

CMA’nın Gerekçesi

🔹 CMA, değişikliğin yayıncıların Google ile daha güçlü pazarlık yapabilmesini sağlayacağını açıkladı.

🔹 Kuruma göre uygulama hem yayıncılar hem de tüketiciler için daha adil bir sistem oluşturacak.

🔹 Ayrıca Birleşik Krallık’taki arama hizmetlerinin kalitesinin de iyileşmesi bekleniyor.

Yayıncıların Şikâyeti

🔹 Haber kuruluşları uzun süredir yapay zekâ şirketlerini içeriklerini izin almadan kullanmakla suçluyor.

🔹 Eleştirmenler, yapay zekâ firmalarının gazetecilik maliyetlerine katlanmadan haber içeriklerinden faydalandığını savunuyor.

🔹 Bu nedenle içerik sahiplerinin ödeme veya lisans anlaşmaları talep ettiği belirtiliyor.

Google’ın Yanıtı

🔹 Google, değişikliği önce Birleşik Krallık’taki bazı internet sitelerinde test edeceğini açıkladı.

🔹 Daha sonra sistemin küresel olarak uygulanması planlanıyor.

🔹 Şirket ayrıca yapay zekâ özetlerinde internet sitelerine verilen bağlantıları daha görünür hale getirdiğini belirtti.

Kullanım Hızla Artıyor

🔹 Google, geçen ay yaptığı açıklamada AI Overviews özelliğinin dünya genelinde 2,5 milyar kullanıcı tarafından kullanıldığını duyurdu.

🔹 Yayıncılar ise bu özelliğin devreye girmesinden sonra birçok haber sitesinin ziyaretçi trafiğinde ciddi düşüşler yaşandığını söylüyor.

OpenAI Benzeri Anlaşmalar

🔹 Bazı yayıncılar, içeriklerinin yapay zekâ sistemlerinde kullanılmasına izin vermek için [OpenAI](https://openai.com?utm_source=chatgpt.com) gibi şirketlerle lisans anlaşmaları yaptı.

🔹 Bu anlaşmalar kapsamında yapay zekâ şirketleri içeriklere erişim karşılığında ödeme yapabiliyor.

Sektörün Tepkisi

🔹 CMA Başkanı Sarah Cardell, yapay zekâ özetlerinin internet aramasını hızla değiştirdiğini ve içerik üreticilerinin içeriklerinin nasıl kullanıldığı üzerinde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini söyledi.

🔹 Haber Medyası Birliği Başkanı Theo Bamber ise kararın dijital ekonomide oyun alanını daha dengeli hale getireceğini ve kaliteli içeriğin daha adil şekilde karşılık bulmasına yardımcı olacağını belirtti.

Daha Büyük Mücadelenin Parçası

🔹 Karar, yapay zekâ şirketleri ile haber kuruluşları arasındaki küresel telif ve içerik kullanım mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

🔹 Düzenleyiciler giderek daha fazla şekilde yapay zekâ şirketlerinin haber, makale ve diğer içerikleri hangi koşullarda kullanabileceğini sorguluyor.

🔹 Birleşik Krallık’taki bu adımın diğer ülkelerdeki düzenleyiciler için de emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD’nin iki üst düzey istihbarat kurumu arasında ciddi kriz yaşanıyor

Reuters
03.06.2026
Kurumlar Arasında Çatışma

🔹 Reuters’ın özel haberine göre ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ile Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi (ODNI) arasında bir yılı aşkın süredir devam eden ciddi anlaşmazlıklar bulunuyor.

🔹 Çatışmanın, ABD başkanlarının dış politika kararlarında kullandığı istihbarat analizlerinin hazırlanmasını olumsuz etkilediği belirtiliyor.

İran Savaşı Analizleri Etkilendi

🔹 Reuters’a konuşan kaynaklara göre CIA, ODNI tarafından hazırlanan bazı istihbarat değerlendirmelerine katkı vermeyi durdurdu.

🔹 Bunlar arasında İran savaşıyla ilgili analizler de bulunuyor.

🔹 CIA ve ODNI’nin artık birçok konuda fiilen ayrı analiz yapıları gibi çalıştığı ifade ediliyor.

Tartışmanın Merkezindeki İsim

🔹 Sorunun merkezinde, eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard tarafından 2025 yılında kurulan Director’s Initiatives Group adlı özel ekip yer alıyor.

🔹 CIA, bu grubun geleneksel istihbarat paylaşım ve gizlilik prosedürlerini aşarak hareket ettiğini savunuyor.

🔹 ODNI yetkilileri ise CIA’nın grubun bilgi erişimini sistematik biçimde engellediğini öne sürüyor.

11 Eylül Sonrası Reformlar Sorgulanıyor

🔹 ODNI, 11 Eylül saldırılarından sonra ABD’nin 18 istihbarat kurumunu daha iyi koordine etmek amacıyla kurulmuştu.

🔹 Reuters’a göre yaşanan kriz, bu reformların kurumlar arası çekişmeleri tamamen ortadan kaldıramadığını gösteriyor.

Kritik Dönemde Kriz

🔹 Kurumlar arasındaki gerilim, ABD’nin İran’la savaş halinde olduğu ve aynı anda Çin ile Rusya kaynaklı güvenlik sorunlarıyla uğraştığı bir dönemde yaşanıyor.

🔹 Uzmanlar, koordinasyon eksikliğinin istihbarat hatalarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Gabbard Ayrılıyor

🔹 Tulsi Gabbard geçen hafta görevinden 30 Haziran’da ayrılacağını açıkladı.

🔹 Gabbard, kararının gerekçesi olarak eşinin sağlık durumunu gösterdi.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, geçici olarak Federal Konut Finansmanı Ajansı Başkanı Bill Pulte’yi görevlendireceğini duyurdu.

Başkanlık Günlük Brifingi Tartışması

🔹 Kaynaklara göre Gabbard göreve geldikten sonra Başkanlık Günlük İstihbarat Brifingi üzerinde daha fazla kontrol kurmaya çalıştı.

🔹 Bu raporun hazırlanmasında uzun yıllardır başat rol CIA tarafından yürütülüyordu.

🔹 İki kurum arasındaki ilişkilerin bu dönemde daha da kötüleştiği belirtiliyor.

Kennedy ve Covid Dosyaları

🔹 Tartışmalı çalışma grubu, Başkan John F. Kennedy suikastına ilişkin belgelerin gizliliğinin kaldırılması çalışmalarında görev aldı.

🔹 Grup ayrıca Covid-19’un kökenleri ve seçim makinelerinin güvenliği gibi konuları da araştırıyordu.

🔹 Eleştirmenler, grubun Trump’ın siyasi rakiplerine karşı kullanılabilecek bir araç olarak oluşturulduğunu savunuyor.

Üst Düzey Görevden Almalar

🔹 Mayıs 2025’te Gabbard, Ulusal İstihbarat Konseyi’nin başındaki iki üst düzey CIA yetkilisini görevden aldı.

🔹 ODNI, bu kişilerin “zehirli çalışma ortamı” oluşturduğunu ve istihbaratı siyasallaştırdığını iddia etti.

🔹 Reuters, bu iddiaları destekleyen somut kanıt göremediğini belirtiyor.

Gizli CIA Görevlisinin Kimliği Açığa Çıktı

🔹 Ağustos 2025’te Gabbard, 37 mevcut ve eski yetkilinin güvenlik izinlerini iptal etti.

🔹 Bu süreçte yurt dışında görev yapan gizli bir CIA görevlisinin kimliğinin açığa çıktığı belirtiliyor.

🔹 Gabbard söz konusu kişileri istihbaratı siyasallaştırmakla suçladı ancak kamuoyuna kanıt sunmadı.

Covid İstihbaratı Soruşturması

🔹 Geçen ay bir CIA görevlisi, Senato’da verdiği ifadede CIA’nın Covid-19’un kökenlerine ilişkin bazı istihbarat bilgilerini ilgili çalışma grubundan sakladığını iddia etti.

🔹 Bu iddialar üzerine istihbarat topluluğu müfettişliği tarafından resmî soruşturma başlatıldı.

🔹 Reuters soruşturmanın kapsamını doğrulayamadığını belirtiyor.

Sonuç

🔹 Reuters’a göre CIA ile ODNI arasındaki güven kaybı, ABD istihbarat sisteminin en üst kademelerinde uzun süredir görülmeyen düzeyde kurumsal gerilim yarattı.

🔹 Özellikle İran savaşı gibi kritik konularda ortak analiz üretiminin aksaması, Washington’daki karar alma süreçleri açısından dikkatle izleniyor.

← Ana sayfaya dön