Petrol Fazlası İran'ın Müzakerelerdeki Pazarlık Gücünü Zayıflatabilir
The Wall Street Journal
🔹 Petrol fiyatları savaş öncesi seviyelere gerilerken, Hürmüz Boğazı'ndan tanker trafiği hızla toparlandı ve Körfez üreticileri üretimi yeniden artırmaya başladı.
🔹 Küresel petrol stokları Mart-Mayıs döneminde 163 milyon varil azalarak Aralık 1990'dan bu yana en düşük seviyeye indi.
🔹 Küresel petrol stoklarının yeniden doldurulmasının aylar hatta yıllar sürebileceği, bunun da İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskı gücünü zamanla azaltabileceği değerlendiriliyor.
🔹 OPEC+ ağustos ayında günlük petrol üretimini 188 bin varil artırma kararı aldı ve üretim artışları üst üste beşinci aya taşındı.
🔹 Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı'nı bypass eden boru hattını kullanarak ihracatını hızla artırırken, Kuveyt ve Suudi Arabistan da üretim ve sevkiyatlarını yükseltti.
🔹 Haziran ayında Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 4,7 milyon varil ham petrol sevk edildi. Temmuz başında sevkiyatlar savaş öncesi seviyelerin yaklaşık %40'ına ulaştı.
🔹 Küresel arz fazlasının petrol fiyatlarını önümüzdeki aylarda varil başına yaklaşık 60 dolara kadar düşürebileceği tahmin ediliyor.
🔹 Düşük fiyatların şirketler ve hükümetler için stratejik petrol stoklarını yeniden oluşturmayı daha cazip hale getirmesi bekleniyor.
🔹 OECD ülkelerinin stratejik rezervlerini yılın son çeyreğinde yeniden doldurmaya başlaması beklenirken, ABD'nin kendi rezerv alımlarını 2027 yılında başlatması öngörülüyor.
🔹 ABD Stratejik Petrol Rezervi'ndeki stoklar Haziran sonunda 1983'ten bu yana en düşük seviyeye geriledi.
🔹 Günlük 200 bin varillik alım temposuyla ABD'nin stratejik rezervlerini savaş öncesi seviyelere çıkarmasının 15-18 ay sürebileceği hesaplanıyor.
🔹 Çin de savaş sırasında stratejik rezervlerinden petrol kullandı ancak ülkenin rezervlerini hızla yeniden doldurmaya yönelik bir adım atmadığı görülüyor.
🔹 ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol stoklarının yeniden doldurulmasının İran'ın müzakerelerdeki pazarlık gücünü etkileyebileceğini söyledi.
🔹 Bazı analistler piyasaların çatışmanın kalıcı biçimde sona erdiğini fiyatladığını, ancak jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor.