← Ana sayfaya dön

Bryan Johnson'a tedavisi bulunmayan otoimmün mide hastalığı teşhisi konuldu

The Telegraph
06.07.2026

🔹 Yaşlanmayı yavaşlatmaya yönelik çalışmalarıyla tanınan teknoloji girişimcisi Bryan Johnson, otoimmün gastrit (AIG) teşhisi aldığını açıkladı.

🔹 Johnson, bağışıklık sisteminin mide zarındaki sağlıklı hücrelere saldırması sonucu gelişen hastalık için "Midem kendi kendini yiyor." ifadesini kullandı.

🔹 Otoimmün gastritin geri dönüşü olmayan mide hasarına yol açtığı, B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık oluşturabildiği ve uzun vadede kanser riskini artırabildiği belirtildi.

🔹 Johnson, hastalığın mayıs ayında teşhis edildiğini ve ne zaman başladığını kesin olarak bilmediğini söyledi.

🔹 Johnson, hastalığın standart tedavisinin bulunmadığını, ancak bağışıklık sistemindeki yaklaşık bir milyon hücreyi analiz ederek mideye saldıran hücreleri tespit etmeye yönelik testler yaptırdığını açıkladı.

🔹 Johnson, saldırgan bağışıklık hücreleri belirlendikten sonra bunları hedef alacak tedavi yöntemleri üzerinde çalışmayı planladığını söyledi.

Yaşlanmayı yavaşlatma çalışmaları

🔹 Johnson, 2013 yılında ödeme sistemleri şirketini yaklaşık 800 milyon dolara sattıktan sonra yaşlanmayı yavaşlatmaya yönelik çalışmalara yöneldi.

🔹 Sağlık programı kapsamında yılda yaklaşık 2 milyon dolar harcadığı, çok sayıda sağlık uzmanıyla çalıştığı ve düzenli olarak organ ile kan değerlerini takip ettirdiği belirtiliyor.

🔹 Johnson, 2023 yılında genç oğlundan aldığı kan plazmasını kullanarak gençleşme deneyi gerçekleştirmiş, daha sonra bu uygulamanın beklenen sonucu vermediğini açıklamıştı.

🔹 2024 yılında yüzüne yağ enjeksiyonu yaptırmasının ardından şiddetli alerjik reaksiyon gelişmiş ve uygulamanın başarısız olduğunu duyurmuştu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Netanyahu, Trump'tan Erdoğan ile görüşmesi öncesinde Türkiye konusunda adım atmasını istedi

Axios
06.07.2026

🔹 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, cuma günü yaptığı telefon görüşmesinde ABD Başkanı Donald Trump'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail karşıtı söylemlerinden duyduğu rahatsızlığı iletti.

🔹 Netanyahu, Trump'tan Erdoğan üzerinde etkisini kullanmasını ve Türkiye'nin tutumunu yumuşatacak adımlar atmasını talep etti.

🔹 Trump, NATO Liderler Zirvesi'ne katılmak ve Erdoğan ile görüşmek üzere pazartesi günü Ankara'ya gitmeye hazırlanıyor.

Türkiye-ABD savunma gündemi

🔹 ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pentagon'un Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemine sahip olmasına rağmen F-35 savaş uçaklarının satışının nasıl gerçekleştirilebileceğini değerlendirdiğini açıkladı.

🔹 Netanyahu, olası F-35 satışını Türkiye hükümetinin İsrail'e yönelik tutumundan ayrı değerlendirmediğini dile getirdi.

Bölgesel gerilim

🔹 İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkiler son iki yılda Gazze ve İran'daki gelişmeler nedeniyle önemli ölçüde gerildi.

🔹 Trump, hem Netanyahu hem de Erdoğan ile yakın ilişkilerini sürdürürken, Türkiye ABD'nin önemli bir müttefiki ve bölgesel arabulucu olarak öne çıkıyor.

🔹 Netanyahu, Fox & Friends programında yaptığı açıklamada üst düzey Türk yetkililerin İsrail karşıtı açıklamalarını eleştirdi ve Türkiye'nin bölgede "kötü aktörleri" desteklediğini öne sürdü.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

UEFA, Balogun'un cezasının askıya alınmasına tepki gösterdi

UEFA
06.07.2026

🔹 UEFA, Folarin Balogun'un kırmızı kart sonrası uygulanması gereken bir maçlık otomatik cezanın bir yıllık deneme süresiyle askıya alınması kararının kabul edilemez olduğunu açıkladı.

🔹 UEFA, kırmızı kart sonrasında uygulanacak en az bir maçlık otomatik cezanın takdire bağlı olmadığını ve herhangi bir kurul kararına ihtiyaç duymadan doğrudan yürürlüğe girdiğini belirtti.

🔹 Turnuva devam ederken bu kurala istisna getirilmesinin, aynı durumda cezasını çeken diğer oyuncular açısından eşitlik ilkesini zedelediği ifade edildi.

🔹 Kuralların uygulanmasındaki kesinliğin ortadan kalkmasının oyunun bütünlüğünü ve turnuvanın güvenilirliğini tehlikeye attığı vurgulandı.

🔹 Kararın, devam eden turnuvada benzer durumlar için emsal oluşturacağı ve bundan sonraki benzer olaylarda aynı uygulamanın talep edilmesine yol açabileceği belirtildi.

🔹 UEFA, futbolun dünya genelinde aynı kurallarla oynanmasının sporun güvenilirliğinin temelini oluşturduğunu ifade etti.

🔹 Açıklamada, kararın benzeri görülmemiş, anlaşılmaz ve gerekçelendirilemez olduğu belirtilerek karara duyulan şaşkınlık dile getirildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump devreye girdi, ceza kaldırıldı: FIFA'nın U-dönüşü sosyal medyada alay konusu oldu

EuroNews
06.07.2026

Dünya Kupası'nda kırmızı kartın cezası bellidir: Bir sonraki maçta oynayamazsınız. Ancak Donald Trump devreye girdi. FIFA Başkanı Gianni Infantino'yla yaptığı görüşmenin ardından ABD'li golcünün cezası kaldırıldı, karar büyük tepki çekti.

Belçika'da muhalefetteki Sosyalist Parti, ABD Başkanı Donald Trump'ın FIFA Başkanı Gianni Infantino'yu bizzat aramasının ardından FIFA'nın ABD'li golcü Folarin Balogun'a gösterilen kırmızı kartı iptal etmesine sert tepki gösterdi.

Balogun, ABD'nin Bosna-Hersek'i 2-0 yendiği son 32 turu maçında Tarik Muharemovic'in ayağına bastığı gerekçesiyle kırmızı kart görmüş ve Belçika ile oynanacak son 16 turu karşılaşmasında cezalı duruma düşmüştü.

Ancak Trump'ın Infantino ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından FIFA'nın kartı geri çekmesi büyük tartışma yarattı. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "Doğru olanı yaptığı ve büyük bir haksızlığı giderdiği için FIFA'ya teşekkürler!" ifadelerini kullandı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Strategy'nin Bitcoin finansman modeli piyasa değerindeki düşüşle baskı altında

The Wall Street Journal
06.07.2026

🔹 Michael Saylor'ın başkanlığını yaptığı Strategy'nin Bitcoin alım modeli, şirket hisselerinin Bitcoin varlıklarına göre primli işlem görmesine dayanıyordu.

🔹 Şirket, hisse ve borçlanma araçları ihraç ederek değeri 50 milyar doları aşan bir Bitcoin portföyü oluşturdu.

🔹 Strategy, piyasanın şirketi Bitcoin varlıklarına göre nasıl fiyatladığını izlemek için mNAV adlı bir gösterge geliştirdi.

mNAV göstergesi

🔹 mNAV göstergesi son dönemde 1'in altına gerileyerek piyasanın şirketi Bitcoin varlıklarının değerinin altında fiyatladığını gösterdi.

🔹 Yönetim kurulu geçen hafta, hisse geri alımları ile faiz ve imtiyazlı hisse temettülerini finanse etmek amacıyla 1,25 milyar dolara kadar Bitcoin satışı yapılmasına onay verdi.

🔹 Strategy'nin elindeki Bitcoin miktarı, üretilecek toplam Bitcoin arzının yaklaşık yüzde 4'ünü oluşturuyor.

🔹 Şirket mayıs ayında yalnızca 32 Bitcoin satarak yaklaşık 2,5 milyon dolar elde etti. Satışın ardından hem Bitcoin fiyatında hem de Strategy hisselerinde düşüş görüldü.

Finansal baskılar

🔹 Analizde, mNAV hesaplamasının şirketin borçları ve imtiyazlı hisselerini piyasa değeri yerine nominal değerleriyle hesapladığı, bunun da göstergenin olduğundan yüksek görünmesine yol açtığı belirtiliyor.

🔹 26 Haziran'da şirket mNAV değerini 0,99 olarak açıklarken, borç ve imtiyazlı hisselerin piyasa değerleri kullanıldığında göstergenin yaklaşık 0,89 olacağı hesaplanıyor.

🔹 Strategy'nin hisseleri son bir yılda yaklaşık yüzde 75 değer kaybetti.

🔹 Şirket 29 Haziran'da en büyük imtiyazlı hisse serisi olan STRC'nin temettü oranını yüzde 12'ye yükselterek bu hisselere olan talebi artırmayı hedefledi.

🔹 Strategy, elindeki yaklaşık 2,55 milyar dolarlık nakit rezervinin faiz ödemeleri ve imtiyazlı hisse temettülerini yaklaşık 17 ay boyunca karşılayabileceğini öngörüyor.

🔹 Şirketin piyasa değeri yeniden Bitcoin varlıklarının altında kalmaya devam ederse, nakit ihtiyacını karşılamak için daha fazla Bitcoin satmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, Meloni ile yaşadığı gerilimi NATO Zirvesi öncesinde yeniden tırmandırdı

Financial Times
06.07.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi öncesinde İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'yi hedef alan bir paylaşım yaptı. Paylaşımda Meloni ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafın üzerine "Uzaklaştırma kararı gerekli" ifadesi yer aldı.

🔹 Paylaşım, Trump'ın geçen ayki G7 Zirvesi'nde Meloni'nin birlikte fotoğraf çektirmek için kendisine "yalvardığını" söylemesine gönderme yaptı.

🔹 Meloni daha önce bu iddiayı reddetmiş, Trump'ı Batı'nın rakiplerine hizmet etmekle suçlamış ve iki lider sosyal medyada karşılıklı açıklamalar yapmıştı.

🔹 Meloni'nin ofisi son paylaşıma ilişkin yorum yapmadı.

NATO ve İran gerilimi

🔹 Trump'ın Avrupa'daki NATO müttefiklerinin ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında Avrupa'daki ABD üslerinin kullanılmasına isteksiz yaklaşımından rahatsızlığını sürdürdüğü belirtiliyor.

🔹 NATO Zirvesi, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltabileceğine yönelik endişelerin gölgesinde Ankara'da gerçekleştirilecek.

🔹 NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa'nın yeniden silahlanmasının ABD'de istihdam ve ekonomik büyümeyi desteklediğini vurgulayarak Trump'ın ittifaka bağlı kalmasının ekonomik gerekçelerini öne çıkardı.

🔹 Rutte, ABD'nin İran operasyonu sırasında İtalya'daki üslerden 500'den fazla sorti gerçekleştirildiğini söyledi. İtalya ise üslerin yalnızca ikili anlaşmalar kapsamında rutin lojistik destek sağladığını açıkladı.

İtalya'nın savunma politikası

🔹 İtalya, Avrupa'da savunma harcamaları düşük kalan ülkeler arasında yer almaya devam ediyor.

🔹 Meloni hükümeti, savunma harcamalarını artırmak için ayrılan 14,9 milyar avroluk düşük faizli AB kredilerini kullanma konusunda isteksiz davranıyor.

🔹 Savunma Bakanı Guido Crosetto, İtalya'nın ABD ile istikrarlı ilişkilerini sürdürmek istediğini belirterek "İnsanlar gelir geçer, ilişkiler kalıcıdır." dedi.

🔹 Crosetto, Trump ile Meloni arasındaki gerilimi Trump'ın müttefikleri üzerinde baskı kurma yöntemi olarak değerlendirdi.

🔹 ABD'nin İtalya Büyükelçisi Tilman Fertitta ile İtalyan hükümeti, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlü olduğunu ve yaşanan anlaşmazlığın ilişkileri zedelememesi için girişimlerde bulundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İsrail sınır polisi Kalandiya'da içinde Filistinlilerin bulunduğu araca ses bombası attı

Haaretz
06.07.2026

🔹 Doğu Kudüs'teki Kalandiya Mülteci Kampı'nda bir İsrail sınır polisi, içinde Filistinlilerin bulunduğu araca ses bombası attı ve aracın kapısını tutarak içeridekilerin çıkmasını engelledi.

🔹 Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde polis memurunun sürücüye hakaret ettiği ve "Sesini kes, benimle nasıl konuşuyorsun?" diye bağırdıktan sonra ses bombasını aracın içine attığı görülüyor.

🔹 Araçtaki yolculardan biri karşı kapıdan çıkarak olay yerinden uzaklaştı.

🔹 İsrail polisi, görevlinin prosedürlere uygun hareket etmediğini açıkladı. Olay, İsrail Adalet Bakanlığı'na bağlı polis soruşturma birimi tarafından inceleniyor.

Kalandiya'daki gelişmeler

🔹 Aynı gün İsrail askerleri, Kalandiya Mülteci Kampı'nda 16 yaşındaki Velid Nidal Velid Ebu Sneine'yi vurularak öldürdü. Filistin kaynaklarına göre iki genç daha yaralandı.

🔹 İsrail ordusu olayla ilgili açıklama yapmadı.

Atarot Miras Merkezi

🔹 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Sara Netanyahu ve Kudüs Belediye Başkanı Moşe Leon, eski Kudüs Uluslararası Havalimanı binasında kurulan Atarot Miras Merkezi'nin açılış törenine katıldı.

🔹 Filistin Yönetimi'nin Kudüs Valiliği, merkezin açılışını yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesi ve uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirdi.

🔹 Valilik, Atarot bölgesinde arazi kamulaştırmaları ve yerleşim projelerinin genişletildiğini, eski havalimanının İsrail'in anlatısını güçlendirecek bir tesise dönüştürüldüğünü açıkladı.

🔹 Doğu Kudüs İsrail hukukuna göre ilhak edilmiş olsa da, ilhak uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmıyor ve bölgedeki İsrail yerleşimleri yerleşim birimleri olarak değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Avrupa ve NATO savaşa hazır olmak için ne yapmalı?

The Economist
06.07.2026

Savunma yeniden canlandırılıyor. Ursula von der Leyen ve Mark Rutte’ye göre şimdi sanayi daha fazlasını, daha iyisini ve daha hızlı üretmeli.

İkimiz de Soğuk Savaş’ın gölgesinde büyüdük. O dönemde Avrupa korunuyor, tetikte duruyor ve barışa yatırım yapıyordu. “Bir daha asla” bizim kuşağımızın parolasıydı. Yüzyıllar süren çatışmaların ardından Avrupa, kalıcı barış için ekonomik işbirliğinin şart olduğu inancıyla şekillendi.

Bölünmüş bir kıtanın anıtları komünizmin çöküşüyle yıkıldığında, savaş korkusu da azaldı. Savunma bütçeleri küçüldü ve silahlı kuvvetlerimiz zayıfladı. Onlara tedarik sağlayan savunma sanayilerinin çoğu kapandı. Avrupa, güvenliği tehdit edildiğinde ihtiyaç duyacağı kabiliyetler için NATO aracılığıyla Amerika’ya daha fazla bağımlı hale geldi.

Zamanla Avrupa’da birçok kişi bu düzene ve kıtanın savunma ile güvenlik kabiliyetlerinin büyük bölümünü dışarıya havale etmeye alıştı. Bugünün dünyasının sert gerçekliği ve tehlikeleri bu düşünme biçimini sona erdirdi.

Avrupa’nın savunmasının büyük bölümünü dışarıya devretme dönemi artık bitti. Avrupalı NATO müttefikleri ve AB üyesi devletler, savaşı önlemek istiyorsak savaşa hazır olmamız gerektiğini yeniden öğreniyor. Vatandaşlarımızı, özgürlüğümüzü ve güvenliğimizi koruyabilmek için yeniden silahlanıyor ve savunma sanayi tabanını yeniden canlandırıyorlar. Savunma harcamaları da üretim de artıyor: Yeni fabrikalar açılıyor, mevcut olanlar vardiya ve üretim hatları ekliyor.

Üretimi artıranlar yalnızca geleneksel savunma şirketleri değil. Sektörde giderek daha fazla büyük inovasyon görüyoruz. Yeni şirketler modern savaşın gerektirdiği araç ve teknolojileri geliştiriyor. Dronlar, insansız kara araçları, elektronik harp sistemleri — bütün bunlar silahlı kuvvetlerimizin caydırması, koruması ve savunması için gerekli. Zihniyet değişti. Sivil otomobil üreticileri bile fabrikalarını hava savunması ve uzun menzilli dronlar dahil savunma sektörü için bileşen üretmek üzere dönüştürüyor.

Bu zihniyet değişiminin savunma ekosistemi üzerindeki etkisini üretimdeki artışla görüyoruz. Yeni ve yenilikçi yöntemler sayesinde daha fazla, daha hızlı ve daha ucuza üretebiliyoruz.

Bu pragmatizm ve aciliyet duygusu artık herkesin zihninin ön sıralarında. Ancak yapacak daha çok işimiz var. Savunma kabiliyetlerimizde hâlâ boşluklar bulunuyor. NATO müttefikleri ve AB üyesi devletlerin daha fazla savaş uçağına, havadan havaya yakıt ikmal uçağına, gemi ve denizaltıya, hava ve füze savunmasına, dronlara ve karşı-drone sistemlerine ihtiyacı var. Ukrayna’ya gönderdiğimiz destek ve Orta Doğu’daki çatışma, önleyici füzeler ve anti-drone kabiliyetleri dahil askeri stoklar üzerinde ek baskı oluşturdu. Mevcut üretim kapasitemiz talebe yetişemiyor.

Avrupa kendi savunması için giderek daha fazla sorumluluk üstlenirken, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve İran da işbirliğini güçlendirmeye ve savunma sanayi kapasitelerini genişletmeye devam ediyor. Rusya’nın ekonomisi açıkça savaş yürütmeye göre ayarlanmış durumda. Moskova, devlet bütçesinin yüzde 40’ından fazlasını savunmaya yatırıyor. Ukrayna’ya karşı acımasız savaşını sürdürmek için gece gündüz askeri teçhizat üretiyor. Bu savaş makinesinin barışın ertesi günü yavaşlayacağını düşünmek saflık olur. İran, 2022’den bu yana Rusya’ya dron ve teknoloji sağladı. İran’ın füze ve muhtemel nükleer kabiliyetlerinin oluşturduğu tehdit, uzun süredir AB ve NATO için bir endişe kaynağı. Daha doğuya baktığımızda, Çin’in savunma sanayisi hızla büyüyor. Dünyanın savunmayla bağlantılı en büyük 15 şirketinden yedisi Çin devletine ait işletmeler. Pekin’in nükleer cephaneliği de büyümeye devam ediyor.

Bu daha tehlikeli dünyada, büyük ölçekte ve hızla üretim yapabilecek daha güçlü bir Avrupa savunma sanayisi, güvenilir caydırıcılık için hayati önem taşıyor. Buna ulaşmanın tek yolu işbirliğidir: ülkelerin ve sanayilerin, müttefiklerin ve ortakların çabalarını birleştirmek.

Bu, Atlantik’in iki yakasında da gerçek bir ortak çabadır. Kaliforniya’dan Kyiv’e, Kopenhag’dan Varşova’ya, Oslo’dan Ankara’ya kadar varlıklarımızı, uzmanlığımızı ve yenilikçi kabiliyetlerimizi kullandığımızda savunmamız rakipsizdir. Hint-Pasifik’tekiler dahil ortaklarımızdan oluşan ağımız da katkı sunabilir ve sunmalıdır. Sanayilerimiz birlikte inovasyonu güçlendirebilir ve temel kabiliyetlerin ve teknolojilerin üretimini hızlandırabilir.

Önerdiğimiz şey iddialı, ama aynı zamanda ulaşılabilir. NATO ve AB birlikte başarılı olmak için ihtiyaç duyduğumuz her şeye sahip: ekonomik güç, en yaratıcı ve yenilikçi zihinler, gelişmiş bir finans sektörü ve son teknoloji savunma ile teknoloji sanayileri. Avrupa ve Kuzey Amerika’daki sanayi tabanının daha fazlasını, daha iyisini ve daha hızlı üretmesini sağlamak ortak önceliğimizdir; çünkü güvenliğimizi böyle sağlarız.

Ursula von der Leyen Avrupa Komisyonu Başkanıdır. Mark Rutte NATO Genel Sekreteridir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Araştırma: Çin nadir toprak sektöründe kritik teknoloji açığı bulunuyor

South China Morning Post
06.07.2026

🔹 Çinli araştırmacılar, ülkenin nadir toprak elementlerinin madenciliği, işlenmesi ve ihracatında küresel lider olmasına rağmen yüksek katma değerli teknolojilerde önemli zayıflıkları bulunduğunu tespit etti.

🔹 Çin Bilimler Akademisi Bülteni'nde yayımlanan araştırmaya göre ileri düzey nadir toprak fonksiyonel malzemelerine ilişkin temel patentlerin büyük bölümü Japonya ve ABD'nin kontrolünde bulunuyor.

🔹 Kalıcı mıknatıslar, katalizörler, parlatma malzemeleri ve ışıldayan malzemeler gibi işlenmiş nadir toprak ürünleri, küresel nadir toprak patentlerinin yüzde 80'inden fazlasını oluşturuyor ve sektörün en yüksek ticari değere sahip alanları arasında yer alıyor.

🔹 Kalıcı mıknatıs teknolojilerinde Japonya temel patentlerin çoğunda liderliğini korurken, Çin yalnızca bazı alaşım teknolojilerinde rakiplerinin önüne geçti. Çin; mıknatıs malzemeleri, metal tozu işleme, kobalt bazlı alaşımlar, sinterleme yöntemleri ve rotor çekirdeği teknolojilerinde Japonya ile ABD'nin gerisinde kaldı.

🔹 Katalizör malzemelerinde ABD temel teknolojilerin büyük bölümünde lider konumda bulunurken, Çin'in belirgin bir üstünlük sağlayamadığı belirtildi.

🔹 Işıldayan malzemelerde de ABD çoğu temel teknolojide önde yer aldı. Çin yalnızca sınırlı sayıdaki silikon içeren malzemelerde avantaj elde ederken organik ve inorganik ışıldayan malzemeler ile elektrolüminesans teknolojilerinde geride kaldı.

🔹 Yarı iletken ve hassas üretimde kullanılan parlatma malzemelerinde de ABD kritik üretim süreçlerinde üstünlüğünü korudu. Çin yalnızca tavlama gibi birkaç üretim yönteminde rekabetçi konumda bulunuyor.

🔹 Araştırma, hammadde üretimindeki üstünlüğün yüksek katma değerli teknolojilerde liderlik anlamına gelmediğini ortaya koydu.

🔹 Araştırmacılar, Çin'in çok sayıda patent başvurusu yapmasına rağmen uluslararası ticari değeri yüksek patent sayısının düşük kaldığını belirtti.

🔹 Son yirmi yıldaki bilimsel çalışmaların önemli bölümünün laboratuvar aşamasını aşamadığı, üniversiteler ile sanayi arasındaki iş birliği ve fikri mülkiyet yönetimindeki eksikliklerin ticarileşmeyi yavaşlattığı ifade edildi.

🔹 Araştırmacılar, Çin'in teknoloji açığı bulunan alanlara odaklanması, özel araştırma programları oluşturması ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çinli otomobil üreticileri Avrupa'da Japon markaların pazar payını geriletiyor

South China Morning Post
06.07.2026

🔹 Çinli otomobil üreticilerinin Batı Avrupa'daki pazar payı Nisan ayında yüzde 4,9'dan yüzde 10'a yükseldi. Aynı dönemde Japon markalarının payı yüzde 11,4'ten yüzde 10,3'e gerileyerek son kırk yılın en düşük seviyesine indi.

🔹 Çinli üreticiler, iç pazardaki talep zayıflığı ve aşırı rekabeti azaltmaya yönelik politikalar nedeniyle yurt dışı satışlarını hızlandırırken Avrupa'yı öncelikli hedef pazar haline getirdi.

🔹 Alman araştırma şirketi Schmidt Automotive Research, Çinli üreticilerin hibrit modellerini artırması halinde Japon markalarının Batı Avrupa pazar payının 1980'lerin başından beri ilk kez yüzde 10'un altına inebileceğini öngördü.

🔹 Analistler, Japon üreticilerin bataryalı elektrikli araçlara geçişte yavaş kalmasının pazar payı kaybetmelerine yol açtığını belirtti.

🔹 Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği verilerine göre Çinli markalar, Mayıs ayında Avrupa Birliği ülkeleri ile Birleşik Krallık, Norveç ve İsviçre'nin de bulunduğu 32 ülkede ilk kez Japon rakiplerini geride bıraktı.

🔹 Mayıs ayında Japon markalarının yeni otomobil satışlarındaki payı yüzde 12,2'den yüzde 11,3'e gerilerken, Çinli markaların payı yüzde 7,5'ten yüzde 12'ye yükseldi. Bu artış, Çin'den ithal bataryalı elektrikli araçlara uygulanan yüzde 35,3'e varan ek gümrük vergilerine rağmen gerçekleşti.

🔹 BYD geçen ay yurt dışında 175 bin 349 araç satarak yıllık bazda yaklaşık yüzde 95 büyüme kaydetti. Geely'nin ihracatı ise yüzde 157 artışla 102 bin 874 araca ulaştı. Her iki şirket de yeni ihracat rekoru kırdı.

🔹 JPMorgan ve BNP Paribas, Çinli akıllı otomobillerin önümüzdeki dört yıl içinde Avrupa pazarının yaklaşık yüzde 20'sine ulaşabileceğini öngördü.

🔹 Analistler, Avrupa Birliği'nin Çin'den ithal şarj edilebilir hibrit araçlara da ek gümrük vergisi uygulaması halinde Çinli üreticilerin büyüme hızının yavaşlayabileceğini belirtti.

🔹 Fitch Ratings, olası yeni vergilerin orta vadede Çin'in Avrupa'ya otomobil ihracatını olumsuz etkileyebileceğini, ancak gelişmekte olan pazarlardaki güçlü talebin bu etkinin bir bölümünü dengeleyebileceğini değerlendirdi.

🔹 Morgan Stanley ise yeni vergilerin kısa vadede Çinli üreticileri uygulama öncesinde daha fazla şarj edilebilir hibrit araç ihraç etmeye yöneltebileceğini belirtti.

← Ana sayfaya dön