← Ana sayfaya dön

İklim riskleri artarken özel sermaye fonları sıcaklık risklerini yakından izliyor

Bloomberg
08.07.2026
İklim riskleri yatırım kararlarını değiştiriyor

🔹 Özel sermaye fonları, portföylerindeki şirketlerin değişen iklim koşullarına ne kadar dayanıklı olduğunu yatırım sürecinin temel unsurlarından biri haline getiriyor.

🔹 Sıklaşan sıcak hava dalgaları, orman yangınları, seller ve diğer aşırı hava olayları şirket kârlılığı, varlık değerleri ve yatırım çıkışlarını daha fazla etkiliyor.

🔹 Bloomberg'in incelediği dünyanın en büyük 12 alternatif varlık yöneticisinin sürdürülebilirlik raporlarında fiziksel iklim risklerine yapılan atıflar son bir yılda yaklaşık iki katına çıktı.

🔹 Carlyle, General Atlantic, KKR ve Partners Group fiziksel iklim risklerine ilişkin değerlendirmelerini önemli ölçüde artırdı.

🔹 Büyük fonlar, toplam değeri 700 milyar doların üzerindeki özel sermaye portföylerinde özellikle aşırı sıcaklık riskini uzun vadeli bir tehdit olarak analiz ediyor.

Yeni analiz araçları

🔹 Özel sermaye fonları, yatırım öncesi ve sonrasında iklim kaynaklı fiziksel risk analizlerini daha kapsamlı şekilde yapmaya başladı.

🔹 Veri merkezlerine yönelik yatırımların hızla artması da iklim risk analizlerine olan talebi artırıyor.

🔹 Analizler; sigorta maliyetleri, uyum yatırımları, yatırım getirisi üzerindeki etkiler ve harcamaların zamanlaması gibi unsurları kapsıyor.

🔹 Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB) standartları ile Avrupa Birliği düzenlemeleri de şirketleri daha ayrıntılı iklim risk değerlendirmeleri yapmaya yönlendiriyor.

Şirket uygulamaları

🔹 Carlyle, aşırı hava olaylarının sigorta maliyetleri ve varlık değerleri üzerindeki etkisini ölçen yeni bir risk çerçevesi geliştirdi.

🔹 Partners Group, sıcak hava dalgalarını kasırga, orman yangını ve sellerle birlikte "akut risk" olarak sınıflandırıyor ve ilave soğutma maliyetlerini değerlendiriyor.

🔹 EQT, 2024'ten bu yana portföyündeki 23 binden fazla altyapı varlığını üçüncü taraf analizleriyle iklim riskleri açısından inceliyor.

🔹 EQT, Güney Kore'deki bir atık yönetim şirketi yatırımında yoğun kar yağışı ve tayfun riskleri nedeniyle çatı güçlendirmeleri için ek kaynak ayırdı.

🔹 Brookfield Asset Management, sağlık ve yaşlı bakım tesislerindeki soğutma sistemleri ile yedek jeneratörlerini değişen iklim koşullarına göre hazırladığını açıkladı.

🔹 Brookfield ayrıca aşırı sıcaklık dönemlerinde açık havada çalışan personel için çalışma saatlerine yönelik kısıtlamaları da değerlendirmeye aldı.

İklim analitiği pazarı büyüyor

🔹 Boston Consulting Group, iklim tahmini ve risk analizi sektörünün 2030 yılına kadar yaklaşık 13 milyar dolar büyüklüğe ulaşabileceğini öngörüyor.

🔹 Sektörün yıllık bileşik büyüme oranının yaklaşık %15 olması bekleniyor.

🔹 Boston Consulting Group, tehlike erken uyarı sistemlerini özel sermaye yatırımları açısından en cazip alt sektörlerden biri olarak değerlendiriyor.

🔹 BloombergNEF verilerine göre girişim sermayesi fonları, 2026'nın ilk çeyreğinde uydu tabanlı iklim izleme teknolojilerine 245 milyon dolar yatırım yaptı.

Devam eden zorluklar

🔹 İklim modelleme yöntemleri ve veri yorumlarındaki farklılıklar nedeniyle risk tahminleri kurumlar arasında değişiklik gösterebiliyor.

🔹 Birçok şirket, aşırı hava olaylarının finansal etkilerini yatırım çıkışlarında şirket değerini olumsuz etkileyebileceği endişesiyle ayrıntılı şekilde açıklamıyor.

🔹 Özel sermaye sektöründe iklim kaynaklı emisyonlar ve fiziksel risklere ilişkin şeffaflığın son yıllarda artmaya başladığı belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

50 milyar dolarlık NATO girişimi, ABD olmadan uzun menzilli taarruz silahları geliştirmeyi hedefliyor

Bloomberg
08.07.2026
Yeni uzun menzilli silah programı

🔹 Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya, Avrupa'nın uzun menzilli taarruz kabiliyetini geliştirmek amacıyla 50 milyar dolarlık NATO girişimini başlattı.

🔹 Programa katılan Avrupa ülkeleri, önümüzdeki 10 yıl içinde 2.000 kilometreden daha uzak hedefleri yüksek hassasiyetle vurabilecek yeni silah sistemleri geliştirecek.

🔹 Program, katılımcı ülkeler arasında teknoloji, sanayi ve uzmanlık paylaşımını koordine edecek.

🔹 Girişim, Avrupa'nın uzun menzilli taarruz kapasitesinde Rusya ile arasındaki farkı azaltmayı amaçlıyor.

Mevcut durum

🔹 Avrupa'da bu sınıfta hizmet veren başlıca uzun menzilli silahlar Almanya'nın Taurus füzesi ile Birleşik Krallık-Fransa ortak üretimi Storm Shadow/SCALP seyir füzeleri bulunuyor.

🔹 Yaklaşık 500 kilometre menzile sahip bu füzelerin önemli bölümü Ukrayna'ya gönderildiği için Avrupa'nın mevcut envanteri azaldı.

🔹 Rusya'nın Ukrayna savaşında yoğun şekilde uzun menzilli konvansiyonel silah kullanması, NATO içinde bu alandaki eksikliğe ilişkin kaygıları artırdı.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya'ya konuşlandırılması planlanan BGM-109 Tomahawk füzelerini iptal etmesi de Avrupa'nın endişelerini güçlendirdi.

Diğer savunma projeleri

🔹 Yeni girişim, Birleşik Krallık-Almanya hassas taarruz anlaşması ile MBDA tarafından geliştirilen yeni nesil Stratus füze programı gibi mevcut projeleri koordine edecek.

🔹 NATO üyeleri ayrıca savunma sanayisine yönelik toplam 54 milyar dolarlık anlaşma açıkladı. Bunun 26 milyar doları entegre hava ve füze savunma sistemlerine ayrıldı.

🔹 Birleşik Krallık, ABD bileşeni veya verisine ihtiyaç duymayan, Storm Shadow benzeri daha düşük maliyetli uzun menzilli silahların Ukrayna için geliştirilmesini hedefleyen Brakestop programını da yürütüyor.

🔹 Buna karşın Birleşik Krallık, ABD öncülüğündeki Lockheed Martin Precision Strike Missile programına katılacağını da açıkladı.

🔹 Bu program kapsamında Birleşik Krallık Ordusu, yaklaşık 500 kilometre menzilli süpersonik balistik füzelerle donatılacak ve ilk teslimatların gelecek yıl başlaması bekleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

NATO, Soğuk Savaş döneminden kalan boru hattı ağını doğuya genişletme anlaşmasına yaklaşıyor

Bloomberg
08.07.2026

🔹 NATO üyeleri, Soğuk Savaş döneminde kurulan askeri yakıt boru hattı ağını Doğu Avrupa ve Türkiye'ye uzatacak plan üzerinde anlaşmaya yaklaştı.

🔹 Anlaşmanın, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde açıklanması bekleniyor.

🔹 Genişletme projesi, kriz dönemlerinde askeri üslerin yakıt ikmalini güvence altına almayı amaçlıyor.

🔹 NATO, Batı Avrupa'da yoğunlaşan mevcut boru hattı ağının Rusya sınırına yakın büyük çaplı askeri operasyonlar için yetersiz kalabileceği değerlendirmesiyle projeyi gündeme aldı.

🔹 NATO'nun doğu kanadındaki birçok ülke yakıt taşımacılığında kara yolu ve demir yoluna bağımlı bulunuyor. Bu altyapının saldırılara ve yoğunluğa karşı daha kırılgan olduğu değerlendiriliyor.

🔹 Projenin yaklaşık 20 yılda tamamlanması ve maliyetinin 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

🔹 Finansmanın büyük bölümünün NATO tarafından karşılanması, kalan kısmın ise projeden yararlanacak doğu kanadı ülkeleri tarafından üstlenilmesi planlanıyor.

🔹 Polonya, Baltık ülkeleri, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye projenin başlıca yararlanıcıları arasında yer alıyor.

🔹 Finansman modeli ve genişletmenin hangi güzergâhlardan başlayacağına ilişkin teknik ayrıntılar önümüzdeki haftalarda netleştirilecek.

🔹 Proje, uçaklar, askeri araçlar ve askeri tesislere yakıt ikmal kapasitesini artırmayı hedefliyor. Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinin ardından projenin önemi daha da arttı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Mehmet Öz, Donald Trump'ın en etkili televizyon yıldızı oldu

Economist
08.07.2026
CMS'deki görevi

🔹 Donald Trump tarafından ABD Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri'nin (CMS) başına getirilen Mehmet Öz, yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık yıllık sağlık harcamasını ve yaklaşık her beş Amerikalıdan ikisinin sağlık programlarını yönetiyor.

🔹 Mehmet Öz, görevinin ilk 14 ayında Trump yönetiminin sağlık politikalarını uygulayan en etkili isimlerden biri haline geldi.

🔹 Demokrat yönetimindeki eyaletler, Medicaid kesintilerini yasal sınırların ötesinde uyguladığı gerekçesiyle 29 Haziran'da Öz'e karşı dava açtı.

🔹 30 Haziran'da New York'un Medicaid dolandırıcılığı soruşturma biriminin federal fonu kesildi. Gerekçe olarak birimin yeterince etkili çalışmaması gösterildi.

Sağlık politikaları

🔹 Mehmet Öz, Trump'ın vergi ve harcama paketindeki Medicaid reformlarının uygulanması için Kongre nezdinde lobi yürüttü.

🔹 Yeni kurallara göre birçok Medicaid yararlanıcısının sağlık güvencesini sürdürebilmesi için ayda en az 80 saat çalışması gerekiyor.

🔹 CMS, sigorta şirketlerinden ön onay gerektiren tedavi sayısını azaltma taahhüdü aldı.

🔹 Mehmet Öz, ilaç şirketleriyle görüşerek daha fazla ilacın TrumpRX isimli indirimli ilaç programına dahil edilmesini destekledi.

🔹 CMS, 1 Temmuz'da Medicare kapsamındaki bazı kişilerin GLP-1 ilaçlarına aylık 50 dolar karşılığında erişebilmesini sağlayan pilot program başlattı. Yaklaşık 4 milyon kişinin bu programdan yararlanabileceği öngörülüyor.

Dolandırıcılıkla mücadele

🔹 Mehmet Öz, sağlık dolandırıcılığına karşı kapsamlı denetimler başlattı ve birçok operasyonu kamuoyuyla paylaştı.

🔹 Kaliforniya'da bazı sağlık kuruluşlarını inceleyen operasyonlarda Los Angeles'taki sağlık dolandırıcılığının önemli bölümünün Rus-Ermeni suç örgütleriyle bağlantılı olduğunu söyledi.

🔹 Kaliforniya Valisi Gavin Newsom bu açıklamalar nedeniyle sivil haklar şikâyetinde bulundu.

🔹 Nisan ayında 50 eyalet valisine gönderilen yazıyla yüksek riskli bölgelerde sağlık hizmeti sağlayıcılarının dolandırıcılık açısından denetlenmesi istendi.

🔹 CMS, dolandırıcılık incelemeleri nedeniyle Kaliforniya ve Minnesota'daki yaklaşık 1,6 milyar dolarlık Medicaid ödemelerinin geciktirilmesini talep etti.

Yönetim yaklaşımı

🔹 Mehmet Öz, önceki CMS yöneticileriyle düzenli temas kurdu ve kurum içinde deneyimli yöneticileri görevlendirdi.

🔹 Eski CMS yöneticileri, Mehmet Öz'ün göreve en hazırlıklı gelen yöneticilerden biri olduğunu belirtiyor.

🔹 ABD'deki bazı diğer sağlık kurumlarında yönetim değişiklikleri ve üst düzey görev boşlukları yaşanırken, CMS çalışmalarını kesintisiz şekilde sürdürüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

The Economist her zaman yanılıyor mu?

Economist
08.07.2026
Yapay zekâ ile yapılan analiz

🔹 The Economist, 2000 yılından bu yana yayımladığı yaklaşık 7.000 başyazıyı GPT-5.5 ile analiz ettirdi.

🔹 Yapay zekâ, yaklaşık 1.400 başyazıda doğrulanabilir gelecek tahmini bulunduğunu belirledi.

🔹 Her tahmin, dönemin genel görüşünden ne kadar farklı olduğu ve gerçekleşme doğruluğu açısından 10 puan üzerinden değerlendirildi.

🔹 Analiz, genel kabul gören tahminlerin daha yüksek doğruluk oranına sahip olduğunu, en sıra dışı tahminlerin ise daha düşük başarı gösterdiğini ortaya koydu.

🔹 Orta düzeyde sıra dışı tahminlerin ise ortalamanın üzerinde isabet oranı yakaladığı belirlendi.

İsabetli tahminler

🔹 2002 yılında akıllı telefonların geleceğin temel bilişim platformu olacağı öngörüldü.

🔹 2003 yılında Vladimir Putin'in Rusya'daki fiili liderliğini uzun süre sürdüreceği tahmin edildi.

🔹 2003 yılından itibaren ABD konut piyasasında balon oluştuğu ve otomobil üreticilerinin zorlanacağı uyarısı yapıldı.

🔹 2005 yılında ABD konut fiyatlarında düşüş beklentisi dile getirildi. Sonraki dönemde konut piyasası ve küresel finans sistemi ciddi kriz yaşadı.

🔹 2008 yılında çevrim içi yayın platformlarının DVD pazarının yerini alacağı öngörüldü.

🔹 2011 yılında Çin üretimi otomobillerin Batı pazarlarında hızla yaygınlaşacağı tahmin edildi.

🔹 2013 yılında Bitcoin'in kalıcı olacağı öngörüldü. Bitcoin'in değeri o tarihten bu yana %60.000'in üzerinde arttı.

🔹 Ocak 2020'de COVID-19'un küresel ölçekte yayılacağı uyarısı yapıldı. Şubat 2020'de salgının pandemi haline geleceği öngörüldü.

🔹 2022 yılında enflasyon nedeniyle faizlerin piyasa beklentilerinden daha fazla yükseleceği tahmin edildi ve bu gerçekleşti.

Gerçekleşmeyen tahminler

🔹 1999 yılında petrol fiyatlarının varil başına 5 dolara kadar gerileyebileceği öngörüldü. Petrol fiyatları sonraki yıllarda bunun çok üzerine çıktı.

🔹 2013 yılında küresel petrol talebinin zirve yaptığı tahmin edildi ancak petrol talebi artmaya devam etti.

🔹 2026 yılında İran savaşı nedeniyle petrol fiyatlarının yükseleceği beklentisi gerçekleşmedi ve fiyatlar geriledi.

🔹 2000 yılında dağıtık elektrik şebekelerinin, 2003 yılında ucuz biyoetanolün, 2008 yılında sosyal medya için açık standartların ve 2016 yılında artırılmış gerçekliğin hızlı dönüşüm yaratacağı beklentileri gerçekleşmedi.

🔹 2011 yılında küresel ekonomide ikinci bir durgunluk yaşanacağı öngörüldü ancak bu senaryo gerçekleşmedi.

🔹 2022 yılında faiz artışlarının resesyona yol açacağı tahmin edildi. Ekonomi resesyona girmeden enflasyonun gerilemesiyle yumuşak iniş gerçekleşti.

Geleceğe ilişkin beklentiler

🔹 The Economist, gelişmiş ülkelerde kamu borçlarının uzun vadede enflasyonist sorunlara yol açacağını öngörüyor.

🔹 Yapay zekânın ekonomi ve siyasette büyük dönüşümler yaratacağı beklentisini sürdürüyor.

🔹 Küresel nüfusun resmî projeksiyonlardan daha erken zirveye ulaşacağı tahmin ediliyor.

🔹 Bu uzun vadeli öngörülerin doğruluğunun değerlendirilmesi için henüz yeterli zaman geçmedi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Avrupa'nın ekonomisi kötü durumda. Hisse senedi piyasaları ise cazip fırsatlar sunuyor

Economist
08.07.2026
Avrupa ekonomisi ve borsalar

🔹 Avrupa ekonomisinin bu yıl %1,1 büyümesi beklenirken, gelişmiş ekonomiler için büyüme tahmini %1,8, ABD için ise %2,3 seviyesinde bulunuyor.

🔹 Avrupa, yapay zekâ alanında ABD ve Çin'deki teknoloji devleriyle rekabet edecek büyük şirketlere sahip değil. Veri merkezi kapasitesi, elektrik altyapısı ve enerji arzı da önemli baskılar altında bulunuyor.

🔹 Avrupa enerji ihtiyacının yaklaşık %60'ını ithalatla karşılıyor. Ukrayna ve İran'daki çatışmalar bu bağımlılığı daha görünür hale getirdi.

Şirket kârlılığı

🔹 Avrupa borsalarında işlem gören şirketlerin gelirlerinin yarısından fazlası gelişmiş Avrupa ekonomileri dışındaki ülkelerden geliyor. Piyasa değeri ağırlıklı hesaplamada bu oran yaklaşık %60'a ulaşıyor.

🔹 Hürmüz Boğazı'nın kapanması sırasında uluslararası yatırımcıların Avrupa hisselerine ilgisi belirgin şekilde azaldı ve sermaye girişleri yavaşladı.

🔹 Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler nedeniyle Avrupa hisseleri düşüş yaşasa da toparlanma ABD hisselerine göre daha yavaş gerçekleşti.

🔹 MSCI Europe endeksindeki şirket kârlarının yaklaşık %20'si enerji ve kimya gibi emtia fiyatlarındaki artıştan faydalanabilecek sektörlerden geliyor.

🔹 Otomotiv ve gıda gibi tedarik zinciri aksaklıklarından olumsuz etkilenebilecek sektörlerin Avrupa şirket kârlarındaki payı yaklaşık %10 seviyesinde bulunuyor.

Beklentiler

🔹 Avrupa borsasının piyasa değerinin yaklaşık %40'ını emtia, makine ve yarı iletken gibi reel varlıklardan gelir elde eden şirketler oluşturuyor. Bu şirketler enflasyon dönemlerinde daha güçlü performans gösterebiliyor.

🔹 Avrupa borsasının yaklaşık %20'sini bankalar oluşturuyor. Faiz oranlarının yükseldiği dönemlerde bankaların kâr marjları artabiliyor.

🔹 Analistler, Avrupa şirketlerinin hisse başına kârlarının 2026 yılında yaklaşık %17 artmasını bekliyor. Bu oran ABD için öngörülen büyümenin altında olsa da iki yıl önceki %9'luk beklentinin belirgin şekilde üzerinde bulunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin'in yarı iletken endüstrisi Batı'yı yakalamak için yarışıyor

Economist
08.07.2026
Çip tasarımındaki ilerleme

🔹 Yapay zekâya yönelik talep, yarı iletken sektörünü dünyanın en kârlı endüstrilerinden biri haline getirirken Çinli çip üreticileri küresel rekabette hızlı ilerleme kaydediyor.

🔹 Huawei, en gelişmiş Batı üretim ekipmanlarını kullanmadan çip performansını artıran devre katmanlama tekniğini tanıttı.

🔹 Hong Kong borsasında işlem gören yarı iletken şirketlerinin hisseleri son bir yılda yaklaşık %130 yükseldi.

🔹 Alibaba ve Baidu çip tasarım birimlerini halka açmayı planlarken bellek çipi üreticisi CXMT de halka arz hazırlığı yapıyor.

🔹 ABD'nin ileri yapay zekâ çiplerine yönelik ihracat kısıtlamalarının ardından Çin, yerli çip kullanımını teşvik etti ve yerli tasarım şirketleri hızla büyüdü.

🔹 Çin'de bu yıl yapay zekâ çipi harcamalarının yaklaşık %80'inin yerli tasarımcılar tarafından karşılanması bekleniyor.

🔹 Çinli bulut şirketlerinin önümüzdeki üç yılda yapay zekâ altyapısına 400 milyar dolardan fazla yatırım yapması bekleniyor. Devletin de beş yılda veri merkezlerine yaklaşık 295 milyar dolar yatırım planladığı belirtiliyor.

🔹 Huawei, DeepSeek ve diğer Çinli şirketler donanım ve yazılım entegrasyonu ile daha düşük hassasiyetli işlem tekniklerini kullanarak mevcut çiplerden daha yüksek performans elde etmeye çalışıyor.

Üretimde devam eden engeller

🔹 Huawei'nin en gelişmiş Ascend 910C işlemcisi, Nvidia'nın yaklaşık dört yıl önce tanıtılan H100 modelinin yaklaşık %80 performansına ulaşıyor.

🔹 Çinli üreticiler ağırlıklı olarak mevcut yapay zekâ modellerini çalıştırmaya yönelik işlemcilerde rekabet ederken, en gelişmiş modellerin eğitimi için gereken performans seviyesine henüz ulaşamıyor.

🔹 Çinli dökümhaneler, ASML'nin aşırı ultraviyole (EUV) litografi makinelerine erişemedikleri için 7 nanometrenin altındaki gelişmiş çipleri güvenilir şekilde seri üretemiyor.

🔹 Gelişmiş bellek üretiminde de Çin dışa bağımlılığını sürdürüyor. Yapay zekâ sistemlerinde kullanılan yüksek bant genişlikli belleklerin büyük bölümü Micron, Samsung ve SK Hynix tarafından üretiliyor.

Yatırımlar ve gelecek planları

🔹 Çin'in çip üretim ekipmanı ithalatı 2019'dan bu yana üç kat artarak yıllık 39 milyar dolara ulaştı ve küresel talebin yaklaşık %40'ını oluşturdu.

🔹 Naura ve AMEC gibi yerli şirketler kimyasal kaplama, aşındırma ve wafer temizleme gibi kritik üretim aşamalarında rekabetçi ekipmanlar geliştiriyor.

🔹 CXMT'nin küresel yüksek bant genişlikli bellek üretimindeki payının 2028 yılına kadar yaklaşık %12'ye yükselmesi bekleniyor.

🔹 Çin, EUV litografi teknolojisinde henüz yerli bir alternatif geliştiremedi. Sektördeki tahminlere göre yerli EUV sisteminin geliştirilmesi yaklaşık 10 yıl alabilir.

🔹 Çinli üreticiler, EUV eksikliğini çoklu desenleme teknikleri ve gelişmiş çip paketleme yöntemleriyle telafi ederek eski üretim teknolojileriyle daha yüksek performans elde etmeye çalışıyor.

🔹 Apple, bellek çipi arzındaki sıkıntılar nedeniyle Çinli CXMT'den önceki nesil bellek satın alabilmek için ABD hükümetinden izin talep ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Eski Usta tabloları neden yeniden moda oldu?

Economist
08.07.2026

🔹 1850 öncesinde yapılmış eserleri kapsayan Eski Usta tablolarına yönelik ilgi yeniden artıyor.

🔹 Londra'da düzenlenen bir müzayedede 17. yüzyıldan isimsiz Hollandalı bir ressama ait tablo, tahmini değerinin yaklaşık dört katına çıkarak 431 bin sterline satıldı.

🔹 Aynı müzayedede Sir Thomas Lawrence'ın Wellington Dükü portresi 9,7 milyon sterline alıcı bulurken altı sanatçı için yeni müzayede rekoru kırıldı.

🔹 Küresel Eski Usta sanat eserleri satışları 2025 yılında yüzde 30 artarak 1,2 milyar dolara ulaştı.

🔹 Sotheby's verilerine göre Eski Usta eserleri için teklif verenlerin yaklaşık yüzde 16'sı 40 yaşın altında bulunuyor. Bu oran beş yıl öncesinin yaklaşık üç katına çıktı.

🔹 Çağdaş sanat piyasasındaki dalgalanmalar, koleksiyoncuları daha istikrarlı ve görece daha uygun fiyatlı Eski Usta eserlerine yöneltti.

🔹 Müzelere her yıl daha fazla Eski Usta eseri girmesi, piyasadaki arzı azaltarak bu eserlerin değerini destekliyor.

🔹 Koleksiyoncular farklı dönemlere ait eserleri aynı koleksiyonlarda sergilemeye daha açık hale gelirken, bu eğilim 2017'de Leonardo da Vinci'nin *Salvator Mundi* tablosunun 450 milyon dolara satılmasıyla hız kazandı.

🔹 Yeni koleksiyoncu kuşağı, geleneksel sanat uzmanlığından çok eserin görsel etkisine önem veriyor.

🔹 Portreler ve figüratif eserler sosyal medyada ilgi görmeleri nedeniyle daha fazla talep görüyor.

🔹 Müzayede evleri ve galeriler, dini temalı eserler yerine daha geniş kitlelere hitap eden veya dikkat çekici hikâyelere sahip eserleri öne çıkararak pazarlama stratejilerini değiştiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekâ hisse senedi piyasasını dönüştürdü. Sırada tahvil piyasası var

Economist
08.07.2026
Yapay zekâ yatırımları ve tahvil ihracı

🔹 Yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı artış, şirket tahvili piyasasında büyük bir ihraç dalgası oluşturuyor.

🔹 Meta, Nvidia ve Oracle bu yıl yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek için ayrı ayrı 25 milyar dolarlık tahvil ihraç etti.

🔹 SpaceX, geçen ay hisse ihracıyla sağladığı 86 milyar dolara ek olarak 25 milyar dolarlık tahvil satışı gerçekleştirdi.

🔹 Amazon mart ayında 37 milyar dolarlık tahvil ihraç etti.

🔹 Alphabet, şubat ayında Birleşik Krallık'ta 1 milyar sterlin tutarında 100 yıl vadeli tahvil ihraç etti ve aynı dönemde farklı para birimlerinde ilave borçlanmaya gitti.

🔹 Morgan Stanley, ABD'de bu yıl yapay zekâ bağlantılı yatırım yapılabilir seviyedeki tahvil ihraçlarının 350-400 milyar dolara ulaşmasını bekliyor.

🔹 Aynı yıl içinde yapay zekâ projelerine bağlı yüksek riskli tahvil ihraçlarının da yaklaşık 50 milyar dolar olması öngörülüyor.

Riskler ve piyasa görünümü

🔹 Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), bazı yapay zekâ projelerinin borçlarını geri ödeyecek kadar gelir üretemeyebileceği uyarısında bulundu.

🔹 Alphabet, Amazon, Meta, Microsoft ve Oracle'ın toplam borcu mart ayına kadar olan altı aylık dönemde 228 milyar dolar arttı.

🔹 Büyük teknoloji şirketlerinin güçlü kredi notları nedeniyle şirket tahvili risk primleri son 25 yılın en düşük seviyelerine yakın seyretmeye devam ediyor.

🔹 Yatırımcılar, büyük teknoloji şirketlerinin tahvilleri ile veri merkezi ve yapay zekâ altyapısı projelerini finanse eden daha riskli tahviller arasında giderek daha belirgin ayrım yapmaya başladı.

🔹 Yapay zekâ sektöründeki hızlı değişim nedeniyle bugün güçlü görülen şirketlerin gelecekte rekabet avantajını kaybetme ihtimali bulunuyor. Bu durum uzun vadeli tahvil yatırımlarında şirket seçimini daha kritik hale getiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Anket: ABD'de İsrail'e yönelik kamuoyu görüşü değişiyor

Washington Post
08.07.2026

🔹 AP-NORC tarafından yayımlanan ankete göre ABD'de İsrail'e yönelik kamuoyu son yıllarda daha olumsuz hale geldi.

🔹 Katılımcıların yüzde 40'ı ABD'nin İsrail'i Filistin ile yaşadığı çatışmada fazla desteklediğini söyledi. Bu oran Ocak 2024'te yüzde 37, Ağustos 2023'te ise yüzde 27 düzeyindeydi.

🔹 Demokratların yüzde 58'i ABD'nin İsrail'e gereğinden fazla destek verdiğini ifade etti. Bu oran iki yıl önce yüzde 45 seviyesindeydi.

🔹 Cumhuriyetçilerin yüzde 27'si ABD'nin İsrail'i fazla desteklediğini söyledi. Bu oran iki yıl önce yüzde 25'ti.

🔹 Katılımcıların yüzde 31'i İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin soykırım olduğunu düşündüğünü belirtti. Yüzde 20 bu görüşe katılmadığını söylerken, yüzde 49'u değerlendirme yapacak yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade etti.

🔹 Demokratların yüzde 52'si İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığı görüşünü dile getirirken, Cumhuriyetçilerde bu oran yüzde 13 oldu.

🔹 Şubat ayında yayımlanan Gallup anketine göre ABD'de 20 yılı aşkın sürenin ardından ilk kez Filistinlilere sempati duyanların oranı İsrail'e sempati duyanları geçti. Ankette Filistinlilere sempati duyanların oranı yüzde 41, İsrail'e sempati duyanların oranı yüzde 36 olarak ölçüldü.

🔹 AP-NORC anketi, 11-17 Haziran tarihlerinde ABD genelinde 3.040 yetişkinle çevrim içi ve telefon görüşmeleriyle gerçekleştirildi.

← Ana sayfaya dön