İran'ın "altın silahı" Hürmüz Boğazı, nükleer programın önüne geçti
Reuters
🔹 İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü stratejisinin merkezine yerleştirdi ve bunu nükleer programdan daha öncelikli görüyor.
🔹 Tahran yönetimi, boğaz üzerindeki otoritesini korumak için ABD ile yeni gerilimleri göze alıyor.
🔹 İran'ın onayı olmadan Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere ateş açılması, ABD ile yeni karşılıklı saldırıları tetikledi.
🔹 Geçici anlaşmadaki Hürmüz Boğazı'na ilişkin ifadeler, ABD ile İran arasında boğazın yönetimi konusunda farklı yorumlara yol açtı.
🔹 İran, anlaşmanın boğazın yönetiminde kendi yetkisini fiilen kabul ettiğini savunuyor.
🔹 ABD ve Körfez ülkeleri ise anlaşmanın yalnızca ticari gemilerin güvenli geçişinin sağlanmasını öngördüğünü, İran'a yönetim yetkisi vermediğini belirtiyor.
🔹 İranlı üst düzey kaynaklar, Hürmüz Boğazı'nın ülkenin en önemli stratejik kozlarından biri olduğu konusunda yönetim içinde geniş görüş birliği bulunduğunu söyledi.
🔹 İran yönetimi, bu kozu kaybetmenin diğer alanlarda da daha fazla taviz verilmesine yol açacağını değerlendiriyor.
🔹 İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünden vazgeçmenin teslimiyet anlamına geleceğini düşünüyor.
🔹 İran geçmişte Hürmüz Boğazı'nı kapatmayı son çare olarak değerlendirirken, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından yaklaşımını değiştirdi.
🔹 İran, savaş sırasında boğazı kendi gemileri dışındaki trafiğe kapatarak küresel enerji arzında büyük kesintiye neden oldu.
🔹 Daha sonra artan ekonomik maliyetler nedeniyle taraflar geçici anlaşmaya vardı.
🔹 İran, ABD Hürmüz Boğazı üzerindeki tam yönetim yetkisini kabul etmeden nükleer program konusunda yeni müzakerelere başlamayacağını bildirdi.
🔹 Yaklaşık 25 yıldır ABD ile İran arasındaki en büyük anlaşmazlık konusu olan nükleer program, geçici anlaşmada ileri tarihte yapılacak görüşmelere bırakıldı.
🔹 İran, ABD'nin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini ve mevcut yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ülke içinde seyreltilmesini fiilen kabul ettiğini değerlendiriyor.