Marco Rubio, Venezuela'yı Washington'dan yönetiyor
New York Times
🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Nicolás Maduro'nun görevden uzaklaştırılmasının ardından Venezuela'nın mali yönetimi, doğal kaynakları ve devlet işleyişi üzerinde belirleyici yetkiler kullanıyor.
🔹 ABD Hazine Bakanlığı, Venezuela'nın ihracat gelirlerinin büyük bölümünü yönetiyor ve bu gelirlerin ülkeye hangi koşullarda aktarılacağına Washington karar veriyor.
🔹 Rubio, ABD yaptırımlarının uygulanmasını, Venezuela'da hangi şirketlerin faaliyet gösterebileceğini ve petrol sektöründeki düzenlemeleri denetliyor.
🔹 Geçici yönetimin başındaki Delcy Rodríguez ile doğrudan iletişim kuran Rubio, hükümetin önemli atamaları ve ekonomik kararları üzerinde etkili oluyor.
🔹 ABD, son depremlerin ardından Venezuela'ya 900 askeri personel gönderdi, yaklaşık 400 milyon dolar yardım taahhüdünde bulundu ve nakit destek sağladı.
🔹 Trump yönetimi, Venezuela'nın toparlanmasını ABD'nin enerji ve ekonomik hedefleri açısından stratejik görüyor.
🔹 Rubio'nun ekibi, Venezuela'da faaliyet gösterecek şirketlere yönelik yaptırım muafiyetlerini hazırlıyor ve ABD'nin rakipleriyle ticari ilişkilerin sınırlandırılmasını istiyor.
🔹 Venezuela yönetimi, ABD'nin talebi doğrultusunda bazı suç örgütü liderleri ve ABD'nin aradığı kişilere yönelik operasyonlarda iş birliği yaptı.
🔹 ABD ile Venezuela arasında onlarca yıl sonra ilk kez güvenlik alanında doğrudan iş birliği gerçekleştirildi ve ABD, Venezuela'dan sağlanan istihbarat doğrultusunda Tren de Aragua çetesinin liderlerinden Niño Guerrero'ya yönelik operasyon düzenledi.
🔹 ABD yönetimi, Venezuela'nın dış politika açıklamalarına da müdahalede bulundu. İran'a destek veren bir açıklamanın kaldırılması Venezuela yönetiminden talep edildi ve açıklama daha sonra silindi.
🔹 Rubio'nun Venezuela planı; ekonominin toparlanması, ülkenin istikrara kavuşturulması ve ardından demokratik seçimlere geçilmesi olmak üzere üç aşamadan oluşuyor.
🔹 Venezuela'da serbest seçimlerin ne zaman yapılacağına ilişkin bir takvim bulunmuyor ve bu konudaki karar sürecinde Washington'ın belirleyici rol oynadığı ifade ediliyor.