← Ana sayfaya dön

Kiralık rahimler: Asya'nın denetimsiz bebek ticaretinin acı bedeli

South China Morning Post
12.07.2026
Ticari taşıyıcı annelik ağı

🔹 Tayland, Laos ve Kamboçya'da ticari taşıyıcı annelik yasak olmasına rağmen sektörün yıllık yaklaşık 15 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştığı belirtiliyor.

🔹 Tayland'da taşıyıcı anneler, yabancı aileler için çocuk doğurmaları karşılığında 10 bin ila 15 bin ABD doları arasında ödeme alıyor.

🔹 Çin'de ticari taşıyıcı annelik hizmeti veren sağlık çalışanları cezalandırılıyor. Buna rağmen uygulamaya ilişkin hukuki boşluk nedeniyle taşıyıcı annelik yoluyla doğan çocuklar Çin vatandaşlığı alabiliyor.

🔹 Embriyo oluşturma, embriyo transferi ve doğum süreçleri farklı ülkelerde gerçekleştirilebiliyor. Bu durum uluslararası taşıyıcı annelik ağlarını daha karmaşık hâle getiriyor.

🔹 Bangkok'ta bir mahkeme, uluslararası taşıyıcı annelik ağına karışan dört kadın doğum uzmanı ile dört aracıya 15 yıla kadar hapis cezası verdi.

🔹 Tayland polisi, Pattaya'da yasa dışı taşıyıcı annelik organizasyonu yürüttüğünden şüphelenilen iki Çin vatandaşını gözaltına aldı.

Talep ve hukuki riskler

🔹 Birleşmiş Milletler verilerine göre küresel taşıyıcı annelik pazarı 2023 yılında yaklaşık 15 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştı ve önümüzdeki on yılda birkaç kat büyümesi bekleniyor.

🔹 Gelirin büyük bölümü klinikler, aracılar ve organizatörlere giderken taşıyıcı anneler toplam kazancın yalnızca küçük bir kısmını alıyor.

🔹 Ticari taşıyıcı anneliğin yasa dışı olması nedeniyle taşıyıcı anneler ödeme alamama, sözleşmelerini hukuken uygulayamama ve cezai yaptırımlarla karşılaşma riski taşıyor.

🔹 Tayland, 2015 yılında yabancı ebeveynler için ticari taşıyıcı anneliği yasakladı. Daha sonra Kamboçya ve Laos da benzer yasaklar getirdi.

Çin kaynaklı talep ve bölgesel arz

🔹 Çin'den gelen talep; çocuk sahibi olamayan çiftler, LGBTQ bireyler, ileri yaşta ebeveyn olmak isteyenler ve çocuklarını kaybeden ailelerden oluşuyor.

🔹 Araştırmacılar, Çinli ailelerin yabancı taşıyıcı anneleri tercih ettiğini ve taşıyıcı annelerin hukuki ile psikolojik korumalarının sınırlı olduğunu belirtiyor.

🔹 Tayland, Laos, Filipinler ve Vietnam'dan çok sayıda kadın, borçlarını kapatmak, çocuklarının eğitimini finanse etmek veya ailelerine ev almak amacıyla taşıyıcı annelik yapıyor.

🔹 Tayland'da taşıyıcı anne adaylarının büyük bölümü kapalı sosyal medya grupları üzerinden bulunuyor.

🔹 Tayland'da bazı siyasetçiler, kadınların ve çocukların haklarını koruyacak şekilde taşıyıcı annelik sektörünün yasal çerçeveye alınmasını öneriyor. Ancak bu konuda yasal değişiklik için kesin bir takvim bulunmuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin'in elektronik merkezinde bellek çipi krizi tüketicileri sert vuruyor

South China Morning Post
12.07.2026

🔹 Küresel yapay zekâ patlaması nedeniyle bellek çipi fiyatları hızla yükseldi ve Çin'in Shenzhen kentindeki Huaqiangbei elektronik pazarında bilgisayar maliyetleri önemli ölçüde arttı.

🔹 Huaqiangbei'nde bellek ürünlerinin fiyatı son bir yılda yaklaşık üç kat yükseldi. Bazı DDR5 bellek kitlerinde fiyat artışı beş kata ulaştı.

🔹 Katı hâl sürücü (SSD) fiyatları da son bir yılda iki ila üç kat arttı.

🔹 Bellek ve SSD maliyetleri, kişisel bilgisayar toplamanın en büyük gider kalemleri hâline geldi.

🔹 Artan maliyetler nedeniyle satıcılar bilgisayar fiyatlarını yükseltti. Yalnızca acil bilgisayar ihtiyacı olan müşteriler yüksek fiyatları kabul ediyor.

🔹 Satıcılar, bellek fiyatlarının önümüzdeki aylarda da yükselmeye devam etmesini bekliyor.

🔹 Yapay zekâ altyapısı için veri merkezleri ve sunucular kuran küresel teknoloji şirketlerinin büyük ölçekli bellek siparişleri, tüketici elektroniğine yönelik bellek arzını daralttı.

🔹 Bellek üreticileri önceliği büyük yapay zekâ müşterilerine verdiği için bilgisayar ve akıllı telefon üreticileri artan bellek maliyetlerini satış fiyatlarına yansıtıyor.

🔹 TrendForce, üçüncü çeyrekte DRAM sözleşme fiyatlarının yüzde 13-18, NAND flash bellek fiyatlarının ise yüzde 10-15 artmasını bekliyor.

🔹 Üçüncü çeyrekte fiyat artış hızının ikinci çeyreğe göre yavaşlaması bekleniyor ancak bellek fiyatlarının yükselmeyi sürdürmesi öngörülüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Görüş | Trump, Türkiye ve F-35'ler

Wall Street Journal
12.07.2026

🔹 Donald Trump, ilk başkanlık döneminde Türkiye'yi F-35 programından çıkarmıştı. Şimdi ise Türkiye'nin yeniden programa dahil edilmesine sıcak baktığını söyledi.

🔹 Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini satın alması nedeniyle ABD, 2020'de yaptırım uygulamış ve F-35 programındaki katılımını sonlandırmıştı.

🔹 Trump, Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılacağını söyledi. F-35 satışı konusunda ise kesin karar vermediğini ancak olumlu yaklaştığını ifade etti.

🔹 ABD yasaları, Türkiye'ye yaptırımların kaldırılabilmesi için bunun ABD savunma sistemlerini tehlikeye atmayacağının belgelenmesini şart koşuyor.

🔹 2020 tarihli ayrı bir ABD yasası, Türkiye'nin S-400 sistemlerine sahip olduğu sürece F-35 edinmesini yasaklıyor.

🔹 Recep Tayyip Erdoğan'ın, S-400 sistemlerini bir Körfez ülkesine yeniden satabilmek için Rusya'dan onay istediği bildiriliyor.

🔹 Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması veya listeden çıkarılması halinde Kongre inceleme sürecinin devreye girmesi bekleniyor.

🔹 Cumhuriyetçi ve Demokrat Kongre üyeleri, Türkiye'ye F-35 satışı konusunda temkinli olunması çağrısında bulundu.

🔹 Türkiye'nin F-35 alımına onay verilse bile teslimat sürecinin bir sonraki ABD yönetimine kadar uzayabileceği belirtiliyor.

🔹 Trump, Erdoğan'ın İran savaşında İsrail'e karşı askeri müdahalede bulunmadığını ve çeşitli konularda ABD'ye yardımcı olduğunu söyledi.

🔹 Türkiye, Hamas ve Hizbullah ile ilişkilerini sürdürüyor ve Suriye'ye silah sevkiyatı gerçekleştiriyor. Bu nedenle Türkiye'ye F-35 verilmesine yönelik itirazlar devam ediyor.

🔹 Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılabilmesi için S-400 sistemlerinden vazgeçmesi gerektiği vurgulanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Küresel krizler hiç durmadığında nasıl yatırım yapılır?

Wall Street Journal
12.07.2026

🔹 Jeopolitik çatışmaların, siyasi gerilimlerin ve aşırı hava olaylarının artması, yatırımcıların geleneksel riskten korunma yöntemlerinin etkinliğini azaltıyor.

🔹 ABD ile İsrail'in İran'a yönelik operasyonları ve sonrasında yaşanan gerilimler sırasında hisse senetleri, tahviller ve altın aynı anda değer kaybetti.

🔹 Avustralya'nın devlet varlık fonu Future Fund, artan jeopolitik risklere rağmen portföyünde hisse senetlerinin ağırlığını artırma kararı aldı.

🔹 Future Fund Üst Yöneticisi Raphael Arndt, daha yüksek risk ortamında yatırımcıların bu riskleri telafi edebilmek için daha yüksek getiriye ihtiyaç duyduğunu söyledi.

🔹 Fon, tahvillerin geçmişte olduğu gibi güvenli liman işlevi görmeyebileceğini değerlendirerek portföyünde altın ve hem yükselen hem de düşen piyasalarda getiri sağlamayı hedefleyen hedge fonlarına da yer verdi.

🔹 Yüksek kamu borcu ve enflasyon baskısı nedeniyle ekonomik şoklar sırasında tahvil fiyatları düşebilir ve tahvil faizleri yükselebilir.

🔹 Bank of New York Mellon bünyesindeki Insight'ın Üst Yöneticisi Raman Srivastava, en büyük riskin enflasyonun kontrolden çıkması olduğunu söyledi.

🔹 Srivastava, enflasyona endeksli altyapı tahvillerini tercih ettiğini, uzun vadeli tahvillerde ağırlığı azalttığını ve daha aktif portföy yönetimini benimsediğini belirtti.

🔹 RBC BlueBay Asset Management piyasa stratejisi yöneticisi Mike Bell, piyasaların jeopolitik riskleri çoğu zaman gerçekleşene kadar tam olarak fiyatlamadığını söyledi.

🔹 Bell, yatırımcıların askeri yığınaklar ve benzeri gelişmeleri yakından takip etmeleri, gerektiğinde hızlı alım satım yapmaya hazır olmaları gerektiğini ifade etti.

🔹 Bell, uzun vadeli yatırım yapanların geçmişe kıyasla daha yüksek oynaklığı kabul etmek zorunda kalacağını söyledi.

🔹 Yapay zekâ kaynaklı hisselerde sert bir düzeltme yaşanması halinde ABD devlet tahvillerinin yeniden koruma sağlayabileceği, ancak savaşlar, ticaret anlaşmazlıkları ve iklim kaynaklı arz şoklarının yaşandığı ortamda tahvillerin geçmişe göre daha sınırlı koruma sunduğu değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Dünyanın en iyi performans gösteren Güney Kore hisseleri şimdi tarihin en düşük değerlemeleriyle işlem görüyor

Bloomberg
12.07.2026

🔹 Güney Kore'nin Kospi endeksi bu yıl yaklaşık yüzde 80 yükselerek rekor seviyelere ulaştı.

🔹 Şirket kâr tahminlerindeki artış, hisse fiyatlarındaki yükselişten daha hızlı gerçekleşti. Samsung Electronics ve SK Hynix'in güçlü kârlılığı endeksin ileriye dönük fiyat/kazanç oranını 6,4'e düşürdü.

🔹 Kospi'nin ileriye dönük fiyat/kazanç oranı, 2008 küresel finans krizindeki seviyelerin de altına gerileyerek tarihi düşük seviyeye indi.

🔹 Son günlerde yapay zekâ yatırımlarına ilişkin yeni endişelerle yaşanan satış dalgası, hisselerin değerlemelerini daha da aşağı çekti.

🔹 Analistler, düşük değerlemelerin yatırım fırsatı oluşturabileceğini ancak bunun yapay zekâ kaynaklı bellek çipi talebinin sürdürülebilirliğine bağlı olduğunu belirtiyor.

🔹 Kospi şirketlerinin kâr tahminleri 17 aydır kesintisiz yükseliyor. Bu, son dokuz yıldan uzun sürenin en uzun yukarı yönlü tahmin serisi oldu.

🔹 Bellek çipi fiyatlarındaki artış ve küresel teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısı yatırımları, Samsung Electronics ve SK Hynix'in kârlılığını önemli ölçüde artırdı.

🔹 Kospi, güçlü performansına rağmen diğer çip ağırlıklı borsalara göre düşük değerlemeyle işlem görüyor. Endeksin fiyat/kazanç oranı Tayvan'ın Taiex endeksinin yaklaşık üçte biri seviyesinde bulunuyor.

🔹 Güney Kore borsası uzun yıllardır kurumsal yönetim sorunları ve çip sektöründeki döngüsel kârlılık nedeniyle "Kore İndirimi" olarak adlandırılan düşük değerleme ile işlem görüyor.

🔹 Bazı yatırımcılar yapay zekânın bellek çipi sektöründe yeni ve kalıcı bir talep dönemi oluşturduğunu değerlendirirken, piyasanın önemli bir bölümü bu görüşe henüz ikna olmuş değil.

🔹 Kospi şirketlerinin hisse başına ileriye dönük kâr tahminleri bu yıl yaklaşık yüzde 170 arttı ve 2006'dan bu yana en güçlü yıllık artış kaydedildi.

🔹 Bazı yatırımcılar, bellek çipi üreticilerinin üretim kapasitesini artırmasının ilerleyen dönemde talebin yavaşlaması halinde kâr marjlarını baskılayabileceği uyarısında bulunuyor.

🔹 SK Hynix'in ABD'de planlanan halka arzının şirketin Micron Technology ile arasındaki değerleme farkını azaltabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan Çinli bellek çipi üreticilerinin artan rekabeti ve sektör hisselerindeki yüksek oynaklık önemli riskler arasında görülüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Katar'ı dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline getiren Şeyh Hamad hayatını kaybetti

Bloomberg
12.07.2026

🔹 Katar'ın eski Emiri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani, 12 Temmuz sabahı 74 yaşına yaklaşırken hayatını kaybetti. Ölüm nedeni açıklanmadı.

🔹 Şeyh Hamad, 1995 yılında kansız bir darbeyle babasını görevden aldı ve 18 yıl boyunca ülkeyi yönettikten sonra iktidarı barışçıl şekilde oğlu Şeyh Temim bin Hamad Al Sani'ye devretti.

🔹 Yönetimi döneminde Katar, 1996'da ilk sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatını gerçekleştirmesinin ardından dünyanın en büyük LNG ihracatçısı konumuna yükseldi.

🔹 Katar ekonomisi Şeyh Hamad döneminde 20 kattan fazla büyüyerek 2013 yılında 199 milyar dolara ulaştı.

🔹 Şeyh Hamad, doğal gaz gelirlerini değerlendirmek amacıyla 2005 yılında Katar Yatırım Otoritesi'ni (QIA) kurdu. Fon, Barclays, Volkswagen ve Londra'daki Harrods mağazası gibi uluslararası varlıklara yatırım yaptı.

🔹 Doha'da yürütülen büyük altyapı projeleriyle başkent modern bir uluslararası merkez haline getirildi. Georgetown, Texas A&M ve Carnegie Mellon gibi ABD üniversiteleri Katar'da kampüs açtı.

🔹 Katar, 2010 yılında 2022 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapma hakkını kazanan ilk Orta Doğu ülkesi oldu.

🔹 Şeyh Hamad, 1996 yılında Al Jazeera'nın kurulmasını desteklemek için 500 milyon dolar finansman sağladı. Kanal kısa sürede bölgesel ve uluslararası etkisi yüksek bir medya kuruluşuna dönüştü.

🔹 Dış politikada Katar, ABD'nin bölgedeki en büyük hava üslerinden birine ev sahipliği yaparken İran ile ilişkilerini sürdürdü. 2009'a kadar İsrail'in ticaret ofisinin faaliyet göstermesine izin verdi ve Hamas ile de yakın ilişkilerini korudu.

🔹 2011'de Arap ayaklanmaları sırasında Katar, Suriye'deki muhalifleri ve Libya'daki Muammer Kaddafi karşıtı güçleri destekledi. Mısır'da Muhammed Mursi hükümetine 8 milyar dolar kredi sağladı.

🔹 Katar'ın İslamcı hareketlere verdiği destek, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır ile diplomatik anlaşmazlıklara yol açtı. Bu ülkeler 2017 yılında Katar ile ticari ve diplomatik ilişkilerini üç yıldan uzun süre askıya aldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Venezuela depreminde kurtarma ekipleri, 9 yaşındaki çocuğun 16 gündür enkaz altında hayatta olduğuna inanıyor

Washington Post
12.07.2026

🔹 Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki depremin ardından çöken 13 katlı bir apartmanın enkazında kalan 9 yaşındaki Fabio Bastardo için arama kurtarma çalışmaları 16 gündür sürüyor.

🔹 Depremler yüzlerce binayı yıktı, 4 binden fazla kişinin ölümüne yol açtı ve çok sayıda kişi kayboldu. Arama çalışmalarına birçok ülkeden ekip katıldı.

🔹 Depremin dokuzuncu gününde Portekizli ve İspanyol ekipler sonar ve yer altı radar taramalarının ardından enkaz altında yaşam belirtisi kalmadığı sonucuna ulaştı.

🔹 İki gün sonra bölgeye gelen Venezuelalı kurtarma ekipleri, enkaz altındaki daireden sorulara vurma ve kazıma sesleriyle karşılık verildiğini tespit etti. Daha sonraki testler de bu bulguyu destekledi.

🔹 Meksikalı Topos Aztecas kentsel arama kurtarma ekibinin komutanı Miguel García, küçük çocuğun hâlâ hayatta olabileceğine işaret eden bulgular bulunduğunu söyledi.

🔹 Kurtarma çalışmalarında farklı ülkelerden gelen ekiplerin kullandığı yöntemler ve risk değerlendirmeleri nedeniyle yaşam belirtilerine ilişkin farklı sonuçlar ortaya çıktı.

🔹 Kurtarma ekipleri, Fabio'nun çöken binada oluşan bir hava boşluğunda bulunduğuna ve annesi Kiriaki Navarro'nun yaşamını yitirdiğine inanıyor.

🔹 Kurtarma görevlileri çocuğun bulunduğu noktaya ulaşmak için ağır iş makineleri yerine el aletleriyle kazı çalışması yürüttü ve eski altıncı kattaki daireye kadar ilerledi.

🔹 Fabio'nun babası Francisco Bastardo, enkaz başında oğlunun sesini duyduğunu ve her seslenişine vurma sesleriyle karşılık aldığını söyledi.

🔹 Meksikalı kurtarma ekibi ses testlerinde bilinçli şekilde verilen vurma sesleri tespit ettiklerini ve enkaz altındaki kişiyle etkileşim kurduklarını açıkladı.

🔹 Brezilyalı kurtarma ekiplerinin kullandığı teleskopik kamera ile enkaz boşluğunda bir yüz ve göz kırpma hareketi görüldüğü bildirildi.

🔹 On altıncı günün gecesinde etkili olan şiddetli yağışlar kurtarma tünellerinin bir bölümünü çökertti. Aynı gün yapılan termal taramalarda enkaz altında yaşam belirtisi tespit edildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ukrayna'nın Kırım'ı havadan, karadan ve denizden tecrit etme kampanyası

Telegraph
12.07.2026

🔹 Ukrayna, orta menzilli insansız hava araçlarıyla Kırım'ı havadan, karadan ve denizden tecrit etmeye yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

🔹 Ukrayna, önce Kırım'ı Rusya'ya bağlayan kara koridoru ve demiryolu hatlarını, ardından altyapı tesislerini, rafinerileri, enerji santrallerini ve hava savunma sistemlerini hedef aldı. Son saldırılarda Azak Denizi üzerinden yakıt taşıyan 76 tanker vuruldu.

🔹 Ukrayna Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov, Kırım'ın insansız hava araçlarıyla izole edildiğini ve yarımadanın yakında Rusya için fiilen bir adaya dönüşeceğini söyledi.

🔹 Yakıt sıkıntısı, elektrik kesintileri ve su yetersizliği nedeniyle Kırım'da olağanüstü hâl ilan edildi. Bazı bölgelerde su günde yalnızca bir saat veriliyor.

🔹 1-8 Temmuz arasında 50 enerji tesisinin vurulmasının ardından haftanın büyük bölümünde elektrik kesintileri yaşandı. Yakıt kıtlığı nedeniyle çok sayıda işletme faaliyetini durdurdu.

🔹 Turizm ciddi şekilde geriledi. Tatil sezonunda otel rezervasyonlarının yaklaşık yüzde 79'u iptal edildi ve her iki yeni rezervasyona karşılık 10 iptal gerçekleşti.

🔹 Çonhar Köprüsü, Heniçesk geçişi, R-280 Novorossiya kara yolu ve Kerç Limanı'ndaki petrol yükleme tesisi dahil olmak üzere Kırım'ın kritik lojistik noktalarına saldırılar düzenlendi.

🔹 Rus yönetimi özel kişilere akaryakıt satışını durdurdu. Yakıt sıkıntısı Rusya'nın 83 federal bölgesinin en az 78'ini etkiledi.

🔹 Kırım'da Telegram ve çevrim içi platformlar üzerinden yasa dışı yakıt satışı yaygınlaştı. Yakıt fiyatları galon başına 25 dolara kadar yükseldi.

🔹 Sivastopol'da yaşayanlar uzun süreli elektrik kesintileri nedeniyle birçok mağazanın kapandığını veya yalnızca nakit ödeme kabul ettiğini, toplu taşımanın aksadığını ve araçların yakıtsız kaldığını söyledi.

🔹 Ukrayna, Kırım'ın Rus ordusunun güney cephesindeki ana askeri üssü olarak kullanılmasını zorlaştırmayı ve güneydeki Rus birlikleri üzerinde stratejik baskı kurmayı hedefliyor.

🔹 Ukraynalı askeri analistler, Rus birliklerine mühimmat ve yakıt ulaştırılmasının zorlaşması nedeniyle Rus topçu ateşi üstünlüğünün son altı ayda önemli ölçüde azaldığını söyledi.

🔹 Ukrayna, 2026 yılında uzun menzilli insansız hava aracı saldırılarının yüzde 1.150 arttığını açıkladı.

🔹 Ukrayna, yaklaşık 200 kilometreye kadar etkili orta menzilli insansız hava araçlarını ahşap, strafor ve üç boyutlu baskı parçaları gibi düşük maliyetli malzemelerle seri üretime aldı.

🔹 Yeni nesil orta menzilli insansız hava araçları Starlink terminalleri ve yapay zekâ destekli otonom hedefleme sistemleri kullanıyor. Bu sistemler elektronik karıştırmadan etkilenmeden uçuşun son safhasında hedefe bağımsız olarak yöneliyor.

🔹 Ukrayna birlikleri AI destekli Hornet, Darts, Bulava ve RAM-2X sistemlerini kullanıyor. NORDA Dynamics bugüne kadar cepheye yaklaşık 70 bin otonom sistem modülü teslim etti.

🔹 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, savaşın sonucunu hava üstünlüğünün belirleyeceğini söyledi ve Ukrayna'nın hava alanında artık rekabet edebildiğini ifade etti.

🔹 Ukraynalı savunma şirketi NORDA Dynamics, Rusya'nın yeni orta menzilli insansız hava aracı taktiklerine karşı etkili çözümler geliştirmesinin birkaç ay sürebileceğini ve mevcut üstünlüğün geçici olabileceğini belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD, İran rejimi Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından İran'a saldırı düzenledi

Telegraph
12.07.2026

🔹 ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı "ABD'nin bölgedeki müdahalesi sona erene kadar" kapattığını açıklamasının ardından bir hafta içindeki üçüncü hava saldırısını başlattı.

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran donanmasının Hürmüz Boğazı'ndan geçen Kıbrıs bayraklı M/V GFS Galaxy adlı konteyner gemisine saldırdığını açıkladı. Saldırıda geminin makine dairesinde yangın çıktı ve ciddi hasar oluştu.

🔹 Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi (UKMTO), mürettebatın gemiyi terk ederek filikaya geçtiğini bildirdi. CENTCOM daha önce bir sivil mürettebatın kayıp olduğunu açıklamıştı.

🔹 CENTCOM, İran'ın ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından İran'ın deniz taşımacılığına saldırı kapasitesini zayıflatmak amacıyla yeni operasyon başlattığını duyurdu.

🔹 İran devlet medyası Bushehr, Kiş Adası ve Çabahar çevresinde patlamalar meydana geldiğini bildirdi. Ardından Bahreyn, Katar ve BAE'de de patlama sesleri duyuldu.

🔹 Devrim Muhafızları, Ürdün, Katar ve Kuveyt'teki ABD üsleri ile radar noktalarını, komuta merkezlerini ve insansız hava aracı hangarlarını hedef aldığını açıkladı.

🔹 CENTCOM, kara ve deniz konuşlu savaş uçakları, gemiler ve insansız hava araçlarıyla yaklaşık 140 İran askeri hedefini vurduğunu; hedefler arasında füze ve İHA üsleri, deniz unsurları, mühimmat depoları, iletişim ağları ve kıyı gözetleme tesislerinin bulunduğunu açıkladı.

🔹 ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, "İran kötü bir seçim yaptı. Şimdi bunun bedelini ödüyor." dedi.

🔹 Devrim Muhafızları, Kıbrıs bayraklı konteyner gemisini "uyarı ateşiyle" vurduğunu ve boğazdan hiçbir geminin geçmesine izin verilmeyeceğini açıkladı. Misilleme yapılması halinde sert karşılık verileceği uyarısında bulundu.

🔹 ABD ile İran arasındaki anlaşmazlık, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan hangi rotaları kullanacağı konusunda sürüyor. ABD tüm gemilerin serbest geçiş hakkına sahip olduğunu savunurken, İran belirlediği rotaların kullanılmasını istiyor.

🔹 Son bir haftada ticari gemilere yönelik saldırılar sonrasında ABD iki kez İran'ı bombaladı, İran da Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi. İran Sağlık Bakanlığı, ABD'nin son saldırılarında en az 17 kişinin öldüğünü ve 115 kişinin yaralandığını açıkladı.

🔹 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişinin düzenlenmesini görüşmek üzere Umman'a gitti. Umman, boğazda biri Umman, diğeri İran karasularından geçen iki ayrı deniz koridoru oluşturulmasını öngören bir teklif hazırladı.

🔹 İran, ABD ile yeni müzakereler talep ettiğini reddetti ancak Katarlı bir arabulucuyu kabul ettiğini açıkladı.

🔹 İran'ın dini lideri Mojtaba Hamaney, babası Ali Hamaney'in cenazesinin ardından yayımladığı mesajda, "Şehit liderin ve iki savaşın tüm şehitlerinin kanının intikamını alacağız." dedi ve intikamın mutlaka gerçekleşeceğini söyledi.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump ise İran'ın kendisine yönelik suikast girişiminde bulunması halinde ABD'nin İran'ı tamamen yok edecek karşılık vereceğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

14 ülke ve AB, Çin'in Güney Çin Denizi iddialarını geçersiz sayan 2016 kararını yeniden teyit etti

Associated Press
12.07.2026

🔹 ABD, Birleşik Krallık ve 12 ülke, 2016 tarihli uluslararası tahkim kararını yeniden teyit ederek Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki geniş kapsamlı deniz yetki alanı iddialarının hukuken geçersiz olduğunu açıkladı.

🔹 Avrupa Birliği de ayrı bir açıklama yayımlayarak 2016 kararını deniz yetki uyuşmazlıklarının barışçıl çözümünde dönüm noktası niteliğinde ve hukuken bağlayıcı bir karar olarak nitelendirdi.

🔹 Ortak bildiride, Güney Çin Denizi'nde bölgesel istikrarı tehdit eden tek taraflı ve istikrar bozucu eylemlerin reddedildiği vurgulandı.

🔹 Bildiride, Çin'in "tarihi haklar" dahil olmak üzere Güney Çin Denizi'ndeki geniş kapsamlı deniz yetki alanı iddialarının uluslararası hukukta dayanağı bulunmadığı belirtildi.

🔹 Çin Dışişleri Bakanlığı, 2016 tarihli tahkim kararının hükümsüz olduğunu, hukuki bağlayıcılığı bulunmadığını ve Pekin'in kararı kabul etmediğini yineledi.

🔹 Çin, Filipinler'in 2013 yılında başlattığı tahkim sürecine katılmamış, 2016'da verilen kararı reddetmişti.

🔹 Ortak bildiriyi ABD, Birleşik Krallık, Filipinler, Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, Almanya, İtalya, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya ve Slovenya imzaladı.

🔹 Açıklamada, sahil güvenlik, askeri unsurlar ve deniz milislerinin diğer ülkelerin deniz ve hava faaliyetlerini engellemek, taciz etmek veya yıldırmak amacıyla kullanılmasına karşı çıkıldığı ifade edildi.

🔹 Taraflar, deniz ve hava ulaşım serbestisinin korunması ve bölgedeki anlaşmazlıkların 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde barışçıl yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.

← Ana sayfaya dön