← Ana sayfaya dön

Netanyahu neden Türkiye konusunda sürekli alarm veriyor?

Foreign Policy
12.07.2026
Türkiye ve F-35 tartışması

🔹 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye F-35 savaş uçakları satabileceğine yönelik açıklamalarına karşı çıkıyor ve bunun Orta Doğu'daki askeri güç dengesini değiştireceğini söylüyor.

🔹 Netanyahu, Türkiye'nin Müslüman Kardeşler'e yakın bir yönetim tarafından idare edildiğini ve F-35 satışının İsrail'in bölgesel askeri üstünlüğünü zayıflatacağını ifade etti.

🔹 Trump ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı İran ile İsrail arasındaki çatışmaya katılmamaya ikna ettiğini söyleyerek Netanyahu'nun itirazlarını geri çevirdi.

Türkiye ile yaşanan gerilim

🔹 Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler, 7 Ekim 2023 sonrasında ve Gazze'deki savaşın ardından daha da kötüleşti.

🔹 Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanı politikaları ile NATO üyesi olmasına rağmen Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması ve İsveç'in NATO üyeliğini uzun süre veto etmesi bölgesel tartışmaların başlıkları arasında yer alıyor.

🔹 İsrail hükümeti, Türkiye ile geçmişte uzun yıllar stratejik ilişkiler yürütmesine rağmen son dönemde Ankara'ya yönelik söylemini sertleştirdi.

İsrail iç siyaseti

🔹 İsrail'de yaklaşan seçimler öncesinde Netanyahu hükümeti, Ermeni soykırımını resmen tanıyan bir karar aldı. İsrail, Ankara ile ilişkilerini korumak amacıyla bu adımdan uzun yıllar kaçınmıştı.

🔹 Netanyahu, yaklaşan seçim sürecinde Türkiye kaynaklı güvenlik tehdidini daha fazla gündeme taşıyor.

Bölgesel politika

🔹 Netanyahu, Türkiye'nin bölgesel hedeflerini eleştirirken İsrail, Gazze, Lübnan ve Suriye'nin bazı bölgelerinde askeri varlığını sürdürme planlarını açıklamaya devam ediyor.

🔹 Netanyahu, İsrail'in Orta Doğu'da güçlü kalması gerektiğini belirterek bölgedeki güvenlik tehditlerinin devam edeceğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bir büyük üniversite kendi misyonunu zedeliyor

New York Times
12.07.2026
Test politikasındaki değişim

🔹 California Üniversitesi sistemi, 2020 yılında lisans başvurularında SAT ve ACT puanlarını tamamen değerlendirme dışı bıraktı ve adayların bu puanları sunmasını da kabul etmedi.

🔹 Karardan önce oluşturulan 18 üyeli akademik komite, bir yıllık çalışmanın ardından SAT ve ACT puanlarının öğrencilerin üniversite başarısını lise notlarından daha iyi öngördüğü sonucuna ulaştı ve testlerin kullanılmaya devam edilmesini tavsiye etti.

Akademik sonuçlar

🔹 California Üniversitesi San Diego kampüsünde üniversiteye yeni başlayan öğrencilerin akademik hazırlık düzeyinde belirgin gerileme yaşandı. 2024 sonbaharında birinci sınıf öğrencilerinin yaklaşık yüzde 12'si ön kalkülüs dersine başlayacak yeterliliğe sahip değildi. Bu oran 2020'de yüzde 0,5 düzeyindeydi.

🔹 Berkeley'de matematik seviye belirleme sınavına giren yeni öğrencilerin yarısından fazlası temel cebir sorularını yanlış yanıtladı. Öğretim üyeleri okuma, yazma ve matematikte temel eksikliklerin arttığını belirtti.

🔹 Üniversite öğretim üyeleri, yapay zekâ destekli ödevlerin başvuru yazılarının ayırt ediciliğini azalttığını ve testlerin kaldırılmasının hazırlık düzeyini daha da düşürdüğünü ifade etti.

Akademisyenlerin çağrısı

🔹 Yaklaşık 1.500 fen ve matematik öğretim üyesi ile 700'den fazla sosyal bilimler ve beşeri bilimler öğretim üyesi, SAT ve ACT zorunluluğunun yeniden getirilmesini talep eden mektuplara imza attı.

🔹 Üniversite yönetimi ise mevcut verileri değerlendirmek için yeni bir komite oluşturmayı planlıyor. Bu sürecin mevcut uygulamanın 2029 yılına kadar sürmesine yol açabileceği belirtiliyor.

Standart testler ve kabul sistemi

🔹 Üniversite yönetimi, 2020 yılında SAT ve ACT yerine kullanılacak yeni ve daha adil bir sınav geliştirmeyi hedefledi ancak bu çalışmayı daha sonra uygulanabilir olmadığı gerekçesiyle sonlandırdı.

🔹 Brown, Harvard, Yale, Princeton, Stanford, MIT, Caltech, Georgetown, Johns Hopkins, University of Texas at Austin, Georgia Tech ve Purdue gibi birçok seçici üniversite standart test puanlarını yeniden zorunlu başvuru kriterleri arasına aldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ukrayna'nın savaş dronlarını üreten gizli fabrikanın içi

New York Times
12.07.2026
Savunma teknolojisinde dönüşüm

🔹 Almanya merkezli yapay zekâ savunma şirketi Helsing, Ukrayna'da kullanılan düşük maliyetli ve seri üretim saldırı dronları üretiyor.

🔹 Batılı orduların pahalı tank, savaş uçağı ve denizaltılara dayanan geleneksel tedarik modeli yerini daha ucuz, hızlı geliştirilen ve yapay zekâ destekli savunma teknolojilerine bırakıyor.

🔹 ABD Savunma Bakanlığı gelecek yıl için talep ettiği yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık bütçenin 55 milyar dolarını insansız ve yapay zekâ destekli sistemlere ayırdı. Avrupa Birliği de yapay zekâ savunma şirketlerini desteklemek için 115 milyon euroluk bir program yürütüyor.

Helsing'in üretimi

🔹 Münih merkezli Helsing, yaklaşık 17.500 euro maliyetli, yapay zekâ destekli saldırı dronlarını seri olarak üretiyor. Sistemlerin kullanımı için yaklaşık bir haftalık eğitim yeterli oluyor.

🔹 Şirketin gizli konumdaki fabrikası güvenlik nedeniyle kısa sürede sökülüp başka bir yere taşınabilecek şekilde tasarlandı. Fabrikada çalışan personel güvenlik soruşturmasından geçiriliyor ve gizlilik sözleşmesi imzalıyor.

🔹 Şirket, Ukrayna'da 2024 sonundan bu yana binlerce dron konuşlandırdı ve operasyonlardan elde edilen verileri yapay zekâ yazılımını geliştirmek için kullanıyor.

Ukrayna'daki kullanım

🔹 HX-2 kamikaze dronları, ormanlık alanlarda gizlenen zırhlı araçlar ve füze sistemleri gibi hedefleri tespit edip operatör onayının ardından saldırı gerçekleştiriyor.

🔹 Şirket, Ukrayna'daki görevlerde yaklaşık yüzde 70 başarı oranına ulaştığını açıkladı. Yapay zekâ sistemi, elektronik karıştırma nedeniyle GPS ve haberleşme kesildiğinde de görevini sürdürebiliyor.

Yeni projeler ve yatırımlar

🔹 Helsing, 2029'da hizmete girmesi planlanan CA-1 Europa adlı insansız savaş uçağını geliştiriyor. Karbon fiberden üretilen platformun uzun menzilli hassas saldırılar gerçekleştirmesi hedefleniyor.

🔹 Almanya parlamentosu, Helsing'in çeşitli yapay zekâ savunma sistemleri geliştirmesi için 220 milyon euroluk askeri sözleşmeyi onayladı. Şirketin ürettiği dronların bir bölümü Belarus sınırındaki Litvanya'da konuşlu Alman tugayına gönderiliyor.

🔹 Şirket, son yatırım turunda yaklaşık 18 milyar dolar değerlemeye ulaşırken, Avrupa'da savunma teknolojilerine yönelik girişim sermayesi yatırımları da hızla artıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Putin Japonya'yı nasıl casusların merkezlerinden biri haline getirdi

New York Times
12.07.2026
Rusya'nın Japonya operasyonu

🔹 Batılı istihbarat yetkilileri, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından sınır dışı edilen çok sayıda istihbarat görevlisinin Japonya'ya yöneldiğini belirtiyor.

🔹 Japonya'nın gelişmiş teknoloji üretimi ve casuslukla ilgili yasal düzenlemelerinin zayıf olması, ülkeyi Rusya'nın savaş teknolojisi tedarikinde önemli bir merkez haline getirdi.

🔹 Ukrayna'nın değerlendirmesine göre Rusya'nın kullandığı füze ve insansız hava araçlarının yaklaşık yüzde 90'ında Japon menşeli bileşenler bulunuyor.

🔹 Tokyo'da faaliyet gösteren Rus askeri istihbaratına bağlı gizli 20. Direktörlük birimi, yüksek teknoloji ekipmanlarını satın alma veya temin ederek Rusya'ya ulaştırıyor.

Tokyo'daki ağ

🔹 Batılı istihbarat yetkilileri, Tokyo'daki Aeroflot ofisinde görev yapan Maksim Vladimiroviç Filçenkov'un Rus askeri istihbaratı adına faaliyet yürüttüğünü ve savaş sanayisine teknoloji tedarikinde kilit rol oynadığını değerlendiriyor.

🔹 Filçenkov'un Japonya'dan Rusya'ya yük taşıyan lojistik şirketleriyle ilişkiler kurduğu ve hassas teknolojilerin üçüncü ülkeler üzerinden Rusya'ya sevk edilmesinde görev aldığı ifade ediliyor.

🔹 Japon lojistik şirketi Proco Air, Rusya'ya doğrudan uçuş bulunmaması nedeniyle yükleri Sri Lanka ve Özbekistan gibi ülkelere taşıyor, buradan Aeroflot sevkiyatı Rusya'ya ulaştırıyor.

🔹 Proco Air sahibi Takehiko Miki, Filçenkov'un istihbarat bağlantısından haberi olmadığını ve yalnızca izin verilen ürünleri taşıdıklarını söyledi.

Japon teknolojisi ve yaptırımlar

🔹 Ukrayna, Japon üretimi devre kartları, yarı iletkenler ve vericilerin Rus silahlarında kullanıldığına ilişkin delilleri diplomatik kanallarla Japon makamlarına iletti.

🔹 Belgelerde Panasonic, Toshiba ve NEC gibi Japon şirketlerine ait bileşenlerin Rus silahlarında bulunduğu yer aldı. Şirketler yaptırımlara uyduklarını ve Rusya'ya bilerek satış yapmadıklarını açıkladı.

🔹 Japon Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı, şirketleri yaptırım ihlali girişimlerine karşı uyardığını ve Rusya'ya ihracat kısıtlamalarını aşmaya çalışan çok sayıda yabancı kuruluşu kara listeye aldığını açıkladı.

Japonya'nın adımları

🔹 Japonya, Ukrayna savaşının başlamasının ardından Batılı ülkelerle birlikte Rusya'ya yaptırım uyguladı ve Ukrayna'ya kurşun geçirmez yelek ile kask gibi askeri malzeme desteği sağladı.

🔹 Japon polisinin ocak ayında Rus istihbaratı adına faaliyet yürüttüğü değerlendirilen bir kişinin ticari sırları ele geçirmeye çalıştığını ortaya çıkardığı, ancak casusluk yasasının bulunmaması nedeniyle davanın rekabet yasaları kapsamında açıldığı belirtildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Piyasalarda tehlikeli bir yaza hazırlanın

Financial Times
12.07.2026
Piyasa görünümü

🔹 Kuzey Yarımküre'de yaz aylarında işlem hacimlerinin düşmesi ve likiditenin azalması nedeniyle hisse senetleri, tahviller ve döviz piyasalarında sert fiyat hareketleri yaşanma riski artıyor.

🔹 İkinci çeyrek bilanço sezonunun yaklaşması ve piyasadaki düşük güven ortamı, oynaklık riskini yükseltiyor.

Merkez bankaları ve tahvil piyasası

🔹 ABD Merkez Bankası Başkanı Kevin Warsh'ın gelecekteki para politikasına ilişkin daha sınırlı yönlendirme yapması, yatırımcıların faiz beklentilerindeki belirsizliği artırıyor.

🔹 İran kaynaklı jeopolitik gelişmelerin petrol fiyatlarını yükseltmesi hâlinde enflasyon görünümünün değişebileceği ve bunun ABD tahvil piyasasında dalgalanmaya yol açabileceği değerlendiriliyor.

🔹 ABD tahvilleri, yatırımcıların Fed'in yükselen petrol fiyatlarına nasıl tepki vereceğine ilişkin belirsizlik nedeniyle son günlerde değer kaybetti.

Japon yeni ve küresel riskler

🔹 Japon yeni dolar karşısında son 40 yılın en düşük seviyesine gerileyerek dolar başına 162 yenin üzerine çıktı.

🔹 Yatırımcılar, Japon yetkililerin yeni desteklemek amacıyla döviz piyasasına müdahale etmesini yakından izliyor.

🔹 Olası bir müdahale kapsamında Japonya'nın ABD devlet tahvili satması, küresel tahvil piyasalarında dalgalanmaya neden olabilir.

🔹 Yenin hızlı değer kazanması durumunda düşük faizli yen borçlanmasıyla oluşturulan küresel "carry trade" işlemlerinin çözülmesi riski bulunuyor.

Hisse senetleri ve yatırım eğilimleri

🔹 İngiltere Merkez Bankası, son dönemde hisse senedi piyasalarındaki yükselişte kaldıraçlı işlemlerin önemli ölçüde arttığını açıkladı.

🔹 Petrol fiyatları, enerji piyasasında yaşanan jeopolitik gelişmelere rağmen geriledi.

🔹 Altın, 2026 yılı başındaki güçlü performansının ardından 2008'den bu yana en sert aylık düşüşünü yaşayarak yüzde 11'in üzerinde değer kaybetti.

🔹 Apple, Meta, Amazon, Alphabet, Microsoft ve Nvidia'nın toplam piyasa değeri geçen yıl ekim ayından bu yana yaklaşık 2 trilyon ABD doları azaldı.

🔹 Çip üreticisi Nvidia'nın değerleme çarpanı, atıştırmalık üreticisi Hershey ile benzer seviyeye geriledi.

🔹 Küresel piyasalarda güvenin zayıf kalması, jeopolitik risklerin sürmesi ve yatırım eğilimlerindeki değişim nedeniyle yaz aylarında hem yukarı hem aşağı yönlü sert fiyat hareketleri yaşanabileceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kremlin'i parlatan kenti Rusya kuşatıyor

Financial Times
12.07.2026
Cephedeki durum

🔹 Rus birlikleri, Donetsk bölgesindeki Kostyantynivka'ya doğu, güney ve batıdan ilerleyerek kenti kuşatma baskısını artırıyor.

🔹 Kostyantynivka, Ukrayna'nın Donbas'taki savunma hattının önemli bir parçası olarak Drujkivka, Kramatorsk, Slovyansk ve Lyman kentlerini koruyan lojistik merkezlerden biri konumunda bulunuyor.

🔹 Kentin Rusya'nın eline geçmesi durumunda Ukrayna'nın Donbas'taki diğer savunma merkezleri üzerindeki baskının artması ve Rus birliklerinin batıya doğru yeni bir taarruz koridoru elde etmesi bekleniyor.

🔹 Ukraynalı Deep State analiz grubunun haritalarında Rus birliklerinin kente üç yönden yaklaştığı, kentin yaklaşık yarısının ise tarafların tam kontrol sağlayamadığı gri bölge olarak gösteriliyor.

Çatışmalar ve insani durum

🔹 Savaş öncesinde yaklaşık 70 bin kişinin yaşadığı Kostyantynivka'da yaklaşık 2 bin sivil kaldı.

🔹 Kentte doğal gaz, su, elektrik ve sağlık hizmetleri büyük ölçüde kesildi. Gıda kaynakları azalırken siviller yoğun bombardıman altında yaşamını sürdürüyor.

🔹 Kent, insansız hava araçlarının yoğun faaliyet gösterdiği cephe hattındaki "ölüm bölgesi" içinde yer alıyor. Asker ve malzeme sevkiyatı büyük ölçüde yaya olarak gerçekleştiriliyor.

🔹 Rusya, daha önce Bahmut ve Pokrovsk'ta uyguladığı yönteme benzer şekilde kenti güdümlü bombalar, füzeler, topçu ateşi ve saldırı dronlarıyla yoğun biçimde vurduktan sonra küçük taarruz birlikleriyle ilerliyor.

🔹 Ukrayna ordusu ise küçük karşı taarruzlar düzenliyor ve Rus ilerleyişini yavaşlatmaya çalışıyor.

Açıklamalar

🔹 Vladimir Putin, Rus birliklerinin Kostyantynivka'yı tamamen ele geçirdiğini söyledi ve bunu Ukrayna ordusunun zayıflatılması açısından önemli bir adım olarak nitelendirdi.

🔹 Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın kenti ele geçirdiği yönündeki açıklamayı reddetti ve bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi.

🔹 Ukrayna Doğu Harekât Komutanlığı, kentin düzenli ikmal alması hâlinde yaz boyunca savunulabileceğini, şehir içinde büyük çaplı sokak çatışmaları yerine küçük Rus birlikleriyle çatışmalar yaşandığını açıkladı.

Kayıplar ve stratejik tablo

🔹 Kostyantynivka'nın ele geçirilmesi, Rusya'nın Donbas'ın tamamını kontrol altına alma hedefi açısından son aylardaki en önemli ilerlemelerden biri olabilir.

🔹 Rusya, Luhansk bölgesinin neredeyse tamamını, Donetsk bölgesinin ise yaklaşık yüzde 75'ini kontrol ediyor.

🔹 Black Bird Group hesaplamalarına göre Rusya, Haziran ayında Ukrayna'da net 9 kilometrekare toprak kaybetti ve 2026 yılında ikinci kez aylık bazda net toprak kaybı yaşadı.

🔹 CSIS tahminlerine göre Şubat 2022-Haziran 2026 döneminde Rusya yaklaşık 1,4 milyon, Ukrayna ise 525 bin ila 625 bin arasında ölü, yaralı veya kayıp verdi.

🔹 Ukrayna ordusu, Rusya'nın her ay yaklaşık 30 bin ila 35 bin asker kaybettiğini, bu sayının 50 bine çıkarılması hâlinde Moskova'nın askeri hesaplarını değiştirebileceğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kiralık rahimler: Asya'nın denetimsiz bebek ticaretinin acı bedeli

South China Morning Post
12.07.2026
Ticari taşıyıcı annelik ağı

🔹 Tayland, Laos ve Kamboçya'da ticari taşıyıcı annelik yasak olmasına rağmen sektörün yıllık yaklaşık 15 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştığı belirtiliyor.

🔹 Tayland'da taşıyıcı anneler, yabancı aileler için çocuk doğurmaları karşılığında 10 bin ila 15 bin ABD doları arasında ödeme alıyor.

🔹 Çin'de ticari taşıyıcı annelik hizmeti veren sağlık çalışanları cezalandırılıyor. Buna rağmen uygulamaya ilişkin hukuki boşluk nedeniyle taşıyıcı annelik yoluyla doğan çocuklar Çin vatandaşlığı alabiliyor.

🔹 Embriyo oluşturma, embriyo transferi ve doğum süreçleri farklı ülkelerde gerçekleştirilebiliyor. Bu durum uluslararası taşıyıcı annelik ağlarını daha karmaşık hâle getiriyor.

🔹 Bangkok'ta bir mahkeme, uluslararası taşıyıcı annelik ağına karışan dört kadın doğum uzmanı ile dört aracıya 15 yıla kadar hapis cezası verdi.

🔹 Tayland polisi, Pattaya'da yasa dışı taşıyıcı annelik organizasyonu yürüttüğünden şüphelenilen iki Çin vatandaşını gözaltına aldı.

Talep ve hukuki riskler

🔹 Birleşmiş Milletler verilerine göre küresel taşıyıcı annelik pazarı 2023 yılında yaklaşık 15 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştı ve önümüzdeki on yılda birkaç kat büyümesi bekleniyor.

🔹 Gelirin büyük bölümü klinikler, aracılar ve organizatörlere giderken taşıyıcı anneler toplam kazancın yalnızca küçük bir kısmını alıyor.

🔹 Ticari taşıyıcı anneliğin yasa dışı olması nedeniyle taşıyıcı anneler ödeme alamama, sözleşmelerini hukuken uygulayamama ve cezai yaptırımlarla karşılaşma riski taşıyor.

🔹 Tayland, 2015 yılında yabancı ebeveynler için ticari taşıyıcı anneliği yasakladı. Daha sonra Kamboçya ve Laos da benzer yasaklar getirdi.

Çin kaynaklı talep ve bölgesel arz

🔹 Çin'den gelen talep; çocuk sahibi olamayan çiftler, LGBTQ bireyler, ileri yaşta ebeveyn olmak isteyenler ve çocuklarını kaybeden ailelerden oluşuyor.

🔹 Araştırmacılar, Çinli ailelerin yabancı taşıyıcı anneleri tercih ettiğini ve taşıyıcı annelerin hukuki ile psikolojik korumalarının sınırlı olduğunu belirtiyor.

🔹 Tayland, Laos, Filipinler ve Vietnam'dan çok sayıda kadın, borçlarını kapatmak, çocuklarının eğitimini finanse etmek veya ailelerine ev almak amacıyla taşıyıcı annelik yapıyor.

🔹 Tayland'da taşıyıcı anne adaylarının büyük bölümü kapalı sosyal medya grupları üzerinden bulunuyor.

🔹 Tayland'da bazı siyasetçiler, kadınların ve çocukların haklarını koruyacak şekilde taşıyıcı annelik sektörünün yasal çerçeveye alınmasını öneriyor. Ancak bu konuda yasal değişiklik için kesin bir takvim bulunmuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin'in elektronik merkezinde bellek çipi krizi tüketicileri sert vuruyor

South China Morning Post
12.07.2026

🔹 Küresel yapay zekâ patlaması nedeniyle bellek çipi fiyatları hızla yükseldi ve Çin'in Shenzhen kentindeki Huaqiangbei elektronik pazarında bilgisayar maliyetleri önemli ölçüde arttı.

🔹 Huaqiangbei'nde bellek ürünlerinin fiyatı son bir yılda yaklaşık üç kat yükseldi. Bazı DDR5 bellek kitlerinde fiyat artışı beş kata ulaştı.

🔹 Katı hâl sürücü (SSD) fiyatları da son bir yılda iki ila üç kat arttı.

🔹 Bellek ve SSD maliyetleri, kişisel bilgisayar toplamanın en büyük gider kalemleri hâline geldi.

🔹 Artan maliyetler nedeniyle satıcılar bilgisayar fiyatlarını yükseltti. Yalnızca acil bilgisayar ihtiyacı olan müşteriler yüksek fiyatları kabul ediyor.

🔹 Satıcılar, bellek fiyatlarının önümüzdeki aylarda da yükselmeye devam etmesini bekliyor.

🔹 Yapay zekâ altyapısı için veri merkezleri ve sunucular kuran küresel teknoloji şirketlerinin büyük ölçekli bellek siparişleri, tüketici elektroniğine yönelik bellek arzını daralttı.

🔹 Bellek üreticileri önceliği büyük yapay zekâ müşterilerine verdiği için bilgisayar ve akıllı telefon üreticileri artan bellek maliyetlerini satış fiyatlarına yansıtıyor.

🔹 TrendForce, üçüncü çeyrekte DRAM sözleşme fiyatlarının yüzde 13-18, NAND flash bellek fiyatlarının ise yüzde 10-15 artmasını bekliyor.

🔹 Üçüncü çeyrekte fiyat artış hızının ikinci çeyreğe göre yavaşlaması bekleniyor ancak bellek fiyatlarının yükselmeyi sürdürmesi öngörülüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Görüş | Trump, Türkiye ve F-35'ler

Wall Street Journal
12.07.2026

🔹 Donald Trump, ilk başkanlık döneminde Türkiye'yi F-35 programından çıkarmıştı. Şimdi ise Türkiye'nin yeniden programa dahil edilmesine sıcak baktığını söyledi.

🔹 Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini satın alması nedeniyle ABD, 2020'de yaptırım uygulamış ve F-35 programındaki katılımını sonlandırmıştı.

🔹 Trump, Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılacağını söyledi. F-35 satışı konusunda ise kesin karar vermediğini ancak olumlu yaklaştığını ifade etti.

🔹 ABD yasaları, Türkiye'ye yaptırımların kaldırılabilmesi için bunun ABD savunma sistemlerini tehlikeye atmayacağının belgelenmesini şart koşuyor.

🔹 2020 tarihli ayrı bir ABD yasası, Türkiye'nin S-400 sistemlerine sahip olduğu sürece F-35 edinmesini yasaklıyor.

🔹 Recep Tayyip Erdoğan'ın, S-400 sistemlerini bir Körfez ülkesine yeniden satabilmek için Rusya'dan onay istediği bildiriliyor.

🔹 Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması veya listeden çıkarılması halinde Kongre inceleme sürecinin devreye girmesi bekleniyor.

🔹 Cumhuriyetçi ve Demokrat Kongre üyeleri, Türkiye'ye F-35 satışı konusunda temkinli olunması çağrısında bulundu.

🔹 Türkiye'nin F-35 alımına onay verilse bile teslimat sürecinin bir sonraki ABD yönetimine kadar uzayabileceği belirtiliyor.

🔹 Trump, Erdoğan'ın İran savaşında İsrail'e karşı askeri müdahalede bulunmadığını ve çeşitli konularda ABD'ye yardımcı olduğunu söyledi.

🔹 Türkiye, Hamas ve Hizbullah ile ilişkilerini sürdürüyor ve Suriye'ye silah sevkiyatı gerçekleştiriyor. Bu nedenle Türkiye'ye F-35 verilmesine yönelik itirazlar devam ediyor.

🔹 Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılabilmesi için S-400 sistemlerinden vazgeçmesi gerektiği vurgulanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Küresel krizler hiç durmadığında nasıl yatırım yapılır?

Wall Street Journal
12.07.2026

🔹 Jeopolitik çatışmaların, siyasi gerilimlerin ve aşırı hava olaylarının artması, yatırımcıların geleneksel riskten korunma yöntemlerinin etkinliğini azaltıyor.

🔹 ABD ile İsrail'in İran'a yönelik operasyonları ve sonrasında yaşanan gerilimler sırasında hisse senetleri, tahviller ve altın aynı anda değer kaybetti.

🔹 Avustralya'nın devlet varlık fonu Future Fund, artan jeopolitik risklere rağmen portföyünde hisse senetlerinin ağırlığını artırma kararı aldı.

🔹 Future Fund Üst Yöneticisi Raphael Arndt, daha yüksek risk ortamında yatırımcıların bu riskleri telafi edebilmek için daha yüksek getiriye ihtiyaç duyduğunu söyledi.

🔹 Fon, tahvillerin geçmişte olduğu gibi güvenli liman işlevi görmeyebileceğini değerlendirerek portföyünde altın ve hem yükselen hem de düşen piyasalarda getiri sağlamayı hedefleyen hedge fonlarına da yer verdi.

🔹 Yüksek kamu borcu ve enflasyon baskısı nedeniyle ekonomik şoklar sırasında tahvil fiyatları düşebilir ve tahvil faizleri yükselebilir.

🔹 Bank of New York Mellon bünyesindeki Insight'ın Üst Yöneticisi Raman Srivastava, en büyük riskin enflasyonun kontrolden çıkması olduğunu söyledi.

🔹 Srivastava, enflasyona endeksli altyapı tahvillerini tercih ettiğini, uzun vadeli tahvillerde ağırlığı azalttığını ve daha aktif portföy yönetimini benimsediğini belirtti.

🔹 RBC BlueBay Asset Management piyasa stratejisi yöneticisi Mike Bell, piyasaların jeopolitik riskleri çoğu zaman gerçekleşene kadar tam olarak fiyatlamadığını söyledi.

🔹 Bell, yatırımcıların askeri yığınaklar ve benzeri gelişmeleri yakından takip etmeleri, gerektiğinde hızlı alım satım yapmaya hazır olmaları gerektiğini ifade etti.

🔹 Bell, uzun vadeli yatırım yapanların geçmişe kıyasla daha yüksek oynaklığı kabul etmek zorunda kalacağını söyledi.

🔹 Yapay zekâ kaynaklı hisselerde sert bir düzeltme yaşanması halinde ABD devlet tahvillerinin yeniden koruma sağlayabileceği, ancak savaşlar, ticaret anlaşmazlıkları ve iklim kaynaklı arz şoklarının yaşandığı ortamda tahvillerin geçmişe göre daha sınırlı koruma sunduğu değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön