← Ana sayfaya dön

Apple'ın OpenAI tehdidine "termonükleer" yanıtı

Wall Street Journal
13.07.2026

🔹 Apple, OpenAI'a açtığı davada şirketin üst düzey bir yöneticisi ile bazı çalışanlarını aylar süren bir süreçte ticari sırlarını ele geçirmekle suçladı.

🔹 Dava, yapay zekâ destekli yeni nesil cihazların geliştirilmesi için teknoloji şirketleri arasındaki rekabetin hızlandığı dönemde açıldı.

🔹 Apple, OpenAI donanım biriminin başındaki Tang Tan'ın işe alım sürecindeki Apple çalışanlarından ticari sırlar ve fiziksel parçalar getirmelerini istediğini öne sürdü.

🔹 Tang Tan, Apple'da 24 yıl görev yaptıktan sonra ayrıldı. Daha sonra OpenAI'ın satın aldığı io Products şirketine katılarak donanım geliştirme çalışmalarının başına geçti.

🔹 Apple, daha alt düzey bir çalışanın da bir Apple çalışanının giriş bilgilerini kullanarak şirket sunucularına eriştiğini iddia etti.

🔹 OpenAI, başka şirketlerin ticari sırlarıyla ilgilenmediğini ve insanların kullanımına yönelik yenilikçi teknolojiler geliştirmeye odaklandığını açıkladı.

🔹 OpenAI, Apple ile ChatGPT entegrasyonu konusunda iş birliği yapmasına rağmen, aynı zamanda akıllı telefonların yerini alabilecek yeni bir yapay zekâ cihaz ailesi geliştirmeyi sürdürüyor.

🔹 Apple, yapay zekâ alanındaki rekabette yeni Siri sürümünü bu sonbaharda kullanıma sunmayı planlıyor. Şirket, yeni Siri'nin bazı yapay zekâ özelliklerinde Google teknolojisinden yararlanıyor.

🔹 Apple, milyarlarca aktif cihazdan oluşan kullanıcı tabanı ve kendi geliştirdiği işlemciler sayesinde yapay zekâ hizmetlerini tüketicilere ulaştırmada önemli bir avantajını koruyor.

🔹 Dava, Apple'ın 2010'lu yıllarda Android ekosistemine karşı açtığı fikri mülkiyet davalarına benzer şekilde, rakiplerinin Apple'ın yeniliklerini izinsiz kullandığı iddiasına dayanıyor.

🔹 Yapay zekâ destekli yeni nesil cihazların gelecekte akıllı telefonların yerini alabilecek en önemli teknoloji alanlarından biri olması beklenirken, Apple ile OpenAI arasındaki rekabetin donanım ve yapay zekâ alanında daha da yoğunlaşması öngörülüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Xpeng, yurt dışı elektrikli araç rekabetinde Tesla'ya meydan okumayı hedefliyor

South China Morning Post
13.07.2026

🔹 Çinli elektrikli araç üreticisi Xpeng, Çin'de geliştirip test ettiği otonom sürüş teknolojisini uluslararası pazarlara taşıyarak Tesla ile doğrudan rekabet etmeyi hedefliyor.

🔹 Xpeng Başkan Yardımcısı ve Başkanı Brian Gu, şirketin Tesla ile başa baş rekabet edebileceğine inandığını söyledi.

🔹 Gu, Avrupa'da Tesla'nın erken pazara girmesinden kaynaklanan avantajını kabul ederken, Çin otomotiv sektörünün teknoloji alanındaki gelişiminin Xpeng'e önemli destek sağladığını ifade etti.

🔹 Xpeng, Mona L03 modelini Hong Kong'da tanıttı. Modelin 16 Temmuz'da Münih'te de tanıtılması planlanıyor.

🔹 Tesla ve Xpeng, yalnızca kamera ve yapay zekâ modellerine dayanan görüntü tabanlı otonom sürüş sistemini kullanmaya devam eden az sayıdaki üretici arasında yer alıyor. Birçok rakip ise lidar sensörlerini tercih ediyor.

🔹 Xpeng, yılın ikinci yarısında Vision Language Action (VLA) 2.0 adlı yeni otonom sürüş sistemini yurt dışında yol testlerine çıkarmayı ve uluslararası pazarlarda kullanıma sunmayı planlıyor.

🔹 Şirket, VLA 2.0 sisteminin Seviye 4 (L4) otonom sürüş yetenekleri sunduğunu, mevcut yaygın sistemlerin ise Seviye 2 (L2) seviyesinde olduğunu belirtiyor.

🔹 Xpeng yönetimi, Çin'in daha karmaşık trafik koşullarından elde edilen deneyim sayesinde şirketin otonom sürüş teknolojisinin Tesla'yı Çin pazarında geride bırakmasını hedefliyor.

🔹 Avrupa, Çinli otomobil üreticilerinin büyüme stratejisinde öncelikli pazar haline geldi. Şirketler, iç pazardaki talep zayıflığını telafi etmek için yurt dışı satışlarını artırıyor.

🔹 Xpeng'in ihracatının yarısından fazlası geçen yıl Avrupa pazarına yapıldı. Şirket bu yıl Avrupa satışlarını daha da hızlandırmayı planlıyor.

🔹 Tesla, Avrupa'da elektrikli araç pazarındaki güçlü konumunu korurken, Xpeng aynı zamanda BYD ve Leapmotor gibi diğer Çinli üreticilerle de rekabet ediyor.

🔹 Xpeng, uluslararası pazarlarda düşük fiyat yerine teknoloji odaklı bir marka konumlandırması izliyor. Şirket, yurt dışında sattığı araçların ortalama fiyatının birçok Çinli rakibinden yaklaşık %50 daha yüksek olduğunu belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kuzey Kore'de generaller arasında tasfiye: Kim Jong-un ordunun gücüne uyarı verdi

South China Morning Post
13.07.2026

🔹 Kim Jong-un, üst düzey yetkililer arasındaki yolsuzluklara odaklanan nadir bir parti-devlet-ordu ortak toplantısı düzenledi ve eski tümgeneral Pak Hui-chol'u kamuoyu önünde suçladı.

🔹 Pak Hui-chol, dört yıl boyunca terfi karşılığında rüşvet almak, devlet fonlarını zimmetine geçirmek ve kilit askeri görevlere kendi destekçilerini yerleştirmekle suçlandı.

🔹 Kim Jong-un, Pak'ı "yolsuzluk çetesinin elebaşı" olarak nitelendirdi ve yetkisini kişisel çıkarları için kullandığını söyledi.

🔹 Devlet medyası, olayı "hayal gücünün ötesinde" büyüklükte bir suç olarak tanımladı ve Pak ile yakın çevresini yolsuzlukla suçladı.

🔹 Pak'ın nihai cezası açıklanmadı. Soruşturmanın devam ettiği ve başka yetkililerin de dosyaya dahil olabileceği bildirildi.

🔹 Pak'ın kişisel bir nüfuz ağı oluşturarak sadık isimleri önemli askeri görevlere yerleştirdiği ve merkezi yönetimin otoritesini zayıflattığı suçlamaları da dosyada yer aldı.

🔹 Kuzey Kore ordusu son yıllarda madencilik, konut inşaatı ve altyapı projeleri gibi ekonomik faaliyetlerde daha fazla görev üstlenirken, askeri yöneticilerin kaynaklara erişimi de arttı.

🔹 Yönetim, ordunun savunma ve ekonomi alanındaki genişleyen rolüne rağmen parti disiplini ve devlet denetimine tamamen bağlı olduğunu yeniden vurguladı.

🔹 Yetkililer, yolsuzluk soruşturmasının üst düzey askeri kadrolarda terfi satışı, personel yetkilerinin kötüye kullanılması ve kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı gibi uygulamaların yaygınlaştığına işaret ettiğini değerlendiriyor.

🔹 Tasfiyenin, kamuoyundaki hoşnutsuzluğu sistem yerine bireysel yetkililere yönlendirmeyi ve Kim Jong-un'un parti disiplini ile devlet otoritesinin nihai koruyucusu olduğu mesajını güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor.

🔹 Kim Jong-un'un yakın çalışma arkadaşlarından Jo Yong-won'un soruşturmanın genişletilmesinde önemli rol üstlenmesi bekleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin, 100 kat daha hızlı optik çip sistemiyle yapay zekâyı hızlandırdı

South China Morning Post
13.07.2026

🔹 Pekin Üniversitesi araştırmacıları, standart elektronik çipleri tamamen optik bağlantılarla birleştiren yeni bir sistem geliştirdi.

🔹 Yeni sistem, dağıtık yapay zekâ çıkarım işlemlerini 100 katın üzerinde hızlandırırken, geleneksel çözümlerin yaklaşık dokuzda biri kadar hesaplama gücü kullanıyor.

🔹 Araştırmada, programlanabilir FPGA çipleri özel optik iletişim bileşenleriyle birbirine bağlandı.

🔹 Sistem, saniyede 400 gigabit hızında çalışan silikon fotonik alıcı-verici çipi ile 16 giriş ve 16 çıkış arasında istenilen bağlantıyı kurabilen 16×16 optik anahtarlama çipini kullanıyor.

🔹 Beş FPGA çipi paralel çalıştırılarak görüntü gürültü giderme testinde 1.000 görüntü 105,16 mikrosaniyede işlendi.

🔹 Aynı görev, 16,96 teraflop işlem gücüne sahip ticari bir GPU'da 15,6 milisaniyede tamamlandı. Optik bağlantılı FPGA sistemi yaklaşık 150 kat daha hızlı sonuç verdi.

🔹 Beş FPGA'nın toplam teorik işlem gücü yaklaşık 1,969 teraflop ile GPU'nun işlem kapasitesinin dokuzda birinden daha düşük seviyede kaldı.

🔹 Araştırmacılar, optik iletişim sayesinde ara hesaplama sonuçlarının belleğe yazılıp tekrar okunmasına gerek kalmadan doğrudan bir sonraki işlem katmanına aktarılabildiğini belirtti.

🔹 Optik anahtarlama çipinin 5 desibelin altındaki düşük sinyal kaybı, ek optik güçlendirme gerektirmeden yüksek hızlı veri aktarımına imkân sağlıyor.

🔹 Araştırmacılar, yapay zekâ performansını artırmada daha fazla çip eklemek yerine çipleri akıllı biçimde birbirine bağlamanın daha verimli olabileceğini ifade etti.

🔹 Çalışmada, algoritmaların, işlemci mimarisinin ve çip seviyesindeki bağlantıların birlikte tasarlanmasının sınırlı hesaplama kaynaklarıyla yüksek performans sağlayabileceği, ayrıca veri merkezlerinin enerji tüketimini azaltabileceği ve uç bilişim uygulamalarında gecikme ile enerji kullanımını düşürebileceği belirtildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Nasdaq'da başarılı halka arzın ardından SK Hynix hisseleri %15'ten fazla düştü

Nikkei Asia
13.07.2026

🔹 SK Hynix hisseleri pazartesi gününü %15,4 düşüşle 1.845.000 won seviyesinde tamamladı. Rakibi Samsung Electronics %10,7, KOSPI endeksi ise %8,9 değer kaybetti.

🔹 KOSPI endeksinin %8'in üzerinde düşmesi üzerine Kore Borsası gün içinde devre kesici uyguladı. Son 20 dakikalık işlem durdurması, borsa tarihindeki 13'üncü ve son üç haftadaki dördüncü devre kesici oldu.

🔹 Satışlarda, bellek yarı iletken sektöründe büyümenin zirveye ulaşmış olabileceğine ilişkin endişeler ve bazı analistlerin kâr tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi etkili oldu.

🔹 SK Hynix, geçen hafta Nasdaq'taki ilk işlem gününde yaklaşık %13 yükselmiş ve yabancı bir şirketin ABD'deki en büyük halka arzıyla 26,5 milyar dolar fon sağlamıştı.

🔹 Şirketin Amerikan Depo Sertifikaları (ADR), 149 dolarlık halka arz fiyatının üzerinde 170 dolardan işlem görmeye başladı. Gün içinde %19'a kadar yükselen hisseler ilk günü 168,01 dolardan kapattı.

🔹 Son haftalarda yapay zekâ hisselerindeki güçlü yükseliş ivmesi zayıfladı. Philadelphia Yarı İletken Endeksi (SOX), haziran sonunda gördüğü zirvenin ardından daha düşük seviyelerde işlem görüyor.

🔹 Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak ASML ve TSMC bilançolarının yarı iletken sektöründeki büyümenin devam edip etmediğine dair önemli sinyaller vermesini bekliyor.

🔹 ABD ile İran arasında yeniden tırmanan askeri gerilim ve petrol fiyatlarındaki yükseliş de küresel piyasalarda risk iştahını olumsuz etkiledi.

🔹 2026'da ABD borsalarında halka arz edilen şirketlerin yaklaşık %70'i, cuma günü itibarıyla halka arz fiyatlarının altında işlem gördü.

🔹 ABD'de bu yıl halka arz edilen birçok şirketin ilk yükselişin ardından sert değer kaybettiği görülüyor. Bu gerilemelerin ortalaması yaklaşık %30 seviyesinde bulunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran savaşı ve Çin'in ihracat kısıtlamalarıyla ABD helyumda öne çıktı

Nikkei Asia
13.07.2026

🔹 ABD, Japonya, Güney Kore ve Tayvan'ın en büyük helyum tedarikçisi haline geldi. İran savaşı ve Çin'in ihracat kısıtlamaları küresel arzı daraltırken ABD'nin pazar payının daha da artması bekleniyor.

🔹 Tayvan'ın ABD'den helyum ve diğer asal gaz ithalatının toplam ithalattaki payı 2025'te %4'ün altındayken, 2026'nın ilk altı ayında yaklaşık %60'a yükseldi. Katar'ın payı ise yaklaşık %88'den %30 seviyesine geriledi.

🔹 Güney Kore'nin Katar'dan helyum ithalatının payı 2025'te %55 iken, 2026'nın ilk beş ayında yaklaşık %34'e düştü. Aynı dönemde ABD'nin payı yaklaşık %28'den %56'ya yükseldi.

🔹 Japonya'nın ABD'den asal gaz ithalatının payı 2022'de yaklaşık %28 iken, 2026'nın ilk beş ayında %83'ün üzerine çıktı. Çin'in payı ise yaklaşık %28'den %3,6'ya geriledi.

🔹 Helyum, yarı iletken üretiminde soğutma, sızıntı tespiti, ince film kaplama işlemleri ve gelişmiş litografi süreçlerinde kullanılıyor.

🔹 Qatar'ın sıvılaştırılmış doğal gaz üretimindeki aksaklıklar, helyum üretimini de azalttı. Aynı dönemde Çin, gerekçe açıklamadan helyum ihracatını geçici olarak durdurdu.

🔹 ABD küresel helyum üretiminin yaklaşık %40'ını gerçekleştirirken, Katar yaklaşık %33, Rusya ise yaklaşık %10 paya sahip. Çin'in üretim payı %2'nin altında kalıyor.

🔹 Sektör temsilcileri, Çin'in ihracat kısıtlamasının ülke içindeki helyum arzını koruma amacı taşıyabileceğini ve küresel fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini belirtiyor.

🔹 Çin, son dönemde nadir toprak elementleri, tungsten ve diğer stratejik minerallerin ihracatını da jeopolitik ve ticari müzakerelerde kaldıraç olarak kullanıyor.

🔹 İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar, helyum tanklarının tedarikini de zorlaştırarak gaz fiyatlarının yükselmesine katkı sağladı.

🔹 Tayvan Yarı İletken Sanayi Birliği, hükümete helyum gibi kritik endüstriyel gazlar ile sıvılaştırılmış doğal gaz dahil temel enerji kaynakları için stratejik stok oluşturma çağrısında bulundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Seneca'nın Dikkat Krizine Çözümü

New York Times
13.07.2026

🔹 Romalı filozof Seneca, yaklaşık 2.000 yıl önce yazılı metinlere erişimin artmasının insanların dikkatini dağıttığını ve zihni istikrarsızlaştırdığını ifade etti.

🔹 Seneca, çok fazla metni kısa sürede okuyan kişilerin tek bir düşünce üzerinde uzun süre yoğunlaşamadığını ve zihnin kendi içinde kalma becerisini kaybettiğini savundu.

🔹 Günümüzde dikkat süresinin önemli ölçüde kısaldığı belirtiliyor. Araştırmalar, insanların tek bir ekranda ortalama yaklaşık 47 saniye odaklanabildiğini gösteriyor.

🔹 Üniversite öğretim üyeleri, öğrencilerin uzun filmleri izlemekte ve kitapları tamamlamakta giderek daha fazla zorlandığını gözlemliyor.

🔹 Ortalama bir kişinin e-postalarını günde yaklaşık 77 kez kontrol ettiği ve bunun çoğu zaman herhangi bir bildirim olmadan gerçekleştiği ifade ediliyor.

🔹 Seneca, dikkat dağınıklığını teknolojik değil, kişinin düşüncelerini yönetme becerisiyle ilgili bir sorun olarak değerlendirdi ve her gün yalnızca tek bir düşünceye odaklanılmasını önerdi.

🔹 Bu yöntemde seçilen tek bir fikir gün boyunca farklı zamanlarda yeniden düşünülerek zihinde işleniyor ve günlük yaşamla ilişkilendiriliyor.

🔹 Psikolojide "derin işleme" olarak tanımlanan süreçte aynı düşüncenin tekrar tekrar hatırlanması, bilginin uzun süreli hafızaya aktarılmasını kolaylaştırıyor.

🔹 Seneca, bu süreci arıların nektarı bala dönüştürmesine benzetti. Bilginin düşünülerek işlenmesiyle kalıcı bilgeliğe dönüşebileceğini ifade etti.

🔹 Tarihte Marcus Aurelius, I. Elizabeth ve Abraham Lincoln gibi isimlerin az sayıda düşünce veya metin üzerinde derinlemesine çalışarak karar alma ve muhakeme becerilerini geliştirdiği örnek gösteriliyor.

🔹 Sürekli daha fazla bilgi toplamaya çalışmak yerine sınırlı sayıdaki düşünceyi derinlemesine kavramanın daha kalıcı bir öğrenme ve anlayış sağladığı vurgulanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Dünya ABD ile bağlarını azaltıyor. Bunun bedeli şimdiden ödeniyor.

New York Times
13.07.2026

🔹 Avrupa ülkeleri, ABD'ye olan uzun yıllara dayanan bağımlılıklarını azaltmak amacıyla savunma, enerji ve teknoloji alanlarında kendi kapasitelerini güçlendiriyor ve diğer ülkelerle ilişkilerini çeşitlendiriyor.

🔹 Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Donald Trump, Danimarka ve İspanya'ya yönelik eleştirilerini sürdürdü.

🔹 Asya ve Orta Doğu'daki ABD ortakları da savunma, ticaret ve teknoloji alanlarında Washington'a bağımlılığı azaltacak politikalar izliyor.

🔹 Ülkeler, Çin ile rekabetin sürdüğü dönemde savunma, teknoloji ve ekonomik alanlarda daha bağımsız hareket etmeye yöneliyor.

Ekonomik ve güvenlik etkileri

🔹 İran savaşı sırasında ABD'nin Avrupa ve Asya'daki yakın müttefikleriyle ortak diplomatik ve askeri hareket edememesi, Moody's verilerine göre ABD tüketicilerine yaklaşık 132 milyar dolarlık maliyet oluşturan enerji ve gübre fiyat artışlarına yol açtı.

🔹 Avrupa'nın savunma harcamaları 2025 yılında %14 artarak 864 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde Avrupa'nın ABD savunma şirketlerinden yaptığı alımlar yaklaşık yarı yarıya azaldı.

🔹 ABD'yi ziyaret eden yabancı ziyaretçi sayısı 2025'te bir önceki yıla göre 4 milyon azaldı ve bunun ekonomiye maliyetinin 8 milyar doların üzerinde olduğu hesaplanıyor.

🔹 ABD üniversitelerine kayıt yaptıran uluslararası öğrenci sayısı geçen sonbaharda bir önceki yıla göre %17 düştü. Bunun üniversitelere en az 1 milyar dolarlık gelir kaybı oluşturduğu belirtiliyor.

Ülkelerin yeni yönelimi

🔹 Kanada, Çin ile yeni bir stratejik ortaklık başlattı, ilk kez 50 bin Çin üretimi elektrikli aracın ülkeye girişine izin verdi ve Avrupa'nın 150 milyar doların üzerindeki ortak savunma fonuna katıldı.

🔹 Japonya, ulusal savunma stratejisini değiştirerek daha güçlü taarruz kabiliyetleri geliştirmeye yöneldi.

🔹 Güney Koreli savunma şirketleri uluslararası pazarlarda ABD'li silah üreticilerinin yerini almaya başladı.

🔹 Hindistan, Avrupa, Orta Doğu ve Çin ile ticari ilişkilerini genişletiyor. Ülke ayrıca yapay zekâ alanında Çin ve yerli alternatifleri değerlendirmeye başladı.

🔹 Avrupa'da, ABD ile geniş çaplı bir ticaret savaşı yaşanması halinde Amerikan teknoloji şirketlerinin Avrupa pazarına erişiminin sınırlandırılması ve yarı iletken üretim ekipmanları gibi kritik girdilere yönelik kısıtlamalar uygulanmasına yönelik hazırlıklar yapılıyor.

Uzun vadeli değişim

🔹 ABD'nin müttefikleri, Washington ile uzun vadeli stratejik planlar yerine ilişkilerini daha kısa dönemli planlamaya başladı.

🔹 Avrupa'nın savunma kapasitesini artırması, ilerleyen dönemde ABD'nin bazı askeri yüklerini azaltabilir.

🔹 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İsrail'in gelecekte ABD'den sağlanan milyarlarca dolarlık askeri yardıma daha az bağımlı olması gerektiğini kabul etti.

🔹 Çok sayıda ülke ABD ile ilişkilerini tamamen koparmak yerine bağımlılığı kademeli olarak azaltacak politikalar uyguluyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Japonya, Batı'nın desteğiyle yeni bir istihbarat teşkilatı kuruyor

New York Times
13.07.2026
Yeni istihbarat yapılanması

🔹 Japonya, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez merkezi bir istihbarat teşkilatı kurmak için kapsamlı bir çalışma yürütüyor.

🔹 Başbakan Sanae Takaichi yönetimi, son aylarda ABD, Avustralya ve Almanya gibi ülkelerle teknoloji, personel yapısı ve kurumsal öncelikler konusunda görüşmeler gerçekleştirdi.

🔹 Yeni teşkilatın yaklaşık 407 milyon dolarlık bütçeyle Aralık ayında faaliyete geçmesi ve ilk aşamada yüzlerce yazılım mühendisi, siber güvenlik uzmanı ve yurt dışı bağlantı görevlisini istihdam etmesi planlanıyor.

🔹 Kurum, polis, savunma bakanlığı ve dışişleri bakanlığı dahil devlet kurumlarında istihbarat alanında görev yapan yaklaşık 33 bin kişinin çalışmalarını koordine edecek.

🔹 Başbakanın başkanlık edeceği ayrı bir istihbarat konseyi kurulacak ve kurumlar arasındaki bilgi paylaşımı merkezi olarak yönetilecek.

Güvenlik politikası

🔹 Japonya, Rusya, Çin ve Kuzey Kore'den kaynaklanan güvenlik tehditleri nedeniyle savunma ve istihbarat kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.

🔹 Sanae Takaichi, savaş sonrası dönemde uygulanan güvenlik kısıtlamalarını gevşeterek silah ihracatına yönelik yasakları kaldırdı ve ülkenin savaş sonrası en büyük savunma güçlendirme programını başlattı.

🔹 Hükümet, devlet sırlarını ve kritik teknolojileri daha güçlü korumayı, yabancı ülkelerin etki faaliyetleri ile sanayi casusluğunu engellemeyi amaçlıyor.

🔹 Takaichi, mevcut düzenlemelere ek olarak CIA benzeri bağımsız bir dış istihbarat servisi kurulmasını da destekliyor.

Uluslararası iş birliği ve tepkiler

🔹 ABD, Japonya'ya siber savunma, sanayi casusluğuyla mücadele, yabancı yatırımların denetimi ve yabancı ajanların takibi konularında teknik katkı sağlıyor.

🔹 Almanya Federal İstihbarat Servisi Başkanı Tokyo'yu ziyaret ederek iki ülke arasındaki istihbarat paylaşımını ve yeni teşkilatın yapısını görüştü.

🔹 Avustralya, farklı bakanlıkların ortak çalışmasını sağlayacak kurumsal yapı ve teknoloji alanlarında Japonya'ya destek veriyor.

🔹 Çin, yeni istihbarat yapılanmasını militarizm olarak nitelendirerek eleştirdi.

🔹 Japonya'da muhalefet milletvekilleri ve bazı sivil toplum temsilcileri, yeni teşkilatın özel hayatın gizliliğini ihlal edebileceğini ve ülkenin savaş sonrası benimsediği barışçı ilkelere aykırı olduğunu savunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, İran anlaşmasıyla Hürmüz Boğazı'nı güvence altına alamadı

New York Times
13.07.2026

🔹 Donald Trump yönetimi, Haziran ayında İran ile imzalanan mutabakatla Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını hedefledi.

🔹 Mutabakatın ardından İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki yetkisini öne çıkararak gemilerin kendi kara sularına yakın rotaları kullanmasını istemeye başladı.

🔹 İran, güney rotasını kullanan ticari gemilere saldırılar düzenledi. ABD bunun üzerine İran'da hava saldırıları gerçekleştirdi.

🔹 İran donanması, Hürmüz Boğazı'nı "ABD'nin bölgedeki müdahalesi sona erene kadar" kapattığını açıkladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı buna karşılık son bir haftada toplam 310 hedefi vurdu.

Anlaşmanın içeriği

🔹 Haziran ayındaki mutabakat kapsamında ABD, İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırmayı ve İran'ın 60 gün boyunca petrol satışına yeniden başlamasına izin vermeyi kabul etti.

🔹 İran ise Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişi için gerekli düzenlemeleri yapmayı taahhüt etti.

🔹 Mutabakat, İran'ın Umman ile birlikte Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetimi ve deniz hizmetleri konusunda görüşmeler yürütmesini de içeriyor.

🔹 Anlaşma, gemilerin hangi rotayı kullanacağına veya güvenli geçişin nasıl garanti edileceğine ilişkin bağlayıcı hükümler içermiyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler

🔹 ABD ordusu Mayıs ayında ticari gemilere Umman kıyılarına yakın güney rotasını kullanmaları için hava koruması ve telsiz yönlendirmesi sağlamaya başladı.

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Mayıs ayından bu yana 800'den fazla ticari geminin yaklaşık 400 milyon varil ham petrol taşıyarak bu rota üzerinden geçiş yaptığını açıkladı.

🔹 Haziran ayındaki mutabakatın ardından bir haftada yaklaşık 400 gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti ve bu sayı savaşın başlamasından sonraki en yüksek haftalık seviyeye ulaştı.

🔹 İran'ın son saldırılarının ardından boğazdan geçen gemi sayısı bir günde 22'ye düştü.

🔹 ABD donanmasına ait iki uçak gemisi dahil çok sayıda savaş gemisi ile hava unsurları bölgede görev yapmayı sürdürüyor. ABD ayrıca boğazda mayın tespit faaliyetleri yürütüyor.

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tim Hawkins, ABD kuvvetlerinin ticari gemilerin geçişini kolaylaştırdığını ancak hiçbir gemi için tam güvenlik garantisi veremeyeceklerini açıkladı.

İran'ın uygulamaları

🔹 İran, savaş sırasında bazı gemilere kendi kıyılarına yakın rotayı kullanmaları karşılığında güvenli geçiş izni verdi ve gemi başına 2 milyon dolara kadar ödeme talep etti.

🔹 İran, Mayıs ayında kurduğu Basra Körfezi Boğaz İdaresi üzerinden Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemilerin izin almasını şart koştu.

🔹 ABD ve bazı ülkeler bu uygulamayı kabul etmeyerek Umman kıyıları boyunca alternatif geçiş koridorunu kullanmaya devam etti.

← Ana sayfaya dön