← Ana sayfaya dön

Trump, Netanyahu'dan Suriye ve Lübnan'daki İsrail güçlerini geri çekmesini istedi

Axios
14.07.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, geçen perşembe günü yaptığı telefon görüşmesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan İsrail ordusunun Suriye'deki konuşlanmasını azaltmaya başlamasını istedi.

🔹 Trump, Netanyahu'ya Lübnan'daki İsrail güçlerinin de daha fazla geri çekilmesi yönünde çağrıda bulundu.

🔹 ABD'li yetkililer, Trump'ın İsrail askerlerinin Suriye topraklarında bulunmasının bölgesel gerilimi artırabileceği ve yeni bir tırmanmaya yol açabileceği uyarısını yaptığını belirtti.

🔹 Telefon görüşmesi, Trump'ın NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile görüşmesinden bir gün sonra gerçekleşti.

🔹 ABD arabuluculuğunda İsrail ve Lübnanlı diplomatlar, birkaç hafta önce imzalanan çerçeve anlaşmasının uygulanmasını görüşmek üzere salı günü Roma'da bir araya geldi.

🔹 İsrail'in yaklaşan seçimler öncesinde Suriye'de kontrol ettiği bölgelerden çekilmesi veya Lübnan'da daha kapsamlı bir yeniden konuşlanmaya gitmesi siyasi açıdan zor görülüyor.

🔹 Beyaz Saray haberle ilgili yorum yapmadı ancak aktarılan bilgileri de yalanlamadı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

F-35'lerin Türkiye'ye satışı konusunda İsrail neden alarmcı söylemini yumuşatmalı?

Haaretz
14.07.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yönelik yaptırımları kaldıracağını açıklaması ve F-35 savaş uçaklarının teslimat sürecini yeniden başlatacağını duyurması İsrail'de endişe yarattı.

🔹 Başbakan Binyamin Netanyahu, Türkiye'nin F-35 almasına karşı çıkarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD karşıtı bir yönetim izlediğini, Yunanistan için tehdit oluşturduğunu ve İsrail'i tehdit ettiğini söyledi.

🔹 Türkiye ile İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısından kısa süre önce ilişkileri normalleştirme girişiminde bulunmuş, Erdoğan ile Netanyahu New York'ta bir araya gelmişti.

🔹 Gazze Savaşı sonrasında iki ülke arasındaki ilişkiler yeniden kötüleşirken Türkiye'nin İsrail'le yakınlaşma arayışını sona erdirdiği belirtiliyor.

🔹 Trump ile Erdoğan arasındaki yakınlaşmanın Türkiye'nin yeniden ABD'nin güvenlik mimarisi içinde daha güçlü bir konuma gelmesini sağlayabileceği değerlendiriliyor.

🔹 F-35 programına Türkiye'nin yeniden dahil edilmesinin ABD Kongresi'nin onayını gerektireceği belirtiliyor.

🔹 Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NATO Zirvesi sonrasında İsrail'de yaklaşan seçimlerin bazı siyasetçilerin Türkiye'ye yönelik sert açıklamalarını etkilediğini söyledi.

🔹 Hakan Fidan, İsrail'de "sağduyulu ve stratejik düşünebilen isimlerin" bulunduğunu belirterek mevcut söylemin kalıcı devlet politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

🔹 Değerlendirmeye göre Türkiye'nin yeniden ABD ile savunma iş birliğini güçlendirmesi, Ankara'nın dış politikasını daha öngörülebilir hale getirerek bölgesel gerilimlerin sınırlandırılmasına katkı sağlayabilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran’da yükselen milliyetçilik dalgası diplomatik müzakereleri zorlaştırıyor

Wall Street Journal
14.07.2026

🔹 İran’da savaş sırasında yükselen milliyetçi söylem, ABD ile çatışmaları kalıcı olarak sona erdirecek ve yaptırımların hafifletilmesini sağlayacak olası uzlaşmaları zorlaştırıyor.

🔹 Devrim Muhafızları ve sertlik yanlısı siyasetçiler, milliyetçi atmosferi kullanarak müzakere heyetinin ABD ile taviz vermesine karşı baskıyı artırıyor.

🔹 İran, ön mutabakat kapsamında 30 gün içinde Hürmüz Boğazı'nı yeniden uluslararası gemi trafiğine açmayı kabul etmişti ancak boğaz üzerindeki kontrol iddiasını sürdürerek gemilere yönelik saldırılara devam etti.

🔹 ABD ise İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlattı ve İran'a yönelik hava saldırılarını sürdürdü.

🔹 Katar'ın arabuluculuğunda hafta sonu yeniden başlatılmaya çalışılan görüşmeler, Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağını açıklamasıyla sonuçsuz kaldı.

🔹 İran Parlamentosu'ndaki sertlik yanlısı isimler, Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin müzakereleri İran'ın çıkarlarından taviz verilmesi olarak nitelendiriyor.

🔹 İranlı diplomatlar, uzlaşma arayışında olduklarını ancak ülke içindeki siyasi baskılar nedeniyle hareket alanlarının daraldığını arabuluculara iletti.

🔹 Ali Hamaney'in cenaze töreninde ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik ölüm çağrıları yapılırken Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve müzakere heyeti "hain" suçlamalarıyla protesto edildi.

🔹 Devlet televizyonu, Meclis Başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakır Galibaf'ın ABD ile geçmişte yürütülen görüşmelere ilişkin açıklamasını canlı yayında kesti.

🔹 İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkan Yardımcısı Abbas Moghtadaei, Hamaney'in öldürülmesinden sorumlu tuttuğu kişi ve kurumların hedef alınabileceğini söyledi.

🔹 Tahran Belediyesi'ne bağlı Hamshahri gazetesi, Donald Trump, Marco Rubio, Pete Hegseth, Binyamin Netanyahu ve bazı Avrupalı liderlerin yer aldığı "aranıyor" tarzında görseller yayımladı.

🔹 Yeni dini lider Mojtaba Hamaney, babasının ölümünden sorumlu tuttuğu kişilerin "doğal bir ölümle ölmeyeceğini" söyledi.

🔹 Devlet medyası son dönemde kadınların silah eğitimi aldığı ve askerî faaliyetlere katıldığı görüntüleri öne çıkararak milliyetçi birlik mesajlarını güçlendirmeye başladı.

🔹 Daha önce rejim karşıtı protestolara katılan bazı İranlılar da savaş sonrasında ülkeye yönelik saldırılar nedeniyle rejim yanlısı gösterilere katıldıklarını ve orduya destek verdiklerini ifade etti.

🔹 Analistler, savaşın İran yönetimini zayıflatmak yerine kısa vadede milliyetçi duyguları güçlendirdiğini ve rejimin toplumsal destek tabanını geçici olarak genişlettiğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Putin, Şi Cinping’in rol modeliydi. Şimdi ise küçük ortağı konumunda

Wall Street Journal
14.07.2026

🔹 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Çin ziyareti öncesinde gündemindeki en önemli konu, Sibirya'nın Gücü 2 doğal gaz boru hattı projesi için Pekin’in onayını almak oldu.

🔹 Çinli yetkililer, projeye yalnızca Rusya'nın gazı Çin'e, kendi iç piyasasında uyguladığı düşük fiyat seviyesine yakın bir fiyatla satması halinde destek vereceklerini Rus heyetine iletti.

🔹 Çin tarafı, şartlar değişene kadar boru hattı konusunun yeniden gündeme getirilmemesini istedi.

🔹 Putin, Pekin ziyaretini 42 anlaşma ve ortak bildiriyle tamamladı ancak Sibirya'nın Gücü 2 boru hattına ilişkin anlaşma imzalanmadı.

🔹 Çin, Rusya'nın Ukrayna savaşı sonrasında uygulanan yaptırımlara rağmen savaş ekonomisini; enerji alımları, sanayi bileşenleri ve finansal altyapı desteğiyle desteklemeyi sürdürüyor.

🔹 Buna karşın Rusya'nın Çin'e ekonomik bağımlılığı belirgin şekilde arttı. Çin'in Rusya dış ticaretindeki payı yaklaşık %40'a yükselirken, Rusya'nın Çin dış ticaretindeki payı %4'ün altında kaldı.

🔹 Çinli ürünlerin Rusya pazarına yoğun şekilde girmesi, otomotivden ağır sanayiye kadar birçok yerli üretici üzerinde baskı oluşturdu. Kremlin bazı sektörlerde Çin ürünlerine karşı koruyucu önlemler almaya başladı.

🔹 Bazı Rus kaynakları, Çin'in Rus devlet kurumlarına yönelik casusluk faaliyetlerinin arttığını ancak Moskova'nın ilişkileri zedelememek için bu konuyu kamuoyuna taşımaktan kaçındığını belirtiyor.

🔹 Çin, Şanghay İşbirliği Örgütü Kalkınma Bankası'nda yuanın ana para birimi olması konusunda Rusya'nın uzun süredir sürdürdüğü itirazı geri çektirdi.

🔹 Çin, Orta Asya'daki ekonomik etkisini artırırken Rusya'nın bölgedeki geleneksel nüfuz alanında daha güçlü konuma geliyor.

🔹 Pekin yönetimi, Rusya'nın Kuzey Kore ile derinleşen askerî iş birliğinden rahatsızlık duyuyor. Çin, Moskova'nın Pyongyang'a gelişmiş askerî teknoloji sağlamasının Japonya ve Güney Kore'yi ABD'ye daha da yakınlaştırabileceğinden endişe ediyor.

🔹 Çin, Rusya'nın önerdiği Çin-Rusya-Kuzey Kore üçlü zirvesini kabul etmedi.

🔹 Şi Cinping, Haziran ayında Kuzey Kore'yi ziyaret ederek Pekin'in Pyongyang üzerindeki etkisini yeniden güçlendirmeye çalıştı.

🔹 Analistler, Çin'in uzun vadede Rusya'yı ekonomik ve siyasi açıdan kendisine daha bağımlı bir ülkeye dönüştürme yönünde avantaj elde ettiğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Veri merkezi geliştiricileri milyarlarca dolarlık hisse satışına hazırlanıyor

Wall Street Journal
14.07.2026

🔹 ABD genelindeki veri merkezi geliştiricileri ve işletmecileri, yapay zekâ altyapısına yönelik güçlü yatırımcı ilgisinden yararlanmak için şirketlerindeki çoğunluk hisselerini satmaya hazırlanıyor.

🔹 Bu yaz tamamlanması hedeflenen işlemlerin toplam değerinin onlarca milyar dolara ulaşması bekleniyor.

🔹 Satış sürecindeki şirketler arasında Netrality Data Centers, DataBank, Edged ve EdgeCore Digital Infrastructure yer alıyor. Bu şirketlerin tesisleri Phoenix'ten Atlanta'ya kadar birçok bölgede bulunuyor.

🔹 Dallas merkezli DataBank'ın çoğunluk hissesinin satışının yaklaşık 25 milyar dolara ulaşabilecek en büyük işlemlerden biri olması bekleniyor.

🔹 EdgeCore Digital Infrastructure da potansiyel alıcılardan teklif toplamaya başladı. Şirket, Virginia, Arizona ve diğer bölgelerde büyük bulut sağlayıcılarına yönelik veri merkezleri geliştiriyor.

🔹 Yüksek elektrik talebi, iş gücü eksikliği, gaz türbinleri, bellek çipleri ve diğer kritik ekipmanlardaki arz sıkıntıları yeni veri merkezi yatırımlarının maliyetini hızla artırıyor.

🔹 Nvidia CEO'su Jensen Huang, 1 gigavatlık yeni yapay zekâ işlem kapasitesi kurmanın maliyetinin yakında 80 ila 100 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyor.

🔹 Artan yatırım maliyetleri nedeniyle bazı veri merkezi işletmecileri büyüme planlarını finanse edebilmek için daha güçlü sermaye ortakları arıyor.

🔹 Küresel veri merkezi birleşme ve satın alma işlemleri 2025 yılında yaklaşık 50 milyar dolara ulaşarak bir önceki yılın iki katını aştı.

🔹 Blackstone, BlackRock Global Infrastructure Partners ve MGX gibi büyük yatırım kuruluşları son dönemde milyarlarca dolarlık veri merkezi yatırımlarına imza attı.

🔹 Yatırımcılar, veri merkezi değerlemelerinde güvenilir elektrik erişimini en kritik unsur olarak görüyor. Artan inşaat maliyetleri ve gecikmeler nedeniyle bazı alıcılar ödemelerin bir bölümünü proje kilometre taşlarının tamamlanmasına bağlamayı değerlendiriyor.

🔹 Veri merkezi projeleri birçok bölgede yükselen elektrik faturaları, gürültü ve çevresel etkiler nedeniyle yerel halkın tepkisiyle karşılaşıyor. Bazı projeler bu nedenle ertelenirken veya tamamen iptal ediliyor.

🔹 Yatırımcılar, veri merkezi şirketlerinin yerel topluluklarla kurduğu ilişkilerin ve projelere yönelik toplumsal desteğin şirket değerlemelerinde giderek daha önemli hale geldiğini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Veri merkezi yatırımları ABD'de arazi sahiplerini milyonere dönüştürüyor

Wall Street Journal
14.07.2026

🔹 ABD'de yapay zekâ veri merkezlerine uygun arazilerin değeri hızla yükselirken, bazı arazi sahipleri milyonlarca dolarlık satışlar gerçekleştiriyor.

🔹 Pensilvanya'nın Salem Township bölgesinde 96 aile, toplam yaklaşık 1.700 dönümlük arazisini veri merkezi geliştiricisi QTS'ye sattı.

🔹 Satışın toplam değeri 586 milyon dolar oldu. Dönüm başına ortalama satış fiyatı 330 bin dolar, aile başına ortalama gelir ise 5,5 milyon dolar olarak gerçekleşti.

🔹 Bölgede yaklaşık 200 arazi sahibini kapsayan ikinci bir veri merkezi anlaşması da hazırlanıyor. Bu satışın yaklaşık 1,3 milyar dolar değerinde olması bekleniyor.

🔹 Veri merkezi yatırımlarını cazip hale getiren başlıca unsur, bölgedeki mevcut elektrik iletim hatları, trafo altyapısı ile doğal gaz ve nükleer enerji santrallerine yakınlık oldu.

🔹 Satıştan elde edilen gelirle birçok arazi sahibi yeni evler satın aldı, yerel işletmelere yatırım yaptı veya yeni şirketler kurdu. Bazıları ise uzun vadeli servet yönetimi için finans danışmanlarıyla çalışmaya başladı.

🔹 Bölgedeki veri merkezi projesinin 12 binadan oluşması, yaklaşık 600 kalıcı istihdam ve 1.500'den fazla inşaat işi oluşturması bekleniyor.

🔹 Veri merkezi projeleri ABD'nin birçok bölgesinde çevresel etkiler ve yaşam kalitesi endişeleri nedeniyle protestolarla karşılaşırken, bazı yerleşimlerde arazi sahipleri yüksek satış gelirleri nedeniyle projeleri destekliyor.

🔹 Projelerin yerel yönetimlere vergi geliri sağlaması ve ekonomik faaliyetleri artırması beklenirken, bazı bölge sakinleri kırsal alanların büyük veri merkezi kampüslerine dönüşmesinden ve çevresel etkilerden endişe duyuyor.

🔹 Yapay zekâ altyapısına yönelik artan yatırım talebi, enerji altyapısına erişimi bulunan arazileri ABD'nin en değerli gayrimenkulleri arasına taşıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekâ kullanımı sınav puanlarını beşte bir oranında düşürebilir

South China Morning Post
14.07.2026

🔹 Stockholm Üniversitesi ile Hong Kong Üniversitesi araştırmacılarının Çin'de 26 binden fazla ortaokul ve lise öğrencisini 30 ay boyunca izlediği çalışma, üretken yapay zekânın ödev performansını artırırken uzun vadeli sınav başarısını düşürdüğünü ortaya koydu.

🔹 Araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık yüzde 80'i Doubao, DeepSeek, ChatGLM, Ernie Bot ve Qwen gibi üretken yapay zekâ araçlarını kullandığını bildirdi.

🔹 Yapay zekâ kullanan öğrencilerin ödev notları ortalama yüzde 18 yükselirken, ödev tamamlama süresi 64 dakikadan 45 dakikaya düştü.

🔹 Buna karşın yapay zekâ kullanan öğrencilerin aylık sınav puanları altı ay içinde ortalama yüzde 20 geriledi.

🔹 İki yıl sonunda lise giriş sınavı (Zhongkao) sonuçları yüzde 24, üniversite giriş sınavı (Gaokao) sonuçları ise yüzde 18 düştü.

🔹 Araştırmacılar, öğrencilerin yüzde 81'inin ödevleri doğrudan yapay zekâya yaptırdığını, kalan yüzde 19'unun ise yapay zekâyı düşünmeyi destekleyen bir öğretmen gibi kullandığını belirledi. Yapay zekâyı bu şekilde kullanan öğrencilerin sınav performansında belirgin bir düşüş görülmedi.

🔹 Araştırmaya göre öğrenme kaybı yapay zekânın kendisinden değil, öğrencilerin bilişsel çabayı yapay zekâya devretmesinden kaynaklanıyor.

🔹 Sınav başarısındaki düşüş sosyal bilimlerde yüzde 27 ile en yüksek seviyede gerçekleşti. STEM derslerinde düşüş yüzde 22, İngilizcede yüzde 17, Çince dersinde ise yüzde 9 oldu.

🔹 Ortaokul öğrencilerinde başarı kaybı lise öğrencilerine göre daha yüksek gerçekleşti. Erkek öğrenciler kız öğrencilere kıyasla yaklaşık yüzde 17 daha fazla performans kaybı yaşadı.

🔹 En başarılı öğrencilerin sınav puanları ortalama yüzde 24 gerilerken, daha düşük başarı düzeyindeki öğrencilerde düşüş yüzde 16 olarak ölçüldü.

🔹 Araştırmacılar, yapay zekânın görevleri kolaylaştırmasının öğrencilerde yanıltıcı bir başarı hissi oluşturduğunu, bu nedenle uzun vadeli öğrenme kaybının hem öğrenciler hem de öğretmenler tarafından geç fark edilebildiğini belirtti.

🔹 Çin Bilimler Akademisi Psikoloji Enstitüsü'nden Gao Wenbin, yapay zekâ çağında çocukların bilgi toplama, dikkatini sürdürme, görev değiştirme ve aynı anda birden fazla işi yürütebilme becerilerinin korunmasının öğrenme başarısı açısından kritik önem taşıdığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin'de eski Politbüro üyesi Ma Xingrui'nin görevden alınmasına ailesini kapsayan yolsuzluk suçlamaları eşlik etti

South China Morning Post
14.07.2026

🔹 Eski Politbüro üyesi ve Sincan Parti Sekreteri Ma Xingrui, yolsuzluk soruşturmasının ardından Çin Komünist Partisi'nden ihraç edildi ve kamu görevlerinden alındı.

🔹 Ma Xingrui, 2022'de başlayan mevcut dönemde soruşturma geçiren üçüncü Politbüro üyesi oldu. Politbüro'nun üye sayısı son gelişmelerle birlikte 24'ten 21'e düştü.

🔹 Parti disiplin organı, Ma'nın parti ilkelerini ve siyasi disiplinini ihlal ettiğini, siyasi inancını kaybettiğini ve partiye bağlılığını terk ettiğini belirtti.

🔹 Soruşturmada Ma'nın hediye ve para kabul ettiği, akrabalarının piyasa fiyatının altında konut satın almasına yardımcı olduğu, görev ve nüfuzunu kişisel çıkar için kullandığı tespit edildi.

🔹 Ma'nın iş projeleri, ihaleler ve kamu görevlerine atamalarda başkalarına çıkar sağladığı, bunun karşılığında büyük miktarda para ve mal varlığı kabul ettiği belirtildi.

🔹 Disiplin kurulu, Ma'nın aile üyelerinin de nüfuzunu kullanarak büyük kazançlar elde ettiğini ve ailesini kapsayan yaygın bir yolsuzluk ağı oluşmasına göz yumduğunu açıkladı.

🔹 Ma'nın personel atamalarına usulsüz şekilde müdahale ettiği, yakınlarına ve başkalarına kamu görevleri sağladığı, ayrıca emrindeki kişilerin disiplin ihlallerini denetlemediği ifade edildi.

🔹 Yetkililer, Ma'nın yolsuzluk soruşturmasının ilk aşamalarında suçlarını doğru şekilde itiraf etmediğini ve ihlallerin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yolsuzlukla mücadele kampanyasının başlamasından sonra da sürdüğünü belirtti.

🔹 Ma'nın yasa dışı yollarla elde ettiği mal varlıklarına el konulacak. Dosya yargıya sevk edilirken hakkında ceza davası açılması bekleniyor.

🔹 Ma, 2021 yılında Sincan Parti Sekreterliği görevine getirilmiş, 2022'de Politbüro üyeliğine seçilmişti. Daha önce Guangdong eyaletinde ve Shenzhen'de üst düzey görevlerde bulunmuş, ayrıca Çin'in yeni nesil taşıyıcı roket programı ile insanlı uzay programında yöneticilik yapmıştı.

🔹 Son dönemde Sincan yönetiminde görev yapan çok sayıda üst düzey yetkili hakkında da yolsuzluk soruşturmaları başlatıldı. Ayrıca Ma'nın daha önce görev yaptığı uzay ve havacılık sektöründeki birçok eski çalışma arkadaşı da son yıllarda yolsuzluk soruşturmalarına konu oldu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Honda ve Toyota, Çinli rakiplerini yakalamak için Çin'in elektrikli araç teknolojisine yöneliyor

Nikkei Asia
14.07.2026

🔹 Japon otomobil üreticileri, Çin'de sattıkları elektrikli araçlarda Çinli ortaklarının platformlarını, parçalarını ve teknolojilerini daha fazla kullanmaya başladı.

🔹 Honda Başkanı Toshihiro Mibe, Guangzhou Automobile Group (GAC) başta olmak üzere Çinli ortaklarla görüşmeler gerçekleştirdi. Honda, Çin'de yerel ortakların geliştirdiği elektrikli araç platformlarını kullanacağını açıkladı.

🔹 Honda daha önce GAC'ın elektrikli araç platformunu kullanmayı değerlendirmiş ancak kendi geliştirdiği çözümü tercih etmişti. Şirketin Çin satışları 2023-2025 döneminde yaklaşık yüzde 50 geriledi.

🔹 Honda yöneticileri, benzer veya daha iyi performans sunan Çinli rakiplerin araçlarının Honda modellerinden 100 bin yuan veya daha düşük fiyatlarla satılmasının rekabeti zorlaştırdığını belirtiyor.

🔹 Toyota'nın mart ayında Çin'de tanıttığı bZ7 modeli, GAC'ın Hyptec A800 modeliyle benzer platform özellikleri taşıyor. Her iki araçta da Huawei teknolojileri kullanılıyor.

🔹 Toyota, Çinli ortaklardan öğrenme sürecinde olduğunu ve yerel ortakların geliştirdiği araçlardan yararlandığını açıkladı.

🔹 Nissan ve Mazda da Çin'de geliştirilen bazı araçları Çin dışındaki pazarlara ihraç etmeye başladı.

🔹 Çinli üreticiler otomobilleri dijital ürün yaklaşımıyla geliştirirken, yapay zekâ, tam otomasyon ve üç vardiyalı geliştirme süreçleri sayesinde yeni modelleri Japon üreticilere kıyasla yaklaşık iki kat daha hızlı geliştirebiliyor.

🔹 Çinli otomobil üreticilerinin küresel pazar payı 2025 itibarıyla yüzde 25'e yükselirken, Japon üreticilerin payı yüzde 26'ya geriledi. İki grup arasındaki fark önemli ölçüde kapandı.

🔹 Toyota, Şanghay'da tamamen kendisine ait yeni bir şirket kurarak 2027'den itibaren Lexus markası altında elektrikli araç üretmeyi planlıyor. Şirket, Çin'den edindiği tecrübeyi kendi geliştireceği yeni modellerde kullanmayı hedefliyor.

🔹 Japon üreticiler, ABD ve Hindistan gibi Çinli markaların henüz güçlü konumda olmadığı büyük pazarlarda güvenilirlik avantajlarını korurken, Çinli üreticilerin düşük maliyetli ve hızlı geliştirme modelini de benimsemeye çalışıyor.

🔹 Honda Başkanı Toshihiro Mibe, şirketin üç yıl içinde rekabet avantajını yeniden kazanması gerektiğini, aksi halde ciddi zorluklarla karşılaşacağını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ukrayna-Rusya Savaşı yeni bir aşamaya ulaşıyor

New York Times
14.07.2026

🔹 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, savaşın artık belirleyici unsurunun hava üstünlüğü olduğunu belirterek çatışmanın "gökyüzündeki savaş" aşamasına geçtiğini söyledi.

🔹 Kara cephesinde çatışmalar büyük ölçüde çıkmaza girdi. Rusya ilerlemeyi sürdürse de bunun yavaş ve ağır kayıplarla gerçekleştiği belirtiliyor.

🔹 Rusya, Ukrayna'ya yoğun insansız hava aracı, seyir füzesi ve balistik füze saldırıları düzenlemeye devam ediyor. Ukrayna ise uzun menzilli insansız hava araçlarıyla Rus askeri tesislerini, petrol altyapısını ve Kırım'daki lojistik hatlarını hedef alıyor.

🔹 Ukrayna, balistik füze saldırılarını durdurmak için Patriot hava savunma sistemlerine ve önleme füzelerine acil ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Ülkenin mevcut Patriot stoku yoğun saldırıları karşılamakta yetersiz kalıyor.

🔹 Ukrayna hükümeti, yeni kabinenin en önemli önceliklerinden birinin Patriot füzelerinin tedariki ve üretimi olacağını açıkladı.

🔹 NATO, Ukrayna için 80 milyar dolarlık askeri yardım taahhüdünde bulundu. Bazı NATO ülkeleri de ilave milyarlarca dolarlık destek açıkladı.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna'nın Patriot füzelerini lisans altında üretmesine izin verebileceğini söyledi. Ancak bunun gerçekleşmesi halinde dahi tam ölçekli üretimin başlamasının yıllar alabileceği belirtiliyor.

🔹 Lockheed Martin'in yılda yaklaşık 600 Patriot füzesi ürettiği, her füzenin üretiminin yaklaşık iki yıl sürdüğü ifade ediliyor. ABD'nin İran operasyonlarında Patriot stoklarının önemli bölümünü kullandığı belirtiliyor.

🔹 Ukrayna, hava savunmasındaki eksikliği insansız hava araçları, elektronik harp sistemleri ve insansız kara araçlarıyla telafi etmeye çalışıyor. Ülke, Rus askeri-sanayi tesislerini ve enerji altyapısını hedef alan saldırılarını artırıyor.

🔹 Kırım'da yakıt sıkıntısı ve elektrik kesintileri nedeniyle olağanüstü hal ilan edildi. Ukrayna'nın insansız hava aracı saldırılarının Rus lojistik hatlarını zorladığı belirtiliyor.

🔹 Ukrayna, çeşitli Avrupa ülkeleriyle birlikte yeni hava savunma sistemleri geliştirirken, uydu navigasyon sinyallerini bozabilen "Lima" adlı elektronik harp sistemini de kullanıma aldı.

🔹 ABD ve Avrupa ülkelerine, Ukrayna'ya daha fazla hava savunma sistemi sağlamaları, Patriot üretimini hızlandırmaları ve Rus petrolü alıcılarına yönelik yaptırımları ilerletmeleri çağrısı yapılıyor.

← Ana sayfaya dön