← Ana sayfaya dön

Çin'in açık kaynak yapay zekâsı ne zaman bir tuzağa dönüşüyor?

Economist
15.07.2026

🔹 Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 17 Temmuz'da Şanghay'da düzenlenecek Dünya Yapay Zekâ Konferansı'nda yapay zekâ alanında uluslararası iş birliği ve ortak yönetişim çağrısı yapması bekleniyor.

🔹 Çin, açık kaynak veya açık ağırlıklı büyük dil modellerini "insanlığın ortak varlığı" olarak tanımlıyor ve özellikle gelişmekte olan ülkelere ekonomik kalkınma için erişilebilir yapay zekâ sunduğunu savunuyor.

🔹 Pekin, yapay zekâ kurallarının farklı siyasi sistemlere ve devletlerin egemenlik haklarına saygı göstermesi gerektiğini savunurken, Batılı ülkelerin liberal değerleri teknolojiye yerleştirme yaklaşımını eleştiriyor.

🔹 ABD yönetiminin son dönemde ulusal güvenlik gerekçesiyle bazı yapay zekâ teknolojilerine erişimi sınırlandırması, birçok ülkede ABD teknolojilerine bağımlılığı azaltma arayışını hızlandırdı.

🔹 Çin'de yürürlükteki düzenlemeler yapay zekâ şirketlerinin ulusal güvenliği, toplumsal istikrarı ve temel sosyalist değerleri desteklemesini zorunlu kılıyor.

🔹 Çinli düzenleyici kurumlar büyük dil modellerini siyasi uyumluluk açısından test ediyor. Yapay zekâ sistemlerinin Tayvan gibi siyasi konularda resmi devlet söylemini tekrar ettiği belirtiliyor.

🔹 Çin, yapay zekâ alanında yalnızca modeller değil; çipler, veri merkezleri, soğutma sistemleri, elektrik şebekeleri ve yenilenebilir enerji altyapısını kapsayan geniş bir teknoloji ekosistemi oluşturmayı hedefliyor.

🔹 Çinli şirketler, ABD'nin kapalı ve ücretli modellerine alternatif olarak daha düşük maliyetli açık kaynak modeller sunarak küresel kullanıcıları çekmeye çalışıyor.

🔹 Çin yönetimi, düşük maliyetli açık kaynak araçlarının ülke içinde yapay zekâ uygulamalarını hızlandırarak verimlilik artışı ve tüketim büyümesini desteklemesini amaçlıyor.

🔹 Pekin son dönemde açık kaynak yaklaşımını yeniden değerlendirmeye başladı. Yetkililer, yabancı şirketlerin teknoloji sırlarına erişmesinden endişe duyuyor.

🔹 Çin, nisan ayında Meta'nın yapay zekâ girişimi Manus'u satın alma işlemini iptal ettirdi ve daha sonra sınır ötesi yapay zekâ anlaşmalarına yönelik kuralları sıkılaştırdı.

🔹 Temmuz ayında Çinli düzenleyicilerin, yabancı kullanıcıların en gelişmiş Çin yapay zekâ modellerine erişimini sınırlandırabilecek yeni düzenlemeleri değerlendirdiği bildirildi.

🔹 Yapay zekâ modellerinin askeri, siber güvenlik ve biyogüvenlik alanlarında oluşturabileceği riskler de Çin'in daha sıkı kontrol arayışını güçlendiriyor.

🔹 ABD yönetiminin Çin yapay zekâ modellerinin kullanımına yeni kısıtlamalar getirmeyi değerlendirdiğine yönelik iddialar, iki ülke arasındaki teknolojik rekabeti daha da artırıyor.

🔹 Çin'in düşük maliyetli açık kaynak yapay zekâ stratejisinin küresel kullanıcıları Çin dijital altyapısına yönlendirmeyi hedeflediği, ancak ulusal güvenlik veya siyasi çıkarlarla çelişmesi halinde Pekin'in açıklık yerine kontrolü tercih edeceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için iyi bir seçeneği bulunmuyor

Economist
15.07.2026

🔹 ABD ile İran arasında geçen ay imzalanan ön anlaşmaya rağmen çatışmalar yeniden başladı ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği büyük ölçüde durdu.

🔹 13 Temmuz'da İran füzeleri Hürmüz'den geçen iki BAE tankerini vurdu. Saldırıda bir denizci hayatını kaybetti. ABD bunun ardından İran'daki askeri hedeflere saldırı düzenledi, İran ise füze ve İHA'larla bazı Arap ülkelerini hedef aldı.

🔹 Taraflar saldırıları sınırlı tutmaya çalışsa da ön anlaşmanın önemli bölümleri fiilen uygulanamaz hale geldi.

🔹 ABD, İran'ın petrol satışına izin veren yaptırım muafiyetini kaldırdı ve İran gemilerine yönelik deniz ablukasını yeniden başlattı.

🔹 Anlaşmanın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilerin güvenli geçişine ilişkin maddesi taraflar arasında farklı yorumlanıyor. ABD, İran'ın mayınları temizleyerek boğazı açmasını beklerken, İran bu maddenin gemi trafiğini yönetme hakkı da verdiğini savunuyor.

🔹 ABD donanması haftalardır tankerleri Umman açıklarındaki güney rotasından geçiriyor. İran ise bu rotanın kapalı olduğunu ilan ederek kendi kontrolünü korumaya çalışıyor.

🔹 Gemi sahiplerinin güvenlik endişeleri nedeniyle Hürmüz'den geçen tanker sayısı keskin şekilde düştü. 12 Temmuz'da boğazdan yalnızca 11 gemi geçti. Bir hafta önce bu sayı 36 idi.

🔹 Brent petrol fiyatı 6 Temmuz'dan bu yana yaklaşık %20 artarak varil başına 87 dolara yükseldi.

🔹 ABD'nin İran askeri hedeflerine yönelik yüzlerce saldırısı İran'ın tutumunu değiştirmedi. İran uzun menzilli füze ve insansız hava araçları sayesinde kıyı tesisleri zarar görse bile gemileri hedef almaya devam edebiliyor.

🔹 İran'ın enerji altyapısına yönelik daha kapsamlı saldırılar Körfez ülkelerine misilleme riskini artırırken, ABD açısından kara harekâtı seçeneği uygulanabilir görülmüyor.

🔹 ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlatması tarafları nisan-haziran dönemindeki ekonomik baskı sürecine geri döndürdü. İran'ın bu kez daha sert karşılık verme ihtimali bulunuyor.

🔹 Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için uluslararası destek arayışları sınırlı kaldı. İngiltere ve Fransa mayın temizliği konusunda çalışmaya hazır olduklarını belirtirken, Almanya karar almadı, Japonya tutumunu netleştirmedi ve Körfez ülkeleri İran'ın misillemesinden çekiniyor.

🔹 Çin, İran'a Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması çağrısı yaptı ancak bunun dışında somut bir adım atmadı.

🔹 İran, yaptırımların geri dönmesi ve deniz ablukasının yeniden başlamasıyla ön anlaşmadan elde ettiği ekonomik kazanımların büyük bölümünü kaybetti.

🔹 İran'ın anlaşma döneminde ihraç ettiği petrolün önemli bir bölümü alıcı bulamazken, Çinli rafineriler daha düşük fiyatlı Arap petrolüne yöneldi.

🔹 Tarafların askeri yöntemlerle hedeflerine ulaşmasının zor olduğu, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ekonomik kazanımların sağlanması için müzakere seçeneğinin önemini koruduğu belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD ve İran savaşın sona ermesi için daralan seçeneklerle karşı karşıya

Wall Street Journal
15.07.2026

🔹 ABD ile İran, Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden başlayan çatışmalar sürerken savaş hedeflerine ulaşmak için daralan seçeneklerle karşı karşıya bulunuyor.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, çatışmanın kasım ayındaki ara seçimlerden ve petrol fiyatlarının yeniden sert yükselmesinden önce sona ermesini istiyor.

🔹 İran ise yeniden uygulanan ABD deniz ablukasının ekonomisini ağır şekilde etkilemesinden önce ABD'ye karşı dayanmayı ve daha geniş çaplı ABD-İsrail saldırılarını tetiklememeyi hedefliyor.

🔹 Taraflar, karşı tarafın geri adım atmasını beklerken çatışmaları düşük yoğunlukta sürdürme stratejisi izliyor.

🔹 İran, Hürmüz Boğazı'nda küçük sürat tekneleri ve gemisavar füze kapasitesini kullanarak petrol tankerleri ile ticari gemilerin geçişini engellemeye çalışıyor.

🔹 ABD ise İran'ın gemi trafiğini tehdit eden askeri unsurlarını hedef alırken, yeniden uygulamaya koyduğu deniz ablukasıyla İran'ın petrol ihracatını sınırlandırmayı amaçlıyor.

🔹 ABD güçleri son iki ayda Hürmüz Boğazı'ndan geçen 800'den fazla ticari geminin güvenli geçişine destek verdi.

🔹 Ateşkesin bozulmasının ardından İran, Umman kıyısı açıklarındaki güney rotasını kullanan gemilere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi. Saldırılarda mürettebat arasında ölen ve yaralananlar oldu.

🔹 İran, gemilerin kendi kıyılarına yakın kuzey rotasını kullanmasını sağlamaya çalışıyor.

🔹 Brent petrol fiyatı salı günü %1,7 yükselerek varil başına 84,73 dolara çıktı ve son iki günde toplam %11'in üzerinde artış kaydetti.

🔹 ABD ordusu, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik tehdit oluşturan İran askeri kapasitesini zayıflatmak amacıyla yeni hava saldırıları başlattığını açıkladı. ABD ayrıca İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koydu.

🔹 ABD, savaş uçakları, insansız hava araçları ve taarruz helikopterleriyle İran'ın saldırılarını engellemeye çalışıyor. Ancak İran'ın kıyıya yakın mesafeden ateşlediği seyir füzelerinin bazı saldırıları önlenemedi.

🔹 Pentagon, güdümlü füze destroyerlerini ticari gemilere refakat için kullanma seçeneğini değerlendiriyor. Ancak bu gemiler İran limanlarına yönelik ablukanın sürdürülmesinde görev yaptığı için kapsamlı konvoy sistemi uygulanmıyor.

🔹 İran, ekonomik baskıya rağmen füze envanteri ile hava savunma sistemlerini yeniden güçlendirmeye çalışıyor.

🔹 ABD tarafı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki tehdidini tamamen ortadan kaldırabilmek için daha geniş çaplı askeri operasyonların gerekebileceğini değerlendiriyor.

🔹 İran'ın çatışmayı kontrollü şekilde sürdürmesi halinde zamanın kendi lehine işleyeceği değerlendirilirken, ABD'de yaklaşan ara seçimler Washington üzerindeki siyasi baskıyı artırıyor.

🔹 ABD'nin çatışmayı daha da tırmandırması halinde İran'ın Körfez'deki ABD müttefikleri ve İsrail'e karşı misilleme düzenleyebileceği, ayrıca ABD'nin önleme füzesi stoklarının azalmasının Washington açısından ilave risk oluşturduğu belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

BAE, İran savaşında ABD'ye verdiği destek sonrası gelişmiş yapay zeka çiplerine daha geniş erişim kazandı

Wall Street Journal
15.07.2026

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'a yönelik ABD operasyonlarına verdiği askeri destek sonrasında ABD'den gelişmiş yapay zeka çiplerine daha geniş erişim hakkı elde etti.

🔹 ABD Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı düzenlemeyle BAE, askeri kullanım potansiyeli bulunan teknoloji, savunma ekipmanı ve enerji altyapısı ihracatında Avrupa ülkeleri, Güney Kore ve Hindistan ile aynı kategoriye alındı. BAE daha önce Çin ve Yemen'in bulunduğu grupta yer alıyordu.

🔹 Düzenleme, BAE'nin önde gelen yapay zeka şirketi G42'nin en az dokuz ay boyunca Nvidia gibi şirketlerden çipleri lisans almadan satın alabilmesini sağlıyor.

🔹 Microsoft ve OpenAI'nin BAE'de planladığı veri merkezi projelerinde gerekli yapay zeka çiplerinin ihracatına yönelik lisans zorunluluğu da kaldırıldı.

🔹 Sektör analistleri, yeni düzenlemenin BAE için milyarlarca dolarlık ekonomik değer oluşturabileceğini belirtiyor.

🔹 Görüşmelere yakın kaynaklara göre G42, ağırlıklı olarak ABD'li yatırımcıların sahip olacağı bir ABD şirketine dönüşmeyi planlıyor. Şirket, BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoon bin Zayed Al Nahyan tarafından kontrol ediliyor.

🔹 BAE yönetimi, İran savaşının başlamasının ardından Washington nezdinde teknoloji kısıtlamalarının kaldırılması için yeniden girişimlerde bulundu.

🔹 ABD yönetimi, BAE'nin 2020'de Abraham Anlaşmaları'na katılması ve İran'a karşı ABD ile birlikte hareket etmesini güvenilir müttefiklik göstergesi olarak değerlendirdi.

🔹 Beyaz Saray, kararın çıkar çatışması oluşturduğu yönündeki iddiaları reddetti.

🔹 Şeyh Tahnoon, Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminden hemen önce Trump ailesinin kurduğu World Liberty Financial adlı kripto para şirketinin yüzde 49 hissesi için 500 milyon dolarlık yatırım anlaşmasına katıldı. BAE ayrıca ABD'ye 1,4 trilyon dolarlık yatırım taahhüdünde bulundu.

🔹 ABD Kongresi'nde bazı Demokrat üyeler, Trump ailesi ile BAE arasındaki mali ilişkiler nedeniyle kararın çıkar çatışması yaratabileceğini savundu.

🔹 ABD Ticaret Bakanlığı ise kararın, BAE'nin hassas Amerikan teknolojilerinin başka ülkelere aktarılmasını önleme taahhüdüne dayandığını açıkladı.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, son G7 Zirvesi sırasında BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ı övdü ve BAE'nin ABD ile uzun yıllardır güçlü ortaklık yürüttüğünü söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İsrail'in Filistinli tutuklulara yönelik uygulamaları üzerindeki baskı artıyor

Wall Street Journal
15.07.2026

🔹 İsrail'de 7 Ekim 2023'ten sonra güvenlik gerekçesiyle tutulan Filistinlilerin cezaevi koşulları ağırlaştırıldı ve tutuklu sayısı önemli ölçüde arttı.

🔹 İsrail Adalet Bakanlığı denetçileri ile BM kuruluşlarının incelemelerinde bazı tutukluların darp edildiği, yetersiz beslendiği ve sağlık hizmetlerine erişimde sorun yaşadığı yönünde bulgular yer aldı. Bazı otopsilerde fiziksel saldırı, tıbbi ihmal ve yetersiz beslenme belirtileri tespit edildi.

🔹 Serbest bırakılan çok sayıda Filistinli tutuklu, dayak, stres pozisyonlarında tutulma, aç bırakılma ve bazı vakalarda cinsel şiddet yaşadıklarını söyledi.

🔹 İsrail merkezli Physicians for Human Rights Israel, şubat ayından bu yana görüştüğü 59 tutuklunun tamamının yetersiz gıda ve sağlık hizmetinden şikâyet ettiğini açıkladı.

🔹 Hamoked verilerine göre İsrail'in güvenlik suçlamalarıyla tuttuğu Filistinli sayısı savaş öncesindeki yaklaşık 5.200 seviyesinden 9.300'e yükseldi. Kuruluş, tutukluların büyük bölümünün iddianame olmadan tutulduğunu belirtiyor.

Resmî tutum ve yargı kararları

🔹 İsrail hükümeti, 7 Ekim sonrasında yiyecek miktarının azaltılması ve Uluslararası Kızılhaç ziyaretlerinin durdurulması gibi uygulamaların güvenlik ve caydırıcılık amacıyla hayata geçirildiğini açıkladı. Sistematik kötü muamele iddiaları reddedildi.

🔹 İsrail Cezaevi İdaresi, tüm tutukluların yasa çerçevesinde temel hakları ve sağlık hizmetleri gözetilerek tutulduğunu, kötü muamele iddialarının soruşturulduğunu bildirdi.

🔹 İsrail Yüksek Mahkemesi, Kızılhaç ziyaretlerinin engellenmesinin İsrail ve uluslararası hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Mahkeme ayrıca devletin bazı tutukluların temel ihtiyaçlarını karşılamadığına karar verdi.

🔹 Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in cezaevlerinde daha sert uygulamaları savunması ve denetimleri sınırlandırması hem İsrail'de hem uluslararası alanda eleştirilere yol açtı.

Uluslararası tepkiler

🔹 Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Filistinli tutuklulara yönelik şiddet iddialarının İsrail'in uluslararası itibarına zarar verdiğini söyledi.

🔹 BM, mayıs ayında İsrail'i savaş bölgelerinde cinsel şiddet uygulayan ülkeler listesine ekledi. İsrail bu iddiaları reddederek BM Genel Sekreterliği ile ilişkilerini sonlandıracağını açıkladı.

🔹 Physicians for Human Rights Israel, Ekim 2023-Haziran 2026 döneminde İsrail gözetiminde 105 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

🔹 İsrail'de yapılan 2025 tarihli bir ankette Yahudi İsraillilerin yaklaşık yüzde 61'i Gazze'deki tutuklulara kötü muamele iddiaları nedeniyle askerler hakkında soruşturma açılmasına karşı çıktı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

New York, veri merkezlerinin inşasına moratoryum uygulayan ilk eyalet oldu

Washington Post
15.07.2026

🔹 New York, büyük veri merkezlerinin inşasına moratoryum uygulayan ilk ABD eyaleti oldu.

🔹 Vali Kathy Hochul, büyük veri merkezlerine çevre izinlerinin verilmesini en fazla bir yıl süreyle durduran kararnameyi imzaladı.

🔹 Eyalet yönetimi, bu süre içinde elektrik şebekesini, çevreyi ve veri merkezlerinin kurulacağı yerel toplulukları koruyacak yeni kurallar hazırlamayı hedefliyor.

🔹 Kathy Hochul, veri merkezlerinin elektrik faturalarını artırabileceğini, doğal kaynakları tüketebileceğini ve eyalet genelinde belirsizlik yaratabileceğini belirterek daha sıkı ulusal standartlar oluşturmayı amaçladıklarını açıkladı.

🔹 Kararın kısa vadeli etkisi sınırlı olabilir. New York'ta Virginia ve Teksas gibi eyaletlere kıyasla daha az veri merkezi bulunuyor.

🔹 Buna karşın eyalette planlanan bazı veri merkezi projeleri yerel halkın tepkisine yol açmıştı ve karar, yapay zeka sektörüne yönelik siyasi yaklaşımda önemli bir değişim olarak değerlendiriliyor.

🔹 Son kamuoyu araştırmaları, ABD'lilerin kendi bölgelerinde veri merkezi yerine nükleer santral kurulmasına daha sıcak baktığını gösteriyor.

🔹 Daha önce teknoloji şirketlerinin okul yatırımları ve altyapı projeleri gibi teşvikleri yerel yönetimleri ikna etmeye yardımcı olurken, birçok bölgede bu teşviklerin etkisi azaldı.

🔹 Kathy Hochul, veri merkezlerine tanınan satış vergisi muafiyetlerinin de kaldırılması çağrısında bulundu.

🔹 Veri merkezleri yüksek miktarda elektrik tüketiyor. ABD elektrik şebekesinde yeni veri merkezi projelerini karşılayabilecek kapasitenin hızla azaldığı belirtiliyor.

🔹 Teknoloji şirketleri ve Beyaz Saray, veri merkezi yatırımlarının yavaşlatılmasının yapay zeka alanında ABD'nin uluslararası rekabet gücünü zayıflatabileceğini savunuyor.

🔹 ABD genelinde çok sayıda yerel yönetim veri merkezlerine yönelik kendi yasaklarını kabul etti. Maine Valisi Janet Mills ise eyalet genelinde benzer bir moratoryumu nisan ayında veto etmişti.

🔹 New York'taki moratoryum, en az 50 megavat elektrik tüketen veri merkezlerini kapsıyor.

🔹 Cleanview verilerine göre New York'ta planlanan 25 veri merkezi projesi bulunuyor. Ithaca yakınlarında planlanan 300 megavatlık tesis de yerel muhalefetle karşı karşıya.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Temsilciler Meclisi, yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesini öngören Trump planını kabul etti

Washington Post
15.07.2026

🔹 ABD Temsilciler Meclisi, saatlerin yılda iki kez ileri ve geri alınmasına son verecek Sunshine Protection Act tasarısını 308'e karşı 117 oyla kabul etti.

🔹 Tasarının yürürlüğe girebilmesi için Senato tarafından da onaylanması gerekiyor. Senato'daki geleceği ise belirsizliğini koruyor.

🔹 Düzenleme, ABD'nin büyük bölümünde yıl boyunca kalıcı yaz saati uygulamasına geçilmesini öngörüyor. Hâlihazırda yıl boyunca standart saat kullanan bölgeler uygulamadan muaf tutulacak.

🔹 Tasarı yürürlüğe girerse kış aylarında gün doğumu daha geç, gün batımı ise yaklaşık bir saat daha geç gerçekleşecek.

🔹 Tasarıyı destekleyen milletvekilleri, akşam saatlerinde daha fazla gün ışığının açık hava faaliyetlerini artıracağını, işe ve okuldan dönüşlerde güvenliği destekleyeceğini savunuyor.

🔹 Düzenleme, isteyen eyaletlere yürürlüğe girmeden önce kalıcı standart saatte kalma seçeneği tanıyor.

🔹 Beyaz Saray, düzenlemenin iki partinin desteğini alan sağduyulu bir reform olduğunu ve insanların en aktif olduğu akşam saatlerinde daha fazla gün ışığı sağlayacağını açıkladı.

🔹 Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi ve diğer sağlık kuruluşları, kalıcı yaz saati uygulamasının insanın doğal biyolojik ritmiyle uyumlu olmadığını, kalıcı standart saatin sağlık açısından daha uygun olduğunu belirtiyor.

🔹 Bazı Kongre üyeleri, ülkenin orta kesimlerinde kış aylarında gün doğumunun sabah 09.00'dan sonraya kayabileceğini belirterek tasarıya karşı çıkıyor.

🔹 Kongre, 1970'lerin başında kalıcı yaz saati uygulamasını yürürlüğe koymuş ancak özellikle çocukların karanlıkta okula gitmesi nedeniyle gelen tepkiler üzerine uygulama bir yıldan kısa sürede kaldırılmıştı.

🔹 Donald Trump, saatlerin yılda iki kez değiştirilmesini uzun süredir gereksiz bulduğunu belirtiyor ve kalıcı yaz saati uygulamasını destekliyor.

🔹 2025 yılında yapılan AP-NORC araştırmasına göre Amerikalıların yalnızca yüzde 12'si mevcut saat değişikliği sistemini destekliyor. Katılımcıların yüzde 56'sı kalıcı yaz saatini, yüzde 42'si ise kalıcı standart saati tercih ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Güney Koreli şirket, ticaret soruşturması sürerken Trump’a 2 milyon dolar ödeme yaptı

Washington Post
15.07.2026

🔹 Donald Trump'ın holding şirketi, 2025 mali beyanına göre Güney Koreli Base Co. LTD'den 2 milyon dolar tutarında "niyet mektubu" ve "iade edilmeyen geliştirme ücreti" ödemesi aldı.

🔹 Base Group, Çin alüminyumuna uygulanan vergilerin aşılmasına yardımcı olmakla suçlanan Korea Aluminium'un önemli hissedarları arasında yer alıyor.

🔹 Korea Aluminium, Trump ailesinin şirketiyle uzun yıllardır ticari ilişki yürütüyor ve Güney Kore'de Trump markalı şarapların satışını gerçekleştiriyor.

🔹 Beyaz Saray, Ticaret Bakanlığı soruşturmasının yasal çerçevede yürütülen şeffaf ve yarı yargısal bir süreç olduğunu belirterek ödemenin çıkar çatışması oluşturduğu iddialarını reddetti.

🔹 Beyaz Saray, Trump'ın tüm varlıklarının bağımsız üçüncü taraf finans kuruluşları tarafından yönetilen hesaplarda tutulduğunu ve yönetimin kararlarının yalnızca ABD'nin çıkarları doğrultusunda alındığını açıkladı.

🔹 ABD Ticaret Bakanlığı, Korea Aluminium'un ihracatına yüzde 105 oranında gümrük vergisi uygulanmasını öngören ön kararını yayımladı. Bu oran mevcut verginin yaklaşık dört katına ulaşıyor.

🔹 Trump Organization, Ticaret Bakanlığı, Base ve Korea Aluminium konuya ilişkin yorum yapmadı. Trump Organization, ödemenin henüz duyurulmayan bir golf sahası projesi kapsamında yapıldığını belirtti.

🔹 Trump veya ailesinin Base ya da Korea Aluminium lehine soruşturmaya müdahale ettiğine dair kamuoyuna yansıyan bir kanıt bulunmuyor.

🔹 Trump, görevdeyken kripto para ve gayrimenkul yatırımlarını elinde tutmaya devam etti. 2025 yılı geliri büyük ölçüde kripto para girişimlerinden kaynaklanmak üzere 2,2 milyar doların üzerine çıktı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran, ABD deniz ablukasını aşmak için gölge tanker filosunu hazırlıyor

CNN
15.07.2026

🔹 İran, ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlatmasından hemen önce Hürmüz Boğazı'nda ablukayı aşabilecek gemileri hazırlamaya başladı.

🔹 Deniz güvenliği şirketi Windward Intelligence'a göre Hürmüz Boğazı'nda faaliyet gösteren 23 İran bağlantılı gemi sahte bayrak kullanıyor, takip cihazlarını kapatıyor veya kimlik bilgilerini değiştirerek "gölge filo" yöntemiyle faaliyet gösteriyor.

🔹 İran, yıllardır ABD yaptırımlarını paravan şirketler, gizli petrol transferleri ve karmaşık finansal ağlar kullanarak aşmaya çalışıyor. Gölge filo gemileri de kimliklerini gizleyerek petrolün büyük bölümünü Çin'e ulaştırıyor.

🔹 Takip edilen İran tankerlerinden biri, petrolü İran'ın Harg Adası'ndan yükledikten sonra Irak'taki Basra Petrol Terminali üzerinden dolaşarak Çin'e yöneldi. Bu yöntem, petrolün İran kaynaklı olduğunu gizlemek amacıyla kullanılıyor.

🔹 Windward'ın belirlediği 23 geminin 10'u yük taşıyor, 13'ü ise boş durumda bulunuyor.

🔹 TankerTrackers verilerine göre İran, daha önceki mutabakat döneminde yaptırımlar gevşetilmiş olmasına rağmen Haziran ayında yaklaşık 50 milyon varil, geçen hafta ise tek bir günde yaklaşık 10 milyon varil ham petrol ihraç etti.

🔹 Ateşkes döneminde Hürmüz Boğazı'ndan çıkan ve yeniden yaptırım kapsamına alınan yedi süper tanker, Hint Okyanusu'nda petrol yüklü halde alıcı bekliyor.

🔹 Nisan ortasından Haziran ortasına kadar uygulanan ilk ABD deniz ablukası İran'ın ihracatını önemli ölçüde azalttı ancak tamamen durduramadı.

🔹 ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne göre İran devlet gelirlerinin yaklaşık yarısını petrol satışlarından elde ediyor ve İran petrolünün yaklaşık yüzde 80'i Çin tarafından ithal ediliyor.

🔹 Eski IMF yöneticisi Adnan Mazarei'ye göre ilk abluka İran'daki yüksek enflasyonu daha da artırdı. Son 12 aylık ortalama enflasyon yüzde 50 seviyesine ulaşırken, ablukanın başladığı Nisan ayında daha da yükseldi. Gıda enflasyonu ise yüzde 100'ün üzerine çıktı.

🔹 İran dış ticaretinin yaklaşık yüzde 90'ı Basra Körfezi üzerinden gerçekleştiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, İran müzakerelere dönmezse köprüleri ve enerji santrallerini vurmakla tehdit etti

BBC
15.07.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın müzakerelere dönmemesi halinde gelecek hafta ülkenin köprülerini ve enerji santrallerini hedef alacaklarını açıkladı.

🔹 Trump, ABD ile İran'ın dördüncü gününe giren karşılıklı saldırıları sırasında yaptığı açıklamada, "Masaya oturmazlarsa hiçbir şeyleri kalmayacak" dedi.

🔹 Trump, enerji tesislerini de hedef alacaklarını belirterek, İranlı yetkililere ABD'li müzakereciler aracılığıyla anlaşma çağrısı iletildiğini söyledi.

🔹 Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen yüklerden alınmasını planladığı yüzde 20'lik geçiş ücretinden vazgeçtiğini açıkladı ve bunun yerine Körfez ülkeleriyle büyük ticaret ve yatırım anlaşmaları yapılacağını duyurdu.

🔹 ABD, İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden yürürlüğe koydu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini azaltmak amacıyla İran'a yeni hava saldırıları başlatıldığını açıkladı.

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'ın son günlerde yedi ticari gemiyi hedef aldığını, saldırılarda yaklaşık 12 sivil mürettebatın öldüğünü, kaybolduğunu veya yaralandığını bildirdi.

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri, İran seyir füzelerinin iki BAE tankerini vurduğunu, bir Hintli mürettebatın hayatını kaybettiğini ve sekiz kişinin yaralandığını açıkladı.

🔹 İran Devrim Muhafızları, iki tankerin uyarıları dikkate almadığını, seyir sistemlerini kapattığını ve mayınlı rotadan geçmeye çalıştığını belirterek saldırıları doğruladı.

🔹 İran, ABD askeri tesislerini hedef aldığını açıkladı. Kuveyt ordusu İran'a ait saldırı dronlarını engellediğini bildirirken, Bahreyn hava saldırısı sirenlerini devreye soktu.

🔹 İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD'nin deniz ablukasını yeniden başlatmasının daha önce varılan ateşkes mutabakatını fiilen ortadan kaldırdığını söyledi.

🔹 Garibabadi, ABD'nin askeri baskı ve ekonomik abluka ile İran'ı müzakereye zorlayabileceğini düşünmesinin hata olduğunu ifade etti.

🔹 Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği son iki ayın en düşük seviyesine gerilerken, artan gerilim nedeniyle Brent petrol fiyatları yükseldi.

← Ana sayfaya dön