← Ana sayfaya dön

Donald Trump’ın İran’la savaşa dönüşü net bir zafer yolu sunmuyor

Financial Times
15.07.2026

🔹 Donald Trump, geçen ay ABD-İran ateşkesinin uzatılmasını ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını memnuniyetle karşılarken, bu hafta İran'a yönelik neredeyse her gün düzenlenen hava saldırılarını sürdürdü.

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı ve İran kıyılarındaki füze, insansız hava aracı, deniz ve kıyı savunma hedeflerine yönelik yedinci saldırı dalgasını tamamladığını açıkladı.

🔹 Trump yönetimi, İran'ı askeri baskıyla yeniden müzakereye zorlamayı hedefliyor ancak çatışmanın ekonomik, siyasi ve diplomatik maliyetlerinin nasıl sınırlandırılacağı belirsizliğini koruyor.

🔹 Uzmanlar, yalnızca hava saldırılarının ABD'nin stratejik hedeflerine ulaşması için yeterli görünmediğini, mevcut yaklaşımın çatışmayı sona erdirmek yerine uzatabileceğini değerlendiriyor.

🔹 ABD'nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma stratejisi de şimdiye kadar beklenen sonucu vermedi.

🔹 Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden %20 ücret alma planını Körfez ülkelerinin itirazlarının ardından kısa süre içinde geri çekti ve bu planın yerine Körfez ülkelerinden ABD'ye yapılacak yatırımların geçeceğini açıkladı.

🔹 Demokratlar, bu geri adımın İran'a yönelik baskı stratejisinde belirsizlik bulunduğunu savundu.

🔹 İran'ın ABD müttefiklerine, üslerine veya askeri varlıklarına yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde çatışmanın daha da tırmanabileceği uyarıları yapılıyor.

🔹 Çatışmanın devam etmesi, ABD'nin hava savunma mühimmatını tüketme, askeri ekipman üzerindeki yükü artırma ve kuvvetlerin diğer bölgelere yönlendirilmesini geciktirme riski taşıyor.

🔹 Uzmanlar, ABD'nin başlangıçta İran'ın nükleer programı, balistik füze kapasitesi ve bölgedeki vekil güçlerini hedef alan savaş amaçlarının yerini giderek Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması hedefine bıraktığını belirtiyor.

🔹 Cumhuriyetçi Parti içindeki İran karşıtı isimler, Trump'ın İran'a yeniden askeri baskı uygulamasına destek verirken, özellikle ara seçim bölgelerini temsil eden bazı Cumhuriyetçi üyeler savaşın uzamasından endişe duyuyor.

🔹 ABD'de enflasyon son dönemde petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle gerilerken, çatışmaların yeniden başlamasıyla Brent petrolü bir hafta içinde yaklaşık %15 yükseldi.

🔹 Petrol fiyatlarındaki yükselişin ABD'de akaryakıt fiyatlarını yeniden artırabileceği ve bunun Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde siyasi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

BYD, ABD pazarı olmadan da Toyota’yı geçebileceğini söylüyor

Financial Times
15.07.2026

🔹 BYD Uluslararası Operasyonlar Başkanı Stella Li, şirketin ABD pazarına girmeden de satış adedi bakımından dünyanın en büyük otomobil üreticisi olarak Toyota'yı geride bırakabileceğini söyledi.

🔹 BYD Kurucusu ve CEO'su Wang Chuanfu, şirketin beş yıl içinde Toyota'yı geçerek dünyanın en büyük otomobil üreticisi olmasını hedeflediğini açıkladı.

🔹 Stella Li, bu hedefe organik büyümeyle ulaşabileceklerini ve bu amaçla herhangi bir şirket satın alımına ihtiyaç duymadıklarını belirtti.

🔹 BYD geçen yıl 4,5 milyon araç satarken Toyota'nın satışları 10,5 milyon seviyesinde gerçekleşti.

🔹 ABD'nin Çin üretimi elektrikli araçlara uyguladığı yüksek gümrük vergileri ve Çin yazılımlarına yönelik kısıtlamalar nedeniyle BYD ABD'de binek otomobil satamıyor. Şirket Kaliforniya'daki tesisinde ağır ticari kamyon üretmeye devam ediyor.

🔹 Çin'deki yoğun rekabet ve elektrikli araç teşviklerinin azaltılması BYD'nin iç pazardaki satışlarını baskıladı. Şirketin yılın ilk yarısındaki toplam satışları %16 geriledi.

🔹 Avrupa, daha yüksek kâr marjları nedeniyle BYD'nin en önemli büyüme pazarlarından biri olarak öne çıkıyor.

🔹 BYD'nin Avrupa otomobil pazarındaki payı Mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre iki katın üzerine çıkarak %2,8'e yükseldi. Şirket Ford, Tesla ve Nissan'ı geride bıraktı.

🔹 BYD, fiyat avantajı ve teknolojik üstünlüğüyle Avrupa'daki yerleşik üreticiler üzerinde maliyet düşürme ve Çinli üreticilerle iş birliği yapma baskısı oluşturdu.

🔹 Çin'in otomobil ihracatı Haziran ayında ilk kez aylık 1 milyon adedi aşarak rekor kırdı.

🔹 BYD'nin Avrupa'da bir otomobil üreticisini satın alma planına sıcak bakmadığı belirtilirken, şirket yatırımlarını Denza premium markasına yönlendirdi.

🔹 Geçen yıl Renault'nun, BYD'nin şirkete ortak olma girişimini reddettiği belirtildi.

🔹 BYD, Denza markasıyla Porsche 911 gibi premium modellerle rekabet etmeyi hedefliyor. Şirket geçen hafta İngiltere başlangıç fiyatı 142.900 sterlin olan elektrikli Z süper otomobilini tanıttı.

🔹 BYD, 2027 yılına kadar Avrupa genelinde yaklaşık 2 milyar avroluk yatırımla 3.000 hızlı şarj istasyonu kurmayı planlıyor.

🔹 Şirket, yeni hızlı şarj teknolojisinin Denza modellerinin beş dakikada %70 şarj olmasını sağlayacağını açıkladı.

🔹 Stella Li, uygun bir fırsat ortaya çıkması halinde Avrupa'daki bir premium otomobil markasını satın almaya açık olduklarını, ancak şu anda belirli bir hedef şirket bulunmadığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, Körfez ülkelerinin baskısının ardından Hürmüz Boğazı kargo ücretinden vazgeçti

Bloomberg
15.07.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen yük gemilerine uygulanmasını planladığı %20'lik geçiş ücretini Körfez ülkelerinin itirazlarının ardından geri çekti.

🔹 Trump, beklenen gelirin yerine Körfez ülkelerinden ABD'ye yapılacak doğrudan yatırım taahhütlerinin geçeceğini açıkladı. Hangi ülkelerin katılacağını ve yatırım tutarını açıklamadı.

🔹 Trump, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri temsilcileriyle görüştüğünü ve bu ülkelerin ücret uygulamasından vazgeçilmesini istediğini söyledi.

🔹 ABD, ücret planını geri çekmesine rağmen İran limanlarına ve kıyı bölgelerine yönelik deniz ablukasını yeniden başlattı.

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı çevresi ile İran kıyılarındaki onlarca hedefe yedi saat süren hava saldırıları düzenlediğini ve saldırıların İran'ın ticari gemilere yönelik tehdit kapasitesini azaltmayı amaçladığını açıkladı.

🔹 Trump'ın aynı gün İran'a yönelik askeri operasyonların kapsamını genişletmeyi ulusal güvenlik ekibiyle değerlendirdiği belirtildi.

🔹 Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde küresel petrol sevkiyatının yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyordu.

🔹 Trump, Fox News'e verdiği röportajda İran'ın müzakerelere dönmemesi halinde gelecek hafta köprüler ve elektrik santrallerinin hedef alınabileceğini söyledi.

🔹 Brent petrol fiyatı son iki günde %11 yükseldikten sonra varil başına 86 dolara yaklaşmayı sürdürdü.

🔹 İran devlet medyası, İran güçlerinin Kuveyt'teki ABD lojistik tesislerini hedef aldığını bildirdi.

🔹 Bahreyn hava saldırısı sirenlerini devreye sokarken, Kuveyt silahlı kuvvetleri hava savunma sistemlerinin düşman insansız hava araçlarına karşı devreye girdiğini açıkladı.

🔹 Kuveyt, savaş boyunca askeri üsleri, petrol tesisleri, havalimanı ve kritik altyapısının İran saldırılarının hedefi olduğunu bildirdi.

🔹 Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı'nda geçiş ücreti uygulanmasının diğer ülkelerin de stratejik su yollarında benzer uygulamalara yönelmesine neden olabileceği uyarısında bulundu.

🔹 Planın uygulanması halinde tam yüklü bir süper tankerin yaklaşık 30 milyon dolar ek maliyetle karşılaşacağı hesaplanıyordu.

🔹 Analizlere göre söz konusu ücret ABD'de benzin fiyatlarını galon başına yaklaşık 37 sent artırabilecek ve enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabilecekti.

🔹 Trump'ın geçiş ücreti planını geri çekmesine rağmen, Hürmüz Boğazı'ndaki ABD deniz operasyonlarının maliyetinin karşılanmasına yönelik benzer önerileri gelecekte yeniden gündeme getirebileceği belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Japonya'da “ölüm yaşanmış evlere” ilgi artıyor

Economist
15.07.2026

🔹 Japonya'da geçmişte cinayet, intihar veya yalnız ölüm gibi olayların yaşandığı konutlar "jiko bukken" olarak adlandırılıyor.

🔹 Bu tür evler, önceki olayın niteliğine bağlı olarak piyasa fiyatının yaklaşık %10 ila %50 altında satılıyor veya kiralanıyor.

🔹 Ülkede bu evlerin konumlarını ve yaşanan olayları gösteren özel internet siteleri faaliyet gösteriyor ve geniş ilgi görüyor.

🔹 2024 yılında yapılan bir araştırmaya göre Japonların yaklaşık üçte biri ruhlara inandığını belirtti.

🔹 Bazı şirketler, bu evlerde doğaüstü faaliyet olup olmadığını termal kameralar ve çeşitli cihazlarla inceleyerek "perili değildir" belgesi düzenliyor. Budist rahipler de bazı evlerde arındırma ritüelleri gerçekleştiriyor.

🔹 Japonya'da nüfusun yaşlanması nedeniyle yalnız ölümler artıyor. Hükümet 2025 yılında en az sekiz gün boyunca fark edilmeyen 20 binden fazla yalnız ölüm vakası kaydetti.

🔹 2021'de yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında, ağır istisnalar dışında ev sahiplerinin yalnız ölüm vakalarını yeni kiracılara bildirme zorunluluğu kaldırıldı.

🔹 Düzenleme, yaşlı kişilerin konut kiralamasını kolaylaştırmayı ve ev sahiplerinin yalnız ölüm endişesi nedeniyle kiralama yapmaktan kaçınmasını azaltmayı amaçlıyor.

🔹 Artan konut maliyetleri nedeniyle daha fazla kiracı bu tür evleri ekonomik açıdan değerlendirmeye başladı.

🔹 Mart ayında Tokyo merkezindeki stüdyo daire kiraları geçen yılın aynı dönemine göre %13 arttı ve art arda 22. ayda rekor seviyeye ulaştı.

🔹 Son araştırmalara göre Japonların çoğunluğu uygun fiyat avantajı nedeniyle geçmişte ölüm yaşanmış bir evde yaşamayı değerlendirebileceğini belirtiyor.

🔹 Bu tür konutlar yatırımcıların da ilgisini çekiyor. Mevzuata göre bir ölüm olayının üzerinden üç yıl geçtikten sonra satış sırasında bu bilginin açıklanması zorunlu olmuyor ve indirimli alınan konutlar daha sonra piyasa fiyatına satılabiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yatırım gurularının gözden kaçırdığı noktalar

Economist
15.07.2026

🔹 Finansal tavsiyeler, acil durum fonu oluşturma, düzenli tasarruf yapma, uzun vadeli yatırım ve dolandırıcılıktan kaçınma gibi temel konularda büyük ölçüde ortak öneriler sunuyor.

🔹 Ancak ülkelere göre öne çıkan finansal tavsiyeler, toplumların tasarruf ve yatırım alışkanlıklarını da yansıtıyor.

🔹 ABD'de kişisel finans uzmanı Dave Ramsey, özellikle borçların hızla kapatılmasını savunuyor. Ramsey, düşük faizli konut kredilerinin dahi mümkün olduğunca erken ödenmesini öneriyor.

🔹 ABD'de hane halkının yüksek borçlanma eğilimi bu yaklaşımı destekliyor. 2026'nın ilk çeyreğinde kredi kartı borçlarının %13'ü 90 günden fazla gecikmeye düştü ve bu oran 2010'dan bu yana en yüksek seviyelere yaklaştı.

🔹 İngiltere'de kişisel finans uzmanı Martin Lewis, harcamaları azaltma, kampanyalardan yararlanma ve banka ile hizmet sağlayıcılarını değiştirme gibi tasarruf yöntemlerine odaklanıyor.

🔹 İngiltere'de hisse senedi yatırımlarının düşük seviyede olması nedeniyle Lewis son dönemde vergi avantajı sağlayan bireysel hisse yatırım hesaplarını daha fazla gündeme taşımaya başladı.

🔹 İngiliz hane halkının finansal varlıklarının yalnızca %13'ü hisse senetlerinden oluşuyor. ABD'de ise bu oran %44 seviyesinde bulunuyor.

🔹 Hindistan ve Güney Kore'deki finans içerik üreticileri daha çok bireysel hisseler, halka arzlar, sektörler ve kısa vadeli piyasa hareketlerine yönelik içerikler paylaşıyor.

🔹 Hindistan'da geçen mali yılda yaklaşık 8,5 milyon yatırımcı hisse senedi türev ürünlerinde işlem yaptı. Sekiz yıl önce bu sayı 1 milyonun altındaydı.

🔹 Hindistan'daki düzenleyici kurumların araştırmasına göre bireysel türev yatırımcılarının yaklaşık %90'ı uzun süre boyunca zarar etti.

🔹 Güney Kore'de bireysel yatırımcılar son dönemde borsadaki yükselişe yoğun şekilde katıldı. Nisan-Haziran döneminde hisse yatırımları için kullanılan krediler 40,5 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı.

🔹 Yarı iletken hisselerindeki dalgalanmanın artması, borçla yatırım yapan çok sayıda bireysel yatırımcının zarar riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açtı.

🔹 Sürekli alım satım yapmak ve kaldıraçlı işlemlere yönelmek, uzun vadeli yatırım ve bileşik getirinin sağladığı avantajları azaltabiliyor.

🔹 Farklı ülkelerde finansal tavsiyeler değişse de uzun vadeli tasarruf, düzenli yatırım ve aşırı riskten kaçınma gibi temel yatırım ilkelerinin evrensel önemini koruduğu belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Şehirler gece hayatını yeniden şekillendiriyor

Economist
15.07.2026

🔹 ABD'de Boston'dan Philadelphia'ya kadar yaklaşık bir düzine şehir, gece ekonomisini geliştirmek amacıyla "gece hayatı sorumlusu" görevlendirdi.

🔹 Bu görevliler, eğlence sektörünü desteklerken gürültü, güvenlik ve mahalle sakinlerinin şikâyetleri arasında denge kurmaya çalışıyor.

🔹 Boston, ilk kez bir gece ekonomisi direktörü atayarak gece hayatı ile yerel halk arasındaki sorunları çözmeye yönelik yeni bir yönetim modeli uygulamaya başladı.

🔹 Geçmişte birçok şehir, barlar, müzik mekânları ve dans salonlarını ağırlıklı olarak sıkı düzenlemeler ve denetimlerle yönetirken, yeni yaklaşım gece ekonomisinin büyümesini teşvik etmeyi hedefliyor.

🔹 New York'ta dans etmek için özel ruhsat zorunluluğu getiren 1926 tarihli Cabaret Yasası 2017'de yürürlükten kaldırıldı. Ardından kentin ilk gece hayatı sorumlusu göreve başladı.

🔹 New York'ta yeni sistem kapsamında gürültü şikâyetlerinde polis müdahalesi yerine işletmeler ile mahalle sakinleri arasında uzlaşma mekanizmaları oluşturuldu.

🔹 Kent yönetimi ayrıca bar, restoran ve eğlence işletmelerinin ruhsat ve izin süreçlerinde destek sağlamaya başladı.

🔹 New York'un gece ekonomisinin yıllık yaklaşık 35 milyar dolar ekonomik değer ürettiği belirtiliyor.

🔹 Boston'da içki ruhsatı sayısının piyasa talebinin altında kalması nedeniyle 2024 yılında 225 yeni ruhsat oluşturuldu. Bu artış, içki yasağının sona ermesinden bu yana kentteki en büyük ruhsat genişlemesi oldu.

🔹 San Francisco, belirli eğlence bölgelerinde sokak ve kaldırımlarda alkol tüketimine izin veren uygulamalar başlattı.

🔹 Boston ve çevresindeki bazı belediyeler de Dünya Kupası kapsamında benzer uygulamalara geçerken, bazı ev sahibi şehirler barların çalışma saatlerini geçici olarak uzattı.

🔹 Austin'de yeni konut projelerinin, mevcut müzik mekânlarından kaynaklanan ses sorunlarına karşı gerekli yalıtımı sağlaması zorunlu hale getirildi.

🔹 New York eyaletindeki Syracuse kenti de gece hayatı koordinatörü görevlendirmeye hazırlanıyor. Kent yönetimi gece ekonomisinin turizm, ulaşım, temizlik, güvenlik ve vergi gelirlerine katkı sağlayacağını değerlendiriyor.

🔹 Uzaktan çalışmanın şehir merkezlerini daha sakin hale getirmesi nedeniyle birçok kent, gece ekonomisini ticari faaliyetleri canlandırmanın ve insanların yüz yüze sosyalleşmesini artırmanın bir yolu olarak görüyor.

🔹 ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre 18-30 yaş grubunun günlük sosyalleşme süresi 2003-2023 döneminde %38 azaldı.

🔹 Boston yönetimi, gece hayatını desteklemek amacıyla toplu taşıma hizmetlerinin gece daha geç saatlere kadar sürmesini sağlamayı da hedefliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin'in açık kaynak yapay zekâsı ne zaman bir tuzağa dönüşüyor?

Economist
15.07.2026

🔹 Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 17 Temmuz'da Şanghay'da düzenlenecek Dünya Yapay Zekâ Konferansı'nda yapay zekâ alanında uluslararası iş birliği ve ortak yönetişim çağrısı yapması bekleniyor.

🔹 Çin, açık kaynak veya açık ağırlıklı büyük dil modellerini "insanlığın ortak varlığı" olarak tanımlıyor ve özellikle gelişmekte olan ülkelere ekonomik kalkınma için erişilebilir yapay zekâ sunduğunu savunuyor.

🔹 Pekin, yapay zekâ kurallarının farklı siyasi sistemlere ve devletlerin egemenlik haklarına saygı göstermesi gerektiğini savunurken, Batılı ülkelerin liberal değerleri teknolojiye yerleştirme yaklaşımını eleştiriyor.

🔹 ABD yönetiminin son dönemde ulusal güvenlik gerekçesiyle bazı yapay zekâ teknolojilerine erişimi sınırlandırması, birçok ülkede ABD teknolojilerine bağımlılığı azaltma arayışını hızlandırdı.

🔹 Çin'de yürürlükteki düzenlemeler yapay zekâ şirketlerinin ulusal güvenliği, toplumsal istikrarı ve temel sosyalist değerleri desteklemesini zorunlu kılıyor.

🔹 Çinli düzenleyici kurumlar büyük dil modellerini siyasi uyumluluk açısından test ediyor. Yapay zekâ sistemlerinin Tayvan gibi siyasi konularda resmi devlet söylemini tekrar ettiği belirtiliyor.

🔹 Çin, yapay zekâ alanında yalnızca modeller değil; çipler, veri merkezleri, soğutma sistemleri, elektrik şebekeleri ve yenilenebilir enerji altyapısını kapsayan geniş bir teknoloji ekosistemi oluşturmayı hedefliyor.

🔹 Çinli şirketler, ABD'nin kapalı ve ücretli modellerine alternatif olarak daha düşük maliyetli açık kaynak modeller sunarak küresel kullanıcıları çekmeye çalışıyor.

🔹 Çin yönetimi, düşük maliyetli açık kaynak araçlarının ülke içinde yapay zekâ uygulamalarını hızlandırarak verimlilik artışı ve tüketim büyümesini desteklemesini amaçlıyor.

🔹 Pekin son dönemde açık kaynak yaklaşımını yeniden değerlendirmeye başladı. Yetkililer, yabancı şirketlerin teknoloji sırlarına erişmesinden endişe duyuyor.

🔹 Çin, nisan ayında Meta'nın yapay zekâ girişimi Manus'u satın alma işlemini iptal ettirdi ve daha sonra sınır ötesi yapay zekâ anlaşmalarına yönelik kuralları sıkılaştırdı.

🔹 Temmuz ayında Çinli düzenleyicilerin, yabancı kullanıcıların en gelişmiş Çin yapay zekâ modellerine erişimini sınırlandırabilecek yeni düzenlemeleri değerlendirdiği bildirildi.

🔹 Yapay zekâ modellerinin askeri, siber güvenlik ve biyogüvenlik alanlarında oluşturabileceği riskler de Çin'in daha sıkı kontrol arayışını güçlendiriyor.

🔹 ABD yönetiminin Çin yapay zekâ modellerinin kullanımına yeni kısıtlamalar getirmeyi değerlendirdiğine yönelik iddialar, iki ülke arasındaki teknolojik rekabeti daha da artırıyor.

🔹 Çin'in düşük maliyetli açık kaynak yapay zekâ stratejisinin küresel kullanıcıları Çin dijital altyapısına yönlendirmeyi hedeflediği, ancak ulusal güvenlik veya siyasi çıkarlarla çelişmesi halinde Pekin'in açıklık yerine kontrolü tercih edeceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için iyi bir seçeneği bulunmuyor

Economist
15.07.2026

🔹 ABD ile İran arasında geçen ay imzalanan ön anlaşmaya rağmen çatışmalar yeniden başladı ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği büyük ölçüde durdu.

🔹 13 Temmuz'da İran füzeleri Hürmüz'den geçen iki BAE tankerini vurdu. Saldırıda bir denizci hayatını kaybetti. ABD bunun ardından İran'daki askeri hedeflere saldırı düzenledi, İran ise füze ve İHA'larla bazı Arap ülkelerini hedef aldı.

🔹 Taraflar saldırıları sınırlı tutmaya çalışsa da ön anlaşmanın önemli bölümleri fiilen uygulanamaz hale geldi.

🔹 ABD, İran'ın petrol satışına izin veren yaptırım muafiyetini kaldırdı ve İran gemilerine yönelik deniz ablukasını yeniden başlattı.

🔹 Anlaşmanın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilerin güvenli geçişine ilişkin maddesi taraflar arasında farklı yorumlanıyor. ABD, İran'ın mayınları temizleyerek boğazı açmasını beklerken, İran bu maddenin gemi trafiğini yönetme hakkı da verdiğini savunuyor.

🔹 ABD donanması haftalardır tankerleri Umman açıklarındaki güney rotasından geçiriyor. İran ise bu rotanın kapalı olduğunu ilan ederek kendi kontrolünü korumaya çalışıyor.

🔹 Gemi sahiplerinin güvenlik endişeleri nedeniyle Hürmüz'den geçen tanker sayısı keskin şekilde düştü. 12 Temmuz'da boğazdan yalnızca 11 gemi geçti. Bir hafta önce bu sayı 36 idi.

🔹 Brent petrol fiyatı 6 Temmuz'dan bu yana yaklaşık %20 artarak varil başına 87 dolara yükseldi.

🔹 ABD'nin İran askeri hedeflerine yönelik yüzlerce saldırısı İran'ın tutumunu değiştirmedi. İran uzun menzilli füze ve insansız hava araçları sayesinde kıyı tesisleri zarar görse bile gemileri hedef almaya devam edebiliyor.

🔹 İran'ın enerji altyapısına yönelik daha kapsamlı saldırılar Körfez ülkelerine misilleme riskini artırırken, ABD açısından kara harekâtı seçeneği uygulanabilir görülmüyor.

🔹 ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlatması tarafları nisan-haziran dönemindeki ekonomik baskı sürecine geri döndürdü. İran'ın bu kez daha sert karşılık verme ihtimali bulunuyor.

🔹 Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için uluslararası destek arayışları sınırlı kaldı. İngiltere ve Fransa mayın temizliği konusunda çalışmaya hazır olduklarını belirtirken, Almanya karar almadı, Japonya tutumunu netleştirmedi ve Körfez ülkeleri İran'ın misillemesinden çekiniyor.

🔹 Çin, İran'a Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması çağrısı yaptı ancak bunun dışında somut bir adım atmadı.

🔹 İran, yaptırımların geri dönmesi ve deniz ablukasının yeniden başlamasıyla ön anlaşmadan elde ettiği ekonomik kazanımların büyük bölümünü kaybetti.

🔹 İran'ın anlaşma döneminde ihraç ettiği petrolün önemli bir bölümü alıcı bulamazken, Çinli rafineriler daha düşük fiyatlı Arap petrolüne yöneldi.

🔹 Tarafların askeri yöntemlerle hedeflerine ulaşmasının zor olduğu, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ekonomik kazanımların sağlanması için müzakere seçeneğinin önemini koruduğu belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD ve İran savaşın sona ermesi için daralan seçeneklerle karşı karşıya

Wall Street Journal
15.07.2026

🔹 ABD ile İran, Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden başlayan çatışmalar sürerken savaş hedeflerine ulaşmak için daralan seçeneklerle karşı karşıya bulunuyor.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, çatışmanın kasım ayındaki ara seçimlerden ve petrol fiyatlarının yeniden sert yükselmesinden önce sona ermesini istiyor.

🔹 İran ise yeniden uygulanan ABD deniz ablukasının ekonomisini ağır şekilde etkilemesinden önce ABD'ye karşı dayanmayı ve daha geniş çaplı ABD-İsrail saldırılarını tetiklememeyi hedefliyor.

🔹 Taraflar, karşı tarafın geri adım atmasını beklerken çatışmaları düşük yoğunlukta sürdürme stratejisi izliyor.

🔹 İran, Hürmüz Boğazı'nda küçük sürat tekneleri ve gemisavar füze kapasitesini kullanarak petrol tankerleri ile ticari gemilerin geçişini engellemeye çalışıyor.

🔹 ABD ise İran'ın gemi trafiğini tehdit eden askeri unsurlarını hedef alırken, yeniden uygulamaya koyduğu deniz ablukasıyla İran'ın petrol ihracatını sınırlandırmayı amaçlıyor.

🔹 ABD güçleri son iki ayda Hürmüz Boğazı'ndan geçen 800'den fazla ticari geminin güvenli geçişine destek verdi.

🔹 Ateşkesin bozulmasının ardından İran, Umman kıyısı açıklarındaki güney rotasını kullanan gemilere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi. Saldırılarda mürettebat arasında ölen ve yaralananlar oldu.

🔹 İran, gemilerin kendi kıyılarına yakın kuzey rotasını kullanmasını sağlamaya çalışıyor.

🔹 Brent petrol fiyatı salı günü %1,7 yükselerek varil başına 84,73 dolara çıktı ve son iki günde toplam %11'in üzerinde artış kaydetti.

🔹 ABD ordusu, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik tehdit oluşturan İran askeri kapasitesini zayıflatmak amacıyla yeni hava saldırıları başlattığını açıkladı. ABD ayrıca İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koydu.

🔹 ABD, savaş uçakları, insansız hava araçları ve taarruz helikopterleriyle İran'ın saldırılarını engellemeye çalışıyor. Ancak İran'ın kıyıya yakın mesafeden ateşlediği seyir füzelerinin bazı saldırıları önlenemedi.

🔹 Pentagon, güdümlü füze destroyerlerini ticari gemilere refakat için kullanma seçeneğini değerlendiriyor. Ancak bu gemiler İran limanlarına yönelik ablukanın sürdürülmesinde görev yaptığı için kapsamlı konvoy sistemi uygulanmıyor.

🔹 İran, ekonomik baskıya rağmen füze envanteri ile hava savunma sistemlerini yeniden güçlendirmeye çalışıyor.

🔹 ABD tarafı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki tehdidini tamamen ortadan kaldırabilmek için daha geniş çaplı askeri operasyonların gerekebileceğini değerlendiriyor.

🔹 İran'ın çatışmayı kontrollü şekilde sürdürmesi halinde zamanın kendi lehine işleyeceği değerlendirilirken, ABD'de yaklaşan ara seçimler Washington üzerindeki siyasi baskıyı artırıyor.

🔹 ABD'nin çatışmayı daha da tırmandırması halinde İran'ın Körfez'deki ABD müttefikleri ve İsrail'e karşı misilleme düzenleyebileceği, ayrıca ABD'nin önleme füzesi stoklarının azalmasının Washington açısından ilave risk oluşturduğu belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

BAE, İran savaşında ABD'ye verdiği destek sonrası gelişmiş yapay zeka çiplerine daha geniş erişim kazandı

Wall Street Journal
15.07.2026

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'a yönelik ABD operasyonlarına verdiği askeri destek sonrasında ABD'den gelişmiş yapay zeka çiplerine daha geniş erişim hakkı elde etti.

🔹 ABD Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı düzenlemeyle BAE, askeri kullanım potansiyeli bulunan teknoloji, savunma ekipmanı ve enerji altyapısı ihracatında Avrupa ülkeleri, Güney Kore ve Hindistan ile aynı kategoriye alındı. BAE daha önce Çin ve Yemen'in bulunduğu grupta yer alıyordu.

🔹 Düzenleme, BAE'nin önde gelen yapay zeka şirketi G42'nin en az dokuz ay boyunca Nvidia gibi şirketlerden çipleri lisans almadan satın alabilmesini sağlıyor.

🔹 Microsoft ve OpenAI'nin BAE'de planladığı veri merkezi projelerinde gerekli yapay zeka çiplerinin ihracatına yönelik lisans zorunluluğu da kaldırıldı.

🔹 Sektör analistleri, yeni düzenlemenin BAE için milyarlarca dolarlık ekonomik değer oluşturabileceğini belirtiyor.

🔹 Görüşmelere yakın kaynaklara göre G42, ağırlıklı olarak ABD'li yatırımcıların sahip olacağı bir ABD şirketine dönüşmeyi planlıyor. Şirket, BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoon bin Zayed Al Nahyan tarafından kontrol ediliyor.

🔹 BAE yönetimi, İran savaşının başlamasının ardından Washington nezdinde teknoloji kısıtlamalarının kaldırılması için yeniden girişimlerde bulundu.

🔹 ABD yönetimi, BAE'nin 2020'de Abraham Anlaşmaları'na katılması ve İran'a karşı ABD ile birlikte hareket etmesini güvenilir müttefiklik göstergesi olarak değerlendirdi.

🔹 Beyaz Saray, kararın çıkar çatışması oluşturduğu yönündeki iddiaları reddetti.

🔹 Şeyh Tahnoon, Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminden hemen önce Trump ailesinin kurduğu World Liberty Financial adlı kripto para şirketinin yüzde 49 hissesi için 500 milyon dolarlık yatırım anlaşmasına katıldı. BAE ayrıca ABD'ye 1,4 trilyon dolarlık yatırım taahhüdünde bulundu.

🔹 ABD Kongresi'nde bazı Demokrat üyeler, Trump ailesi ile BAE arasındaki mali ilişkiler nedeniyle kararın çıkar çatışması yaratabileceğini savundu.

🔹 ABD Ticaret Bakanlığı ise kararın, BAE'nin hassas Amerikan teknolojilerinin başka ülkelere aktarılmasını önleme taahhüdüne dayandığını açıkladı.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, son G7 Zirvesi sırasında BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ı övdü ve BAE'nin ABD ile uzun yıllardır güçlü ortaklık yürüttüğünü söyledi.

← Ana sayfaya dön