← Ana sayfaya dön

Ryanair-Air Malta uçağında pencerenin havada yerinden çıkmasının nedeni ve benzer olayların yeniden yaşanma ihtimali

Guardian
16.07.2026

🔹 Yunanistan'ın Selanik kentinden kalkan Ryanair-Air Malta'ya ait Boeing 737-800 uçağında bir yolcu penceresi uçuş sırasında yerinden çıktı.

🔹 Pencerenin yanında oturan Ljubisa Karović'un başı ve omuzları kabin dışına sürüklendi. Emniyet kemeri takılı olduğu için tamamen dışarı çıkmadı ve diğer yolcuların yardımıyla koltuğunda tutuldu.

🔹 Uçak Kuzey Makedonya hava sahası üzerindeyken sağ motorda meydana gelen arıza ve kabin basıncının düşmesi nedeniyle Selanik'e geri döndü.

🔹 İlk bulgular, sağ motordan kopan parçaların pencereye çarparak hasara yol açmış olabileceğini gösteriyor. Olayın kesin nedeni resmi soruşturma sonunda belirlenecek.

🔹 Uzmanlar, kabin içi ile dış ortam arasındaki basınç farkının kısa süreli güçlü bir hava akımı oluşturduğunu, basınç dengelendikten sonra bu etkinin hızla azaldığını belirtiyor.

🔹 Ticari yolcu uçaklarında pencerenin yerinden çıkması son derece nadir görülüyor. Benzer bir olay 2018'de ABD'de Southwest Airlines'a ait Boeing 737'de yaşanmış, pencereden kısmen dışarı sürüklenen bir yolcu hayatını kaybetmişti.

🔹 2024 yılında Alaska Airlines'a ait bir Boeing 737 MAX uçağında gövde üzerindeki kapı paneli uçuş sırasında kopmuş, ancak panelin yanındaki koltuklar boş olduğu için can kaybı yaşanmamıştı.

🔹 Uzmanlara göre pencere kenarında oturan ve emniyet kemeri takmayan yolcular en yüksek risk grubunu oluşturuyor.

🔹 Yolcu uçakları tek bir pencerenin kaybına dayanabilecek şekilde tasarlanıyor. Ancak ani basınç kaybı yine de ciddi yaralanmalara neden olabiliyor.

🔹 Eski veya bakım durumu yetersiz uçaklarda ani basınç kaybının gövdedeki mevcut çatlakları büyüterek daha ciddi yapısal hasara yol açma riski bulunuyor.

🔹 Uzmanlar, havacılık sektöründe bakım ve üretim hizmetlerinin taşeron şirketlere devredilmesinin kalite kontrolünü zorlaştırabildiğine dikkat çekiyor.

🔹 Yolcuların bu tür nadir olaylarda emniyet kemerlerini bağlı tutmaları ve kabin ekibinin talimatlarına eksiksiz uymaları tavsiye ediliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump'ın İran'a yönelik son saldırı dalgasının arkasındaki mesajlar

Telegraph
16.07.2026

🔹 ABD, İran'a yönelik son saldırı dalgasında Hürmüz Boğazı'nda ticari gemileri tehdit eden askeri kapasiteyi hedef almaya devam etti.

🔹 Son saldırılarda radar sistemleri, gemisavar füze mevzileri, komuta-kontrol merkezleri ve Devrim Muhafızları'na ait deniz unsurları dahil yaklaşık 90 hedef vuruldu.

🔹 Çabahar'daki deniz trafik kontrol kulesi ikinci kez hedef alındı. Saldırının ardından kentte geçici elektrik kesintileri yaşandı.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran müzakere masasına dönmezse elektrik santralleri ve köprüler gibi sivil altyapıları da hedef alabileceklerini açıkladı.

🔹 İran'ın kuzeydoğusundaki Çin ve Rusya bağlantılı demiryolu hattındaki bir köprü vuruldu. Saldırı, İran'ın deniz ablukasını aşma girişimlerini engellemeye yönelik mesaj olarak değerlendiriliyor.

🔹 Şiraz yakınlarında Devrim Muhafızları'na ait olduğu belirtilen bir füze üssü civarında büyük bir patlama meydana geldi. İran, patlamanın sivil amaçlı madencilik mühimmatından kaynaklandığını açıkladı.

🔹 ABD, hava üstünlüğü sayesinde yakın menzilli mühimmat kullanarak operasyonlarını uzun süre sürdürebilecek kapasiteye sahip bulunuyor.

🔹 Saldırıların İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki askeri kapasitesini tamamen ortadan kaldırmadığı, ancak geçici olarak baskıladığı değerlendiriliyor.

🔹 İran'ın radar ve gözetleme sistemlerinin onarılabileceği, ticari teknelerin askeri amaçlarla kullanılmasının da İran'ın deniz operasyonlarını sürdürmesine imkân sağlayabileceği belirtiliyor.

🔹 ABD'nin İran limanlarına kapsamlı saldırılar düzenlemekten kaçındığı, bunun bölgesel gerilimi daha da tırmandırmama amacı taşıdığı ifade ediliyor.

🔹 Washington'un temel hedefi İran'ı yeniden müzakere masasına döndürmek olarak öne çıkıyor.

🔹 İran'ın ise ABD'deki ara seçimlere kadar gerilimi zamana yayarak Washington üzerindeki siyasi baskının artmasını beklediği değerlendiriliyor.

🔹 İran'ın balistik füze üretim kapasitesinin önemli ölçüde zayıfladığı, buna karşılık elindeki mevcut füze stoklarının her saldırıyla azaldığı belirtiliyor.

🔹 ABD ve Körfez ülkelerinin önleme füzesi stoklarının da baskı altında olduğu, İran'ın Çin kaynaklı şifreli uydu navigasyon anahtarları sayesinde elektronik karşı tedbirleri aşma kabiliyetini artırdığı değerlendiriliyor.

🔹 Çatışmanın geleceğinin, tarafların mühimmat stokları kadar ABD Başkanı Donald Trump ile İran yönetiminin alacağı siyasi ve askeri kararlara da bağlı olduğu belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yeni ankete göre birçok ülkede Çin ve Şi Cinping, ABD ve Trump'tan daha olumlu görülüyor

AP News
16.07.2026

🔹 Pew Research Center'ın 36 ülke ve bölgede gerçekleştirdiği ankete göre Çin, yaklaşık 20 yıldır ilk kez küresel algıda ABD'nin önüne geçti.

🔹 Ankete katılan 36 ülke ve bölgenin 25'inde Çin'e yönelik olumlu görüşler ABD'den daha yüksek çıktı. Bu ülkeler arasında Kanada ve Meksika da yer aldı.

🔹 Yalnızca altı ülkede ABD, Çin'den daha olumlu değerlendirildi. Bu ülkeler İsrail, Japonya, Hindistan, Güney Kore, Filipinler ve Polonya oldu.

🔹 Ankete katılan 36 ülke ve bölgenin 22'sinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'e duyulan güven, ABD Başkanı Donald Trump'tan daha yüksek ölçüldü. Kanada, Meksika, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık da bu grupta yer aldı.

🔹 Araştırma, Şubat-Mayıs 2026 döneminde gerçekleştirildi ve bu süreçte ABD ile İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları da yaşandı.

🔹 Araştırmacılar, COVID-19 salgınının etkisinin hafiflemesi ve ABD'nin son dönemdeki dış politika adımlarının küresel algıyı olumsuz etkilemesinin sonuçlarda belirleyici olduğunu ifade etti.

🔹 Araştırmaya göre Çin birçok ülkede ABD'ye kıyasla daha güvenilir bir ortak ve küresel barış ile istikrara daha fazla katkı sağlayan ülke olarak görülüyor.

🔹 Beyaz Saray Sözcüsü Olivia Wales, Donald Trump'ın küresel istikrar için önemli adımlar attığını, İran'ın nükleer tesislerine yönelik operasyonlar ve uyuşturucu bağlantılı silahlı gruplara karşı yürütülen faaliyetleri örnek göstererek savundu.

🔹 Çin'in Washington Büyükelçiliği, anket sonuçlarının Çin'in yönetim anlayışı ve kalkınma modelinin uluslararası alanda daha fazla kabul gördüğünü gösterdiğini açıkladı.

🔹 Kanada'da ABD'ye olumlu bakanların oranı 2023'te %57 iken bu yıl %33'e geriledi. Aynı dönemde Çin'e olumlu bakanların oranı %14'ten %44'e yükseldi.

🔹 Fransa, Almanya, İspanya, İtalya, İsveç, Hollanda ve Birleşik Krallık'ta da ABD'ye yönelik olumlu görüşler gerilerken Çin'e yönelik değerlendirmeler güçlendi.

🔹 İsrail, ABD'nin en olumlu değerlendirildiği ülke oldu. Ankete göre İsraillilerin yaklaşık %80'i ABD hakkında olumlu görüş bildirirken Çin için bu oran %19 olarak ölçüldü.

🔹 Ankete göre ABD, kişisel özgürlüklere saygı konusunda hâlâ Çin'in önünde yer alıyor. Ancak bu fark, son yıllarda birçok ülkede ABD'nin bireysel özgürlüklere verdiği öneme ilişkin algının zayıflaması nedeniyle daraldı.

🔹 Araştırma, 35 ülke ile Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 42 binden fazla kişiyle gerçekleştirildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Hindistan'da "Hamam Böceği Halk Partisi" protestolarını açlık grevi etrafında büyütüyor

AP News
16.07.2026

🔹 Hindistan'da gençlerin öncülük ettiği "Hamam Böceği Halk Partisi" (Cockroach Janta Party), üniversite giriş sınavlarında soru sızıntısı iddiaları nedeniyle başlattığı protestoları iklim aktivisti Sonam Wangchuk'un süresiz açlık grevi etrafında sürdürüyor.

🔹 59 yaşındaki Sonam Wangchuk, hükümetin taleplere kulak vermediğini belirterek açlık grevinin şiddet yerine barışçıl bir mücadele yöntemi olduğunu söyledi.

🔹 Hareket, Başbakan Narendra Modi hükümetinden Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını, sınav sisteminde kapsamlı reform yapılmasını ve soru sızıntıları veya sınav sonuçları nedeniyle yaşamını yitiren öğrencilerin ailelerine tazminat verilmesini talep ediyor.

🔹 Hareket, Mayıs ayında Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Surya Kant'ın bazı işsiz gençleri "hamam böceği" olarak nitelemesinin ardından ortaya çıktı. Destekçiler bu ifadeyi sahiplenerek hiciv niteliğinde bir siyasi kampanyaya dönüştürdü.

🔹 Organizatörler, kampanyanın kısa sürede Instagram'da 21 milyondan fazla takipçiye ulaştığını ve çevrim içi desteğin ülke genelindeki protestolara da yansıdığını belirtiyor.

🔹 Protestolara çok sayıda öğrenci, akademisyen ve iklim aktivisti katılırken, muhalefet partilerinden siyasetçiler ile bazı Bollywood sanatçıları da harekete destek verdi.

🔹 Yeni Delhi'deki Jantar Mantar protesto alanında her gün yüzlerce kişi gösterilere katılıyor, akşam saatlerinde katılım yaklaşık 1.000 kişiye ulaşıyor.

🔹 Hareketin kurucusu Abhijeet Dipke, protestocuların resmi bir örgütlenme yapısı bulunmadığını, katılımcıların masraflarını kendilerinin karşıladığını söyledi.

🔹 Protestocular, sınav sistemiyle ilgili sorunların yanı sıra yargı, siyaset ve medya dahil kamu kurumlarına duyulan güvenin yeniden tesis edilmesini talep ediyor.

🔹 Hindistan hükümeti protestocuların taleplerine ilişkin resmi müzakere başlatmadı. Eğitim Bakanlığı da konu hakkında açıklama yapmadı.

🔹 Hükümet yetkilileri protestoları büyük ölçüde reddederken, Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan hareketi ülkenin çıkarlarına karşı çalışmakla suçladı.

🔹 Organizatörler, hükümetin sessizliğinin protestoları sona erdirmediğini, Parlamento'ya yürüyüş düzenleyerek kampanyayı büyütmeyi planladıklarını açıkladı.

🔹 Sonam Wangchuk, amaçlarının milletvekillerine doğrudan ulaşarak hükümetten hesap verebilirlik talep etmek olduğunu söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Savaş ve ekonomik kriz, İran'ın tehlike altındaki yaban hayatını koruma çalışmalarını zorlaştırıyor

AP News
16.07.2026

🔹 ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile ekonomik krizin, ülkenin tehlike altındaki yaban hayatını koruma çalışmalarını daha da güçleştirdiği belirtiliyor.

🔹 Bombardımanlar, nesli tehlike altındaki Saker doğanları ve kızıl enseli Şahin doğanlarının üreme dönemine denk geldi. Araştırmacılar patlama, titreşim ve gürültünün yuvalar üzerindeki etkilerini incelemeye başladı.

🔹 İran, Hazar Denizi kıyılarındaki ormanlardan Basra Körfezi kıyılarına ve Zagros ile Elburz dağlarına kadar uzanan geniş ekosistemleriyle önemli biyolojik çeşitliliğe sahip bulunuyor. Ülke ayrıca Avrasya ile Afrika arasındaki göçmen kuş rotalarının önemli duraklarından biri konumunda.

🔹 İran Çevre Bakanlığı'nın 2024 raporuna göre Asya çitası, İran alageyiği, kahverengi ayı, pars, kara ayı, İran yaban eşeği, toy kuşu ve çeşitli yırtıcı kuşlar dahil en az 86 hayvan türü yok olma riski altında bulunuyor.

🔹 Çevre koruma kuruluşu AvayeBoom'un kurucusu İman Ebrahimi, savaş ve ekonomik belirsizlik nedeniyle sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını ne kadar sürdürebileceğinin belirsiz olduğunu söyledi.

🔹 Araştırmacılar, doğanların hâlâ yuvalarında bulunduğunu tespit etti ancak bombardımanın uzun vadeli etkilerine ilişkin değerlendirmeler sürüyor.

🔹 Uzmanlara göre savaş öncesinde de İran para birimindeki sert değer kaybı, doğanların Körfez ülkelerindeki alıcılara kaçak yollarla satılmasını artırmıştı.

🔹 Araştırmacılar, geçmişte askeri bölgelerin kaçak avcıların girememesi nedeniyle doğanlar için güvenli üreme alanları oluşturduğunu belirtiyor.

🔹 ABD'de görev yapan İranlı yaban hayatı uzmanı Jamshid Parchizadeh, askeri tesislere yönelik hava saldırılarının Asya çitaları, parslar ve ayılar için kritik yaşam alanlarında habitat tahribatına, su ve toprak kirliliğine yol açabileceğini söyledi.

🔹 Uzmanlar, savaş nedeniyle özellikle Basra Körfezi'ndeki biyolojik çeşitlilik açısından önemli adalara erişimin büyük ölçüde imkânsız hale geldiğini belirtiyor.

🔹 Çevreciler, petrol sızıntılarının kaplumbağalar ve on binlerce kuşun üreme alanı olan Şidvar Adası gibi hassas bölgeleri etkilediğine ilişkin haberler bulunduğunu ifade ediyor.

🔹 AvayeBoom'un Fars eyaletindeki Arjan Koruma Alanı çevresinde yürüttüğü çevre farkındalığı çalışmaları, yerel halkın sulak alanlar ve yaban hayatına yönelik ilgisinin arttığını ortaya koydu.

🔹 Son yıllardaki güvenlik tedbirleri ve savaş nedeniyle bazı yaban hayatı fotoğrafçıları güvenlik endişeleriyle saha çalışmalarını durdurdu.

🔹 Çevre kuruluşları, yaptırımlar nedeniyle uluslararası fonlara erişemediklerini, ekonomik krizin ise yerel bağışçıları zorladığını belirtiyor.

🔹 Çevreciler, tüm ekonomik ve güvenlik zorluklarına rağmen doğa koruma faaliyetlerini sürdürmeye çalıştıklarını ifade ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların yarısından fazlası İsrail yardımının kesilmesi yönünde oy kullandı

AP News
16.07.2026

🔹 ABD Temsilciler Meclisi'nde Demokratların 104'ü, İsrail'e sağlanan 3,3 milyar dolarlık askeri yardımın kaldırılmasını öngören değişiklik önergesine destek verdi.

🔹 Değişiklik önergesi 314'e karşı 104 oyla reddedildi ve ulusal güvenlik harcama tasarısına eklenemedi.

🔹 Oylama, Gazze savaşının ardından Demokrat Parti içinde İsrail'e verilen desteğin belirgin şekilde bölündüğünü ortaya koydu.

🔹 Temsilciler Meclisi Demokrat Lideri Hakeem Jeffries değişikliğe karşı oy kullandı ancak İsrail ve Filistin halkının yararı için ABD'nin Orta Doğu politikasının değişmesi gerektiğini söyledi.

🔹 Jeffries, Netanyahu hükümetine yönelik gerekli değişimin sağlanması için yardımın tamamen kesilmesinden daha etkili yöntemler bulunduğunu ifade etti.

🔹 Demokrat Parti Grup Başkanvekili Katherine Clark ise İsrail'e ayrılan askeri yardımın durdurulmasını desteklediğini açıkladı.

🔹 Cumhuriyetçilerin büyük çoğunluğu İsrail yardımının sürdürülmesi yönünde oy kullandı.

🔹 Değişiklik önergesi, yeniden seçilemeyen Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie tarafından sunuldu.

🔹 Massie, 3,3 milyar doların ABD'de yollar, köprüler ve gaziler için kullanılmasının daha doğru olacağını savundu ve Amerikan silahlarının sivillere karşı kullanıldığını söyledi.

🔹 Demokrat Temsilci Steny Hoyer ise yardımın kesilmesinin ABD ulusal güvenliğini zayıflatacağını, Hamas ve Hizbullah gibi örgütlerle mücadeleyi olumsuz etkileyeceğini belirtti.

🔹 AP-NORC anketine göre ABD'de yetişkinlerin yaklaşık üçte biri, Demokratların ise yaklaşık yarısı İsrail'in Gazze'de Filistinlilere karşı soykırım işlediğine inanıyor. İsrail ve ABD hükümeti bu suçlamayı reddediyor.

🔹 İsrail yanlısı lobi kuruluşu AIPAC, Kongre üyelerine değişiklik önergesine karşı çıkmaları çağrısı yaptı.

🔹 J Street ise önergeyi desteklemediğini ancak birçok Demokrat için bu oylamanın ABD silahlarının Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'da kullanılmasına yönelik itirazlarını resmen kayda geçirme fırsatı oluşturduğunu belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD'li eski özel kuvvetler mensubuna bağlı şirketlerin Sudan'daki RSF ikmal hatlarında Boeing uçakları işlettiği ortaya çıktı

Reuters
16.07.2026
6 Mayıs 2025 tarihli Nyala havaalanının uydu görüntüsü, üç gün önce imha edilen Boeing 737'nin (MSN 22577) kalıntılarının pistten sürüklenmesinin ardından kalan yanık izlerini ve yolları gösteriyor. Vantor/Handout via REUTERS
6 Mayıs 2025 tarihli Nyala havaalanının uydu görüntüsü, üç gün önce imha edilen Boeing 737'nin (MSN 22577) kalıntılarının pistten sürüklenmesinin ardından kalan yanık izlerini ve yolları gösteriyor. Vantor/Handout via REUTERS
Soldaki fotoğraf, 28 Mart 2024'te Kenya'nın Nairobi kentinde, Nyala'da imha edilmesinden bir yıldan biraz fazla bir süre önce çekilmiş Boeing 737 (MSN 22577) uçağının bir fotoğrafıdır. Fotoğraf, Atamvir Multani/Handout via REUTERS'e aittir. Sağdaki fotoğraf ise, aynı uçağın 23 Nisan 2025'te N'Djamena havaalanının askeri bölümünde çekilmiş bir uydu görüntüsüdür. Pléiades Neo © Airbus DS 2026/Handout via REUTERS
Soldaki fotoğraf, 28 Mart 2024'te Kenya'nın Nairobi kentinde, Nyala'da imha edilmesinden bir yıldan biraz fazla bir süre önce çekilmiş Boeing 737 (MSN 22577) uçağının bir fotoğrafıdır. Fotoğraf, Atamvir Multani/Handout via REUTERS'e aittir. Sağdaki fotoğraf ise, aynı uçağın 23 Nisan 2025'te N'Djamena havaalanının askeri bölümünde çekilmiş bir uydu görüntüsüdür. Pléiades Neo © Airbus DS 2026/Handout via REUTERS
Kalitta'ya ait, kendine özgü kırmızı çizgileri, gri kuyruğu ve motorlarıyla dikkat çeken bir Boeing 727 (MSN 21951), 4 Şubat 2024'te Teksas, Laredo'da fotoğraflandı. Fotoğraf, Johannes Wirl/Handout'un izniyle REUTERS aracılığıyla yayınlandı.
Kalitta'ya ait, kendine özgü kırmızı çizgileri, gri kuyruğu ve motorlarıyla dikkat çeken bir Boeing 727 (MSN 21951), 4 Şubat 2024'te Teksas, Laredo'da fotoğraflandı. Fotoğraf, Johannes Wirl/Handout'un izniyle REUTERS aracılığıyla yayınlandı.

🔹 Reuters'ın araştırmasına göre, ABD Ordusu Özel Kuvvetler gazisi Steven Shaulis'in kontrolündeki şirketler, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (RSF) kullandığı lojistik merkezlere uçuş yapan en az üç eski Boeing uçağı işletti.

🔹 Shaulis'in Singapur merkezli CADG grubu ile bağlantılı şirketleri, son 20 yılda ABD hükümeti ve Birleşmiş Milletler için yüz milyonlarca dolarlık askeri ve kalkınma projeleri yürüttü. ABD kamu kayıtlarına göre şirketler Amerikan hükümetinden en az 419 milyon dolar gelir elde etti.

🔹 Reuters, Shaulis'e bağlı şirketlerin işlettiği uçakların Çad'ın başkenti N'Djamena'dan Libya'daki Kufrah, Somali'deki Bosaso ve Sudan'ın Nyala kentindeki RSF lojistik merkezlerine en az 16 uçuş gerçekleştirdiğini tespit etti.

🔹 Sudan ordusu, Mayıs 2025'te RSF'nin kontrolündeki Nyala Havalimanı'nda bir Boeing 737'yi hava saldırısıyla imha etti. Reuters'a konuşan bir kaynak, saldırıda ölen 54 kişiden 51'inin RSF mensubu olduğunu söyledi.

🔹 Uçakta bulunan pilot ile yer mühendisinin, Shaulis'in Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Occidental Support Services şirketinde çalıştığı istihdam kayıtlarıyla doğrulandı.

🔹 Reuters, Shaulis'e bağlı iki Boeing 727'nin de ABD ve Brezilya'dan Çad'a getirildiğini ve daha sonra RSF'nin kullandığı ikmal merkezlerine uçtuğunu belirledi.

🔹 Reuters, uçakların ne taşıdığı veya operasyonlarını kimin finanse ettiği konusunda kesin kanıt bulamadı. Shaulis ayrıntılı soruları yanıtlamadı. RSF ve Sudan ordusu da açıklama yapmadı.

🔹 BM uzmanları, diplomatlar ve askeri analistlere göre RSF, Sudan iç savaşında yakıt, silah ve yabancı savaşçı taşımak için komşu ülkeler üzerinden uzanan geniş ikmal ağları kullandı.

🔹 BM, ABD, AB ve Birleşik Krallık, RSF'nin üst düzey komutanları ile örgüte silah, ekipman ve paralı asker sağlamakla suçlanan çok sayıda kişi ve şirkete yaptırım uyguladı. Reuters, Shaulis veya şirketleri hakkında herhangi bir yaptırım ya da resmi suçlama bulunduğuna dair kanıt tespit etmedi.

🔹 Uzmanlar, RSF'ye personel, kargo veya lojistik destek sağlanmasının ABD ve BM yaptırımlarını ihlal edebileceğini belirtti.

🔹 Çad Dışişleri Bakanlığı, ülkenin Sudan savaşındaki tek rolünün diplomatik girişimler olduğunu açıkladı. Çad Sivil Havacılık Otoritesi ise söz konusu Boeing uçaklarının ülkede faaliyet göstermesi için gerekli izinlerin verilmediğini bildirdi.

🔹 Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stephane Dujarric, CADG'nin geçmişte BM için yüklenici olarak çalıştığını doğruladı ancak Reuters'ın ortaya çıkardığı uçak faaliyetlerinden haberdar olmadıklarını ve şirketin Sudan'da BM adına faaliyet yürütmediğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Hindistan'ın en büyük nükleer santrali Kudankulam'a ait dosyalar veri ihlalinde sızdırıldı

Reuters
16.07.2026

🔹 Fidye yazılımı grubu World Leaks, Hindistan'ın en büyük nükleer santrali Kudankulam'a ait olduğu belirtilen tesis planları, tedarikçi bilgileri ve teknik belgeleri dark web'de yayımladı.

🔹 Belgeler Reliance Group kaynaklı olarak etiketlendi. Şirket, üçüncü taraf veri merkezi sağlayıcısı Yotta'da barındırılan bir sunucusunda "kısmi veri ihlali" yaşandığını doğruladı ve olayın hükümete bildirildiğini açıkladı.

🔹 Bağımsız siber güvenlik araştırmacısı Rakesh Krishnan, "KKNP" kısaltmasıyla ilişkilendirilen yaklaşık 19 bin dosyanın toplam 14,3 GB büyüklüğünde olduğunu ve 11 Haziran'dan bu yana çevrim içi bulunduğunu söyledi.

🔹 Reuters'ın incelediği ancak doğruluğunu bağımsız olarak teyit edemediği belgeler arasında tesis planları, tedarikçi listeleri, toplantı ve denetim kayıtları, ekipman değerlendirmeleri ile sigorta poliçeleri yer alıyor.

🔹 Sızdırılan 19 bin dosya, World Leaks'in yayımladığı yaklaşık 858 bin Reliance dosyası arasında en hassas içerikler olarak değerlendiriliyor.

🔹 Reliance Infrastructure, santralin halen inşa edilen 3. ve 4. ünitelerinin altyapı tasarım ve inşasını üstlenmişti. Bu ünitelerin 2027'de devreye girerek toplam 2.000 megavat kapasite sağlaması planlanıyor.

🔹 Hindistan Nükleer Enerji Kurumu ile Hindistan Bilgisayar Acil Müdahale Ekibi (CERT-In) olayla ilgili inceleme başlattı.

🔹 Hindistan Nükleer Enerji Kurumu, kamuya sızan bilgilerin yalnızca ortak hizmet tesislerine ait olduğunu, nükleer güvenlik veya nükleer emniyet sistemleriyle ilgili olmadığını açıkladı.

🔹 Yotta, 29 Mayıs'ta Reliance Infrastructure'a ait sunucuda şüpheli faaliyet tespit edildiğini, fidye yazılımı çalıştırılmasının engellendiğini ve daha sonra dış tehdit aktörlerinin veri ihlali iddiaları üzerine teknik inceleme yürütüldüğünü bildirdi.

🔹 Belgeler arasında 3. ve 4. ünitelerin havalandırma ve soğutma sistemlerine ait olduğu belirtilen planlar, ortak kontrol odasının kat düzeni, onaylı tedarikçi listeleri ve 2024 yılı ortak denetim kayıtları da bulunuyor.

🔹 Belgelerde ayrıca Reliance Infrastructure ile Hindistan Nükleer Enerji Kurumu'nun, 3. veya 4. ünitelerde terör saldırısı yaşanması halinde 112 milyon dolar tazminat sağlayacak bir sigorta poliçesine sahip olduğu bilgisi de yer alıyor.

🔹 Nükleer güvenlik uzmanları, bu tür belgelerin tesisin destek sistemlerinin, tedarik zincirinin ve olası güvenlik zafiyetlerinin haritalandırılmasına yardımcı olabileceği uyarısında bulundu.

🔹 World Leaks daha önce Nike ve Tata Group gibi şirketleri de hedef alan fidye yazılımı saldırılarıyla gündeme gelmişti. Grup, şirketler fidye ödemediğinde ele geçirdiği verileri yayımlıyor.

🔹 Hindistan, Surfshark verilerine göre geçen yıl 28,9 milyon hesabın etkilenmesiyle ABD ve Fransa'nın ardından en fazla veri ihlali yaşayan üçüncü ülke oldu.

🔹 Kudankulam Nükleer Santrali, 2019 yılında da Kuzey Kore bağlantılı olduğu belirtilen bir zararlı yazılımın idari ağına sızmasıyla gündeme gelmiş, yetkililer nükleer sistemlerin etkilenmediğini açıklamıştı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Uber, Delivery Hero için 14,8 milyar dolarlık satın alma teklifini başlattı

Reuters
16.07.2026

🔹 Uber, Alman yemek teslimat şirketi Delivery Hero'yu 14,8 milyar dolar değerlemeyle satın almak üzere resmi halka açık teklif başlattı.

🔹 İşlemin tamamlanması halinde Çin dışındaki dünyanın en büyük yemek teslimat platformu oluşturulacak.

🔹 Birleşik şirket 99 ülkede faaliyet gösterecek ve 2025 yılı için proforma 236 milyar dolarlık brüt işlem hacmine ulaşacak.

🔹 Uber, Delivery Hero hisseleri için hisse başına 41,50 avro nakit teklif etti.

🔹 Teklif, satın alma duyurusu öncesindeki son üç aylık ağırlıklı ortalama hisse fiyatına göre yaklaşık %34 prim içeriyor.

🔹 Uber, teklifin geçerli olması için hisselerin en az %50 artı birinin kabul edilmesini şart koştu.

🔹 Satın alma, Uber Eats'in Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Latin Amerika'daki faaliyetlerini önemli ölçüde genişletecek.

🔹 Düzenleyici onay sürecini kolaylaştırmak amacıyla Delivery Hero, faaliyet gösterdiği 14 pazarı yaklaşık 1,4 milyar avro karşılığında ABD merkezli yatırım şirketi SSW Partners'a satmayı kabul etti.

🔹 Uber, 2031 yılına kadar Almanya'ya 2 milyar avro yatırım yapmayı, Delivery Hero'nun Berlin merkezini ve çalışanlarını en az 2029'a kadar korumayı taahhüt etti.

🔹 Delivery Hero'nun yönetim ve denetim kurulları teklifi desteklediklerini ve resmi teklif belgesi yayımlandıktan sonra hissedarlara kabul etmelerini tavsiye etmeyi planladıklarını açıkladı.

🔹 Delivery Hero Denetim Kurulu Başkanı Kristin Skogen Lund, yemek teslimat sektörünün yoğun rekabet ve ölçek gerektirdiğini, güçlü bir ortakla birleşmenin şirketin rekabet gücü açısından doğru adım olduğunu söyledi.

🔹 Büyük hissedar Prosus, Delivery Hero'daki yaklaşık %17'lik payını satmayı kabul etti.

🔹 Uber, türev işlemler dahil Delivery Hero hisselerinin yaklaşık %37'si üzerinde ekonomik çıkar sağlamış durumda bulunuyor. Prosus'un taahhüdüyle birlikte bu oran %53'ün üzerine çıkacak.

🔹 Satın alma işleminin gelecek yılın ikinci yarısında tamamlanması bekleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD'li yetkililer: İran'a yönelik saldırılar Trump'ın daha geniş askeri seçeneklerini güçlendiriyor

Reuters
16.07.2026

🔹 ABD'nin son hava saldırıları yalnızca Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı değil, olası daha kapsamlı askeri operasyonlar öncesinde İran'ın askeri kabiliyetlerini zayıflatmayı da hedefliyor.

🔹 ABD'li yetkililer, hava savunma sistemleri, kıyı radarları, füze ve insansız hava aracı tesisleri ile deniz unsurlarının hedef alınmasının gelecekteki olası operasyonlar için hazırlık niteliği taşıdığını belirtti.

🔹 Yetkililer, bu saldırıların Başkan Donald Trump'ın ileride başvurabileceği askeri seçenekleri genişlettiğini ifade etti.

🔹 ABD ile İsrail'in 28 Şubat'tan bu yana düzenlediği saldırılara rağmen İran, önemli ölçüde füze ve insansız hava aracı kapasitesini koruyor ve tankerler ile Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını sürdürüyor.

🔹 ABD ordusu, son saldırılarda İran'ın hava savunma sistemleri, kıyı radarları, füze ve drone üsleri, küçük askeri botları ve diğer deniz unsurlarını vurduğunu açıkladı.

🔹 ABD'nin daha önce İran kıyılarına asker konuşlandırılması ve İran petrol ihracatının yaklaşık %90'ının gerçekleştiği Harg Adası'nın ele geçirilmesine yönelik askeri planlar hazırladığı belirtildi.

🔹 Donald Trump, daha önce Harg Adası'ndaki petrol tesislerini hedef almama talimatı verdiğini ancak gerekli görülmesi halinde adayı ele geçirme seçeneğinin masada olduğunu söyledi.

🔹 Trump, İran'ın nükleer programıyla bağlantılı ve yer altına inşa edilen Pickaxe Mountain tesisini hedef alma ihtimalini de gündemde tuttu.

🔹 Uzmanlar, Trump'ın olası askeri operasyonları kamuoyu önünde dile getirmesinin İran üzerinde baskı oluşturabileceğini ancak aynı zamanda ABD'nin askeri planları hakkında ipucu verdiğini belirtiyor.

🔹 ABD Kongresi'ndeki eleştirmenler, saldırıların İran'ın konvansiyonel askeri kapasitesine ağır zarar verdiğini ancak Tahran'dan siyasi taviz alınmasını sağlayamadığını savunuyor.

🔹 Eleştirilerde, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını artırarak küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik su yolunda daha fazla koz elde ettiği ifade ediliyor.

🔹 ABD yönetimi içinde İran'a karşı izlenecek strateji konusunda görüş ayrılıkları bulunurken, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in askeri operasyonların genişletilmesini desteklediği belirtiliyor.

🔹 Eski Pentagon yetkilisi İmran Bayoumi, Trump'ın son açıklamalarının büyük ölçüde İran'ı müzakere masasında baskı altına almak ve Tahran'ın ABD'nin sonraki adımlarını öngörememesini sağlamak amacı taşıdığını söyledi.

← Ana sayfaya dön