← Ana sayfaya dön

CIA Başkanı: Yapay zekâ destekli dronlar nedeniyle Rus askerlerinin cephede ortalama yaşam süresi 20-30 dakika

Bloomberg
16.07.2026

🔹 CIA Direktörü John Ratcliffe, Ukrayna'da cepheye yeni gelen Rus askerlerinin ortalama yaşam süresinin 20 ila 30 dakika olarak tahmin edildiğini söyledi.

🔹 Ratcliffe, bu değerlendirmenin ABD istihbaratı ile açık kaynaklı raporların bulgularıyla örtüştüğünü ifade etti.

🔹 Ratcliffe, yapay zekâ destekli saldırı dronlarının düşük maliyetli ve yüksek hassasiyetli silahlara dönüşmesinin Rus askerlerinin kayıplarında önemli rol oynadığını söyledi.

🔹 Ukrayna, Rusya'nın personel üstünlüğüne rağmen yapay zekâ destekli ve çeşitli saldırı dronlarını kullanarak Moskova'nın ilerleyişini sınırlamaya çalışıyor.

🔹 ABD'li yetkililer, Rusya'nın haftada yaklaşık 7.000 asker kaybettiğini değerlendiriyor.

🔹 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, düşman hedeflerinin %80'den fazlasının dronlar tarafından imha edildiğini açıkladı.

🔹 ABD ve müttefikleri, Ukrayna'nın dron programlarına yeni finansman sağlamayı ve yapay zekâ destekli dron teknolojilerine erişim imkanlarını değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekâ ile kopya şüphesi Ivy League profesörünü sınav sistemini değiştirmeye yöneltti

Washington Post
16.07.2026

🔹 Brown Üniversitesi'nde ekonomi profesörü Roberto Serrano, ileri matematiksel ekonomi dersindeki ara sınav ortalamasının 96'ya yükselmesi ve öğrencilerin yaklaşık yarısının tam puan alması üzerine yaygın yapay zekâ kullanımı şüphesi oluştu.

🔹 Serrano ve asistanları sınav sorularını ChatGPT'ye verdi. Bir soruda ChatGPT'nin ürettiği alışılmadık çözüm yöntemi çok sayıda öğrencinin cevaplarıyla benzerlik gösterdi.

🔹 Profesör, Aralık ayında yaşanan sınıf saldırısının ardından ilk kez evde yapılan sınav uygulamasına geçtiğini, ancak bu yöntemin artık öğrenci başarısını güvenilir şekilde ölçemediği sonucuna vardığını söyledi.

🔹 Üniversitelerde üretken yapay zekânın gelişmesi, öğrencilerin gerçekten öğrenip öğrenmediğinin nasıl ölçüleceği konusunda yeni tartışmaları gündeme getirdi.

🔹 Yapay zekâ destekli hesap makineleri, kameralı akıllı gözlükler ve benzeri cihazlar sınav güvenliğini daha da zorlaştırıyor.

🔹 Northeastern Üniversitesi'nden Laurent Lessard, öğrencilerin yapay zekâyı kullanmaya devam edeceğini, öğretim üyelerinin de öğretim ve ölçme yöntemlerini buna göre hızla uyarlaması gerektiğini söyledi.

🔹 Üniversiteler mavi sınav kitapçıkları, sözlü sınavlar ve gözetmenli sınavlar gibi geleneksel yöntemleri yeniden uygulamaya başladı. Stanford ve Princeton bu yıl gözetimli sınav uygulamalarını genişletti.

🔹 Chicago Üniversitesi Hukuk Fakültesi birinci sınıf derslerinde elektronik cihaz yasağını pilot olarak uygulamaya koydu. Bazı öğretim üyeleri ise ödev vermeyi azaltıyor, sınıf içi tartışmalara ve öğrenme sürecine daha fazla ağırlık veriyor.

🔹 Pew Research Center'ın Şubat ayında yayımladığı araştırmaya göre gençlerin %59'u okullarında yapay zekâ ile kopya çekmenin yaygın olduğunu düşünüyor.

🔹 Brown Üniversitesi, yapay zekâ kullanımına ilişkin hazırlanan rapor doğrultusunda akademik dürüstlük kurallarını gözden geçirmeyi değerlendiriyor ve Serrano'nun dersindeki olayla ilgili inceleme yürütüyor.

🔹 Serrano, ara sınavdan sonra final sınavını üç saatlik yüz yüze sınava çevirdi. Bunun ardından 27 öğrenci dersi bıraktı; bu öğrencilerin 22'si ara sınavdan 100 puan almıştı.

🔹 Yüz yüze yapılan final sınavının ortalaması 48,6 oldu. En yüksek not 95 olarak gerçekleşti ve aynı öğrenci ara sınavdan da 95 almıştı.

🔹 Serrano, ara sınav sonuçlarını geçersiz saydı ve yapay zekâ kullanarak sınava giren öğrencilere üniversitede bulunma amaçlarını sorgulamaları çağrısında bulundu.

🔹 Profesör, yapay zekânın eğitim sistemini hazırlıksız yakaladığını ancak eğitimcilerin yeni değerlendirme yöntemleri geliştirmek için çalıştığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İranlı Hristiyanlar ABD'nin iltica başvurularındaki bilgileri Tahran'a verdiğini öne sürdü

Washington Post
16.07.2026

🔹 ABD'de iltica talebinde bulunan İranlı Hristiyanlar ve siyasi muhalifler, ABD'li göçmenlik yetkililerinin iltica dosyalarındaki bilgileri İran hükümetiyle paylaştığını öne süren yeni mahkeme başvuruları yaptı.

🔹 En az altı İranlı, ABD'deki göçmen gözaltı merkezlerinde İranlı yetkililerin kendileriyle görüştüğünü ve iltica dosyalarındaki ayrıntıları kullanarak İran'a dönmeleri için baskı yaptığını iddia etti.

🔹 Bazı başvurucular, iltica bilgilerinin İran'a aktarılmasının ülkeye geri gönderilmeleri halinde hayatlarını tehlikeye atacağını belirtti.

🔹 Dava, İran Amerikan Hukuki Savunma Fonu ile Public Citizen Litigation Group tarafından açıldı. Başvuruda, İranlıların sınır dışı edilmesinin durdurulması ve bilgileri paylaşılan kişilere bildirim yapılması talep edildi.

🔹 Davada Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, ICE Geçici Direktörü David Venturella ile ilgili kurumlar davalı olarak gösterildi.

🔹 ABD İç Güvenlik Bakanlığı, İran hükümetiyle iltica başvurularına ait kayıtların paylaşıldığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı ise devam eden dava nedeniyle yorum yapmadı.

🔹 Mahkeme dosyasında ifadeleri yer alan 11 İranlıdan dokuzu Hristiyanlığa geçtiğini, ikisi ise 2022'deki "Kadın, Yaşam, Özgürlük" protestolarına katıldığını belirtti.

🔹 Başvurucuların altısı İranlı yetkililerle gözaltı merkezlerinde yüz yüze, biri ise telefonla görüştüğünü ifade etti.

🔹 Davaya sunulan bir avukat beyanında, Washington'daki İran temsilcisinin ABD Dışişleri Bakanlığı ve ICE yetkilileriyle düzenli temas kurduğu, İran vatandaşlarına ait göçmenlik kayıtlarının paylaşıldığını söylediği öne sürüldü. Aynı beyanda temsilcinin yaklaşık 400 kişinin kayıtlarını aldığını ve yaklaşık 200 İranlıyı gözaltı merkezlerinde ziyaret ettiğini ifade ettiği aktarıldı.

🔹 Hak savunucusu kuruluşlar, yaklaşık 115 İran vatandaşının üç ayrı ABD sınır dışı uçuşuyla İran'a gönderildiğini tahmin ediyor. ABD hükümeti bu uçuşlara ilişkin resmi sayı açıklamıyor.

🔹 ABD'nin 2025 tarihli Din Özgürlüğü Raporu, İran'da dini azınlıklara yönelik sistematik baskının sürdüğünü ve İslam'dan Hristiyanlığa geçen kişilerin ciddi güvenlik riski altında bulunduğunu belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Avrupa'nın artan kokain trafiği denizde daha sert müdahaleleri gündeme getiriyor

Washington Post
16.07.2026

🔹 Avrupa ülkeleri, Batı Afrika açıklarından Avrupa'ya uzanan yeni kokain kaçakçılığı rotasına karşı denizde daha sert güvenlik önlemleri ve askeri yöntemler kullanmayı değerlendiriyor.

🔹 Fransa Donanması, Ekim 2025'te Atlantik Okyanusu'nda 2,5 ton kokain taşıyan yüksek hızlı bir kaçakçı teknesini helikopterden açılan keskin nişancı ateşiyle motorunu vurarak durdurdu. Bu operasyon, Avrupa ordularının uyuşturucu kaçakçılarına karşı ilk kez bu yöntemi kullanması oldu.

🔹 Avrupa Deniz Analiz ve Operasyon Merkezi (MAOC), üye ülkelere deniz takiplerinde motorları etkisiz hale getirecek ateş açma ve güç kullanma yetkileri verilmesini önerdi.

🔹 Fransız deniz yetkilileri, mevcut deniz unsurlarının yetersizliği nedeniyle Avrupa'ya ulaşan kokain sevkiyatlarının yalnızca küçük bölümünün durdurulabildiğini belirtti.

🔹 Kaçakçılık ağları, büyük yük gemilerinden açık denizde bekleyen yüksek hızlı teknelere kokain aktararak Avrupa kıyılarındaki küçük liman ve koylara sevkiyat yapıyor.

🔹 İspanyol komandoları mayıs ayında Kanarya Adaları'nın güneyinde düzenledikleri operasyonda 30 ton kokain ele geçirerek Avrupa tarihindeki en büyük kokain yakalamalarından birini gerçekleştirdi. Gemide ayrıca yaklaşık 42 bin litre benzin bulundu.

🔹 Birleşmiş Milletler verilerine göre Avrupa'da ele geçirilen kokain miktarı 2014'ten bu yana yedi katın üzerinde arttı. Kıtadaki yıllık sokak satışlarının yaklaşık 14 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor.

🔹 Avrupa'da kokain arzındaki artışın Kolombiya'daki koka üretiminin yükselmesi, ABD'de sentetik uyuşturuculara yönelim ve kartellerin Avrupa'yı daha kârlı bir pazar olarak görmesiyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

🔹 MAOC, geçen yıl 100 tondan fazla kokainin ele geçirilmesine katkı sağladığını, ancak yaklaşık 770 tonluk şüpheli sevkiyatın durdurulamadığını açıkladı.

🔹 Kaçakçılar artık sevkiyat sırasında uyuşturucuyu ortalama üç kez farklı gemilere aktarıyor. Bunun yanında yarı batık deniz araçları, küçük uçaklar ve Batı Afrika limanları da daha sık kullanılmaya başlandı.

🔹 Almanya, ordunun suçla mücadelede kullanılmasına sıcak bakmadığını bildirirken, Fransa ve Birleşik Krallık denizde uyuşturucu kaçakçılarına karşı motorları hedef alan ateş açma yetkisini kullandıklarını doğruladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin, turnuvada takımı olmamasına rağmen Dünya Kupası heyecanını yaşıyor

Nikkei Asia
16.07.2026

🔹 Çin Milli Takımı 2002'den bu yana Dünya Kupası'na katılamamasına rağmen ülkedeki futbolseverler turnuvayı yoğun ilgiyle takip ediyor.

🔹 12 Haziran-8 Temmuz döneminde Dünya Kupası maçlarının yayınlandığı saatlerde CCTV Spor kanalının gece izlenme oranı geçen yıla göre %1.701 arttı.

🔹 Çinli sosyal medya platformu RedNote, CCTV ile yaptığı anlaşma kapsamında tüm maçları, tekrarlarını ve özetlerini ücretsiz yayınlamaya başladı. Platformun yayın hakları için yaklaşık 1,7 milyar yuan yatırım yaptığı bildirildi.

🔹 Çinli hakem Ma Ning, Ekvador-Curaçao grup maçını yöneterek 24 yıl sonra Dünya Kupası'nda görev yapan ilk Çinli hakem oldu.

🔹 Zhejiang eyaletindeki Yiwu üretim merkezi, Dünya Kupası için pelüş oyuncaklar ve çeşitli taraftar ürünleri üretimini artırdı.

🔹 Adidas'ın Dünya Kupası resmi maç toplarında kullanılan bazı üretim süreçlerinin Çin'de gerçekleştirildiği bildirildi.

🔹 Norveçli futbolcu Erling Haaland, Çinli bitkisel içecek markası Wanglaoji ve beyaz eşya üreticisi Midea'nın reklam kampanyalarıyla Çin sosyal medyasında milyonlarca takipçiye ulaştı.

🔹 Midea, Avrupa pazarındaki büyümesini desteklemek amacıyla Fransa'daki sıcak hava dalgası sırasında yedi gün içinde 200 bin klima teslim ettiğini açıkladı.

🔹 Spor giyim markası Puma, turnuvada Nike ve Adidas'a yakın sayıda milli takıma forma ve ekipman sağladı. Çinli Li Ning markasının ayakkabıları da Yeşil Burun Adaları Milli Takımı oyuncusu Willy Semedo tarafından kullanıldı.

🔹 Lenovo, hakem kameralarındaki görüntü sabitleme sistemi ile ofsayt kararlarında kullanılan üç boyutlu oyuncu modelleme teknolojisini turnuvaya sağladı.

🔹 Dünya Kupası'nın 16 resmi sponsorundan üçü Çinli şirketler olan Lenovo, Mengniu Dairy ve Hisense oldu. Bu şirketlerin toplam sponsorluk harcamasının yaklaşık 500 milyon dolar olduğu belirtildi.

🔹 2022 Dünya Kupası'nda altı Çinli şirket yaklaşık 1,4 milyar dolarlık sponsorluk harcaması yaparken, 2026 turnuvasında Çinli şirketlerin sponsorluk harcamaları ABD'li şirketlerin gerisinde kaldı.

🔹 FIFA, ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliği yaptığı 2026 Dünya Kupası'nın yaklaşık 11 milyar dolar gelirle organizasyon tarihinin en yüksek gelirini elde etmesini bekliyor.

🔹 FIFA, 2030 Dünya Kupası'nda takım sayısının 64'e çıkarılması seçeneğini değerlendirecek. Bu değişiklik Çin'in turnuvaya katılım ihtimalini artırabilecek olsa da Çinli futbol yorumcusu Dong Lu, mevcut milli takım seviyesinin turnuvaya katılmak için yeterli olmadığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

JD Vance, İsrail'e yönelik eleştirilerini sertleştirdi

Wall Street Journal
16.07.2026

🔹 ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail hükümeti içindeki bazı unsurların İran savaşı konusunda ABD kamuoyunu etkilemeye ve diplomatik çözüm girişimlerini zayıflatmaya çalıştığını söyledi.

🔹 Vance, bazı çevrelerin savaşın belirli bir hedef olmaksızın süresiz devam etmesini istediğini öne sürdü.

🔹 Vance, İsrail'in İran ile ateşkes ve müzakere sürecine yönelik kamuoyu kampanyaları için yüz milyonlarca dolar ayırdığını, bu kapsamda eski Trump kampanya yöneticisi Brad Parscale ile 45 milyon dolarlık lobi anlaşması yapıldığını söyledi.

🔹 Vance, çevrim içi etkileyicilere ödeme yapılarak İran ile yürüttüğü diplomatik girişimlerin hedef alındığını iddia etti ve ABD halkının çıkarları doğrultusunda hareket edeceğini belirtti.

🔹 Brad Parscale, İran ile yapılan mutabakata veya Trump yönetimine karşı faaliyet yürüttüğü yönündeki iddiaları reddetti.

🔹 İsrail'in Washington Büyükelçiliği konu hakkında yorum yapmadı.

🔹 Vance, İran ile geçen ay sağlanan ateşkesin müzakere edilmesinde rol aldıktan sonra İsrail hükümetinin anlaşmayı eleştirmesine daha önce de tepki göstermişti.

🔹 Vance, İran ile yürütülen müzakerelerin durdurulmasını isteyen İsrailli yetkililer ve ABD'deki destekçilerinin kendisini yoğun biçimde hedef aldığını söyledi.

🔹 İran ile ateşkesin bozulması, İran'ın ticari gemilere yönelik saldırıları, ABD'nin yeni hava saldırıları ve İran limanlarına yönelik yeniden başlatılan ablukanın ardından çatışmalar yeniden tırmandı.

🔹 Vance, sürecin çok sayıda kesinti ve yeniden başlayan müzakerelerle karmaşık şekilde devam edeceğini ifade etti.

🔹 Vance, İsrail'in ABD kamuoyu nezdindeki desteğinin zayıfladığını belirterek, ülkenin Amerikan kamuoyu mücadelesini kaybettiğini söyledi.

🔹 Cumhuriyetçi Parti içinde özellikle genç muhafazakârlar arasında, İsrail'in çıkarlarının her zaman ABD'nin çıkarlarıyla örtüşmediği yönündeki görüşlerin daha fazla dile getirildiği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Wall Street işlem gelirlerinde tarihinin en güçlü yılını yaşıyor

Wall Street Journal
16.07.2026

🔹 Wall Street'in en büyük beş bankası olan JPMorgan Chase, Goldman Sachs, Morgan Stanley, Bank of America ve Citigroup, 2026 yılında işlem gelirlerinde tarihî rekor kırma yolunda ilerliyor.

🔹 Beş bankanın toplam işlem gelirinin mevcut hız korunursa yıl sonunda yaklaşık 180 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

🔹 İkinci çeyrekte bankaların piyasa işlemlerinden elde ettiği gelir geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %38 arttı.

🔹 Hisse senedi işlemlerinden elde edilen gelirler yıllık bazda %71 yükseldi. JPMorgan'ın hisse işlemleri geliri %86, Goldman Sachs'ın ise %72 arttı.

🔹 Bu kez işlem hacimlerindeki artış, geçmişteki kriz dönemlerinin aksine borsaların rekor seviyelere yakın seyrettiği bir ortamda gerçekleşti.

🔹 Yapay zekâ yatırımları, jeopolitik gelişmeler ve yüksek piyasa hareketliliği yatırımcıların işlem hacmini artırırken, kısa vadeli opsiyonlar ve kaldıraçlı borsa yatırım fonlarına ilgi de yükseldi.

🔹 Citadel Securities, yılın ilk çeyreğinde 4,3 milyar dolarla tarihinin en yüksek işlem gelirine ulaştı. Mayıs ve haziran aylarında bireysel yatırımcıların günlük hisse işlem hacmi 2024 seviyelerinin iki katını aştı.

🔹 Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi BlackRock, son üç ayda 192 milyar dolarlık yeni fon girişi sağlayarak yönettiği varlıkları 15 trilyon dolarla rekor seviyeye çıkardı.

🔹 Goldman Sachs ve Citigroup, küresel finans krizinin ardından ilk kez yıllık işlem geliri rekorlarını kırmaya hazırlanıyor.

🔹 Goldman Sachs, Morgan Stanley ve Bank of America hisseleri bu hafta tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı. JPMorgan ise 1 trilyon dolar piyasa değerine ulaşan ilk ABD bankası olmaya yaklaştı.

🔹 Bankalar, müşteri işlemlerinden elde ettikleri komisyon gelirlerini artırmak için işlem hacmini büyütürken, yatırımcılara daha büyük pozisyonlar açabilmeleri amacıyla daha fazla finansman sağlamaya başladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran, bir yıldan uzun süredir ülkeden çıkmasına izin vermediği ABD vatandaşını serbest bıraktı

Wall Street Journal
16.07.2026

🔹 İran, Aralık 2024'te ülkeye yaptığı ziyaretin ardından yaklaşık bir buçuk yıldır yurt dışına çıkışı engellenen ABD ve İran çifte vatandaşı Dena Karari'nin ülkeden ayrılmasına izin verdi.

🔹 Karari'nin avukatı Jared Genser, müvekkilinin güvenli şekilde ABD'ye dönmek üzere yola çıktığını açıkladı.

🔹 Genser, Karari'nin düşman bir güçle iş birliği ve casusluk suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığını, resmen gözaltına alınmadığını ancak yurt dışı çıkış yasağına tabi tutulduğunu ve İran güvenlik güçleri tarafından onlarca kez sorgulandığını söyledi.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın kararını "iyi niyet göstergesi" olarak nitelendirdi ve bu adımı takdir ettiğini açıkladı.

🔹 Kararın, ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini engelleme kapasitesini zayıflatmayı hedeflediği dönemde gelmesi dikkat çekti.

🔹 Haziran ayında imzalanan ön mutabakatın ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik diplomatik girişimler, İran'ın saldırıları yeniden başlatmasının ardından başarısız oldu.

🔹 ABD, bu hafta İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden yürürlüğe koydu ve İran'daki askeri operasyonlarını genişletmeye yönelik seçenekleri değerlendirmeye başladı.

🔹 Değerlendirilen seçenekler arasında daha yoğun hava saldırıları ile Hürmüz Boğazı yakınındaki adalara kara kuvveti gönderilmesi de bulunuyor.

🔹 Trump, diplomatik çözümü tercih ettiğini belirtirken, İran üzerinde baskıyı artıracak seçenekler üzerinde çalıştığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump'ın ikinci dönemini finanse eden gizemli para ağı

Wall Street Journal
16.07.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, ikinci döneminde özel bağışçılardan 500 milyon doların üzerinde kaynak topladı ve bu fonları kendisi ile müttefiklerinin kontrol ettiği vakıflar, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, kültürel kurumlar ve komiteler ağına aktardı.

🔹 Yönetimden kamu ihalesi veya avantajlı politikalar bekleyen şirketler bu fonlara milyonlarca dolar bağış yaptı.

🔹 Toplanan kaynaklar Trump'ın siyasi rakiplerine karşı yürüttüğü faaliyetlerde, Washington'ın kültürel yapısını değiştirmeye yönelik girişimlerde ve başkanlık sonrası mirasını güçlendirme çalışmalarında kullanılıyor.

🔹 Fonların önemli bölümünde paranın hangi bağışçılardan geldiği ve nasıl harcandığı kamuoyuna açıklanmıyor. Bu durum, Trump yönetimi etrafındaki mali faaliyetlerin önemli kısmının şeffaf biçimde izlenmesini zorlaştırıyor.

🔹 Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle, Trump'ın bağış toplama, siyasi destek sağlama ve "Önce Amerika" gündemini uygulama konusunda ABD siyasetinin en etkili figürü olduğunu söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Hürmüz Boğazı'nı kontrol altına almak daha fazla ABD askeri ve daha yüksek risk gerektiriyor

Wall Street Journal
16.07.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump hafta başında Hürmüz Boğazı'nın ABD kontrolünde olduğunu söylese de çatışmaların sürmesiyle boğazdaki gemi trafiği yeniden azaldı.

🔹 Analistler ve eski askeri yetkililer, Hürmüz Boğazı'nın güvenli şekilde açık tutulmasının ya geniş kapsamlı deniz eskort operasyonu ya da İran'ın güneyinde büyük bir kara harekâtı gerektireceğini belirtiyor.

🔹 ABD ordusu gemilere uluslararası hukuka uygun seyrüsefer özgürlüğünü korumaya hazır olduğunu bildirdi ve Umman kıyısındaki güney rotasının açık olduğunu duyurdu. Buna rağmen birçok gemi bu rotayı kullanmadı.

🔹 ABD son günlerde İran'ın güney kıyılarındaki füze, insansız hava aracı ve deniz unsurlarına yönelik yoğun hava saldırıları düzenlediğini, ayrıca yeniden uygulanan abluka kapsamında iki gemiyi geri çevirdiğini açıkladı.

🔹 İran, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğunu yineledi ve ticari gemilere yönelik seyir füzesi ile insansız hava aracı saldırılarını artırdı. Son saldırılarda denizciler arasında ölen, yaralanan ve kaybolanlar olduğu bildirildi.

🔹 Salı günü Hürmüz Boğazı'nı geçen 21 gemiden hiçbiri ABD'nin desteklediği Umman kıyısı rotasını kullanmadı. Gemilerin büyük bölümü İran'ın onay verdiği kıyı koridorundan geçti.

🔹 ABD'nin daha güçlü savaş gemisi eskortları sağlaması veya İran kıyılarını ele geçirmeye yönelik kara harekâtı başlatması seçenekler arasında görülüyor. Uzmanlar her iki seçeneğin de yüksek askeri risk taşıdığını belirtiyor.

🔹 İran'ın sahip olduğu füze, insansız hava aracı ve küçük hücum botu kapasitesinin sivil gemiler için güvenli geçişi engellemeye yetecek seviyede olduğu değerlendiriliyor.

🔹 ABD'nin bugüne kadar gerçekleştirdiği 20 binden fazla hava saldırısı ile yaptırım kaldırma teklifleri İran'ı Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünden vazgeçirmedi.

🔹 Son dönemde ABD ağırlıklı olarak İran'ın kıyı bölgelerini hedef alırken, İran da ABD müttefikleri ile ticari gemilere yönelik saldırılar düzenledi. Taraflar tam kapsamlı savaşa dönmese de karşılıklı askeri baskıyı artırıyor.

← Ana sayfaya dön