← Ana sayfaya dön

JPMorgan, Citi ve büyük bankalar kriptoya karşı yeni tokenleştirilmiş mevduat sistemi planlıyor

Wall Street Journal
05.06.2026

🔹 ABD’nin en büyük bankaları, kripto şirketlerinin finans sektöründeki etkisini sınırlamak amacıyla tokenleştirilmiş mevduat ağı kurmaya hazırlanıyor.

🔹 Sistemin 2027 yılının ilk yarısında devreye alınması hedefleniyor.

🔹 Ağ, geleneksel ödeme altyapısını dijital varlıkların kullandığı blokzincir altyapısıyla birleştirecek.

🔹 Proje, JPMorgan, Bank of America, Citigroup, Wells Fargo ve diğer büyük bankaların ortak sahip olduğu The Clearing House tarafından işletilecek.

Yeni sistem

🔹 Tokenleştirilmiş mevduatlar blokzincir üzerinde 7 gün 24 saat anlık transfer ve mutabakat imkânı sağlayacak.

🔹 Sistem ABD’deki tüm bankalara açık olacak.

🔹 Kullanılacak blokzincir altyapısı dış bir teknoloji sağlayıcısıyla kurulacak ancak tedarikçi henüz seçilmedi.

🔹 Bazı bankalar projeyi “The Bridge”, bazıları ise “The Chain” olarak adlandırıyor.

Kriptoya karşı hamle

🔹 Bankalar, stablecoin kullanımının yaygınlaşmasının mevduatların bankacılık sisteminden çıkmasına yol açabileceğinden endişe duyuyor.

🔹 Son dönemde stablecoin düzenlemeleri konusunda bankalar ile kripto şirketleri arasında görüş ayrılıkları yaşanıyor.

🔹 Bankalar, tokenleştirilmiş mevduatların mevcut mevduatları bankacılık sistemi içinde tutarak aynı kredi riski, muhasebe ve düzenleyici çerçeveye sahip olmasını avantaj olarak görüyor.

Kullanım alanları

🔹 İlk aşamada çok uluslu büyük şirketlerin sistemin başlıca kullanıcıları olması bekleniyor.

🔹 Programlanabilir nakit yönetimi işlemleri gerçekleştirilebilecek.

🔹 Gerçek zamanlı likidite yönetimi yapılabilecek.

🔹 Sınır ötesi ödemeler daha hızlı gerçekleştirilebilecek.

Bankaların mevcut çalışmaları

🔹 JPMorgan daha önce kendi özel blokzinciri üzerinde JPM Coin adlı tokenleştirilmiş mevduat sistemini kullanıyordu.

🔹 Banka daha sonra Coinbase bağlantılı Base blokzinciri üzerinde kurumsal müşterilere yönelik yeni bir mevduat tokeni başlattı.

🔹 Büyük bankalar geçen yıl ortak stablecoin girişimi oluşturma seçeneğini de değerlendirmişti.

🔹 Bankalar gelecekte talep oluşması halinde stablecoin ihraç etme seçeneğini masada tutuyor.

Wall Street’te tokenizasyon eğilimi

🔹 Hisse senetleri, tahviller ve fonların blokzincir üzerinde dijital tokenlere dönüştürülmesi Wall Street’te hız kazanıyor.

🔹 Büyük borsalar tokenleştirilmiş menkul kıymet platformları hazırlıyor.

🔹 Bankalar ve varlık yönetim şirketleri tokenleştirilmiş para piyasası fonlarını piyasaya sürmeye başladı.

🔹 Citigroup yöneticileri yeni ağın bankaların finansman, para yönetimi ve sermaye piyasalarındaki rolünü güçlendireceğini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Gerçek zamanlı uydu istihbaratı Ukrayna’nın İHA saldırılarını her zamankinden daha ölümcül hale getiriyor

Wall Street Journal
05.06.2026

🔹 Ukrayna ordusu, ticari uydulardan gelen yüksek çözünürlüklü ve gerçek zamana yakın görüntüler sayesinde Rus hedeflerine yönelik insansız hava aracı saldırılarının hızını ve hassasiyetini önemli ölçüde artırdı.

🔹 Görüntüler doğrudan askerlerin telefonlarına, tabletlerine ve dizüstü bilgisayarlarına ulaştırılıyor.

🔹 Teknolojiyi kullanan birlikler, hedef tespitinden saldırıya kadar geçen sürenin yüzde 90’a kadar kısaldığını belirtiyor.

Yeni sistemin kullanımı

🔹 Güneydoğu Ukrayna’da görev yapan bir birlik, yoğun ağaç örtüsü altındaki bir binada Rus askeri faaliyetlerini tespit etti.

🔹 Keşif İHA’ları sınırlı görüntü sağlayınca askerler ticari uydu görüntülerini kullandı.

🔹 Uydu verileri, binanın çevresinde üst düzey Rus askeri yetkililerinin kullandığı zırhlı araçları ortaya çıkardı.

🔹 Üç günlük takip sonrasında binanın operasyon planlama merkezi olarak kullanıldığı sonucuna varıldı.

🔹 Ukrayna birlikleri daha sonra binayı ve araçları saldırı İHA’larıyla vurdu.

Teknolojinin sağladığı avantajlar

🔹 Sistem, ABD merkezli Vantor, Hollandalı Bravo1Alpha, ABD’li Persistent Systems ve Ukraynalı Burevii şirketlerinin ortak çalışmasıyla geliştirildi.

🔹 Ticari uydu görüntülerinin doğrudan cephedeki askerlere ulaştırıldığı ilk bilinen uygulama olduğu belirtiliyor.

🔹 Uydu görüntüleri askerlerin hedefleri ayrıntılı incelemesine ve eski görüntülerle karşılaştırmasına olanak tanıyor.

🔹 Yapay zekâ destekli yazılım, geniş alanları tarayarak hedeflerdeki değişiklikleri tespit ediyor.

🔹 Sistem ayrıca İHA’lar için en uygun uçuş rotalarını gösteren üç boyutlu modeller oluşturabiliyor.

Starfall II operasyonu

🔹 Ukrayna birlikleri ilkbaharda yürütülen Starfall II operasyonunda yaklaşık iki buçuk hafta içinde milyarlarca dolar değerinde Rus askeri varlığına zarar verdi.

🔹 Hedeflerden biri işgal altındaki bölgede bulunan bir mühimmat deposu oldu.

🔹 Askerler güncel uydu görüntülerini savaş öncesi fotoğraflarla karşılaştırarak tesisin artık tarımsal amaçla kullanılmadığını belirledi.

🔹 Yeni araç izleri ve altyapı değişiklikleri mühimmat faaliyetlerine işaret etti.

🔹 Ukrayna’nın 422. Tugayı saldırı İHA’larıyla tesisi hedef aldı.

İstihbarat zincirindeki değişim

🔹 Uydu görüntüleri hedef bilgilerini 15 dakika içinde doğrudan cephedeki birliklere ulaştırabiliyor.

🔹 Böylece Kiev’deki merkezi değerlendirme süreçleri atlanarak saatler veya günler süren gecikmeler ortadan kaldırılıyor.

🔹 Daha önce insan kaynaklı istihbaratın sahaya ulaşması en az iki gün sürebiliyordu.

🔹 Bazı durumlarda istihbarat bilgileri cepheye ulaştığında hedefler artık geçerliliğini yitiriyordu.

Sınırlamalar ve gelecek kullanım

🔹 Sistem yoğun bulutlu havalarda etkinliğini kaybediyor ve hareketli hedefleri sürekli takip edemiyor.

🔹 Vantor’un 10 uydusu günde yaklaşık 7 milyon kilometrekarelik alanı görüntülüyor.

🔹 Uydular aynı noktayı günde 12 ila 15 kez gözlemleyebiliyor.

🔹 ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı da geçen yıl benzer şekilde ticari uydu görüntülerini askerlere gerçek zamana yakın ulaştıracak yazılımlar kullanmaya başladı.

🔹 ABD Ordusu, uydu verilerini üst düzey onay süreçlerinden bağımsız olarak sahadaki birliklere ulaştıracak yüksek hızlı bilgi sistemleri üzerinde çalıştığını açıkladı.

🔹 Bazı uzmanlar istihbarat zincirindeki aracıların azaltılmasının hızı artıracağını ancak yanlış bilgiyle hareket edilmesi riskini de yükselteceğini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Apple’ın yapay zekâ üstünlüğü planı çok eleştirilen sohbet botunu düzeltmeye dayanıyor

Wall Street Journal
05.06.2026

🔹 Apple’ın gelecek hafta düzenleyeceği geliştirici konferansında Siri’nin ChatGPT benzeri yeni bir sürümünü tanıtması bekleniyor.

🔹 Yeni Siri’nin Google’ın Gemini teknolojisi üzerine inşa edildiği ve mevcut sürümün yerini alacağı belirtiliyor.

🔹 Siri’nin geçmiş sorguları hatırlaması, cihazdaki verilere erişerek kişiselleştirilmiş yanıtlar vermesi ve daha gelişmiş bir arama deneyimi sunması bekleniyor.

🔹 Apple’ın ücretli seçenekler içeren bağımsız bir Siri uygulaması da hazırladığı belirtiliyor.

Apple’ın yapay zekâ stratejisi

🔹 Apple, üretken yapay zekâyı geniş kullanıcı kitlelerine ulaştırabilecek konumda olmasına rağmen rakiplerinin birkaç yıl gerisinde bulunuyor.

🔹 Eski Apple yöneticisi Ron Johnson, akıllı telefonların yapay zekâ kullanımında temel cihaz olacağını ve Apple’ın bu alanda avantajlı olduğunu söyledi.

🔹 Apple, geçmişte uygulama geliştiricilerinden ve Google’dan elde ettiği gelir modeline benzer şekilde yapay zekâ hizmetlerinde de yeni gelir kaynakları oluşturmayı hedefliyor.

🔹 Bank of America analisti Wamsi Mohan, gelecekte Apple’ın uygulama eylemleri için bir pazar yeri haline gelebileceğini değerlendirdi.

Yapay zekâ destekli telefonlar

🔹 Apple, gelecekte akıllı telefonların kullanıcı adına restoran rezervasyonu yapabilen, ulaşım çağırabilen ve çevrimiçi hizmetlerle doğrudan iletişim kurabilen dijital asistanlara dönüşeceğini öngörüyor.

🔹 iPhone’ların kullanıcıların takvim, adres ve ödeme bilgilerine zaten sahip olması Apple’a önemli avantaj sağlıyor.

🔹 Yapay zekâ modelleri geliştiren şirketlerin tüketicilere ulaşmak için Apple ekosistemine ihtiyaç duyabileceği değerlendiriliyor.

Karşılaşılan zorluklar

🔹 Apple iki yıl önce Siri’nin mesajlar, uygulamalar ve ekran içeriğiyle daha gelişmiş etkileşim kuracağını duyurmuştu.

🔹 Şirket daha sonra bu özellikleri sunamadığı gerekçesiyle açılan toplu davayı uzlaşmayla sonuçlandırdı.

🔹 Apple’ın yapay zekâ alanındaki başarısı, kullanıcıların gerçekten kullanacağı hizmetler geliştirebilmesine bağlı görülüyor.

🔹 Siri ilk olarak 16 yıl önce restoran rezervasyonu gibi görevleri yerine getiren bir yardımcı olarak tasarlanmıştı ancak Apple bu vizyonu hayata geçirmekte zorlandı.

Rekabet ve teknik sorunlar

🔹 OpenAI, Apple’a bağımlı kalmamak için eski Apple tasarımcısı Jony Ive ile kendi yapay zekâ cihazını geliştiriyor.

🔹 OpenAI geçen yıl kendi uygulama mağazası stratejisini başlattı ancak girişim şu ana kadar sınırlı ilgi gördü.

🔹 Apple’ın kullanıcı gizliliğini ön planda tutması tüketici güvenini artırırken yapay zekâ modellerinin eğitilmesini zorlaştırıyor.

🔹 Şirket ayrıca cihaz içinde çalışan yapay zekâ modelleri için gerekli olan bellek tedarikinde sıkıntılarla karşı karşıya bulunuyor.

🔹 Yapay zekâ çipi üreticilerinin artan talebi nedeniyle bellek fiyatları yükseliyor.

🔹 Apple geçen yıl Siri geliştirme çalışmalarındaki başarısızlıklar nedeniyle yapay zekâ bölümünün başındaki yöneticiyi görevden aldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Körfez’den yeni bir savunma devi yükseliyor

Economist
05.06.2026

🔹 Körfez ülkeleri, Batılı silah tedarikçilerine bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli savunma sanayilerini büyütüyor.

🔹 İran savaşı, bölgedeki savunma alanında kendi kendine yeterlilik hedeflerini daha da güçlendirdi.

🔹 Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar savunma bütçesinin yarısını ülke içinde harcamayı ve Saudi Arabia Military Industries’i dünyanın en büyük 25 savunma şirketinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

🔹 Katar’ın Barzan Holdings şirketi de savunma sanayisinde büyüme planları yürütüyor ancak ölçeği halen sınırlı kalıyor.

BAE’nin EDGE yükselişi

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri’nde 2019 yılında yaklaşık 25 şirket birleştirilerek EDGE Group kuruldu.

🔹 EDGE, yabancı savunma şirketlerinde çoğunluk hisseleri satın aldı ve mayıs ayında İtalyan motor üreticisi Costruzioni Motori Diesel’in yüzde 80’ini satın alma anlaşması yaptı.

🔹 Şirket, İtalya’nın Leonardo ve Fincantieri şirketleriyle ortak girişimlere, Almanya’nın Rheinmetall şirketiyle hava savunma ortaklığına sahip bulunuyor.

🔹 EDGE, Kasım ayında ABD’li savunma teknolojisi şirketi Anduril ile BAE ve müttefikleri için insansız hava araçları üretmek üzere ortak girişim kurdu.

Büyüme ve ihracat

🔹 EDGE’in 2025 yılı gelirleri 5 milyar doların üzerine çıktı.

🔹 Şirket geçen yıl yaklaşık 8 milyar dolarlık yeni sipariş aldı ve toplam sipariş portföyü 20 milyar doları aştı.

🔹 EDGE yönetimi gelirlerin önümüzdeki iki yılda yaklaşık yüzde 20 artmasını bekliyor.

🔹 Şirket halihazırda dünyanın en büyük üç hassas güdümlü mühimmat üreticisinden biri olarak gösteriliyor.

🔹 Üretilen savunma ürünlerinin yaklaşık dörtte üçü Latin Amerika, Afrika ve Asya’daki ülkelere ihraç ediliyor.

İran savaşı ve savunma performansı

🔹 SIPRI verilerine göre BAE’nin küresel silah ithalatındaki payı 2016-2020 dönemindeki yüzde 3,5 seviyesinden 2021-2025 döneminde yüzde 2,7’ye geriledi.

🔹 İran savaşı sırasında İran’ın BAE’ye yönelik saldırıları Suudi Arabistan ve Katar’a kıyasla daha yoğun oldu.

🔹 BAE yetkililerine göre İran tarafından gönderilen Şahid tipi insansız hava araçlarının yaklaşık yüzde 80’i Emirlikler tarafından geliştirilen sistemlerle etkisiz hale getirildi.

🔹 EDGE’in elektronik harp sistemleri yaklaşan füze ve insansız hava araçlarını tespit ederek karıştırma ve aldatma faaliyetleri yürüttü.

🔹 Bu sistemler ABD’nin balistik füze savunma sistemleriyle birlikte çalıştı.

Gelecek planları

🔹 EDGE, tüm savunma üretimini yerelleştirmek yerine kritik sistemler ve tedarik zinciri riski taşıyan bileşenlere öncelik veriyor.

🔹 Şirket yalnızca teknolojinin sahibi olmayı değil, yeni teknolojiler geliştirmeyi de hedefliyor.

🔹 Ocak ayında Katar’ın Barzan Holdings şirketiyle ortak girişim anlaşması imzalandı.

🔹 EDGE ayrıca araç teknolojilerini lisanslayarak Suudi Arabistan Military Industries ile iş birliği yaptı.

🔹 Şirket yönetimi, son yıllarda savunma üretimini yerlileştirme yönünde atılan adımların mevcut güvenlik ortamında stratejik avantaj sağladığını belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Xi Jinping Çin’in önde gelen bilim insanlarına hükümet içinde yeni görevler veriyor

Economist
05.06.2026

🔹 Çin, ABD ile teknoloji yarışını hızlandırırken önde gelen bilim insanlarını Komünist Parti ve devlet yönetiminde daha üst pozisyonlara getiriyor.

🔹 Hong Kong Üniversitesi araştırmacılarının çalışmasına göre Çin’in seçkin bilim insanları grubu olan akademisyenlerden 29 kişi Komünist Parti Merkez Komitesi’nde görev yapıyor.

🔹 Bu sayı son on yılda yaklaşık iki katına çıktı.

Bilim insanlarının yükselişi

🔹 Mikroelektronik uzmanı Huang Ru, uzun yıllar Pekin Üniversitesi’nde görev yaptıktan sonra bu yıl Çin’in Devlet Planlama Kurumu olan Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu’nun başkan yardımcılarından biri oldu.

🔹 Huang Ru, Çin’in yerli yarı iletken geliştirme çalışmalarını denetliyor.

🔹 Beidou uydu navigasyon sisteminin geliştirilmesinde rol alan Xiangli Bin de 2024 yılında aynı kurumun başkan yardımcılığına getirildi.

🔹 Eğitim Bakanı Huai Jinpeng, veri merkezleri ve ağ bağlantılı bilişim sistemleri alanında uzman bir bilim insanı olarak öne çıkıyor.

🔹 Eğitim Bakan Yardımcısı ise daha önce Zhejiang Üniversitesi’ni yöneten bir fizikçi olarak görev yaptı.

Teknolojik bağımsızlık hedefi

🔹 Çin yönetimi teknolojik kendi kendine yeterlilik hedefini devletin tüm kurumlarını kapsayan bir strateji olarak yürütüyor.

🔹 Bazı akademisyenlerin, 2023 yılında kurulan ve Çin’in inovasyon politikalarını doğrudan Parti kontrolüne bağlayan Merkezi Bilim ve Teknoloji Komisyonu’nda görev aldığı değerlendiriliyor.

🔹 Politbüro’da henüz tanınmış bir akademisyen bulunmuyor ancak 2022’de seçilen 24 üyeli Politbüro’nun beş üyesi önemli bilimsel kariyer geçmişine sahip.

Siyasi ve kurumsal boyut

🔹 Çin yönetimi, teknoloji alanında sonuç odaklı bir yaklaşım benimseyerek uzmanları karar alma süreçlerine daha fazla dahil ediyor.

🔹 Akademisyenlerin devlet içindeki siyasi ağlarının sınırlı olması, onları mevcut güç merkezleri açısından daha az tehdit oluşturur hale getiriyor.

🔹 2022 yılında Çin’in yarı iletken yatırımlarını finanse eden ve “Büyük Fon” olarak bilinen 343 milyar yuanlık yatırım fonunda yolsuzluk soruşturmaları yürütüldü.

🔹 Bu soruşturmaların ardından yarı iletken sanayi politikalarını yönetmek için yeni ekipler görevlendirildi.

2027’ye doğru

🔹 Komünist Parti, siyasi güvenilirlik ile teknik uzmanlığı bir araya getirebilecek kadrolar yetiştirmeye çalışıyor.

🔹 Xi Jinping’in 2027’de yapılacak parti kongresinde üst düzey kadrolarda yeni değişikliklere gitmesi bekleniyor.

🔹 Teknolojik bağımsızlık stratejisinin, bilim insanları için Çin’in yönetici elitine yükselmede yeni bir kariyer yolu oluşturabileceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekâ tarafından tasarlanan ‘dünyanın ilk’ aşısı

BBC
05.06.2026

🔹 Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, temel bileşeni tamamen yapay zekâ tarafından tasarlanan ve insanlarda test edilen yeni bir aşı geliştirdi.

🔹 Aşı, tüm Covid varyantları dahil olmak üzere koronavirüs ailesinin tamamına karşı koruma sağlamayı hedefliyor.

🔹 Araştırmacılar, aşının gelecekte hayvanlardan insanlara geçebilecek yeni koronavirüslere karşı da koruma sağlayabileceğini belirtiyor.

🔹 Çalışma henüz erken aşamada bulunuyor ancak ekip grip ve Ebola için de benzer aşılar geliştiriyor.

Yapay zekâ ile tasarım

🔹 Araştırmacılar, çeşitli koronavirüslerin genetik kodlarını yapay zekâya analiz ettirdi.

🔹 Yapay zekâ, bağışıklık sistemini koronavirüs ailesinin tamamına karşı eğitebilecek bir “süper antijen” tasarladı.

🔹 Antijenler, bağışıklık sisteminin tanıyıp saldırmayı öğrendiği aşı bileşenlerini oluşturuyor.

🔹 Prof. Jonathan Heeney, insanlarda test edilen ilk yapay zekâ tasarımı antijenin bu çalışma kapsamında kullanıldığını söyledi.

Klinik çalışmalar

🔹 İlk klinik çalışma 39 gönüllü üzerinde gerçekleştirildi ve aşının güvenliği değerlendirildi.

🔹 Yaklaşık 200 kişinin katıldığı ikinci çalışma, aşının bağışıklık sistemini ne ölçüde eğittiğini inceleyecek.

🔹 Journal of Infection dergisinde yayımlanan sonuçlara göre aşının bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi şu aşamada “mütevazı” düzeyde bulundu.

🔹 Southampton Üniversitesi’nden Prof. Saul Faust, teknolojinin özellikle sürekli değişen virüslere karşı aşı geliştirmede önemli potansiyel taşıdığını söyledi.

Yeni hedefler

🔹 Cambridge ekibi, her yıl güncellenmesi gerekmeyecek evrensel grip aşıları üzerinde hayvan deneyleri yürütüyor.

🔹 Ekip ayrıca H5N1 kuş gribine karşı olası bir insan pandemisine yönelik aşı geliştiriyor.

🔹 Araştırmacılar Ebola türlerini de kapsayan viral hemorajik ateşlere karşı aşı çalışmaları yapıyor.

Uzman değerlendirmeleri

🔹 Oxford Vaccine Group Direktörü Prof. Andy Pollard, yöntemin hayvan çalışmalarında güçlü sonuçlar verdiğini söyledi.

🔹 Pollard, asıl sınavın insan deneylerinde ortaya çıkacağını ve insan bağışıklık sistemlerinin laboratuvar hayvanlarından daha karmaşık olduğunu belirtti.

🔹 Ulusal Sağlık ve Bakım Araştırmaları Enstitüsü Bilimsel Direktörü Prof. Marian Knight, çalışmanın geniş kapsamlı ve uzun süreli viral koruma geliştirme açısından önemli bir ilerleme olduğunu söyledi.

🔹 Prof. Jonathan Heeney, amaçlarının yalnızca mevcut virüslere değil, gelecekte ortaya çıkabilecek salgınlara karşı da koruma sağlamak olduğunu ifade etti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Andrew, Crown Estate’e sembolik kira öderken üç evi alt kiraya verdi

Guardian
05.06.2026

🔹 Ulusal Denetim Ofisi’nin (NAO) kraliyet mülklerine ilişkin incelemesi, Andrew Mountbatten-Windsor’ın Windsor’daki Royal Lodge arazisinde bulunan üç evi alt kiraya vererek özel gelir elde ettiğini ortaya koydu.

🔹 Andrew, Crown Estate’e yalnızca sembolik düzeyde “peppercorn rent” olarak bilinen çok düşük bir kira ödüyordu.

🔹 Royal Lodge için 2003 yılında yapılan 75 yıllık kira sözleşmesi alt kiralamaya izin veriyordu.

🔹 Andrew’un alt kiralamalardan ne kadar gelir elde ettiği açıklanmadı.

Prenses Beatrice ve Eugenie’nin konutları

🔹 Kral Charles, Prenses Beatrice ve Prenses Eugenie’nin kraliyet saraylarındaki konutları için özel Duchy of Lancaster gelirlerinden piyasa değerinin altında ayarlanmış kira ödüyor.

🔹 Beatrice’in St James’s Palace’daki dairesinin kirası piyasa değerinin yüzde 68’i seviyesinde bulunuyor.

🔹 Eugenie’nin Kensington Palace’daki konutunun kirası ise piyasa değerinin yaklaşık yüzde 64’ü düzeyinde.

🔹 Kral Charles ayrıca Prens ve Prenses Michael of Kent’in Kensington Palace’daki dairesinin kirasını da ödüyor.

Galler Prensi ve Prensesi

🔹 Prens William ve Prenses Catherine’in Windsor’daki Forest Lodge konutu, taşınmalarından önce Crown Estate tarafından yaklaşık 400 bin sterlinlik onarımdan geçirildi.

🔹 Çift, Temmuz ayında 20 yıllık kira sözleşmesi imzaladı.

🔹 Yıllık kira bedeli 307.200 sterlin olarak belirlendi ve her beş yılda bir gözden geçirilecek.

🔹 Çift, iç tadilat ve değişikliklerin maliyetinden sorumlu olacak.

Royal Lodge ve tazminat

🔹 Andrew, Royal Lodge için kira sözleşmesini alırken 1 milyon sterlin peşin ödeme yaptı ve yaklaşık 7,5 milyon sterlinlik yenileme harcaması gerçekleştirdi.

🔹 Sözleşmeyi erken sonlandırması halinde 301 bin ila 488 bin sterlin arasında tazminat alma hakkı bulunabileceği belirtildi.

🔹 Ancak Crown Estate daha önce, mülkteki yıpranma ve bakım eksiklikleri dikkate alındığında herhangi bir tazminat ödenmeyebileceğini açıklamıştı.

Diğer kraliyet üyeleri

🔹 Edinburgh Dükü ve Düşesi, Windsor’daki Bagshot Park konutu için 5 milyon sterlin peşin ödeme yaptı.

🔹 Çift de sembolik kira ödüyor.

🔹 Bagshot Park’taki ahır bloğu 2020 yılına kadar kiraya verilerek gelir elde edildi.

Denetim bulguları

🔹 NAO, Crown Estate’in incelediği kira sözleşmelerinde genel olarak standart uygulamaları ve bağımsız piyasa değerlemelerini esas aldığını belirtti.

🔹 Kraliyet ailesinin yedi üyesi Crown Estate’e ait beş mülkü kiralıyor.

🔹 Buckingham Sarayı, raporun kraliyet mülklerine ilişkin uygulamalara açıklık getireceğini ve şeffaflık taahhüdüyle uyumlu olduğunu açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in Batı finansına yönelik kısıtlamaları Londra finans merkezini sarstı

Telegraph
05.06.2026

🔹 Çin hükümetinin yurtdışına sermaye çıkışını sınırlamaya yönelik adımları, Londra merkezli büyük finans kuruluşlarının piyasa değerlerinde milyarlarca dolarlık kayba yol açtı.

🔹 Bazı Çin bankaları, anakara Çin vatandaşlarının Hong Kong’da banka hesabı açma imkânlarını sınırlandırmaya başladı.

🔹 Gelişmenin ardından Standard Chartered hisseleri yüzde 2, HSBC hisseleri yüzde 3 ve Prudential hisseleri yüzde 7,5 değer kaybetti.

Hong Kong hesapları

🔹 Hong Kong yatırım hesapları, yüksek gelirli Çinli yatırımcıların yurtdışına yatırım yapmasında önemli bir kanal haline gelmişti.

🔹 Hong Kong Menkul Kıymetler ve Vadeli İşlemler Komisyonu birkaç hafta önce hesap açılış kurallarında değişiklik yaptı.

🔹 Yeni kurallar, yatırım hesaplarında kullanılacak fonların anakara Çin dışından gelmesini şart koşuyor.

🔹 South China Morning Post’a göre bazı bankalar yeni düzenlemeler sonrasında Çinli müşterilerin Hong Kong’da hesap açmasını sınırlandırmaya başladı.

Sermaye çıkışlarını sınırlama çabası

🔹 Pekin yönetimi, vatandaşların yurtdışına para transferlerini kısıtlamaya yönelik daha geniş kapsamlı bir kampanya yürütüyor.

🔹 Çin’de kişi başına yıllık resmi sermaye çıkış limiti 50 bin dolar seviyesinde bulunuyor.

🔹 Yetkililer, emlak sektöründeki durgunluk nedeniyle yabancı varlıkların vergilendirilmesini de değerlendiriyor.

🔹 Çin’de yerel yönetimlerin önemli gelir kaynaklarından biri olan arsa satışları, emlak krizinin ardından sert şekilde geriledi.

Rekor sermaye çıkışı

🔹 Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre Çinli hanehalkları, kurumlar ve şirketler geçen yıl yaklaşık 807 milyar doları ülke dışına çıkardı.

🔹 Bu rakam şimdiye kadar kaydedilen en yüksek yıllık sermaye çıkışı olarak gösteriliyor.

Finans şirketlerine etkisi

🔹 HSBC, Standard Chartered ve Prudential son yıllarda Çin’in büyüyen orta sınıfına yönelik finansal ürünlere odaklanmıştı.

🔹 HSBC’nin Hong Kong’daki müşteri sayısı Ocak 2023’ten bu yana yaklaşık üçte bir oranında arttı.

🔹 HSBC’nin yeni Hong Kong müşterilerinin yaklaşık üçte ikisini Hong Kong dışında yaşayan kişiler oluşturuyor.

🔹 Standard Chartered ve Prudential konuya ilişkin yorum yapmadı. HSBC ise yorum talebine yanıt vermedi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Anthropic yapay zekâ geliştirilmesinde küresel bir yavaşlama çağrısı yaptı

Telegraph
05.06.2026

🔹 Claude sohbet botunun geliştiricisi Anthropic, yapay zekâ geliştirme hızının yavaşlatılmasının dünya için faydalı olabileceğini söyledi.

🔹 Şirket, diğer öncü yapay zekâ laboratuvarlarının da aynı adımı atması halinde daha güçlü sistemler üzerindeki çalışmalarını durdurmaya hazır olduğunu açıkladı.

🔹 Anthropic yöneticileri, ileri düzey yapay zekâ gelişimini bir “silah kontrolü sorunu” olarak tanımladı.

Yapay zekâ riskleri

🔹 Şirket, yapay zekâ sistemlerinin kendi geliştirme süreçlerini üstlenebileceği bir dönemin yaklaştığını savundu.

🔹 “Özyinelemeli kendini geliştirme” olarak adlandırılan bu süreçte yapay zekâ sistemleri kendi kendilerini tasarlayıp test ederek geliştirebilir.

🔹 Anthropic, böyle bir gelişmenin yapay zekâ yeteneklerinde çok hızlı bir sıçramaya yol açabileceğini belirtti.

🔹 Şirket, bu senaryoda insanların sistemler üzerindeki kontrolünü kaybetme riskinin bulunduğunu söyledi.

Küresel koordinasyon sorunu

🔹 Anthropic, öncü yapay zekâ geliştirmelerinin gerektiğinde geçici olarak durdurulabilmesi seçeneğinin bulunmasının önemli olduğunu savundu.

🔹 Ancak ABD ve Çin arasındaki yoğun rekabet nedeniyle küresel ölçekte koordineli bir duraklamanın son derece zor olduğunu belirtti.

🔹 Şirket, yapay zekâ eğitim çalışmalarının füze üsleri gibi kolayca doğrulanamayacağını ve laboratuvarların gerçekten durup durmadığının denetlenmesinin güç olduğunu söyledi.

Anthropic’in yaklaşımı

🔹 Anthropic, en gelişmiş modeli olan Mythos’u kamuya açmadı.

🔹 Şirket, modelin yıkıcı siber saldırılarda kullanılabileceği endişesi taşıyor.

🔹 Anthropic CEO’su Dario Amodei daha önce yapay zekâ gelişiminin çok kötü sonuçlanma ihtimalini yüzde 25 olarak değerlendirmişti.

Yapay zekâ geliştirme süreci

🔹 Anthropic, çalışanlarının 2021-2025 dönemine kıyasla bugün sekiz kat daha fazla kod ürettiğini açıkladı.

🔹 Şirket, yapay zekâ sistemlerinin yeni fikir üretme ve araştırma planlama konusunda giderek daha başarılı hale geldiğini belirtti.

🔹 Anthropic’e göre bu gelişmeler, kendi kendini geliştiren yapay zekâ sistemlerine doğru atılan adımlar arasında yer alıyor.

Piyasa etkisi

🔹 Haber, yarı iletken şirketi Broadcom’un beklentilerin altında kalan satış tahminlerinin ardından yapay zekâ çip hisselerinde sert satışların yaşandığı dönemde geldi.

🔹 Broadcom hisseleri yaklaşık yüzde 13 değer kaybederek şirketin piyasa değerinden yaklaşık 300 milyar dolar sildi.

🔹 Micron, SK Hynix ve Arm hisselerinde de düşüşler görüldü.

🔹 Satışlar, yapay zekâ yatırımlarında balon oluştuğuna yönelik tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İngiliz savunma şirketleri 100 milyar sterlinlik NATO “bomba bankası”ndan dışlanma riskiyle karşı karşıya

Telegraph
05.06.2026

🔹 İngiliz savunma şirketleri, Kanada öncülüğünde oluşturulması planlanan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası’ndan (DSRB) finanse edilen projelerden dışlanma riskiyle karşı karşıya.

🔹 DSRB, NATO ülkelerinin yeniden silahlanmasını finanse etmek amacıyla kredi sağlayacak çok taraflı bir kurum olarak tasarlanıyor.

🔹 Kanada Başbakanı Mark Carney, İngiltere’nin projeye katılması için girişimlerde bulundu.

🔹 İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves’in, kurucu üyelerden talep edilen 1 milyar euroluk başlangıç katkısı nedeniyle teklifi reddettiği belirtiliyor.

İngiliz şirketlerine etkisi

🔹 DSRB’nin taslak kuralları, banka tarafından finanse edilen alımların yalnızca üye ülkelerdeki şirketlerden yapılmasına izin veriyor.

🔹 İngiltere’nin üye olmaması halinde İngiliz savunma şirketleri DSRB destekli ekipman ihalelerine katılamayacak.

🔹 Make UK Defence Başkanı Andrew Kinniburgh, üye olmayan ülkelerin tedarikçi olarak değerlendirmeye alınmayacağını söyledi.

🔹 Durum, İngiltere’nin AB’nin 150 milyar euroluk SAFE savunma fonuna tam erişim sağlayamamasına benzetiliyor.

Savunma finansmanı

🔹 İngiliz hükümeti, Savunma Bakanlığı’nın ekipman planında bulunduğu belirtilen 28 milyar sterlinlik finansman açığını kapatmaya çalışıyor.

🔹 Maliye Bakanlığı'nın ek 12 milyar sterlin sağlamaya hazır olduğu, Savunma Bakanı John Healey’in ise en az 18 milyar sterlin talep ettiği bildirildi.

🔹 Make UK Defence, hükümete DSRB’ye katılarak ek finansman kaynaklarına erişim sağlama çağrısında bulundu.

🔹 DSRB üyeliğinin İngiliz şirketlerine milyarlarca sterlinlik yeni sözleşme fırsatı yaratabileceği belirtiliyor.

Alternatif planlar

🔹 İngiliz Hazine yetkililerinin Finlandiya ve Hollanda ile farklı bir finansman mekanizması üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.

🔹 Savunma Bakanlığı içinde halka satılabilecek “savaş tahvilleri” çıkarılması fikri de değerlendiriliyor.

🔹 Hükümet kaynakları, Rachel Reeves’in mali kurallarının değişmeyeceğini ve şu anda savaş tahvili çıkarma planı bulunmadığını söyledi.

Özel sektör desteği

🔹 JPMorgan, Avrupa savunma sektörünü desteklemek amacıyla 1,5 trilyon dolarlık “güvenlik ve dayanıklılık girişimi” başlattı.

🔹 Program kapsamında Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya ve Polonya’daki savunma ve havacılık şirketlerine finansman ve danışmanlık desteği sağlanacak.

🔹 JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, Avrupa’nın savunma kapasitesini artırmak için zamanın sınırlı olduğunu ve geniş çaplı iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

← Ana sayfaya dön