ABD'nin biyoteknolojide Çin'in gerisinde kalması nasıl önlenebilir?
Washington Post
🔹 Çin, devlet destekli yatırımlar, ölçek ve hızlı geliştirme süreçleriyle biyoteknoloji ve biyofarmasötik alanında ABD'yi geride bırakmayı hedefliyor.
🔹 Çin, bazı ölçütlere göre klinik araştırma sayısında ABD'yi geçti ve geliştirme aşamasında 7 binden fazla ilaca sahip bulunuyor.
🔹 Çin'de geliştirilen ilaçlar küresel pazarda ABD üretimi ilaçlara göre daha düşük maliyetle sunuluyor.
🔹 ABD'li ilaç şirketleri, yeni ilaçları ABD pazarına getirebilmek için giderek daha fazla Çinli biyoteknoloji şirketleriyle lisans anlaşmaları yapıyor.
🔹 ABD'nin ilaç üretiminde kullanılan birçok temel ham madde için Çin'e bağımlı olması, tedarik zinciri açısından stratejik risk oluşturuyor.
🔹 Dış İlişkiler Konseyi (CFR), Çin'in ilaç üretiminde kullanılan kritik girdileri ekonomik veya siyasi baskı aracı olarak kullanma riskinin arttığı uyarısında bulundu.
🔹 Çin yönetimi, biyofarmasötik sektörünü 2009 yılında stratejik öncelik ilan ederek kamu kurumları, üniversiteler ve sanayiyi ortak bir program kapsamında desteklemeye başladı.
🔹 ABD'de yeni bir ilacın keşiften onaya kadar geçen süresi 10 ila 12 yılı bulurken, Çin devlet destekli hastane ağı sayesinde büyük ölçekli klinik araştırmaları daha hızlı yürütebiliyor.
🔹 ABD'de biyoteknoloji sektörünün istikrarlı finansman ve daha hızlı klinik araştırma süreçlerine ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.
🔹 Pentagon, Çinli ilaç üreticisi WuXi AppTec'i Çin ordusuyla bağlantılı şirketler listesine ekledi. Şirket bu kararın iptali için dava açtı.
🔹 ABD'nin gen düzenleme, hücre tedavisi ve RNA tabanlı tedavilerde araştırma üstünlüğünü koruduğu belirtiliyor.
🔹 ABD'nin araştırma kapasitesi ile Çin'in hız, üretim ölçeği ve maliyet avantajlarının bir araya gelmesi, kanser, Alzheimer ve diğer hastalıklara yönelik yeni tedavilerin geliştirilmesini hızlandırabilir.