← Ana sayfaya dön

Yapay zekâyla çekilen Odysseia filminin yönetmeni: Tarihteki tüm yönetmenlerden daha fazla çalıştım

Telegraph
19.07.2026
Yapay zekâyla çekilen film

🔹 İran asıllı Britanyalı yönetmen Ash Koosha, Odysseus: The Fall adlı filmini tamamen yapay zekâ kullanarak hazırladı.

🔹 Yönetmen, filmin bütçesinin Christopher Nolan'ın The Odyssey filminin yaklaşık 250 milyon dolarlık bütçesine kıyasla orta beş haneli dolar seviyesinde olduğunu söyledi.

🔹 Filmde yönetmene ait yapay zekâ sistemi ile Kling video üretim teknolojisi birlikte kullanıldı.

Yapım süreci

🔹 Ash Koosha, senaryo, storyboard, kurgu, müzik, renk düzenleme ve dosya yönetimi dahil filmin tüm yaratım sürecini kendisinin yürüttüğünü söyledi.

🔹 Yönetmen, bu süreçte yedi veya sekiz kişinin yaptığı işi tek başına üstlendiğini belirterek tarihte hiçbir yönetmenin kendisi kadar çalışmadığını ifade etti.

🔹 Koosha, yapay zekânın hikâyeyi kendiliğinden oluşturmadığını, güçlü bir senaryo ve ayrıntılı yönlendirmeler gerektirdiğini söyledi.

Yapay zekâya bakışı

🔹 Koosha, yapay zekâyı ressamın yeni bir fırçasına benzeterek bunun hikâye anlatımında kullanılabilecek yeni bir araç olduğunu ifade etti.

🔹 Büyük bir bütçeye sahip olması halinde geleneksel bir film çekmeyi tercih edeceğini, ancak yapay zekâyı yine üretim sürecinin bir parçası olarak kullanacağını söyledi.

🔹 Yönetmen, Homeros'un bugün yaşaması halinde yapay zekâyı da hikâye anlatımında kullanacağını düşündüğünü belirtti.

Oyuncular ve gelecek planları

🔹 Koosha, filminde yapay zekâ ile oluşturulmuş sanal oyuncular yerine dijital arşivlerden lisansladığı 13 gerçek kişinin yüzünü kullandığını açıkladı.

🔹 Yönetmen, filmin altı haneli dolar seviyesinde gelir elde etmesi halinde kâra geçeceğini ve yapay zekâ ile yeni filmler üretmeyi planladığını söyledi.

🔹 Koosha, Christopher Nolan'ın filmlerini beğendiğini ancak kendi filmi tamamlanmadan The Odyssey filmini izlemek istemediğini ifade etti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Andrew ve Tristan Tate, Miami'de gözaltına alındı

Telegraph
19.07.2026
Yeni suçlamalar

🔹 Andrew Tate ve Tristan Tate, Birleşik Krallık'ta yürütülen cinsel suç soruşturması kapsamında Miami'de gözaltına alındı.

🔹 Bedfordshire Polisi, kardeşler hakkında toplam 38 yeni suçlama yöneltildiğini açıkladı.

🔹 Birleşik Krallık Savcılık Servisi (CPS), kardeşlerin ABD'den iadesini talep etti.

Suçlamaların kapsamı

🔹 Andrew Tate hakkında yedi yeni tecavüz, üç cinsel sömürü amacıyla insan ticaretini düzenleme veya kolaylaştırma, üç kasten yaralama, çocukların müstehcen görüntüleri ve aşırı pornografiyle ilgili 19 ek suçlama yöneltildi.

🔹 Tristan Tate hakkında bir cinsel saldırı, iki tecavüz ve üç cinsel sömürü amacıyla insan ticaretini düzenleme veya kolaylaştırma suçlaması bulunuyor.

🔹 Yeni suçlamalarla birlikte iki kardeş hakkındaki toplam suçlama sayısı 59'a yükseldi.

🔹 Savcılık, suçlamaların Temmuz 2010 ile Ağustos 2017 arasında işlendiği iddia edilen olaylarla ilgili olduğunu ve dosyadaki mağdur sayısının yediye çıktığını açıkladı.

Soruşturma süreci

🔹 Andrew ve Tristan Tate, Birleşik Krallık'ta tecavüz ve insan ticareti suçlamalarıyla da aranıyordu.

🔹 İki kardeş 2016 yılında Romanya'ya taşınmış, 2022'de kadınları cinsel sömürü amacıyla kandırdıkları iddiasıyla gözaltına alınmıştı.

🔹 Tate kardeşler önceki suçlamaları reddetmiş, Romanya'daki dava hukuki ve usule ilişkin gerekçelerle ilerlememişti.

Açıklamalar

🔹 Tate kardeşlerin avukatı Joseph McBride, müvekkillerinin serbest kalacağından emin olduğunu söyledi.

🔹 Bedfordshire Polisi, soruşturmanın ulusal ve uluslararası kolluk kuvvetleriyle koordinasyon içinde sürdürüldüğünü açıkladı.

🔹 Polis, kamuoyundan hukuki sürece müdahale edecek spekülasyonlardan kaçınmasını istedi ve kadınlara yönelik şiddetle mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Tayvan savunmasındaki kritik zayıf nokta

Telegraph
19.07.2026
Ortak savunmadaki eksiklikler

🔹 ABD ile Tayvan orduları onlarca yıldır birlikte eğitim yapmıyor ve ortak bir komuta yapısına sahip bulunmuyor.

🔹 Uzmanlar, bu durumun Çin'e karşı olası bir çatışmada iki ordunun koordinasyonunu önemli ölçüde zorlaştıracağını değerlendiriyor.

🔹 ABD'nin 1979'da Çin ile diplomatik ilişki kurmasının ardından iki ülke arasındaki geniş kapsamlı ortak askerî eğitimler sona erdi.

🔹 ABD'li general ve amirallerin Tayvan'a gitmesine izin verilmediği için üst düzey komutanlar olası harekât alanını doğrudan inceleyemiyor.

Operasyonel riskler

🔹 İki ordu arasında ortak eğitim, ortak komuta sistemi, kod paylaşımı ve tam uyumlu iletişim altyapısı bulunmuyor.

🔹 Uzmanlar, yeterli koordinasyon olmaması halinde dost ateşi riskinin artabileceğini belirtiyor.

🔹 Ortak harekât usulleri ve emir-komuta süreçlerindeki farklılıkların muhtemel bir çatışmada operasyonları zorlaştırabileceği ifade ediliyor.

Çin faktörü

🔹 Çin, Tayvan'ı kendi toprağının bir parçası olarak görüyor ve ABD ile Tayvan arasındaki kapsamlı askerî iş birliğini güvenlik tehdidi olarak değerlendiriyor.

🔹 ABD ile Tayvan, askerî uyumu artırmaları halinde Çin'in sert tepkisiyle karşılaşma, bunu yapmamaları halinde ise olası bir savaşta koordinasyon eksikliği yaşama ikilemiyle karşı karşıya bulunuyor.

🔹 ABD ve Tayvan arasındaki ortak askerî faaliyetler sınırlı ölçekte yürütülüyor ve genellikle kamuoyundan uzak tutuluyor.

Hazırlık süreci

🔹 Yaklaşık 500 Tayvan askeri ABD'nin Michigan eyaletindeki Camp Grayling Eğitim Merkezi'nde eğitim görüyor, Tayvanlı F-16 pilotları da Arizona'da eğitim alıyor.

🔹 ABD askerleri de belirli Amerikan silah sistemlerinin kullanımını öğretmek amacıyla sınırlı kapsamda Tayvan'da görev yapıyor.

🔹 Uzmanlar, kapsamlı ortak eğitimlere bugün başlanması halinde bile iki ordunun tam operasyonel uyuma ulaşmasının 10 yıldan uzun sürebileceğini belirtiyor.

Olası çatışma senaryosu

🔹 Xi Jinping, Çin ordusunun gelecek yıl Tayvan'ı kontrol altına almaya hazır olmasını istediğini açıkladı.

🔹 Uzmanlar, ABD ile Tayvan arasında yeterli operasyonel uyum sağlanamaması halinde olası bir çatışmada binlerce ABD ve Tayvan askerinin hayatının risk altına girebileceğini değerlendiriyor.

🔹 ABD'nin olası bir müdahalesi durumunda Tayvan'ın Tayvan Boğazı ve ada çevresindeki savunmadan, ABD'nin ise daha dış bölgelerdeki büyük Çin hava ve deniz unsurlarından sorumlu olması yönünde taslak planlar bulunuyor.

🔹 ABD, Tayvan'ın öncelikle kendi savunma kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini vurgulamayı sürdürüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump'ın İran konusunda Amerikalılara daha iyi bir açıklama yapması gerekiyor

Atlantic
19.07.2026

🔹 İran'ın Ürdün'deki bir ABD hava üssüne düzenlediği saldırıda iki ABD askeri hayatını kaybetti, çok sayıda asker yaralandı ve bir asker kayboldu.

🔹 İran ile çatışmalarda hayatını kaybeden ABD askerlerinin sayısı 16'ya yükseldi.

🔹 Donald Trump, İran'a yönelik askeri operasyonun temel amacının İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu söyledi.

🔹 Trump, savaşın başlangıcında İran halkına mevcut yönetimi devralma çağrısı yapmış, daha sonra ise rejim değişikliğini hedeflemediğini açıklamıştı.

Savaşın hedefleri

🔹 ABD yönetimi, çatışmaların ilerleyen dönemlerinde İran'ın askeri kapasitesini zayıflatma ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden güvenli hale getirme hedeflerine odaklandı.

🔹 İran, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini aksattı ve Körfez'deki ABD ortaklarına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi.

🔹 İran'ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini koruduğu değerlendiriliyor.

Yeni askeri seçenekler

🔹 Trump'ın danışmanlarıyla İran topraklarının ele geçirilmesi seçeneğini görüştüğü yönündeki haberler, ABD'nin kara harekâtı ihtimaline ilişkin tartışmaları artırdı.

🔹 ABD'nin İran topraklarına yönelik olası bir kara harekâtının daha fazla askeri kayba yol açabileceği değerlendiriliyor.

Tartışmalar

🔹 İran'ın dini liderliğinde değişiklik yaşanmasına rağmen ülke yönetiminin siyasi ve stratejik olarak varlığını sürdürdüğü belirtiliyor.

🔹 ABD'de İran'a yönelik askeri operasyonun amaçları ve başarı ölçütleri konusundaki tartışmalar devam ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Silikon Vadisi en büyük avantajını kaybetti

Atlantic
19.07.2026
Yapay zekâ ve veri merkezleri

🔹 Yapay zekâ sektöründe büyümenin merkezine yazılım geliştirmekten çok veri merkezi inşası ve işletmesi yerleşti.

🔹 OpenAI, Anthropic, Google, Microsoft, Nvidia, Amazon, Meta ve Oracle gibi şirketler yapay zekâ yatırımlarını sürdürmek için veri merkezi altyapısına büyük kaynak ayırıyor.

🔹 Caterpillar'ın piyasa değeri son bir yılda iki katından fazla arttı. Şirketin büyümesinde veri merkezlerine enerji sağlayan büyük doğal gaz motorlarına yönelik talep önemli rol oynadı.

Artan yatırım maliyetleri

🔹 Amazon, Google, Microsoft, Meta ve Oracle'ın yıl sonuna kadar veri merkezlerine işletme faaliyetlerinden elde ettikleri gelirden daha fazla harcama yapması bekleniyor.

🔹 Bu şirketlerin, yapay zekâ yatırımlarını finanse edebilmek için borçlanma ihtiyacının artabileceği değerlendiriliyor.

🔹 Şirketlerin 2022 sonundan 2025 sonuna kadar veri merkezlerine yönelik sermaye harcamaları 500 milyar doları aştı.

🔹 Bu şirketlerin yalnızca 2026 yılında da benzer büyüklükte yatırım yapmayı planladığı, 2027 yılında ise yapay zekâ yatırımlarının 1,1 trilyon doları aşmasının beklendiği ifade ediliyor.

Enerji ve altyapı ihtiyacı

🔹 Yeni nesil veri merkezleri önceki yıllara göre çok daha yüksek elektrik tüketiyor.

🔹 Meta, amiral gemisi yapay zekâ veri merkezinin kapasitesini iki katından fazla artıracağını açıkladı. Tesisin en yüksek elektrik ihtiyacının 5 gigavata ulaşması bekleniyor.

🔹 Utah'ta planlanan bir veri merkezi tamamlanması halinde yaklaşık 9 gigavat elektrik talep edecek.

🔹 Elektrik şebekelerinin bu talebi karşılamakta zorlanması nedeniyle bazı teknoloji şirketleri kendi enerji santrallerini kurmaya yöneliyor.

Sektörde yeni darboğazlar

🔹 Veri merkezlerinin kurulumu; elektrik altyapısı, soğutma sistemleri, su tesisleri, çelik, beton, bakır, silikon ve doğal gaz gibi fiziksel kaynaklara yoğun şekilde bağımlı hale geldi.

🔹 Nvidia Üst Yöneticisi Jensen Huang, yapay zekâ sektöründeki en büyük darboğazın nitelikli elektrikçi ve tesisatçı eksikliği olabileceğini söyledi.

🔹 OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman, şirketinin önündeki en büyük kısıtın elektrik arzı olduğunu açıkladı.

Artan toplumsal ve siyasi baskı

🔹 Anthropic, yapay zekâ faaliyetlerini sürdürebilmek için Elon Musk'a ait bir veri merkezini kiralamaya ayda yaklaşık 1 milyar dolar harcıyor.

🔹 Veri merkezlerinin enerji tüketimi ve çevresel etkileri nedeniyle kamuoyundaki tepkiler artıyor.

🔹 New York, yeni büyük ölçekli veri merkezlerinin inşasına moratoryum uygulayan ilk ABD eyaleti oldu.

🔹 Yapay zekâ sektörü, yüksek enerji tüketimi ve fiziksel altyapıya bağımlılığı nedeniyle giderek petrol, çelik ve diğer ağır sanayi sektörlerine benzer bir yapıya dönüşüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Warren Buffett yatırımcıları uyardı: Piyasalardaki kumar eğilimine ve yapay zekâ harcamalarına dikkat çekti

Business Insider
19.07.2026
Piyasalara ilişkin uyarılar

🔹 Warren Buffett, CNBC'ye verdiği röportajda piyasalarda spekülasyonun arttığını ve değer odaklı yatırım fırsatları bulmanın zorlaştığını söyledi.

🔹 Buffett, insanların kumar oynamaya eğilimli olduğunu ve piyasalarda yatırımcılardan çok spekülatörlere hitap eden bir ortam oluştuğunu ifade etti.

Yapay zekâ yatırımları

🔹 Buffett, Meta, Microsoft ve Alphabet gibi teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yarışında veri merkezleri, mikroçipler ve altyapıya yüz milyarlarca dolar harcadığını söyledi.

🔹 Bu harcamaların şirketlerin nakit akışını azaltabileceğine ve yatırımların beklenen sonucu vermemesi riskini taşıdığına dikkat çekti.

Berkshire Hathaway'in yatırımları

🔹 Buffett, Berkshire Hathaway'in geçen yıl Alphabet'e yatırım yapma kararı aldığını açıkladı.

🔹 Berkshire, Mart ayı sonu itibarıyla Alphabet'te yaklaşık 58 milyon hisseye sahipti.

🔹 Şirket, haziran ayında özel bir işlemle Alphabet'e yaklaşık 10 milyar dolar daha yatırım yaptı.

🔹 Bu yatırımla Alphabet, Apple ve American Express'in ardından Berkshire Hathaway'in en büyük üçüncü hisse yatırımı haline geldi ve Coca-Cola'yı geride bıraktı.

Uzman değerlendirmeleri

🔹 Yatırım uzmanları, Buffett'ın yatırımcılara yapay zekâdan tamamen uzak durmalarını değil, spekülasyonun fiyatlamaları belirlediği dönemlerde daha temkinli olmalarını tavsiye ettiğini belirtiyor.

🔹 Bazı uzmanlar, Buffett'ın büyük yapay zekâ harcamalarına yönelik çekincelerine rağmen Alphabet'e yatırım yapmasının, şirketin uzun vadede bu yatırımlardan güçlü getiri sağlayabileceğine veya gerektiğinde harcamalarını azaltabileceğine yönelik beklentisini yansıtabileceğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İşten çıkarıldıktan sonra 6 binden fazla işe başvurdu ve gıda bankasına başvurdu. İşe alınmasını sağlayan etkeni anlattı.

Business Insider
19.07.2026

🔹 John Huân Vũ, Temmuz 2024'te PayPal'daki işini kaybettikten sonra 16 ay boyunca 2 binden fazla şirkette 6 binden fazla iş başvurusu yaptı.

🔹 İş arama sürecinde onlarca mülakata katıldı ve tüm başvurularını bir elektronik tabloda takip etti.

🔹 Ailesinin mali durumu kötüleşince eşiyle birlikte gıda bankalarından destek aldı, kamu gıda yardımlarından yararlandı ve evlerini satma ya da ABD dışında iş arama seçeneklerini değerlendirdi.

🔹 Vũ, iş ilanlarının bazılarının 48 saat içinde veya ilk birkaç yüz başvurudan sonra kapandığını, işe alım sürecinde yapay zekâ ile yapılan mülakatlarla karşılaştığını söyledi.

🔹 İş başvurularında özgeçmişini başvuru takip sistemlerine uygun şekilde yeniden hazırladı ve iki sayfadan tek sayfaya indirdi.

🔹 Bu değişikliklerin daha fazla mülakat almasını sağladığını ancak iş teklifi almakta zorlanmaya devam ettiğini belirtti.

🔹 Ekim 2025'te Visa'da çalışan eski bir iş bağlantısı, kıdemli danışman pozisyonu için başvurmasını önerdi ve işe alım sürecinde kendisini destekledi.

🔹 Vũ, son mülakatını Kasım 2025'te gerçekleştirdikten kısa süre sonra Visa'dan iş teklifi aldı ve 16 aylık işsizliğin ardından yeniden çalışmaya başladı.

🔹 Vũ, işe alım sürecinde özgeçmişini güncellemenin önemli olduğunu, ancak işe alınmasını sağlayan en önemli unsurun geçmişte birlikte çalıştığı kişilerin kendisini ve çalışma performansını hatırlaması olduğunu söyledi.

🔹 İşsiz kaldığı dönemde destek aldığı gıda bankasında gönüllü olarak çalışmaya başladığını ifade etti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yargıçlar, yapay zekâ kullanımında denge kurmaya çalışıyor

Axios
19.07.2026

🔹 ABD'de yargıçlar, mahkemelerinde yapay zekâ kullanımına ilişkin kurallar belirleyerek avukatların ve tarafların sunduğu içerikleri daha sık denetlemeye başladı.

🔹 Yapay zekâ tarafından üretilen sahte dava kararlarını kullanan veya araştırmalarını doğrulamayan avukatlar çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor.

🔹 Northwestern Üniversitesi araştırmasına göre ankete katılan 112 yargıcın yüzde 60'ı en az bir yapay zekâ aracı kullandığını, yüzde 22'den fazlası ise bu araçlardan haftalık veya günlük olarak yararlandığını belirtti.

🔹 Araştırmaya katılan yargıçlar, yapay zekâ kullanımının eğitim ve hazırlık süreçlerinden daha hızlı yayıldığını ifade etti.

🔹 Virginia Doğu Bölgesi eski Federal Yargıcı Liam O'Grady, yargıçların yapay zekâya ilgi duyduğunu ancak güvenilirliği konusunda ciddi şüpheler taşıdığını söyledi.

🔹 Geçen ay Mississippi'de bir federal yargıç, her iki tarafın da yapay zekâ tarafından üretilmiş sahte emsal kararları mahkemeye sunmasının ardından dört avukata yaptırım uyguladı ve hukuk davasını iptal etti.

🔹 Yapay zekâ konusunda çalışan yargı uzmanları, bu alandaki temel çözümün eğitim olduğunu belirtiyor.

🔹 Yargıçlar, avukatların ve davaya taraf olan kişilerin yapay zekâ kullanımını değerlendirirken, kendi çalışma süreçlerinde yapay zekâdan yararlanmalarından farklı ölçütler uyguluyor.

🔹 Yargı mensupları, hata yapmanın ağır sonuçlar doğurabileceği bir görevde hızla gelişen yapay zekâ teknolojisine uyum sağlamaya çalışıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Türkiye, ABD'den F-35 satın alabilmek için Rus hava savunma sistemini devretmeyi hedefliyor

Wall Street Journal
19.07.2026
S-400 görüşmeleri

🔹 Türkiye, ABD'nin F-35 savaş uçaklarının satışına yönelik itirazlarını gidermek amacıyla Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini Birleşik Arap Emirlikleri'ne devretmek için görüşmeler yürütüyor.

🔹 Görüşmeler, ABD'li ve bölgesel yetkililere göre Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil olmasının önünü açmayı hedefliyor.

F-35 süreci

🔹 ABD, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından 2019 yılında Türkiye'yi F-35 savaş uçağı geliştirme ve üretim programından çıkarmıştı.

🔹 Washington, S-400 sistemi ile F-35 savaş uçaklarının aynı ülkede birlikte kullanılmasının, S-400'ün F-35'in radar izi gibi kritik teknik bilgilerini tespit ederek bunların Rusya'ya aktarılması riski oluşturduğunu değerlendiriyor.

🔹 Donald Trump, bu ay Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında Türkiye'ye F-35 satışına yönelik kısıtlamaları kaldırmayı değerlendirdiğini açıklamıştı.

Olası engeller

🔹 S-400 sisteminin Birleşik Arap Emirlikleri'ne devredilebilmesi için Rusya'nın onayı gerekebilir.

🔹 Türkiye'nin F-35 satın alabilmesi için ABD'nin de Türkiye'nin Amerikan yasalarına uygun hareket ettiğini resmen onaylaması gerekiyor.

🔹 Silah satışının gerçekleşmesi, ABD Kongresi'ndeki bazı üyelerin itirazlarıyla da karşılaşabilir.

Bölgesel gelişmeler

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın bu yıl düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırılarının ardından hava savunmasını güçlendirmeye çalışıyor.

🔹 ABD ve Türkiye, geçmiş yıllarda S-400 sisteminin üçüncü bir ülkeye gönderilmesi veya ABD askeri personeline teslim edilerek etkisiz hale getirilmesi gibi farklı çözüm seçeneklerini de değerlendirdi.

🔹 ABD Kongresi'nden Ankara'yı ziyaret eden bazı üyeler, Türkiye'nin S-400 sistemini devretmesi halinde F-35 programına yeniden dahil edilmesini desteklediklerini açıkladı.

🔹 Bazı ABD'li milletvekilleri ise İsrail'in bölgedeki hava üstünlüğünün zayıflayabileceği ve Türkiye'nin Yunanistan ile Kıbrıs'a yönelik politikaları nedeniyle Türkiye'nin F-35 programına yeniden alınmasına karşı çıkmayı sürdürüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bölgesel kaos Türkiye'nin stratejik konumunu nasıl güçlendiriyor

Bloomberg
19.07.2026
Stratejik konum güçleniyor

🔹 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı NATO Zirvesi, Türkiye'nin çatışmalarla çevrili bölgesinde stratejik öneminin arttığını ortaya koydu.

🔹 Uluslararası Para Fonu (IMF), aynı dönemde Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini büyük ekonomiler arasında en sert aşağı yönlü revizyonlardan biriyle düşürdü.

🔹 Bölgesel çatışmalar Türkiye'nin kısa vadeli ekonomik görünümünü olumsuz etkilese de ülkenin uzun vadeli stratejik konumunu güçlendiriyor.

Diplomatik ve savunma alanındaki gelişmeler

🔹 Rusya-Ukrayna savaşı ve İran'daki çatışmalar, Türkiye'nin askeri ve diplomatik etkisinin Batılı müttefikleri açısından önemini yeniden öne çıkardı.

🔹 Türkiye, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgalinden sonra Moskova ile iletişim kanallarını açık tutarak Ukrayna tahıl koridoru anlaşmasının sağlanmasına katkıda bulundu ve aynı zamanda Ukrayna'ya insansız hava aracı teknolojisi sağlamayı sürdürdü.

🔹 Türkiye, İran'a yönelik ABD ve İsrail saldırılarına NATO içinde en güçlü itiraz eden ülkelerden biri oldu ve Pakistan ile Katar'ın da yer aldığı diplomatik temaslara ev sahipliği yaptı.

🔹 Donald Trump, Erdoğan'a övgüde bulunarak Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarını satın almasını engelleyen yaptırımların hafifletilmesi için çalışacağını açıkladı.

Savunma sanayisi

🔹 Türkiye'nin savunma sanayisi hızlı büyümesini sürdürüyor.

🔹 Aselsan, geçen yılı Türkiye'nin en değerli şirketi olarak tamamladı ve 2026 yılı içinde piyasa değeri 40 milyar doların üzerine çıktı.

🔹 Türkiye'nin silah ihracatı 2022'den bu yana iki katından fazla arttı.

🔹 Avrupa'nın yeniden silahlanma süreci ile Körfez ülkelerinin savunma ortaklıklarını çeşitlendirme arayışının Türkiye'nin savunma sanayisine yeni fırsatlar oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Bölgesel projeler

🔹 Türkiye'nin desteklediği Ahmed el-Şara'nın Suriye'de yönetimi devralması ve Azerbaycan'ın Ermenistan karşısındaki başarısı, Ankara'nın bölgesel etkisini artıran gelişmeler arasında yer alıyor.

🔹 Kafkasya üzerinden planlanan yeni ticaret koridoru, Suriye üzerinden Körfez enerjisinin taşınması ve Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılması gibi projelerde Türkiye önemli bir geçiş merkezi olarak öne çıkıyor.

Ekonomik etkiler

🔹 Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlılığı nedeniyle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış dış ticaret açığını büyütüyor ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor.

🔹 İran'daki çatışmaların turizm gelirlerini 2026 yılında 10 ila 24 milyar dolar arasında azaltabileceği tahmin ediliyor.

🔹 IMF, İran'daki savaşın başlamasının ardından Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini G20 ülkeleri içinde Suudi Arabistan'dan sonra en fazla düşürülen ikinci ekonomi olarak güncelledi.

← Ana sayfaya dön