← Ana sayfaya dön

Çinli uydu şirketi Nvidia ve Apple merkezlerinin görüntülerini yayımladı

South China Morning Post
05.06.2026

🔹 ABD tarafından İran’a yardım ettiği iddiasıyla yaptırım uygulanan Çinli uydu şirketi Changguang Satellite, Kaliforniya’daki Nvidia ve Apple merkezlerinin yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerini yayımladı.

🔹 Görüntüler, şirketin Jilin-1 uydu takımyıldızı tarafından çekildi ve Silikon Vadisi’nin ayrıntılı kuşbakışı görünümünü sundu.

🔹 Fotoğraflarda Nvidia’nın Santa Clara’daki Endeavour ve Voyager binaları ile Apple’ın Cupertino’daki Apple Park kampüsü yer aldı.

🔹 Santa Clara Üniversitesi’nin kampüsü, çevredeki yerleşim alanları ve bölgedeki ulaşım altyapısı da görüntülerde görüldü.

Şirketin açıklaması

🔹 Changguang Satellite, görüntülerin paylaşımını “rutin uydu haberleri” olarak nitelendirdi.

🔹 Şirket, Jilin-1 görüntülerinin kamuya açık olduğunu ve düzenli olarak dünyanın çeşitli bölgelerine ait uydu fotoğrafları yayımladığını belirtti.

🔹 Daha önce Çin’deki madenler ve hızlı tren istasyonları, Hindistan’daki sıcak hava dalgası, Hawaii’deki volkanik alanlar ve Kuzey Amerika’daki Dünya Kupası stadyumlarına ilişkin görüntüler de paylaşılmıştı.

Teknoloji ve yaptırımlar

🔹 ABD Hazine Bakanlığı, Aralık 2023’te Changguang Satellite’i Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekleyerek ABD kişi ve kurumlarının şirketle işlem yapmasını yasakladı.

🔹 ABD, Mayıs ayında Changguang Satellite, Earth Eye ve MizarVision şirketlerine İran’ın ABD güçlerine yönelik saldırılarına destek verdikleri gerekçesiyle yeni yaptırımlar uyguladı.

🔹 İran Devrim Muhafızları da nisan ayında 18 Amerikan teknoloji ve yapay zekâ şirketiyle bağlantılı kurumları meşru hedef ilan etmişti.

Jilin-1 uydu ağı

🔹 Jilin-1, 140’tan fazla uyduyla Çin’in en büyük ticari uzaktan algılama uydu takımyıldızı konumunda bulunuyor.

🔹 Sistem, 0,2 metreye kadar görüntü çözünürlüğü sağlayabiliyor ve Dünya üzerindeki herhangi bir noktayı günde yaklaşık 40 kez görüntüleyebiliyor.

🔹 Şirket ayrıca uzaydan yere saniyede 100 gigabit veri aktarım hızına ulaşan lazer haberleşme testini başarıyla tamamladı.

🔹 Yayımlanan görüntülerde bina detayları, otopark dolulukları ve tesislerdeki inşaat değişiklikleri net biçimde görülebiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in kalabalık güneş enerjisi sektörü yeni büyüme alanlarına yöneliyor

Bloomberg
05.06.2026

🔹 Çin’in güneş enerjisi sektörü, yıllardır kârlılığı baskılayan kronik kapasite fazlası sorunundan çıkış yolu bulmakta zorlandığını kabul etmeye başladı.

🔹 Şanghay’da düzenlenen dünyanın en büyük güneş enerjisi konferansında sektör yöneticileri, büyümenin artık yeni alanlarda aranması gerektiği mesajını verdi.

🔹 Batarya depolama sistemleri ve uzay tabanlı enerji projeleri öne çıkan yeni hedefler arasında yer aldı.

Kapasite fazlası sorunu

🔹 Yoğun rekabet ve sürekli kapasite artırımı, küresel güneş paneli fiyatlarını düşürürken üreticilerin iki yıldan uzun süredir zarar etmesine yol açtı.

🔹 GCL Technology Holdings Başkanı Zhu Gongshan, üretim artırma, fiyat düşürme ve ölçek büyütmeye dayanan eski stratejinin sınırlarına ulaştığını söyledi.

🔹 Sektörün son yıllarda üretimi azaltmak ve fiyat tabanı oluşturmak için çeşitli girişimlerde bulunduğu ancak bunların kapasite fazlasını azaltamadığı belirtildi.

Batarya depolama alanına yöneliş

🔹 Birçok şirket enerji depolama sektörünü yeni büyüme alanı olarak görüyor.

🔹 Özellikle veri merkezlerinden gelen yüksek enerji talebinin batarya pazarını büyütmesi bekleniyor.

🔹 Longi Green Energy Technology, geçen yıl girdiği enerji depolama faaliyetlerinin yaklaşık beş yıl içinde güneş enerjisi iş koluyla aynı büyüklüğe ulaşmasını hedefliyor.

🔹 Ancak bazı yöneticiler, güneş enerjisinde yaşanan kapasite fazlasının batarya sektöründe de tekrarlanabileceği uyarısında bulundu.

🔹 Çin hükümeti de enerji depolama sektöründe aşırı kapasite oluşma riskine karşı daha önce uyarılar yapmıştı.

🔹 Suntech Power kurucusu Shi Zhengrong, güneş enerjisi şirketlerinin topluca enerji depolamaya yönelmesinin endişe verici olduğunu söyledi.

Uzay projeleri

🔹 Bazı şirketler daha uzun vadeli fırsatlar olarak uzay tabanlı güneş enerjisi projelerine odaklanıyor.

🔹 GCL, uzaydaki veri merkezlerine enerji sağlayabilecek yörünge tabanlı güneş enerjisi sistemlerinin önemli bir talep yaratabileceğini belirtti.

🔹 Daiwa Capital Markets analizine göre uzay tabanlı veri merkezleri önümüzdeki on yılda yaklaşık 200 gigavatlık güneş enerjisi talebi oluşturabilir.

🔹 Daha spekülatif senaryolarda Ay üzerindeki yapay zekâ tesislerinin 10.000 gigavatın üzerinde enerji talebi yaratabileceği öngörülüyor.

🔹 GCL, Trina Solar ve çeşitli araştırma kurumları konferans sırasında Uzay Enerjisi Geliştirme İttifakı'nı kurdu.

🔹 Çin Fotovoltaik Sanayi Birliği, uzay güneş enerjisi teknolojilerinin büyük bölümünün hâlâ laboratuvar veya erken test aşamasında olduğunu belirtti.

Piyasa görünümü

🔹 Çin’de polisilikon fiyatları yüksek stok seviyeleri nedeniyle bu hafta yeniden geriledi.

🔹 Güneş hücresi ve güneş paneli fiyatları ise geçen haftaya göre değişmedi.

🔹 Jinko Solar, konferans sırasında Çin, Filipinler, Bangladeş ve Pakistan’a panel tedariki için 10 anlaşma imzaladığını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Wall Street, SpaceX’in yapay zekâ gelirlerinin 2030’a kadar 100 kat artacağını öngörüyor

Bloomberg
05.06.2026

🔹 Wall Street analistleri, SpaceX’in yapay zekâ faaliyetlerinden elde ettiği gelirin on yılın sonunda yaklaşık 100 kat büyümesini bekliyor.

🔹 Bu beklenti, şirketin hedeflenen yaklaşık 1,8 trilyon dolarlık değerlemesini destekleyen temel varsayımlardan biri olarak öne çıkıyor.

🔹 SpaceX, 75 milyar dolarlık halka arzıyla tarihin en büyük halka arzını gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Gelir projeksiyonları

🔹 Evercore ISI, SpaceX’in yapay zekâ gelirinin 2025’teki 3,2 milyar dolardan 2031’de 755 milyar dolara çıkmasını öngörüyor.

🔹 Aynı kurum, şirketin toplam gelirinin 2025’teki 18,7 milyar dolardan 2031’de 1 trilyon doların üzerine çıkacağını tahmin ediyor.

🔹 Goldman Sachs, toplam gelirin 2030’da 474 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor.

🔹 Goldman Sachs ve Evercore, 2030 yılı için yapay zekâ gelirlerini sırasıyla yaklaşık 322 milyar dolar ve 331 milyar dolar seviyesinde hesaplıyor.

İş kollarındaki değişim

🔹 Evercore, yapay zekânın SpaceX gelirlerindeki payının 2031’de yüzde 74’e yükseleceğini tahmin ediyor.

🔹 Uzay faaliyetlerinin gelir içindeki payının ise yüzde 20’nin üzerindeki seviyelerden yaklaşık yüzde 1’e gerilemesi bekleniyor.

🔹 Uydu internet hizmetlerini kapsayan bağlantı biriminin gelirinin 2025’teki 11,4 milyar dolardan 2030’da 140 milyar doların üzerine çıkacağı öngörülüyor.

🔹 Roket bölümünün gelirinin aynı dönemde yaklaşık iki kat artarak 8 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Yatırımlar

🔹 Analistler, SpaceX’in sermaye harcamalarının da çok hızlı büyümesini bekliyor.

🔹 Şirketin sermaye harcamalarının 2025’teki 20 milyar dolar seviyesinden 2030’da 360 milyar doların üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.

🔹 Evercore, 2031’de sermaye harcamalarının 732 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor.

🔹 Bu harcamaların yaklaşık 666 milyar dolarının yapay zekâ yatırımlarına yönelik olacağı hesaplanıyor.

Halka arz

🔹 SpaceX’in halka arz fiyatı hisse başına 135 dolar olarak belirlendi.

🔹 Şirketin halka arzının 11 Haziran’da fiyatlanması bekleniyor.

🔹 Hisseler Nasdaq ve Nasdaq Texas borsalarında “SPCX” koduyla işlem görecek.

🔹 Goldman Sachs, SpaceX için karşılaştırma grubu olarak Nvidia, Tesla, Palantir, CoreWeave, Nebius, AST SpaceMobile ve Rocket Lab gibi şirketleri kullanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

SpaceX ve diğer dev halka arzlar S&P tarafından hızlı endeks girişinden mahrum bırakıldı

Bloomberg
05.06.2026

🔹 S&P Dow Jones Indices, S&P 500 gibi ana endekslerdeki mevcut uygunluk kurallarını değiştirmeme kararı aldı.

🔹 Karar, Elon Musk’ın şirketi SpaceX gibi dev halka arzların borsaya açıldıktan kısa süre sonra endekslere girmesinin önünü kapattı.

🔹 S&P, yeni halka açılan şirketler için uyguladığı 12 aylık bekleme süresini korudu.

🔹 Şirket büyüklüğüne bakılmaksızın mevcut kârlılık ve halka açıklık oranı şartları da yürürlükte kalacak.

SpaceX etkisi

🔹 Karar, tarihin en büyük halka arzlarından biri olması beklenen SpaceX’i doğrudan etkiliyor.

🔹 SpaceX, halka arz sonrasında en az bir yıl boyunca S&P 500’e girmeye uygun olmayacak.

🔹 Şirketin ayrıca endeksin mevcut kârlılık ve halka açıklık kriterlerini de karşılaması gerekecek.

Endeks sağlayıcıları arasındaki ayrışma

🔹 S&P’nin kararı, rakip endeks sağlayıcılarının son dönemde attığı adımlardan farklı bir yaklaşım ortaya koydu.

🔹 [Nasdaq](https://www.nasdaq.com?utm_source=chatgpt.com), SpaceX’in Nasdaq 100 endeksine katılım süresini üç aydan 15 işlem gününe indirdi.

🔹 FTSE Russell ise bekleme süresini beş işlem gününe düşürdü.

Tartışmanın arka planı

🔹 Son yıllarda bazı şirketler halka açılmadan önce trilyon dolar seviyelerine ulaşan değerlemelere erişmeye başladı.

🔹 Daha hızlı endeks üyeliğini savunanlar, dev şirketlerin yatırımcıların sahip olduğu gerçek piyasayı daha doğru yansıtması gerektiğini belirtiyor.

🔹 Karşı görüşte olan yatırımcılar ise kârlılık, halka açıklık ve işlem geçmişi gibi kriterlerin spekülatif hareketleri filtrelemek için gerekli olduğunu savunuyor.

🔹 Eleştirmenlere göre halka arz edilen şirketlerin endekslere çok hızlı alınması, pasif fonları yeterince oluşmamış fiyatlardan hisse almaya zorlayabilir ve oynaklığı artırabilir.

🔹 Bloomberg Intelligence ETF analisti James Seyffart, S&P’nin kararının sürpriz olduğunu ancak piyasa lideri olarak sektör eğilimlerine karşı hareket edebildiğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin, pratik kuantum bilişimin önünü açan dünyanın ilk süper hızlı kuantum belleğini tanıttı

South China Morning Post
05.06.2026

🔹 Çinli bilim insanları, kuantum bilgisayarlar için dünyanın ilk süper hızlı kuantum belleğini geliştirdi.

🔹 Gelişme, kuantum bilgisayarlarda klasik verilerin okunmasındaki kritik darboğazı aşmayı hedefliyor.

🔹 Teknoloji, ilaç keşfi, finansal dolandırıcılık tespiti ve büyük veri analizi gibi alanlarda kuantum bilgisayarların pratik kullanımını mümkün kılabilecek temel bileşenlerden biri olarak görülüyor.

Kuantum bellek teknolojisi

🔹 Zhejiang Üniversitesi öncülüğündeki ekip, kuantum rastgele erişimli bellek (QRAM) mimarisini süper iletken kuantum işlemci üzerinde başarıyla uyguladı.

🔹 QRAM, kuantum bilgisayarların büyük miktardaki klasik verilere verimli şekilde erişmesini sağlıyor.

🔹 Sistem, verilerin süperpozisyon durumunda okunmasına olanak tanıyor ve aynı anda birden fazla veri noktasının işlenebilmesini mümkün kılıyor.

🔹 Ekip, ilk kez süper iletken kuantum çip üzerinde 4 bit ve 8 bit veriye erişebilen QRAM prototipini çalıştırdı.

Teknik önem

🔹 Geleneksel bilgisayarlarda bitler yalnızca 0 veya 1 değerini temsil ederken, kuantum bitleri olan kübitler aynı anda hem 0 hem de 1 durumunda bulunabiliyor.

🔹 Süperpozisyon ve kuantum dolaşıklığı özellikleri sayesinde kuantum bilgisayarlar bazı hesaplamaları klasik süper bilgisayarlardan kat kat hızlı gerçekleştirebiliyor.

🔹 Ancak büyük miktardaki klasik verilere erişim yavaş kaldığında kuantum sistemlerin avantajı önemli ölçüde azalıyor.

🔹 Araştırmacılar, QRAM olmadan birçok kuantum algoritmasının teorik düzeyde kalacağını belirtiyor.

Olası kullanım alanları

🔹 İlaç geliştirme çalışmalarında sistem, yüz milyonlarca molekül kaydının bulunduğu veritabanlarından gerekli bilgileri aynı anda çekebilecek.

🔹 Bu sayede yeni ilaçların geliştirilme süresi önemli ölçüde kısalabilecek.

🔹 Finans sektöründe kuantum algoritmalarının geçmiş işlem kayıtlarını analiz ederek dolandırıcılık faaliyetlerini tespit etmesine yardımcı olabilecek.

🔹 Yapay zekâ uygulamalarında doğal dil işleme ve görüntü tanıma gibi büyük veri gerektiren görevlerde kuantum sistemlerin kapasitesini artırabilecek.

Araştırma

🔹 Çalışma Mart ayında Nature Physics dergisinde yayımlandı.

🔹 Araştırma ekibinden Lu Liqiang, mevcut kuantum algoritmalarının büyük veri kümelerine hızlı erişim olmadan pratikte uygulanmasının zor olduğunu söyledi.

🔹 Geliştirilen sistem, kuantum bilgisayarların teorik avantajlarını gerçek dünya uygulamalarına taşıma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin lideri Xi Jinping’in gelecek hafta Kuzey Kore’ye yapacağı ziyaret doğrulandı

South China Morning Post
05.06.2026

🔹 Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un davetiyle 8-9 Haziran tarihlerinde Kuzey Kore’ye resmi ziyaret gerçekleştirecek.

🔹 Ziyaret, Xi’nin 2019’dan bu yana Kuzey Kore’ye yapacağı ilk ziyaret olacak.

🔹 Pekin ve Pyongyang, pandemi dönemindeki izolasyon, Çin’in nükleer silahsızlanma tutumu ve Kuzey Kore-Rusya yakınlaşmasının ardından ilişkilerini yeniden güçlendirmeye çalışıyor.

Çin-Kuzey Kore ilişkileri

🔹 Xi’nin ziyareti, geçen ay Pekin’de ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı zirvelerin ardından gerçekleşecek.

🔹 Trump, mayıs ayındaki Pekin ziyareti sırasında Xi’ye Kuzey Kore’nin nükleer silahsızlandırılmasına yönelik bir teklif sunduğunu açıkladı.

🔹 Çin ve Rusya, Trump’ın ziyaretinden sonra yayımladıkları ortak bildiride Kuzey Kore’ye yönelik diplomatik izolasyon, ekonomik yaptırım ve askerî baskı politikalarını eleştirdi.

🔹 İki ülke Kore Yarımadası’nda siyasi çözüm sürecini ilerletme ve bölgesel istikrarı koruma sözü verdi.

Son dönemdeki temaslar

🔹 Kim Jong Un, Eylül 2025’te Pekin’de düzenlenen İkinci Dünya Savaşı’nın sona erişinin 80. yılı törenlerine katıldı.

🔹 Xi, Kim ile görüşmesinde Çin’in Kuzey Kore ile geleneksel dostluğa büyük önem verdiğini ve bu yaklaşımın değişmeyeceğini söyledi.

🔹 Çin Başbakanı Li Qiang, Ekim 2025’te Kuzey Kore İşçi Partisi’nin kuruluşunun 80. yılı etkinliklerine katılmak üzere Pyongyang’ı ziyaret etti.

🔹 Çin’in üçüncü en üst düzey yetkilisi Zhao Leji de 2024 yılında Kuzey Kore’yi ziyaret etmişti.

Ekonomi ve ulaşım

🔹 Çin, Kuzey Kore’nin en büyük ekonomik ortağı olmaya devam ediyor ve ülkenin dış ticaretinin yüzde 90’dan fazlasını oluşturuyor.

🔹 Mart ayında iki ülke arasında demiryolu ulaşımı yeniden başlatıldı ve Air China doğrudan uçuşlara yeniden başladı.

🔹 Çinli turistlerin Kuzey Kore’ye girişi hâlâ yasak durumda.

🔹 Çin gümrük verilerine göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yüzde 26 artışla 19,6 milyar yuana ulaştı ve pandemi öncesi seviyelere yaklaştı.

Bölgesel gelişmeler

🔹 Kim Jong Un son yıllarda Rusya ile ilişkileri derinleştirerek Çin’e olan bağımlılığı azaltmaya çalışıyor.

🔹 Kuzey Kore ve Rusya 2024 yılında karşılıklı savunma anlaşması imzaladı.

🔹 Pyongyang, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına destek amacıyla asker gönderirken ekonomik ve askerî destek aldı.

🔹 Kim, Güney Kore’yi resmen “en düşman devlet” olarak tanımladı ve Kuzey Kore’nin nükleer güç statüsünün “geri döndürülemez” olduğunu açıkladı.

🔹 Kim, ABD’yi “devlet destekli terörizm ve saldırganlık” yürütmekle suçladı ve ülkesinin her türlü senaryoya karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi.

🔹 Trump ile Kim Jong Un arasında ilk Trump döneminde üç zirve gerçekleştirilmişti ancak yeni bir görüşme henüz yapılmadı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

JPMorgan, Citi ve büyük bankalar kriptoya karşı yeni tokenleştirilmiş mevduat sistemi planlıyor

Wall Street Journal
05.06.2026

🔹 ABD’nin en büyük bankaları, kripto şirketlerinin finans sektöründeki etkisini sınırlamak amacıyla tokenleştirilmiş mevduat ağı kurmaya hazırlanıyor.

🔹 Sistemin 2027 yılının ilk yarısında devreye alınması hedefleniyor.

🔹 Ağ, geleneksel ödeme altyapısını dijital varlıkların kullandığı blokzincir altyapısıyla birleştirecek.

🔹 Proje, JPMorgan, Bank of America, Citigroup, Wells Fargo ve diğer büyük bankaların ortak sahip olduğu The Clearing House tarafından işletilecek.

Yeni sistem

🔹 Tokenleştirilmiş mevduatlar blokzincir üzerinde 7 gün 24 saat anlık transfer ve mutabakat imkânı sağlayacak.

🔹 Sistem ABD’deki tüm bankalara açık olacak.

🔹 Kullanılacak blokzincir altyapısı dış bir teknoloji sağlayıcısıyla kurulacak ancak tedarikçi henüz seçilmedi.

🔹 Bazı bankalar projeyi “The Bridge”, bazıları ise “The Chain” olarak adlandırıyor.

Kriptoya karşı hamle

🔹 Bankalar, stablecoin kullanımının yaygınlaşmasının mevduatların bankacılık sisteminden çıkmasına yol açabileceğinden endişe duyuyor.

🔹 Son dönemde stablecoin düzenlemeleri konusunda bankalar ile kripto şirketleri arasında görüş ayrılıkları yaşanıyor.

🔹 Bankalar, tokenleştirilmiş mevduatların mevcut mevduatları bankacılık sistemi içinde tutarak aynı kredi riski, muhasebe ve düzenleyici çerçeveye sahip olmasını avantaj olarak görüyor.

Kullanım alanları

🔹 İlk aşamada çok uluslu büyük şirketlerin sistemin başlıca kullanıcıları olması bekleniyor.

🔹 Programlanabilir nakit yönetimi işlemleri gerçekleştirilebilecek.

🔹 Gerçek zamanlı likidite yönetimi yapılabilecek.

🔹 Sınır ötesi ödemeler daha hızlı gerçekleştirilebilecek.

Bankaların mevcut çalışmaları

🔹 JPMorgan daha önce kendi özel blokzinciri üzerinde JPM Coin adlı tokenleştirilmiş mevduat sistemini kullanıyordu.

🔹 Banka daha sonra Coinbase bağlantılı Base blokzinciri üzerinde kurumsal müşterilere yönelik yeni bir mevduat tokeni başlattı.

🔹 Büyük bankalar geçen yıl ortak stablecoin girişimi oluşturma seçeneğini de değerlendirmişti.

🔹 Bankalar gelecekte talep oluşması halinde stablecoin ihraç etme seçeneğini masada tutuyor.

Wall Street’te tokenizasyon eğilimi

🔹 Hisse senetleri, tahviller ve fonların blokzincir üzerinde dijital tokenlere dönüştürülmesi Wall Street’te hız kazanıyor.

🔹 Büyük borsalar tokenleştirilmiş menkul kıymet platformları hazırlıyor.

🔹 Bankalar ve varlık yönetim şirketleri tokenleştirilmiş para piyasası fonlarını piyasaya sürmeye başladı.

🔹 Citigroup yöneticileri yeni ağın bankaların finansman, para yönetimi ve sermaye piyasalarındaki rolünü güçlendireceğini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Gerçek zamanlı uydu istihbaratı Ukrayna’nın İHA saldırılarını her zamankinden daha ölümcül hale getiriyor

Wall Street Journal
05.06.2026

🔹 Ukrayna ordusu, ticari uydulardan gelen yüksek çözünürlüklü ve gerçek zamana yakın görüntüler sayesinde Rus hedeflerine yönelik insansız hava aracı saldırılarının hızını ve hassasiyetini önemli ölçüde artırdı.

🔹 Görüntüler doğrudan askerlerin telefonlarına, tabletlerine ve dizüstü bilgisayarlarına ulaştırılıyor.

🔹 Teknolojiyi kullanan birlikler, hedef tespitinden saldırıya kadar geçen sürenin yüzde 90’a kadar kısaldığını belirtiyor.

Yeni sistemin kullanımı

🔹 Güneydoğu Ukrayna’da görev yapan bir birlik, yoğun ağaç örtüsü altındaki bir binada Rus askeri faaliyetlerini tespit etti.

🔹 Keşif İHA’ları sınırlı görüntü sağlayınca askerler ticari uydu görüntülerini kullandı.

🔹 Uydu verileri, binanın çevresinde üst düzey Rus askeri yetkililerinin kullandığı zırhlı araçları ortaya çıkardı.

🔹 Üç günlük takip sonrasında binanın operasyon planlama merkezi olarak kullanıldığı sonucuna varıldı.

🔹 Ukrayna birlikleri daha sonra binayı ve araçları saldırı İHA’larıyla vurdu.

Teknolojinin sağladığı avantajlar

🔹 Sistem, ABD merkezli Vantor, Hollandalı Bravo1Alpha, ABD’li Persistent Systems ve Ukraynalı Burevii şirketlerinin ortak çalışmasıyla geliştirildi.

🔹 Ticari uydu görüntülerinin doğrudan cephedeki askerlere ulaştırıldığı ilk bilinen uygulama olduğu belirtiliyor.

🔹 Uydu görüntüleri askerlerin hedefleri ayrıntılı incelemesine ve eski görüntülerle karşılaştırmasına olanak tanıyor.

🔹 Yapay zekâ destekli yazılım, geniş alanları tarayarak hedeflerdeki değişiklikleri tespit ediyor.

🔹 Sistem ayrıca İHA’lar için en uygun uçuş rotalarını gösteren üç boyutlu modeller oluşturabiliyor.

Starfall II operasyonu

🔹 Ukrayna birlikleri ilkbaharda yürütülen Starfall II operasyonunda yaklaşık iki buçuk hafta içinde milyarlarca dolar değerinde Rus askeri varlığına zarar verdi.

🔹 Hedeflerden biri işgal altındaki bölgede bulunan bir mühimmat deposu oldu.

🔹 Askerler güncel uydu görüntülerini savaş öncesi fotoğraflarla karşılaştırarak tesisin artık tarımsal amaçla kullanılmadığını belirledi.

🔹 Yeni araç izleri ve altyapı değişiklikleri mühimmat faaliyetlerine işaret etti.

🔹 Ukrayna’nın 422. Tugayı saldırı İHA’larıyla tesisi hedef aldı.

İstihbarat zincirindeki değişim

🔹 Uydu görüntüleri hedef bilgilerini 15 dakika içinde doğrudan cephedeki birliklere ulaştırabiliyor.

🔹 Böylece Kiev’deki merkezi değerlendirme süreçleri atlanarak saatler veya günler süren gecikmeler ortadan kaldırılıyor.

🔹 Daha önce insan kaynaklı istihbaratın sahaya ulaşması en az iki gün sürebiliyordu.

🔹 Bazı durumlarda istihbarat bilgileri cepheye ulaştığında hedefler artık geçerliliğini yitiriyordu.

Sınırlamalar ve gelecek kullanım

🔹 Sistem yoğun bulutlu havalarda etkinliğini kaybediyor ve hareketli hedefleri sürekli takip edemiyor.

🔹 Vantor’un 10 uydusu günde yaklaşık 7 milyon kilometrekarelik alanı görüntülüyor.

🔹 Uydular aynı noktayı günde 12 ila 15 kez gözlemleyebiliyor.

🔹 ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı da geçen yıl benzer şekilde ticari uydu görüntülerini askerlere gerçek zamana yakın ulaştıracak yazılımlar kullanmaya başladı.

🔹 ABD Ordusu, uydu verilerini üst düzey onay süreçlerinden bağımsız olarak sahadaki birliklere ulaştıracak yüksek hızlı bilgi sistemleri üzerinde çalıştığını açıkladı.

🔹 Bazı uzmanlar istihbarat zincirindeki aracıların azaltılmasının hızı artıracağını ancak yanlış bilgiyle hareket edilmesi riskini de yükselteceğini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Apple’ın yapay zekâ üstünlüğü planı çok eleştirilen sohbet botunu düzeltmeye dayanıyor

Wall Street Journal
05.06.2026

🔹 Apple’ın gelecek hafta düzenleyeceği geliştirici konferansında Siri’nin ChatGPT benzeri yeni bir sürümünü tanıtması bekleniyor.

🔹 Yeni Siri’nin Google’ın Gemini teknolojisi üzerine inşa edildiği ve mevcut sürümün yerini alacağı belirtiliyor.

🔹 Siri’nin geçmiş sorguları hatırlaması, cihazdaki verilere erişerek kişiselleştirilmiş yanıtlar vermesi ve daha gelişmiş bir arama deneyimi sunması bekleniyor.

🔹 Apple’ın ücretli seçenekler içeren bağımsız bir Siri uygulaması da hazırladığı belirtiliyor.

Apple’ın yapay zekâ stratejisi

🔹 Apple, üretken yapay zekâyı geniş kullanıcı kitlelerine ulaştırabilecek konumda olmasına rağmen rakiplerinin birkaç yıl gerisinde bulunuyor.

🔹 Eski Apple yöneticisi Ron Johnson, akıllı telefonların yapay zekâ kullanımında temel cihaz olacağını ve Apple’ın bu alanda avantajlı olduğunu söyledi.

🔹 Apple, geçmişte uygulama geliştiricilerinden ve Google’dan elde ettiği gelir modeline benzer şekilde yapay zekâ hizmetlerinde de yeni gelir kaynakları oluşturmayı hedefliyor.

🔹 Bank of America analisti Wamsi Mohan, gelecekte Apple’ın uygulama eylemleri için bir pazar yeri haline gelebileceğini değerlendirdi.

Yapay zekâ destekli telefonlar

🔹 Apple, gelecekte akıllı telefonların kullanıcı adına restoran rezervasyonu yapabilen, ulaşım çağırabilen ve çevrimiçi hizmetlerle doğrudan iletişim kurabilen dijital asistanlara dönüşeceğini öngörüyor.

🔹 iPhone’ların kullanıcıların takvim, adres ve ödeme bilgilerine zaten sahip olması Apple’a önemli avantaj sağlıyor.

🔹 Yapay zekâ modelleri geliştiren şirketlerin tüketicilere ulaşmak için Apple ekosistemine ihtiyaç duyabileceği değerlendiriliyor.

Karşılaşılan zorluklar

🔹 Apple iki yıl önce Siri’nin mesajlar, uygulamalar ve ekran içeriğiyle daha gelişmiş etkileşim kuracağını duyurmuştu.

🔹 Şirket daha sonra bu özellikleri sunamadığı gerekçesiyle açılan toplu davayı uzlaşmayla sonuçlandırdı.

🔹 Apple’ın yapay zekâ alanındaki başarısı, kullanıcıların gerçekten kullanacağı hizmetler geliştirebilmesine bağlı görülüyor.

🔹 Siri ilk olarak 16 yıl önce restoran rezervasyonu gibi görevleri yerine getiren bir yardımcı olarak tasarlanmıştı ancak Apple bu vizyonu hayata geçirmekte zorlandı.

Rekabet ve teknik sorunlar

🔹 OpenAI, Apple’a bağımlı kalmamak için eski Apple tasarımcısı Jony Ive ile kendi yapay zekâ cihazını geliştiriyor.

🔹 OpenAI geçen yıl kendi uygulama mağazası stratejisini başlattı ancak girişim şu ana kadar sınırlı ilgi gördü.

🔹 Apple’ın kullanıcı gizliliğini ön planda tutması tüketici güvenini artırırken yapay zekâ modellerinin eğitilmesini zorlaştırıyor.

🔹 Şirket ayrıca cihaz içinde çalışan yapay zekâ modelleri için gerekli olan bellek tedarikinde sıkıntılarla karşı karşıya bulunuyor.

🔹 Yapay zekâ çipi üreticilerinin artan talebi nedeniyle bellek fiyatları yükseliyor.

🔹 Apple geçen yıl Siri geliştirme çalışmalarındaki başarısızlıklar nedeniyle yapay zekâ bölümünün başındaki yöneticiyi görevden aldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Körfez’den yeni bir savunma devi yükseliyor

Economist
05.06.2026

🔹 Körfez ülkeleri, Batılı silah tedarikçilerine bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli savunma sanayilerini büyütüyor.

🔹 İran savaşı, bölgedeki savunma alanında kendi kendine yeterlilik hedeflerini daha da güçlendirdi.

🔹 Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar savunma bütçesinin yarısını ülke içinde harcamayı ve Saudi Arabia Military Industries’i dünyanın en büyük 25 savunma şirketinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

🔹 Katar’ın Barzan Holdings şirketi de savunma sanayisinde büyüme planları yürütüyor ancak ölçeği halen sınırlı kalıyor.

BAE’nin EDGE yükselişi

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri’nde 2019 yılında yaklaşık 25 şirket birleştirilerek EDGE Group kuruldu.

🔹 EDGE, yabancı savunma şirketlerinde çoğunluk hisseleri satın aldı ve mayıs ayında İtalyan motor üreticisi Costruzioni Motori Diesel’in yüzde 80’ini satın alma anlaşması yaptı.

🔹 Şirket, İtalya’nın Leonardo ve Fincantieri şirketleriyle ortak girişimlere, Almanya’nın Rheinmetall şirketiyle hava savunma ortaklığına sahip bulunuyor.

🔹 EDGE, Kasım ayında ABD’li savunma teknolojisi şirketi Anduril ile BAE ve müttefikleri için insansız hava araçları üretmek üzere ortak girişim kurdu.

Büyüme ve ihracat

🔹 EDGE’in 2025 yılı gelirleri 5 milyar doların üzerine çıktı.

🔹 Şirket geçen yıl yaklaşık 8 milyar dolarlık yeni sipariş aldı ve toplam sipariş portföyü 20 milyar doları aştı.

🔹 EDGE yönetimi gelirlerin önümüzdeki iki yılda yaklaşık yüzde 20 artmasını bekliyor.

🔹 Şirket halihazırda dünyanın en büyük üç hassas güdümlü mühimmat üreticisinden biri olarak gösteriliyor.

🔹 Üretilen savunma ürünlerinin yaklaşık dörtte üçü Latin Amerika, Afrika ve Asya’daki ülkelere ihraç ediliyor.

İran savaşı ve savunma performansı

🔹 SIPRI verilerine göre BAE’nin küresel silah ithalatındaki payı 2016-2020 dönemindeki yüzde 3,5 seviyesinden 2021-2025 döneminde yüzde 2,7’ye geriledi.

🔹 İran savaşı sırasında İran’ın BAE’ye yönelik saldırıları Suudi Arabistan ve Katar’a kıyasla daha yoğun oldu.

🔹 BAE yetkililerine göre İran tarafından gönderilen Şahid tipi insansız hava araçlarının yaklaşık yüzde 80’i Emirlikler tarafından geliştirilen sistemlerle etkisiz hale getirildi.

🔹 EDGE’in elektronik harp sistemleri yaklaşan füze ve insansız hava araçlarını tespit ederek karıştırma ve aldatma faaliyetleri yürüttü.

🔹 Bu sistemler ABD’nin balistik füze savunma sistemleriyle birlikte çalıştı.

Gelecek planları

🔹 EDGE, tüm savunma üretimini yerelleştirmek yerine kritik sistemler ve tedarik zinciri riski taşıyan bileşenlere öncelik veriyor.

🔹 Şirket yalnızca teknolojinin sahibi olmayı değil, yeni teknolojiler geliştirmeyi de hedefliyor.

🔹 Ocak ayında Katar’ın Barzan Holdings şirketiyle ortak girişim anlaşması imzalandı.

🔹 EDGE ayrıca araç teknolojilerini lisanslayarak Suudi Arabistan Military Industries ile iş birliği yaptı.

🔹 Şirket yönetimi, son yıllarda savunma üretimini yerlileştirme yönünde atılan adımların mevcut güvenlik ortamında stratejik avantaj sağladığını belirtiyor.

← Ana sayfaya dön