← Ana sayfaya dön

Heineken yatırımcıları şirketin başına dışarıdan bir CEO atanmasını istiyor

Financial Times
05.06.2026

🔹 Heineken’in büyük hissedarları, şirketin yeni CEO seçiminde geleneksel iç terfi uygulamasını terk ederek dışarıdan bir yönetici atamasını talep etti.

🔹 Eski CEO Dolf van den Brink, görevden ayrılacağını açıklamasından yaklaşık altı ay sonra geçen ayın sonunda şirketten ayrıldı.

🔹 Heineken henüz Van den Brink’in yerine geçecek kişiyi açıklamadı.

🔹 İlk 10 hissedar arasında yer alan First Eagle Investments’tan Julien Albertini, yönetim kurulunun şirkete “yeni bir bakış açısı” getirecek dışarıdan bir isim seçmesi gerektiğini söyledi.

🔹 Heineken hissedarı Artisan Partners’ın portföy yöneticisi Daniel J. O’Keefe de dışarıdan bir CEO atanmasını desteklediğini açıkladı.

🔹 O’Keefe, aile kontrolündeki şirket yapısı ve ücret politikaları nedeniyle Heineken’in üst düzey ve istisnai yeteneklere sahip yöneticileri çekmekte zorlanabileceğini söyledi.

🔹 Heineken, De Carvalho-Heineken ailesinin kontrolünde bulunuyor. Aile çoğunluk hisselerine sahip ve holding yönetim kurulundaki sekiz koltuğun beşini elinde tutuyor.

🔹 Şirketin halka açık olduğu son 87 yılda CEO pozisyonuna hiçbir zaman tamamen dışarıdan bir isim atanmadı.

🔹 Heineken tarihinde yalnızca bir kez Hollandalı olmayan bir CEO görev yaptı.

🔹 Yönetim kurulunda yeni CEO’nun içeriden mi yoksa dışarıdan mı seçileceği konusunda görüş ayrılığı bulunuyor.

🔹 Van den Brink’in ayrılığının yönetim kurulunu hazırlıksız yakaladığı ve kurulun onun iki ila üç yıl daha görevde kalmasını beklediği belirtildi.

🔹 İç adaylar arasında Asya-Pasifik operasyonlarını yöneten Jacco van der Linden ile Avrupa operasyonlarının başındaki Glenn Caton öne çıkıyor.

🔹 Bazı yönetim kurulu üyeleri iç adayların henüz CEO’luk için yeterince hazır olmadığını düşünüyor.

🔹 Şirket, CEO arayışını yürütmek için Russell Reynolds danışmanlık şirketiyle çalışıyor.

🔹 Yeni CEO konusundaki belirsizlik Heineken hisseleri üzerinde baskı oluşturdu ve şirket hisseleri yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 5 değer kaybetti.

🔹 Deutsche Bank geçen hafta Heineken hisselerine ilişkin tavsiyesini “al” seviyesinden “tut” seviyesine düşürdü ve gerekçeler arasında yönetim değişimine ilişkin belirsizliği gösterdi.

🔹 Heineken geçen hafta yaptığı açıklamada CEO seçim sürecinin “yakın zamanda” tamamlanacağını duyurdu.

🔹 Şirket, Batı ülkelerinde bira tüketiminin düşmesi ve maliyetlerin yükselmesi nedeniyle zorlu piyasa koşullarıyla karşı karşıya bulunuyor.

🔹 Alkol sektöründe yaşanan baskılar Diageo ve Rémy Cointreau gibi şirketlerde de üst düzey yönetici değişikliklerine yol açtı.

🔹 O’Keefe, en uygun adayın bulunabilmesi için küresel çapta bir arama yapılması ve seçilecek yöneticiye kendi stratejisini uygulama özgürlüğü verilmesi gerektiğini söyledi.

🔹 O’Keefe, Heineken ailesinin böyle bir yetki devrine sıcak bakmayabileceğini ifade etti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Tahran’da konut fiyatları yükselirken altın cazibesini kaybediyor

Financial Times
05.06.2026

🔹 Tahran’da uzun süredir durgun seyreden konut piyasası, ABD ve İsrail’in şubat sonunda başlayan saldırılarından bu yana yeniden canlandı.

🔹 Tahran Emlakçılar Birliği, savaşın başlamasından bu yana konut fiyatları ve kiraların yaklaşık yüzde 80 arttığını tahmin ediyor.

🔹 İşlem hacimleri düşük kalmasına rağmen yatırımcılar ve hanehalkları enflasyona karşı korunmak için yeniden gayrimenkule yöneliyor.

🔹 İran’da yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 84 seviyesine ulaşarak son on yılların en yüksek düzeyine çıktı.

🔹 Bu yıl altın fiyatlarının tarihi zirvelerden gerilemesi, yatırımcıların alternatif değer saklama araçları aramasına yol açtı.

🔹 Bir Tahran emlakçısına göre savaş öncesinde 30 milyar tümen değerindeki bir daire bu hafta 58 milyar tümen seviyesinden satıldı.

🔹 Satıcılar fiyatların daha da yükseleceği beklentisiyle satışları ertelerken, alıcılar nakit varlıklarının enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemek için gayrimenkule yöneliyor.

🔹 Tahran çevresindeki kırsal bölgelerde ve savaş sırasında sığınak olarak tercih edilen Hazar Denizi kıyısındaki tatil kentlerinde de konut fiyatlarında sert artışlar yaşandı.

🔹 İran’da gelişmiş bir mortgage sistemi bulunmadığı için konut alımları büyük ölçüde peşin ödeme veya kısa vadeli taksitlerle gerçekleştiriliyor.

🔹 İran ekonomisi uzun süredir yüksek enflasyon, para politikası dengesizlikleri, kırılgan bankacılık sistemi ve yolsuzluk sorunlarıyla mücadele ediyor.

🔹 İran riyali son bir yılda açık piyasada dolar karşısında yaklaşık yüzde 53 değer kaybetti.

🔹 Gıda fiyatlarında üç haneli artışlar görüldü. Resmî verilere göre bitkisel yağ fiyatları yüzde 354, yumurta yüzde 343, tavuk yüzde 287 ve ithal pirinç yüzde 223 yükseldi.

🔹 Bazı süt ürünlerinde yıllık fiyat artışı yüzde 139’a ulaştı.

🔹 Son resmî savaş öncesi verilere göre İran genelinde konut fiyatları yıllık bazda yaklaşık yüzde 35 yükselmişti ve bu artış enflasyonun gerisinde kalmıştı.

🔹 İş danışmanı Siamak Ghassemi, emlak, otomobil, altın veya döviz yatırımlarının bu yıl hanehalklarını enflasyona karşı tam olarak koruyamayabileceğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD Ulusal Güvenlik Ajansı, siber saldırılar için Anthropic’in Mythos modelini kullanıyor

Financial Times
05.06.2026

🔹 Anthropic, gelişmiş yapay zekâ modeli Mythos’un ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından saldırı amaçlı siber operasyonlarda kullanılmasına destek veriyor.

🔹 Şirket, teknolojinin kullanımını yönlendirmek ve belirli uygulamalar için özelleştirmek amacıyla yaklaşık altı mühendisi NSA bünyesinde görevlendirdi.

🔹 Anthropic mühendislerinin doğrudan aktif operasyonlara katılıp katılmadığı netlik kazanmadı.

🔹 Konuya yakın kaynaklar, Mythos’un Çin ve İran gibi ülkelerin ağlarına sızma operasyonlarında faydalı olabileceğini söyledi.

🔹 Anthropic ile Pentagon arasında, Claude modellerinin kitlesel gözetim ve ölümcül otonom silah sistemlerinde kullanılmasına ilişkin anlaşmazlık nedeniyle devam eden bir hukuki süreç bulunuyor.

🔹 Pentagon, Anthropic’i “tedarik zinciri riski” olarak sınıflandırdı. Şirket bu karara karşı dava açtı.

🔹 Anthropic, nisan ayında Mythos’u tanıttıktan sonra modelin yazılım açıklarını tespit etme ve istismar etme kapasitesi nedeniyle hükümetler, finans kuruluşları ve teknoloji şirketlerinde endişeler oluştu.

🔹 Şirket bu hafta Mythos’un erişimini 15 ülkedeki 150 kuruluşa genişleteceğini duyurdu.

🔹 Anthropic kısa süre önce halka arz başvurusunda bulundu. Şirketin değerlemesinin 1 trilyon doların üzerine çıkabileceği belirtiliyor.

🔹 OpenAI de Mythos’a benzer yeteneklere sahip bir model yayımladı.

🔹 Uzmanlar, gelişmiş yapay zekâ modellerinin hem bilgisayar sistemlerine yönelik saldırıları kolaylaştırabileceğini hem de savunma amaçlı güçlü araçlar olarak kullanılabileceğini değerlendiriyor.

🔹 Şirket ve ABD Savunma Bakanlığı konu hakkında yorum yapmadı.

🔹 Financial Times’ın şubat ayında yayımladığı habere göre Pentagon, Çin’deki kritik altyapı hedeflerini belirlemek amacıyla yapay zekâ destekli siber araçlar geliştirmeye çalışıyor.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekâ şirketlerinin yeni modellerini kamuya açmadan önce gönüllü güvenlik incelemelerine sunabilmesine yönelik bir başkanlık kararnamesi imzaladı.

🔹 Kararname, federal kurumlara yapay zekâ sistemlerinin siber yeteneklerini değerlendirecek yöntemler geliştirme ve bilgi paylaşımını artıracak bir “yapay zekâ siber güvenlik merkezi” kurma talimatı veriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Rusya ve İran’ın kaos operasyonlarında kullandığı gençler

Financial Times
05.06.2026

🔹 Rusya ve İran, Avrupa ve Orta Doğu’da casusluk, sabotaj ve şiddet eylemleri için gençleri ve çocukları çevrim içi platformlar üzerinden hedef alıyor.

🔹 Hollanda’da 17 yaşındaki bir genç, Telegram üzerinden Rus ajanları tarafından işe alındığı ve Lahey’deki güvenlik kurumlarına yönelik Wi-Fi dinleme faaliyetlerine katıldığı iddiasıyla yargılanmayı bekliyor.

İşe alım yöntemleri

🔹 Gençlere Telegram, TikTok, Snapchat, Facebook, Discord ve oyun platformları üzerinden ulaşılıyor ve görevler karşılığında çoğunlukla kripto para teklif ediliyor.

🔹 World of Tanks gibi çevrim içi oyunlar potansiyel hedeflere ulaşmak için kullanılıyor, temas kurulan gençler daha sonra Telegram gibi uygulamalara yönlendiriliyor.

🔹 Rus ajanları bazı görevleri çevrim içi oyunlardaki “görev” veya “quest” mantığıyla sunarak gençleri gerçek dünyadaki sabotaj faaliyetlerine çekiyor.

Ukrayna örneği

🔹 Ukrayna istihbaratına göre 2025 yılında Rusya ile iş birliği suçlamasıyla yakalanan kişilerin yüzde 21’i gençlerden oluştu.

🔹 Harkiv’de 15 ve 16 yaşındaki gençler, Rus istihbaratı adına hava savunma sistemlerinin fotoğraflarını çekerek bilgi topladı; bu bilgiler daha sonra saldırılarda kullanıldı.

🔹 Ukrayna Güvenlik Servisi, Rusya’nın zaman zaman 11 yaşındaki çocukları bile araç yakma ve elektrik kutularını ateşe verme gibi eylemler için kullandığını belirtiyor.

🔹 Bazı gençler propaganda dağıtımından kundaklamaya, ardından patlayıcı yapımına kadar uzanan aşamalı görev zincirlerine yönlendiriliyor.

🔹 2025’te Ivano-Frankivsk’te iki genç tarafından hazırlanan bombanın erken patlaması sonucu bir genç öldü, diğeri ağır yaralandı.

Avrupa ve İsrail’e yayılması

🔹 Avrupa polis ve istihbarat kurumları, Rusya ve İran bağlantılı faaliyetlerde yer alan gençlerin sayısında artış gözlemliyor.

🔹 İngiltere’de ulusal güvenlik soruşturmalarında gözaltına alınan kişilerin önemli bir bölümünü 17 yaş ve altındaki gençler oluşturuyor.

🔹 Tel Aviv’de 14 yaşındaki bir çocuk, İran bağlantılı kişilerden aldığı görevler kapsamında askerî tesis görüntüleri toplamak ve propaganda faaliyetleri yürütmekle suçlandı.

🔹 İngiltere, Fransa ve Hollanda’daki bazı antisemitik saldırı ve kundaklama soruşturmalarında da genç şüpheliler öne çıktı.

Güvenlik kurumlarının uyarıları

🔹 Europol, gençlerin çevrim içi platformlarda kolayca bulunup yönlendirilebildiğini ve bunun en hızlı büyüyen güvenlik tehditlerinden biri olduğunu değerlendiriyor.

🔹 İngiliz ve İsveçli yetkililer, oyun platformlarının hem terör örgütleri hem de yabancı devletler tarafından işe alım amacıyla kullanıldığını belirtiyor.

🔹 Ukrayna’da güvenlik kurumları okullarda bilinçlendirme programları yürütürken, Avrupa’da birçok aile çocuklarının yabancı istihbarat servisleri tarafından hedef alınabileceğinin farkında değil.

🔹 Güvenlik yetkilileri, gençlerin çevrim içi anonimlik ve kripto para ödemeleri nedeniyle faaliyetlerin sonuçlarını yeterince değerlendiremediğini ve kolay hedef haline geldiğini söylüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekâ gerçekte ne kadar değer yaratıyor?

Financial Times
05.06.2026

🔹 Yapay zekânın yeteneklerine yönelik inkâr azalırken tartışma, teknolojinin ne kadar ekonomik değer ürettiği sorusuna kaydı.

🔹 MIT’den Mert Demirer ve çalışma arkadaşlarının araştırması, yazılım geliştiricilerinin yapay zekâ araçlarını kullanmaya başlamadan önceki ve sonraki performanslarını inceledi.

🔹 Araştırma, yapay zekâ kullanan geliştiricilerin oluşturduğu veya düzenlediği dosya sayısının yaklaşık yüzde 300 arttığını gösterdi.

🔹 İnceleme için gönderilen bağımsız iş parçalarının sayısındaki artış yaklaşık yüzde 150 seviyesinde kaldı.

🔹 Nihai yazılım sürümlerinin sayısındaki artış ise yaklaşık yüzde 30 oldu.

Üretkenlik ve değer farkı

🔹 Araştırma, görev bazındaki büyük üretkenlik artışlarının nihai ürün çıktısına aynı ölçüde yansımadığını ortaya koydu.

🔹 Kod yazma hızındaki artışlar, inceleme süreçleri ve üretim aşamalarındaki insan kaynaklı darboğazlar nedeniyle önemli ölçüde azaldı.

🔹 Yüzde 30’luk yazılım sürümü artışı önemli görülse de ilk aşamadaki üretkenlik artışlarının çok altında kaldı.

Talep tarafı

🔹 Araştırmacılar, yapay zekâ destekli yazılım üretimindeki artışın tüketim tarafında benzer bir büyüme yaratıp yaratmadığını da inceledi.

🔹 Son bir yılda mobil uygulama sürümlerinde belirgin artış görülmesine rağmen indirme sayılarında kayda değer yükseliş tespit edilmedi.

🔹 Yeni uygulamaların büyük bölümü anlamlı bir kullanıcı kitlesine ulaşamadı.

Şirketlerin yaklaşımı

🔹 Uber Üst Yöneticisi Dara Khosrowshahi, şirketin 2026 yılı için ayrılan yapay zekâ bütçesini bir çeyrekte tükettiğini açıkladı.

🔹 Uber, daha düşük maliyetli modelleri daha geniş kullanım için değerlendirmeyi, en gelişmiş modelleri ise özel durumlarla sınırlandırmayı planlıyor.

🔹 Hukuk alanında yapılan yeni bir araştırma, düşük maliyetli açık kaynaklı yapay zekâ sistemlerinin zaman zaman üst düzey modellerle desteklenmesinin daha düşük maliyetle daha iyi sonuç verebildiğini gösterdi.

Teknolojik dönüşüm

🔹 Araştırmacılar, mevcut şirket yapılarının ve iş süreçlerinin yapay zekânın sunduğu verimlilik kazanımlarını tam olarak değerlendiremediğini savundu.

🔹 Geçmiş teknolojik dönüşümlerde de en büyük verimlilik artışlarının mevcut şirketlerden değil, yeni şirketlerden ve yeni iş modellerinden geldiği belirtildi.

🔹 Elektrifikasyon döneminde fabrikalar yalnızca buhar motorlarını elektrik motorlarıyla değiştirdiğinde verimlilik kazanımları sınırlı kaldı.

🔹 Daha büyük sıçrama, üretim hatlarının ve iş süreçlerinin elektrik teknolojisine göre yeniden tasarlanmasıyla gerçekleşti.

Yapay zekâ şirketleri

🔹 Anthropic ve OpenAI gibi yapay zekâ merkezli şirketlerde kullanım, gelir ve üretkenlik artışlarının çok daha hızlı gerçekleştiği belirtildi.

🔹 Bu şirketlerin ürünlerinin büyük ölçüde yapay zekâ tarafından geliştirilmesi ve gözden geçirilmesi, yeni teknolojiye uygun organizasyon yapılarının avantaj sağlayabileceğine işaret ediyor.

🔹 Araştırmacılara göre günümüzde yapay zekâ harcamalarının bir bölümü verimsiz kullanılıyor olsa da mevcut kurumsal darboğazlar zamanla azaldıkça teknolojinin etkisi daha belirgin hale gelebilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Küresel enerji krizinde Çin’de rüzgâr ve güneş enerjisinin önemli bölümü boşa gidiyor

South China Morning Post
05.06.2026

🔹 Çin, Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle yaşanan küresel enerji sıkışıklığına rağmen büyük miktarda rüzgâr ve güneş enerjisini kullanamıyor.

🔹 Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA), sorunun şebeke altyapısı eksikliğinden değil, kömür santralleri ve elektrik şebekesinin esnek olmayan yönetiminden kaynaklandığını belirtti.

Enerji üretimi

🔹 Çin’in elektrik talebi 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5,2 arttı.

🔹 Aynı dönemde ülkenin yeni güneş ve rüzgâr kapasitesi geçen yılın aynı dönemine göre ilave 160 teravat-saat elektrik üretebilecek seviyeye ulaştı.

🔹 Nükleer ve hidroelektrik kaynaklar da dahil edildiğinde potansiyel ek temiz enerji üretimi 170 teravat-saate çıkabiliyordu.

🔹 Bu miktar, aynı dönemde Fransa’nın toplam elektrik üretimini aşabilecek büyüklükteydi.

🔹 Buna rağmen temiz enerji üretimindeki fiili artış yalnızca 60 teravat-saat oldu.

Yenilenebilir enerjide darboğaz

🔹 Rüzgâr enerjisi kapasitesi yüzde 23, güneş enerjisi kapasitesi ise yüzde 33 artmasına rağmen rüzgâr üretiminde neredeyse hiç büyüme gerçekleşmedi.

🔹 Güneş ve rüzgâr santrallerinin kapasite kullanım oranları düştü ve önemli miktarda yenilenebilir enerji üretimi şebekeye verilemedi.

🔹 CREA, bunun sonucunda kömür ve doğal gazla elektrik üretiminin arttığını belirtti.

🔹 İlk çeyrekte kömür ve gaz kaynaklı elektrik üretimi yüzde 4 yükseldi.

🔹 Karbondioksit emisyonları da yıllık bazda yüzde 2 arttı.

Kömürün rolü

🔹 Çin’de kömür santralleri büyük ölçüde sabit miktarlı ve sabit fiyatlı uzun vadeli sözleşmelerle çalışıyor.

🔹 Bu yapı, kömür santrallerinin üretimi azaltarak güneş ve rüzgâr enerjisine yer açmasını teşvik etmiyor.

🔹 CREA’ya göre yenilenebilir enerjinin boşa gitmesinin temel nedeni bu işletme modeli oldu.

Hürmüz Boğazı etkisi

🔹 ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında başlayan savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam ediyor.

🔹 CREA, yenilenebilir enerjinin kısıtlanmasının Çin’i kömür ve gaz kullanımına daha fazla bağımlı hale getirerek enerji güvenliği açısından daha kırılgan duruma düşürdüğünü belirtti.

🔹 Mart ayında Çin enerji sistemi, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişe uyum sağlamak için petrol ithalatını ve elektrik üretimindeki gaz kullanımını azaltmaya başladı.

Uzun vadeli hedefler

🔹 Mart sonu itibarıyla yenilenebilir enerji Çin’in kurulu elektrik kapasitesinin yüzde 60,4’ünü oluşturdu.

🔹 Yenilenebilir kaynaklar yılın ilk çeyreğinde toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 37’sini sağladı.

🔹 Çin’in 15. Beş Yıllık Planı, yeşil enerji sisteminin hızla geliştirilmesini ve fosil yakıtların kademeli olarak ikame edilmesini öngörüyor.

🔹 CREA, mevcut kısıtlamaların yatırım risklerini artırdığını ve Çin’in enerji dönüşümünün hızını olumsuz etkilediğini belirtti.

🔹 Kurulu rüzgâr, güneş ve enerji depolama kapasitesinin tam kullanılması halinde temiz enerji arzının önemli ölçüde artabileceği ifade edildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin küresel deniz taşımacılığını dönüştürmek için nükleer enerjili yüzer ada önerdi

South China Morning Post
05.06.2026

🔹 Çin Devlet Gemi İnşa Şirketi’ne bağlı Jiangnan Shipyard, konteyner aktarma terminali ve gemi şarj istasyonu olarak görev yapacak nükleer enerjili dev bir yüzer ada konsepti tanıttı.

🔹 Proje, Yunanistan’da düzenlenen Posidonia Uluslararası Denizcilik Fuarı’nda duyuruldu.

Projenin yapısı

🔹 Yüzer kompleks, deniz taşımacılığı, liman hizmetleri, enerji üretimi ve yük aktarma faaliyetlerini tek bir sistemde birleştirmeyi amaçlıyor.

🔹 Şirket, projenin sıfır emisyonlu okyanus konteyner lojistiği için yeni bir ekosistem oluşturacağını belirtti.

🔹 Kompleks, kıtalararası deniz taşımacılığı, kıyı bağlantıları ve yük aktarma operasyonlarını destekleyecek.

Nükleer enerji sistemi

🔹 Tesisin enerji ihtiyacı, yakıt ve soğutucu olarak sıvılaştırılmış tuz kullanan gelişmiş erimiş tuz reaktörleriyle karşılanacak.

🔹 Reaktörler büyük miktarda ısı enerjisi depolayabiliyor ve çalışmak için suya ihtiyaç duymuyor.

🔹 Jiangnan Shipyard, erimiş tuz reaktörlerinin çekirdek erimesi riskini doğal olarak ortadan kaldırdığını ve yayılmayı önleyici özellikler taşıdığını belirtti.

🔹 Şirket, reaktörden çıkan erimiş tuzun çevre sıcaklığıyla temas ettiğinde hızla katılaştığını ve olası sızıntı riskini önemli ölçüde azalttığını açıkladı.

Sıfır karbon merkezi

🔹 Kompleksin merkezinde nükleer enerji ve yeşil yakıt üretim platformu yer alacak.

🔹 Bu platformda erimiş tuz reaktörü, güneş panelleri, rüzgâr türbini, hidrojen üretim tesisi, yeşil yakıt sentez modülü ve elektrik tedarik sistemi bulunacak.

🔹 Üretilen enerji ve amonyak gibi sıfır karbonlu yakıtlar, açık deniz terminalinin faaliyetlerinde ve elektrikli yük gemilerinin şarj edilmesinde kullanılacak.

🔹 Şirket, nükleer enerji ile yeşil yakıtın birlikte kullanılmasının enerji verimliliğini artıracağını ve sıfır emisyon sağlayacağını belirtti.

Daha önceki çalışmalar

🔹 Jiangnan Shipyard geçen yıl, toryum bazlı erimiş tuz reaktörüyle çalışacak ve 25 bin konteyner taşıyabilecek bir nükleer yük gemisi projesini duyurmuştu.

🔹 Çinli bilim insanları erimiş tuz reaktörleri üzerinde çeşitli testler yürütüyor.

🔹 Geçen yıl Çin Bilimler Akademisi’nden bir ekip, toryum bazlı erimiş tuz reaktöründe ilk kez toryumu uranyum yakıtına dönüştürmeyi başardı.

🔹 Toryum, uranyuma kıyasla daha bol bulunan ve erişimi daha kolay olan bir nükleer yakıt olarak değerlendiriliyor.

Küresel kullanım hedefi

🔹 Jiangnan Shipyard, modüler ve ölçeklenebilir tasarım sayesinde bu konseptin gelecekte diğer büyük limanlara ve uluslararası deniz ticaret ağlarına da uygulanabileceğini belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

BYD ve Chery’nin yurt dışı satışları elektrikli araç talebiyle yüzde 80 büyüdü

South China Morning Post
05.06.2026

🔹 Çinli otomobil üreticileri BYD ve Chery, küresel elektrikli araç talebindeki artışın etkisiyle yurt dışı satışlarında yıllık bazda yaklaşık yüzde 80 büyüme kaydetti.

Chery’nin performansı

🔹 Çin’in en büyük otomobil ihracatçısı olan Chery, mayıs ayında yurt dışında 181.571 araç teslim etti.

🔹 Şirketin yurt dışı satışları bir yıl öncesine göre yüzde 81 arttı.

🔹 Yurt dışı satışlar, Chery’nin mayıs ayındaki toplam satışlarının yüzde 73’ünü oluşturdu.

🔹 Chery, mayıs ayında yurt dışında iç pazara kıyasla üç kat daha fazla araç sattı.

🔹 Ocak-mayıs döneminde şirketin yurt dışı teslimatları yüzde 70’e yakın artışla 752.755 adede ulaştı.

🔹 Bu araçların 361.800’ü tamamen elektrikli veya şarj edilebilir hibrit modellerden oluştu.

🔹 Chery International Başkanı Zhang Guibing, elektrikli araçların 2026 yılında şirketin toplam yurt dışı satışlarının yaklaşık yüzde 70’ini oluşturmasını beklediklerini söyledi.

🔹 Şirket, yıllık yurt dışı satışlarını 1,5 milyon araca çıkarmayı hedefliyor.

BYD’nin performansı

🔹 Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD’nin yurt dışı satışları mayıs ayında yıllık bazda yüzde 81 artarak 160.177 adede yükseldi.

🔹 Bu rakam BYD’nin toplam satışlarının yüzde 42’sine karşılık geldi.

🔹 Şirketin yurt dışındaki elektrikli araç satışları yılın ilk beş ayında yüzde 65 artışla 616.907 adede ulaştı.

🔹 Bu satışlar BYD’nin toplam teslimatlarının yüzde 44’ünü oluşturdu.

Küresel talep ve kârlılık

🔹 Analistler, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın tetiklediği enerji krizinin dünya genelinde elektrikli araç talebini artırdığını belirtti.

🔹 Çinli üreticiler Avrupa ve Güneydoğu Asya gibi pazarlarda araçlarını iç pazara kıyasla daha yüksek fiyatlarla satabiliyor.

🔹 JPMorgan verilerine göre Çinli otomobil üreticilerinin araç başına ortalama net kâr marjı yaklaşık 5.000 yuan seviyesinde bulunuyor.

🔹 Aynı rakamın yurt dışı pazarlarda 20.000 yuana kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Tedarik zinciri etkisi

🔹 JPMorgan, 2026 yılında seçili Çinli otomobil üreticilerinin gelirlerinin yüzde 30 ila 60’ının yurt dışı pazarlardan gelebileceğini öngörüyor.

🔹 Avrupa’nın en büyük baskılı devre kartı üreticisi Austria Technologie & Systemtechnik, Çinli elektrikli araç üreticilerinin küresel genişlemesinin yüksek teknoloji otomotiv elektroniği talebini artırdığını açıkladı.

🔹 Şirket, Çin, Malezya, Hindistan ve Avusturya’daki üretim ağıyla Çinli üreticilerin küresel büyümesini desteklediğini belirtti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kısmen tekne, kısmen uçak: Çin tüketicilere yönelik uçan su aracını tanıttı

South China Morning Post
05.06.2026

🔹 Çinli mobilite şirketi Navee, su yüzeyinin hemen üzerinde yer etkisi teknolojisiyle hareket eden WaveFly 5X adlı yolcu aracının ilk uçuşunu Jiangsu eyaletindeki Taihu Gölü’nde gerçekleştirdi.

🔹 Şirket, WaveFly 5X’i tüketicilere yönelik dünyanın ilk yer etkili araçlarından biri olarak tanımladı.

🔹 Araç, kanatları ile su yüzeyi arasında sıkışan hava yastığı üzerinde ilerliyor ve suyun 30 ila 50 santimetre üzerinde uçarak yüksek hızlara ulaşabiliyor.

Teknik özellikler

🔹 WaveFly 5X iki kişilik kapasiteye ve 140 kilogram taşıma kapasitesine sahip.

🔹 Araç saatte 85 kilometre hıza ulaşabiliyor ve tek şarjla 80 kilometre menzil sunuyor.

🔹 Hızlı değiştirilebilen bataryalar birkaç dakika içinde yeniden şarj edilebiliyor.

🔹 Havacılık sınıfı karbon fiberden üretilen araç pist gerektirmeden göller, rezervuarlar ve sakin su alanlarından kalkış ve iniş yapabiliyor.

🔹 Kullanıcıların pilot lisansı veya profesyonel uçuş eğitimi almasına gerek bulunmuyor. Araç, uçaktan çok tekne gibi kullanılacak şekilde tasarlandı.

Ticari planlar

🔹 WaveFly 5X’in satış fiyatı 99.999 dolar olarak açıklandı.

🔹 Araç ön siparişe açıldı ve müşteriler renk ile aksesuar seçeneklerini özelleştirebiliyor.

Yer etkisi teknolojisi

🔹 Yer etkili araçlar onlarca yıldır bilinse de kullanım alanları büyük ölçüde askerî projelerle sınırlı kaldı.

🔹 Sovyetler Birliği, Soğuk Savaş döneminde bu teknolojiyi geliştiren öncü ülkeler arasında yer aldı. Bunlar arasında 92 metre uzunluğundaki Caspian Sea Monster ekranoplanı da bulunuyordu.

🔹 Caspian Sea Monster, döneminin en büyük ve en ağır hava araçlarından biri olarak kabul ediliyordu ve 1980 yılında düştü.

Küresel gelişmeler

🔹 Hafif malzemeler, batarya teknolojileri ve navigasyon sistemlerindeki ilerlemeler yer etkisi araçlarına yönelik ilgiyi yeniden artırdı.

🔹 Geçen yıl Bohai Denizi’nde görüntülenen büyük bir Çin yer etkili aracı, olası askerî uygulamalar hakkında spekülasyonlara yol açtı.

🔹 ABD Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA), 2022’de askerî yük ve personel taşıyabilecek Liberty Lifter adlı büyük deniz uçağı programını başlattı.

🔹 ABD merkezli Regent Craft da 12 yolcu taşıyabilen Viceroy adlı yer etkili aracının su üzerindeki testlerine geçen yıl başladı.

Şirket hakkında

🔹 2021 yılında kurulan Navee, robot süpürge üreticisi Dreame Technology tarafından destekleniyor.

🔹 Şirket elektrikli scooter ürünleriyle tanınıyor ve ürünlerinin Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya-Pasifik dahil 60’tan fazla pazarda 1 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çinli uydu şirketi Nvidia ve Apple merkezlerinin görüntülerini yayımladı

South China Morning Post
05.06.2026

🔹 ABD tarafından İran’a yardım ettiği iddiasıyla yaptırım uygulanan Çinli uydu şirketi Changguang Satellite, Kaliforniya’daki Nvidia ve Apple merkezlerinin yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerini yayımladı.

🔹 Görüntüler, şirketin Jilin-1 uydu takımyıldızı tarafından çekildi ve Silikon Vadisi’nin ayrıntılı kuşbakışı görünümünü sundu.

🔹 Fotoğraflarda Nvidia’nın Santa Clara’daki Endeavour ve Voyager binaları ile Apple’ın Cupertino’daki Apple Park kampüsü yer aldı.

🔹 Santa Clara Üniversitesi’nin kampüsü, çevredeki yerleşim alanları ve bölgedeki ulaşım altyapısı da görüntülerde görüldü.

Şirketin açıklaması

🔹 Changguang Satellite, görüntülerin paylaşımını “rutin uydu haberleri” olarak nitelendirdi.

🔹 Şirket, Jilin-1 görüntülerinin kamuya açık olduğunu ve düzenli olarak dünyanın çeşitli bölgelerine ait uydu fotoğrafları yayımladığını belirtti.

🔹 Daha önce Çin’deki madenler ve hızlı tren istasyonları, Hindistan’daki sıcak hava dalgası, Hawaii’deki volkanik alanlar ve Kuzey Amerika’daki Dünya Kupası stadyumlarına ilişkin görüntüler de paylaşılmıştı.

Teknoloji ve yaptırımlar

🔹 ABD Hazine Bakanlığı, Aralık 2023’te Changguang Satellite’i Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekleyerek ABD kişi ve kurumlarının şirketle işlem yapmasını yasakladı.

🔹 ABD, Mayıs ayında Changguang Satellite, Earth Eye ve MizarVision şirketlerine İran’ın ABD güçlerine yönelik saldırılarına destek verdikleri gerekçesiyle yeni yaptırımlar uyguladı.

🔹 İran Devrim Muhafızları da nisan ayında 18 Amerikan teknoloji ve yapay zekâ şirketiyle bağlantılı kurumları meşru hedef ilan etmişti.

Jilin-1 uydu ağı

🔹 Jilin-1, 140’tan fazla uyduyla Çin’in en büyük ticari uzaktan algılama uydu takımyıldızı konumunda bulunuyor.

🔹 Sistem, 0,2 metreye kadar görüntü çözünürlüğü sağlayabiliyor ve Dünya üzerindeki herhangi bir noktayı günde yaklaşık 40 kez görüntüleyebiliyor.

🔹 Şirket ayrıca uzaydan yere saniyede 100 gigabit veri aktarım hızına ulaşan lazer haberleşme testini başarıyla tamamladı.

🔹 Yayımlanan görüntülerde bina detayları, otopark dolulukları ve tesislerdeki inşaat değişiklikleri net biçimde görülebiliyor.

← Ana sayfaya dön