← Ana sayfaya dön

Trump, Suudi Arabistan ile Tarihi Nükleer Anlaşmayı Onayladı

Wall Street Journal
22.07.2026
Anlaşmanın Kapsamı

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer enerji programı geliştirmesini öngören ve 30 yıl geçerli olacak anlaşmayı resmen onayladı.

🔹 Anlaşmanın değerinin on milyarlarca dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. ABD şirketleri, Suudi Arabistan'ın nükleer altyapısının kurulmasında merkezi rol üstlenecek.

🔹 Anlaşmanın önümüzdeki günlerde ABD Kongresi'nin incelemesine sunulması, çarşamba günü ise ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman tarafından imzalanması bekleniyor.

Uranyum Zenginleştirme

🔹 ABD ve Suudi Arabistan'ın iki yıl sürecek ortak çalışmasının uranyum zenginleştirmenin gerekli olduğu sonucuna varması hâlinde, ABD şirketleri Suudi Arabistan'da bir uranyum zenginleştirme tesisi inşa edecek.

🔹 Tesis, hassas zenginleştirme teknolojisinin Suudi Arabistan'a aktarılmasını önleyen kapalı bir sistemle işletilecek.

🔹 ABD'nin zenginleştirme planına onay vermemesi durumunda Suudi Arabistan, 10 yıl boyunca kendi başına veya başka bir yabancı ortakla uranyum zenginleştirme faaliyeti yürütemeyecek.

Güvenlik ve Bölgesel Etkiler

🔹 ABD yönetimi, program üzerindeki Amerikan denetiminin uranyumun askerî amaçlarla kullanılmasını ve kullanılmış nükleer yakıtın silah üretiminde değerlendirilmesini engelleyeceğini belirtiyor.

🔹 Suudi Arabistan, nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu vurgularken, Veliaht Prens Muhammed bin Selman daha önce İran'ın nükleer silah geliştirmesi hâlinde Suudi Arabistan'ın da aynı yolu izleyeceğini söylemişti.

🔹 Anlaşma, ABD'nin Suudi Arabistan ile nükleer iş birliğini İsrail ile diplomatik ilişkilerin normalleşmesine bağlamaması nedeniyle de dış politika tartışmalarını gündeme getirdi.

🔹 Çin ve Rusya'nın Suudi Arabistan'ın nükleer programındaki rolünü sınırlandırmayı hedefleyen anlaşma, Orta Doğu'da nükleer teknolojinin yayılma riskine ilişkin endişeleri de artırdı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin, Ulaşım Sektöründeki Karbon Emisyonlarını Azaltmak İçin Yeni Yeşil Girişim Başlattı

South China Morning Post
22.07.2026
Elektrikli Kamyon Hedefi

🔹 Çin, 2030 yılına kadar yeni ağır yük kamyonu satışlarının en az yüzde 40'ının elektrikli araçlardan oluşmasını hedefliyor.

🔹 Bu hedef doğrultusunda 2030 sonuna kadar yollarda en az 1,6 milyon elektrikli ağır yük kamyonunun bulunması planlanıyor.

🔹 Elektrikli kamyonlar hâlihazırda Çin'deki yeni ağır yük kamyonu satışlarının yaklaşık yüzde 30'unu oluşturuyor.

Altyapı ve Destekler

🔹 Çin, elektrikli kamyon kullanımını hızlandırmak amacıyla 3.000'den fazla şarj ve batarya değiştirme istasyonu kurmayı planlıyor.

🔹 Yeni enerjiyle çalışan ağır yük kamyonu satın alanlara mevcut teşvik programı kapsamında 140 bin yuana kadar destek sağlanıyor.

🔹 Hükümet, eski dizel kamyonların kullanım dışı bırakılmasını desteklemek için bu yıl 22 milyar yuan tutarında özel uzun vadeli devlet tahvili kaynağı ayıracak.

🔹 Büyük lojistik şirketleri, kargo firmaları ve geniş araç filolarının ana taşımacılık koridorlarında elektrikli kamyon kullanımına öncülük etmesi teşvik edilecek.

Emisyon ve Taşımacılık Politikası

🔹 Çin, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını zirveye çıkarmayı, 2060 yılına kadar ise karbon nötr olmayı hedefliyor.

🔹 Ulaştırma sektörü Çin'in toplam karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 10'unu oluştururken, ağır yük kamyonları sektör kaynaklı emisyonların yaklaşık yüzde 40'ından sorumlu bulunuyor.

🔹 Çin, demiryolu ve su yolu taşımacılığının payını artırarak hem emisyonları hem de lojistik maliyetlerini azaltmayı hedefliyor.

🔹 Önümüzdeki beş yılda ulaştırma sektöründeki sabit sermaye yatırımlarının yaklaşık yarısı mevcut altyapının yenilenmesine ayrılacak. Ayrıca enerji ve tahıl taşımacılığı için demiryolu koridorları güçlendirilecek, uluslararası hava kargo kapasitesi de özellikle gelişmekte olan pazarlarla bağlantıları artıracak şekilde genişletilecek.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD ve Müttefikleri Çin'in Nadir Toprak Elementleri ve Yapay Zekâ Teknolojilerindeki Hakimiyetini Kırabilir mi?

South China Morning Post
22.07.2026
Tedarik Zinciri Stratejisi

🔹 ABD, Çin'e olan kritik mineral bağımlılığını azaltmak amacıyla müttefikleriyle birlikte alternatif tedarik zincirleri oluşturma çalışmalarını hızlandırıyor.

🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı Ekonomik İşlerden Sorumlu Müsteşarı Jacob Helberg, Çin'in ihracat kontrollerinin ABD'nin müttefiklerini alternatif tedarik kaynakları oluşturmaya yönelttiğini söyledi.

🔹 Helberg, Japonya ve Avrupa ülkelerinin Çin'in nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kısıtlamalarından önemli ölçüde etkilendiğini belirtti.

Pax Silica Girişimi

🔹 ABD öncülüğünde kurulan Pax Silica adlı 24 ülkeli girişim, Çin'e bağımlı olmayan yapay zekâ tedarik zincirleri oluşturmayı hedefliyor.

🔹 Girişim; kritik mineraller, ileri üretim, yarı iletkenler, yapay zekâ altyapısı ve lojistik alanlarını kapsıyor.

🔹 Program kapsamında Filipinler'de ekonomik güvenlik bölgesi kurulması, Panama Kanalı üzerinden yüksek değerli yapay zekâ ürünlerinin taşınmasını kolaylaştıracak bir platform geliştirilmesi ve Stanford Üniversitesi ile iş gücü geliştirme projeleri planlanıyor.

Çin'in Konumu

🔹 Çin, grafit, galyum, germanyum ve nadir toprak elementleri gibi birçok kritik mineralin işlenmesinde küresel ölçekte baskın konumunu sürdürüyor.

🔹 Bu mineraller, askerî sistemler, yarı iletken üretimi ve robotik teknolojiler için temel öneme sahip bulunuyor.

🔹 Çin'in Washington Büyükelçiliği, nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kontrollerinin belirli bir ülkeyi hedef almadığını ve çift kullanımlı ürünlere ilişkin ihracat düzenlemeleri kapsamında uygulandığını açıkladı.

ABD'nin Yeni Adımları

🔹 ABD Başkanı Donald Trump'ın imzaladığı başkanlık kararnamesi, savunma sanayii yüklenicilerinin 2027 başından itibaren Çin bağlantılı tedarik zincirlerinden uzaklaşmasını öngörüyor.

🔹 ABD-Çin Ekonomik ve Güvenlik İnceleme Komisyonu'nun 2025 raporuna göre Pentagon'un silah sistemlerinde kullanılan kritik mineral bileşenlerinin yüzde 78'i Çin kaynaklı tedarik zincirlerine dayanıyor. ABD Donanması'nda bu oran yaklaşık yüzde 92 seviyesinde bulunuyor.

🔹 Geçen ay Çin, Pentagon'un bazı Çinli şirketleri kara listeye almasına karşılık olarak MP Materials ve USA Rare Earth dahil 10 ABD şirketini ihracat kontrol listesine ekledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Vietnam'daki Elmas Kaçakçılığı Skandalı Sertifikasyon Sistemine Güveni Sarstı

Nikkei Asia
22.07.2026
Kaçakçılık Soruşturması

🔹 Vietnam'da 30'dan fazla kişi, 2024'ten bu yana Hindistan ve Hong Kong üzerinden gerçekleştirilen 141 elmas sevkiyatına karıştıkları iddiasıyla suçlanıyor.

🔹 Yetkililer, yaklaşık 30 bin elmasın ayakkabı, giysi ve bagajlarda gizlenerek ülkeye sokulduğunu, kaçak taşların toplam değerinin yaklaşık 57 milyon dolar olduğunu açıkladı.

🔹 Soruşturma kapsamında Hint vatandaşları ile Vietnamlı kuyumcu işletmecileri gözaltına alındı ve 1.000'den fazla elmasa el konuldu.

Piyasaya Etkisi

🔹 Soruşturmanın ardından Vietnam'ın en büyük mücevher şirketi Phu Nhuan Jewelry (PNJ) hisseleri yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti.

🔹 Kaçakçılık iddiaları, elmasların menşei ve sertifikalarının güvenilirliğine ilişkin endişeleri artırdı. Çok sayıda tüketici, sahip oldukları elmasları satmak için kuyumculara yöneldi.

🔹 Bazı kuyumcu mağazaları, ürünlerini satmak isteyen müşterilerin yoğunluğu nedeniyle geçici olarak faaliyetlerini durdurdu.

Sertifikasyon ve Düzenleme

🔹 Polis, daha düşük değerli elmaslara sahte seri numaraları işlendiğini ve bu sayede daha yüksek fiyatlarla satıldığını öne sürdü.

🔹 Yetkililer, kaçakçılık şebekesinin elmasları piyasa fiyatının yaklaşık yüzde 30 altında sattığını belirterek tüketicileri olağan dışı düşük fiyatlı ürünlere karşı uyardı.

🔹 PNJ, sertifikasyon iştirakiyle bağlantılı kişilerin bireysel hukuki sorumluluğunun bulunduğunu açıkladı ve denetimi güçlendirmek amacıyla yeni bir gözetim ekibi kurduğunu duyurdu.

🔹 Soruşturma, Vietnam'da elmas ticaretinin denetimi ile sertifikasyon sistemlerinin güvenilirliği konusunda yeni tartışmaları gündeme getirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bir Ailenin Kuzey Kore'den Cesur Kaçışı

New York Times
22.07.2026
Kaçış Operasyonu

🔹 Dokuz kişilik bir Kuzey Koreli aile, 2023 yılında fırtınalı bir gecede ahşap bir balıkçı teknesiyle deniz yolundan Güney Kore'ye kaçmayı başardı. Ailede iki küçük çocuk ve altı aylık hamile bir kadın da bulunuyordu.

🔹 Aile, Kuzey Kore devriye botundan kurtulduktan sonra Güney Kore karasularına ulaştı. Güney Kore Donanması, teknedeki kişilerin sivil olduğunu doğruladıktan sonra aileyi ülkeye kabul etti.

Kaçışın Nedenleri

🔹 Aile üyeleri, COVID-19 döneminde uygulanan sert kapanmaların ağır gıda sıkıntısına yol açtığını ve yaşam koşullarını ciddi şekilde kötüleştirdiğini söyledi.

🔹 Aile, pandemi sırasında şiddet suçları ve Güney Kore dizileri gibi yasaklı içerikleri dağıttığı iddia edilen kişilere yönelik kamuya açık infazların arttığını belirtti. Bu infazlara binlerce kişinin zorla götürüldüğü ifade edildi.

🔹 Aile üyeleri, ülkedeki yoğun propaganda, seyahat yasakları ve ifade özgürlüğü kısıtlamalarının kaçış kararlarını hızlandırdığını anlattı.

Yeni Yaşam

🔹 Kaçışın ardından aile üyeleri Güney Kore'de eğitim ve çalışma hayatına başladı. Ailenin çocukları Güney Kore'deki okullara uyum sağladı.

🔹 Ailenin üyelerinden biri 2024 yılında dalış kazasında hayatını kaybetti. Ailenin iki üyesine ise kanser teşhisi konuldu.

🔹 Aile, Güney Kore'de ekonomik ve sosyal uyum sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaşmasına rağmen Kuzey Kore'den kaçma kararının doğru olduğunu ifade etti. Babalarının vasiyeti doğrultusunda, onun küllerini de kaçış sırasında yanlarında Güney Kore'ye götürdüler.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran'ın Komşuları Savaşı Bitirecek Herhangi Bir Anlaşmayı İstiyor

New York Times
22.07.2026
Ticaret ve Ekonomik Etkiler

🔹 Pakistanlı iş insanları, İran ile savaşın sona ermesi ve iki ülke arasındaki ticaretin yeniden canlanması için kalıcı bir anlaşma yapılmasını bekliyor.

🔹 Geçen ay Pakistan'ın arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından Pakistanlı ihracatçılar ürünlerini İran sınırına gönderdi. Ateşkesin bozulmasıyla kamyonlar geri döndü ve çok sayıda tarım ürünü sınırda bozuldu.

🔹 Pakistan ekonomisi dış finansmana bağımlı durumda bulunuyor. Hindistan ve Afganistan ile resmî ticaret yapılamazken, Çin'den gelen yatırımlar da bu yıl yaklaşık yüzde 30 azaldı.

🔹 İran ve Pakistan yönetimleri ikili ticareti artırma hedefini koruyor. İran İçişleri Bakanı İskender Momeni başkanlığındaki heyet bu hafta İslamabad'da çeşitli ekonomik ve enerji görüşmeleri gerçekleştirdi.

Yaptırımlar ve Ticaret Engelleri

🔹 ABD yaptırımları, Pakistan ile İran arasındaki resmî ticaretin genişlemesini önemli ölçüde sınırlandırıyor.

🔹 İki ülke arasındaki resmî ticaret hacmi yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

🔹 İş insanları, yaptırımlar nedeniyle birçok ticaret işleminin takas sistemi, üçüncü ülkeler veya kaçakçılık yoluyla yürütüldüğünü belirtiyor.

🔹 Pakistanlı şirketler, yaptırımların kaldırılması hâlinde İran'a mısır, pirinç, tekstil ürünleri, ilaç ve cerrahi ekipman ihracatını artırabileceklerini, İran'dan ise daha düşük maliyetle petrol ve doğal gaz ithal edebileceklerini ifade ediyor.

Yeniden İnşa Beklentisi

🔹 Pakistanlı iş çevreleri, savaşın sona ermesi hâlinde İran'ın yeniden inşasında önemli rol üstlenmeyi hedefliyor.

🔹 İnşaat sektörü temsilcileri, Pakistan'ın iş gücü ve yapı malzemeleri kapasitesiyle İran'daki yeniden imar projelerine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.

🔹 Devam eden belirsizlik nedeniyle birçok şirket yeni yatırım ve ticaret planlarını ertelemeye devam ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump Son Açıklamalarıyla İran'a Çatışmayı Tırmandırmaya Hazır Olduğu Mesajını Verdi

New York Times
22.07.2026
Askerî Tehditler

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askerî operasyonların genişleyebileceğini belirterek, Batılı istihbarat çevrelerinde Pickaxe Mountain olarak bilinen yer altı tesisinin yakında hedef alınabileceğini söyledi.

🔹 Uzmanlar, Pickaxe Mountain'ın şu aşamada uranyum zenginleştirme tesisi olarak değil, derin yer altı depolama alanı olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

🔹 Trump, İran'a karşı askerî tırmanış konusunda herhangi bir sınır bulunmadığı mesajını verdi ve "O bölgeyi muhtemelen çok yakında vuracağız." dedi.

🔹 Trump ayrıca, Husilerin Suudi Arabistan bağlantılı deniz taşımacılığını engelleme planını uygulaması hâlinde askerî müdahalede bulunacaklarını açıkladı.

🔹 ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'ın ticari gemilere saldırması durumunda ABD'nin "10 kat daha sert" karşılık vereceğini söyledi.

Savaşın Seyri

🔹 Hegseth, savaşın bugüne kadarki maliyetinin yaklaşık 37,5 milyar dolar olduğunu açıkladı ve operasyonların finansmanı için ek bütçe talebinde bulundu.

🔹 Pentagon'un 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talebi de devam eden çatışmalar gerekçe gösterilerek Kongre'ye sunuldu.

🔹 Trump yönetimi, Basra Körfezi'ndeki abluka ile İran'ın köprülerini, enerji altyapısını ve kıyı füze tesislerini hedef alan saldırılarını sürdürüyor.

🔹 Trump, sosyal medya paylaşımında Afganistan, Irak ve Vietnam savaşlarının uzun sürdüğünü hatırlatarak kamuoyundan daha fazla sabır istedi.

İran'ın Askerî Kapasitesi

🔹 Senato'daki oturumda İran'ın füze kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hâle getirildiği yönündeki önceki açıklamalar gündeme geldi.

🔹 Hegseth, İran'ın geçmişe göre daha zayıf durumda olduğunu ancak hâlen askerî kabiliyetlerini koruduğunu söyledi.

🔹 Uluslararası denetçiler, Pickaxe Mountain'da zenginleştirilmiş uranyumdan çok santrifüj parçaları veya santrifüj sistemlerinin bulunabileceğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Londra Borsası Gelecek Yıl Günün 24 Saati İşlem Sunmayı Planlıyor

Financial Times
22.07.2026

🔹 Londra Borsası (LSE), 2027'nin ilk yarısında gece işlemlerine olanak tanıyacak yeni bir işlem platformu başlatmayı planlıyor.

🔹 Yeni platform, ana borsadan ayrı çalışacak ve ilk aşamada Birleşik Krallık ile ABD hisse senedi piyasalarını takip eden borsa yatırım ürünlerinin (ETP) alım satımına imkân verecek.

🔹 Londra Borsası'nın ana piyasası mevcut çalışma saatleri olan 08.00-16.30 arasında faaliyet göstermeye devam edecek. Yeni platform ise 17.00-07.50 saatleri arasında hizmet verecek ve gün sonu işlemleri için 18.30-19.00 arasında 30 dakikalık ara verilecek.

Rekabet ve Yatırımcılar

🔹 Düzenleme, 24 saat hizmet veren kripto para platformlarıyla artan rekabet ve bireysel yatırımcıların günün her saatinde işlem yapma talebine yanıt vermeyi amaçlıyor.

🔹 Coinbase ve Kraken gibi kripto platformları, yatırımcılara günün 24 saati hisse senedi işlemi sunarak geleneksel borsalarla rekabet etmeye başladı.

🔹 Londra Borsası, özellikle Asya'daki bireysel yatırımcıların zaman dilimi avantajı sayesinde hem Birleşik Krallık hem de küresel varlıklara daha kolay erişebileceğini belirtti.

🔹 ABD'de Nasdaq, New York Borsası (NYSE) ve Cboe Global Markets de işlem saatlerini uzatmaya yönelik benzer girişimlerde bulunuyor.

Yapay Zekâ ve Gelecek Planları

🔹 Londra Borsası, yeni platformda 2.600'den fazla borsa yatırım ürünü için uzatılmış işlem saatleri sunmayı hedefliyor.

🔹 Hisse senetlerinin gece işlemlerine açılması için düzenleyici ve operasyonel çalışmaların devam ettiği belirtildi.

🔹 Yeni platform, portföy analizi, piyasa değerlendirmesi ve otomatik alım satım işlemleri gerçekleştirebilen yapay zekâ tabanlı ajan sistemlerini de destekleyecek şekilde tasarlanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Birleşik Krallık'ın En Büyük Üniversitesi Özel Bir Şirket

Financial Times
22.07.2026

🔹 İngiltere'de tam zamanlı lisans öğrencisi sayısı bakımından en büyük eğitim sağlayıcısı, üniversite olmayan özel şirket Global Banking School (GBS) oldu. Şirket son üç yılda öğrenci sayısını iki kattan fazla artırdı.

Franchise Üniversite Modeli

🔹 GBS, kendi diplomasını vermiyor. İngiltere'deki üniversiteler adına eğitim veriyor ve öğrencilerin bir bölümü diploma veren üniversitenin kampüsüne hiç gitmiyor.

🔹 İngiltere'de tam zamanlı lisans öğrencilerinin yaklaşık onda biri kâr amaçlı franchise eğitim şirketlerinde öğrenim görüyor. 2024-25 döneminde bu sistemde eğitim alan öğrenci sayısı yaklaşık 160 bine ulaştı ve üç yılda yüzde 73 arttı.

🔹 Franchise şirketleri yıllık öğrenim ücretinin yüzde 75 ila 90'ını eğitimi vermek karşılığında alırken, diploma veren üniversiteler kalan payı akreditasyon için alıyor.

Tartışmalar

🔹 Destekleyenler, sistemin yükseköğretime erişimi artırdığını ve geleneksel üniversitelerin ulaşamadığı öğrencilere fırsat sunduğunu savunuyor.

🔹 Eleştiriler ise düşük nitelikli adayların öğrenci kredileriyle sisteme yönlendirildiğini, eğitim kalitesinin değişken olduğunu ve mezunların kredilerini geri ödeyememesi durumunda mali yükün kamuya kalacağını öne sürüyor.

🔹 GBS öğrencilerinin önemli bölümü Birleşik Krallık dışından geliyor. Dersler haftanın yedi günü gece 21.00'e kadar devam ediyor ve şirket düşük maliyetli eğitim modeli uyguluyor.

Denetim ve Kalite

🔹 GBS'nin öğrenci bulmak için komisyon karşılığı çalışan aracılar kullandığı, bazı reklamlarda ücretsiz dizüstü bilgisayar ve devlet destekli eğitim gibi teşviklerin yer aldığı belirtildi. Şirket, bazı reklamların ardından bir acenteyle çalışmayı sonlandırdığını açıkladı.

🔹 İngiltere Üniversiteler Düzenleme Kurumu (OfS), GBS'nin Oxford Brookes Üniversitesi ile yürüttüğü ortaklık hakkında kalite ve yönetişim gerekçeleriyle inceleme başlattı. Daha önce yapılan başka bir incelemede bazı derslerde yetersiz eğitim materyalleri, uygun olmayan değerlendirme yöntemleri ve yaygın yapay zekâ kaynaklı akademik usulsüzlük tespit edildi.

Mali Risk

🔹 Öğrencilerin yüzde 20'den fazlası ikinci sınıfa ulaşamıyor. Bazı sağlayıcılarda mezunların yarısından azı nitelikli iş bulabiliyor veya eğitime devam ediyor.

🔹 Uzmanlar, düşük gelirli mezunların ortalama 50 bin sterline yaklaşan öğrenci kredilerini geri ödeyememesi durumunda önemli maliyetin kamu bütçesine yansıyabileceğini belirtiyor. Düzenleyici kurum, büyük franchise eğitim sağlayıcılarına yönelik denetimini artırdığını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD, Venezuela'nın Petrol Gelirlerinden Yaklaşık 13 Milyar Dolar Topladı. Bu Para Nerede?

Financial Times
22.07.2026
Petrol Gelirlerinin Kontrolü

🔹 ABD yönetimi, Ocak ayından bu yana Venezuela'nın petrol satışlarından yaklaşık 13 milyar dolar gelir topladı.

🔹 ABD, Ocak ayında Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu yakalamasının ardından Venezuela'nın petrol ihracatının kontrolünü devraldı ve Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez'in ülke yönetimine geçmesinin ardından bazı yaptırımları askıya aldı.

🔹 Petrol gelirleri Venezuela ekonomisinin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.

Gelirlerin Kullanımı

🔹 ABD yönetimi, petrol gelirlerinin nasıl kullanıldığı konusunda kamuoyuna ayrıntılı bilgi vermedi.

🔹 Ocak ayında yayımlanan başkanlık kararnamesinde fonların Venezuela devletine ait olduğu ve ABD tarafından emanet niteliğinde tutulacağı belirtildi.

🔹 ABD Enerji Bakanlığı ise gelirlerin hem Amerikan halkı hem de Venezuela halkının yararına kullanılacağını açıkladı.

🔹 Donald Trump, haziran ayında Venezuela operasyonunun maliyetinin petrol gelirleri sayesinde 28 kat fazlasıyla karşılandığını ve ABD'nin bu petrol satışlarından önemli gelir elde ettiğini söyledi.

Şeffaflık Tartışmaları

🔹 ABD Kongresi'nden Demokrat ve Cumhuriyetçi üyeler, fonların nereye harcandığının açıklanmasını talep etmeye başladı.

🔹 Venezuela hükümetinin petrol gelirlerini izlemek amacıyla oluşturduğu internet sitesinde yalnızca mart ayında yapılan 300 milyon dolarlık tek bir ödeme yer alıyor.

🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı, milyarlarca doların Venezuela ekonomisine aktarıldığını ve fonların Venezuela halkının yararına kullanıldığını doğrulamak için mali denetimlerin sürdüğünü açıkladı.

Ekonomik ve İnsani Durum

🔹 ABD'li yetkililer, petrol gelirlerinin Venezuela yönetimi üzerinde siyasi baskı unsuru olarak kullanıldığını belirtti.

🔹 Venezuela ekonomisi, petrol gelirlerindeki artışa rağmen yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüdü. Bu oran son yaklaşık beş yılın en düşük ilk çeyrek büyümesi oldu.

🔹 24 Haziran'da meydana gelen iki büyük depremin ardından Birleşmiş Milletler, bina ve altyapı hasarının yaklaşık 37 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor.

🔹 ABD, deprem yardım çalışmaları için 386 milyon dolar destek sağladı ve yüzlerce askeri personel gönderdi. Petrol gelirlerinden de yeniden inşa çalışmalarına kaynak ayrıldığı açıklandı, ancak aktarılacak tutar paylaşılmadı.

🔹 ABD'li yetkililer, yönetimin petrol gelirlerinin yanı sıra Venezuela'nın bazı madencilik ihracatlarından elde edilen gelirleri de topladığını belirtti.

← Ana sayfaya dön