Pekin ne düşünüyor? Washington rakibini anlamakta neden zorlanıyor?
South China Morning Post
🔹 Donald Trump’ın mayısta Şi Cinping ile yaptığı zirvenin ardından ABD ve Çin açıklamalarında “stratejik istikrar” ifadesi yer aldı. Beyaz Saray bu kavramı adalet ve karşılıklılık temelinde “yapıcı bir stratejik istikrar ilişkisi”, Pekin ise “yapıcı ikili stratejik istikrar ilişkisi” olarak tanımladı.
🔹 Çin’in resmi dilini çözümleme kapasitesi artarken ABD’nin Çin’in stratejisini anlamakta zorlanması, ABD’deki dil programlarına yönelik fon kesintileri, öğrenci değişimlerinin azalması ve Çince öğrenmeye olan ilginin gerilemesiyle ilişkilendiriliyor.
🔹 ABD’de hükümet programları, düşünce kuruluşları ve bağımsız araştırmacılar Çin’in hamlelerini tercüme edip yorumlayan parçalı bir ağ oluşturuyor. Bu parçalı yapı, Washington’ın Çin’i anlamasını zorlaştırabilir.
🔹 Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden sonra Dışişleri Bakanlığı’nın Kritik Dil Bursu gibi yurt dışı burslarının finansmanı kesintiye uğradı; üniversite öğrencilerine hibe, öğrenim desteği ve burs sağlayan Ulusal Kaynak Merkezi ile Yabancı Dil ve Bölge Çalışmaları programları durduruldu.
🔹 Pentagon’a bağlı Savunma Dili ve Ulusal Güvenlik Eğitimi Ofisi’nin savunma odaklı girişimleri büyük ölçüde korundu. FBI, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi ve CIA bünyesindeki dil eğitimleri de finanse edilmeye devam etti; ancak sıkılaştırılan güvenlik soruşturmaları bazı programlarda operasyonel darboğazlara yol açtı.
🔹 Asia Society Policy Institute araştırmacısı Shengyu Wang, dil bilgisinin yalnızca savunma ihtiyaçları etrafında oluşturulmaması gerektiğini söyledi. Wang, sivil dil programlarının zayıflamasının Çin’i kültürel, tarihsel, siyasi ve toplumsal yönleriyle yorumlamak için gereken daha geniş bilgiyi Washington’ın kaybetmesine yol açabileceğini söyledi.
🔹 ABD’li iki partili bir milletvekili grubu, 2024’te Açık Çeviri Merkezi Yasası aracılığıyla federal olarak finanse edilen bir sivil dil merkezi kurmaya çalıştı. Açık kaynaklı materyalleri bulup tercüme edecek ve analiz edecek merkeze ilişkin yasa tasarısı Kongre’de ilerlemedi.
🔹 ABD’de Çin’de eğitim gören öğrenci sayısı 2019’da yaklaşık 11 bin iken 2026’da 2 binin altına indi. Buna karşılık 2024-25 akademik yılında ABD üniversitelerinde 265 binden fazla Çinli öğrenci eğitim aldı.
🔹 Çin’in pandemi dönemindeki vize kısıtlamaları, jeopolitik gerilimler ve artan seyahat masrafları ABD’li öğrencilerin Çin’e gidişindeki düşüşe katkı sağladı. US-China Education Trust yöneticisi Rosie Levine, eğilimin sürmesi halinde ABD’nin on yıl içinde sahaya dayalı Çin uzmanlığı açısından ciddi bir kıtlık yaşayabileceğini söyledi.
🔹 Pekin, ulusal güvenlik ve jeopolitik kaygıların artmasıyla Batılı araştırmacılar ve gazeteciler üzerindeki denetimleri sıkılaştırdı. Çin’e erişimi sınırlanan Washington’daki düşünce kuruluşları ve politika uzmanları, Pekin’in yaklaşımını anlamak için açık kaynaklı resmi metinleri tercüme edip analiz ediyor.
🔹 Council on Foreign Relations’ın Çin Stratejisi Girişimi kapsamındaki China Open Source Observatory, 2024’te başlatıldı ve 1990-2023 dönemine ait önemli Çin resmi belgeleri ile politika metinlerini tercüme etmeyi amaçlıyor. Proje, askeri ve diplomatik metinlerin çevirisinde yapay zekâ modellerini kullanıyor.
🔹 Georgetown Üniversitesi Güvenlik ve Gelişen Teknolojiler Merkezi, yapay zekâ, kuantum teknolojisi ve havacılık alanlarında 5 binden fazla Çince haber ve yorum içeren bir arama aracı işletiyor. Pekingnology, The East is Read ve Sinification adlı Substack hesapları da Çince materyalleri tercüme edip analiz ediyor.
🔹 Institute for China-America Studies araştırmacısı Sourabh Gupta, mevcut çeviri girişimlerinin dağınık ve yeterince tutarlı olmadığını söyledi. Wang ise belli ölçüde parçalanmanın doğal olduğunu, asıl sorunun çevirilerin yöntem ve bağlam hakkında yeterli açıklama olmadan dolaşıma girmesi olduğunu söyledi.
🔹 Rand Corporation, ekim ayında Çin diline hâkim bazı Washington merkezli uzmanların Pekin’in terminolojisini “şahin” bir bakışla çarpıttığını savunan 115 sayfalık bir rapor yayımladı ve kısa süre sonra geri çekti. Raporda, Rush Doshi’nin 2021 tarihli kitabında xianshouqi ifadesini “saldırgan hamleler” olarak çevirmesi eleştirildi; Doshi ise çalışmanın “yaratıcı kavramsal yeniden yorumlama” yaptığını söyledi.
🔹 Wang, Çin’in resmi dilinin biçimsel, tekrarlı, kodlu ve çoğu zaman kasıtlı olarak muğlak olduğunu söyledi. Bu muğlaklık, Çin yönetimine esneklik sağlıyor ve aynı anda farklı kitlelere hitap etmesine yardımcı oluyor.
🔹 Brookings Institution uzmanı Kyle Chan, hangi seslerin tercüme edilip ABD’li kitlelere ulaştırılacağı konusunda her zaman seçim yanlılığı bulunacağını söyledi. Chan, sınırlı sayıdaki önemli metni tercüme etmenin anlayış boşluğu bırakmaktan daha iyi olduğunu ekledi; Levine ise çeviri çabalarının sahadaki deneyimin yerini tutamayacağını söyledi.