← Ana sayfaya dön

Alphabet'in Nakit Çıkışı, Yapay Zekâ Harcamaları Artarken Büyük Teknoloji Şirketlerinde Endişe Yarattı

Reuters
23.07.2026
Yapay Zekâ Harcamaları Artıyor

🔹 Alphabet, tarihinde ilk kez bir çeyreği nakit çıkışıyla tamamladı ve ikinci çeyrekte 5,9 milyar dolar nakit tüketti.

🔹 Şirket, 2026 yılı sermaye harcaması tahminini 15 milyar dolar artırdı ve gelecek yıl da harcamaların yeniden yükseleceğini öngördü.

🔹 Büyük teknoloji şirketlerinin toplam yapay zekâ yatırımlarının bu yıl 700 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.

🔹 Analistler, Microsoft, Amazon ve Meta'nın da önümüzdeki bilançolarında yapay zekâ yatırımlarına ilişkin harcama tahminlerini yükseltebileceğini değerlendiriyor.

Nakit Akışı ve Yatırımlar

🔹 Analistler, Alphabet ve Amazon'un 2026 yılında da nakit çıkışı yaşayacağını öngörüyor.

🔹 Meta'nın serbest nakit akışının yüzde 95,7 azalarak 1,85 milyar dolara, Microsoft'un ise gelecek mali yılda 25,39 milyar dolara gerilemesi bekleniyor.

🔹 Gelirlerin sermaye harcamalarına ayrılan oranının bu mali yılda belirgin şekilde yükselmesi bekleniyor. Bu oranın Alphabet'te yüzde 23'ten yüzde 41'e, Microsoft'ta yüzde 31'den yüzde 45'e, Meta'da yüzde 35,9'dan yüzde 54,9'a ve Amazon'da yüzde 18'den yüzde 25'e çıkacağı tahmin ediliyor.

Bulut Hizmetleri Rekabeti

🔹 Google Cloud'un geliri ikinci çeyrekte yüzde 82 büyüyerek rekor seviyeye ulaştı.

🔹 Alphabet, güçlü talebi karşılamak için diğer şirketlerden daha fazla veri merkezi kapasitesi kiralamayı planlıyor.

🔹 Google Cloud'daki güçlü büyüme, Amazon Web Services ve Microsoft Azure üzerindeki rekabet baskısını artırdı.

🔹 Amazon Web Services'in ikinci çeyrekte yüzde 31, Microsoft'un bulut gelirlerinin ise yaklaşık yüzde 40 büyümesi bekleniyor.

Piyasa Tepkisi

🔹 Alphabet hisseleri sonuçların ardından yaklaşık yüzde 6, Meta ve Amazon hisseleri ise yaklaşık yüzde 3,5 değer kaybetti.

🔹 En az 20 aracı kurum, bilanço sonrası Alphabet için hedef fiyatını yükseltti. Analistlerin medyan hedef fiyatı 430 dolar seviyesine çıktı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Esrar ve Uyku Biliminde Yeni Bulgular

Washington Post
23.07.2026
Uyku ve Rüya Üzerindeki Etkiler

🔹 Esrar kullanımı, uyku sırasında beynin işleyişini, uyku evrelerini ve rüya görme düzenini değiştiriyor.

🔹 ABD'de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 9'u esrarı uykuya yardımcı olması amacıyla kullanıyor.

🔹 THC'nin uykuya dalma süresini kısaltabildiği, CBD'nin ise doğrudan uyku sağlamaktan çok bazı kişilerde kaygıyı azaltarak dolaylı fayda sağlayabildiği görülüyor.

🔹 Düzenli esrar kullanıcıları daha iyi uyuduklarını bildirse de, bilimsel ölçümler uyku kalitesinin genellikle daha düşük olduğunu ve gece uyanmalarının daha sık yaşandığını gösteriyor.

Beyin ve Rüyalar

🔹 THC'nin, canlı rüyaların görüldüğü REM uykusunun süresini azalttığı ve bunun rüyaların sıklığını ile yoğunluğunu düşürebildiği değerlendiriliyor.

🔹 REM uykusu; hafızanın güçlenmesi, öğrenme ve duygusal düzenleme gibi süreçlerde önemli rol oynuyor.

🔹 Uzun süreli esrar kullanımında beyin, endokannabinoid reseptörlerinin sayısını ve duyarlılığını azaltarak ilaca uyum sağlıyor.

🔹 Esrar kullanımının bırakılmasıyla birlikte beynin yeniden denge kurma sürecinde REM uykusunda belirgin artış görülebiliyor ve bu durum çok canlı, yoğun veya rahatsız edici rüyalara yol açabiliyor.

Sağlık Bulguları

🔹 Travma sonrası stres bozukluğu bulunan kişiler üzerinde yapılan bir çalışmada, THC'nin sentetik bir türevinin uygun dozlarda kabusları azaltabildiği görüldü.

🔹 Esrar kullanım bozukluğu bulunan kişilerde uyku bozuklukları en yaygın ve kalıcı belirtiler arasında yer alıyor.

🔹 2025 yılında JAMA Neurology'de yayımlanan, 6 milyondan fazla yetişkini kapsayan bir araştırmada, hastaneye yatış veya acil servis başvurusu gerektirecek düzeyde ağır esrar kullanımının sonraki beş yıl içinde yeni demans tanısı alma riskini yüzde 72 artırdığı bulundu.

🔹 Esrarı bırakan bazı kişilerde önce uykusuzluk, ardından yoğun REM uykusu ve şiddetli kabuslar görülebiliyor. Bu durum bazı kullanıcıların yeniden esrar kullanımına dönmesine neden olabiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD-Suudi Arabistan Nükleer Anlaşması, Güney Kore Açısından Çifte Standart Tartışmasını Gündeme Getirdi

New York Times
23.07.2026
Nükleer Zenginleştirme Tartışması

🔹 ABD ile Suudi Arabistan arasında varılan anlaşma, Suudi Arabistan'ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesinin önünü açabilecek bir süreç başlattı.

🔹 Güney Kore, uzun yıllardır ABD ile kendi topraklarında uranyum zenginleştirme hakkı elde etmek için müzakereler yürütüyor.

🔹 Güney Kore Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin nükleer enerji alanındaki yeni politikasının iki ülke arasındaki görüşmelere etkisini yakından izlediğini açıkladı.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın Suudi Arabistan'ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi şartına bağlı olduğunu söyledi.

Güney Kore'nin Talepleri

🔹 ABD, 1970'li yıllarda Güney Kore'nin nükleer silah programını sonlandırması için baskı yaptı ve ülkenin ABD onayı olmadan uranyum zenginleştirmesini yasakladı.

🔹 Güney Kore bugün 26 nükleer reaktör işletiyor ve artan enerji ihtiyacını karşılamak için yeni santraller kurmayı planlıyor.

🔹 Güney Kore, yakıt tedarik güvenliğini artırmak amacıyla kendi uranyum zenginleştirme kapasitesini oluşturmak ve kullanılmış nükleer yakıtı yeniden işlemek istiyor.

🔹 ABD ile Güney Kore arasında 2015 yılında güncellenen anlaşma da uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin iki ülkenin yazılı onayına bağlı olmasını korudu.

Bölgesel Güvenlik

🔹 Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, ülkesinin nükleer silah geliştirmeyeceğini ve caydırıcılık için ABD'nin güvenlik garantilerine güvenmeye devam edeceğini açıkladı.

🔹 ABD ile Güney Kore, Kasım ayında imzalanan kapsamlı yatırım ve güvenlik anlaşmasının uygulanmasına yönelik görüşmeler kapsamında sivil amaçlı uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtın yeniden işlenmesi konularını da ele alıyor.

🔹 Güney Kore, yaklaşık 10 yıl içinde ilk yerli nükleer tahrikli denizaltısını hizmete almayı hedefliyor.

🔹 Kuzey Kore, Aralık ayında nükleer tahrikli ilk stratejik güdümlü füze denizaltısının gövdesini tanıttığını açıkladı.

🔹 Kuzey Kore'nin artan nükleer kapasitesi nedeniyle Güney Kore'de bağımsız nükleer caydırıcılık oluşturulmasına yönelik kamuoyu ve siyasi destek son yıllarda güç kazandı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran Savaşı Silah Siparişlerini Artırırken ABD'li Savunma Şirketlerinin Satışları Yükseldi

Financial Times
23.07.2026
Siparişler ve Üretim

🔹 ABD'li savunma şirketleri, İran savaşı sonrası füze stoklarını yenilemeye yönelik harcamaların artmasıyla satışlarını ve sipariş birikimlerini önemli ölçüde artırdı.

🔹 Lockheed Martin, Northrop Grumman ve RTX, artan talep nedeniyle kâr beklentilerini yukarı yönlü revize etti.

🔹 Lockheed Martin'in füze biriminin ikinci çeyrek geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artarak 4,1 milyar dolara yükseldi.

🔹 ABD Füze Savunma Ajansı'nın 35 milyar dolarlık siparişi, THAAD balistik füze savunma sisteminin üretiminin dört katına çıkarılmasını kapsıyor.

🔹 Lockheed Martin'in toplam sipariş birikimi 230 milyar dolara, Northrop Grumman'ın sipariş birikimi ise 105 milyar dolarla şirket tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.

Füze Talebi Artıyor

🔹 ABD'nin İran operasyonları ve Ukrayna'ya yaptığı askeri destek, Patriot füze stoklarında önemli azalmaya yol açtı.

🔹 ABD'nin İran operasyonlarında 1.000 ila 1.400 Patriot füzesi kullandığı, mevcut sipariş yoğunluğunun 2029 ortasına kadar devam edebileceği değerlendiriliyor.

🔹 RTX'in ikinci çeyrek satışları yüzde 18 arttı. Şirket, ABD'nin İran operasyonlarında kullanılan Tomahawk füzelerini üretiyor.

🔹 Pentagon, son on yılda yıllık ortalama 86 Tomahawk tedarik ederken, yalnızca 2027 bütçesi için 785 Tomahawk talep etti.

Savunma Harcamaları

🔹 Pentagon, İran savaşı ve Ukrayna'ya yapılan sevkiyatlar nedeniyle azalan mühimmat stoklarını yeniden oluşturmak amacıyla üretim hızının artırılmasını ve daha uzun vadeli tedarik sözleşmelerini destekliyor.

🔹 Lockheed Martin, Northrop Grumman, RTX ve L3Harris üretim kapasitelerini artırmak için yeni tesislere ve mevcut fabrikalara milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor.

🔹 RTX, ABD'nin savunma bütçesi talebinin 1 trilyon doların üzerine çıkmasının önümüzdeki yıllarda da yüksek savunma talebinin süreceğine işaret etti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD'nin Füzyon Enerjisi İçin Yeni Bir Manhattan Projesine İhtiyacı Var

Financial Times
23.07.2026
Füzyon Enerjisinin Potansiyeli

🔹 Füzyon enerjisi, hidrojen atomlarını birleştirerek elektrik üretiyor ve sera gazı salımı oluşturmuyor.

🔹 Füzyon yakıtı kolay erişilebilir kaynaklardan sağlanabiliyor ve jeopolitik risklere daha az bağımlı bir enerji sistemi sunuyor.

🔹 Yaklaşık 0,45 kilogram füzyon yakıtı, 10 milyon pound kömür veya 6 milyon pound doğal gazın üretebileceği kadar enerji sağlayabiliyor.

ABD ve Çin Arasındaki Yarış

🔹 ABD, Çin ve Avrupa'daki araştırmacılar füzyon enerjisinin ticari kullanıma geçirilmesine her zamankinden daha yakın görülüyor.

🔹 ABD hükümeti, füzyon araştırmalarına yılda yaklaşık 800 milyon dolar kaynak ayırırken, Enerji Bakanlığı'nın Füzyon Ofisi için bu yıl 10 milyon dolarlık bütçe talep edildi.

🔹 Çin'in ise 2023 yılının başından bu yana en az 6,5 milyar dolar füzyon projelerine kaynak ayırdığı değerlendiriliyor.

🔹 Çin, füzyon enerjisi altyapısına uzun vadeli yatırımlar yaparken, bu alandaki doktora öğrencisi sayısında ABD'nin yaklaşık 10 katına ulaştığı bildiriliyor.

Finansman Çağrısı

🔹 Füzyon araştırmalarında temel bilimsel ilkelerin büyük ölçüde doğrulandığı, bundan sonraki aşamanın kalan mühendislik sorunlarının çözülmesi olduğu belirtiliyor.

🔹 ABD'de füzyon araştırmalarına yönelik kamu finansmanının geçmişte enerji krizlerine bağlı olarak arttığı, krizlerin sona ermesiyle birlikte ise önemli ölçüde azaldığı ifade ediliyor.

🔹 ABD'nin füzyon enerjisinin ticarileştirilmesini hızlandırmak için, II. Dünya Savaşı dönemindeki Manhattan Projesi benzeri büyük ölçekli ve koordineli bir federal yatırım programı oluşturması gerektiği savunuluyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin'in Avrupa Otomobil Pazarına Yönelik Hamlesi Daha Yeni Başlıyor

Financial Times
23.07.2026
Çinli Üreticilerin Avrupa Planı

🔹 Çin'in akıllı telefon üreticisi Xiaomi, Avrupa'da premium otomobil pazarının ilk beş markasından biri olmayı hedefliyor.

🔹 Xiaomi, Avrupa pazarına 2027 yılında Almanya'dan giriş yapmayı planlıyor.

🔹 Şirket, BMW, Porsche ve Tesla'dan mühendis ve tasarımcılar transfer ederek yeni nesil elektrikli araçlarını geliştiriyor.

🔹 Xiaomi'nin yanı sıra Xpeng, Li Auto ve Huawei destekli Aito da Avrupa'daki faaliyetlerini genişletmeye hazırlanıyor.

Pazar Payı Büyüyor

🔹 Çinli otomobil markaları, elektrikli, şarj edilebilir hibrit ve benzinli modelleriyle yılın ilk altı ayında Avrupa'daki yeni otomobil satışlarının yüzde 9'unu, Birleşik Krallık'taki satışların ise yüzde 15'ini oluşturdu.

🔹 Mayıs ayında Avrupa'da satılan her 10 yeni otomobilden biri Çin markası oldu.

🔹 AlixPartners, Çinli markaların Avrupa Birliği pazar payının 2030 yılına kadar yüzde 16'ya yükselebileceğini öngörüyor.

Rekabet Stratejisi

🔹 Çinli üreticiler, gelişmiş yazılım, otonom sürüş teknolojileri ve geniş iç hacim gibi özelliklerle Avrupa'da premium segmentte büyümeyi hedefliyor.

🔹 Xpeng, elektrikli otomobillerin yanı sıra uçan otomobiller ve insansı robot teknolojilerini de uluslararası pazarlara taşımayı planlıyor.

🔹 Huawei, Çinli üreticilere yazılım ve donanım sağlayarak küresel otomotiv sektöründeki rolünü artırmayı hedefliyor.

Avrupa'nın Tepkisi

🔹 Çinli üreticiler, daha yüksek kâr marjı elde etmek amacıyla Avrupa'nın premium otomobil segmentine yöneliyor.

🔹 Bazı sektör temsilcileri, Çinli markaların fiyat ve teknoloji avantajının Alman lüks otomobil üreticileri üzerinde baskıyı artırabileceğini değerlendiriyor.

🔹 Bazı otomobil bayileri ise Avrupa'da premium segmentte güçlü marka bağlılığı nedeniyle yeni Çinli markaların bu pazarda başarı elde etmesinin kolay olmayacağını belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD, Tesla Kazalarının Ardından Otomobil Kapıları İçin Yeni Güvenlik Kuralları Hazırlayacak

Bloomberg
23.07.2026

🔹 ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), sürücü ve yolcuların araçlardan güvenli şekilde çıkabilmesini sağlayacak yeni federal güvenlik kuralları hazırlama sürecini başlattı.

🔹 Hazırlanacak düzenleme tamamlanırsa ABD'de satılacak tüm yeni araçlar yeni kapı güvenliği standartlarına tabi olacak.

🔹 Elektrikle çalışan gizli kapı kollarına sahip Tesla ve diğer bazı üreticilerin araçlarında, elektrik kesilmesi veya kaza sonrasında yolcuların araç içinde mahsur kaldığı çok sayıda olay yaşandı.

🔹 Bazı Tesla kazalarında yolcular ilk çarpışmadan sağ kurtulmasına rağmen, kapıları açamadıkları için çıkan yangınlarda hayatını kaybetti veya ağır yaralandı.

🔹 Bir Silikon Vadisi mühendisi, Kasım ayında elektronik kapı sistemlerinin oluşturduğu güvenlik riskleri nedeniyle yeni federal standartlar hazırlanması için NHTSA'ya başvuruda bulundu.

🔹 NHTSA başvuruyu kabul ederek yeni düzenleme hazırlık sürecini resmen başlattı.

🔹 Kurum, yeni güvenlik zorunluluklarının kapsamına düzenleme sürecinde elde edilecek teknik değerlendirmeler doğrultusunda karar verileceğini açıkladı.

🔹 ABD Temsilciler Meclisi üyesi Robin Kelly, yeni otomobillerde manuel kapı açma mekanizması ve acil durum ekiplerinin elektrik kesildiğinde araca erişebilmesini sağlayacak sistemlerin zorunlu tutulmasını öngören bir yasa teklifi sundu.

🔹 NHTSA, Eylül ayında bazı Tesla Model Y araçlarında çocukların araç içinde mahsur kaldığına ilişkin şikâyetler üzerine ayrıca bir güvenlik soruşturması başlatmıştı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Mimarlar Bile Bu Evin İnşasının Neredeyse İmkânsız Olduğunu Söyledi

New York Times
23.07.2026

🔹 Qing Tang-Oxley, Kaliforniya'nın Sonoma County bölgesindeki Bodega Bay'de denize doğru dik eğimli küçük bir araziyi 2018 yılında 145 bin dolara satın aldı.

🔹 Yerel mimarlar ve uzmanlar, arazinin üzerine ev inşa etmenin neredeyse imkânsız olduğunu değerlendirdi.

🔹 Tang-Oxley, San Francisco merkezli Schwartz and Architecture ile çalışarak küçük bir ev inşa etmeye karar verdi.

🔹 Yol, kıyı, komşu parseller ve taşkın koruma kuralları nedeniyle tasarlanabilecek yapı alanı oldukça sınırlı kaldı.

🔹 Mimarlar, yüksek kolonlar üzerine oturan, deniz üzerinde asılı duruyormuş görünümü veren, 730 fit kare (yaklaşık 68 metrekare) büyüklüğünde tek yatak odalı bir ev tasarladı.

🔹 Projenin onay süreci Sonoma County, Kaliforniya Ulaştırma Bakanlığı ve Kaliforniya Kıyı Komisyonu dahil üç farklı kurumun incelemeleri nedeniyle, pandemi gecikmeleriyle birlikte dört yıldan uzun sürdü.

🔹 Dik arazi nedeniyle birçok müteahhit projeyi üstlenmek istemedi veya bütçenin çok üzerinde teklifler sundu. Daha sonra bulunan yeni yüklenici daha düşük maliyetli bir inşaat yöntemi geliştirdi.

🔹 İnşaat Şubat 2025'te başladı ve ev Nisan 2026'da tamamlandı.

🔹 Evin inşaat maliyeti 2,2 milyon doların üzerine çıktı. Bu tutar, proje başlangıcındaki tahminin yaklaşık dört katı oldu.

🔹 Tang-Oxley, maliyet nedeniyle emekliliğini ertelemeyi planladığını, ancak doğayla iç içe yaşama imkânı sunduğu için projeden pişmanlık duymadığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Savaş sürerken yatırımcılar birkaç ay içinde petrolün ucuzlayacağına oynuyor

New York Times
23.07.2026
Teksas’ın Midland kentinin güneyinde bir petrol pompası ve sondaj kulesi. Eli Hartman/Reuters
Teksas’ın Midland kentinin güneyinde bir petrol pompası ve sondaj kulesi. Eli Hartman/Reuters

🔹 Petrol fiyatlarının kısa vadeli görünümü, İran’la savaşın tırmanması, Kızıldeniz’deki abluka ve ABD petrol rezervlerinin 1980’lerin başından bu yana en düşük seviyesine gerilemesi nedeniyle kötüleşti.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılarına karşılık köprüleri ve enerji santrallerini hedef alma sözü verdi. İran destekli Husiler de Suudi Arabistan’ın petrol ihracatını engellemek amacıyla Kızıldeniz’de abluka ilan etti.

🔹 Uluslararası petrol fiyatları perşembe sabahı varil başına 100 dolara ulaştı.

🔹 Brent petrolünün mevcut vadeli kontratı temmuz ayında yaklaşık yüzde 40 yükselerek varil başına 100 dolara çıktı ve mart ayındaki ilk savaş kaynaklı sıçramanın ardından yaşanan düşüşün büyük bölümünü tersine çevirdi.

🔹 Aralık teslim Brent petrolünün fiyatı aynı dönemde yüzde 20’den az yükselerek varil başına yaklaşık 86 dolara ulaştı. Perşembe günü mevcut vadeli kontrat yüzde 6’dan fazla artarken aralık kontratı yalnızca yüzde 2,4 yükseldi.

🔹 Vadeli fiyatlar, yatırımcıların İran’la çatışmanın ve bölgeden petrol çıkışını sınırlayan ablukaların uzun sürmeyeceğini düşündüğünü gösteriyor.

🔹 Düşük petrol stokları ve ara seçimler, Trump yönetimini daha önce nisan ayında yaptığı gibi İran’la gerilimi azaltmaya yöneltebilir. Savaşın kontrolden çıktığı ve gerilimin düşürülemeyeceği düşünülürse petrol vadeli kontratları yeniden sert biçimde yükselebilir.

🔹 Uzun vadeli petrol fiyatlarındaki sınırlı hareket, hisse senedi yatırımcılarının piyasadaki güçlü şirket kârlarına ve özellikle yapay zekâ yatırımlarıyla bağlantılı şirketlerin büyümesine odaklanmasını sağladı.

🔹 S&P 500, savaşın başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 8 yükselerek mart ayındaki ilk kayıplarını telafi etti ve rekor seviyeye çıktı. Bazı yatırımcılar, olası kazançları kaçırma korkusuyla hisselerini satmaya isteksiz davranıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, Suudi Arabistan’ın nükleer anlaşmasının İsrail’le ilişkilere bağlı olduğunu söyledi

Financial Times
23.07.2026
Donald Trump’ın nükleer anlaşmayı duyurulmasından 16 saat sonra İsrail’e bağlama kararı Suudi Arabistan’ı huzursuz edebilir © Jonathan Ernst/Reuters
Donald Trump’ın nükleer anlaşmayı duyurulmasından 16 saat sonra İsrail’e bağlama kararı Suudi Arabistan’ı huzursuz edebilir © Jonathan Ernst/Reuters

🔹 Donald Trump, ABD ile Suudi Arabistan arasında bu hafta imzalanan sivil nükleer anlaşmanın Riyad’ın İsrail’le diplomatik ilişkileri normalleştirmesi halinde yürürlüğe gireceğini söyledi.

🔹 Trump, anlaşmanın askeri amaç taşımayacağını ve Suudi Arabistan’ın Abraham Anlaşmaları’na katılmasına tamamen bağlı olduğunu açıkladı.

🔹 Abraham Anlaşmaları, İsrail ile Müslüman ülkeler arasındaki ilişkileri normalleştirmeyi amaçlıyor.

🔹 ABD Enerji Bakanlığı, Washington ve Riyad’ın barışçıl nükleer iş birliği anlaşması imzaladığını açıkladı. Anlaşma, Amerikan şirketlerine erişim sağlayacak ve Trump’ın ABD’de nükleer enerjiyi canlandırma planına katkıda bulunacak.

🔹 Anlaşma kapsamında ABD, Suudi Arabistan’ın sivil elektrik üretimi için nükleer enerji geliştirmesine yardımcı olacak. Suudi Arabistan’ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesine destek verilmesi de ihtimaller arasında bulunuyor.

🔹 Demokrat Kongre üyeleri ve İsrail yanlısı muhafazakârlar, anlaşmanın Suudi Arabistan’ın ileride nükleer silah geliştirmesini önleyecek güvenlik önlemlerinden yoksun olduğunu söyledi.

🔹 Trump’ın açıklaması, anlaşmaya yönelik eleştirilerin bir bölümünü azaltabilir ancak İran’ın şubat ayında ABD ve İsrail’in saldırılarından bu yana Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerini hedef alması nedeniyle Riyad’ı huzursuz edebilir.

🔹 ABD ile Suudi Arabistan, 2023’te ABD-Suudi savunma paktı, Suudi Arabistan’ın sivil nükleer programının geliştirilmesi ve Riyad’ın İsrail’le diplomatik ilişki kurmasını içeren bir anlaşmaya yaklaşmıştı. Gazze’deki savaş bu girişimi sekteye uğrattı.

🔹 Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İsrail’in Filistin devletinin kurulmasını mümkün kılacak geri döndürülemez adımlar atması halinde normalleşmenin mümkün olacağını söyledi. İsrail bu adımları atmayı reddetti.

🔹 Suudi Arabistan, Trump’ın açıklamalarına hemen yanıt vermedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi ise Suudi Arabistan’ın Abraham Anlaşmaları’na katılmasını Orta Doğu barışı için tarihi bir ilerleme olarak nitelendirdi.

← Ana sayfaya dön